Muhammed

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Muhammed
Muhammed'in, İslam hat sanatı ile betimlenmiş popüler bir yazılışı.
Muhammed'in, İslam hat sanatı ile betimlenmiş popüler bir yazılışı.
Doğum Muhammed bin Abdullah
20 Nisan 571
Mekke, Suudi Arabistan
Ölüm 8 Haziran 632 (61 yaşında)
Medine, Suudi Arabistan
Yattığı yer Suudi Arabistan, Medine, Hicaz'daki Mescid-i Nebevî mescidinin Yeşil Kubbesi altında
Diğer adı Mustafa, Ahmed, Mahmud, Ekrem, Emin, Tayyib[1]
Etnisite Arap
Meslek Çoban, Tüccar, Asker, Devlet Başkanı
Din İslâm
Eşi Eşleri:
Hatice bint Hüveylid (595–619)
Sevde bint-i Zem’a (619–632)
Aişe bint-i Ebu Bekir (619–632)
Hafsa bint-i Ömer (624–632)
Zeynep bint-i Huzeyme (625–627)
Hind bint-i Ebî Ümeyye (629–632)
Zeynep bint-i Cahş (627–632)
Cüveyriye bint-i Haris (628–632)
Ümmü Habibe Remle bint-i Ebî Süfyan (628–632)
Reyhane bint-i Zeyd (629–631)
Safiyye bint-i Huyey (629–632)
Meymûne bint-i Haris (630–632)
Mâriye el-Kıbtiyye (630–632)
Çocukları Oğulları:
El-Kasım ibn-i Muhammed,
Abdullah ibn-i Muhammed,
İbrahim ibn-i Muhammed
Kızları:
Zeyneb bint-i Muhammed,
Rukiyye bint-i Muhammed,
Ümmü Gülsûm bint-i Muhammed,
Fatıma Zehra
Akrabaları Dedesi:Abdülmuttalib Şeybe bin Haşim
Babası:Abdullah bin Abdulmuttalib
Annesi: Amine bint Vehb
Amcaları:Hamza, Abbas, Ebu Talib, Haris, Ebu Leheb, Zübeyr, Mukavvim, Gaydak, Dırar
Halaları:Beyzâ, Berra, Atike, Safiyye, Erva, Ümeyme
Teyzeleri:Ferîda, Fâhita
Dayıları:Esved, Umayr, Abdülyağus

Muhammed bin Abdullah (Arapça: مُحَمَّدْ إبِنْ عَبْدُ الله ‎‎, d. 571[2][3][4][5], Mekke - ö. 8 Haziran 632, Medine) [6] İslam'da son peygamber kabul edilen toplumsal, dini, siyasi, askeri önderdir.[7][8][9] Mekke'den başlayarak Arap Yarımadası'nı, İslam hakimiyetinde tek bir yönetim altında birleştirmiştir. Müslümanlar ve Bahailer tarafından Allah'ın peygamberi ve resulü olduğuna inanılır. Müslümanlar, Muhammed'in insanlık için Allah tarafından gönderilen peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanır. Müslüman olmayanlar ise, Muhammed'i İslam'ın kurucusu olarak sayarlar.[10] Müslümanlar tarafından, Muhammed'in Adem, Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve diğer peygamberlerin tahrif edilmiş tektanrılı dinlerini onardığına ve tamamladığına inanılır.[11][12][13][14]

İslam dinine göre, Muhammed'in ölümüne kadar Allah tarafından vahyedilen ayetler Kuran'ı oluşturdu. Kuran'ın yanı sıra, Muhammed'in hayatının ve gelenekleşmiş uygulamalarının şeriatın kaynakları olduğu kabul edilir. Bazı Müslümanlar Muhammed'den bahsedilirken ona saygı göstermek amacıyla isminden sonra "Allah'ın salat ve selamı O'nun üzerine olsun." manasına gelen salavat (s.a.v) söyler.[15]

İsmi ve sıfatları[değiştir | kaynağı değiştir]

Arapça tam adı: محمد بن عبد الله بن عبد المطلب بن هاشم بن عبد مناف القرشي Türkçe'ye transkripsiyon ile "Ebû’l-Kâsım Muhammed ibn-i ʿAbd Allâh ibn-i ʿAbd’ûl-Muttâlib ibn-i Hâşim ibn-i ʿAbd Menâf El Kureyşî" ya da daha kısa olan "Ebû’l-Kâsım Muhammed bin ʿAbd Allâh bin ʿAbd’ûl-Muttâlib El Hâşimî" olarak geçer. Bu isim Türkçe'ye, "Kureyşli ʿAbd’ûl-Menâf oğlu Hâşim oğlu ʿAbd’ûl-Muttâlib oğlu ʿAbd Allâh oğlu Kâsım’ın babası Muhammed" olarak tercüme edilebilir.Ayrıca yaşadığı toplumda onun El-Emin olarak (emin kişi , dürüst kişi) olarak adlandırıldığı rivayet edilmektedir.

Muhammed Arapça'da "övgü" kökü olan "Hamd" fiilinden türetilmiştir. Mutad övgü alan, övülen manasına gelir. Ayrıca halk tarafından Mustafa, Mahmud veya Ahmed ismiyle de anılır. Ahmed Arapçada "daha çok övülen" anlamına gelir. Künyesi ise Ebu'l-Kasım' (yani Kasım'ın babası)dır. Künye Arap toplumlarında, kişinin ilk doğan erkek çocuğunun ismine nazaran verilir.

İslam inancına göre Muhammed'in geleceği Tevrat'ta ve İncil'de bildirilmiştir.[16][17]. Bir hadise göre; peygamber kendisiyle ilgili olarak, “Benim ismim Kur'ân'da Muhammed, İncil'de Ahmed, Tevrat'ta Ahyed'dir.” demiştir.[18][19][20] Bununla birlikte Musevi ve Hristiyan kutsal kitaplarında Muhammed isminden bahsedilmez. Bazı İslam âlimleri İncil'de geçen Faraklit'in ayet ve hadislerde söz edilen İslam peygamberini işaret ettiğini ileri sürmüşlerdir.[21][22] İslam alimleri ve Hırıstiyan yorumcular arasında Yunanca İncil'de (Yuhanna 14, 16) geçen parakletos (Faraklit) kelimesinin Arapçaya tercümesinde ortaya çıkan ve Arapçanın özelliğinden kaynaklanan farklı okunuş şekilleriyle ilgili bir tartışma bulunmaktadır.[23]

Bilgi kaynakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana maddeler: Hadis, Siyer, Hilye, ve İslam mitolojisi

Muhammed'in hayatı ile ilgili kaynakları Kur'an, Hadis ve Siyer olarak üç başlıkta toplamak mümkündür:

  • Kur'an, Muhammed döneminde iken yazılı olmakla beraber, Muhammed'in hayatıyla ilgili çok az bilgi içerir. Bazı ayetleri açıklayan hadisler ile bu kaynak zenginleştirilir.
  • Hadis, Genellikle Muhammed'in ölümünden 1-2 asır sonra yazılarak, bir rivayet zinciri ile Muhammed'e isnad edilen ve kendisinin değişik olaylar ve sorunlar karşısında veya Kur'an'ın âyetlerini açıklamak için söylediğine inanılan söz, fiil ve takrirler bütününe denir.
  • Siyer, Muhammed'in hayatı ile ilgili hadis ve ayetleri, çeşitli metodolojiler (kronolojik olrak, olaylara göre, vb) kullanarak derleyen ve anlatan eserlerdir.

Siyere kaynaklık eden kıssa, hadis, haber gibi materyalleri kullanan siyercilerin yüceltmeci ve olağanüstücü eğilimlerle gerçek ve kurguyu birlikte verdikleri, mucize ve irhasatların her nesilde artış gösterdiği, [24] siyer yazıcılığının ilmi ve objektif kriterlere göre yapılan bir iş olmayıp,[25] bazıları peygamberlik kanıtı olarak da ileri sürülen [26] bu anlatılar içerisinde tarihi olan ile efsane olan[27] arasında ayrım yapmanın zor olduğu ifade edilmektedir.[28][29]

İslam öncesi Arap yarımadası[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed'in zamanında Arap Yarımadasındaki ana kabileler ve yerleşimleri.

Arap Yarımadası oldukça kurak ve volkanik olduğu için vaha ve su kaynaklarının olduğu yerler haricinde tarım yapılması zordu. Genel görünümü çöl içerisinde nokta şeklinde köyler ve şehirler şeklindeydi. Mekke ve Medine'de bu şehirlerin göze çarpanlarındandı. Medine gelişmekte olan büyük bir tarım yerleşimiydi. Mekke ise bir çok aşiretle çevrilmiş önemli bir finans merkeziydi.[30] Çöl koşullarında hayatta kalmak için müşterek bir hayat sürülmeliydi. Çünkü insanlar kırıcı çevre koşullarına ve yaşam tarzına karşı desteğe ihtiyaç duyuyordu. Aşiret gruplanmaları da bu birlik olma ihtiyacı ile teşvik edildi. Bu birlikler aynı kandan gelen akrabalar esas alınarak oluştu.[31]

Arap Yarımadası politik olarak iki kabile ittifağı arasında bölünmüştü. Kays kabilesi asıl itibarıyle Kuzey ve Batı Arabistan'da da güçlüydü. Ve Byzantion ile yakın ilişkileri vardı. Banu Kalb kabilesiyse aslen Yemen'den gelmekteydi. Ve Sasani Perslerine yakındı. Bu çekişmeler İslam döneminde baskı altına alındı. Ama İslam sonları zamanlarda etkili faaliyetlerine Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da devam ettiler.

İslam öncesi Arabistan'da, Tanrı ve Tanrıçalar kabileler tarafından koruyucu olarak görülürdü. Onların ruhları kutsal ağaçlar, taşlar, su kaynakları ve kuyularla ilişkilendirilirdi. O zamanlar da senelik hac yeri olan Mekke'deki Kâbe mabedi, aşiretlerin koruyucu tanrılarının 160 tane put heykeline ev sahipliği yapıyordu. El-Manât, El-Lât ve El-Uzzâ ismindeki üç baş tanrıçanın tanrının kızları olduğuna inanılıyordu. Arabistan'da tektanrılı topluluklar İslam öncesi dönemde de vardı. Hıristiyanlar, Yahudiler[32] ve Hanifler bunlar içerisindeydi. Müslüman inançlarına göre, Muhammed de bir Hanifti. İbrahim'in oğlu İsmail'in soyundan gelmekteydi.[33]

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed, bazı kaynaklara göre 570,[3] bazılarına göre ise 571[34] yılında Mekke'de dünyaya geldi.[3][4] Doğumundan önce babasını, 6 yaşında annesini kaybeden Muhammed'i amcası Ebu Talib velayetine aldı. İlerleyen yıllarda, çobanlık yaptı, çoğunlukla tüccar olarak çalıştı. İlk kez 25 yaşındayken evlendi.[35] Bazı geceler, dağlarla çevrili bir mağarada düzenli aralıklarla inzivaya çekilip, dua etme alışkanlığı vardı. 40 yaşında [3] oradayken kendisine ilk vahiy'nin geldiğini bildirdi. Bundan 3 yıl sonra insanları İslam'a davet etmeye başladı. Allah'ın bir olduğunu, Allah tarafından kabul görmenin tek yolunun Allah'a teslim olmak olduğunu öğretti. Kendisinin Allah'ın peygamberi ve resulü olduğunu diğer peygamberler ile aynı kandan geldiğini anlattı.[36][37][38]

İlk başta kendisine az sayıda takipçi bulan Muhammed Mekke'de bazı aşiretlerin düşmanlığıyla karşılaştı. Bu dönemde taraftarlarının şiddet içeren muameleler görmesi sebebiyle 622 yılındaki Medine'ye göçten önce bazı takipçilerini Habeşistan'a gönderdi. Medine'ye Hicret olayı aynı zamanda Hicrî takvim olarak da bilinen İslami takvim'in başlangıcı kabul edilir. Muhammed, Medine'de Medine Sözleşmesi ile oradaki aşiretleri birleştirdi. Mekke kabileleri ile süren sekiz yıllık savaştan sonra, iman edenlerin sayısı 10.000'i bulmuştu. Mekkenin kuşatılması sonrasında yapılan antlaşma ile kansız bir şekilde Mekke'nin kontrolünü eline aldı [39] Şehirdeki putları yıktı[40] ve daha sonra takipçilerini Doğu Arabistan'da geriye kalan tüm putperest tapınakları yıkmaları için yolladı.[41][42] 632 yılında, Veda Haccı'nda sonra Medine'ye döndü. Bundan birkaç ay sonra hastalandı ve öldü. Ölüm vaktine kadar Arap Yarımadasının çoğu Müslüman olmuş, Arabistan'ı tek devlet altında birleştirmişti.[43][44]

Soyu[değiştir | kaynağı değiştir]

Peygamber Muhammed'in anne ve babasının ortak ataları Mürre bin Ka’b'a dayanan soyu.

İsmail peygamber soyundan, Adnaniler kavminden, Kureyş kabilesinin Haşimoğulları sülalesinden gelir. Rivayet edilen soy silsilesi şöyledir : Muhammed, Abdullah, Abdulmuttalib (Şeybe), Hâşim, Abd-i Menaf(Muğire), Kusayy, Kilab, Mürre, Kâb, Lüeyy, Galib, Fihr, Mâlik, Nadr, Kinâne, Hüzeyme, Müdrike(Amir), İlyas, Mudar, Nizar, Maad, Adnan[45][46][47][48][49] Ayrıca Muhammed, kendi soyunun İbrahim'den geldiğini ifade eder: " Allah, İbrahimoğullarından İsmail'i, İsmailoğullarından Kinaneoğullarını, Kinaneoğullarından Kureyş'i, Kureyş'ten Beni Hâşim'i, Beni Hâşim'den de beni seçmiştir. "[50]

Doğum tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana maddeler: Fil yılı ve Mevlit

Muhammed Fil yılı'ında Mekke'de doğdu.[51] Bu tarih kesin olarak bilinmemekte ve geriye dönük yapılan hesaplamalar ile bazı kaynaklarda 570,[3] bazı kaynaklarda da 571[34] yılı olarak geçmektedir.

Hindistanlı Müslüman ilim adamı Muhammed Hamidullah Muhammed’in doğum tarihinin 12 Rebiulevvel (17 Haziran 569)[51] Mısırlı astronomi âlimi Mahmut Paşa el-Felekî 9 Rebîülevvel (20 Nisan 571) olarak hesaplamışlardır. Daha sonra Beaumont Burnaby Sherrard, Mahmut Paşa el-Felekî'nin hesaplamalarındaki bazı yanlışları ortaya koymuştur.[52] Lawrence I. Conrad (1987) ise kaba bir hesapla 570 yılı olarak vermektedir.[53] İslâmi kaynaklarda ağırlıklı olarak ; Muhammed'in, Milâddan sonra 571 yılında, "Fil vakası"nın olduğu yılda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi, yani Arapların takvim başı olarak kullandıkları "Fil Vak'ası"'ndan 52 gün sonra doğduğu belirtilmektedir.[34]Siyer ve İslâm Târihi yazarları, doğumun Rebiülevvel ayında bir pazartesi günü sabaha karşı olduğu konusunda genel olarak ittifak etmişlerse de, ayın kaçıncı günü olduğu konusunda görüş birliğine varamamışlardır.[34]

Bu konudaki ihtilafların; rivayet çeşitliliğinden kaynaklanmasının yanı sıra, ay takviminin , güneş takviminden farklı olması ve Araplardaki nesi[54] uygulamasından da kaynaklandığı günümüzde ifade edilmektedir.[55]

Çocukluğu ve gençlik yılları[değiştir | kaynağı değiştir]

Kelime-i şehadet'te Allah'ın birliği ve "Muhammed"in O'nun elçisi olduğu tasdik edilir. (Topkapı Sarayı)

Babası Abdullah bin Abdulmuttalib, annesi Hazrec kabilesinden Nennaceler'den Vehb bin Abdulmenaf'ın kızı Amine 'dir. Muhammed daha doğmadan babası vefat etti. Yetiştirilmesini dedesi Abdülmuttalib üzerine aldı ve torununa "Muhammed" adını verdi. Muhammed o sıralarda Mekke'de bulunan Beni Sa’d kabilesinden Halime adlı bir kadına emanet edildi.[56] Muhammed’i, ondan önce amcası Abduluzza’nın cariyesi Süveybe emzirdi.[57][34] Muhammed, dört yaşına kadar annesi Amine’nin de gözetimiyle sütannesi Halime'nin yanında kaldı, daha sonra Mekke’ye, annesinin yanına döndü. Dört yaşından altı yaşına kadar, öz annesi Âmine ile birlikte kaldı, O'nun şefkat ve özeni ile yetişip büyüdü.[34] Muhammed altı yaşında iken, annesi Âmine ve bakıcısı Ümm-ü Eymen’le birlikte babasının kabrini görmek için Medine’ye gitti. Medine’de, akrabaları Neccâroğullarında bir ay kaldıktan sonra Mekke’ye dönüş yolundaki Ebva’ya ulaştıklarında annesi vefat etti ve orada defnedildi. Cariyeleri Ümmü Eymen, Muhammed'i Mekke’ye getirip dedesi Abdulmuttalib’e teslim etti.Altı yaşından sekiz yaşına kadar, O'na dedesi Abdülmuttalib baktı. Abdülmuttalib yaş itibariyle seksen yaşını aşmış bir ihtiyardı. Muhammed sekiz yaşında iken, dedesi de öldü. Dedesi ölmeden önce, O'nu yetiştirilmesi için, oğlu Ebû Tâlib'e bıraktı. Ebû Tâlib, Abdülmuttalib'in on oğlundan biriydi.[34]

Muhammed peygamberliğinden önce Nur Dağındaki Hira Mağarasına çekilerek Mekke'den uzaklaşırdı.

Rivayetlere göre Muhammed dokuz yaşındayken amcası, ticaret yapmak için gittiği Suriye’ye onu da götürmüş, bu gezide Busra kasabasında Bahira isminde Hıristiyan bir rahib onun peygamber olacağını haber vermiştir. Muhammed on yedi yaşındayken de amcası Zübeyr bin Abdülmuttalib ile Yemen’e gitti. Bu gezilerin Muhammed'in bilgi, görgü ve zihinsel alt yapısının oluşumunda etkin rol oynadığına inanılmaktadır. Ayrıca gençliğinde amcaları ile birlikte Kureyş ve Kays kabileleri arasındaki Ficar Savaşı’na katıldı. Ticarete olan ilgisi daha sonra kendisi ile evlendiği Hatice ile tanışmasına neden oldu ve onun sermayesi ile ticarete başladı.[58]

Muhammed gençliğinde çevresinden gelen paganist görüş ve uygulamalarla ilgilenmedi. Kendisi, aynı dönemde herhangi bir puta tapmamakla birlikte, başkalarının tapınmalarına da açıkça karşı çıkmadı. Kur'an'daki “...oysa önce, kitap nedir, iman nedir sen bilmezdin” (Şura Suresi: 52) ve “Allah, seni şaşırmış bulup hidayete erdirmedi mi”[59] (Duha Suresi: 7) ifadelerinin kendisinin İslam öncesi durumunu anlattığına inanılmaktadır.

Kültürel birikimi ve okur-yazarlığı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: ümmi

Muhammed'in okuryazarlığı ile ilgili geleneksel görüş O'nun okur-yazar olmadığı şeklindedir. Muhammed için yaygın bir sıfat olarak kullanılan ümmî : " kitâbî bilgilerle zihni doldurulmamış, doğal hali üzerine kalmış, okuyup yazarak tahsil görmemiş kimse" anlamına gelmektedir.[60] Başka bir görüşe göre ise ümmi, okuma yazma bilmeyen anlamından daha çok "mevcut dinlerden hiçbirine tâbi olmayan, onların kitaplarını okumayı ve yazmayı bilmeyenler anlamında kullanılan" olduğu şeklindedir.[61]

Muhammed'in okuma yazmasının olmadığı görüşü bazı Kur'an ayetleri ve hadislere dayandırılır. Ankebût Suresi:48, A'raf Suresi:158 ve Cuma Suresi:2 gibi ayetlerde Muhammed'in okuma yazma bilmediğinden bahsedilir. Ayrıca Vahiy meleği Cebrail 'in ilk vahyi getirip "oku" dediğinde, Muhammed’in "Ben okuyan biri değilim." dediğini anlatan hadis [62] de Muhammed'in okuma yazma bilmediğine kaynak olarak gösterilir. Ayrıca Muhammed'in, yetiştiği toplumda tahsil görmesi için bir imkanının bulunmadığı, birlikte yaşadığı toplumun da ümmî olduğu belirtilmektedir.[34]

Muhammed'in okur yazar olmadığını kabul etmeyen bir görüşler de vardır. Buna göre vahiy öncesi dönemde Araplarda eski dini birikimin şairler, kıssa anlatıcıları, hanifler ve Yahudi-Hıristiyan din bilginlerinden oluşan ve muhtemelen zengin mitolojik kültür birikiminin geniş toplum kesimlerince bilindiği, Muhammed’in de içinde yaşadığı bu toplumun yazılı veya sözlü anlatımlarından oluşan birikime sahip olduğu, İslam öncesi Arap toplumunda hikâye kültürünün bilinebilirlik durumuna göre düşünülmektedir.[63] Örneğin vahiy öncesi dönemde Muhammed’in eşi Hatice’nin amcasının oğlu olması dolayısıyla görüşme ihtimali olan kişilerden biri olan rahip Varaka, Tevrat, Zebur ve İncil'i de kapsayan Kitabı Mukaddes'e hâkimdir. Varaka'nın dini birikimlerini Muhammed’e aktardığı ve bu bilgilerin Kur'ân'daki Yahudi, Hıristiyan kültürüyle ilgili dini anlatımlara kaynak teşkil ettiği ileri sürülmektedir.[64] Ayrıca, uzun yıllar zengin bir kadın olan Hatice’nin ticari faaliyetlerini yürütmesi vb. sebeplerle de okur-yazar olduğu düşünülmektedir.[65][66]

Peygamberliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana maddeler: İslam, Kur'an, Hadis, ve Şeriat
Cebrail ile gelen ilk vahiy, Cami-ut tavarih, ilhanlılar devri betimlemesi.
Halife Osman'a ait Kur'an'ın 9 yy. kopyası, Taşkent

İslam inancına göre Kur'an Allah tarafından Cebrail isimli melek aracılığıyla Muhammed bin Abdullah'a peygamberliği boyunca (23 yıl) ayetler halinde indirilen kutsal kitaptır. İslamda inanç, ibadet, şeriat, ahlak, tasavvuf gibi uygulamaların dayandırıldığı ana kaynak Kurandır.

Muhammed'e isnad edilen söz, fiil ve davranışlara hadis, bunlardan gelenekselleşen uygulamalara sünnet denir. Şiiler Muhammed'in sözleri yanında masum kabul edilen imamların sözlerini de hadis kabul etmektedirler. Sünnilerin tüm sahabeyi güvenilir bulmalarına karşılık Şiilerde, sahabe ve tabiin tek tek ele alınır ve tarihsel süreçte Ali veya Ehli-beyt tarafında yer almayan veya karşıtları arasında yer alanlar güvenilmez bulunarak onlardan gelen rivayetler reddedilir. Sünni hadis kitapları Muhammed'in zamanından 200-300, şii hadis kitapları 400-500 yıl sonra yazılmışlardır.[67] Hadisler, Kuran'dan sonra İslam'da ikincil kaynaktır.

İlk vahiy[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana maddeler: Vahiy ve Varaka
İslam inancına göre Allah tarafından İslam peygamberine ilk vahiy gönderilen yer, Nur Dağı'ndaki Hira Mağarası

Siyer rivayetlerine göre Muhammed 40 yaşına yaklaştığında toplumdan uzaklaşarak Mekke’nin kuzeyinde, Nur dağı'ndaki Hira mağarasında inzivaya çekilmeyi ve burada vakit geçirmeyi adet edinmiş, bu durum 1-2 yıl devam etmiştir. 610 yılında bir Ramazan gecesi (Kadir gecesi) hırkasına bürünüp Hira Mağarasında tefekküre daldığı bir sırada ilk vahyi almıştır. Muhammed'in 610 yılından başlayarak, vefat ettiği yıl olan 632'ye kadar aldığı vahiyler Kur'an'ı oluşturur. İlk vahiy şu şekilde anlatılır:

Muhammed, mağarada bir sesin kendisini ismi ile çağırmakta olduğunu duymuş, başını kaldırıp etrafına baktığında etrafında taş ve ağaçlardan başka bir şey görememiştir. Bu sırada çevreyi bir aydınlık kaplamış, Muhammed bayılmış, kendisine geldiğinde de karşısında melek Cebrail'i görmüştür. Aralarında geçen konuşmalar şöyledir;

Cebrail: "Oku"! Muhammed: "Ben okuma bilmem". Cebrail, Muhammed'i kucaklayıp güçsüz bırakıncaya kadar sıkar ve "Oku" emrini tekrarlar. Muhammed: "Ben okuma bilmem, söyle ne okuyayım" diye cevaplar. Bunun üzerine Cebrail," Yaratan Rabb'inin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabb'in sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazmayı öğretendir. İnsana bilmediği şeyleri öğretendir. " (Alak 1-5) ayetlerini okur. Muhammed de bu ayetleri tekrarlar ve heyecan ve korku ile mağaradan çıkarak evine doğru gider.

Yolda giderken gökyüzünden bir sesin: "Ey Muhammed! Sen Allah'ın elçisisin, Ben de Cebrail'im" dediğini duyar, başını kaldırdığı zaman, Cebrail'i görür. Eşi Hatice'ye: "Beni örtün, çabuk beni örtün" [68] der. Bir müddet dinlenip heyecanı geçtikten sonra yaşadıklarını eşi Hatice'ye " Korkuyorum ey Hatice! Bana bir zararın gelmesinden korkuyorum", der.[69] Hatice "Öyle deme. Allah'a yemin ederim ki, Yüce Allah, hiç bir zaman seni utandırmaz. Çünkü sen , akrabanı gözetirsin. İşini görmekten aciz kimselerin işlerini yüklenirsin, fakire yardım eder, misafiri ağırlarsın" şeklinde karşılık verir.[70]

Hatice daha sonra bu durumu Muahammed'i Bir Nasturi rahibi olan kuzeni Varaka bin Nevfel'e götürür. Varaka Tevrat ve İncil'i okumuş, İbrani dilini ve eski dinleri bilen bir ihtiyardı. Varaka Muhammed'i dinledikten sonra: "Müjde sana Ey Muhammed, Allah'a yemin ederim ki sen İsa'nın haber verdiği son Peygambersin. Gördüğün melek, senden önce Yüce Allah'ın Musa ve İsa'ya göndermiş olduğu Ruhu'l-Kudüs'tür. Keşke genç olsaydım da, kavmin seni yurdundan çıkaracağı günlerde sana yardımcı olabilseydim... Hiç bir Peygamber yoktur ki, kavmi tarafından düşmanlığa uğramasın, eziyet görmesin" der. Bu olayın ardından vahiy 40 gün süreyle kesintiye uğramıştır.[71] [72]

Bu konudaki bir başka rivayete göre Varaka’nın, “Korkarım ki ona gelen, Cebrail’den başkasıdır. Çünkü bazı şeytanlar, bir kısım insanı saptırmak için Cebrail suretine girip ona benzerler. Amaçları akıl sahibi kişileri, deli ve mecnûn etmektir.” diye görüş bildirdiği ve bunun üzerine; “Nûn, kaleme ve yazdıklarına andolsun, Sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin. Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var. Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin. Sen de göreceksin, onlar da görecek. Hanginizde imiş o fitne ve cinnet. Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.” ayetlerinin indirildiği kaydedilir.[73]

İslam'a çağrı; ilk Müslümanlar ve tepkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed, Mekkeli paganların yanı sıra, Yahudi ve Hristiyanları da dinlerinin aslının bozulduğu iddiaları ile İslam'a davet etmiştir.

Sünnilere göre Muhammed’in çağrısına ilk uyan, eşi Hatice olmuş, Onu amcası Talip’in oğlu Ali, azatlı kölelerden Zeyd bin Harise ve Ebu Bekir izlemiştir. Şia'ya göre ise ilk Müslüman amcasının oğlu Ali bin Ebu Talib'dir.

Muhammed’in çağrısı, kendi mevkilerinin tehlikeye girebileceğini düşünen kişileri tedirgin eder. Kâbe’den putların kaldırılması, ticaretin engelleneceği ve birtakım alışkanlıklara son verileceği düşüncesiyle büyük tepki ile karşılanır. Bu dönemde İslam dinini kabul edenlerin büyük bir çoğunluğu dinlerini gizlemek zorunda kaldılar. Bir süre sonra Muhammed önce akrabalarını, ardından Safâ tepesi ne çıkarak tüm Mekke halkını açıktan açığa Müslüman olmaya çağırır. Bu sebeple İlk müslümanlar vahyi şüphe ile karşılayan Mekkelilerce ağır hakaret ve işkencelere katlanmak zorunda kalmışlardır.

Bu işkenceler artınca bazı inananlar Habeşistan’a göç etmek zorunda kaldı. İki dalga hâlinde göç edenler, bir süre sonra Muhammed’in Mekkelilerin Müslüman oldukları ve Muhammedle anlaştıkları (Garanik) yolunda aldıkları bir haber üzerine geri döndülerse de Mekke’ye geldiklerinde bunun doğru olmadığını öğrenince yeniden gittiler. Bu arada iki güçlü ve önemli mevki sahibi kişi olan Ömer ve Hamza’nın müslümanlığı kabul etmeleri Müslümanların moral ve cesaretlerini artırdı; Kâbe’de açıkça namaz kıldılar. Muhammed’in, amcası Abdül Uzza dışındaki akrabalarından yardım görmesi ve Mekke önde gelenlerinden bazılarının Müslüman olmaları, paganist inanca sahip kişilerin tepkilerini daha da artırdı. Muhammed, eşi Hatice ve amcası Ebu Talib’in ölmeleri üzerine Mekkeliler’in müslüman olmaları konusunda ümitsizliğe kapılarak Taif’e yerleşmek istedi. Ancak burada tepki daha da büyük oldu ve Muhammed geri dönmek zorunda kaldı. Tüm bu olaylara karşın, peygamberliğine olan inancı, düşüncelerini sürekli yaymasını sağladı. Bu inancından cesaret alarak din alanındaki çalışmalarını Mekke dışına taşımaya yöneldi.

İsra ve miraç[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed, Mirac'a Mescid-i Aksa’dan gitti

Geleneksel İslam anlayışına göre Muhammed Mekkeliler ile sadece teorik din tartışmaları yapmamış, onlara kendisinin peygamber olduğunu kanıtlayan mucizeler de göstermiştir. Bunlardan birisi olan miraç mucizesine göre ; Bir gece, Muhammed, Cebrail eşliğinde, Mescid-i Aksa’ya gider. Orada, İbrahim, Musa, İsa ve diğer peygamberlerden bazılarıyla görüştükten sonra göğün en son katı olan Sidret'ül münteha’ya yükselir. Allah ile görüşür, Cennet ve Cehennemi görür ve Mekke'de bulunan evine döner. Sünni inancına göre bu yolculuk esnasında, diğer bazı hükümler yanında beş vakit namaz da farz kılınmıştır. Yine sünni inancında Muhammed bu yolculuğu hem ruh hem beden ile Şii inancında ise sadece ruh ile yapmıştır.[74]

Rivayete göre Muhammed Mekke’ye dönünce, bu yolculuğunu anlatır. Kureyş'liler, O'nu yalanlarlar ve doğruysa Mescid-i Aksa'yı kendilerine tarif etmesini isterler. Mescid-i Aksa' Muhammed'in gözü önüne getirilir ve Muhammed bu mescidin kapı, pencere vb bölümlerini ayrıntılarıyla anlatır. Hatta Kureyşlilere, Mi'raca çıkarken yolda gördüğü bir Kureyş ticaret kervanının ertesi gün geleceği saati söyler ve kervan söylenen saatte gelir. Mitolojik anlatımlara göre ise kervanın dönüşü 1 saat gecikmiş, ama bu gecikmeyi telafi etmek için Allah güneşin doğuş saatini 1 saat geciktirerek peygamberin sözünün yalan çıkmamasını sağlamıştır.[75]

17yy ait bir Minyatur, Burak

Miraçla ilgili olarak Kur'anda sadece "Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Yücedir" (İsra 1) ayeti geçer. Miraçla ilgili anlatımlardan olan Burak, göğe yükselme, beş vakit Namaz'ın farz kılınması ve diğer anlatımlar hadis ve siyer kitaplarında yer alır.

Akabe biatları[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Akabe biatları

Muhammed, bir Hac mevsiminde Akabe’de denilen tepelerde Yesrib (Medine)liler ile görüştü. Medinelilerden, önce altı, sonra on iki kişi müslüman oldu. Memleketlerine döndüler ve İslam’ı anlatmaya başladılar. Ertesi yıl aynı yerde Müslüman olmuş yetmiş üç erkek ve iki kadın Muhammed'e Medine’ye gelip bu kente yerleşirse kendisini koruyacaklarına söz verdiler. Bu anlaşma üzerine Müslümanlar büyüklü küçüklü topluluklar halinde Medine’ye göç etmeye başladılar. Medine’nin, Mekke'nin kuzey ticaret yolu üzerinde bulunması ve burada müslümanların giderek çoğalması, Mekkeliler’in çıkarlarını tehdit eder duruma ulaştı.

Medine'ye göç[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Hicret
Mescid-i Nebevi'nin 19. yy'daki bir tasviri

Müslümanlığa karşı olan Mekkelilerin, baskıyla, Muhammed’i vazgeçirememesi ve Medine’de müslümanların giderek kuvvetlenmesi, durumun kendileri için tehlike yaratacağı düşüncesiyle Dâru'n-Nedve dedikleri meclislerinde toplanarak meseleyi görüşmelerine yol açtı.

Görüşmelerde yerleşik düzeni tehdit eden islamın hızla büyüdüğü ve Muhammed’in bu çalışmalarını durdurmak gerektiği merkezinde birleşildi. Mekke’nin ileri gelenleri bu kararı alınca, nasıl hareket edecekleri ve hangi yöntemleri uygulayacakları konusunda görüşmeye başladılar. İlk önce şu görüş ortaya atıldı: “Muhammed’i prangaya vurup hapsedelim!” Bu kabul edilmeyince: “Onu memleketimizden sürgün edelim; ne hâli varsa görsün!” denildi. Bu görüş de kabul edilmeyince, İslam'ı sevmeyen ve onu çok tehlikeli bulan Amr bin Hişam: “Benim görüşüme göre, onu öldürmekten başka çaremiz yoktur. Bunun için de, her kabileden birer genç seçelim. Her birine de birer keskin kılıç verelim. Bunların hepsi birden, kararlaştırdığımız yer ve zamanda Muhammed’i pusuya düşürerek öldürsünler; biz de ondan kurtulalım! Böyle olursa, onun kan davası bütün kabilelere düşeceğinden ve ailesi olan Benu Abdi Menaf, herkese savaş açamayacağından, diyete razı olurlar, biz de diyetlerini veririz!” dedi. Bu görüş kabul edildi.

Rivayet'e göre suikastçiler, gece Muhammed’in evini sararak, onu öldürmek için uyumasını beklediler. İnanca göre Allah, onları Peygamber’e bildirir ve Ali, Muhammed'in yerine avluda O'nun yatağına yatar. Suikastçılar yorganı açıp yatakta Ali´yi görünce şaşırır ve durumu üslerine anlatmak üzere giderler. Muhammed, evden çıkarak Ebu Bekir’in evine gitmiş ve hicret için geldiğini söylemiş, Ebu Bekir’in evinde bir süre oturduktan sonra beraberce, Medine´ye hareket etmişlerdir.

Muhammed’in hicret ettiğini öğrenen Mekkeliler, onları bulup getirene yüz deve vaat ederler. Amr ibni Hişam ve yanındakiler arama için Ebu Bekir’in evine gelir ve Ebu Bekir’in kızı Esma, onlara nerede oldukları konusunda bir şey söylemez, bunun üzerine Amr, Esma’ya şiddetli bir tokat atar.

Muhammed Mekkelilerin kendisinin muhtemelen Medineye gideceğini düşüneceklerini düşündüğü için Medine yoluna değil, tersi istikamette, Mekke’nin güneybatısına düşen Sevr dağına doğru hareket eder ve burada bulunan mağarada Ebu Bekir ile birlikte üç gün bekler.

Mekkeliler, her tarafta Muhammed’i aramaya başlarlar. Becerikli bir iz sürücüsü, Mekkelileri Sevr mağarasına kadar getirir. Ancak inanca göre bu sırada bir mucize olmuş, bir örümcek mağaranın ağzına ağ örmüş ve bir güvercinde yuvasını mağara girişine kurmuştur. Arayıcılar mağaranın yanına gelince, Ebu Bekir endişelenir, Muhammed, “Tasalanma, Allah bizimle beraberdir” der. Mekkeliler mağara girişindeki örümcek ağını ve güvercin yuvasını görünce içeride kimse olamayacağını düşünerek geri dönerler.

Muhammed ve Ebu Bekir 20 Eylül 622’de, Medine yakınlarındaki Kuba’ya ulaştılar. Muhammed şevinçle karşılanır ve Külsüm bin Hedm’e konuk olur. Burada 10 gün kalarak bir mescit inşa ettirir, sonra da Medine’ye hareket eder. Bu sırada Ali de Kuba’ya ulaşır.

Muhammed Medine’de, Beni Salim mahallesinde Cuma Namazı'nı kıldı ve kendisini bekleyen müslümanlara ilk hutbesini verdi. Medine’de Ebu Eyyub el-Ensari’nin konuğu oldu. Medine´ye girdiğinde halk Peygamberlerinin kendi evlerinde kalması konusunda tartışınca Muhammed; devesinin ilk çökeceği yere evinin yapılması önerisini sundu ve halk bu kabul edildi. Devesinin ilk çöktüğü yere bir Mescid ve kendi ailesinin kalması için mescide bitişik odalar yaptılar. Mescidin bir yanına da barınaksız kişilerin kalabilmeleri için “Suffa” adı verilen bir yer yapıldı, burada kalanlara “Ashab-ı suffa” denildi.

Medine hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Medine (asıl adı Yesrib olan şehre Müslümanlarca Medinetü'n Nebi, sonra da kısaca Medine adı verildi) halkı, Mekke’den göç edenlerden (Muhacir) ve bunlara yardımcı olduklarından dolayı Ensar adını alan yerli halk (Yemen kökenli Evs ve Hazrec kabileleri ile Beni Kureyza, Beni Kaynuka, Beni Nadir adlı Yahudi kabilelerden oluşuyordu. Bunlar arasında birlik sağlamak oldukça güçtü. Medine sınırları yakınlarında Hayber vb. yerlerde yaşayan Yahudiler, varlıklı kişiler olduklarından, çevre üzerinde etkiliydiler. Evs ve Hazreç kabileleri arasındaki geleneksel düşmanlığın yeniden alevlenme olasılığı da vardı. Ayrıca Ensar ile Muhacirleri kaynaştırmak, çözülmesi gereken bir sorundu. Muhammed, bütün bu kesimleri birleştirip bağdaştırmak amacındaydı. Ancak her şeyden önce çok yoksul olan göçmenlerin durumlarının düzeltilmesi gerekiyordu. Muhammed Muhacirleri yerli halk ile kardeş ilan ederek, onlara yardım etmelerini sağladı. Yahudiler ile açılan aralarını düzelterek Medine kent devletini kurdu. Farklı kesimlerin hak ve yükümlülüklerini saptayan 47 maddelik bir tür Medine Antlaşması'ı benimsendi.

Mescid-i Nebevi'den bir görünüm. Muhammed, bir hadisinde şöyle der: "Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram haricinde diğer mescitlerde kılınan namazlardan bin kat hayırlıdır."[76]

Medineli Yahudilerin Müslümanlığa karşı çıktıları, İslama ve müslümanlara karşı olumsuz tutumlarını sürdürdükleri bazılarının Müslüman görünerek eski dinleri üzerine devam ettikleri rivayet edilmektedir. Muhammed 10 yıllık Medine hayatında başta Mekkeliler olmak üzere çok sayıda kabile ile savunma, saldırı, baskın veya sadece gözdağı vermek gibi psikolojik etki amaçlı 100 kadar askeri harekete imza atmıştır. (Muhammed'in savaşları)

Mekkelilerle savaşlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Medine'ye göç edenlerden kalan mallarının yağmalanmasına karşılık Muhammed, Mekkeye giden kervanlara saldırmak isteyen Müslümanların ısrarlı taleplerine onay verdi. Büyük bir kervana saldırmak isteyen Müslümanlar ile bunu haber alan Mekkeli kuvvetler arasında Bedir kuyularının olduğu bölgede yapılan muharebede (13 Mart 624) 305 kişilik Muhammed komutasındaki Müslümanlar, komutanları Amr İbni Hişamı da öldürerek 950 kişilik Mekke kuvvetlerini bozguna uğrattı. Bir yıl sonra bu kez Ebu Süfyan komutanlığında 3000 piyade ve 200 süvari ile Medine'doğru yola çıkan Mekke kuvvetleri Uhud dağı eteklerinde yaklaşık 1000 kişilik Medine ordusu ile 19 Mart 625'de karşılaştı. Uhud Muharebesi olarak adlandırılan bu savaş sırasında bozguna uğramış Mekke kuvvetleri, Muhammed'in emrini dinlemeyerek dağın arkasından dolaşan geçidi kontrol etmek üzere konuşlanmış okçuların yerinden ayrılmasından faydalanan süvarilerin desteği ile tekrar toparlandı ve üstünlük sağladı. Taraflar şehirlerine geri döndüler. Daha sonra Mekkeliler Müslümanların Mekke kervanlarına saldırılarına devam ettiler. 31 Mart 627'de 10.000 savaşçısı ve 600 atlısı ile Medine'ye saldırmaya gelen Mekkelilere karşı Medineliler Muhammed komutasındaki 3000 piyade ile şehirde savunma savaşı yapmaya karar verdi. Selman-ı Farisi'nin teklifiyle şehrin bazı stratejik yerlerine hendekler kazılmasından dolayı Hendek savaşı olarak adlandırılan bu savaş bir kuşatmaya dönüştü. Bir ay süren kuşatma havanın soğuması ve fırtına çıkması ile kaldırılması Medinelilerin zaferi olarak kaydedildi.

Hudeybiye Antlaşması ve Mekke'nin Fethi[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed ve ashabı, Beytullah ziyareti için Mekke'ye doğru yola çıktı. Mekkelilerin Müslümanları savaş için geldiklerini zannederek korkuya kapıldılar, anlaşma teklif ettiler. Hudeybiye Köyü'nde, 628 yılında 10 yıl savaş yapılmayacağına dair anlaşma yapıldı. Bu anlaşmayı Mekkelilerin himayesindeki bir kabilenin bozması ile Muhammed komutasındaki güçler Mekkeyi kuşattı ve ufak birkaç saldırı dışında direniş olmadan 11 Aralık 629'da Mekke fethedildi. Muhammed Mekke'ye girer girmez genel af ilan edildiğini bildirdi ve Ebu Süfyan'a bildirdiği şekilde, kimseye dokunulmayacağını ilan etti. Ardından içerisinde 360 put bulunan Kabe'ye yöneldi. İsra Suresi'nin 81. ayetini okuyarak putları birer birer devirdi ve daha sonra da beraberindeki Müslümanlarla Kabe'yi tavaf etti. En önemli ticaret merkezlerinden Mekke'nin fethedilmesinden sonra Muhammed'in insanları çağırdığı İslam dini Arap yarımadasında üstünlük sağlamaya başladı.

Son günleri, veda hutbesi ve vefatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Mescid-i Nebevi'nin içindeki mezarı

632 yılının Mart ayında (9 Zilhicce) arefe günü 100.000 den fazla Müslüman'a Arafat vadisindeki Rahmet Dağı'nda verdiği son hitabesine veda hutbesi denir.

Veda Haccı'ndan sonra Medine'ye dönen Muhammed kısa bir süre sonra hastalandı. Son anlarında Aişe ve kızları yanındaydı. Rivayete göre Muhammed, vefatı öncesinde hastalığının en şiddetli anlarında kâğıt-kalem getirilmesini istedi. Müslümanların yollarını şaşırmamaları için bir yazı yazdıracağını söyledi. Ancak daha sonra bundan vazgeçti.[77]

Ölmeden bir süre önce müslümanlara seslenerek hutbeyi okudu.

Oradakiler söyle dediler: "Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!" Bunun üzerine Muhammed El-Emin şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu: "Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! " Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.[78] Başı Aişe'nin göğsüne dayalı şekilde kelime-i şehadet getirdi. Ağzından dökülen son cümle "Allahümme er-refikül ala..." (Türkçe "En yüce dosta" olarak çevrilebilir.[79]) şeklindeydi. Bu şekilde 8 Haziran 632 yılı pazartesi günü vefat etti.[56]

Mescid-i Neb'evi

Muhammed vefatından sonra geride genç yaşta 9 adet dul kadın bırakmış, bu kadınlarla hayatlarının sonuna kadar diğer erkekler evlenmemişlerdir. Kur'anda Muhammed'in eşleri müminlerin anneleri sayıldığı için, Muhammed'in vafatı sonrasında onlarla müminlerin evlenmesi caiz görülmemiştir." Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır......(Ahzab Suresi: 6) [80]

Vefat haberini duyan ashab hemen evine geldi. Ömer onun öldüğünü kabullenemiyordu. Ebubekir "Şayet Muhammed'e tapıyor idiyseniz, bilin ki Muhammed öldü. Yok, şayet Allah'a tapıyorsanız, bilin ki Allah bâkidir." diyerek insanları yatıştırdı. Daha sonra şu ayeti okudu:Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim gerisin geriye dönerse, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır.(Al-i İmran Suresi: 144)[56]

Peygamber Mescid-i Nebi'nin yanında mezarına defnedildi.

Muhammed'in vefatı sonrasında İslamdan kabileler halinde kitlesel geri dönüşler yaşandı. Muhammed'in yerine Halife seçilen Ebubekir ordusuyla bu kabilelerin üzerine yürüdü ve onlarla ridde savaşları adı verilen savaşlar yaptı.

Muhammed'in vefatının suikaste yapıldığına dair öne sürülen iddialara kanıt olarak Buhari'de geçen Ledüd Hadisi üzerinde durulur.[81]

Muhammed vefat ettiğinde geride 9 adet dul kadın ve önemli miktarda arazi ve mal varlığı bıraktı. Bunların en meşhuru tartışmaların da odağında olan Fedek Arazisi'dir. Muhammed'in ölümü sonrası Fatıma bu arazileri Halife Ebubekirden istedi. Ebu Bekir bu mal ve arazilerin peygamber tarafından halkın yararına idare edilen devlete ait kamu malları olduğu gerekçesiyle bu isteği geri çevirmiştir. Eşi Fatıma'nın ölümünden sonra Ali, Fatıma'nın peygamberin mirasından payını almak için tekrar başvurdu ancak başvurusu aynı nedenlerle bir kez daha reddedildi. Bununla birlikte Ebu Bekir'den halifeliği devralan Ömer bin Hattab, Medine'deki arazileri Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları adına Ali ve Abbâs'a verdi; Hayber ve Fedek Arazisi'ni ise devlet malı saydı.[82] Şii kaynaklarına göre bu durum, Muhammed'in soyundan olanlara (Ehli Beyt), baskıcı halifeler tarafından yapılan haksızlıkların bir başka örneğidir.[83]

Evlilikleri ve çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed, 11 ya da 13 kadınla evlenmiştir. Evliliklerinden 2'si hariç tümünü Hicret sonrası döneminde gerçekleşmiştir. Medine döneminde Muhammed'in her bir eşi için Mescid-i Nebevinin duvarlarına bitişik odalar yapılmıştır. [kaynak belirtilmeli] Müslümanlar, Muhammed'in eşlerini bir saygı ifadesi olarak "Mü'minlerin anneleri" olarak ifade ederler. Bunun sebebi Ahzab Suresi 6. ayetde geçen ( أمهات المؤمنين ) tabiridir:

« Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır.[84] »

Muhammed'in ilk eşi Hatice'den, üç oğlu ve dört kızı olmak üzere toplam yedi çocuğu olmuş; erkek çocukları küçük yaşta vefât etmiştir. Erkek çocukları Kasım, Abdullah ve İbrahim, kız çocukları ise sırasıyla; Zeynep, Rukiyye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma’dır. [85][86] Muhammed'in Ebu'l Kasım (Kasım'ın babası) olan künyesi, Hatice'den olan ilk oğluna dayanır. Muhammed'in Hatice'den sonraki evliliklerinden Eşi Mariye’den olan oğlu İbrahim dışında çocuğunun olmamış ve İbrahim iki yaşında vefat etmiştir.[87]

En küçük kızı Fatıma, Muhammed'in İslâm tarihi açısından en fazla iz bırakan çocuğu ve soyunu devam ettiren tek çocuğudur. Alevi - Şii anlayışında kutsanır ve ikinci Meryem olarak anılır[kaynak belirtilmeli]. İslâm geleneğinde Şerif ile Seyyidlerin soyları Fatıma ve Ali yoluyla Muhammed'e dayandırılır.[kaynak belirtilmeli]

Eleştiriler[değiştir | kaynağı değiştir]

Orta Çağ Hristiyan dünyası ve modern dönem öncesi zamanlarda Muhammed algısı genelde olumsuzdur.[38][88] Muhammed'in eleştirileri 7. yy.dan beri yapılagelmiştir. Bu değerlendirmelerde ve İslam dışı polemiklerde Muhammed bir Hrıstiyanlık sapkını, ve/veya şeytanlarca ele geçirilmiş bir kişi olarak yer aldı. Modern zamanlarda eleştiriler genellikle; onun peygamberlik iddiası, muhaliflerine karşı şiddet politikası, kölelere sahip olması, ahlakı ve evlilikleri üzerine yapılmaktadır.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Resûlullah Efendimizin (a.s) Mübârek İsimleri ve Mânâları
  2. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Faruqui isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  3. ^ a b c d e 02). "The Nasi', the Hijrah Calendar and the Need of Preparing a New Concordance for the Hijrah and Gregorian Eras: Why the Existing Western Concordances are Not to be Relied Upon". The Islamic Review & Arab Affairs: 6–12. http://aaiil.org/text/articles/islamicreview/1969/02feb/islamicreview_196902.pdf. 
  4. ^ a b Encyclopedia of World History (1998), p. 452
  5. ^ "Muhammad." Encyclopædia Britannica Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2012.
  6. ^ Elizabeth Goldman (1995), p. 63 gives 8 June 632, the dominant Islamic tradition. Many earlier, mainly non-Islamic traditions refer to him as still alive at the time of the invasion of Palestine. See Stephen J. Shoemaker,The Death of a Prophet: The End of Muhammad's Life and the Beginnings of Islam, University of Pennsylvania Press, 2011.
  7. ^ Google Kitaplar'da The Leadership of Muhammad by John Adair
  8. ^ Lamptey, Jerusha (5 October 2012). "From Its Earliest Days, Islam Respects Plurality". The New York Times. http://www.nytimes.com/roomfordebate/2012/10/04/is-islam-an-obstacle-to-democracy/from-its-earliest-days-islam-respects-plurality. Erişim tarihi: 6 November 2012. 
  9. ^ Bill Warner (Ağustos 2010). "Mohammed". Political Islam. http://www.politicalislam.com/blog/mohammed/. Erişim tarihi: 6 November 2012. 
  10. ^ Morgan, Diane (2009). [Essential Islam: A Comprehensive Guide to Belief and Practice, Diane Morgan, Greenwood, 2010 Essential Islam: A Comprehensive Guide to Belief and Practice]. ss. 101. ISBN 978-0313360251. http://books.google.com/?id=U94S6N2zECAC&pg=PA101&dq=non-Muslims+Muhammad+%22founder+of+islam%22#v=onepage&q=non-Muslims%20Muhammad%20%22founder%20of%20islam%22&f=false [Essential Islam: A Comprehensive Guide to Belief and Practice, Diane Morgan, Greenwood, 2010]. Erişim tarihi: $ July 2012. 
  11. ^ Esposito (1998), p. 12.
  12. ^ Esposito (2002b), pp. 4–5.
  13. ^ Peters, F.E. (2003). Islam: A Guide for Jews and Christians. Princeton University Press. ss. 9. ISBN 0-691-11553-2. 
  14. ^ Esposito, John (1998). Islam: The Straight Path (3rd ed.). Oxford University Press. ss. 9, 12. ISBN 978-0-19-511234-4. 
  15. ^ Ann Goldman, Richard Hain, Stephen Liben (2006), p. 212
  16. ^ Bakara Suresi, 89
  17. ^ Araf Suresi, 157
  18. ^ Nebhânî, Yusuf. Hüccetüllah ale'l-Âlemîn. ss. 108-112. 
  19. ^ Halebî, es-Sîretü’l-Halebiye, 1:353
  20. ^ El-Envârü'l-Muhammediyye mine'l-Mevâhibü'l-Ledünniyye, s. 143 (İbn-i Abbas'tan rivayet olunmuştur)
  21. ^ Nursi, Said (2003). Sözler - 19. Söz. İstanbul: Işık Yayınları. ISBN 9758642537. 
  22. ^ Gülen, M. Fethullah (2011). Sonsuz Nur. 1. İstanbul. ISBN 9789753152136. 
  23. ^ http://www.answering-islam.org/turkce/muhammed/muhplaraklet.html [İslama'a Cevap]
  24. ^ Özdemir, Prof. Dr. Mehmet. "Siyer Yazıcılığı Üzerine". Milel Ve Nihal (Milel ve Nihal Eğitim, Kültür ve Düşünce Platformu Derneği) 4 (3): 129-162. http://turandursunkutuphanesi.files.wordpress.com/2013/03/milelvenihal_c4_s3.pdf. Erişim tarihi: Temmuz 2013. 
  25. ^ http://www.sonpeygamber.info/siyer-yaziciligi-uzerine
  26. ^ http://www.ihsaneliacik.com/2010/03/soylesi-haberaleminet.html
  27. ^ http://milelvenihal.org/dosyalar/milel-nihal-dergi/sayilar/MilelveNihal_c6_s1.pdf
  28. ^ Prof. Dr. Sönmez Kutlu. "Tarihsel Muhammed ile Menkabevi Muhammed'i Ayırmanın Önemi". sonmezkutlu.com. http://www.sonmezkutlu.com/?pnum=43&pt=Tarihsel%20Muhammed%20ile%20Menkabevi%20Muhammed%27i%20Ay%C4%B1rman%C4%B1n%20%C3%96nemi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2013. 
  29. ^ Süleyman Ateş (11 Haziran 2012). "İbn İshak’tan önce siyer yazarı var mı?". suleyman-ates.com. http://www.suleyman-ates.com/index.php?option=com_content&view=article&id=425:bn-shaktan-oence-siyer-yazar-var-m&catid=38:haziran-2012&Itemid=118. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2013. 
  30. ^ Watt (1953), pp.1–2
  31. ^ Watt (1953), pp. 16–18
  32. ^ Bkz:
    • Esposito, Islam, Extended Edition, Oxford University Press, pp.5–7
    • Kuran 3:95
  33. ^ Bkz:
    • Louis Jacobs(1995), p.272
    • Turner (2005), p.16
  34. ^ a b c d e f g h Yücel 2012, sayfa 7/38
  35. ^ An Introduction to the Quran (1895), p. 182
  36. ^ F. E. Peters (2003), p. 9.
  37. ^ Esposito (1998), p. 12; (1999) p. 25; (2002) pp. 4–5
  38. ^ a b Alford Welch, Muhammad, Encyclopedia of Islam
  39. ^ Yücel 2012, sayfa 30/38
  40. ^ Sahih-Bukhari, Book 43, #658
  41. ^ Sahih Bukhari Book 59, #641
  42. ^ Hisham Ibn Al-Kalbi – The Book of Idols. Translated by Nabih Amin Faris. Princeton University Press, pg. 21–22
  43. ^ "Muhammad," Encyclopedia of Islam and the Muslim world
  44. ^ See:
    • Holt (1977a), p.57
    • Lapidus (2002), pp 0.31 and 32
  45. ^ İbn-i Hişam, Sîre, c.1, s.1-3
  46. ^ İbn Sa’d, Tabakat, c.1, s.55-56
  47. ^ Belâzuri,Ensabü’l-Eşraf, c.1, s.12
  48. ^ Taberî, Tarih, c.2, s.172-180
  49. ^ Kâinatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı, Salih Suruç, Nesil Yayınları, sayfa 40, 2013ISBN 978-975-269-894-9
  50. ^ İbn-i Sâd Tabakat c. 1 s. 20, Müslim Sahih c. 7 s. 58
  51. ^ a b . 57. Islamic Review. 1969. http://aaiil.org/text/articles/islamicreview/1969/02feb/islamicreview_196902.pdf. Erişim tarihi: Temmuz 2013. 
  52. ^ http://archive.org/details/elementsofjewish00burnuoft
  53. ^ http://journals.cambridge.org/action/displayAbstract?fromPage=online&aid=3863868&fulltextType=RA&fileId=S0041977X00049016
  54. ^ Cahiliye dönemi Arap takvimi
  55. ^ Son peygamber sorularla peygamberimiz
  56. ^ a b c SURUÇ, Salih (2005). Peygamberimizin Hayatı. İstanbul: Nesil Yayınları. ISBN 975-408-019-4 c. 1 s.54-68. 
  57. ^ http://arastirmaciyazarlar.com.tr/popup/haber-yazdir.asp?haber=14#_Toc97344014 arastirmaciyazarlar.com.tr
  58. ^ Yücel 2012, sayfa 9/38
  59. ^ Kur'ân-ı Kerim ve Türkçe anlamı(Meal),syf.596, Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara,1985
  60. ^ Dini Kavramlar Sözlüğü. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. 2010. ISBN 9789751936837. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/basiliyayin/dinikavramlaroku.asp?id=1949&harf=%DC. Erişim tarihi: 12 Temmuz 2013.  T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı-Dini Kavramlar Sözlüğü
  61. ^ http://www.muhammedmustafa.net/tr/altsayfavecdiakyuz.php?sayfa=yazilar/vecdiakyuz/ummi
  62. ^ Buhârî, Bed'u'l-vahy, 3
  63. ^ Din bilimleri dergisi İslam öncesi Arap toplumunda hikaye kültürünün bilinebilirlik durumu
  64. ^ http://www.islamic-awareness.org/Quran/Sources/BBwaraqa.html
  65. ^ http://www.aliaksoy.net/2007/03/01/ummi-peygamberin-okur-yazarligi/
  66. ^ http://answering-islam.org/Hoaxes/illiterate.html
  67. ^ http://www.tevhidnesli.de/AL%26%23304%3B-KURAN-h-I.htm
  68. ^ Buhari,Sahih, c.1,s.7.
  69. ^ SURUÇ, Salih (2013). Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı. İstanbul: Nesil Yayınları. ISBN 978-975-269-894-9 370.baskı s.157. 
  70. ^ Buhari,a.g.e., c.1, s.7
  71. ^ SURUÇ, Salih (2013). Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı. İstanbul: Nesil Yayınları. ISBN 978-975-269-894-9 370.baskı s.159. 
  72. ^ http://hadis.ihya.org/kutubusitte/konu/748.html
  73. ^ http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/303.pdf
  74. ^ Encyclopedia of Islam and Muslim World (2003),p.482
  75. ^ http://www.risaleara.com/oku.asp?a=makdis&id=884 Said Nursi, Mektubat , s.180
  76. ^ Buhârî, Fadlü's-Salât, 20/1, Hadis no: 1190
  77. ^ Sahih, Buhari (1960). İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ,. c. 3,. Beyrut. ss. s. 91. 
  78. ^ İbn-i Sâd Tabakat c. 2 s. 254
  79. ^ Kılıç, Mustafa Cemil (17 Ekim 2012). "En Yüce Dosta Doğru". haberiniz. http://www.haberiniz.com.tr/yazilar/koseyazisi64716-En_Yuce_Dosta_Dogru.html. Erişim tarihi: 29 Mayıs 2013. 
  80. ^ Yazır, Elmalılı Muhammed Hamdi (2011). Hak Dini Kur'an Dili. 4. İstanbul: Hisar Yayınevi. ss. 141. ISBN 9789757422174. 
  81. ^ Sahih-i Buhârî, Tıp Kitabı, Ledüd Bâbı, Sahih-i Müslim, Selam Kitabı, Ledüd ile Tedavinin Mekruhluğu Bâbı, Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c.6, s.118, Sünen-i Tirmizi, c. 3, s. 265
  82. ^ Madelung, 1997 s. 62.
  83. ^ Bu duruma dair her iki tarafın düşüncelerini savunmakta kullandığı hadislere şu siteden ulaşılabilir: Sahih Buhari Book 80 (İngilizce)
  84. ^ Aleem, Shamim (2007). "12. Mothers of Believers". Prophet Muhammad(s) and His Family. AuthorHouse. ss. 85. ISBN 978-1-4343-2357-6. 
  85. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; ReferenceA isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  86. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; ReferenceB isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  87. ^ Nicholas Awde (2000), p.10
  88. ^ Watt (1974) p. 231

Bibliyografi[değiştir | kaynağı değiştir]

Ansiklopediler[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]