Kamer Suresi
| Sınıfı : Mekki | |
| İsmin Anlamı | ay |
| Başka isimleri | |
| Sure numarası | 54 |
| Geliş Zamanı | |
| İstatistikleri | |
| Ayet Sayısı | 55 |
| Kelime Sayısı | 342 |
| Harf Sayısı | 1438 |
| Konuya göre ayet dağılımı |
|
Kamer Suresi (Arapça: سورة القمر) Kur'an-ı Kerim'in 54. suresi.
Mekke devrinin ilk yıllarında Tarık Suresi'nden sonra nazil olmuştur. Sure 55 ayetten oluşur. Sure adını ilk ayetinde ayın iki parçaya bölünmesinden bahsedildiği için Arapça’da ay anlamına gelen kamer kelimesinden almıştır.
Kamer Suresi'nde, kıyamet gününden, peygamberleri yalanlayan çeşitli kavimlerin cezalandırılmasından, inkarcılara yönelik ikazlardan, Allah’ın emirlerine uyanların cennete gideceklerinden bahsedilir. Kamer suresinin başlangıç bölümü islam öncesi döneme ait "muallakat şairleri"nden İmr'ul Kays'ın şiiriyle neredeyse birebir aynıdır. Şair aşık olduğu kadının güzelliği karşısında dolunay şeklindeki Ay'ın utancından ikiye yarılmasından bahseder.
Ayın Parçalanması Olayı: Rivayetler hicret'ten beş sene evvel Mekke'de bir akşam vakti dolunay hâlindeki ay'ın peygamberin işareti üzerine ikiye bölündüğünü, parçalardan birinin dağın üstünde, diğerinin de dağın önünde bir müddet durduğunu, sonra iki parçanın birleştiğini ve ay'ın tekrar eski hâline döndüğünü bildirmektedirler. Bazı rivayetçiler daha ileri giderek parçalardan birinin Peygamberin abasının yakasından girip kolundan çıktığını ileri sürmüşlerdir.
Muteber kabul edilen Buharî, bu olayla ilgili rivayetlere, kitabının "Tefsir", "Peygamber'in Alâmetleri", "Menkıbeler" ve "Ensârın Menkıbeleri" bölümlerinde tekrar tekrar yer vermiştir:
İbn-i Mes'ud (r.a) şöyle demiştir:"Resulullah (a.s) zamanında ay iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın üstünde, bir parçası da önünde idi. Bunun üzerine resûlullah (a.s), "Şâhit olunuz!" buyurdu. Buharî, "Tefsir Kitabı", no:385.
İbn-i Abbâs (r.a), "Peygamber zamanında ay yarıldı" demiştir. Buharî, "Tefsir Kitabı", no:387
Bize Şeyban, Katâde'den tahdis etti ki, Enes b. Mâlik (r.a), "Mekke ahâlisi Peygamber'den kendilerine bir mucize göstermesini istediler. Peygamber de onlara ay'ın yarılmasını gösterdi" demiştir. Buharî, "Tefsir Kitabı", no:388.
Gerek yukarıda nakledilenler, gerekse diğer hadis kitaplarındaki rivayetler, olayın İbn-i Mes'ud, Enes b. Mâlik, Abdullah b. Ömer, Cübeyr b. Mut'im, Abdullah b. Abbâs ve Ali tarafından anlatıldığını bildirmektedir. Fakat olayın vuku bulduğu tarihte, [hicret'ten beş şene önce] bu kişilerden Abdullah b. Ömer altı-yedi yaşlarında idi, Enes b. Mâlik ve Abdullah b. Abbâs ise henüz doğmamışlardı. O yıllarda Ali'nin de çocuk yaşta olduğu hatırlanacak olursa, sadece İbn-i Mes'ud'un reşit yaşta olarak olayı görmesi mümkündür. Yani, İbn-i Mes'ud bir tarafa bırakılacak olursa, böyle ciddî bir konu henüz o tarihte anasından doğmamış veya beş-altı yaşlarında olan çocukların anlatımları ile aktarılmış olmaktadır.[1]
| Tarihsel önce: Tarık Suresi |
Tarihsel sonra: Sad Suresi |
|
| Kur'an da sırası: | ||
|
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 |
||
Kaynak hatası: <ref> etiketleri var, ama karşılık gelen <references/> etiketi bulunamadı. (Bkz: Kaynak gösterme)
