Allah

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Allah (Arapça: Bu ses hakkında  ), İslam ve diğer Arapça konuşan Ortadoğu orijinli İbrahimi dinlerde tek; zıddı, benzeri ve ortağı olmayan yaratıcının adıdır.

"Allah" adı, İslamda Tanrı’nın özel adı kabul edilir. Allah ismini aynı anlamda Mizrahi Yahudiler, Bahailer, doğuda yaşayan Ortodoks ve Katolik Hıristiyanlar da kullanırlar.[1] Müslümanlar, Allah lâfzının ardından Celle Celaluhu (C.C.) veya Teâla (Yüce) gibi övücü sözler kullanırlar.

Etimolojisi[değiştir | kaynağı değiştir]

Allah sözcüğünün el-ilah ya da el-laha kelimelerinin hecelerinin zaman içerisinde kaynaşması ile türemiş olduğu düşünülmektedir.[2] Sözcüğün orijini konusunda daha farklı açıklama ve yaklaşımlar da bulunmaktadır.[İng Wikipedia El [3]] [4][ [Arapça]] ile akraba olan dillerde ise "İlâh" kelimesi benzer şekillerde seslendirilir; İbranice Tanrı anlamına gelen "Eloah אלה", Keldanice "Laha", Aramice "Elāhā", ya da Süryanice "Alāhā" gibi.

İslam'da Allah inancı[değiştir | kaynağı değiştir]

Tek ve benzersiz Allah inancı İslam'ın temeli ve İslami inanışın esasını oluşturur. Kur'ân'da Allah, Allah inancı ve Allah'ın sıfatları geniş olarak işlenmiş, din bilginleri Allah'ın isimleri ve sıfatlarını tanımlamışlardır. "Allah" lafzı Kur'anda 2699 defa tekrarlanır. İhlas Suresi, İslâmî Allah inancının esaslarını konu alır:

De ki, Allah tek ve benzersizdir. Allah'ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Doğmamış ve doğrulmamıştır. O'nun dengi, misli olmadığı gibi zıddı da mevcut değildir.

Allah'ın varlığı ve birliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Tevhid (din)

Kelâmcılar; Allah'ın varlığının ispatı ve sıfatları kelamcılar arasında uzun tartışmalara konu olmuştur. Kelâmcılar Allah'ın mahiyetinin bilinemeyeceğini, ne olmadığının ise bilinebileceğini ifade ederler. Buna göre Allah'ın benzeri olmadığı gibi, zıddı da yoktur. İslâm inancında bu sebeple “iyilikler Allah'tan bilindiği gibi kötülükler de Allah'tandır” denilir.[kaynak belirtilmeli] Kelâmcılar Allah'ın varlığını kanıtlama amacıyla bazı önermeler saymışlardır;

  • Hudus delili; "Evrendeki her şey sonradan olduğuna göre bunların öncesinde ve bunların hepsine sebep (ilk sebep) olan bir varlık olmalıdır".
  • Nizam delili; "Evrendeki nizam bir nizam kurucunun varlığını kanıtlar"
  • İmkan delili; Evrendeki herşeyin olması da mümkündür, olmaması da. Bu kuralın bir istisnası olmalıdır, yani yokluğu imkansız olan, O Allahtır"
  • İlm-i evvel delili; Evrendeki herşey ilim (ilk ya da ön bilgi) ile var olabilir. Bu bilgiye sahip birisi olmalıdır"
  • Kabul-u amme delili; "Herkes tanrının varlığını kabul eder, öyleyse vardır"

Diğerleri; İbda delili, İhtira delili, Burhan-i Inni (Eserden muessire), Burhan-i Limmi (Muessirden esere), Burhan-i Temanu, Burhan-i Telazum

Zati sıfatlardan olan vahdaniyyet, İslami literatürde, Hıristiyanlıkla ilgili en bariz farklılığı oluşturması nedeniyle, önemli yer tutar. İhlas suresinde formüle edilen şekliyle, Allah birdir (sayı olarak - vahidiyyet), ve benzersizdir. (mahiyyet-i nefs-ül emriyesi itibariyle - ehadiyyet).

Allah'ın isimleri[değiştir | kaynağı değiştir]

“Allah’ın isimleri”, "Allah'ın 99 ismi", El Esmâ ül Hüsnâ / En Güzel İsimler), Kur’an ve Hadislerde Allah’a izafe edilen fiil veya sıfatlardan türetilmiş veya doğrudan Allah'ı ifade amacıyla kullanılmış olan isimlerdir. Sayıları 99’la sınırlı olmamasına rağmen İslami mistisizmde meşhur olan 99 tanesi bir araya getirilerek çeşitli ritüel ve dualarda kullanılır.[5]

İslam toplumunda Allah’ın isimleri bu 99 isimden ibaret değildir. Bunların dışında Hüda, Hazreti Yezdan, Çalab gibi isimler de Allah’ için kullanılırlar. İsimlerin bir kısmı Arapça dışından gelen Muarreb isimlerdir; Rahman, Hüda (Hadi isminin kaynağı), Aziz (Aziz ve Muiz isminin kaynağı) vb.[6]

İhlas suresinde geçen ve Allah’ı anlatmak için kullanılan Ahad, Samed kelimeleriyle diğer surelerde geçen Aziz, Rahman gibi isimler ise islam öncesi dönemde Ortadoğu ve komşuluklarında tapınılagelmekte olan bazı tanrılara verilmiş olan isimlerin aynısı veya yakın fonetiğe sahip olmaları dolayısıyla tektanrıcılık açısından eleştirilen isimlerdir.

Muazzez İlmiye Çığ bir örnekle bunun tek tanrıcılığa giden yolda gerçekleştirilen değişimlerden birisi olduğunu kaydeder.[7]

Allah'ın sıfatları[değiştir | kaynağı değiştir]

İslam teolojisinde Allah inancı, Allah'ın mahiyyet-i nefs-ül emriyesişeklinde ifade edilen vücudu veya varlığı, şuunatolarak ifade edilen fiilleri, isimleri, sıfatları ile zengin biçimde ele alınmıştır. İslamda Allah inanışı temelde benzer olsa da, diğer tek tanrılı (monoteist) dinlerle bazı farklılıklar gösterir.

İslam inancına göre Allah'ın kendisi bilinmez, Allah'ı bilmek, sıfatlarını bilmekle olur. Mezheplere göre farklılık arzetmekle beraber, Allah'ın sıfatları uluhiyetin ayrılmaz gereği olarak kabul edilen zati ve subuti sıfatlardan oluşur;

Zati sıfatlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Allah'tan başkasında kemaliyle olmadığına yahut sadece Allah'ta kemaliyle mevcut olduğuna inanılan ve noksan izafe edilemeyecek sıfatlardır. Varlığının vacib (şart) olması (vücud, İbn-i Sina'ya ait tabirle (vâcibülvücûd), ezeli oluşu (kıdem), bâki oluşu (beka), tek ilah oluşu (Vahdaniyyet), varlıklarına benzememesi (Muhalefetun lil havadis), hiçbir şeye ihtiyacı olmaması, kendi nefsi ile kaim olmasi (Kıyam bi nefsihi).

Subuti sıfatlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Allah'ın mahiyyet-i nefs-ül emriyesinde sabit ve daimi olan, ancak yaratıcıda var olan sıfatları anlaması amacıyla, insana ve diğer canlılara, şuur sahiplerinin idrakine Allah'ın sıfatlarının tecelli ederek gösterilmesi anlamında Allah tarafından verildiğine inanılan sıfatlardır. Hayat sahibi oluşu, İlim sahibi oluşu, işitmesi (Semi), görmesi (basar), irade etmesi, bir şeyi dilemesi (İrade), gücünün yetmesi (kudret), söz söylemesi (Kelam) olarak sıralanabilir.

Yaratma (Tekvin) sıfatı da subuti sıfatlardan kabul edilmiştir, zira Allah'ın yaratması irade etmesi ile olur, yaratmamayı irade etmesi Uluhiyetine noksan getirmez.

Antropomorfizm[değiştir | kaynağı değiştir]

(Ayrıca bakınız;Müşebbihe)

Kelâmcılıkta antropomorfizm (tanrının insana benzetilmesi) Müşebbihe olarak tanımlanır ve kesinlikle İslam dışı kabul edilerek reddedilir.[8] Tevrat’taki "Yakup ile güreşe tutuşan Tanrı" (Hoşea 12:3) ve Hıristiyanlık üçlemesindeki "Baba Tanrı" figürü şiddetle eleştirilir. Kelâmcılar Kur'an ve kudsi hadisler gibi İslami kaynaklarda kullanılan “Allah’ın eli” Allah’ın yüzü” " Allah'ın arş (dipnot) (taht) üzerinde oturması" (Taha-5 ve Araf 54) "insanın Rahman suretinde yaratılması" [9][10] gibi ifadelerle Allah'ın işitmesi, görmesi gibi ifadeleri mecaz veya mahiyeti bilinemeyen ifadeler olarak tanımlarlar.[11] Allah'ın esma-ül hüsna’da geçen Mütekebbir (kibirlenen), Sabur (Sabreden), Müntakim (intikam alan) gibi bazı isimleri ise antropomorfizm açısından oldukça zorlayıcıdır.

Hallâc-ı Mansûr'un görüşleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Hallâc-ı Mansûr'a göre ise Müşebbihe i'tikadî mezhebindeki görüşlere benzer fikirlere inanmak büyük günahlardan sayılmakta ve neticede kişiyi "tevhîd" i'tikadının dışına iterek, O'nun varlığının inkârına kadar sürüklemekteydi.[12][13]

Dipnot[değiştir | kaynağı değiştir]

Arş; Kelamcılar tarafından mahiyeti bilinemeyen taht olarak ifade edilir. Ayrıca Baal Tapınağı'nda Baal'ın oturduğu tahtın adı [14] ve Palmirada bir tanrının adı Arş (Arşu, Arsu) olarak geçer.[15]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ http://tr.scribd.com/doc/80277758/oh-my-gods#outer_page_189
  2. ^ http://www.nisanyansozluk.com/?k=Allah
  3. ^ http://en.wikipedia.org/wiki/El_(deity)
  4. ^ http://www.bible.ca/islam/islam-moon-god-allah.htm
  5. ^ http://www.konevider.org/docs/esma-i-husna.pdf Akademik çalışma Dr Ramazan SÖNMEZ N.Erbakan Ün.Yabancı Diller Yük.Ok.Öğr.Gör.
  6. ^ http://books.google.com.tr/books/about/The_Foreign_Vocabulary_of_the_Qur_an.html?id=YTg4bdQSeLQC&redir_esc=y
  7. ^ http://www.turuz.info/Dil/0184-Sumerle%20turkler-muezziz%20ilmiye%20chigh%20(51d)(2.212KB).pdf
  8. ^ http://www.osmanlicaturkce.com/?k=muhta%E7&t=@@@&s=1
  9. ^ Buhari İstizan, 1
  10. ^ Müslim 1, 115
  11. ^ http://www.risaleakademi.com/guencel/alntlar/risale-i-nur/2098-24-mektubun-erh-ve-zah
  12. ^ Öztürk, Yaşar Nuri, En-el Hak İsyanı – Hallâc-ı Mansûr (Darağacında Miraç), Cilt 2, Sahife 187, Yeni Boyut, 2011. (Tâ-Sîn âyetinin izâhatı ve İslâm'da "tevhîd" i'tikadının müdafası için, Hallâc-ı Mansûr “Tâvasîn” adlı meşhur eserini yazmıştır.)
  13. ^ Massignon, Louis, Hallâc-ı Mansûr’un “Kitâb’ût-Tavâsîn” adlı eserinin Farsça’dan tercüme şerhini yapan Zuzbâhan Baklî’nin eseriyle birlikte hazırlattığı tetebbunâmesi.
  14. ^ http://es.scribd.com/doc/52812852/Ni%C5%9Fanyan-Sozluk-Sozlerin-Soya%C4%9Fac%C4%B1-Turkce-Etimolojik-Sozluk-Nisanyansozluk-com
  15. ^ http://books.google.com.tr/books?id=KvZ7K5KWbuoC&pg=PA120&lpg=PA120&dq=arsu+ar%C5%9F+palmira&source=bl&ots=MzqmjulpUu&sig=8d2uXRqj2RxS-VI3L6X5QEywSKA&hl=tr&sa=X&ei=lehyT-r5Doup8AOIyqV2&ved=0CCIQ6AEwAQ#v=onepage&q=arsu%20ar%C5%9F%20palmira&f=false