Yunus (peygamber)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Yunus (İbranice: יוֹנָה, Arapça: يونس, Latince: Ionas); Kur'an´da adı geçen, Musevilik, Hıristiyanlık, İslam ve Bahailik´te Tanrı'nın elçisi ve kutsal sayılan bir kişidir.

Yunus ve balık tasviri Gothic-dönem Dom St. Peter Worms, Almanya.

Tevrat’ta Yunus’un hikâyesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Yunus’u anlatan Kitab-ı Mukaddes’teki Yunus Kitabının, Yunus’un yaşadığına inanılan dönemden sonraki dönemlerde kaleme alınan ve Midraş türü eğitim amaçlı bir kitap olduğu kabul edilmektedir. Bundan dolayı Tevrat’a ait olan kıssanın tarihi bir gerçekliği olmadığı, eğitim veya nasihat amaçlı olduğu ileri ifade edilir.[1][2]

Yunus'un elçi tayin edilmesi, kaçması ve denize atılması[değiştir | kaynağı değiştir]

RAB bir gün Amittay oğlu Yunus’a, “Kalk, Ninova’ya, o büyük kente git ve halkı uyar” diye seslendi. Ne var ki, Yunus RAB’bin huzurundan Tarşiş (Tarsus)’e kaçmaya kalkıştı. Yafa’ya inip Tarşiş’e giden bir gemi buldu. Ücretini ödeyip gemiye bindi……..

Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı. Gemiyi hafifletmek için yükleri denize attılar. Birbirlerine, “Gelin, kura çekelim” dediler, “Bakalım, bu bela kimin yüzünden başımıza geldi.” Kura çektiler, kura Yunus’a düştü. Sonra Yunus’u kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti. Bu arada RAB Yunus’u yutacak büyük bir balık sağladı. Yunus üç gün üç gece bu balığın karnında kaldı. Yunus balığın karnından Tanrısı RAB’be dua etti: RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus’u karaya kustu. Yunus kente girip dolaşmaya başladı. Bir gün geçince, “Kırk gün sonra Ninova yıkılacak!” diye ilan etti. (Yunus 1, 2 ve 3)

Üzerine ot bitirilmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Yunus kentten çıktı, kentin doğusundaki bir yerde durdu. Kendisine bir çardak yaptı, gölgesinde oturup kentin başına neler geleceğini görmek için beklemeye başladı. RAB Tanrı Yunus’un üzerine gölge salacak, sıkıntısını giderecek bir keneotu sağladı. (Keneotunun kuruması Yunus’u öfkelendirdi.) Tanrı, “Keneotu yüzünden öfkelenmeye hakkın var mı?” dedi. Yunus, “Elbette hakkım var, ölesiye öfkeliyim” diye karşılık verdi.

Hikâyenin sonu[değiştir | kaynağı değiştir]

Ninova halkı Tanrı'ya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı. Tanrı Ninovalılar'ın yaptıklarını, kötü yoldan döndüklerini görünce, onlara acıdı, yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti. (Yunus Kitabı 3)

İslami anlayışta Yunus[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur'anın Yunus Suresi adını bu peygamberden alır ve hikayenin ayrıntıları hakkında Saffat suresinde bilgi verilmektedir. İnanca göre Yunus Ninova halkına gönderilen peygamberdir ve azaptan kurtulan tek halk Ninova halkıdır. Azap yaklaşmaktayken tövbe ettikleri ve tövbelerinin Allah tarafından kabul edilerek affedildiklerine inanılır.

Ninova halkına peygamber olarak gönderilen Yunus, 33 yıl onları tanrının dinine davet etmiş, kendisine bu süre içerisinde sadece iki kişi inanmıştır.[3][4]. Bu durum kendisinin canını sıkmış, Tanrı'nın izni olmadan Ninova'dan ayrılıp Akdeniz’e kadar giderek bir gemiye binmiştir.

Hikâyeye göre Yunus’un bindiği gemi denizin ortasına geldiğinde fırtına çıkar, gemidekiler orada günahkâr birinin olduğunu, O'nu denize atarak fırtınadan kurtulacaklarını düşünürler. Çekilen kur'a Yunus peygambere çıktığı için denize atarlar ve (Saffat 141-146) O'nu büyük bir balık yutar. Yunus hatasını anlayıp balığın karnında dua eder ve duası kabul edilir.[5] Ama balığın karnında bizi andı, tespih etti, biz de onu hasta bir halde ağaçsız, boş bir yere attık ve üzerine kabak türünden bir ağaç bitirdik.” (es-Saffat 145- 146)

Balık Yunus’u sırasıyla Nil nehrine, Fars denizine, el-Betâik Denizi'ne ve Dicle'ye götürüp, Nusaybin topraklarında düz ve geniş bir yere atar.[6] Bir başka rivayete göre, balık O’nu önce Eyle’ye sonra Dicle’ye götürmüş, sonra da Ninova’ya atmıştır.[7][8] Yunus tekrar kavmine döndürülür ve 100 bin kişi O’na inanır.

Yunus hikâyesinde balığın dolaştırdığı yerlerin Süveyş Kanalının bulunmadığı bir dönemde coğrafi olarak bağlantısız oluşu rivayetlerin tutarsızlığını ortaya koymaktadır.[1]

Hikâyenin durumu yorumcuları ayetlerin dış anlamlarına aykırı yeni açıklamalar yapma çabalarına itmiştir. Buna göre hikâye hayaldir ya da rüyadır veya alegoriktir; Hikâyedeki balık bir teknedir veya bunalımın Yunus’u yutması kastedilmektedir.[9] Konuya bir başka yaklaşım ise hikâyeyi kısaltarak vermek ve rasyonalize etmektir. Örnek olarak; “Hazret-i Yunus Aleyhisselâm'ın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümid kesik bir vaziyette münacatı, ona sür'aten vasıta-i necat olmuştur”.[10]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b http://www.dinbilimleri.com/Makaleler/506728657_0702050271.pdf
  2. ^ http://www.jewishencyclopedia.com/articles/8751-jonah-book-of
  3. ^ İbn Esir, el-Kâmil, Beyrut 1965, I, 360
  4. ^ Sahihi Buhâri ve Tecridi Sarih Tercümesi, IX, 152
  5. ^ el-Maverdî, en-Nuketu ve’l-Uyûnu, Beyrut 1992, III, 465
  6. ^ Râzî, XXVI, 165
  7. ^ Taberî, XXIII, 125
  8. ^ Kurtubî, XV, 80
  9. ^ http://en.wikipedia.org/wiki/Jonah.
  10. ^ Bediüzzaman Said Nursi Lem’alar, 1. Lema