Kelâm

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

Allah-eser-green.png
İslam

İnançlar

Allah

Allah'ın varlığı ve birliği
Melekler
Kutsal kitaplar
Muhammed peygamber ve
diğer İslam peygamberleri
Ahiret
Kader

Temel ibadetler

Şehadet etmek
Namaz kılmak
Zekât vermek
Oruç tutmak
Hacca gitmek

Özel günler

Ramazan Bayramı
Kurban Bayramı

Metin ve tüzeler

Kur'an

Sünnet · Hadis
Fıkıh · Şeriat · Kelam
Tasavvuf

Tarih ve kişiler

İslam'ın zaman dizini
Ehlibeyt · Sahabe
Sünnilik · Şiilik · Haricîlik
Dört Halife · On İki İmam

Kültür ve toplum

Abdest · Bayramlar · Bilim
Camiler · Felsefe · Fitre
Kurban · Mezhepler
Nüfus · Sadaka · Sanat
Takvim · Tarikatlar

Diğer göksel dinler

Musevilik · Hristiyanlık

İslam portalı
 g  t  d 

Kelâm (Arapça: الكلام) veya kelam, bir İslam dini ilmi. İlm-i Kelâm (Arapça: علم الكلام).

İmani esasların aklı deliller kullanılarak izah ve isbat edilmesi temelinde gelişen İslami ilimdir. Başlangıç itibariyle Kelam, imanın esası olan Allah'a iman, Allah'ın sıfatları ile ilgilenmişse de, özellikle Gazali'den sonra bütün imani meseleleri kapsayacak genişlikte değerlendirilmeye başlanmıştır. Burada Gazali'nin Yunan felsefesinin tesirlerine karşı aldığı tavır önemli bir parametre olarak gözükmektedir.

Kelamcılar, Allah'ın varlığını delillerle izah etmeye çalışmakla beraber, delilin, kendisine delil getiren Zat'ın mahluku olduğunu kabul eder, ve akli delillerin sadece aklın nazarında müşkül hadiseleri çözmede bir alet olduğunu düşünürler. Yoksa, Allah'ın varlığının, neticede mahluku olan delillerle teyidine ihtiyaç yoktur. O her şeyden ayandır.

Mebde itibariyle fıkıh ilmi olarak mütalaa edilen kelam, daha sonra ilm-i tevhid olarak adlandırılmıştır. Fıkıh ameli meseleler üzerinde, kelam ise itikadi meseleler üzerinde yoğunlaşmıştır. Hz.Muhammed (S.A.V) zamanında bütün meseleler kendisi tarafından çözüldüğü için problem söz konusu olmamışsa da, sonraki dönemlerde Kuran ve Hz. Muhammed'(S.A.V)in yaşantısına göre içtihadlarda bulunmak zarureti hasıl olmuştur. Hicri birinci yüzyılın son çeyreğinde imani esaslardan kader konusu tartışılmaya başlanmıştır.

Bu süreç içerisinde itikadi mezhepler ortaya çıkmışlardır. Önemlilerinden:

ehl-i sünnet içinde kabul edilirken,

mezhebi ehl-i sünnet vel cemaat dışında mütalaa edilegelmiştir. Bunlar birbirlerinden Allah'ın varlığı, sıfatları, marifetullah, nübüvvet, nübüvvetin vasıfları, mucize, imammet, irade, kesb, hidayet, irtidad, doğru ve yanlışın tanımı, iman-amel münasebeti, ruh, kaza, kader gibi önemli konularda yer yer farklı görüşler ileri sürerler.