Abdest

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Abdest, Müslümanların, namaz gibi belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma ve temizliktir.[1] Kur'ana göre her namazın yanında bedensel temizlenme amacıyla belli organları yıkamak (gasil) ve meshetmek (mesih مسح)şeklinde anlatılır.

Etimolojisi[değiştir | kaynağı değiştir]

"Abdest" sözcüğü Türkçeye Selçuklular zamanında Farsça'dan geçmiştir. Anlamı "su tutmak"tır. âb (su) ve dest (tutmak, kavramak) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. İran ve bazı diğer Müslüman ülkeler ile İngilizce konuşan ülkelerde abdest yerine "vudu" kelimesi kullanılır. Abdest kelimesinin Yunanca "bir nesneyi bir sıvıya batırmak" anlamında, βάπτισμα (baptis) (vaftiz) sözcüğü ve "boyamak" anlamında βάπτειν (baptein) sözcüğü ile benzerliği de dikkate değerdir.

Abdest Kur'an' da gasil veya gusül (Arapça: غسل) olarak geçer. Bu sözcük, Arapça'da "bir sıvıyı bir nesne üzerinden akıtmak, koku sürünmek" anlamlarına gelir. Bazı hadisçiler ve fıkıhçılar vudû (Arapça: وضوء) kelimesini abdest anlamında kullanmakta ve gusül kelimesini boy abdesti için kullanmaktadırlar. Kur'an'da boy abdesti' için ıttıhar (Arapça: اطهار) yani taharlanma (temizlik) sözcüğü kullanılmaktadır.

Teyemmüm[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Teyemmüm

Fakihlere (fıkıh alimi) göre namaz kılmak için abdest yerine bazı durumlarda teyemmüm (Arapça: تيمم) yapılabilir. Ayrıca teyemmüm, hastalık, yolculuk, su bulmama/suyun olmaması veya erişilememesi gibi durumlarda boy abdesti yerine de yapılır. Kur'an'da teyemmüm yapmak için türâb تراب (toprak) sözcüğü kullanılmaz, bunun yerine said صعيد sözcüğü kullanılır ki bu sözcük "toz, toprak, taş vs." anlamına gelmektedir.

Abdest Ayeti[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur'anda;

"Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yıkayın; yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı meshedin, ve topuklara kadar ayaklarınızı. (dipnot) Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin."(Maide Suresi:6)

Ayetin ayakları anlatan “ercüleküm” kelimesinin okunuşu kıraat mezhepleri arasında ihtilaflı bir konudur. Kelime iki şekilde okunabilir; ercüleküm şeklinde okunduğunda abdest alırken ayakların yıkanması gerektiği anlaşılır, ercüliküm şeklinde okunmasında ise ayakların yıkanmıyacağı, sadece meshedileceği anlaşılır.[2]

Ayette kullanılan vücûhe küm (vecihleriniz, Arapça: وجوه كم) ibaresi, başın ön yanı için kullanılır, bu yüzden başta saçların döküldüğü ön kısım, yüz, boyun altı demektir. Baş sıvazlanırken, ayette sınır koymadığı için, baş adlı organın başın ön yanı dışındaki her yanı, kulaklar, ense, boyun sıvazlanır.[3]

Abdestin hükümleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Fıkıh alimleri, Kuran ve Sünneti referans göstererek abdestin hükümlerini (farz, sünnet, mendup, müstehab, mekruh vs.) şunlar olarak belirtirler:

Abdestin farzları[değiştir | kaynağı değiştir]

Sünni alimlere göre abdestin farzları dörttür:

  • Başın dörtte birini meshetmek, yani ıslak elle sıvazlamak.
  • Kolları dirsekleriyle beraber yıkamak.
  • Yüzü yıkamak.
  • Ayakları (topuklarıyla beraber) yıkamak.

Şia alimlerden bazıları "ayaklara meshetmenin" abdestin farzlarından olduğuna, bazı alimler meshin farz, yıkamanın sünnet olduğuna, diğer bir kısmı ise her iki uygulamadan birisini yerine getirmenin yeterli olacağına inanmışlardır.[4]

Abdestin sünnetleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Niyet etmek
  • Eûzü ve Besmele ile başlamak
  • Evvela ellerini bileklerine kadar yıkamak
  • Misvak kullanmak
  • Bir âzâ kurumadan diğerini yıkamak
  • Ağzına ve burnuna üç kere su vermek
  • Kulağını meshetmek
  • Parmaklarını hilâllemek; yâni bir elin parmaklarını diğer elin parmakları arasına geçirip çekmek
  • Âzâları üçer kere yıkamak
  • Başını kaplama meshetmek
  • Abdesti tertip üzere almak; yâni abdest âzâlarını sırasıyla yıkamak
  • El ve ayaklarını yıkamakta parmak uçlarından başlamak
  • Abdest alırken okunacak birçok duâ olmakla beraber evlâ olan bütün âzâlarını yıkarken besmele çekip şehâdet getirmektir

Abdestin mekruhları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Sağ el ile sümkürmek
  • Abdest âzâlarından birini üç defadan az veya fazla yıkamak
  • Suyu yüzüne çarpmak
  • Güneşte ısınmış su ile abdest almak
  • Suyu çok az kullanmak veya israf etmek
  • Abdest alırken konuşmak
  • Sünnetlerini terk etmek

Abdesti bozan durumlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Nisa Suresi, 43 ayetine göre sekerat (şuuru yerinde olmamak: delilik/cinnet, esriklik/sarhoşluk, bayılmak-baygınlık, uyku-uyumak...) durumu ile boşaltım organlarından çıkış olması durumu namaza dolayısıyla da abdestin varlığına engeldir. Maide Suresi 6. ayetine göre namaz için abdest ya da teyemmüm şarttır.

  • Boşaltım organlarından idrar, kan, meni, gaita (dışkı), yel gibi katı, sıvı veya gaz çıkması,
  • Uyumak, delirmek, bayılmak, sarhoş olmak gibi idrak gücünün kaybedildiği durumlar,
  • Kanama,
  • Cinsî münasebet,
  • Ağız dolusu kusmak,
  • Teyemmüm almış birinin su bulması,
  • Gaz kaçırmak.

Özürlü abdesti[değiştir | kaynağı değiştir]

Normal abdest almasına engel bir durumu olan Müslüman'ın, rahatsızlığına göre farklı yönlerden eksik kalan abdesttir.

Vücudunun belli yerlerini tıbbi sebeplerden yıkayamayan insanlar normal abdest almaktan muhaf tutulur. Örnek olarak, kolu kırılan ve alçıya alınan kişi abdestini alır; ancak kolunu yıkayamadığından sadece alçının üstünü suyla mesh edebilir. O da zararlıysa, onu da yapmaz. Vücudunda devamlı kanayan yara olan Müslümanlar da özürlü abdesti alır. Buna göre, normal abdest alırlar, fakat bu abdestle sadece tek vakit namaz kılabilirler. Özürlü abdesti alan Müslüman'ın, tam abdest alan Müslüman'a cemaatle kılınan namazlarda imamlık yapması uygun görülmemiştir. [kaynak belirtilmeli]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Abdest hakkında dini bilgilerin bulunduğu bir websitesi