Hadis

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Hadisler (Arapça: اَلْحَدِيثْ ‎) veya Hadis-i Şerif (Ar.: اَلْحَدِيثِ اَلشَرِيفْ ‎), lügatte söz, haber, sonradan vücuda gelen şey anlamına gelen hadis dini terminolojide bir rivayet zinciri ile İslam Peygamberi Muhammed'e isnad edilen ve kendisinin değişik olaylar ve sorunlar karşısında veya Kur'an'ın âyetlerini açıklamak için söylediğine inanılan söz, fiil ve takrir (onaylama) leri ifade eder. Hadislerin toplanması, nakli ve eleştirisi ile ilgilenen kişiye hadisçi denir. Dinleyenlerin sayısı itibariyle, bilinen en kuvvetli hadis veda hutbesidir. Hadisler "rivayetçi imamlar" vasıtası ile İslami anlayışta Kur'andan sonra şeriatın ikinci ana kaynağı haline getirilmiştir.[1]

Tanımlama yapı ve kapsam[değiştir | kaynağı değiştir]

İslami terminolojide Muhammed'in (Kur'ân dışında) söylediği rivayet edilen sözler, yazdırmış olduğu mektuplar ve evrak, Muhammed'in vasıflarını, bir olay karşısında takındığı tutum ve tavrını anlatan rivayetler ve Muhammed'in hayatında vuku bulmuş bir olaya şâhid olanların sözleri, hadis kapsamını oluşturur.

Hadislerle ilgili kullanılan diğer bazı kelimeler de bulunur. Bunlardan haber Muhammed, arkadaşları (ashabı) ve takip eden nesle ait rivayetleri tanımlar. Eser sahabe ve tabiin döneine ait rivayetleri tanımlarken bazen aksine Muhammed hakkındaki rivayetler için kullanılır. Sünnet ise Muhammed'in veya erken dönem İslam toplumunun uygulama ve alışkanlıklarını tanımlamak için kullanılan kelimelerdir.

Kudsi hadis, Muhammed'in ağzından Allah'a atfen yapılan rivayetlerdir. Sözleri Kur'andan olmayan ilahi sözler olarak kabul görür.

Hadis kıssaları, bir kısmı Kuran'da da anlatılan, bazı hadis külliyatlarında Muhammed'in ağzından anlatılan mağara ağzını kapatan kaya (Ashab-ı kehf), "ala tenli, kel ve ama", yüz kişiyi öldürüp tevbe eden şahıs, borç alan kişinin deniz suyu üzerinde gönderdiği odun parçası, uhdud, İbrahim ve İsmail, "akşamları hazine malını avuçlayıp götüren cin" gibi ayrıntılı hikayelerdir. Bazı hadisçiler tarafından bu kıssaların Muhammed'e aidiyeti reddedilmemekle birlikte ders verme amacıyla anlatılan temsili (mesel, tr. masal) hikayeler oldukları da dile getirilmiştir.[2]

Şiiler Muhammed'in sözleri yanında masum kabul edilen imamların sözlerini de hadis kabul etmektedirler. Sünnilerin tüm sahabeyi güvenilir bulmalarına karşılık Şiilerde, sahabe ve tabiin tek tek ele alınır ve tarihsel süreçte Ali veya Ehli-beyt tarafında yer almayan veya karşıtları arasında yer alanlar güvenilmez bulunarak onlardan gelen rivayetler reddedilir. Sünni hadis kitapları Muhammed'in zamanından 200-300, şii hadis kitapları 400-500 yıl sonra yazılmışlardır.[3]

Bileşenleri ve özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisler isnad zinciri ve metin denilen iki bileşenden oluşur. İsnad zinciri veya Senet, rivâyet eden kişilerin adlarından oluşan, hadisçilerin, haberin doğruluğunu ve güvenilirliğini kanıtlama için kaydettikleri isimler zinciridir. Hadisi nakleden râvilerin, haberi kimden aldığını gösteren sıralı isim listesidir. Zincirin sonunda metin kısmı kaydedilir.

Hadisler, Muhammed'in zamanından (sünni kaynaklar 200-300, şii hadis kitapları 400-500 yıl) birkaç asır sonra yazılan ve Muhammed'e bir rivayet zinciri ile isnad edilen söz ve fiillerden oluşan sözlü kültür ürünleridir.[3] Bu rivayetlerde yer alan ve kayda geçiren kişilerin hafıza, dürüstlük ve iyi niyetlerine tamamen güvenme durumunda bile, sözlerin kapsamı ve bağlamıyla ilgili mana ile nakil, unutma, atlama, yanlış hatırlama, abartma, önemsizleştirme, yüceltme veya alçaltma gibi gerçeğin kısmen veya tamamen değiştirilmesi sonucunu doğuran problemlere rastlanması olasıdır. Hadisçilerin zincirdeki son kişiyi görme olanakları bulunsa bile, bir önceki nesle ait ve çoğunlukla ölmüş kişilerden oluşan rivayet zincirlerinin kullanılarak hadislerin doğrulanması veya yanlışlanması mümkün görülmemektedir. Hadisleri rivayet edenler, yazanlar ve dini kaynak olarak kullananlar bazı eleştirilerin hedefi olmuşlardır.[1]

Uydurma hadisler, Kurancılar uydurma hadislerle dolu binlerce hadis kitabı yazıldığından bahisle, bu hadisleri tanımlayıcı bazı önermeler ileri sürmüşlerdir.[4] Bunlardan bazıları:

  • Kur'an surelerinin faziletleri,
  • Aklı yeren hadisler.
  • Haftanın belirli günlerinde nafile namazları öven ve tavsiye eden hadisler.
  • Recep, Şaban, ve Aşure günüyle ilgili hadisler.
  • Ayşe'ye "Humeyra" (sarışın) diye hitap eden hadisler.
  • Kutuplar, gavslar gibi tarikat ve tasavvuf ve mezhep imamlarını konu alan hadisler.
  • Mehdi ile ilgili hadisler.
  • Gaybe ait, yani geleceğe dair tarih veren hadisler. (Şu tarihte şu olacak, şu gün şu olur gibi.)
  • Mürcie, Cehmiyye, Kaderiyye, Eş'ariyye mezheplerinden bahseden hadisler.
  • Kıyamet alametlerinin belirli aylarda ortaya çıkacağını haber veren hadisler.
  • "Ya Ali!" diye başlayan ve Ali'ye vasiyet niteliği taşıyan tüm hadisler.

(Ayrıca bakınız;Apokrif)

Dindeki yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur’an'ın farklı yorumları gibi hadislerin de farklı yorumlarının yapılması, hangi hadislerin kaynak kabul edileceği, hangilerinin edilmeyeceği gibi hususlar farklı fıkıh mezheplerinin oluşmasına yol açmıştır. Şii, Alevi ve Sünnilerin anlayışları farklı olduğu gibi, sünnilerin bağdat ekolü (Hanefi mezhebi) ile diğer ekoller (Ehl-i hadis, nakilciler) kendi içlerindeki yaklaşımları da farklılıklar göstermiştir. 7. yüzyılda aklı öne çıkaran Kelamcılar ile ehli-hadis arasında tartışmalar çıkmış ve hadisler sorgulanmaya başlanmıştır. Birbiriyle zıtlaşan akıl ile nakil arasında hangisinin tercih edilmesi gerektiği tartışmaları İslam coğrafyasında son dönemlere kadar devam etmiştir.

Sünni İslam anlayışında hadis Kur'anı açıklayıcı ikincil bir kaynak olarak düşünülür. İslam inançları, ibadet tefsir, siyer, fıkıh, tasavvuf ve tarikat gibi alanlarda yol gösterici, bazen de şeriat hükümlerinde olduğu gibi kanun belirleyici ve emredici olarak görülür. Bu anlayışta bir kısım hadislerin zayıf veya uydurulmuş olabileceği, ancak hadis imamlarının bu sözleri ayıkladıklarına inanılır. Sünni anlayış "Hayır, Rabbine andolsun ki anlaşmazlıklarda seni hakem kılıp verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar.(4:65),"Resûle itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. (4:80), "Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan da sakının! (59:7) gibi bazı Kur'an ayetlerine dayandırılır.

Ebû Hanîfe'nin mezarı, Bağdat

Ehli rey (akılcılar)[değiştir | kaynağı değiştir]

İmam Ebu Hanife ve takipçileri dinî görüşlerini oluşturmada diğer imamların aksine hadislerin sıhhatine daha az güvenmekte ve onlara az yer vermekteydi. Ebu Hanife rey ehli olarak bilinir, hadisleri sadece senet ve rivayet açısından değil, anlam açısından da kritiğe tabi tutar.[5] Mana açısından akla aykırı gördüğü ve Muhammed'e atfedilemiyeceğine inandığı hadisleri kabul etmez ve bu hadislere aykırı fetvalar vermekten çekinmezdi. Bu şekilde 200 kadar hadise aykırı fetvası bilinir ve bu yüzden bazı hadisçiler tarafından tenkit edilir.[6][7] Hadisleri kaale almayan ve Rey (Akıl ve görüş)'ci tutumu sebebiyle katledildiği düşünülen Ebu Hanife'nin mezhebi talebesi ve nakilcisi olan Ebu Yusuf eliyle kısa sürede hadisçi-nakilci bir çizgiye çekilmiştir.[1]

Ehli Hadis[değiştir | kaynağı değiştir]

Ahmed İbn-i Hanbel, Şafii ve İmam Malik gibi, hadisleri derleyen ve fıkhi görüşlerini bu rivayetlere dayandıran nakilcilerden oluşuyordu. Nakilciler rivayet zinciri açısından "sahih" gördükleri hadisleri muhkem nasslar olarak değerlendirirler ve akıl yönünden kritiğe tabi tutmazlar.

Rivayetçi eğilimlerin bir başka karakteristiği, halkın nezdinde hadislerin itibarını artırmak için hadis imamlarına insan üstü vasıflar yüklenmesidir. Bu rivayetlere göre hadis imamları milyonlarca hadisi ravi zincirleriyle birlikte hafızalarında tutabilirler. İmam Buhârî bir hadisi kaynağından almak için aylarca yolculuk yapar, ancak rivayet eden kişi bir atı kandırdığı için hadisi almaktan vazgeçer, şartlarına tamamen uygun bile olsa rüyasında peygamberi görerek, kaydettiği bütün hadisleri tasdik ettirir.

İmamiyye Şiiliği yalnızca 12 imam kanalıyla gelen söz ve rivayetleri dinî kaynak (hadis) olarak kabul etmektedir.[8] Bu anlayışta Muhammed'in sözleri yanında 12 imam'ın söz ve hikayelerine de hadis denilir.

Kurancılık[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed İkbal

Kur'ancı müslümanlar Kur'an merkezli İslâm'ı savunan bazı guruplardır. Bunlar için hadislerin herhangi bir dini değeri yoktur.[9] Bunlar da anlayışlarını Kur'anın kendisini "tam", "apaçık", "ayrıntılı" ve "mükemmel" olarak tanımlaması ve "Kuranda biz hiçbirşeyi unutmadık" benzeri ayetlerine ve hadislerle ilgili sorunlara dayandırırlar. Alevi islam anlayışında da sünni veya şii hadis kolleksiyonlarına herhangi bir değer atfedilmez.

Muhammed ikbal gibi bazı alimlere göre hadisler kanun kaynağı olarak kullanılamaz,[10] fıkıh usulünde ve inançla ilgili konularda kanıt olamaz.[11]

Batılı akademisyenlere (müsteşriklere) göre[değiştir | kaynağı değiştir]

Aloys Sprenger, William Muir ve Reinhart Dozy gibi müsteşriklere göre Buhari ve benzeri kaynaklarda yer alan hadislerin yarısı veya buna yakın kısmı güvenilebilecek materyallerdir. Ignaz Goldziher, C. Snouck Hurgronje, Henri Lammens, David Samuel Margoliouth ise hadislere bu kadar da güvenmemektedirler. Margoiouth'a göre sünnet başlangıçta İslam öncesi toplumun adetleri için kullanılan bir kavram iken, bu uygulamalara Muhammed'e atfedilmek suretiyle otorite kazandırılmıştır.[12]

Hadis tarihi ve başlıca raviler[değiştir | kaynağı değiştir]

Başlangıçta hadislerin yazılmasına karşı çıkılmış,[13] birkaç yüzyıl devam eden sözlü dönemden sonra bu tutum değişerek, neredeyse bütün duyumların ve rivayetlerin kaydedildiği, sonra da tasniflerinin yapıldığı zengin bir yazılı döneme geçilmiştir.

Ebu Hureyre'den rivayet edilen bir hadis ise şöyledir: "Biz hadis ya­zarken Hazreti Peygamber yanımıza geldi ve: "Yazdığınız şey nedir?" dedi. "Senden işittiğimiz hadisler", dedik. Hazreti Peygamber: "Allah'ın Kitabı'ndan başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah'ın Kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için dalalete düştüler", dedi."[14][15]

Ebu Said el-Hudrî'den rivâyet edilen bir hadis'te Muhammed'in;"Benden Kur’an haricinde hiç bir şey yazmayınız. Kur'an'dan başka benden bir şey yazmış olan varsa onu derhal imha etsin. Benden hadis rivayet ediniz, bunun bir mahzuru yoktur, benim söylemediğim bir şeyi kim bile bile bana isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın." dediği rivayet edilmektedir.[15][16][17] Hattabî, kitabında bu hadise işaret ederek Muhammed'in birbirine karışmaması için hadisle Kur'an'ın aynı sayfalara yazılmasını yasaklandığını ifade eder.[18]

Ancak Muhammed hadis yazması için bazı sahabiye hususi izin vermiştir.[19][20][21][22] Abdullah bin 'Amr' bunlardan birisidir.[23] Yine Yemen'li Ebû Şâh'ın hadisi de Muhammed'in hayatının son yıllarında hadislerin yazılmasına izin verdiğini göstermektedir.[24] Sonraki dönemlerde Kur'an ayetlerinin başka sözlerle karışması endişesinin ortadan kalkmasıyla Muhammed'in, "İlmi (hadisi) yazı ile tespit ediniz"[25] şeklinde hadislerin yazılmasına müsaade ettiğine inanılır. Sahabeden bazı kişilerin hadisleri Sahife denilen mecmualarda topladığı, ancak, dört halifenin hadis yazımına olumsuz yaklaşması ve bunların zamanla (Yahudi sözlü kanunları mişnada olduğu gibi) kutsanabileceği endişesiyle hadis mecmualarını toplatıp yaktırdıkları ve hadisin değil de sadece Kur'anın kaynak görülmesini istedikleri kaydedilmiştir.[26]

Hadislerin sistematik olarak yazılıp-toplanmasına tabiin zamanında başlandı. Muhammad ibn-i Muslim ibn-i Ubeydullah, hadisleri verimli bir şekilde anlatmıştır.[27] İbn-i Hacer'e göre İbn Şihab Zuhrî, ilk hadis toplayan kişidir ve Miladi 719 yılında Ömer bin Abdülaziz'in emriyle hadisleri toplamaya başlamıştır.”[28]

Hadisleri ilk olarak büyük ölçüde toplayarak bir araya getiren İmam Mâlik, bunları Muvattâ adlı eserinde toplamıştır.[29]

İmam Buhârî (810-869) ve diğer hadis imamları Muhammed'in ölümünden yaklaşık iki yüzyıl sonra, o zamana kadar rivayetlerle aktarılan bu "sözlü kültür ürünleri"ni toplayıp yazarak hadis külliyatlarını oluşturdular.

Sünnî ekol arasında güvenilen ünlü olmuş altı adet (Kütüb-i sitte) hadis külliyatı bulunur. Bunlardan Buhârî ve Müslim'in kitaplarına sahiheyn de denilir. Buhârî ve Müslim'in kitaplarında ortak olarak bulunan hadislere müttefekun aleyh denilir. Bazı hadis külliyatları ise yazarları tarafından Cami, Müsned, Mucem, Müstedrek, Mustahrec, Cüz, Tabâkat gibi isimlerle isimlendirilmişlerdir.

Hadis öğrenimi mecâlis denilen sohbet toplantıları şeklinde İslâm'ın ilk devirlerinde başlanmıştır. Eğitimin sistematize edilmesi özel medreselerin açılmasıyla başlamıştır. Hadis öğretimi yaptığı bilinen ilk dâru'l hadîs, Hicrî 6. yüzyılda (M 12. yüzyıl) Şam'da Sultan Nûreddîn Mahmud tarafından kurulan “en-Nûriyye” medresesi olup ilk idarecisi İbn Asâkir'dir. Bundan sonra Eyyûbî hükümdarlarından Nâsıruddin Muhammed tarafından H 622 (M 1225) Kahire'de “el-Medresetu'l-Kâmiliyye” kurulmuştur. H 626'da yine Şam'da el-Meliku'l-Eşref Ebu'l-Feth Musa b. Âdil “el-Medresetu'l Eşrefiyye” adlı ikinci bir dâru'l-hadis açıldı. Yine hicrî altıncı yüzyılda aynı yerde Emevî Camii içinde Seyfeddîn Muhammed bin Urve'ye nisbetle “Dâru'l-Hadîsi'l-Urviyye” adını taşıyan ve bir kütüphânesi olan başka bir hadis medresesi daha açıldı. Daha sonraları İslâm âleminin her tarafında dâru'l-hadisler yaygınlaştı.[30][31]

Başlıca raviler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ehl-i Sünnet'in hadis kitaplarında kendilerinden en çok hadis rivayet edilen sahabeler ve rivayet edilen hadislerin sayıları;[32][33]

Muhammed zamanında yazılan sahîfeler[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Sa'd b. Ub'ade el-Ensârînin sahîfesi.[34][35] Ancak Buhârî, bu sahîfenin Abdullah b. Ebî Evfa'nın sahîfesinin bir nüshası olduğunu söylemektedir.[36][37]
  • Semure b. Cündüb'ün sahîfesi.[38]
  • Câbir b. Abdullâh'ın sahîfesi.[39][40]
  • Abdullah b. 'Amr b. 'Âs'ın sahîfesi: Sahîfe-i sâdıka.[41][42] İbnu'l Esîr'in söylediğine göre bu sahifede bin hadis bulunmaktadır.[43]
  • Hicretin birinci yılında Muhammed'in kendisinin yazılmasını emrettiği sahîfe. Medinede'ki Yahudilerle yapılan antlaşmanın tedvîn edildiği sahîfedir.[44]
  • Abdullah b. Abbas'ın sahîfesi.[45]

Sünni ve şii hadis kolleksiyonları[değiştir | kaynağı değiştir]

Sünniler ve şiiler hadis tanımlarında ve güvenilir ya da güvenilmez buldukları raviler konusunda ayrıldıkları gibi temel kaynaklar olarak kullandıkları kolleksiyonlardada farklılaşırlar. Örneğin sünniler için Kütüb-i sitte temel kaynaklar iken şiilerde Al kafi, Alfakih, al tazhib ve Alistibsar gibi kaynaklar geçerli kabul edilir.

Hadis çalışmaları[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadis çalışmaları terminoloji, derleme, tasnif, rivayetçilerin değerlendirildiği çalışmalar vb. içerir. Hadisler, muhaddis denilen hadis âlimleri tarafından değişik sınıflandırmalara tâbî tutulmuşlardır. Ancak bu sınıflandırmalar mutlak olmayıp sınıflandırmayı yapan kişinin bilgi altyapısı, ön kabulleri, tanımları ve değerlendirmeleri gibi unsurlara dayanır. Bir dini otoritenin mütevatir, sahih veya muteber bulduğu hadis bir başka otoriteye göre zayıf, uydurma veya merdud olarak tanımlanabilir.[46][47] Ay'ın ikiye bölünmesi hadisleri bu bağlamda verilebilecek en net örneklerdendir.

Sınıfları;

a) Sözün atfedildiği kişi itibariyle ; Hadis ve kudsi hadis (söz Allah'a atfen Muhammed tarafından ifade edilir),

b) Rivayet zinciri sayılarına göre; Mütevatir (yaygın), Meşhur (ünlü), Âhad (tek bir kişiden nakledilen), Garîb (tek, tuhaf) haberler,

c) Rivayet zincirinin bütünlüğüne göre; Merfû (rivayet zinciri atlanarak nakledilmiş), Mevkuf, Maktu (Rivayet zinciri kesik).

d) Hadisçilerin, kabul edilebilir bulmalarına göre; Sahih, (gerçek, doğru, makbul, kabul edilmiş), Hasen (güzel bulunan), Zayıf, mevzu (uydurulmuş)

Hadis çalışmaları veya hadis ilmi usul ve esas'tan oluşan, Muhammed'in sözleri ile davranışlarını, eylemleriyle ilgili rivayetleri derleyen, düzenleyip sınıflandıran ve eleştiri kriterleri getiren ve bu kriterlere göre inceleyen çalışmalara verilen isimdir. Usul, hadislerin isnad zinciri, terminoloji, sözlerin sıhhat derecesi gibi konularla ilgilenir. Hadisi kimin rivayet ettiği, rivayet zincirinin kesintili olup olmadığı, ravinin güvenilirliği, metnin doğruluğu gibi konuları araştırır.

Alt dalları;

  1. Cerh ve Ta'dil, râvîyi ret veya düzeltmeyi (tâdîl) ele alır. Rivayet eden kişilerin birbirlerini görebilme ihtimalleri, ilk ravinin olayı görme ve şahit olma ihtimali gibi konular cerh ve tadilin konusudur.
  2. İlm-ul Ricâl, râvîlerin hayatını ele alır, adil ve akil olup olmadıklarını inceler. Kişileri tanıyan ve biyografi bilgilerine sahip kişilerin verdikleri bilgileri toplar.
  3. Hadis ihtilafı, çelişkili hadisleri ele alır
  4. İlel-il-hadis, hadislerin hastalıklı olup-olmadığını gösteren konuları tespit eder. Uslup, tarih, rivayetlerdeki tutarsızlık ve kopukluklar, ravilerden birinin güvenilmez oluşu vb. konular ilgi alanıdır.
  5. Garib-ul hadîs, hadislerde nadir geçen ve anlaşılması zor deyimleri araştırır. Bazı deyimler zaman içerisinde söyleyiş ve anlam kaymaları yaşamış olabilirler.
  6. Nasih ve Mensuh, hükmü kalkmış hadisleri araştırır.

Eleştiriler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sör Seyyid Ahmed Han

Hadislere uydurma olabileceği, ravilerinin güvenilirliği ve içerik noktasında eleştiriler bulunmaktadır:

Başlangıçta birkaç yüzyıl boyunca sözlü rivayetler şeklinde anlatılan hadisler, daha sonra yazıya geçirilen İslâm'ın "sözel geleneğini" oluşturmuşlardır. Muhammed'in ölümünü takip eden yıllarda konuşulan hadis sayısının birkaçyüz veya birkaçbin hadisi geçmediği, daha sonraki dönemlerde bu rivayetlerin hızla çoğaldığı ve milyonlara ulaştığı bilinmektedir.[48][49] Bu artış hadislere şüphe ile yaklaşan kesimler açısından da eleştiri konusu olmaktadır.

Geleneksel İslami düşünce tarzlarına karşı ilk ciddi ve sistematik hareketin kurucusu olarak nitelendirilen Seyyid Ahmed Han hadisler için Müslümanları bağlayan sözler olmadığını ifade etmiştir. [kaynak belirtilmeli] O'nun öğrencisi olan Şirag Ali ise daha ileri giderek neredeyse bütün hadislerin uydurma olduğunu ifade etmiştir.[50]

Gulam Ahmed Pervez ise hadisleri geçmiş asırların çarpıtılmış sözleri olarak yorumladı ve Kur'an öğretilerine aykırı olanlarının Muhammed'e atfedilmesine karşı çıktı. Pervez görüşleri dolayısıyla binin üzerinde ortodoks alim tarafından imzalanan fetva ile kafir ilan edildi.[51][52]

Goldziher'e göre hadis olarak rivayet edilen haberlerin Peygamber’le ilgisi yoktur. Bu rivayetler İslam’ın birkaç asır devam eden oluşum süreci içinde bu sürece katılan siyasi, ictimai, iktisadi vb. birçok faktörün belgeleridir. Müslümanlar Kur’an’da bulamadıkları pek çok konuyu, ayrıca kendi kanaatlerini ve doğru bulduklarını hadis formunda ifade etmişlerdir.[53]

Kassim Ahmad tarafından yazılan Hadith: A Re-evaluation kitabı, hadisleri ayrımcı, bilim, akıl ve kadın karşıtı olarak nitelemektedir.[50][54]

Edip Yüksel ise sünni gelenekte güvenilir olarak nitelenen hadislerden örneklerle, hadise dayalı din anlayışını eleştirmektedir.[55]

Dış okumalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c Uydurulan Din ve Kuran'daki Din
  2. ^ Bazı Hadis Kıssaları Üzerine Mülâhazalar
  3. ^ a b http://www.tevhidnesli.de/AL%26%23304%3B-KURAN-h-I.htm
  4. ^ http://www.istekuran.com/index.php?page=uydurulmus-hadisler-25-04-2006
  5. ^ SIDDÎKÎ, Prof. Dr. ZUBEYR (2000). KILICER, Dr. M. ESAD. ed (Türkçe) (PDF). İSLÂM HUKÛKUNDA HADİSİN YERİ. İcmâl Yayınları. ss. 113-117. 2000 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/1698/18140.pdf. Erişim tarihi: 2013-05-17. 
  6. ^ PALABIYIK, Doç. Dr. M. Hanefi; İLHAN, Mustafa (2009-01-10). "Ebu Hanîfe ve Hanefîlere göre hadîs". Burhan. 2009-01-10 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.burhandergisi.com/butun-yazarlar/49-doc-dr-m-hanefi-palabyk-mustafa-lhan/157-ebu-hanife-ve-hanefilere-goere-hadis.html. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  7. ^ [|Öztürk, Yaşar Nuri]; [|Boyut, Yeni] (Türkçe). İmamı Âzam Ebu Hânife. http://www.dr.com.tr/Kitap/Imami-%C3%82zam-Ebu-H%C3%A2nife/Yasar-Nuri-Ozturk/Din-Mitoloji/Islamiyet/urunno=0000000308841. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  8. ^ [[|Emir-Muezzi, Muhammed Ali]; [|Boyut, Yeni] (2003) (Türkçe). İmâmî Şiilik’te Hadisin Sıhhat Kıstasları ve Fakîhin Otoritesine Dair Değerlendirmeler. 2. 12. T.C. İ.Ü. İLAHİYAT FAKÜLTESİ. ss. 313-348. http://home.uludag.edu.tr/users/ucmaz/PDF/ilh/2003-12(2)/12.pdf. Erişim tarihi: 2013-05-18. ]
  9. ^ Umuç, Ali (2008-11-30). "HADİSLER HAKKINDAKİ TEMEL DÜŞÜNCELERİM". Ali Umuç. http://www.aliumuc.com/?p=131. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  10. ^ http://www.allamaiqbal.com/publications/journals/review/oct96/8.htm
  11. ^ Aksoy, Ali (2007-03-21). "Hadis hadisleri yargılarsa…: PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI YASAKLAMIŞTI". 2007-03-21 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.aliaksoy.net/2007/03/21/hadis-hadisleri-yargilarsa/#more-213. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  12. ^ http://www.sonpeygamber.info/oryantalistlerin-hadis-literaturu-hakkindaki-gorusleri
  13. ^ [|TOPRAK, Yrd. Doç. Dr. Sefa Ersoy] (2007) (Türkçe). İSLÂMÎ GELENEKTE “KİTÂBET” ALEYHTARLIĞI’NIN YAHUDÎ MENŞE’İ MESELESİ. XXV. İzmir: D.E.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi. ss. 147-175. 2007 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://kisi.deu.edu.tr/sait.toprak/kitabet%20aleyhtarligi.html. Erişim tarihi: 2013-05-16. 
  14. ^ El-Hatib, Takyidu'l-İlm, s. 32.
  15. ^ a b Koçyiğit, Talat (2012). "1. Hadis kitabetinin yasaklanması" (Türkçe) (HTML). Hadis Tarihi. DİYANET VAKFI YAYINLARI. 2012 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/hadis/hadis_tarihcesi.aspx#_Toc152237684. Erişim tarihi: 2013-05-20. 
  16. ^ (Müslim, Zühd, Hanbel)
  17. ^ Muslini, Sahih, cilt IV., nr. 2298; kezâ el-Hatib, Takyidu'l-İlm, s. 29
  18. ^ Ma'âlimü's-sünen. 4. ss. 184. "Bazıları bu mevzuda şöyle söylemiştir: Resul-i Ekrem, birbirine karışmaması için hadisle Kur'an'ın aynı sayfalara yazılmasını yasak etmiştir; bu yüzden okuyucu yazı yazmanın ve hadislerin yazı ile tesbit edilmesinin yasaklandığını zannedebilir ki bu kat'iyyen doğru değildir." 
  19. ^ Takyîdu'l-'ilm. ss. 67. "Ensârdan bir zât Rasûl-i Ekrem'in yanında oturarak onu dinler ve hayran kalır fakat duyduklarını ezberinde tutamazdı. Bu hâlini Rasûlullah'a şikayet etti; O da: "Elinden faydalan." buyurdu." 
  20. ^ Sunenu't Tirmizî. 2. Mısır. 1292. ss. 111. 
  21. ^ Hattabî. Ma'âlimu's-sunen. 4. ss. 184. 
  22. ^ Suyûtî. Tedrîbu'r-ravî. ss. 150. 
  23. ^ İbnu Kuteybe (1326) (Arapça). Te'vilu muhatelefi'l hadis. Mısır. ss. 365. "Rasûl-i Ekrem'in Abdullah b. 'Amr'a hadislerin yazılması bâbında hususî izin vermesinin sebebi, onun eski kitaparı okuyup Süryânîce ve Arapçayı yazabilmesi idi; Öteki sahâbîler ümmî oldukları için, bir ikisi müstesnÂ, yazı yazamıyorlardı. Yazı yazabilenler de harfleri doğru-dürüst tanıyarak kusursuz bir şekilde yazamıyorlardı. Bu sebeple Rasûlullâh diğerlerinin yazı yazmasını yasak etti. Abdullah b. 'Amr'ın hatasız olarak yazı yazabileceğini görünce ona izin verdi." 
  24. ^ Takyîdu'l-'ilm. ss. 89. "Rasûlullah, Mekke'yi feth ettikten sonra halka bir hutbe îrâd etti. Hutbesini bitirince Ebû Şâh ayağa kalkarak: "Ya Rasûlallah! Bu hutbeyi bana yazınız." dedi. Rasûl-i Ekrem de ashâbına: "Bu hutbeyi yazıp Ebû Şâh'a veriniz." diye emretti." 
  25. ^ Takyid-ul-İlm, s. 69
  26. ^ [|Dinî Yazilar] (2011-05-29). "HADİS YAZIMI KONUSUNDA PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK TAVRI…" (Türkçe) (HTML). Dini yazılar. 2011-05-29 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.belgeler.com/blg/2uuc/hadisler-zerine. Erişim tarihi: 2013-05-16. 
  27. ^ (Arapça) Taqrib al-Tahthib: Mu'assasah al-Risalah. Nr. 6296 (1. baskı bas.). Beyrut. 1999. ss. 440. 
  28. ^ (Arapça) Feth el Bârî. I. ss. 208. 
  29. ^ "El-Muvatta’" (Türkçe) (HTML). İhyâ. 2009-02-13. http://hadis.ihya.org/hadis-sozlugu/el-muvatta.html. Erişim tarihi: 2013-05-13. 
  30. ^ Başaran, Zeynep (2009) (Türkçe) (HTML). TARİHTE HADİS MECLİSLERİ VE GEREDE HADİS MECLİSLERİ. Samsun: Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İlahiyat. ss. 16, 18. 2009 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.academia.edu/3337433/TARIHTE_HADIS_MECLISLERI_VE_GEREDE_HADIS_MECLISLERI. Erişim tarihi: 2013-05-20. "Müslüman Türkler, Selçuklu Devleti, Anadolu ve Asya'daki Türk İslam Devletleri zamanındaki hadis çalışmalarına dair çok fazla bilgi bulunmamakla birlikte, bu konuya dair Özafşar şunları zikretmektedir: “Müslüman Türkler zamanında Selçuklu ve Nureddin Zengi ile Eyyübiler devirlerinde hadis ve hadisçilik teşvik görmüş, bilhassa Zengi Devrinde Suriye ve Mısır bölgesinde çok sayıda hadis okulu, yani Daru'l-Hadis açılmıştır. Memlüklüler devri hadis ilmi açısından ikinci silkiniş dönemi olarak kabul edilebilir. Hadis tarihinin çok önemli bazı simaları bu dönemde yetişmiştir.” […] Daru'l-hadislerin kuruluşu hicretin VI. Asırlarına kadar gider. İlk daru'l-hadis Dımaşk'te kurulurken Osmanlı'da İznik'te kurulmuştur." 
  31. ^ [|intifada] (2013-02-21). "DÂRU’L-HADÎS" (Türkçe) (HTML). 2013-02-21 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://forum.kanka.net/archive/index.php/t-982319.html. Erişim tarihi: 2013-05-20. 
  32. ^ kenz (2007-03-23). "En çok Hadis-i Şerîf rivâyet eden Sahabe-i Kirâm" (Türkçe) (HTML). Sadakat.net. http://www.sadakat.net/forum/gonul_sultanlarimiz/en_cok_hadisi_serif_rivayet_eden_sahabei_kiram-t10283.0.html. Erişim tarihi: 2013-05-13. 
  33. ^ "En çok hadis rivayet eden sahabiler" (Türkçe) (HTML). Resulullah.org. http://www.resulullah.org/en-cok-hadis-rivayet-eden-sahabiler. Erişim tarihi: 2013-05-13. 
  34. ^ Sunenu't-Tirmizî, Kitâbu'l-ahkâm, bâbu'l-yemîn maa'ş-şâhid (bk. Sahifetu Hemmâm, s. 16)
  35. ^ (Hitnçe) Târihu'l Kur'an (Arzu'l-envâr). Delhi. 1359. ss. 137. 
  36. ^ Sahîhu Buhârî, Kitâbu'l-cihâd, bâbu's-sabr 'ale'l-kıtâl
  37. ^ Muhammed Zubeyr es-Sıddîkî. es-Seyru'l-hasîs fi târîhi tedvîni'l-hadîs. ss. 9. 
  38. ^ Tehzibu't-tehzib. 4. ss. 198. 
  39. ^ İbnu Sa'd. et-Tabakât. 5. ss. 344. 
  40. ^ Tezkiratu'l-huffâz. 1. ss. 110. 
  41. ^ Takyîdu'l-'ilm. ss. 84. 
  42. ^ İbnu 'Abdi'l-Berr. Câmi'u beyâni'il-'ilm. 1. ss. 71. "Abdullah b. 'Amr, hadislerin yazılması için Rasulullah'tan izin almak maksadıyla şöyle sordu: "Sizden işittiklerimin hepsini yazayım mı?" Rasulullah: "Evet." diye cevap verdi. Abdullah tekrar: "Sükûnet hâlinde olduğu gibi öfkelendiğiniz zaman da yazabilir miyim?" diye sorunca Rasul-i Ekrem: "Evet, ben hiçbir zaman hakikat dışında bir şey söylemem." buyurdu." 
  43. ^ İbnu'l-Esîr. Usdu'l-gâbe, Abdullah b. 'Amr'ın hâl tercemesi. 3. ss. 233. 
  44. ^ Prof. Dr. Muhammed Hamidullah. el-Vesâiku's-siyâsiye fi'l-ahdi'nebevî. 
  45. ^ İbnu Sa'd. et-Tabakât. II/2. ss. 123. 
  46. ^ http://www.tevhidnesli.de/EN-M-Ue-TEVAT%26%23304%3BR-HAD%26%23304%3BS.htm
  47. ^ http://www.ihsaneliacik.com/2009/03/hadis-uzerine.html
  48. ^ http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/hz-peygamber%E2%80%99in-kac-hadisi-vardir-hadis-sayisinda-artma-var-midir.html
  49. ^ http://ktp.isam.org.tr/pdfdrg/D01614/1998_2/1998_2_KARATASM.pdf
  50. ^ a b Latif, Abu Ruqayyah Farasat. The Quraniyun of the Twentieth Century[ölü/kırık bağlantı], Masters Assertion, September 2006.
  51. ^ Ahmad, Aziz. "Islamic Modernism in India and Pakistan, 1857 -1964". London: Oxford University Press.
  52. ^ Pervez, Ghulam Ahmed. Maqam-e Hadith (Urdu version).
  53. ^ https://www.academia.edu/2020166/Goldziherden_Schachta_Oryantalist_Literaturde_Hadis_ve_Sunnet_Bir_Okulun_Yasayan_Gelenegi
  54. ^ Ahmad, Kassim. Hadith: A Re-evaluation, 1986. English translation (1997).
  55. ^ http://19.org/tr/sahih-hadislere-ornekler-2/
  • Hadis İlimleri ve Hadis Istılahları, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1971, S. 16-17