Hadis

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Hadisler (Arapça: اَلْحَدِيثْ ‎) veya Hadis-i Şerif (Ar.: اَلْحَدِيثِ شَرِيفْ ‎), bir rivayet zinciri ile Muhammed'e isnad edilen ve kendisinin değişik olaylar ve sorunlar karşısında veya Kur'an'ın âyetlerini açıklamak için söylediğine inanılan söz, fiil ve takrirler bütünüdür. Lügatte söz, haber, sonradan vücuda gelen şey anlamındadır. Hadis ilmiyle ilgilenen kişiye muhaddis denir.

Başlangıçta birkaç yüzyıl boyunca sözlü rivayetler şeklinde anlatılan hadisler, daha sonra yazıya geçirilen İslâm'ın "sözel geleneğini" oluşturmuşlardır.

Tanımlama; yapı ve kapsam[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisleri tanımlamak için değişik kelimeler kullanılır. Hadis eşdeğeri olarak kullanılan bu kelimelerden bazıları haber, eser ve uygulamaya dönük anlatımlar için kullanılan sünnet kelimeleridir.

Hadisin iki ana unsuru metin ile beraber isnad veya senettir. Senet, rivâyet eden kişilerin adlarından oluşan, hadisin ana metninden olmayan, hadisçilerin, haberin doğruluğunu ve güvenilirliğini kanıtlama için kaydettikleri isimler zinciridir. Hadisi nakleden ravilerin, haberi kimden aldığını gösteren kronolojik listedir. Zincirin sonunda hadisi ilk rivayet eden kişiyle metnin kendisi gelir.

Kapsamı; Muhammed'in (Kur'ân dışında) söylediği rivayet edilen sözler, yazdırmış olduğu mektuplar ve evrak, Muhammed'in vasıflarını, bir olay karşısında takındığı tutum ve tavrını anlatan rivayetler ve Muhammed'in hayatında vuku bulmuş bir olaya şâhid olanların sözleri, hadis kapsamını oluşturur.

Şiiler Muhammed'in sözleri yanında masum kabul edilen imamların sözlerini de hadis kabul etmektedirler. Sünnilerin güvenerek hadis aldıkları Ali taraftarı olmayan pek çok sahabe ve tabiine şiilerce güvenilmez. Sünni hadis kitapları Muhammed'in zamanından 200-300, şii hadis kitapları 400-500 yıl sonra yazılmışlardır.[1]


Hadis tarihi ve başlıca raviler[değiştir | kaynağı değiştir]

Başlangıçta hadislerin yazılmasına karşı çıkılmış,[2] ""birkaç yüzyıl"" devam eden ""sözlü"" dönemden sonra bu tutum değişerek, neredeyse bütün duyumların ve rivayetlerin kaydedildiği, sonra da tasniflerinin yapıldığı zengin bir yazılı döneme geçilmiştir. Hadisleri ilk olarak büyük ölçüde toplayarak bir araya getiren İmam Mâlik, bunları Muvattâ adlı eserinde toplamıştır[3] Hadislerin sistematik olarak yazılıp-toplanmasına tabiin zamanında başlandı. Muhammad ibn-i Muslim ibn-i Ubeydullah, hadisleri verimli bir şekilde anlatmıştır.[4] İbn-i Hacer'e göre İbn-i Şihab al-Zuhrî, ilk hadis toplayan kişidir ve hicri 719 yılında Ömer bin Abdülaziz'in emriyle hadisleri toplamaya başlamıştır.”[5]

Ebu Hureyre'den rivayet edilen bir hadis ise şöyledir: "Biz hadis ya­zarken Hazreti Peygamber yanımıza geldi ve: "Yazdığınız şey nedir?" dedi. "Senden işittiğimiz hadisler", dedik. Hazreti Peygamber: "Allah'ın Kitabı'ndan başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah'ın Kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için dalalete düştüler", dedi."[6][7]

Ebu Said el-Hudrî'den rivâyet edilen bir hadis'te Muhammed'in;"Benden Kur’an haricinde hiç bir şey yazmayınız. Kur'an'dan başka benden bir şey yazmış olan varsa onu derhal imha etsin. Benden hadis rivayet ediniz, bunun bir mahzuru yoktur, benim söylemediğim bir şeyi kim bile bile bana isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın." dediği rivayet edilmektedir.[7][8][9] Hattabî, kitabında bu hadise işaret ederek Muhammed'in birbirine karışmaması için hadisle Kur'an'ın aynı sayfalara yazılmasını yasaklandığını ifade eder.[10]

Ancak Muhammed hadis yazması için bazı sahabiye hususi izin vermiştir.[11][12][13][14] Abdullah bin 'Amr' bunlardan birisidir.[15] Yine Yemen'li Ebû Şâh'ın hadisi de Muhammed'in hayatının son yıllarında hadislerin yazılmasına izin verdiğini göstermektedir.[16]

Sonraki dönemlerde Kur'an ayetlerinin başka sözlerle karışması endişesinin ortadan kalkmasıyla Muhammed'in, "İlmi (hadisi) yazı ile tespit ediniz"[17] şeklinde hadislerin yazılmasına müsaade ettiğine inanılır. Bazı sahabilerin hadisleri Sahife denilen mecmualarda topladığı, ancak, dört halifenin hadis yazımına olumsuz yaklaşması ve bunların zamanla (Yahudi sözlü kanunları mişnada olduğu gibi) kutsanabileceği endişesiyle hadis mecmualarını toplatıp yaktırdıkları ve hadisin değil de sadece Kur'ân'ın kaynak görülmesini iştedikleri kaydedilmiştir.[18]

İmam Buhârî (810-869) ve diğer hadis imamları Muhammed'in ölümünden yaklaşık iki yüzyıl sonra, o zamana kadar rivayetlerle aktarılan bu "sözlü kültür ürünleri"ni toplayıp yazarak hadis külliyatlarını oluşturdular. Sünnî ekol arasında güvenilen ünlü olmuş altı adet (Kütüb-i sitte) hadis külliyatı bulunur. Bunlardan Buhârî ve Müslim'in kitaplarına sahiheyn de denilir. Buhârî ve Müslim'in kitaplarında ortak olarak bulunan hadislere müttefekun aleyh denilir. Bazı hadis külliyatları ise yazarları tarafından Cami, Müsned, Mucem, Müstedrek, Mustahrec, Cüz, Tabâkat gibi isimlerle isimlendirilmişlerdir.

Hadis öğrenimi mecâlis denilen sohbet toplantıları şeklinde İslâm'ın ilk devirlerinde başlanmıştır. Eğitimin sistematize edilmesi özel medreselerin açılmasıyla başlamıştır. Hadis öğretimi yaptığı bilinen ilk dâru'l hadîs, hicrî 6. yüzyılda (M.S. 12. yüzyıl) Şam'da Sultan Nûreddîn Mahmud tarafından kurulan “en-Nûriyye” medresesi olup ilk idarecisi İbn Asâkir'dir. Bundan sonra Eyyûbî hükümdarlarından Nâsıruddin Muhammed tarafından hicrî 622 hicri (M.S. 1225) Kahire'de “el-Medresetu'l-Kâmiliyye” kurulmuştur. 626'da yine Şam'da el-Meliku'l-Eşref Ebu'l-Feth Musa b. Âdil “el-Medresetu'l Eşrefiyye” adlı ikinci bir dâru'l-hadis açıldı. Yine hicrî altıncı yüzyılda aynı yerde Emevî Camii içinde Seyfeddîn Muhammed bin Urve'ye nisbetle “Dâru'l-Hadîsi'l-Urviyye” adını taşıyan ve bir kütüphânesi olan başka bir hadis medresesi daha açıldı. Daha sonraları İslâm âleminin her tarafında dâru'l-hadisler yaygınlaştı.[19][20]

"Başlıca raviler""; Ehl-i Sünnet'in hadis kitaplarında güvenilen ve kendilerinden en çok hadis rivayet edilen sahabeler şunlardır:

Ebu Hüreyre 5.374, Abdullah bin Ömer 2.630, Enes bin Mâlik 2.286, Aişe 2.210, Abdullah bin Abbas 1.660, Câbir bin Abdullah 1.540, Ebû Said el-Hudrî 1.170[21][22]

Muhammed zamanında yazılan sahîfeler[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Sa'd b. Ub'ade el-Ensârînin sahîfesi.[23][24] Ancak Buhârî, bu sahîfenin Abdullah b. Ebî Evfa'nın sahîfesinin bir nüshası olduğunu söylemektedir.[25][26]
  • Semure b. Cündüb'ün sahîfesi.[27]
  • Câbir b. Abdullâh'ın sahîfesi.[28][29]
  • Abdullah b. 'Amr b. 'Âs'ın sahîfesi: Sahîfe-i sâdıka.[30][31] İbnu'l Esîr'in söylediğine göre bu sahifede bin hadis bulunmaktadır.[32]
  • Hicretin birinci yılında Muhammed'in kendisinin yazılmasını emrettiği sahîfe. Medinede'ki Yahudilerle yapılan antlaşmanın tedvîn edildiği sahîfedir.[33]
  • Abdullah b. Abbas'ın sahîfesi.[34]

Hadis çeşitleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisler, muhaddis denilen hadis âlimleri tarafından değişik sınıflandırmalara tâbî tutulmuşlardır. Ancak bu sınıflandırmalar mutlak olmayıp sınıflandırmayı yapan kişinin bilgi altyapısı, ön kabulleri, tanımları ve değerlendirmeleri gibi unsurlara dayanır.

Bu sınıflandırmalar genel olarak şu kriterlere göre yapılır: Metin îtibariyle ( Hadîs-i kutsî ve Hadîs-i şerif), nakledilişlerine göre ( Mütevâtir , Âhad ,Meşhur ,Azîz , Garîb haberler), Sağlık açısından ( Makbul haberler, Sahih (Sahîh li-zâtihî, Sahîh li-gayrihî), Hasen (Hasen li-zâtihî, Hasen li-gayrihî ) ) ve Sahibi açısından (Merfû, Mevkuf, Maktû).

Dini anlayış ve fıkıhta yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Geleneksel İslam anlayışında hadis ve sünnet Kur'an'dan sonra ikinci sırada yer alır. Bu sebeple İslam inançları, ibadet tefsir, siyer, fıkıh, tasavvuf ve tarikat gibi alanlarda yol gösterici, bazen de şeriat hükümlerinde olduğu gibi kanun belirleyici ve emredici olarak görülür. Kur'an'da peygamberin söz ve davranışlarının örnek alınmasını emreden ayetler bulunur;

  • Hayır, Rabbine andolsun ki anlaşmazlıklarda seni hakem kılıp verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar. (4:65)}}
  • Resûle itaat eden Allah’a itaat etmiş olur. (4:80)}}
  • Peygamber size neyi verdiyse onu alın, neyi yasakladıysa ondan da sakının! (59:7)}}

Şeriat ve fıkhın diğer kaynakları ise icma, kıyas, örf ve maslahat (faydalı görülme) tır.

Kur’an'ın farklı yorumları gibi hadislerin de farklı yorumlarının yapılması, hangi hadislerin kaynak kabul edileceği, hangilerinin edilmeyeceği gibi hususlar farklı fıkıh mezheplerinin oluşmasına yol açmıştır. Şianın hadis konusundaki tutumu tamamen farklı olmakla birlikte, rey ehli (içtihat veya kıyas ehli) olarak tanımlanan Hanefî mezhebi ile rivayetçi (veya hadis ehli) olarak bilinen Şafiî, Mâlikî, Hanbelî mezhepleri de hadisler konusunda farklı tutumlara sahiptirler.

İmam Ebu Hanife dinî görüşlerini oluşturmada diğer imamların aksine hadislerin sıhhatine daha az güvenmekte ve onlara az yer vermekteydi. Ebu Hanife rey ehli olarak bilinir, hadisleri sadece senet ve rivayet açısından değil, anlam açısından da kritiğe tabi tutar.[35] Mana açısından akla aykırı gördüğü ve Muhammed'e atfedilemiyeceğine inandığı hadisleri kabul etmez ve bu hadislere aykırı fetvalar vermekten çekinmezdi. Bu şekilde 200 kadar hadîse aykırı fetvası bilinir ve bu yüzden bazı hadisçiler tarafından tenkit edilir.[36] </ref>[37]

Ehli Hadis; Ahmed ibni Hanbel, Şafii ve Malik gibi, hadisleri derleyen ve fıkhi görüşlerini bu rivayetlere dayandıran nakilcilerden oluşuyordu. Nakilciler rivayet zinciri açısından "sahih" gördükleri hadisleri muhkem nasslar olarak değerlendirirler ve akıl yönünden kritiğe tabi tutmazlar.

Rivayetçi eğilimlerin bir başka karakteristiği, halkın nezdinde hadislerin itibarını artırmak için hadis imamlarına insanüstü vasıflar yüklenmesidir. Bu rivayetlere göre hadis imamları milyonlarca hadisi ravi zincirleriyle birlikte hafızalarında tutabilirler. İmam Buhârî bir hadisi kaynağından almak için aylarca yolculuk yapar, ancak rivayet eden kişi bir atı kandırdığı için hadisi almaktan vazgeçer, şartlarına tamamen uygun bile olsa rüyasında peygamberi görerek, kaydettiği bütün hadisleri tasdik ettirir.

İmamiyye Şiiliği Sünnilikten farklı olarak yalnızca 12 imam kanalıyla gelen söz ve rivayetleri dinî kaynak (hadis) olarak kabul etmektedir.[38]

Günümüzde geleneksel Müslümanlardan ayrılarak, Kur'an merkezli İslâm'ı savunan bazı dinî gruplar için hadislerin herhangi bir dinî değeri yoktur.[39] Bazı alimlere göre fıkıh usulünde hadislerle dinî hüküm konulamaz, inançla ilgili konularda kanıt olamaz.[40]

7. yüzyılda aklı öne çıkaran İslam felsefecileri Kelamcılar ile ehli-hadis arasında tartışmalar çıkmış, bu tartışmalarda hadisler sorgulanmaya başlanmıştır. Birbiriyle zıtlaşan akıl ile nakil arasında hangisinin tercih edilmesi gerektiği islam coğrafyasında tartışılagelmiş, son dönem Osmanlı ulemasında dahi bu tartışmalar yaşanmaya devam etmiştir.

Çalışma alanları ve terminoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadis ilmi, usul ve esas'tan oluşan, Muhammed'in sözleri ile davranışlarını, eylemleriyle ilgili rivayetleri derleyen, bu bilgileri yazılı bir biçimde düzenleyip sınıflandıran ve inceleyen çalışmalara verilen isimdir. Usul, hadislerin isnad zinciri, terminoloji, sözlerin sıhhat derecesi gibi konularla ilgilenir. Hadisi kimin rivayet ettiği, rivayet zincirinin kesintili olup olmadığı, ravinin güvenilirliği, metnin doğruluğu gibi konuları araştırır.

Alt dalları;

  1. Cerh ve Ta'dil, râvîyi ret veya düzeltmeyi (tâdîl) ele alır. Rivayet eden kişilerin birbirlerini görebilme ihtimalleri, ilk ravinin olayı görme ve şahit olma ihtimali gibi konular cerh ve tadilin konusudur.
  2. İlm-ul Ricâl, râvîlerin hayatını ele alır, adil ve akil olup olmadıklarını inceler. Kişileri tanıyan ve biyografi bilgilerine sahip kişilerin verdikleri bilgileri toplar.
  3. Hadis ihtilafı, çelişkili hadisleri ele alır
  4. İlel-il-hadis, hadislerin hastalık, ya da sağlıklı olmadığını gösteren konuları tesbit eder. Uslup, tarih, rivayetlerdeki tutarsızlık ve kopukluklar, ravilerden birinin güvenilmez oluşu vb. konular ilgi alanıdır.
  5. Garib-ul hadîs, hadislerde nadir geçen ve anlaşılması zor deyimleri araştırır. Bazı deyimler zaman içerisinde söyleyiş ve anlam kaymaları yaşamış olabilirler.
  6. Nasih ve Mensuh, hükmü kalkmış hadisleri araştırır.

Terminoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Dirâyet: Fakih'in rivayetleri akla ve bilime aykırı bularak, kendi cehd ve gayreti ile doğruyu bulma çabası. Dirayet ehli; Hadisleri mutlak nas kabul eden rivayetçi-nakilci yaklaşımın aksine akıl, bilim ve felsefeye önem veren akılcı yaklaşım sahiplerini ifade eder.
  • Eser: Sahabenin sözlerinin de içinde olduğu hadis.
  • Haber: Kur'an, hadis, ashab ictihadı.
  • Haberi ahad: Bir veya iki-üç kişinin yine bir veya iki-üç kişiden naklettiği haberdir.
  • Hadisi ahad: Bu şekilde Muhammed'den rivayet edilen hadise denir.
  • Garîb: Şâz veya aykırı haber, tek bir kişiden gelen nakil.
  • Vâhid Haber: Tek bir kişiye dayandırılan haber.
  • Hadis hâfızı: Hadis ilminin birçok usul ve ayrıntısını bilen ve en az yüz bin hadisi senetleriyle beraber ezberlemiş olan kişi.
  • Hadis hâkimi: Rivayet edilmiş olan bütün hadisleri metinleriyle, senetleriyle, râvîlerinin tarihleriyle, cerh ve ta'dilleriyle ezberleyen ve ihata eden kişidir. Zan olunduğuna göre hâkim, yalnız İmam-ı Buhârî'dir.
  • Hasen: Güzel anlamında, sıhhat şartlarını taşımayan, ancak güzel bulunan "kusurlu" hadisler.
  • İmlâ: Söyleyerek yazdırma.
  • İsrâiliyat: Yahudi mitolojisini İslâm'a aktaran hikâyelere verilen isimdir.
  • Kezzab: Yalancılar, mevzu (uydurma) hadislerin uydurucuları, çoğ. kezzabin
  • Meşhur: İkiden çok fakat kısıtlı sayıda kişi tarafından rivayet edilmişken ikinci ve üçüncü asırlarda şöhret bulup büyük bir topluluk tarafından naklolunan haberdir.
  • Gayri metluv vahiy: Hadisler bazı yorumlara göre okunmamış vahiylerden oluşur.
  • Metluv vahiy ise Cebrail tarafından okunarak dikte edilmiş Kur'an için kullanılır.
  • Muharriç: Bir hadisi isnatsız olarak nakleden kişi.
  • Mütevâtir: Yalan söylemek üzere ittifakları âdete nazaran düşünülmeyen bir topluluğun verdiği haberdir. En güvenilir rivayetler için kullanılır. Örneğin; Zekatın miktarını bildiren "Mallarınızın kırkta birini zekat olarak getirip veriniz." hadisi mütevatirdir.
  • Nesh: Bir ayet veya hadisin diğerinin hükmünü kaldırması, "mensuh"; neshedilen
  • Rivayet: Bir sözü veya bir hadiseyi nakletmektir. Rivayet edene râvî, nâkil denilir.
  • Senet: Bir metni kaynağına götüren nakil veya rivayet zinciri.
  • İsnat: Bir hadisi râvîlerinin isimlerini zikrederek rivayet etmek.
  • Sahabe: Muhammed'in zamanında yaşayıp, onunla görüşmüş, müslüman ve aklı başında insanlar, çoğ. Ashab
  • Sıhhat şartları: Hadislerde geleneksel hadisçilere göre rivayet zinciri itibariyle bozukluk olup olmadığını ifade eder. Ancak hadisleri ayıklayarak temizleme ve bu hadislerden kabul edilebilir kaynaklar oluşturma eğilimindeki bazı eğilimler bu hadislerden akla, Kur'ana, İslam'ın ruhuna, fıtrata ve tabiata, tarihe aykırı olmama gibi "yeni şartlar" ile sıhhat şartlarını genişletmişlerdir.
  • Sahih: Senet itibariyle sıhhat şartlarını taşıyan hadisler için kullanılan değerlendirme ifadesidir.
  • Gayri sahih: Senet itibariyle sıhhat şartlarını taşımayan hadisler için kullanılan değerlendirme ifadesidir.
  • Sika: Sözüne güvenilir kişi.
  • Tevsik: Doğruluğu kanıtlama.
  • Siret: Muhammed'in hayatı, ahlakı, dış görünüşü (çoğ.siyer)
  • Sünnet: Muhammed'in uygulamaları, hüküm çıkarılan hadisler, ashabının, tabiinin ve ümmetin örnek aldığı usul.
  • Sünnetullah: Allah'ın sünneti, doğa yasaları.
  • Şeyhülhadis: Kendisinden hadis rivayet olunan kişidir. İmam da denilir.
  • Tabiîn: Sahabe zamanında yaşayan, ancak Muhammed'i görmeyen kişi.
  • Tebeut Tabiîn: Tabiîn zamanında yaşayıp, onlardan hadis nakleden Müslümanları ifade eder.
  • Zayıf hadis: Senet veya metninde tutarsızlık bulunan hadisler. (Râvînin yalancı olması, sened zincirinin tutarsızlığı vb.)

Eleştiriler[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisler Peygamberin yaşadığı dönemden 1-2 asır sonra yazılı hale getirilen, bir nakil (ravi) zinciri ile Peygamber'e atfedilen "sözlü kültür" ürünleridir. En önemli hadis yazarları Peygamber'den ortalama olarak 200 yıl sonra yaşamış kişilerdir. Bu rivayetlerde unutma, atlama, yanlış hatırlama, yüceltme, alçaltma, abartma, önemsizleştirme, ayıklama hatta uydurmacılık gibi gerçeğin kısmen veya tamamen değiştirilmesi, ilave edilmesini içeren problemlere rastlanabilir. Hadisleri kayda geçirenler rivayet zincirindeki kişilerin hafıza ve dürüstlüklerine güvenerek hadisleri kayda geçirirler. Zincirdeki son kişiyi görme olanakları bulunsa bile diğer kişiler bir önceki nesle ait ve çoğunlukla ölmüş kişilerden oluşur. Bu bakımdan rivayet zincirinin doğrulanması mümkün görülmemektedir.[41]

Goldziher’e göre hadis olarak rivayet edilen haberlerin Peygamber’le ilgisi yoktur. Bu rivayetler İslam’ın birkaç asır devam eden oluşum süreci içinde bu sürece katılan siyasi, ictimai, iktisadi vb. birçok faktörün belgeleridir. Müslümanlar Kur’an’da bulamadıkları pek çok konuyu, ayrıca kendi kanaatlerini ve doğru bulduklarını hadis formunda ifade etmişlerdir.[42]

Hadisleri rivayet edenler, yazanlar gibi dini kaynak olarak kullananlar da bazı yazarların eleştirilerine hedef olmuşlardır.[39]

Ferec Hüdür'e göre hadisler Arap olmayan kişiler tarafından ravi zincirleriyle birlikte Kur'an'a karşı uydurulmuş sözlerden ibarettir. Kendisi ayrıca birçok rivayet zincirinde 1. isim olan ve kendisinden en fazla rivayet yapılan sahabe ünvanına sahip olan Ebu Hüreyre'nin hayâlî bir şahıs olduğu kanaatini ifade etmektedir.[43] Ebu Hüreyre'nin hadis uydurduğu, Ali, Ayşe ve Ömer tarafından yalancılıkla suçlandığı ve bu konuda halife Ömer'in kendisini kırbaçlattığı değişik Şii kaynaklarında zikredilir.[44]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ http://www.tevhidnesli.de/AL%26%23304%3B-KURAN-h-I.htm
  2. ^ [|TOPRAK, Yrd. Doç. Dr. Sefa Ersoy] (2007) (Türkçe). İSLÂMÎ GELENEKTE “KİTÂBET” ALEYHTARLIĞI’NIN YAHUDÎ MENŞE’İ MESELESİ. XXV. İzmir: D.E.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi. ss. 147-175. 2007 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://kisi.deu.edu.tr/sait.toprak/kitabet%20aleyhtarligi.html. Erişim tarihi: 2013-05-16. 
  3. ^ "El-Muvatta’" (Türkçe) (HTML). İhyâ. 2009-02-13. http://hadis.ihya.org/hadis-sozlugu/el-muvatta.html. Erişim tarihi: 2013-05-13. 
  4. ^ (Arapça) Taqrib al-Tahthib: Mu'assasah al-Risalah. Nr. 6296 (1. baskı bas.). Beyrut. 1999. ss. 440. 
  5. ^ (Arapça) Feth el Bârî. I. ss. 208. 
  6. ^ El-Hatib, Takyidu'l-İlm, s. 32.
  7. ^ a b Koçyiğit, Talat (2012). "1. Hadis kitabetinin yasaklanması" (Türkçe) (HTML). Hadis Tarihi. DİYANET VAKFI YAYINLARI. 2012 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.diyanet.gov.tr/turkish/hadis/hadis_tarihcesi.aspx#_Toc152237684. Erişim tarihi: 2013-05-20. 
  8. ^ (Müslim, Zühd, Hanbel)
  9. ^ Muslini, Sahih, cilt IV., nr. 2298; kezâ el-Hatib, Takyidu'l-İlm, s. 29
  10. ^ Ma'âlimü's-sünen. 4. ss. 184. "Bazıları bu mevzuda şöyle söyemiştir: Resul-i Ekrem, birbirine karışmaması için hadisle Kur'an'ın aynı sayfalara yazılmasını yasak etmiştir; bu yüzden okuyucu yazı yazmanın ve hadislerin yazı ile tesbit edilmesinin yasaklandığını zanedebilir ki bu kat'iyyen doğru değildir." 
  11. ^ Takyîdu'l-'ilm. ss. 67. "Ensârdan bir zât Rasûl-i Ekrem'in yanında oturarak onu dinler ve hayran kalır fakat duyduklarını ezberinde tutamazdı. Bu hâlini Rasûlullah'a şikayet etti; O da: "Elinden faydalan." buyurdu." 
  12. ^ Sunenu't Tirmizî. 2. Mısır. 1292. ss. 111. 
  13. ^ Hattabî. Ma'âlimu's-sunen. 4. ss. 184. 
  14. ^ Suyûtî. Tedrîbu'r-ravî. ss. 150. 
  15. ^ İbnu Kuteybe (1326) (Arapça). Te'vilu muhatelefi'l hadis. Mısır. ss. 365. "Rasûl-i Ekrem'in Abdullah b. 'Amr'a hadislerin yazılması bâbında hususî izin vermesinin sebebi, onun eski kitaparı okuyup Süryânîce ve Arapçayı yazabilmesi idi; Öteki sahâbîler ümmî oldukları için, bir ikisi müstesnÂ, yazı yazamıyorlardı. Yazı yazabilenler de harfleri doğru-dürüst tanıyarak kusursuz bir şekilde yazamıyorlardı. Bu sebeple Rasûlullâh diğerlerinin yazı yazmasını yasak etti. Abdullah b. 'Amr'ın hatasız olarak yazı yazabileceğini görünce ona izin verdi." 
  16. ^ Takyîdu'l-'ilm. ss. 89. "Rasûlullah, Mekke'yi feth ettikten sonra halka bir hutbe îrâd etti. Hutbesini bitirince Ebû Şâh ayağa kalkarak: "Ya Rasûlallah! Bu hutbeyi bana yazınız." dedi. Rasûl-i Ekrem de ashâbına: "Bu hutbeyi yazıp Ebû Şâh'a veriniz." diye emretti." 
  17. ^ Takyid-ul-İlm, s. 69
  18. ^ [|Dinî Yazilar] (2011-05-29). "HADİS YAZIMI KONUSUNDA PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK TAVRI…" (Türkçe) (HTML). Dini yazılar. 2011-05-29 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.belgeler.com/blg/2uuc/hadisler-zerine. Erişim tarihi: 2013-05-16. 
  19. ^ Başaran, Zeynep (2009) (Türkçe) (HTML). TARİHTE HADİS MECLİSLERİ VE GEREDE HADİS MECLİSLERİ. Samsun: Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İlahiyat. ss. 16, 18. 2009 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.academia.edu/3337433/TARIHTE_HADIS_MECLISLERI_VE_GEREDE_HADIS_MECLISLERI. Erişim tarihi: 2013-05-20. "Müslüman Türkler, Selçuklu Devleti, Anadolu ve Asya'daki Türk İslam Devletleri zamanındaki hadis çalışmalarına dair çok fazla bilgi bulunmamakla birlikte, bu konuya dair Özafşar şunları zikretmektedir: “Müslüman Türkler zamanında Selçuklu ve Nureddin Zengi ile Eyyübiler devirlerinde hadis ve hadisçilik teşvik görmüş, bilhassa Zengi Devrinde Suriye ve Mısır bölgesinde çok sayıda hadis okulu, yani Daru'l-Hadis açılmıştır. Memlüklüler devri hadis ilmi açısından ikinci silkiniş dönemi olarak kabul edilebilir. Hadis tarihinin çok önemli bazı simaları bu dönemde yetişmiştir.” […] Daru'l-hadislerin kuruluşu hicretin VI. Asırlarına kadar gider. İlk daru'l-hadis Dımaşk'te kurulurken Osmanlı'da İznik'te kurulmuştur." 
  20. ^ [|intifada] (2013-02-21). "DÂRU’L-HADÎS" (Türkçe) (HTML). 2013-02-21 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://forum.kanka.net/archive/index.php/t-982319.html. Erişim tarihi: 2013-05-20. 
  21. ^ kenz (2007-03-23). "En çok Hadis-i Şerîf rivâyet eden Sahabe-i Kirâm" (Türkçe) (HTML). Sadakat.net. http://www.sadakat.net/forum/gonul_sultanlarimiz/en_cok_hadisi_serif_rivayet_eden_sahabei_kiram-t10283.0.html. Erişim tarihi: 2013-05-13. 
  22. ^ "En çok hadis rivayet eden sahabiler" (Türkçe) (HTML). Resulullah.org. http://www.resulullah.org/en-cok-hadis-rivayet-eden-sahabiler. Erişim tarihi: 2013-05-13. 
  23. ^ Sunenu't-Tirmizî, Kitâbu'l-ahkâm, bâbu'l-yemîn maa'ş-şâhid (bk. Sahifetu Hemmâm, s. 16)
  24. ^ (Hitnçe) Târihu'l Kur'an (Arzu'l-envâr). Delhi. 1359. ss. 137. 
  25. ^ Sahîhu Buhârî, Kitâbu'l-cihâd, bâbu's-sabr 'ale'l-kıtâl
  26. ^ Muhammed Zubeyr es-Sıddîkî. es-Seyru'l-hasîs fi târîhi tedvîni'l-hadîs. ss. 9. 
  27. ^ Tehzibu't-tehzib. 4. ss. 198. 
  28. ^ İbnu Sa'd. et-Tabakât. 5. ss. 344. 
  29. ^ Tezkiratu'l-huffâz. 1. ss. 110. 
  30. ^ Takyîdu'l-'ilm. ss. 84. 
  31. ^ İbnu 'Abdi'l-Berr. Câmi'u beyâni'il-'ilm. 1. ss. 71. "Abdullah b. 'Amr, hadislerin yazılması için Rasulullah'tan izin almak maksadıyla şöyle sordu: "Sizden işittiklerimin hepsini yazayım mı?" Rasulullah: "Evet." diye cevap verdi. Abdullah tekrar: "Sükûnet hâlinde olduğu gibi öfkelendiğiniz zaman da yazabilir miyim?" diye sorunca Rasul-i Ekrem: "Evet, ben hiçbir zaman hakikat dışında bir şey söylemem." buyurdu." 
  32. ^ İbnu'l-Esîr. Usdu'l-gâbe, Abdullah b. 'Amr'ın hâl tercemesi. 3. ss. 233. 
  33. ^ Prof. Dr. Muhammed Hamidullah. el-Vesâiku's-siyâsiye fi'l-ahdi'nebevî. 
  34. ^ İbnu Sa'd. et-Tabakât. II/2. ss. 123. 
  35. ^ SIDDÎKÎ, Prof. Dr. ZUBEYR (2000). KILICER, Dr. M. ESAD. ed (Türkçe) (PDF). İSLÂM HUKÛKUNDA HADİSİN YERİ. İcmâl Yayınları. ss. 113-117. 2000 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/1698/18140.pdf. Erişim tarihi: 2013-05-17. 
  36. ^ PALABIYIK, Doç. Dr. M. Hanefi; İLHAN, Mustafa (2009-01-10). "Ebu Hanîfe ve Hanefîlere göre hadîs". Burhan. 2009-01-10 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.burhandergisi.com/butun-yazarlar/49-doc-dr-m-hanefi-palabyk-mustafa-lhan/157-ebu-hanife-ve-hanefilere-goere-hadis.html. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  37. ^ [|Öztürk, Yaşar Nuri]; [|Boyut, Yeni] (Türkçe). İmamı Âzam Ebu Hânife. http://www.dr.com.tr/Kitap/Imami-%C3%82zam-Ebu-H%C3%A2nife/Yasar-Nuri-Ozturk/Din-Mitoloji/Islamiyet/urunno=0000000308841. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  38. ^ [[|Emir-Muezzi, Muhammed Ali]; [|Boyut, Yeni] (2003) (Türkçe). İmâmî Şiilik’te Hadisin Sıhhat Kıstasları ve Fakîhin Otoritesine Dair Değerlendirmeler. 2. 12. T.C. İ.Ü. İLAHİYAT FAKÜLTESİ. ss. 313-348. http://home.uludag.edu.tr/users/ucmaz/PDF/ilh/2003-12(2)/12.pdf. Erişim tarihi: 2013-05-18. ]
  39. ^ a b Umuç, Ali (2008-11-30). "HADİSLER HAKKINDAKİ TEMEL DÜŞÜNCELERİM". Ali Umuç. http://www.aliumuc.com/?p=131. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  40. ^ Aksoy, Ali (2007-03-21). "Hadis hadisleri yargılarsa…: PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI YASAKLAMIŞTI". 2007-03-21 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.aliaksoy.net/2007/03/21/hadis-hadisleri-yargilarsa/#more-213. Erişim tarihi: 2013-05-18. 
  41. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; tevhidnesli.de isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  42. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; hadisler.C3.9Czerine isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  43. ^ Hüdür, Fereç (Türkçe) (PDF). KÜTÜB-İ SİTTE’NİNELEŞTİRİSİVEKUR’ÂN’A ARZI. Siirt. http://de.scribd.com/doc/50121318/Kutub-i-Sitte-nin-Ele%C5%9Ftirisi-ve-Kuran-a-Arz%C4%B1-Ferec-Hudur. Erişim tarihi: 2013-05-19. 
  44. ^ "Ömer’in Ebu Hureyre’yi hadis uydurduğu için kınayıp kırbaçladığı doğru mu?" (Türkçe) (HTML). Ahl-ul Bayt. 2011-09-11. 2011-09-11 tarihinde özgün kaynağından arşivlendi. http://www.ahl-ul-bayt.org/tr.php/page,29871Unit69296.html?PHPSESSID=924ac438286471ab06b347a063651cfb2011-09-11. Erişim tarihi: 2013-05-19. 
  • Hadis İlimleri ve Hadis Istılahları, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1971, S. 16-17