Mescid-i Nebevî

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Mescid-i Nebevi'nin Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) kısmı.

Mescid-i Nebevî (Arapça: المسجد النبوي) Hicret'ten sonra Medine'de Muhammed bin Abdullah ile arkadaşları tarafından inşa edilen, İslam Peygamberi Muhammed'in kabrinin de içerisinde bulunduğu mescittir. Nebevi Arapça'da "peygambere ait", tamlamanın anlamı da Peygamber Mescidi'dir. Mekke'de bulunan Mescid-i Haram'dan sonra Müslümanlara göre ikinci en kutsal mescittir.

Mescid-i Nebevî ya da Mescidi Nebi ilk inşasında basit yapılıydı. Hurma kütüklerinden sütunları, hurma dallarından çatısı, taşlardan duvarları vardı. Hemen bitişiğindeki ev kısmı da (bugün kabirdir) kerpiçtendi. Minberi, mihrabı yoktu. Muhammed Cuma konuşmalarını minber olmadığından bir ağaç kütüğünün üstünde yapardı. Mescidin bir bölümü Suffe denilen fakirlere ayrılmıştı.

654 yılındaki deprem ve yangında bu mescit yanmıştır. Emeviler, Abbasiler, Memlükler ve Osmanlılar dönemlerinde yeniden yapılmıştır. Halifeler Ebu Bekir ve Ömer bin Hattab'ın kabirleri de buradadır.

Mescidin yapım aşaması[değiştir | kaynağı değiştir]

Medine ve Mescid-i Nebevi'nin 19. yy'daki bir tasviri

Muhammed dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

İslam peygamberi Muhammed Medine'ye vardığında Ensar ve Muhacirler'den oluşan Müslümanlar onu şehrin girişinde karşıladı. Muhammed herkesin namaz ibadetini yerine getirebileceği ve toplantı yapabileceği bir mescit (cami) inşa etmek istedi. Şehre vardığında halka devesini serbest bırakmalarını salık verdi ve devesinin başıboş olarak gidip çöktüğü yerde mescit inşa edildi. Mescit takriben 35 m eninde ve 30 m genişliğinde, taş temel üzerine pişirilmemiş kerpiçten örülü duvarlarla üç kapılı olarak inşa edildi. Çatısı ise hurma yapraklarıyla oluşturuldu. Muhammed'in de taş ve kerpiçlerin taşınmasında Müslümanlara eşlik ettiği rivayet edilir.

Hicret'ten sonta Medine'deki Müslümanların sayısı günden güne artmaya başladı ve mescit namaz kılanlara dar geldi. Bunun üzerine Muhammed mescidi genişletmeye karar verdi. Hicri Takvim'e göre 7. yılda Hayber'in alınmasının ardından mescit takribi olarak 20 m en ve 15 m boy eklemesi ile iki misli genişletildi. Böylece mescid 50 x 50 m'lik bir kare şeklini aldı. Yükseklik 3.5 m'ye yükseldi ve toplam 35 sütun kapsadı. Bu eklenen alanını Osman bin Affan satın almıştır.[1] Halife Ebu Bekir döneminde mescit aynı kalmıştır.

Ömer bin Hattab dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Devletin sınırlarının genişlemesi ile beraber İslam Devleti'nin nüfusu arttı. Halife Ömer bin Hattab mescidi genişletme kararı aldı. H. 17. yılda Halife Ömer mescitte büyük bir restorasyona girişti. Mescid-i Nebevi, takribi olmak üzere Kıble yönünden 5 m, batı yönünden 10 m ve kuzey yönünden 15 m genişletildi. Böylece mescidin eni 60 m, boyu ise 70 m'ye ulaştı. Yapı malzemesi olarak yine aynı malzemeler kullanıldı. Hurma kütüklerine dayandırılarak 5-6 m yüksekliğinde ve 2 metrelik kalınlığa sahip hurma yapraklarıyla örtülü bir çatı inşa edildi.

Osman bin Affan dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Halife Ömer döneminde yapılan restorasyon Halife Osman bin Affan döneminde namaz kılanların ve ziyaretçilerin ihtiyacını karşılamamaya başladı. H. 29. yılında mescid Kıble, Batı ve Kuzey yönünden genişletilip aynı zamanda yükseltildi. Malzeme olarak kireç ve işlenmiş taş kullanıldı, sütunlarda tadilat yapılarak taş ile inşa edildi. Halife Ali bin Ebu Talib döneminde mescit aynı kalmıştır.

Emeviler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sonraki yöneticiler mescidi genişletmeye ve süslemeye devam ettiler. M. 707'de, Emevilerin altıncı Halifesi I. Velid (705-715) eski yapıyı değiştirerek yerine, Peygamber'in türbesini de içine alan, daha büyük bir yapı inşa etti. Bu mescid 84 x 100 m boyunda, taş zeminli, taş sütunlarla destekli tik çatılı idi. Şam'daki Emevi Camii'ndeki ve Kudüs'deki Mescid-i Aksa'daki gibi (aynı Halife yaptırmıştır), duvarlar Kıpti ve Rum ustalarca mozaik ile süslendi. Avlu'nun dört tarafı bir galeri ile çevrildi, her köşeye bir minare dikildi. Kible duvarına küçük kubbeli bir mihrab inşa edildi.

Abbasiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Memlukler[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlılar[değiştir | kaynağı değiştir]

I. Abdülmecid zamanından kalma Mihrab

1571 ila Birinci Dünya Savaşı ve "Çöl Kaplanı" Fahrettin Paşa'nın Medine müdafaasına kadar Osmanlı Medin'ye hükmetmiştir. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) caminin doğu ve batı duvarlarını yeniden inşa etti, ve Süleymaniyye olarak bilinen kuzeydoğu minareyi ekledi. Peygamberin mihrabı el-Şafi'iyya'nın yanına, el-Ahnaf adında yeni bir mihrab ekledi, ve Peygamberin türbesinin (Hücre-i Saadet) üzerine çelik saçla kaplı yeni bir kubbe yerleştirdi. III. Murad (1574–1595) zamanından bugün de kullanılan minber inşa edildi. 1817'de II. Mahmud, kubbe ile kaplı mescidin güneydoğu tarafına Ravza-i Mutahhara inşasını tamamladı. Kubbe 1839'da yeşile boyandı ve o günden itibaren Kubbe-i Hadra (Yeşil Kubbe) olarak bilinir.

Sultan I. Abdülmecid (1839–1861) zamanında, Peygamberin türbesi, üç miharblar, minber ve Süleymaniyye minaresi hariç, bütün camii yeniden tanzim edildi. Kuzey tarafına bir abdesthane yapılarak genişletildi. Güney tarafındaki namaz yeri enine doğru iki misli büyütüldü, ve küçük kubbeler ile kaplandı. Kubbelerin içi Kuran'dan ayetler ve Kaside-i Bürde şiirinden beyitlerle süslendi. Kible duvarı Kuran'dan hatlarla yazılı cilalı döşemelerle kaplandı. Namaz yeri ve avlunun yerleri mermer ve kırmızı taş ile döşendi. Çevrili olan alanın batısına beşinci minare, el-Mecidiyye, inşa edildi.

Suudiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Bugünkü yapı[değiştir | kaynağı değiştir]

Mescid günümüzde etrafını kuşatan mermer kaplı avlusu dahil toplam 400.000 m2dir.

Mescid-i Nebevi'den bir görünüm. Peygamber, bir hadisinde şöyle der: "Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram haricinde diğer mescitlerde kılınan namazlardan bin kat hayırlıdır."[2]

Hücre-i Saadet[değiştir | kaynağı değiştir]

Hücre-i Saadet'in yan cephesinden çıkışa doğru yürürken görünüşü
Ravza-i Mutahhara içinde III. Murad'dan kalma Minber

Mescid-i Nebevi'nin ilk inşasında mescidin doğu duvarına bitişik Muhammed ve ailesi için iki oda yaptırıldı. Bu odaların sayısı daha sonra dokuza kadar yükseldi. Daha sonra Muhammed, Ebu Bekir ve Ömer buraya defnedilmiştir. Dördüncü bir yer boş bırakılmıştır. Ahir Zaman'da, İsa'nın inip Deccal'ı öldürüp, dünyada bir müddet kalıp vefat ettiğinde buraya gömüleceği rivayet edilmektedir. Birkaç defa tadilat geçirdikten sonra II.Mahmut zamanında üzerine kubbe yapılmış ve üzerine kurşun dökülmüş, daha sonra da bu kubbe yeşile boyanmıştır.

Kubbe-i Hadra[değiştir | kaynağı değiştir]

"Yeşil Kubbe" anlamına gelir, mescidin yeşil kubbesine verilen addır. Hücre-i Saadet'in üzerindedir.

Ravza-i Mutahhara[değiştir | kaynağı değiştir]

Peygamberi'in içinde namaz kılmayı teşvik ettiği Minber ve Hücre-i Saadet arasında kalan kısımdır. Buranın cennetten bir bölüm gibi olduğu hadislerde bildirilmektedir.[3]

Minber[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed, mescidinde cemaate hitap ederken dayanması için hurma ağacından olan büyük bir kütüğü kullanmaktaydı. Daha sonra cemaatin Muhammed'in yüzünü göremeyip sesini de işitememesi üzerine hicri 7. (628) veya 8. (629) yıllarda ılgın ağacından 50 x 125 cm ebadında ve bir metre yükseklikte, arkasında 3 sütunu bulunan 3 basamaklı ilk minber yapılmıştır. İlk halifeler Rasûlullah’a hürmetten dolayı üçüncü basamağı kullanmamışlar ve bu basamağı bir tahta parçasıyla kapatmışlardır. Osman devrinde minber üzerine bir kubbe yapılarak kumaşla örtülmüş, ayrıca merdivenler abanoz ağacıyla kaplanmıştır. Muaviye bin Ebû Süfyan zamanında ise minber altı basamak daha yükseltilmiştir. Bu ilk minber 654 (1256) senesine kadar kullanılmıştır. Aynı yıl meydana gelen yangında minber yanınca Yemen hükümdarı el-Melikü’l-Muzaffer Şemseddin tarafından gönderilen minber 656 (1258) yılında yerine yerleştirilmiştir.

Bu tarihten sonra 666 (1268)’da Sultan I. Baybars, 797 (1395)’de Memluk sultanı Berkuk, 820 (1417)’de bir başka Memluk sultanı Şeyh el-Mahmudî tarafından minber yenilenmiş veya yenisi gönderilmiştir. 886 (1481) senesinde minber tekrar yanınca Medineliler tarafından tuğla alçıdan yapılan minber, 888 (1483) senesinde Sultan Kayıtbay tarafından gönderilen mermer minberle değiştirilmiştir. 998 (1590) tarihinde Osmanlı sultanı III. Murad’ın İstanbul’da imal ettirip süslettirdiği mermer minber, Medine’ye gönderildiğinde Kayıtbay’ın minberi Kuba Mescidine taşınmıştır. Halen Sultan III. Murad’ın minberi Mescid-i Nebevî’de kullanılmaktadır.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Tirmîzî, 5/3703
  2. ^ Buhârî, Fadlü's-Salât, 20/1, Hadis no: 1190
  3. ^ Buhârî, Müslim