Hac (İslam)

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Basmala.svg

İslâm

Kuffi Quran.jpg

Temel İbâdetler

Hac (Arapça: Bu ses hakkında الحج ), müslümanlarca kutsal olan Mekke çevresinde Kâbe ve diğer kutsal yerlerin ziyaret edilmesi ve dini gerekliliklerin yerine getirilmesinden ibarettir. İslam'da, maddi durumu uygun olan her müslümanın hayatında bir kez hac yapması farzdır.

Haccın Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

İslami anlatımlara göre haccın tarihi İbrahim'le başlar; İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail ile Filistin'den Mekke'ye gitti ve ailesini orada bıraktı. Hacer, çölde azıksız ve susuz kalıp önce Safa tepesine sonra Merve tepesine çıkıp etrafı araştırdı. Vadiye inince İsmail'i bulamadı. İki tepe arasında 7 kere koşup aradı. Sonunda İsmail'i, Zemzem kuyusu yanında buldu. İbrahim Filistin'den onların yanına geldi. Rüyasında İsmail'i kurban etmesi isteniyordu. Mina'ya ismaili kurban etmeye giderken giderken şeytan ona musallat oldu. Taşladı. Sonra şeytan Hacer'e musallat oldu. Hacer de şeytanı taşladı. İsmail'e yanaştı, o da taşladı. Sonunda İbrahim tam İsmail'i kurban edecekken gökten bir koç indirildi ve ismail kurban edilmekten kurtuldu. İbrahim ile İsmail Kâbe'yi inşa ettiler. Yapı yükseldiğinde İbrahim'in üzerine çıktığı taştaki ayak izine Makam-ı İbrahim denir. Kabe tamamlanınca köşesine Hacer-i Esved'i haccın başlangıç ve bitişini göstermek üzere yerleştirdiler.

İbrahim'den sonra içine putlar yerleştirilen Kabe putperestlerin hac yeri oldu. Bu dönem, hicri 9. yılda Ebû Bekir'in hac emirliğinde yapılan ilk İslam haccı ile sona erdi. Hicri 10. yılda Peygamber ilk ve son haccını (Veda Haccı) yerine getirdi, hac ibadetinin esaslarını gösterdi.

Osmanlılar zamanında peygamberin zamanında da uygulanmış olan hac yöneticiliği işini Osmanlılar yürütmüştür. Surre eminliği veya Surrei Hümayun adıyla bilinen bu kurum, İstanbuldan törenlerle gönderilir, Mekke ve Medine'ye gönderilen hediye ve yardımların denilen yardımları yerlerine ulaştırarak dağıtılmasını sağlardı. Hacca gidenler uğurlanır, dönüşte karşılanır ve tebrik edilirdi. Hacı evinde tehniye merasimi yapılırdı. Misafirlere hacdan getirilen zemzem suyu dağıtılırdı. Osmanlı İmparatorluğunun çökmesiyle surre tarihe karıştı.

Osmanlı zamanında İstanbul-Mekke arası gidiş dönüş 8 ayı bulmaktaydı. 19. yüzyıl başlarına kadar hac ulaşımı at, katır ve deve sırtında yapılırdı. 1869'da Süveyş Kanalı'ndan gemiyle, 1908'de Hicaz hattından trenle gidilmeye başladı.

Cem Sultan dışında Selçuklu ve Osmanlı sultanlarının hiçbiri hacca gitmemiştir. Şeyhülislamlar padişahlara hac lazım değildir diye fetva vermişlerdi. Türkiye cumhurbaşkanlarından Cevdet Sunay ile Kenan Evren Umre yapmışlar, Turgut Özal ve Necmeddin Erbakan hac yapmışlardır.

1947'lere kadar Türkiye'den hacca resmen izin çıkmadı. 1948'de döviz yokluğu gerekçesiyle hac yasaklandı, ancak 1949'da hac izni ile 7.000 kişi hacca gitmiştir. 12 Mart döneminde de hacılar Mekke'ye gidememiştir. 1979'a kadar isteyen her kişi veya kurum hac seyahati düzenleyebilirdi, bu tarihten sonra hac işini DİB organize etmeye başlamıştır. DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir.

hacdaki kalabalık ve sıkışma sebebiyle 1990 yılında el-Muaysem tünelinde 1426 kişi ezilerek öldü. Hacı sayısının kapasiteleri zorlaması sebebiyle Suudi Arabistan 1988'de hacda kontenjan uygulaması başlatmıştır. Her ülkenin nüfusuna göre hacı kafilesi olmaktadır.

Kur'anda Hac[değiştir | kaynağı değiştir]

Terim olarak hac Kur'anda İnsanlar arasında haccı ilan et (Hac:27 şeklinde kullanılır. Hac suresinde hac ibadetinin İbrahim Peygamber zamanında haccın ilan edilmesi ile meşru kılındığı ve gücü yeten insanlar için gerekli olduğu ifade edilir. Kur’anda İbrahim Peygamberin Kutsal Evin etrafına yerleştirildiğini ve Kutsal Evi inananlar için temiz tutmak, ibadete hazır bulundurmakla görevlendirildiği anlatılır. Hac Suresinin 28. ayetinde ise, hac Müslümanların çeşitli yararlar için Kutsal Evi ziyareti olarak tarif edilmiştir.[1]

Farz oluşu[değiştir | kaynağı değiştir]

Hac ibadetinin gerekliliği ile ilgili ayetler Kur'an'da Hac suresinin 27. ve 28. ayetlerindedir:

  • "İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin."(Hacc:27-28)
  • "Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır."(Ali İmran : 97)

Uygulama zamanı ve hac yasakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Hac, günümüzde Zilhicce ayında ihrama girerek arefe günü Arafat Dağı'nda vakfe yapmak, sonra da Kâbe'yi tavaf etmek şeklinde uygulanmaktadır. Kur'an da Hac yalnız 'tek bir aya' mahsus kılınmamış olsa da yerleşik uygulama bu yöndedir. Bakara 197. ayetinde "Hac Ayları" tabiri kullanılır. Tevbe suresi 36. ayetinde geçen Haram aylar’ın bahsedilen hac ayları olduğu yorumlardan anlaşılmaktadır.

  • "Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin."[2]

Bakara 197. Ayetinde haccın zamanı ve hacda yasak olan eylemler anlatılır.

  • "Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur."(Bakara: 197)

Haccın şekli, süresi ve umre[değiştir | kaynağı değiştir]

Haccın ne şekilde yapılacağı ve Hac ile Umre arasındaki fark Bakara 203. ayetine ait yorumlardan elde edilir. Ayette geçen, iki gün içerisinde dönüş tümcesi Diyanet'e göre Mina'dan Mekke'ye dönüşü ifade eder. Buna göre umre sadece Tanrının Kutsal Evi olarak tanımlanan Kabeyi ziyaret şeklinde ifade edilirken, hac Kâbe'nin yanı sıra diğer bazı kutsal yerlerin birlikte ziyaret edilmesi olarak tanımlanır.

  • "Sayılı günlerde Allah’ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.[3]

Ayette geçen "acele ederek" ifadesinden Hacda Mina'dan Mekke'ye dönüşün en az iki gün olarak gerçekleştirilmesi gerektiği, "sayılı günler" ifadesinin ise "teşrik günleri" olarak anılan Zilhicce ayının, 9,10,11,12 ve 13. günlerini ifade ettiği yorumları bulunmaktadır.[3] Bu yorumların Haccın haram ayların herhangi bir zaman diliminde yapılabileceği ifade edilen diğer anlatımlarla çelişkili olduğunu düşünmek mümkündür.

Haccın şekli ile ilgili diğer ifadeler Bakara Suresinde yer alır.

  • Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu, ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir.(2:196)

Hac ve Umre ibadetini engellenip de yapamayanlar için bir kurban gönderilmesi ifadesi kurbanın Kutsal Ev olan Kâbe'ye gönderilmesi olarak anlaşılmıştır.

Hadis ve fıkıhta hac[değiştir | kaynağı değiştir]

Müslim'de Hac bahsinde geçen hadiste: "Şüphesiz Allah haccı farz kıldı, haccı ifa ediniz."

Kur'an da sadece 'Yolculuğuna gücü yetenlerin' üzerine Allah'ın bir hakkı olarak haccetmeleri gerektiği ifade edilir. Fakat İslam dini bilginleri yorumlarında, kişinin hac ile dinen yükümlü olmasını bazı şartların sağlanmış olmasına bağlarlar, bunlar güvenlik ve ulaşım dışında kişinin;

  • Müslüman olması,
  • Ergenlik çağına ulaşmış olması,
  • Akıllı olması,
  • Hür olmak olması,
  • Asli ihtiyaçlarına ve evine dönünceye kadar aile fertlerine yetecek, yol ve vasıta masraflarını karşılayacak kadar paraya sahip bulunması şeklinde ifade edilir.


Hacca icra şekline göre farklı isimler verilmiştir. Temettü haccı, hac ve umre'nin ayrı ayrı ihramla yapılmasıdır. Umre yapılmayan hacca ifrad haccı, umre ile haccın aynı ihramda yapılmasına ise kıran haccı denilmektedir.

Geleneksel Hac[değiştir | kaynağı değiştir]

Müslümanlar hac vazifelerini yerine getirirken, 1910

Türkiye hacıları genellikle emeklilik yaşındaki müslümanlardır ve haccı ömürde bir kere yapmaktadırlar. Hacılar büyük oranda karı-koca gitmektedirler. Mali yönden bakıldığında en çok biriktirilen parayla hacca gidildiği görülmektedir. Türk hacıların çoğunluğu temettü haccı yapmaktadır.

Hacı adayı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurasına katılır, kurada adı gidecekler listesinde çıkarsa hazırlıklara başlar. Hacı adayı, para (lira, riyal, dolar) giyecek (ihram, terlik, şemsiye, iççamaşırı) ve yiyeceklerini (akan, kokan, bozulan yiyecekler dışındakileri) hazırlar, uçak biletini alır.

Yakınlarıyla vedalaşır. Şartlara göre evinde, uçakta, uçaktan inişte ihrama girer. İhram, erkekler için izar ve rida denilen iki parçalık örtüdür. Kadınların ihramı ise kendi giysileridir. Bu ihrama girmeden hacı adayları, mikat noktalarından geçemezler. Mikat, Mekke'nin etrafındaki ihram sınırları demektir ki, bu sınırlardan ihramsız geçilmez. Muazzam bir kalabalığa karışılacağı için ve kaybolma, yolunu kaybetme durumlarında ne yapılması gerektiği hakkında önceden bilgilenir.

Mekke'ye inen hacı adayları evlere yerleşir ve Umre yaparlar. Kabe ziyareti ve tavaf yapılır, zemzem suyun içilir, Safa ile Merve arasında 7 kere gidip dönülür (Say). Saydan sonra saçlar kesilerek ihramdan çıkılır ve umre bitmiş olur. Hac için tekrar ihrama girinceye kadar hac yasakları kalkmıştır. Adaylar, haccı beklerken, çevreyi gezer, alışveriş yapar.

Hacc; Zilhicce'nin 9'unda, arefe günü tekrar ihrama girilir. Güneşle birlikte Arafat Dağı'nda vakfeye gidilir. Bütün gün telbiye (Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerikeleke lebbeyk, innel hamde ven nimete leke vel mülk, la şerike lek) tesbih ve ibadetle geçirilip, güneş battıktan sonra yaya olarak 3 saatlik mesafede olan Müzdelife'ye geçilir, ve orada gecelenir. Kurban Bayramının ilk günü olan ertesi gün güneş doğmadan Mina'ya hareket edilir. Burada şeytan taşlanır, kurban kesilir. Üç gün Mina'da kalınır veya ilk gün sonunda Mekke'ye dönülerek ziyaret tavafı (Kabe'yi 7 kere dönmek) ve say yapılarak hac tamamlanmış olur.

Hac bittikten sonra isteyen istediği kadar tavaf ve umre yapabilir. İsteyen hacılar bayramın kalan günlerinde yine Cemerat'a giderek şeytan taşlar ve taşlama 70 taşa bağlanır. Medine'yi ziyaret etmeyenler Medine'yi ziyaret ederler. Son bir tavaftan sonra herkes memleketine döner.

Edebiyatta Hac[değiştir | kaynağı değiştir]

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, Şair Nabi'nin Tuhfetülharemeyni, Bedii Şehsuvaroğlu'nun Hac Yolu, Emel Esin'in Lebbeyk Hac Hatıraları, Necip Fazıl Kısakürek'in Hacdan Çizgiler, Renkler ve sesleri, Cenab Şahabeddin'in Hac Yolunda'sı, Malcolm X'in hac yolculuğu notları en meşhur hac edebiyatıdır.

Malcolm X'in hayatında hac önemli bir dönüşümdür. Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım. Böyle sıcak kucaklaşmalara, bu kutsal yerde yaşanan, ırkları ve renkleri ne olursa olsun gerçek kardeşlik gösterilerine... Geçen bir hafta içinde etrafımdaki her renkten insanın sergilediği bu cana yakınlık karşısında söyleyecek söz bulamıyorum... Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız. Fakat bu kutsal ziyarette gördüğüm, tecrübe ettiğim şeyler beni sahip olduğum tüm eski düşüncelerimi yeniden gözden geçirmeye ve takındığım birçok tavrı bir kenara atmaya zorluyor... Amerika, İslam'ı anlamak zorunda. Çünkü toplumdan ırk problemini silen tek din o...Kahire'den Cidde'ye, kutsal şehir Mekke'ye kadar gözleri mavinin mavisi, saçları sarının sarısı, derisi beyazın beyazı olan insanlarla aynı tabaktan yemek yedim, sözlerinde Nijerya'nın, Sudan'ın, Gana'nın Afrikalı müslümanların sözlerindeki kardeşliği, içtenliği hissettim." (Malcolm X ve Malcolm X Konuşuyor'dan naklen.)

Eleştiriler[değiştir | kaynağı değiştir]

İslami haccın birçok ritüelinin pagan dönem Arap geleneklerinin devamı olduğu şeklinde eleştiriler yapılmıştır. Bu eleştiriler tavaf, Hacer-ül Esved'e saygı, safa merve arasında say, şeytan taşlama, kurban, telbiye gibi konularla ilgilidir. Alevi bektaşi anlayışında bu eleştiriler kabul edilir, ancak Muhammed'in bu davranışları pagan arapların gönlünü kazanmak için yaptığı geçici ve taktik davranışlar olarak görülür ve bu davranışların ortodoks-sünni islam inancı tarafından içselleştirilmesi ve süreğen hale getirilmesi yanlış bulunur.[4]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]


Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Mehmet Babayiğit, Sosyo-Kültürel Yönleriyle Türkiye'de Hac Olayı, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1998.

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

İlgili belgeseller[değiştir | kaynağı değiştir]