Zekât

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Zekât (Arapça: الزكاةٌ ) İslam'ın beş şartından biridir.

Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Kelime olarak; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak anlamına gelir. Terim olarak Şeriatte "asli ihtiyaçlar" dışında nisap miktarı mala sahip olan ve bu sebeple zengin sayılan Müslüman'ın, bu zenginliği üzerinden 1 tam yıl geçtiğinde vermesi gereken verginin adıdır.

Veren kimseyi cimrilikten, kirlerinden ve günahlardan temizlediği ve malında berekete vesile olduğuna inanıldığı için, kelime manası ile dinî manası arasında bir bağ kurulur.

Dini terminolojide mecburi olmayan, belirli şartlarla kısıtlanmayan bağışlar için sadaka kelimesi kullanılır. Tevbe suresi 60. ayetinde ise bu anlayışın tersine olarak zekat kavramı yerine "sadakalar" kelimesi kullanılmıştır.

Zekâtın hükmü[değiştir | kaynağı değiştir]

Zekâtın, hicretin ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılındığına inanılır.

Kur'anda zekâttan Ahzap Suresi 33, Araf 156, Bakara 43, 83, 110, 177, 277, Beyyine 5, Enbiya 73, Fussilet 7, Hac 41, 78, Lokman 4, Maide 12, 55, Meryem 31, 55, Mücadele 13, Müminun 4, Müzzemmil 20, Neml 3, Nisa 77, 162, Nur 37, 56, Rum 39, Tevbe 5, 11, 18, 60, 71. ayetlerinde bahsedilir.

"İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler, onların mükâfatları Rableri katındadır." (Bakara Suresi: 277) Bu ayette beraber anılan namaz ve zekât Kur'anda aynı ifade ile birçok yerde daha tekrarlanır.

Muhammed'in hadislerinden örnekler:

"İslam, beş esas üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın peygamberi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir." [1]

"Mallarınızı zekât ile koruyunuz. Hastalıklarınızı sadaka ile iyileştiriniz, bela dalgalarını dua ve niyaz ile karşılayınız." [2]

Değerlendirme
Müslümanlar arasında zekat bir vergi midir, yoksa bir ibadet midir tartışması bulunur. Zekatın bir vergi olduğu anlayışına göre Şeriat yönetimi altında bulunmayan Müslümanların, yaşadıkları ülkenin vergi yasalarına göre vergi ödedikleri için dini açıdan ayrıca zekat ödemelerine gerek bulunmamakta, ibadet olarak değerlendirilmesi durumunda ise ödemeleri gerekmektedir.[3][4][5][6] Zekatın şartları ve miktarı belirli, zorunlu bir ödeme türü olması onun "bir çeşit vergi" olarak anlaşılmasının temel dayanağıdır.

Zekât vermenin şartları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Müslüman olmak.
  • Akıllı-Baliğ çağına girmek.
  • Özgür olmak.
  • Asli ihtiyaçlar dışında, Nisap miktarı (80 gr altın veya eşdeğeri) mala sahip olmak, ve bu malın veya değerinin kişi üzerinde iken 1 yıl geçmesi,
  • Zekâtı verilecek malın kişinin mülkiyetinde olması (Alacak, rehin veya tahsil edilemeyen cinsten olmaması)

Zekât vermenin bir şartı da borçlu olmamaktır; bir borçlu elindeki parayla önce borcunu ödemeli. Borçlu olana zekât farz değildir.

Asli İhtiyaçlar/Havaic-i asliye , Nisap[değiştir | kaynağı değiştir]

Fıkıhta kişinin zengin sayılması için ev, bina, elbise, ev eşyaları, bir yıllık yiyecekleri gibi asli ihtiyaçları dışında sahip olması gereken 80 gr altın veya eşdeğer mal miktarına nisap denir. Asli ihtiyaçlar kişinin yaşadığı zaman, mekan, sosyal çevre ve anlayışa göre değişkenlik gösterir.

Zekat'ın oranları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Altın, gümüş, para, ticaret malları ile koyun ve keçiden 1/40 oranında,
  • İnek, manda ve benzeri büyükbaş hayvanlardan 1/30 oranında,
  • Tarım ürünlerinden 1/10 oranında (Aşar) zekat verilir. Eğer bir kimse bu ürünleri yetiştirirken para harcayarak sulama yapıyorsa 1/20 oranında zekat verir.
  • Devenin zekatı olarak ise 5 deve için 1 koyun verilir.
  • Kira geliri getiren ev, dükkan, fabrika, motorlu araçlar, makine gibi malların net gelirlerinden 1/10 veya brüt gelirden 1/20 oranında zekat vermek gerekir. [7]

Zekât kimlere verilir[değiştir | kaynağı değiştir]

Zekât'ın kimlere verileceği ile ilgili görülen ayet şu dur:

"Sadakalar, Allah'tan bir yükümlülük olarak, yoksullara, düşkünlere, bu konuda çalışan görevlilere, sempatizanlara, kölelerin özgürlüğü için, borçlulara, Allah yoluna ve yolda kalmışlara verilmeli. Allah Bilendir, Bilgedir."[8]


Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]


Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]