Kur'an
| İslam |
|---|
Kur’ân veya Kur’ân-ı Kerîm (Arapça : القرآن), İslam dininin kutsal kitabı. İslam'da, Allah tarafından Cebrail isimli melek aracılığıyla İslam peygamberi Muhammed bin Abdullah'a vahiyler şeklinde indirildiğine inanılır.
İlk halife Ebubekir (632-634) zamanında bir araya getirilen Kur'an nüshaları, üçüncü halife Osman bin Affan döneminde çoğaltılarak önemli merkezlere gönderilmiştir. Kur'an ayrıca Furkân-ı Hâkim, Mushâf-ı Şerif, Kelâmullah, Kitâbullah gibi isimlerle de anılır. Uzatma, nokta, hareke gibi işaretlerin yer almadığı bu yazıma daha sonraları ilâve edilen işaretlemelerle okuyuş şekli (tecvid); yazılı olarak belirlenerek bu şekilde nesilden nesile aktarılmıştır.[1]
Konu başlıkları |
Etimoloji [değiştir]
Kuran sözcüğü Arapça QARE'E sözcüğünün üç harfli mastarıdır. Kuran “okunan şey “veya “ okumak", Kerîm ise "soylu, asil" ve "eli açık, cömert" anlamlarına gelir. [2] Kuran kelimesi, Kur'anın 58 ayetinde geçer. Ayrıca "kur'an" kelimesi kur'anda "okunan, okuyuş, okuma" "ekli, katlı, derli" anlamında da kullanılmıştır. "Biz onu, akıl etmeniz için Arapça okunuşla indirdik." (Yusuf Suresi: 2) "Kuranı okuyacağında kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığın." (Nahl Suresi: 98) "Kuran okunduğunda/okununca onu işitin de durup düşünün ki merhamet olunasınız" (A'râf Suresi: 204). "Şüphesiz, bu Kur'an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü'minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. " (İsrâ Suresi: 9). "Kuran'dan indirir olduklarımız, inananlara şifa ve rahmettir..." (İsrâ Suresi: 82).
Birçok âyette "el-Kitâb" kelimesinin Kuran anlamında kullanıldığı görülür: "İşbu içinde kuşku olmayan kitap’tır, takva sahipleri için bir yol göstericidir" (Bakara: 1,2). Çeşitli ayetlerde Kuran için başka isimler de kullanılmıştır: el-Furkân (Furkân Suresi: 1), ez-Zikr (Hicr Suresi: 9), en-Nûr (Nisâ Suresi: 174), er-Rûh (Şûrâ Suresi: 52) vb.
Tarihçe [değiştir]
Yazılma süreci ve kültürel kaynaklar [değiştir]
Kuran yazılımı 610 - 632 yılları arasında, yaklaşık 23 yılda gerçekleşmiştir. Kuran Muhammed tarafından katiplere yazdırılarak kayıt altına alınıyordu. Vahiy kâtipleri sayıları zamanla değişmekte olan kişilerden oluşuyordu.
İslam'da Kuran'ın, Cebrail ve Muhammed'in birbirlerine karşılıklı okumaları ve sahabilerin ezberlemesiyle korunduğuna inanılır. Vahyin Muhammed'in ölümüne kadar devam etmesi sebebiyle Muhammed'in sağlığı sırasında Kuran’ın kitapta toplanmasına imkân yoktu. Vahyin Muhammed'in ölümünden iki gün öncesine kadar devam ettiğine inanılmaktadır. Kuran sureleri bazen bir bütün olarak bazen de bölümler halinde yazıldı. Mekke’de yazılanlar "Mekkî", Medine'de yazılanlar "Medenî" olarak adlandırıldı.
Kur'anın kaynakları üzerine değişik çalışmalar yapılmış, Kur'anın diğer sözlü geleneklerden etkilenip etkilenmediği sorusu ve Kur'an kavramlarının değişik kültür ve geleneklerdeki orijinleri araştırılmıştır.[3] Kuran'daki birçok karakter ve olay, Tanah ve Yeni Ahit gibi Yahudi-Hristiyan kaynaklarında mevcuttur. Batılı akademisyenler Kuran’ın daha çok sonraki dönem Hristiyan kaynakları ve Midraş gibi Yahudi kaynaklarından alıntı yaptığı üzerinde dururlar. [4] Kuran'daki "İlahi Adalet" ve "Cennet" gibi motifler çağdaş Suriye Kiliselerine mensup misyoner din adamlarının öğretilerine büyük benzerlikler göstermektedir.[4]
Kuran Arapça haricinde İbranice, Hintçe, Farsça, Habeşçe, Berberi, Roma, Kıpti, Yunan ve eski Suriye dilleri gibi değişik dillerden alınma, bazıları teolojik anlamlar taşıyan kelimeler içermektedir. Melek, Harut ve Marut, şeytan, cehennem, iblis, ifrit, cin gibi kelimeler veya Esma-ül Hüsna’dan sayılan Rahman, Hüda, Aziz vb. isimler bu kapsamda sayılabilir. Essuyuti bu kelimelerin sayısının 275 olduğunu ifade eder.[5]
Mekke dönemi [değiştir]
Kur'an yazımında 13 yıl kadar süren ve Kur'anın hacimsel olarak 2/3 kısmını oluşturan Mekke dönemi "sözlü kültür dönemi" olarak değerlendirilir. Bu dönemde ayet ve surelerin hemen yazıya geçirilmesi gibi bir uygulamanın bulunmadığı, sözlü olarak ezberlendiği, Kur'anın şiirselliğinin ezberlenerek korunmasına yardım ettiği, daha sonraki hicrete yakın birkaç yıl ile Medine dönemi olarak ifade edilen yazım döneminde bu hafıza bilgilerine dayanılarak ayetlerin kayda geçirildiği ifade edilmektedir.[6][7]
Mekke döneminde Kuran'a, Kuran'ın Âdem'den itibaren devam eden tevhid dini ve vahiy zincirinin devamı olduğu ibaresi eklendi: "O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de bir şeriat kıldı." (Şura : 13)
Mekki ayet ve sureler İslâm inanç ve ahlâkı ile ilgili konuları kapsar; Allah'ın birliğine, meleklere, peygambere, kitaplara ve 'ahiret günü'ne iman gibi konular işlenir, Allah ile eş tutulan putlar reddedilir.
Medine dönemi [değiştir]
Medine'de yazılan âyet ve sûrelerde daha çok aile ve devletin tanzimi, insanların birbiriyle veya devletle olan ilişkilerini düzenleyen şer'i hukukun kuralları, anlaşmalar, barış ve savaş durumları söz konusu edilir. Ayrıca bu dönemde yazılan Berae suresi gibi bazı ayet ve surelerin dil ve hitap açısından tehdit edici olduğu gözden kaçmaz. M.S. 622 tarihinden itibaren bu hükümleri uygulamak için yeterli güce sahip bir İslâm Devleti, Muhammed yönetiminde, Medine'de oluşmuştu.
İnanışa göre yükümlülükler Allah tarafından hafiften ağıra doğru yavaş yavaş 23 yıla yayılarak gönderilmiş, Muhammed ve arkadaşları bunları uygulamaya geçirmiştir. İslam inanışında bu devrin özelliği; iyi ve yararlı olanın alınması, kötü ve zararlı olanın kaldırılmasıdır.[8]
Kuran ayetlerinin yaşanan olaylar ve sorunlarla ilgili olarak ihtiyaç üzerine geldiğine ve bu yüzden toplumda gerekli etkiyi gösterdiğine inanılır. İslami literatürde esbab-ı nüzul denilen bu durum Kuran tefsirlerinde önemli bir yer tutar.
Ebubekir dönemi ve İmam Mushaf [değiştir]
Muhammed'in ölümünü takip eden Yemâme savaşlarında 70 kadar hâfızın ölmesi üzerine Ashabdan Ömer’in hafızların toplanması için dönemin halifesi Ebu Bekir'e başvurarak konunun görüşülmesini istediği, bunun üzerine Ebu Bekirin, Zeyd bin Sâbit başkanlığında aralarında Abdullah bin Zübeyr, Sa'd bin Ebi Vakkas, Abdurrahman bin Haris bin Hişam'ın da bulunduğu bir komisyon kurarak Kur’an sahifeleri bir araya getirildiği iddia edilir.
Halife Ebubekir zamanında Zeyd bin Sâbit, elinde yazılı Kur'an metni olan herkesin bu metinleri getirmesini, ayrıca metinleri bizzat Muhammed'den duyduklarına dair iki güvenilir şahid gösterilmesi istedi. Osman toplanan bu kurula "Zeyd ile imlada anlaşamazsanız, Kureyş'e göre yazın" emrini verdi. Zeyd bin Sâbitin ortaya koyduğu bu aslî nüshaya "İmam Mushaf" adı verilmiştir. Ayrıca bazı sahabelerin bu mushaftan farklı özel Mushafları olduğu bilinir. Bu Mushaflar halife Osman zamanında yakılmışlardır. Abdullah bin Mesûd'un teklifiyle "İmam Mushaf" üzerinde yapılan danışma ve görüşmeler sonucunda bunun üzerinde her hangi bir noksanlık görülmemiş ve güvenirliği konusunda ittifak sağlanmıştır.
Kuran'ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline "Mus'haf" denir. Mushaf, "sayfalar haline getirilmiş" ya da "iki kapak arasındaki sayfalar" anlamına gelir[9] ve S-H-F (sahife) kökünden gelir. Kur’an Peygamberin vefatı ile tamamlandığından kendisi hayatta iken toplanmamış, ezberlenerek muhafaza edilmiştir. Kuran ayetleri ilk zamanlar vahiy kâtipleri tarafından papirüs, deri ve kemik üzerine yazılarak saklanırdı. [10] Bu yazılarla ilgili bazı rivayetlere göre bir keçi ayetlerin üzerinde yazılı olduğu kağıdı yemiş ve peygamberin ölümüne kadar okunmakta olan ayet bu şekilde ortadan kalkmıştır.[11]
Ömer ve Osman dönemleri [değiştir]
Kuran'ın bugünkü dizilişi ile mushaflaşması Halife Osman zamanında gerçekleşmiştir. Bilinen en eski Kuran Mushafı (M.S. 9 yy)[12] Özbekistan'ın Taşkent şehrindeki bir müzede sergilenen üçüncü Halife Osman Mushafıdır. Beş kopya halinde çoğaltılıp çeşitli İslam şehirlerine gönderilen orijinallerden biri de Topkapı Müzesi'nde sergilenmektedir.[13] Komünizm döneminde Semerkant'tan zorla alınarak St. Petersburg'da sergilenmiş, sergilenmesi için Başkortostan'a gönderilmiş, 1924 yılında geri verilmiştir. Bazı sayfaları 2000 ve 2003 yılında Christie's Londra ve Sam Fogg koleksiyonunda satılmıştır.[14]
Ömer devrinde Kuran öğretimine hız verildi. Medine'de ve İslam Devleti'nin diğer merkezlerinde hafız olduğu söylenen sahabelerin gözetmenliğinde pek çok hafız yetiştirilmiştir.
Zamanla içerisinde yeni fethedilen yerlerdeki kavim ve kabilelerin müslüman oluşu farklı şive ve lehçelere göre okuyuş ayrılıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu durum M.648'de Ermenistan ve Azerbaycan fethinde Şamlı ve Iraklı askerlerin yan yana gelmesi ile farklı okuyuşların su yüzüne çıkmasını sağladı. Bu tartışma ortamının daha fazla büyümesine engel olmak için Huzeyfe bin Yemân, Halife Osman'a başvurarak bu durumun düzeltilmesini, ihtilafın ortadan kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Halife Osman, Muhammed'in diğer ashabı ile de istişare ederek, İslâm dünyasında yalnızca Ebu Bekr'in emriyle derlenmiş olan onaylı Kuran mushaflarının kullanılmasını ve tüm diğer nüshaların kullanılmasının yasaklanmasını kararlaştırdı. Osman, bir önlem olarak da bu Mushaf dışındaki Mushafları yaktırarak ortadan kaldırma yoluna gitti. Ebû Bekir zamanında yazılan İmam Mushaf, Ömer'in ölümünden sonra kızı ve Muhammed'in hanımlarından olan Hafsa'ya geçmişti. Osman zamanında çoğaltılan mushafların yedi nüsha olduğu söylenir. [15] Halife Osman tarafından toplanan bir heyet, sureleri peygamberin sağlığında dizdiği sıra ile toplamış, sahabenin ellerinde bulunan farklı Kur'an nüshalarını, ayrıca Kuran'la karışmaması için ilave edilmiş olan tefsir notlarını imha etmiştir. Çoğaltılan nüshalar farklı şehirlere gönderilmiştir.[16]
Zamanla Osman tarafından değişik vilâyet merkezlerine gönderilen nüshalar kayboldu. Günümüzde halen onlardan bir tanesi İstanbul Topkapı Müzesi'nde; bir diğer tam olmayan nüshası Taşkent'te bulunmaktadır. Çarlık Rus hükümeti onun faksimile ile reprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) yayınlamıştır.
Metnin orjinalliği, korunması ve nakli [değiştir]
Yaklaşık 23 yıl sürdüğü ifade edilen vahiyin 2/3 kısmını oluşturan Mekke döneminde Kur'an büyük ölçüde yazılmamış, ancak hicrete yakın dönemler ile Medine döneminde yazım işlemi yapılmıştır.[17][18] Bu yazım materyali de Muhammed'in sağlığında mushaf hale getirilmemiş, değişik kişilerin kendileri için yazıp sakladıkları parçalar şeklinde ve hıfz yolu ile muhafaza edilmiştir. Kur'anın orijinalliği konusunda İlahiyatçılar arasında genel bir mutabakat olsa da bu konuda şüphe uyandıran tutum ve rivayetlerin kaydedilmiş olduğu gözardı edilemez. Örneğin güvenilen Sünni kaynaklarda kaydedilen sahih bir rivayete göre Muhammed'in ölümünde insanlar cenaze işleriyle meşgul iken bir keçi Kur'anın bazı ayetlerini yemiştir.[19][20]
Ebu Bekir zamanında Kuran toplanırken [Abdullah b. Mesud]'un ayetlere açıklayıcı olarak ilave ettiği bazı ifadeler komisyonca çıkartılmıştır; Örneğin "Bunları yapma imkânını bulamayan kimsenin üç gün oruç tutması gerekir." (Maide: 89) âyetinin devamındaki "mütetâbiat" (peşpeşe) ilavesi Kuran'a eklenmemiştir. Yine annelerin nafakası ile ilgili: "Mirasçı da belirtildiği şekilde yükümlüdür." (Bakara: 233) âyetindeki mirasçı hakkında "zi'r-rahimil-mahrem" (evlenilmesi yasak olan yakın hısımlardan olan) şeklinde ilâve taşıyan kıraati de Kuran'dan sayılmamıştır.
Yazım döneminde Arap dili ve alfabesi [değiştir]
Kıraat mezhepleri/Okuyuş versiyonları
Kur'an yazılması Arapçanın ve Arap alfabesinin ilk gelişim dönemlerine rastlar. [21]Yazım döneminde Arapça henüz olgunlaşmamış bir dil kabul edilir. Kur'anın dilinin %10 kadar Süryanice içeriğe sahip olduğu, Kur'anın anlaşılmasında bu dile ait bilgiler göz önüne alındığında tarihsel olarak ortaya konan anlamlardan oldukça farklı anlamların ortaya çıkabildiği belirtilmektedir.[kaynak belirtilmeli]
Başlangıç dönem Arap alfabesinde harf sayısı bugün kullanılan 28 harfe karşılık 22 harfi karşılayan 15 farklı yazım (harf)ten oluşur. [22] Yazıda noktalama işaretleri yoktur. Kur'anın ilk yazılışındaki alfabetik yetersizliğe bağlı olarak ayetlerin nasıl okunması gerektiği sorunu değişik kıraat mezheplerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.[23]Arapçada hareke, şedde ve uzatma gibi yabancılar için oluşturulan özel işaretler sadece dini metinlerde ve çok daha sonraları kullanılmaya başlanmıştır.
Kur'an yazımında, dilin yanı sıra yazım kurallarının yerleşmemesi ve alfabe yetersizlikleri farklı okuyuş ve anlam içeriklerine sahip ayetlerin Kur'anda bulunduğu anlamına gelir; Örneğin abdestle ilgili ayetin farklı okunuş şekillerinden dolayı abdest alırken ayaklar bazı İslam coğrafyalarında meshedilir iken diğerlerinde ayakların yıkanması abdestin farzlarından kabul edilir.[24] Bazı okuyuş şekillerinin tercih edilmesi ve yeni kullanılmaya başlanan işaretlemeler ile bunların kalıcı hale getirilmesi kıraat mezheplerini ortaya çıkarmıştır. Ancak ayetlerin diğer muhtemel anlamlarını bu dışlayan bu uygulama ile, orijinal okunuşta yer aldığı şüpheli bazı anlamların ayetlere yüklenmesi de söz konusu olabilmektedir. Örneğin sabah Kur'an okunmasından bahseden İsra-78. ayeti sabah namazını emreden ayete dönüşür. [kaynak belirtilmeli]
Sözlü Kuran versiyonlarının çok sayıda olmasına rağmen yazılı Kuran'ın adedi sadece birkaç tane (7 adet) ydi[kaynak belirtilmeli]. Yazılı Arapça zamanla gelişme gösterdi. Haccac zamanında birbirine benzer harfleri ayırt edebilmek için imla işaretleri ve sesli harfler oluşturuldu.[kaynak belirtilmeli] Kuran yazımına eklenen bu yeni harf ve işaretlerin sebebi, farklı okumalardan kaynaklanan tartışmalara[25] ve insanların Kuran'ı farklı okumalarına son vermekti. Bu yeni sistem İslam dünyasında 9. yy'ın başlarına kadar tartışmalara konu oldu. Kuran'a eklenen yeni harf ve işaretler renkli olarak yazılmaya başlandı ve asıl metinin bir parçası kabul edilmedi.[4] İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bulunan en eski mushaflar :[kaynak belirtilmeli]
- No: 457. Osman'ın imzasını ve Hicri 30 senesini taşıyan Mushaf.
- No: 557. Ali'nin imzasını taşıyan Mushaf.
- No: 458. Ali'nin yazısı olduğu kabul edilen Mushaf.
Edebi dil ve içerik [değiştir]
Kur'an dil açısından yazıldığı dönemin Arap dili özelliklerini yansıtır. Yer yer şiirsel, yer yer tiyatral anlatım özellikleri gösteren Kur'an edebi dil açısında tartışmalı bir üsluba sahiptir. Bazı yazarlar Kuran anlatımının tekrarlanamaz ve taklit edilemez bir kuran mucizesi olduğunu ifade ederler. Karşıt görüşte olanlara göre ise Kuranda gereksiz tekrarlar, vurgular, anlatım kesiklikleri, cümle bozuklukları, konular arasında bağlantısız geçişler vb. edebi düşüklükler bulunmaktadır. Bu durum Kuran tercümelerinde parantez içerisinde ilaveler yapılarak düzeltilmektedir. Kur'anın uslubu da bazı yazarların eleştiri hedefleri arasında yer almıştır.[26] Necm suresi örneğinde görülebileceği gibi Kur'anın bazı ayetlerinde kullanılan sıfat ve zamirlerin kime ait olduğu belli değildir. Bu durum tercüme ve tefsir yapanların ayetlere kendi anlayışlarına göre anlam vermelerine yol açar.
Kur'anda bulunan gramer uygunsuzlukları değişik teorilerle izah edilmeye çalışılmıştır. Konu farklı kişilerce hata veya istisnai kullanım olarak değerlendirilir. Tartışma zamir, isim ve sıfatların uygunsuz kullanımı, müzekker-müennes uygunsuzluğu, tekillik-çoğulluk kurallarına uyulmaması gibi değişik kategorilerde incelenen çok sayıda uygunsuz kullanımla ilgilidir.[27]
Kur'andaki gramer uygulamaları ile ilgili bir iddia da gelecekle ilgili ifadelerde mazi (geçmiş) sigasının kullanımıdır. Bu iddiaya göre bu şekilde anlatımın başka örnekleri de bulunmakta ve ay'ın gelecekte parçalanacağı Kamer suresinde bu şekilde anlatılmaktadır.[28][29]
Kur'anda "O’nu anlaşılsın diye apaçık bir Arapça ile indirdik" şeklinde bir ayet bulunmasına karşın, Arapça dışında İbranice, Hintçe, Farsça, Habeşçe, Berberi, Roma, Kıpti, Yunan ve Suriye dilleri gibi değişik dillerden Garaib-i Kur'an diye isimlendirilen çok sayıda kelime Kur'anda bulunur. Birtakım inançların İslam kültürüne ithal edilmiş olduğuna işaret eden bu kelimelerden bazıları şunlardır; melek, Harut ve Marut, şeytan, cehennem, iblis, ifrit, cin, Hüda, Esma-ül Hüsna’dan Rahman, Aziz vb. Zira bu kelimeler köken aldıkları dilde tamamen farklı anlamlar için yaratılmış ve kullanılmış kelimelerden oluşmaktadırlar. Celaleddin Suyuti bu kelimelerin sayısının 275 olduğunu ifade etmektedir.[30]
Kuran anlatı ve hikayelerinin yapısı; Kur'an birçok ayetinde sembolik ifadelerle cansız varlıkları konuşturur, duygu ve insansı hareketler verir, emirlere itaat ettirir. [31] Kur’anın üçte ikilik bölümünü oluşturan Kur’an anlatılarını inceleyen bazı ilim insanları kıssaları tarihsel olanlar, temsili kıssalar ve mitolojik olanlar olarak sınıflandırmışlardır.[32] Tarihsel anlatımlar anonim hikâyelerin taşıdığı özellikleri taşır. Örneğin hikâyelerde kişiler ve yerler kaymış, zaman yüzyıllar öncesine veya sonrasına atılmıştır. Hikâyelerin kendi devirlerinde kabul edilebilir gerçeklikleri bulunmasına rağmen yüzyıllar içerisinde sözlü geleneğe ait olan bu hikâyeler kültürden kültüre değişerek geçmiş, tamamen veya kısmen efsaneleşmiş, mitolojik parçalar ilave edilmiştir.
Kur'an mealleri [değiştir]
- Ana madde: Kur'an mealleri
Kur'anın tercüme edilebilir olup olmadığı uzun tartışmaların konusu olmuştur. Uygulamada ise meal denilen yarı tercüme anlatımlar tercih edilmiştir. Meal yazarları, birebir tercümedeki metne değişik zorunluluklar (cümlelerdeki anlatım bozukluklarının giderilmesi, kapalı anlatımlar, cümle düşüklükleri, kelimelerin tam karşılığının meal yapılan dilde bulunmaması veya olduğu gibi tercümenin yazar tarafından sakıncalı bulunması, ayetlere mucizevi anlamlar yüklenmek istenmesi vb.) sebebiyle veya kendi anlayışını (mezhep, tarikat, cemaat) dikte etmek amacıyla parantez içerisinde ilaveler yaparlar veya kelimelerin anlamlarını değiştirerek verirler. Bu şekilde ancak uzman olanların anlayabileceği saptırmalar dini metinler içerisine yerleşmiştir. Örnekler Sad suresi 10 ve 32 ayetleri, zariyat suresi 7 ve 47. ayetlerinde, vakıa suresinde, namaz vakitleri, tesettür, Allah'ın isimleri, ve mut'a ile ilgili nisa 24, İnsan Suresi 19. ayetlerinin meallerinde görülebilir. Bu konuda başvurulan diğer bir yöntem etimolojik veya rutin hayatta kullanılan olağan anlamlarının bir kenara bırakılarak kelimelere yeni anlamlar verilmesi ve tercümelerin bu anlamlar üzerinden yapılmasıdır.
Bazı yazarlar Kuran çevirilerinde yapılan hata ve tahrifatlara dikkat çeken yazılar yazmışlardır.[33]
Kuran'ın yapısı [değiştir]
Kuran 114 bölümden (sure) oluşur. Sureler genellikle içerdiği konulardan birine verilen Arapça isimlerle anılırlar. Sureler kronolojik bir sırada düzenlenmemiştir. Müslümanlar Kuran'ın sıralanışının da mucizevî olduğuna inanırlar.[34]
Mukataa; Kuran'da bazı surelerin başında bulunan, ana metinden ayrı yazılan ve uzundan kısaya doğru dizilen "sessiz harf grupları"na Mukataa harfleri denir. Farklı harflerin birleştirildiği kanısını uyandıran[4] bu harflerin ne anlama geldiği konusunda İslam âlimleri arasında fikir birliği yoktur.
Ayet, sure, cüz [değiştir]
Kur’an "sûre" adı verilen bölümlerden oluşur. Kuranda 86’sı Mekki', 28'i Medeni' olmak üzere 114 sure bulunur. Medine'de eklenen sureler Bakara, Ali İmran, Enfal, Ahzab, Maide, Mümtahine, Nisa, Zilzal, Hadid, Muhammed, Rad, Rahman, Dehr, Talak, Beyyine, Haşr, Nasr, Nur, Hac, Münafikun, Mücadele, Hucurat, Tahrim, Cuma, Tegabun, Saf, Feth ve Berae'dir. Her bir sure “ayet” adı verilen bölümlerden oluşur. Ayetlerin uzunluğu bir kelime ile bir sayfa arasında değişir. Ayetlerin Muhammed'e Cebrail meleği aracılığıyla vahiyler şeklinde gönderildiğine inanılır. Kur’anı oluşturan 30 eşit parçadan her birine cüz denir.
Vahiy; görünüşte, surelerin mevcut sırasını izlemeksizin, genellikle Müslümanların belirli bir konuda bilgi, görüş veya cevap gibi ihtiyaçları ya da önemli bir olayla ilgili olarak gerçekleştiği için, Kuranın nihai şekli vahiylerin tamamlanmasından sonra ortaya çıkmıştır. Kuran’ın yazılımı sırasında Arapçada noktalama işaretleri bulunmadığı için ayetlerin bazı ayetlerin okunuş şekli, sayısı, nereden başlayıp nerede bittiği gibi konular kesin değildir. Buna göre, Kuran, surelerin başındaki besmeleleri ayrı bir ayet saymama kaydı ile 6236 ayetten oluşur. Ayetlerin sayısını İbn-i Abbas 6616, Nafi 6217, Şeybe 6214, Mısır âlimleri 6226 olarak ifade etmişlerdir. Said Nursi, Zemahşeri gibi bazı alimler ise muhtemelen avama kolay gelsin diye rakamları yuvarlayıp 6666 rakamını vermişlerdir.[35] Kuranda kaç ayet olduğu hususundaki ihtilaf numaralandırma hususundadır. Bazı âlimler, bir kısım uzun cümleleri iki-üç ayet saymışken, bazısı tek ayet kabul etmiştir. Yine Şafiî âlimleri besmeleyi başında zikredilen sure ile bir bütün olarak saydıkları halde, Hanefi âlimleri besmeleyi ayrı bir ayet olarak saymışlardır. Sure başlarındaki “Yasin, Ha mim” gibi huruf-u mukattaa için de benzer durum geçerlidir.
Surelerin sıralanışı [değiştir]
| Tarihsel önce: listesi |
Tarihsel sonra: — |
|
| Kur'an da sırası: | ||
|
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 |
||
Surelerin kronolojik sırası, Kuran hakkındaki tartışmalı hususlardandır. Ayetlerin açıklanış sırası ile ilgili eldeki veriler yeterince güvenilir değildir.[4] Avrupalı akademisyenler, Kuran'ın içeriğini tarz ve konu açısından inceleyip, göreceli bir sıraya koymaya çalışmışlardır. Theodor Nöldeke 1860'da Kuran Tarihi'ni (History of the Qurʾān) isimli eserini yazdığından beri sureler batılı kaynaklarda dört değişik şekilde sıralanmaya başlanmıştır. Bu sıralamalardan üçü Mekke ve Medine dönemlerini temel alır .
Muhammed'in risaletinin başında ilk olarak 'indiği' kabul edilen âyetler Alak suresinde geçer: " Yaratan Rabbinin İsmi ile oku. İnsanı bir alaktan (asılı şey veya pıhtı) yarattı. Oku ve senin Rabbin, sonsuz kerem sahibidir. Ki O kalem ile insana bilmediği şeyleri öğretti. " (Alak: 1-5) İlk yazılan ayetlerin inananları okumaya, öğrenmeye, yazmaya ve araştırmaya çağırdığı ve bilim için büyük teşvik mesajı taşıdığı düşünülür. Rivayette göre Kuran'ın en son yazılan âyeti de şudur: "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim." (Mâide: 3 ).
Kültürel tutumlar [değiştir]
Geleneksel anlayışta Kur'an abdest alınarak tutulur. Mezarlarda ve ölünün arkasından dua ve Kuran okunur. Bazı İslam âlimlerine göre Kuran'ın abdestli okunması gerekliliği Vakıa Suresi 79. ayeti ile sabittir;" O'na (Kur’an), ancak tertemiz olanlar dokunabilir." şeklindedir. [36] Tertemiz olanlar ile kastedilenin, abdestli olanlar olduğu düşünülür. Elmalılı Hamdi Yazır'a göre ayetteki "el mutahharûn" sözcüğü tahir olanlar, (kirlerden) arınmış olanlar anlamına gelmektedir.
Edip Yüksel'e göre Kuran abdestsiz okunabilir ve abdest ancak namaz için gereklidir. Edip Yüksel aynı ayeti "O'nu (Kur’an) ancak temizler kavrayabilir."[37] şeklinde çevirir ve bu ayetlerin kesinlikle abdestten, abdestsiz Kuran okunamayacağından bahsetmediğini söyler. [38]
Kuranın bütün metnini ezberleyen kişiye hafız denir. Muhammed ilk hafız olarak kabul edilir. Kuranı düzgün bir sesle okumaya tilavet denir. Müslümanlar günlük ibadet olan namazı kılabilmek için Kuran'dan en azından küçük bir kısmı (ayet) ezbere bilmek zorundadırlar;"Kurandan kolayınıza geleni okuyun, salâtı ikame edin/namazı kılın" (Müzzemmil Suresi : 20)
Kur'an ilimleri [değiştir]
Kuran ilimleri olarak adlandırılan ve Kuran çevresinde oluşturulan bilgi birikimi şu dallara ayrılır:
- Kıraat: Kuran’ın yazım, dil, anlatım özelliklerini, nakil bilgileri, kıraat mezhepleri, edebiyat usul ve kuralları ve Arap şiveleri açısından inceler. Şive ile ilgili problemlerde Kureyş lehçesi esas kabul edilir. Yazılımla ilgili problemlerden kaynaklanan farklı okuma şekilleri ve bu okumaların ifade ettiği farklı anlamlar kıraat ilminin konusudur.
- Nüzul sebepleri: Ayetlerin yazılış sebepleri ve buna bağlı anlamları üzerinde durur.
- Mekki ve Medeni (Kronoloji) ilmi: Kur'an Mekke'de ve Medine'de yazılan ayetlerden oluştuğundan sure ve ayetlerin buna göre sınıflandırılması yapıldı.
- Tefsir: Ayetlerin yorumlanması çalışmalarını içerir; rivayet tefsiri ve dirayet tefsiri olarak iki kola ayrılır. Rivayet tefsirinde peygamber, sahabi ve diğerlerinin sözleri kullanılırken dirayet yahut rey tefsirleri dil, akıl, mantık ve felsefe gibi ilimler çerçevesinde yapılan yorumlarla oluşturulur.
- istinbat: Fıkıhçılar tarafından yürütülen çalışmalar; Kuran'daki ayrıntıları verilmeyen hükümler usuli fıkıh denilen ana ilkeler çerçevesinde ayrıntılandırılır, şartlara bağlanır, sınırları ve şekli belirlenir. Fakihler, ayetlerin lafız ve anlamlarını üzerinde çalışarak genel ve özel hükümleri belirler. İbadetlerin şekli, miktarı ve şeriat hükümleri fıkıhçılar tarafından belirlenir.
- icazül Kuran: Bu dal, Kur'anın dil, anlatım gibi estetik yapısını ilgilendiren konuları araştırır, mucize oluş iddialarını [39] ve bunun dayanaklarını inceler. Günümüzde de Kur’anın mucizeliği üzerine kitaplar yazılmakta, İslam karşıtları tarafından da bu tezler üzerine karşı cevaplar[40] yazılmaktadır. Kur’an üzerinde dilbilim, tarihsel, bilimsel tutarlılık ve Kur’anın içsel tutarlılığı gibi başlıklarla incelemeler yapılmaktadır.
Şeriat; Sosyoloji ve toplum düzeni [değiştir]
- Ana madde: Şeriat
Birincil kaynak olarak Kur'ana dayandırılan şeriat kadın-erkek ilişkileri, savaş, evlilik, boşanma, miras paylaşımı gibi birçok konularda koyduğu kurallar ile yüzyıllar boyunca insanlığı ve toplum düzenini etkilemiştir. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ise Kur'an'ın laikliği emreden bir kitap olduğunu ifade etmektedir.[41]
Kur’an üzerine tartışmalar [değiştir]
Ateist ve agnostikler dini gelenekleri ve bunların dayandığı kutsal kitapları insanların oluşturduğunu kabul eder. Deizmde ise tanrı inancı olmakla birlikte dinler ve kutsal kitaplar reddedilir.
Yahudilik ve Hristiyanlıkta Kuran'ın Muhammed ve arkadaşları tarafından yazıldığı kabul edilir.[42][43] Müslümanlar Kuran'ın Allah tarafından gönderildiğine inanır ve Kuran’ın başka kaynaklardan alıntı yaptığı önermesini kabul etmezler. Kuran'ın, insan yazısı veya başka kaynaklardan alıntı olduğu iddiaları [44] Muhammed'in ümmi ve Kur’anın kusursuzluğu ileri sürülerek reddedilir.
Ebced hesabı [değiştir]
Ebced hesabında Arapça alfabedeki her harfe sayısal bir değer atanır ve böylece yazılar sayısallaştırılır. Kabalistlerin Tevrat'a uygulamalarında olduğu gibi ebced hesabı Kuran metninlerine uygulanarak ayetlere yeni anlamlar yüklenmiştir. Ayetlerle bağlantılı olarak ele alınmasına rağmen bu örnekler büyük oranda Kur’anla değil, kelimelerin kendisi ile bağlantılı olabilecek konulardır. Mesela:
- Arapçada demiri ifade eden Hadid kelimesinin ebced hesabıyla değeri 26'dır. 26, demirin atom numarasıdır. Ayrıca belirlilik ekiyle birlikte (El-Hadid) kelimenin ebced karşılığı da 57'dir. Bu da demirin durağan izotoplarından birinin kütle numarasıdır.[45] Kuran'da demirden bahseden sure Hadid Suresi Kuran'ın 57. suresidir.[46]
Sözcük tekrarları [değiştir]
Kuran'da geçen bazı sözcüklerin tekrarları şu şekildedir[47][48][49][50][kaynak güvenilir mi?]:
- Gün kelimesi 365 defa, günler kelimesi 30 defa, ay kelimesi 12 defa geçmektedir.
- Deniz kelimesi 32 defa, kara kelimesi 13 defa geçmekte ve bunların her birinin, toplamları olan 45'e oranı, yaklaşık olarak yeryüzündeki kara ve deniz oranlarını göstermektedir.
- Bunların yanında dünya-ahiret, melek-şeytan, iman-küfür, yaz-kış gibi bazı karşıt kelimeler eşit sayıdadır. Buna mukabil affetmek kelimesi ceza kelimesinin iki katı sayıda, zenginlik kelimesi fakirlik kelimesinin iki katı sayıda ve yine iyiler kelimesi kötüler kelimesinin iki katı sayıdadır.
Eleştiriler [değiştir]
- Ana madde: Kur-an'ın eleştirisi
Kur'an eleştirileri yazımı, kaynakları, bilimselliği, anlatımlarının tarihsel akışa uygun olup olmadığı, iç tutarlılığı, edebi yeterlilik ve uygunluk gibi bir çok başlıklarda yapılmıştır.
Çeşitli gayrimüslim kaynaklarda Kur'an'ın ilahî bir metin olmadığı; Muhammed, arkadaşları ve köleleri tarafından yazılmış olabileceği iddia edilir. Enes bin Malik bu konuyla ilgili rivayetlerden birisini şöyle aktarır: ”Bir adam vardı. Neccaroğullarından, Hristiyan'dı, Müslüman olmuştu. Bakara ve Ali İmran surelerini okumuştu. Peygambere de vahiy yazıyordu. Sonra, yeniden Hristiyan oldu ve kaçıp Hristiyanlara katıldı. 'Ben ne öğretip kendisi için yazdımsa, Muhammed yalnızca onu bilir, başka bir şey bilmez,' demeye başladı."[51]
Bazı araştırmalara göre Kur’anda anlatılan Evren'in yapısı günümüz anlayışı ile uyuşmamakta Kur'an Geosentrik bir Evren öngörmektedir.[52] Ayrıca Kur'an'ın şeriat hukuku miras, şahitlik ve ceza davaları gibi konularda insanlar arasında bugün evrensel bir prensip olan çeşitli eşitlik ilkelerini gözetmediği iddia edilir.[kaynak belirtilmeli]
Kaynakça [değiştir]
| Wikimedia Commons'ta Kur'an ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur. |
- ^ KAYA, M. Ali (Çarşamba, 30 Mart 2011). "Kuranın Harekelenmesi". http://www.fikirbahcesi.org.+ss.tefsir dersleri. http://www.fikirbahcesi.org/tefsir-dersleri/kuranin-harekelenmesi.html. Erişim tarihi: 24 Şubat 2013.
- ^ "TDK - Kerim". TDK Sözlük, kerim. http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA. Erişim tarihi: 2008-08-28.
- ^ http://www.truthnet.org/islam/source.htm
- ^ a b c d e "Qurʾān." Encyclopædia Britannica. Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2008.
- ^ http://www.fatherzakaria.net/books/qaf/pdf/46-Episode.pdf
- ^ http://dergi.ilahiyat.omu.edu.tr/Makaleler/1397499734_09_ZiyaSen.pdf
- ^ http://www.ilafdergi.hitit.edu.tr/files/14.11.pdf
- ^ Bakara : 219; Nisa : 43; Mâide : 90-91
- ^ “Ana Hatlarıyla Kuranı Kerim”, Prof. S. Yıldırım, s. 65
- ^ http://www.islamic-awareness.org/Quran/Text/Mss/ [ölü/kırık bağlantı]
- ^ Çelebi, Mustafa (Haziran 16, 2011). "Mübarek Keçi ayet yerse…". Dini Yazilar. ss. Kuran Ayetlerinin Düşündürdükleri. http://webcache.googleusercontent.com/search?hl=tr&q=cache:NW-K5k0qjT4J:http://www.diniyazilar.com/2011/06/mubarek-keci-ayet-yerse/%2Bke%C3%A7i+ayetleri+yedi&gbv=2&gs_l=heirloom-hp.1.1.0l2j0i30l2j0i8i30.3875.9157.0.15579.11.10.1.0.0.0.593.3141.2-2j3j1j2.8.0...0.0...1c.1.kAJvUkBNeqQ&ct=clnk. Erişim tarihi: 25 Şubat 2013.
- ^ "The “Qur'ān Of ʿUthmān” At Tashkent" (İngilizce). Tashkent (Samarqand), Uzbekistan: Islamic Awareness. 1st July 2004. http://www.islamic-awareness.org/Quran/Text/Mss/samarqand.html. Erişim tarihi: 25 Şubat 2013.
- ^ http://news.bbc.co.uk/2/hi/asia-pacific/4581684.stm BBC'nin konu ile ilgili araştırması
- ^ [1] Islamic Art, Indian Miniatures, Rugs And Carpets: London, Tuesday, 20 October 1992 at 10 a.m. and 2.30 p.m., Thursday, 22 October 1992 at 2.30 p.m., 1992, Christie's: London, p. 88 (Lot 225); Islamic Art, Indian Miniatures, Rugs And Carpets: London, Tuesday, 20 October 1992 at 10 a.m. and 2.30 p.m., Thursday, 22 October 1992 at 2.30 p.m., 1992, Christie's: London, p. 89 (Lot 225A); Islamic Art, Indian Miniatures, Rugs And Carpets: London, Tuesday, 19 October 1993 at 10.30 a.m. and 2.30 p.m., Thursday, 21 October 1993 at 2.30 p.m., 1993, Christie's: London, p. 20 (Lot 29); Islamic Art, Indian Miniatures, Rugs And Carpets: London, Tuesday, 19 October 1993 at 10.30 a.m. and 2.30 p.m., Thursday, 21 October 1993 at 2.30 p.m., 1993, Christie's: London, p. 21 (Lot 30). [2] Islamic Manuscripts, 2000, Catalogue 22, Sam Fogg: London, pp. 8-9; Islamic Calligraphy, 2003, Catalogue 27, Sam Fogg: London, pp. 12-13.
- ^ Muhammed Hamidullah, a.g.e., II, s.763
- ^ http://www.enfal.de/kuran10.htm
- ^ http://dergi.ilahiyat.omu.edu.tr/Makaleler/1397499734_09_ZiyaSen.pdf
- ^ http://www.ilafdergi.hitit.edu.tr/files/14.11.pdf
- ^ http://www.irantehlikesi.com/?p=354
- ^ http://www.mollacami.net/soru-ve-cevaplar-631.html
- ^ http://en.wikipedia.org/wiki/History_of_the_Arabic_alphabet#Origins
- ^ http://en.wikipedia.org/wiki/History_of_the_Arabic_alphabet#Origins
- ^ http://eskidergi.cumhuriyet.edu.tr/makale/945.pdf
- ^ http://home.uludag.edu.tr/users/ucmaz/PDF/ilh/1993-5(5)/M13.pdf
- ^ "Kuran’ın Yazılış Tarihi". http://www.nurislam.org/kuranin-yazilis-tarihi.html. Erişim tarihi: 2009-03-30.
- ^ http://muslumanlik.angelfire.com/muslumanliksinavi3.html
- ^ www.doguedebiyati.com/nusha/06/007-soner1.doc
- ^ http://www.saadettinmerdin.com/genel/70-peygamberimize-isnad-edilen-iki-mucize-insikak-i-kamer-ve-mirac.html
- ^ http://www.erdemyolu.com/ayin-yarilmasi/ayin-yarilmasi-sakkul-kamer-diye-bir-mucize-var-midir.html
- ^ http://www.fatherzakaria.net/books/qaf/pdf/46-Episode.pdf
- ^ http://www.belgeler.com/blg/169c/kur-an-in-anlasilmasinda-sembolizm-tartismalari-symbolism-discussions-on-perceiving-the-holly-koran
- ^ http://milelvenihal.org/dosyalar/milel-nihal-dergi/sayilar/MilelveNihal_c6_s1.pdf
- ^ http://19.org/tr/category/makaleler/kuran-cevirilerindeki-hatalar/
- ^ http://www.simetrikkitap.com Simetrik Kitap, Dr. Halis Aydemir
- ^ http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/1269/kuran-da-6666-ayet-var-mi.html
- ^ Kuran-ı Kerim ve Türkçe Meali, Diyanet İşleri Başkanlığı
- ^ Edip Yüksel. Mesaj Kuran Çevirisi, İstanbul, Ozan Yayıncılık, 2000.
- ^ Yuksel, Edip Sure59-Ayet79 Dipnotu
- ^ http://www.islamiyet.gen.tr/kuran/mucizeler/kuranin_matematiksel_mucizeleri.php
- ^ http://answering-islam.org/Quran/Contra/l
- ^ http://haber.gazetevatan.com/laiklik-kuranin-emri/516741/9/siyaset
- ^ Katolik Ansiklopedisi, Kuran maddesi (İngilizce)
- ^ Yahudi Ansiklopedisi XVI. 70
- ^ Christoph Luxenberg le röportaj (İngilizce)
- ^ "Isotopes of iron". http://en.wikipedia.org/wiki/Isotopes_of_iron. Erişim tarihi: 2009-03-30.
- ^ "Kur%27an". http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an. Erişim tarihi: 2009-03-30.
- ^ "Kuran'ın matematiksel mucizeleri". http://www.kuranmucizeleri.com/matematik01.html. Erişim tarihi: 2008-08-02.
- ^ "Scientific Miracles". http://monak2.tripod.com/Peaceonline/id1.html. Erişim tarihi: 28-08-2008.
- ^ "Mucizeler Kaynağı Kuran-ı Kerim'in Matematiksel Mucizesi". Sorularlaislamiyet.com,. http://www.sorularlaislamiyet.com/subpage.php?s=article&aid=8422.
- ^ "Kuran'ın mucizeleri". Akşam Gazetesi. http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/07/18/yazidizi/yazidizi1.html. Erişim tarihi: 28-08-2008.
- ^ Buhari, e's-Sahih, Kitabu'l Menakıb/25,c.4,s.181-182;Tecrid, hadis no:1477
- ^ http://wikiislam.net/wiki/The_Geocentric_Qur%27an
Ek okuma [değiştir]
- Karşılaştırmalı Kuran mealleri
- Muhammed Hamidullah, Kuran Tefsiri
- Zekiyüddin Şaban, Usulü'l-Fıkh, Terc. İbrahim Kafi Dönmez, Ankara 1990, s. 44-45
- İbn-i İshak, Es-Sire
- İbn-i Sa'd, Tabakat
- Mes'udi, Mürucü'z-Zeheb
- İslam Ansiklopedisi , TDV Yay., İst., 1997
- Beheşti, Bilmek, Çev: İbrahim Keskin, İst., Bir Yay., 1988
- Arslan, Ahmet, Felsefeye Giriş, 4. bs., Ankara, Vadi Yay., 1999
- Alper, Ömer Mahir, Akıl-Vahiy Felsefe-Din İlişkisi, İst, Ayışığı Yay., 2000
- Qurʾān." Encyclopædia Britannica. Ultimate Reference Suite. Chicago: Encyclopædia Britannica, 2008.
Dış bağlantılar [değiştir]
- Al-Quran (Kur'an)
- [1] Kur'an'ın tarihi
- Diyanet İşleri ve Elmalılı Hamdi Yazır ve 30 ayrı mütercim tarafından hazırlanmış Kuran Mealleri
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||