Sabır
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Sabır, ya da dayanç, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusudur. Sabırlı insan uzun süreli gecikmelere ve tahriklere rağmen moralini bozmadan yoluna devam eder veya beklemesini sürdürür.
Sabır İslam başta olmak üzere Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm ve Hinduizm dahil bütün büyük dünya dinleri tarafından aranan bir niteliktir. Türkçedeki sabır kelimesi Arapçadaki ( صْبِرْ ṣabr) kelimesinden gelmektedir. Ramazanda oruç tutmak İslam dinine göre sabırın en önemli örneklerinden biridir. Ayrıca Türkçedeki "Acele işe şeytan karışır" atasözü sabırı öğütleyen en tanınmış atasözlerinden biridir.
Sabırsızlık genellikle çocuksu bir nitelik olarak düşünülür. Sabır yetişkinliğin en önemli bileşenlerinden biridir. Sabırsızlığın aceleciliğe yol açtığı ve iyi düşünmeden verilmiş yanlış kararlara neden olduğu düşünülür.
|
|
|
|---|---|
| Acıma · Aldırmazlık · Anksiyete · Arzu · Aşağılama · Aşk · Başkasının zararına sevinme · Beklenti · Bıkkınlık · Boşluk · Coşkunluk · Dehşet · Depresyon · Dikkat · Duyarsızlık · Düşmanlık · Empati · Endişe · Fanatiklik · Gıpta · Gurur · Gücenme · Halinden memnunluk · Hayal kırıklığı · Hayret · Heves · Hışım · Histeri · Hoşnutluk · Istırap · İçine doğma · İğrenme · İlgi duyma · İlham · Kabullenme · Kafa karışıklığı · Kafaya takma · Kaygı · Kendine acıma · Kınama · Kıskançlık · Kızgınlık · Korku · Küçümseme · Mahcubiyet · Melankoli · Merak · Merhamet · Minnet · Mutluluk · Nezaket · Nefret · Özlem · Panik · Pişmanlık · Rahatsızlık · Sabır · Sempati · Sevinç · Sıkıntı · Suçluluk · Sükûnet · Sürpriz · Şaşkınlık · Şehvet · Şefkat · Şüphe · Tövbe · Umut · Umutsuzluk · Utanç · Utangaçlık · Üzüntü · Vicdan azabı · Yalnızlık |

