Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)
Vikipedi, özgür ansiklopedi
| Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir. Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. NOT:Gerekli değişiklik yapılmadan bu şablon kaldırılmamalıdır. Bu madde Haziran 2009 tarihinden beri, düzenleme isteğiyle etiketlidir. |
| Hukuk konusuyla ilgili bu madde, yasaların birebir Vikipedi'ye aktarımı olmayıp, bilgilendirme amaçlıdır. Yol gösterici olması açısından (noter, avukat ya da mahkeme gibi herhangi) bir hukukçuya/kuruma danışmanız önerilir. Ayrıntılar için Vikipedi'nin Vikipedi:Hukuki sorumluluk reddi sayfasını okuyunuz. |
| Türkiye Cumhuriyeti |
Bu şablon bir bölümünü gösterir |
|
|
|
|
|
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 1982 Anayasası olarak bilinen anayasa değişikliği, Türkiye Cumhuriyeti'nin hâlihazırdaki anayasasıdır. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında hazırlanmış ve 18 Ekim 1982 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin1982'de yapılan halk oylamasına katılan %91.3 oranında seçmenlerin %82.7'si "evet" %8.6'sı "hayır" oyu kullanmıştır.[kaynak belirtilmeli] Bu oran 1961 Anayasasının %61.5 olan "evet" oylarına göre çok yüksek bir kabul düzeyini yansıtmaktadır. Bu yüksek kabul oranının sebepleri arasında MGK'nin partiler üstü görünümü, medyanın sıkı denetim altında tutulması, siyasî partilerin kapatılmış ve değişik görüşlerin ortadan kaldırılmış olması, 1980 öncesinin halkta derin izler bırakması, şiddet olaylarına tepki, eski siyasî iktidarlara güvensizlik ve referandumum sonucunun "hayır" çıkması dahilinde olacakların belirsizliği sayılabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Başlangıç, Genel Esaslar, Temel Haklar ve Ödevler, Cumhuriyetin Temel Organları, Mali ve Ekonomik Hükümler, Çeşitli Hükümler, Geçici Hükümler ve Son Hükümler olmak üzere toplam sekiz bölümden oluşur.
Konu başlıkları |
[değiştir] Ana ilkeleri
Anayasada devlet, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlamaktadır. Devletin şeklini, dilini, başkentini ve rejimin temel özelliklerini belirleyen ilk üç madde 4. maddede belirtildiği üzere değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.[1] Egemenlik TBMM bünyesinde vücut bulur ve kayıtsız şartsız milletindir[2] .İlk üç maddede laiklik, sosyal eşitlik, kanun önünde eşitlik, cumhuriyet idaresi ve ülkenin bölünmez varlığı konu edilmektedir.Ayrıca yasama, yürütme ve yargı arasında yatay mânâda bir denklik yaratılmış ve bu üç erk biribirinden kesin çizgilerle olmasa da ayrılmıştır.
Yasama yetkisi Türk Milleti adına TBMM'nindir ve bu yetki devredilemez [3] TBMM için 1961 sisteminin getirdiği çift kanatlı parlamento sistemi terk edilmiş meclis tek çatı altında birleştirilmiştir.
Yürütme yetkisi ise aynı zamanda devletin başı olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu'na verilmiştir[4]
Yargı yetkisi ise yine Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır[5].
[değiştir] Genel değerlendirme
1980 Anayasası orijinal halinde iken genel manada bireyin temel hak ve özgürlüklerini devlet karşısında sınırlayan, baskıcı bir rejim kurma idealinin bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır. Her türlü hakkın sınırlanmasında kullanılmak üzere genel sınırlama maddelerinin kullanılması ve bu maddelerin uluslararası kabul koşullarını gerisinde kalması pek çok eleştiriye konu olmuş ve Anayasa pek çok değişikliğe uğramıştır. Anayasanın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında "İnsan haklarına saygı" göstermeyi de saymaktadır ama bu ifade 1961 Anayasasının 2. maddesinde yer alan "insan haklarına dayanan" devlet anlayışından daha farklı bir anlam içermektedir.
Olağanüstü hal rejimlerini düzenleyen maddeleri (mad.119, mad.120, mad.121 ve mad.122) ve yine bununla alakalı olarak kısmi bir yasama yetkisi devri sayılabilecek Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ve Olağanüstü Hal (İki çeşit OHAL, sıkıyönetim ve de seferberlik ve savaş hali olmak üzere 4 adet OHAL belirtilmiştir.) dönemlerinde Bakanlar Kurulu'nca çıkarılabilen OHAL KHK'leri ve de bunlara dair getirilen yargı denetimi kısıtlamaları hukuk devleti anlayışıyla ciddi bir biçimde çelişmektedir.
Ayrıca anayasanın sonunda yer alan ekteki geçici 15. madde cunta döneminde yapılmış uygulamaları ve çıkarılmış bulunan yasaların Anayasa'ya uygunluğu bakımından herhangi bir denetimi yasaklamaktadır. Ayrıca 1982 anayasası Kazuistik (her şeyi kuralla çözme yöntemi, ayrıntıcı) bir anayasadır.

