Kenan Evren

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Kenan Evren
Emblem of the President of Turkey.svg
7. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Görev süresi
9 Kasım 1982 – 9 Kasım 1989
Başbakan Bülent Ulusu
Turgut Özal
Yerine geldiği Kendisi (Devlet Başkanı olarak)
Yerine gelen Turgut Özal
Türkiye Devlet Başkanı
Görev süresi
12 Eylül 1980 – 9 Kasım 1982
Başbakan Bülent Ulusu
Yerine geldiği İhsan Sabri Çağlayangil (vekaleten)
Yerine gelen Kenan Evren (Cumhurbaşkanı)
17. Türkiye Genelkurmay Başkanı
Görev süresi
7 Mart 1978 – 1 Temmuz 1983
Yerine geldiği Semih Sancar
Yerine gelen Nurettin Ersin
26. Türk Kara Kuvvetleri Komutanı
Görev süresi
5 Eylül 1977 – 6 Mart 1978
Yerine geldiği Semih Sancar
Yerine gelen Nurettin Ersin
Kişi bilgileri
Doğum Ahmet Kenan Evren
17 Temmuz 1917 (1917-07-17) (97 yaşında)
Manisa, Osmanlı Devleti
Vatandaşlığı Türkiye Cumhuriyeti
Milliyeti Türkiye
Eşi Sekine Evren (1944-1982)
Bitirdiği okul Harp Akademisi
Mesleği Politikacı, Asker
Askeri hizmeti
Bağlılığı Türkiye Cumhuriyeti
Branşı Türk Kara Kuvvetleri
Hizmet yılları 1932-1983
Rütbesi Er (Orgenerallik rütbesi, 12 Eylül Davası sonucunda er rütbesine düşürüldü.)[1]
Birimi Ege Ordusu

Ahmet Kenan Evren (d. 17 Temmuz 1917; Alaşehir, Manisa), Türk asker ve devlet adamı; Türkiye'nin 7. Cumhurbaşkanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 17. Genelkurmay Başkanı. Kenan Evren, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra devlet başkanı unvanını almış, 1982 Anayasasının halkoyuna sunulup yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye'nin yedinci cumhurbaşkanı olmuştur (1982-89).

18 Haziran 2014 tarihinde, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12 Eylül 1980'de dönemin başbakanı Süleyman Demirel'e muhtıra vermek, T.C. Anayasasını ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan müebbet hapis cezası verildi ve orgenerallik rütbesi erliğe düşürüldü. [2][1]


Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Askerlik yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Her ikisi de Balkan göçmeni olan Hayrullah Evren (d. 1877 - ö. 1957) ile Naciye Evren'in (d. 1885 - ö. 1983) dördüncü ve son çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokulu doğum yeri Alaşehir'de, ortaokulu Manisa'da, liseyi İstanbul'da, Maltepe Askeri Lisesi'nde okudu. 1938'de Kara Harp Okulu'nu bitirerek topçu asteğmen, Şubat 1939'da teğmen oldu. 1940'ta Topçu Okulu'nu bitirdikten sonra çeşitli birliklerde görev yaptı. Ağustos 1942'de üsteğmenliğe yükseldi. 1946 yılına kadar çeşitli topçu birliklerinde Batarya Takım Komutanı ve Batarya Komutanı olarak görev yaptı. 1946 yılında girdiği Kara Harp Akademisi'ni 1949 yılında kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. Daha sonra Genelkurmay Eğitim Şubesi kısım amirliği, 1. Ordu Harekat Dairesi başkan yardımcılığı yaptı, Kara Harp Akademisi'nde öğretmenlik etti.

1958-1959 yıllarında, Kore Savaşının ardından Güney Kore'de kalan Türk Tugayında harekat ve eğitim şube müdürü ve kurmay başkanı olarak görev aldı. Türkiye'ye döndükten sonra 1959-61 arasında Ordu Donatım Okulu kurmay başkanlığı ve 2. Ordu harekat eğitim başkanlığı görevlerini üstlendi. 227. Piyade Alayı komutanlığı, 9. Kolordu kurmay başkanlığı, Kara Kuvvetleri Okullar Dairesi başkanlığı yaptı. 1964'te tuğgeneral, 1967'de tümgeneral oldu. 58. Er Eğitim Tümeni komutanlığı ve 2. Ordu kurmay başkanlığı görevlerine atandı. 1970'te korgeneralliğe yükseldi. 2. Kolordu komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme Kurulu başkanlığı görevlerinde bulundu. 1974'te orgeneral olarak Genelkurmay ikinci başkanlığına getirildi.[3]. 1976 ile 1977 yıllarında Ege Ordusu komutanlığı görevinde bulundu.

Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun'un 1 Haziran 1977'de, Kanlı 1 Mayıs'tan (1 Mayıs 1977) sonra darbe girişiminde bulunacağı iddiasıyla dönemin başbakanı Süleyman Demirel tarafından 200 asker ile birlikte resen emekliye sevkedilmesiyle Kenan Evren'e Genelkurmay Başkanlığı yolu açıldı.[4] Gelecekteki Genelkurmay Başkanı olmasına kesin gözüyle bakılan Ersun’un emekliye ayrılması Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki dengelerin ve kıdem geleneğinin bir anda alt üst olmasına neden oldu. Bu karışık dönem nedeniyle Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'ın görev süresi bir yıl uzatılırken. Bu arada Kara Kuvvetleri Komutanlığına yani bir yıl sonra Genelkurmay Başkanı olacak isim konusunda bir anlaşmazlık başgösterdi; Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk 1. Ordu Komutanı Adnan Ersöz’ü isterken, Başbakan Demirel, 3. Ordu Komutanı Ali Fethi Esener’in Kara Kuvvetleri’nin yeni komutanı olmasını istedi. Ancak Ne Demirel ne de Korutürk geri adım atmayınca her iki komutan da görev süreleri bittiğinden 30 Ağustos 1977’de emekliye ayrıldı. Böylece en kıdemli olan Orgeneral Kenan Evren, beklenmedik biçimde 5 Eylül 1977 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanı oldu.[5] 1977-78 yıllarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapan Evren, 6 Mart 1978'de Genelkurmay Başkanlığına atandı.

27 Aralık 1979'da kuvvet komutanlarıyla birlikte imzalayarak cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e gönderdiği ve "adresi meçhul mektup" olarak tarihe geçen uyarı mektubunda iki büyük siyasal partinin ülkenin sorunlarının çözülmesinde uzlaşmaya varmalarını, ülkeyi birlikte yönetmelerini öneriyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, askerlerin talebi doğrultusunda mektubu 2 Ocak 1980 tarihinde hükümet ve siyasi partilere gönderdi.[6] 30 Ağustos 1980'de, Zafer Bayramı dolayısıyla radyo ve televizyonda yayımlanan konuşmasında alınmasını gerekli gördüğü önlemleri dile getirdi.

12 Eylül 1980 Darbesi[değiştir | kaynağı değiştir]

12 Eylül 1980 tarihinde yapılan askeri darbe ile ülke yönetimine el konulması ve Türkiye'deki bütün özgürlükler askıya alınmasından sonra yasama ve yürütme yetkilerini kullanmak üzere Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in liderliğinde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun'dan oluşan Milli Güvenlik Konseyi (MGK) kuruldu.

Evren bu dönemde, MGK ve Genelkurmay başkanlığının yanı sıra devlet başkanlığını da üstlendi. MGK başkanı imzasıyla yayımladığı bildiride, Türkiye'nin iç ve dış düşmanlarının tahriki içinde olduğunu, devletin başlıca organlarının işlemez duruma getirildiğini, siyasal partilerin kısır çekişmeler içinde bulunduğunu, ülkenin savaş eşiğine getirildiğini belirtiyordu. TBMM ve hükümeti feshetti, bütün ülkede sıkıyönetim ilan etti. 20 Eylül'de Deniz Kuvvetleri eski komutanı emekli oramiral Bülent Ulusu'ya hükümeti kurma görevi verdi. Devlet başkanı olarak yurt gezilerine çıkarak 12 Eylül Darbesinin amaçlarını halka anlattı. 12 Eylül Darbesinin birinci yıldönümünde Danışma Meclisi'nin toplanacağını açıkladı. Üyeleri MGK tarafından seçilen Danışma Meclisi'nce hazırlanan ve MGK'ce denetlenen anayasanın kabul edilmesi için yoğun bir propaganda kampanyası yürüttü. 1982 Anayasası, 7 Kasım 1982 tarihinde yapılan referandumda yüzde 91.37'lik 'evet' oyuyla kabul edildi. Evren, yeni anayasanın 1. geçici maddesi uyarınca, yedi yıllık bir süre için, Türkiye'nin 7. cumhurbaşkanı sıfatını kazandı.[7] MGK ve Genelkurmay başkanlığını da sürdürdü.

Darbenin dış bağlantısı[değiştir | kaynağı değiştir]

Darbenin yapılmasının ardından CIA Ankara Bürosu Şefi Paul Henze, Washington’daki Beyaz Saray’dan bir telefon alacak ve “Paul, senin çocuklar başardı” denecektir.[8] Kenan Evren'in bu dönemde NATO içerisinde gizli bir örgütlenme olan stay-behind kontrgerilla ordusunun başında bulunduğu iddia edilmektedir[9][10][11].

12 Eylül Darbesiyle başlayan dönemde demokrasiden uzaklaşılması Avrupa ülkelerinde tepkiyle karşılandı. Buna karşın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerde yakınlaşma oldu. Yunanistan'ın NATO'nun askeri kanadına dönmesi için kolaylık gösterildi. Özellikle Orta Doğu ülkeleriyle yakınlaşma başladı.

Cumhurbaşkanlığı[değiştir | kaynağı değiştir]

Kenan Evren Romanya gezisinde, Nisan 1982.

1 Temmuz 1983'te Genelkurmay başkanlığı görevini Kara Kuvvetleri komutanı Nurettin Ersin'e devrederek askerlikten emekliye ayrıldı. 4 Kasım 1983'te seçimlere iki gün kala TRT'de üstü kapalı bir biçimde Anavatan Partisi (ANAP) lideri Turgut Özal'ı eleştiren bir konuşma yaptı. Ancak Evren, bazı çevrelerce bu hareketiyle askeri yönetimin güdümünde gösterilen ve giderek zayıflayan Milliyetçi Demokrasi Partisi'nin (MDP) oylarını artırmaktan çok askeri yönetime duyulan tepkiyle Turgut Özal'ın oylarını artırmayı hedeflemişti.[12]

Milli Güvenlik Konseyi'nin varlığı, 6 Kasım 1983'deki genel seçimlerin ardından, TBMM Başkanlık Divanı'nın oluştuğu 7 Aralık 1983'te sona erdi.[13].

Kenan Evren devlet başkanlığı ve cumhurbaşkanlığı sırasında yurt içinde ve dışında birçok gezintiye çıktı. Evren ile Pakistan devlet başkanı Ziya ül Hak arasında karşılıklı ziyaretlerle pekiştirilen büyük bir dostluk kuruldu. Eylül 1982'de bir Uzakdoğu gezisine çıkan Evren, Bangladeş, Pakistan, Güney Kore, Çin ve Endonezya'yı ziyaret etti. Bu ülkelerle Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesinde önemli bir adım atılmış oldu. Ocak 1984'te toplanan IV. İslam Zirve Konferansı'na Türkiye ilk kez cumhurbaşkanı düzeyinde katıldı. Evren konferans başkan yardımcısı seçildi. İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Komitesi başkanı olarak, İslam ülkeleri arasında ekonomik bağların güçlendirilmesini, alınan kararların bir an önce uygulanmaya konmasını istedi (15 Kasım 1984). V. İslam Zirve Konferansı'na katılan Evren, konferansın sonuç bildirisinde, Kıbrıs Türkleri ve Bulgaristan'daki Türk azınlığın durumu gibi konulara yer verilmesinde etkin rol oynadı (30 Ocak 1987)[14] .

1983 Seçimlerinde iktidara gelen ANAP'ın lideri Turgut Özal ile genelde uyum içinde çalıştı.[12] 9 Kasım 1989'da Cumhurbaşkanlığı görevi sona eren Evren, yerini Turgut Özal'a bıraktı.

1990'da Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 1990-Eylül 1991 arasında, Kenan Evren'in Anıları adıyla 6 ciltten oluşan otobiyografisi yayımlandı.

Muş konuşması[değiştir | kaynağı değiştir]

Kenan Evren, 3 Kasım 1984'te Muş'a yaptığı gezide, 16 yaşındaki Erdal Eren’in idam edilmesi hakkında:

Şimdi ben; bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim, ömür boyu ona bakacağım!.. Bu vatan için kanını akıtan, bu Mehmetçiklere silah çeken o haini ben senelerce besleyeceğim. Buna siz razı olur musunuz?” demiştir.[15]

Yargı süreci[değiştir | kaynağı değiştir]

2000 yılında Adana savcısı Sacit Kayasu Kenan Evren hakkında iddianame hazırladı. Fakat, Kayasu'nun iddianamesi kabul edilmedi. Kayasu ilk olarak, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından kınama cezası aldı. Daha sonra Yargıtay tarafından "görevi kötüye kullanmak" ve "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif" suçundan mahkum edilen Kayasu'yu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu meslekten ihraç etti. Avukatlık yapma hakkı dahi elinden alınan Kayasu, ihraç kararı üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dava açtı. 2008'de sona eren davada "ifade özgürlüğünü kısıtladığı" için Türkiye 41 bin avro tazminata mahkum edildi.[16]

12 Eylül 2010 tarihinde yapılan referandumda anayasa değişikliklerinin kabul edilmesiyle 12 Eylül Darbesinin sorumlularının yargılanmasını engelleyen Anayasa'nın "geçici 15. madde"si yürürlükten kaldırıldı.

13 Eylül 2010 tarihinde Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) İzmir İl Yönetimi Kenan Evren hakkında "darbe yapmak, anayasa değiştirmek, hükümeti yıkmak, sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürmek, kasten yaralamak, işkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak ve cinsel saldırıda bulunmak" gibi suçlardan suç duyurusunda bulundu.[17]

Bunun yanı sıra Ankara, İstanbul ve Bursa gibi Türkiye'nin değişik illerinde de 2010 Anayasa değişikliği referandumundan “evet” çıkmasının ardından Anayasa’nın Geçici 15. Madde’sinin yürürlükten kaldırılması ve 12 Eylül 1980 darbesini yapanlara yargı yolunun açılması üzerine savcılıklara suç duyurusuna başlandı.[18]

Suç duyurularının ardından 8 Nisan 2011'de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Kenan Evren ve hayatta kalan tek MGK Üyesi olan Tahsin Şahinkaya’nın ifadesi alındı. Ocak 2012'de tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın "şüpheli" olarak yer aldı. İddianamede, Evren ve Şahinkaya'nın, 765 sayılı TCK'nın "Devlet Kuvvetleri Aleyhinde Cürümler"e ilişkin 146. maddesi ile 80. maddesi uyarınca "ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına" çarptırılmaları istendi.[19]

İddianame, 10 Ocak 2012'de Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesin tarafından kabul edildi[20] ve 4 Nisan 2012'de 12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbenin sorumlularının yargılanmalarına başlandı.

22 Ağustos 2012'de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 12 Eylül Davası'nın görüldüğü Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen raporda, sanık Kenan Evren'in duruşmaya katılmasının "tıbbi açıdan uygun olmadığı" bildirildi. Bunun üzerine Mahkeme, Dava'nın sanıkları Evren ve Şahinkaya'nın savunmalarının, sesli ve görüntülü iletişim teknolojisiyle alınmasına karar verirken, sanıkların mal varlıklarına tedbir konulması yönündeki talebi reddetti.[21] Evren tedavi gördüğü Ankara GATA'daki odasında kurulan kamera ve ses sistemi ile mahkemeye katıldı.

13 Şubat 2013'te, Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya haklarında açılan 12 Eylül dönemine ilişkin dava nedeniyle haklarının ihlal edildiği ileri sürerek Anayasa Mahkemesi'ne başvurdular. 25 Ekim 2013'te Cumhuriyet Savcısı Selçuk Kocaman, 12. Ağır Ceza Mahkemesine verdiği 18 sayfalık esas hakkındaki görüşte, Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın, TCK'nın "devlet kuvvetleri aleyhine cürümler" başlıklı 146. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını ve rütbelerinin sökülmesini istedi.[22]

Dava Mart 2014'te, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapatılmasının ardından Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne devredildi.

18 Haziran 2014 tarihinde, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 12 Eylül 1980'de dönemin başbakanı Süleyman Demirel'e muhtıra vermek, T.C. Anayasasını ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçundan müebbet hapis cezası verildi ve orgenerallik rütbesi erliğe düşürüldü. [23][1]

Özel yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

1943'te Sekine Evren (d. 1922 - ö. 1982) ile hayatını birleştiren Evren'in bu evlilikten Şenay, Gülay ve Miray adlı üç kızı oldu.

Ayrıca[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c "Evren ve Şahinkaya'ya müebbet". Hürriyet. 18 Haziran 2014. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26634864.asp. Erişim tarihi: 19 Haziran 2014. 
  2. ^ "Evren ve Şahinkaya'ya müebbet". Anadolu Ajansı. 18 Haziran 2014. http://www.aa.com.tr/tr/tag/346688--evren-ve-sahinkayaya-agirlastirilmis-muebbet. Erişim tarihi: 19 Haziran 2014. 
  3. ^ http://www.tsk.mil.tr/1_TSK_HAKKINDA/1_2_Genelkurmay_Baskanlari/konular/kenan_evren.htm Biyografi
  4. ^ İlgili Merdan Yanardağ makalesi soL 4 Mayıs 2012 tarihinde erişilmiştir
  5. ^ Soner Yalçın, Bay Pipo, Doğan Kitap, 1999. ISBN 975-6770-28-7.
  6. ^ http://www.haberturk.com/gundem/haber/732719-asli-ortaya-cikti 'Aslı' ortaya çıktı
  7. ^ Cengiz Sunay (2010). Türk siyasetinde sivil-asker ilişkileri: 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve sonrası. Orion Kitabevi. ISBN 978-9944-769-51-8. http://books.google.com/books?id=c4pPAQAAIAAJ. Erişim tarihi: 15 Temmuz 2013. 
  8. ^ Fehmi Koru, Zaman gazetesi
  9. ^ Paralel History Project NATO's Secret Armies
  10. ^ Evren, 13 Aralık 1979 günü Genelkurmay Başkanı sıfatıyla Brüksel'deki NATO Askeri Komite toplantısına katılmış ve İstanbul'a dönüşünde 1. Ordu Komutanı Necdet Üruğ'un Selimiye'deki toplantı odasında tüm kuvvet komutanlarıyla toplantı yapmıştır. Toplantının gündemi Silahlı Kuvvetlerin askeri müdahalesiydi.(Mehmet Ali Birand, 12 Eylül Saat:04:00 Karacan Yayınları 12.Baskı, Temmuz 1985 s.132)
  11. ^ Susurluk Raporu
  12. ^ a b Hasan Cemal, Özal Hikayesi, Bilgi Yayınevi, Eylül 1989. ISBN 975-494-113-0.
  13. ^ Cumhurbaşkanı Seçimleri
  14. ^ Rüştü Yılmaz, Jivkov Döneminde Bulgaristan Türkleri ve Türkiye'ye Göç Olayları (Türk Basınına Göre), T.C. Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, Ankara, 2008.
  15. ^ Baskın Oran, Kenan Evren'in Yazılmamış Anıları, Bilgi Yayınevi, Mayıs 1989. ISBN 975-494-095-9.
  16. ^ Önderoğlu, Erol (13 Kasım 2008). "12 Eylül'ün Peşine Düşünce Cezalandırılan Savcı Kayasu AİHM'de Kazandı". Bianet. http://www.bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/110829-12-eylulun-pesine-dusunce-cezalandirilan-savci-kayasu-aihmde-kazandi. Erişim tarihi: 13 Eylül 2010. 
  17. ^ http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=1018714&CategoryID=77 Evren'in yargılanması için ilk başvuru yapıldı!
  18. ^ http://www.ntvmsnbc.com/id/25131021/ Darbecilere suç duyurusu
  19. ^ Evren ve Şahinkaya'ya ağırlaştırılmış müebbet! , CNNTürk, 4 Ocak 2012.
  20. ^ Ve Evren resmen sanık! , CNNTürk, 10 Ocak 2012.
  21. ^ Evren'in mal varlığına tedbir konulmadı, CNNTürk, 28 Eylül 2012.
  22. ^ Kenan Even ve Tahsin Şahinkaya'ya müebbet istemi (12 Eylül Davası), Bugün, 25 Ekim 2013.
  23. ^ "Evren ve Şahinkaya'ya müebbet". Anadolu Ajansı. 18 Haziran 2014. http://www.aa.com.tr/tr/tag/346688--evren-ve-sahinkayaya-agirlastirilmis-muebbet. Erişim tarihi: 19 Haziran 2014. 

Dış Bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Biyografi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı
  • Biyografi, Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı
Siyasi görevi
Önce gelen:
Kenan Evren
(Devlet Başkanı)
Türkiye Cumhurbaşkanı
Emblem of the President of Turkey.svg

9 Kasım 1982 - 9 Kasım 1989
Sonra gelen:
Turgut Özal
Önce gelen:
İhsan Sabri Çağlayangil
(vekaleten)
Türkiye Devlet Başkanı
12 Eylül 1980 - 9 Kasım 1982
Sonra gelen:
Kenan Evren
(Cumhurbaşkanı)
Askeri görevi
Önce gelen:
Semih Sancar
TSK Genelkurmay Başkanı
6 Mart 1978 - 1 Temmuz 1983
Sonra gelen:
Nurettin Ersin
Önce gelen:
Semih Sancar
Türk Kara Kuvvetleri Komutanı
5 Eylül 1977 - 6 Mart 1978
Sonra gelen:
Nurettin Ersin
Önce gelen:
Önce gelen yoktur.
Ege Ordusu Komutanı
30 Ağustos 1975 - 30 Ağustos 1977
Sonra gelen:
Ali Sait Özçivril
Önce gelen:
Adnan Ersöz
TSK Genelkurmay II. Başkanı
30 Ağustos 1974 - 30 Ağustos 1975
Sonra gelen:
Vecihi Akın