Türkiye'de insan hakları

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Bu makale serisinin bir parçasıdır:
Türkiye
devlet yapısı

Türkiye'de insan hakları, çeşitli uluslararası hukuk anlaşmaları ile koruma altına alınmıştır. 1982 Anayasasının 90. maddesine göre uluslararası hukuk kurallarının iç hukuka karşı üstünlüğü kabul edilmiştir. Fakat yaşam hakkı, işkence, ifade özgürlüğü, dini özgürlükler, örgütlenme özgürlüğü gibi konularda sorunlar ve tartışmalar sürmektedir. Bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yıllardır Rusya ile birlikte en çok sayıda davası görülen ülke konumundadır.

Türkiye'de insan haklarını gösteren duvar. Listelenen haklar şunlardır: Tüketim hakkı, temiz çevre hakkı, bilgiye erişim hakkı, yaşam hakkı, oy hakkı, eğitim hakkı, düşünce özgürlüğü, sağlık hakkı, toplumsal eşitlik, habeas corpus.

Düşünce ifade özgürlüğü[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu zamanın Türkiye'sinin bu hakka sahip olmasına rağmen, eskiden birçok siyasal sistemi eleştiren gazeteci yazar düşünür dahası 80 darbesini eleştiren ve konu hakkında hukuki sürec başlatmaya çalışan birçok avukat ve savcı görevden men edilmişti.

LGBT[değiştir | kaynağı değiştir]

Cinsel yönelim[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'de eşcinselliği yasaklayan bir yasa bulunmamaktadır, fakat eşitlik bakımından eşcinsel Türkler, karşıcinsel yurttaşlarıyla aynı düzeyde değiller. Türkiye'de cinsel azınlıklar için ayrımcılıktan korunma yasaları, evlilik hakkı, v.s. yoktur. Eşcinsel olmak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde hizmet etmek için bir engel, ve birinin eşcinselliğini ıspatlamak için anal ekzaminasyon gibi amacı "kanıt" bulmak olan tıbbi ve psikolojik testler yapılır.Ve bu testler sonucunda eşcinsel olan kişilere , uluslararası Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalıklar sınıflandırmasında bulunmayan psikoseksüel bozukluk isimli hastalık tanısı koyulup askerlik hizmetine elverişli değildir ibaresi yazılır. 1 Ocak 1993 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) eşcinselliği "Uluslararası Hastalıklar Sınıflandırması"ndan çıkarmıştır. ICD-10 maddesi "cinsel yönelim, tek başına, bir rahatsızlık/hastalık olarak kabul edilemez" şeklindedir.[1][2]

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'den çok sayıda dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürülmüştür.

Bunlardan birkaçı şöyledir.

Bireysel Özgürlükler Açısından[değiştir | kaynağı değiştir]

Ekonomik Eşitsizlikler[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.
  • Kadınlara ücret konusunda 2. sınıf insanmış gibi muamale edilmesi.

İşkence Konusunda[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Kötü muamele ve gözaltında darpa bağlı ölüm olayları.

İletişim Özgürlüğü Konusunda[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Hapishanelerde uygulanan; mahkûmun akraba harici diğer kişilerle görüşme yapamaması.

İnternet Sitelerine Uygulanan Yasaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

Avrupa Birliği sürecinde önemli konu maddelerinden biri olan iletişim ve bilgi alma hakkı ihlali olarak:

AB Denetim Komisyonu tarafından değerlendirilmekte olup, AB süreci için önemli fasılların açılmasına engel durum teşkil etmektedir.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]