Türkiye'de konuşulan diller

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Türkiye'de konuşulan diller
ResmiTürkçe
AzınlıkKürtçe (Kurmançça)
Zazaca
Lazca
Arapça
Azerice
Pomakça
Çerkezce
Balkan Gagavuzcası
Gürcüce
Boşnakça
Ermenice
Rumca
İbranice
GöçmenAdigece
Arnavutça
Arapça
Kabardeyce
Kırım Tatarcası
Kazakça
Yabancıİngilizce
Almanca
Fransızca
Arapça
Rusça
İşaretTürk İşaret Dili
Mardin İşaret Dili
Orta Toroslar İşaret Dili
Osmanlı İşaret Dili (Eskiden)
Klavye düzeni

Türkiye'de konuşulan diller, Türkiye Cumhuriyeti'nde devletin anayasanın üçüncü maddesi uyarınca tek resmî eğitim ve konuşma dili Türkçe'dir. Ülkede azınlık (bölgesel) ve ülkeye göçler sonrası göçmenler tarafından konuşulan diller de bulunmaktadır.

Türkiye'de başta ülkenin doğusunda bulunan etnik köken olan Kürtlerce konuşulan Kürtçe ve aynı şekilde ülkenin doğusunda başlıca bulunan Zazalar tarafından konuşulan Zazaca ülkedeki yaygın azınlık-bölgesel dillerdendir.

Ayrıca ülkede 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmi statüdeki azınlık dilleri Ermenice, Rumca, Modern İbranice'dir.[1][2][3] 18 Ekim 1925'te imzalanan Türkiye ve Bulgaristan Arasındaki Dostluk Antlaşması ile Bulgarca da ülkede resmi azınlık dili olarak kabul edilmiştir.[4][5][6] Ankara 13. İdare Mahkemesi, 18.06.2013 tarih, 2012/1746 esas ve 2013/952 kararla, ilk kez Süryanilerin Lozan’da azınlıklar için tanınan haklardan istifade edebileceği kayıt altına alınmıştır.[7][8] Hükümet 2014 yılından bu yana Süryanice eğitim veren okullar açtı.[9][10]

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin mevcut sınırları içerisinde tarihsel olarak birçok nesli tükenmiş dil ve hala konuşulan diller bulunmaktadır. M.Ö. 2.bin yılda Çivi yazısı ile yazılan ve Hint-Avrupa dil ailesinin en eski dili olan Hititçe ülke topraklarındaki en eski dillerden kabul edilmektedir.[11] Ayrıca Anadolu tarihinde konuşulan diğer diller arasında Luvice, Palaca, Lidce ve Luvi grubu'da bulunan Likçe, Lidca ve Milyanca bulunmaktadır. Ancak bu diller günümüzde dönemin Yunanlaştırma ya da Helenleştirme sonucu bölgedeki yunanca ve lehçelerinin azınlıklara asimilasyon yapılması sonucu dillerin öldüğüne inanılıyor.

Ayrıca Doğu Anadolu'daki Van gölü ve çevresinde konuşulan Hurri-Urartu dilleri ailesinden olan Urartuca, bölgede kurulan Urartu Krallığı tarafından MÖ 9. yüzyıldan 6. yüzyıla kadar kullanılmıştır.

Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu döneminde Tanzimat dönemi sonrasında eğitimli insanlar tarafından Fransızca insanlar arasında ortak bir dil haline geldi.[12]

Resmî dil[değiştir | kaynağı değiştir]

Anayasal olarak[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye Cumhuriyeti'nde anayasanın üçüncü maddesinde uyarınca yalnızca Türkçe resmî dil olarak geçmektedir.[13] Türkçe ülkedeki kullanılan, konuşulan, yazılan resmî dildir. Devlet daireleri, Mahkemeler, Meclis ve diğer kamu kurumlarında anayasa hükmünce Türkçe kullanılmakta olup herhangi bir başka dilin anayasada belirtilmemesi nedeniyle konuşulması yasaktır.

Eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'de eğitim ve öğretim kurumlarında ana dil olarak yalnızca Türkçe öğretilmektedir. Ayrıca anayasanın 42. maddesi ile Türkçe dışında Türk vatandaşlarına anadil olarak başka herhangi bir dil öğretilemez fıkrası her düzeyde eğitim dilinin Türkçe olduğunu resmileştirmektedir.[14] Azınlık-Bölgesel diller ülkedeki eğitim kurumlarında yalnızca seçmeli ders düzeyinde öğretilirken ülkedeki eğitim ve öğretim kurumlarının genelinde yabancı dil olarak başlıca İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça dilleri öğretilmektedir.

En yaygın diller[değiştir | kaynağı değiştir]

1965 yılında en çok Türkçe konuşan iller.
  Türkçe konuşan iller
  Diğer dilleri konuşan iller

Türkiye'de yapılan birçok araştırma ve anketlerce kesin bir oran kanısına varılamayan ayrıca devlet tarafından da herhangi bir güncel kesin veri olmaması nedeni ile oranlarda kesin bir fikir sonucuna ulaşılamamaktadır. Ancak 1965 yılında yapılan genel nüfus sayımı sırasında elde edilen veriler şu şekildedir (Nüfus sayısı o dönem: 31.391.421'dir):[15]

  1. Türkçe – %90,11
  2. Kürtçe – %7,07
  3. Arapça – %1,16
  4. Zazaca – %0,48
  5. Çerkezce – %0,18
  6. Gürcüce – %0,09
  7. Lazca – %0,08
  8. Pomakça – %0,07
  9. Boşnakça – %0,06
  10. Arnavutça – %0,04
  11. Diğer diller – %0.66

Ancak bu istatistiklerin güncel olmamasından kaynaklı kesin düşünceler bulunmamaktadır. Ülke nüfusunun 31 milyonun üzerinde olması ancak güncel olarak Türkiye'nin 85 milyonun üzerinde nüfusa sahip olması ve yıllar içerisindeki göçler dil tablosunda değişikliklere uğratması muhtemeldir. En güncel veriler KONDA Araştırma ve Danışmanlık ve Ethnologue tarafından listelenmiştir.

KONDA[değiştir | kaynağı değiştir]

KONDA Araştırma ve Danışmanlık şirketi tarafından 2006 yılında hazırlanan "toplumsal yapı araştırması 2006" raporuna göre Türkiye'de konuşulan ana dil istatistikleri şu şekildedir:

  1. Türkçe – 58 milyon (%84,54)
  2. Kürtçe – 8 milyon (%11,97)
  3. Arapça – 947 bin (%1,38)
  4. Zazaca – 754 bin (%1,38)
  5. Ermenice – %0,07
  6. Rumca – %0,06
  7. Yahudice – %0,01
  8. Balkan dilleri – %0,23
  9. Kafkas dilleri – %0,07
  10. Lazca – %0,12
  11. Çerkezce – %0,11
  12. Türki Diller – %0,28
  13. Kıptice – %0,01
  14. Batı Avrupa diller – %0,03
  15. Diğer diller – %0,12

Coğrafi Dağılım[değiştir | kaynağı değiştir]

Akdeniz Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Bölgede çok az sayıda Arapça ve Kürtçe konuşulmaktadır.

Doğu Anadolu Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesinde nüfusun belli kısımları Türkçe konuşurken büyük bir kısmı ise Kurmancî Kürtçe, Arapça ve Zazaca konuşmaktadır. Bazı Bölgelerdeki Kürt dili bölge nüfusunun yarısından fazlası kişi tarafından konuşulmaktadır.[16]

Ege Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin Ege bölgesinde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Azınlık olarak ise Çerkesçe, Yunanca, Pomak, Boşnakça, Arnavutça, Kürtçe ve Yahudi İspanyolcası konuşulmaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde nüfusun büyük kısmı tarafından Türkçe konuşulmaktadır. Ancak azımsanmayacak sayıda Arapça ve Kürtçe bölgede konuşulmaktadır.[17]

İç Anadolu Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde nüfusun büyük kısmı tarafından Türkçe konuşulmaktadır. Ayrıca bölgede Çerkesce ve Kürtçe konuşulmaktadır.

Marmara Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin Marmara bölgesinde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Bölgede ayrıca Yunanca, Arapça, Kürtçe, Ermenice, Gürcüce, Lazca, Pomakça, Boşnakça, Arnavutça konuşulmaktadır.

Kara Deniz Bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'nin Kara Deniz bölgesinde nüfusun neredeyse tamamı Türkçe konuşmaktadır. Bölgede ayrıca az sayıda Kürtçe ve Çerkesçe, Ermenice, Gürcüce, Lazca ve Arnavutça konuşulmaktadır.

İşaret dili[değiştir | kaynağı değiştir]

Türkiye'de sözlü diller yanı sıra işaret dili de kullanılmaktadır. Tarihsel olarak Osmanlı döneminden başlayan ve o dönem Osmanlı işaret dili olarak geçen daha sonralarında cumhuriyetin ilanından itibaren ise Türk işaret diline geçilmiştir. Ülkede ayrıca Türk işaret dili harici Türkiye'nin Mardin ilinde konuşulan Mardin işaret dili ve Toros dağlarındaki köylerde kullanılan Orta Toroslar İşaret Dili diğer işaret dillerini oluşturmaktadır.

Türk İşaret Dili[değiştir | kaynağı değiştir]

Türk İşaret Dili (TİD) Türkiye'deki birçok işitme engelli bireyin ana dilidir. TUİK tarafından 2000 yılında yapılan araştırma sonucunda 89.000 kişi tarafından konuşulan işaret dilinde bilenlerin 54 bini erkek 35 bini kadındır.[18]

  • Mardin İşaret Dili: Türkiye'nin Mardin ilinde geliştirildi; Dilin tanınmasından sonra bölgede Mardin İşaret Dili kursları ve sertifikaları verilmeye başlandı.
  • Orta Toroslar İşaret Dili: Türkiye'deki Toros dağlarındaki birkaç köyde geliştirildi; Rabia Ergin tarafından keşfedilen bir dildir.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Akbulut, Mustafa; Özer, Zeynep Bağlan; Gürses, Reşide; Taşkın, Banu Karababachapter=TÜRKİYE ERMENİLERİNİN KÜLTÜREL KİMLİKLERİNİ KORUMASINI SAĞLAYAN FAKTÖRLER, (Ed.) (2011). 38. ICANAS (Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi), 10-15 Eylül 2007, Ankara, Türkiye: bildiriler: kültürel değişim, gelişim ve hareketlilik =: International Congress of Asian and North African Studies 10-15 September 2007: papers: cultural change, growth and mobility (PDF). Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayınları. Ankara: Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. ISBN 978-975-16-2433-8. 2 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 7 Ekim 2023. The legal status of Armenians designed by the Treaty of Lausanne gave them the opportunity to establish their own schools, religious and secular organizations, to teach younger generations the Armenian language, to publish books and newspapers in Armenian, to worship in their churches etc. These regulations helped them to live as a community, to maintain their cultural values, i.e. to prolong Armenian identity. 
  2. ^ Kaya, Nurcan (24 Kasım 2015). "Teaching in and Studying Minority Languages in Turkey: A Brief Overview of Current Issues and Minority Schools". European Yearbook of Minority Issues Online (İngilizce). 12 (1): 315-338. doi:10.1163/9789004306134_013. ISSN 2211-6117. 25 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ekim 2023. 
  3. ^ Phillips, Thomas James (16 Aralık 2020). "The (In-)Validity of Turkey's Reservation to Article 27 of the International Covenant on Civil and Political Rights". International Journal on Minority and Group Rights. 27 (1): 66-93. doi:10.1163/15718115-02701001. ISSN 1385-4879. 11 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ekim 2023. The fact that Turkish constitutional law takes an even more restrictive approach to minority rights than required under the Treaty of Lausanne was recognised by the UN Committee on the Elimination of All Forms of Racial Discrimination (CERD) in its concluding observations on the combined fourth to sixth periodic reports of Turkey. The CERD noted that “the treaty of Lausanne does not explicitly prohibit the recognition of other groups as minorities” and that Turkey should consider recognising the minority status of other groups, such as Kurds. In practice, this means that Turkey grants minority rights to “Greek, Armenian and Jewish minority communities while denying their possible impact for unrecognized minority groups (e.g. Kurds, Alevis, Arabs, Syriacs, Protestants, Roma etc.)”. Thus, the Turkish reservation purports to grant Turkey the freedom to limit a right intended for all persons belonging to ethnic, religious, or linguistic minorities – in other words, a right which “establishes and recognises a right which is conferred on individuals belonging to minority groups” – to just one elevated subset of one category of minorities, namely particular non-Muslims. [...] Nothing in Turkey’s explanation indicates the level of importance that it attaches to the reservation. However, in its combined second and third periodic reports to the UN Committee on the Rights of the Child, Turkey highlights that the state’s “supreme interests” require minority rights to be used “as a sign of respect for ethnic, linguistic and religious diversity” rather than “as a tool for separatism and secessionism”. To that end, Turkey reports that “it is essential that current practices are sustained”. The report indicates that Turkey considers its current practices relating to minority rights essential to the avoidance of separatism and secessionism, and that its current practice is part of its supreme interests. 
  4. ^ Bayır, Derya (2013). Minorities and nationalism in Turkish law. Cultural Diversity and Law. Farnham: Ashgate Publishing. ss. 88, 203-204. ISBN 978-1-4094-7254-4. 22 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Ekim 2023. 
  5. ^ Toktas, Sule; Aras, Bulent (2009). "The EU and Minority Rights in Turkey". Political Science Quarterly. 124 (4): 697-720. ISSN 0032-3195. 8 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ekim 2023. 
  6. ^ Köksal, Yonca (2006). "Minority Policies in Bulgaria and Turkey: The Struggle to Define a Nation". Southeast European and Black Sea Studies (İngilizce). 6 (4): 501-521. doi:10.1080/14683850601016390. ISSN 1468-3857. 12 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ekim 2023. 
  7. ^ Erdem, Fazıl Hüsnü; Öngüç, Bahar (30 Haziran 2021). "SÜRYANİCE ANADİLİNDE EĞİTİM HAKKI: SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ". Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 26 (44): 3-35. ISSN 1300-2929. 30 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  8. ^ Akbulut, Olgun (19 Ekim 2023). "For Centenary of the Lausanne Treaty: Re-Interpretation and Re-Implementation of Linguistic Minority Rights of Lausanne". International Journal on Minority and Group Rights. –1 (aop): 1-24. doi:10.1163/15718115-bja10134. ISSN 1385-4879. 24 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  9. ^ Sabah, Daily (26 Ağustos 2019). "Last 17 years a golden era for minority communities, witnessing period of increased rights". Daily Sabah (İngilizce). 25 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  10. ^ "Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nefret suçlarına göz yumanlar, farklı kültürlerin bir arada yaşama iradesini dinamitlemektedir". www.aa.com.tr. 8 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ekim 2023. 
  11. ^ "Hitit Dili". corum.ktb.gov.tr. 29 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  12. ^ Strauss, Johann (2010). "A Constitution for a Multilingual Empire: Translations of the Kanun-ı Esasi and Other Official Texts into Minority Languages". Herzog, Christoph; Malek Sharif (Ed.). The First Ottoman Experiment in Democracy. Würzburg: Orient Enstitüsü- İstanbul. ss. 21-51. 11 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023.  (info page on book 20 Eylül 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. at Martin Luther University)
  13. ^ "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)/I Kısım - Vikikaynak". tr.wikisource.org. 4 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  14. ^ "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1982)/II. Kısım/III. Bölüm - Vikikaynak". tr.wikisource.org. 4 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  15. ^ "Türkiye'nin yüzde 90'ı Türkçe konuşuyor". www.cumhuriyet.com.tr. 21 Kasım 2009. 7 Mayıs 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  16. ^ sosyopolitik (10 Şubat 2020). "DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGE İLLERİNDE ANADİL KULLANIMI ARAŞTIRMASI - Sosyopolitik Saha Araştırmalar Merkezi". 4 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  17. ^ Haber, Internet (4 Aralık 2005). "G.Doğu'da hangi dil konuşuluyor?". www.internethaber.com/gdoguda-hangi-dil-konusuluyor-1157876h.htm. 8 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 
  18. ^ "..::Türkiye İstatistik Kurumu Web sayfalarına Hoş Geldiniz::." web.archive.org. 25 Şubat 2018. 25 Şubat 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2023. 

Dış Bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]