Ermeni Kırımı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Ermeni Kırımı
Ermeni Sorunu'nun bir parçası
Osmanlı askerleri eşliğinde Harput'tan Mazraa (günümüzdeki Elazığ) yakınındaki bir hapishaneye doğru sürülen Ermeni kafilesi, Nisan 1915.
Bölge Osmanlı İmparatorluğu
İran
Rusya İmparatorluğu
Tarih 1915[not 1]
Hedef Ermeniler
Saldırı türü Katliam · tehcir
Ölü 800.000-1,5 milyon[not 2]
İşleyenler Osmanlı İmparatorluğu (İttihat ve Terakki)

Ermeni Kırımı,[8] Ermeni Soykırımı (Ermenice: Հայոց ցեղասպանություն Hayodz Dzeğasbanutün),[9][not 3] ya da Ermeni Holokostu,[10] Ermeniler tarafından yapılan adlandırmayla Medz Yeğern (Ermenice: Մեծ Եղեռն, "Büyük Felaket"),[11] Osmanlı hükûmetinin Ermeni tebaaya karşı günümüzdeki Türkiye topraklarında uyguladığı etnik temizlik. Olaylar sonucunda ölenlerin sayısının 800.000 ile 1,5 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.[12][13] Katliamların başlangıç tarihi 250 Ermeni aydın ve komite önderinin Osmanlı yöneticileri tarafından Kostantiniyye'den Ankara'ya sürülerek sonunda birçoğunun öldürüldüğü 24 Nisan 1915 olarak kabul edilir.

Çeşitli kaynaklara göre Ermeni katliamları, sağlıklı erkek nüfusun toptan öldürülmesi ya da askere alınarak zorla çalıştırılması ve sonrasında kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte ölüm yürüyüşü şartları altında Suriye çöllerine sürülmesi gibi olaylarla birlikte I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında iki aşamada gerçekleşti. Askeri muhafızlar eşliğinde sürülen Ermeni kitleler, evlerinden uzakta yiyecek ve su sıkıntısı yaşadı; ayrıca aralıklarla soygun, tecavüz ve katliama maruz kaldı.[14][15][16] Süryaniler ile Rumlar gibi diğer yerli halklar ve Hrıstiyan etnik gruplar da Osmanlı hükûmeti tarafından benzer şekilde hedef alındı. Bu durum bazı tarihçiler tarafından "aynı soykırım politikasının" bir parçası olarak kabul edildi.[17][18] Dünya genelindeki Ermeni diasporası kuruluşlarının bir çoğu bu katliamların doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı.[19]

Raphael Lemkin, yasal parametreler dahilinde sistematik ve kasıtlı kıyımları tanımlamak için 1943'te ürettiği genocide yani soykırım sözcüğünü Ermeni katliamları için de kullandı.[20] Yapılan katliamların Ermenileri ortadan kaldırmak için düzenli bir şekilde gerçekleştiğini düşünen bazı tarihçiler, ölümleri ilk modern soykırımlardan biri olarak kabul etti.[21][22][23] Ayrıca Holokost'tan sonra soykırım olarak tanımlanan katliamlar arasında üzerinde en çok araştırma yapılan ikinci katliam oldu.[24]

Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu: İttihat ve Terakki'den Kurtuluş Savaşı'nda adlı eserinde Jenosit'in Türkçe karşılığı olarak kullanılan Soykırım kavramını tercih etmediğini açıklamaktadır. Bunun nedeni olarak Kırım kavramının sıradan bir katliamdan farklı olarak Ermenilere yapılanları tanımlamak için Anadolu'da yaygın olduğunu ve Soykırım kelimesinin Nazilerin Yahudilere yönelik ırkçılığa dayalı bir jenosit türünü çağrıştırması ve konuyla uğraşan tüm araştırmacıların Ermeni Kırımı'nın arkasındaki ana nedeninde ırkçılığın yatmadığı noktada hemfikir olduklarını göstermektedir. Ayrıca Kırım kavramını tercih etmesinin psikolojik boyutunun olduğunu da itiraf etmektedir.[25]

Osmanlı İmparatorluğu'nun ardıl devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, soykırım sözcüğünün Osmanlı yönetiminin son yıllarında gerçekleşen toplu katliamları tanımlamak için doğru terim olmadığını belirterek sözcüğü kullanmayı reddeder. Son yıllarda ülke, katliamların soykırım olarak tanınmasına yönelik yapılan çağrılarla tekrar karşı karşıyadır.[26] Günümüz itibarıyla 29 ülke resmî olarak toplu katliamları soykırım şeklinde tanımlar[27] ve bu görüş çeşitli tarihçiler ve soykırım araştırmacıları tarafından da paylaşılır.[28][29][30]

Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

Islahat çalışmaları, 1840'lar-80'ler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Ermeni Sorunu
1914'te Anadolu ve Kafkasya'daki etnografik dağılımı gösteren bir Alman haritası. Ermeniler mavi ile gösterilmiştir, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Ermeni nüfus ülkenin doğusunda yoğunlaşmıştır.

19. yüzyılın ortalarında üç büyük Avrupalı güç Büyük Britanya, Fransa ve Rusya, Osmanlı'daki Hristiyan azınlıklara yapılan muameleleri sorgulamaya ve tüm konularda azınlıklara eşit haklar verilmesi için yönetime baskı yapmaya başladı. 1839'dan anayasanın ilan edildiği 1876'ya kadar Osmanlı hükûmeti, Tanzimat ile birlikte azınlık haklarını iyileştirmeyi amaçlayan bir dizi ıslahat yapmaya girişti. Buna rağmen, imparatorluğun Müslüman nüfusu Hristiyanlarla eşitlik ilkesini reddedince ıslahatların çoğu hiçbir zaman uygulamaya geçemedi. 1870'lerin sonuna gelene kadar Rumlar ve Balkanlardaki çeşitli Hristiyan milletleri yaşamak zorunda olduğu şartlardan bıkmışlardı ve zayıf Osmanlı yönetimine karşı büyük güçlerden yardım alıyorlardı. Ermeniler ise bu yıllarda çoğunlukla pasifti, herhangi bir bağımsızlık hareketleri yoktu ve bu yüzden millet-i sadıka yani "sadık millet" şeklinde anılıyorlardı.[31]

1860'ların ortalarında ve 1870'lerin başlarında Ermeni toplumundaki bu pasiflik yerini yeni bir düşünce akımına bıraktı. Avrupa üniversitelerinde ya da imparatorluktaki Amerikan misyoner okullarında eğitim gören aydınlar liderliğindeki Ermeniler, ikinci sınıf statülerini sorgulamaya ve hükûmetten daha iyi bir muamele görmek için baskıya başladı. Böyle bir zamanda, Batı Ermenistan'da köylü imzalarının toplanmasının ardından Ermeni Cemaati Konseyi, "Ermeni kasabalarında [Müslüman] Kürtler ve Çerkesler tarafından yapılan yağma ve cinayetler, vergi toplanmasında usulsüzlükler, hükûmet yetkililerinin cezaî davranışları ve Hristiyanların mahkemelerdeki şahitliğinin kabul edilmemesi" konularındaki mağduriyetlerinin giderilmesi için Osmanlı hükûmetine bir dilekçe yazdı. Osmanlı yönetimi bu şikâyetleri kabul ederek sorumluların cezalandırılacağının sözünü verdi ancak tam anlamıyla herhangi bir adım atmadı.[32]:36

1875'te Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Sırbistan'da gerçekleşen Hristiyan ayaklanmalarının şiddetli bir şekilde bastırılmasının ardından Büyük Güçler, 1856'daki Paris Antlaşması ile kendilerine Hristiyan azınlık haklarını koruyup olaylara müdahale etme hakkının verildiğini imparatorluğa hatırlattı.[32]:35vd Büyük Güçler'in baskısı artmaya devam ederken Sultan II. Abdülhamid, çok kısa sürse de bir anayasa ilan edip meclis açarak parlamenter monarşiye geçti ve Büyük Güçler ile görüşmelere başladı. Aynı sıralarda Kostantiniyye Ermeni Patriği II. Nerses, Ermenilerin "topraklara zorla el konulması, kadın ve çocuklara dinden dönme baskısı, kundaklama, şantaj, tecavüz ve cinayet" gibi ortak şikayetlerini Büyük Güçler'e iletti.[32]:37

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı, Rusya'nın kesin zaferiyle sona erdi ve Rus ordusu günümüz Türkiye'sinin doğusunun büyük bölümünü işgal etti. Bu olayların ardından Patrik Nerses ve elçileri, Ermenilere kendi öz yönetim hakkının verilmesini içeren bir maddenin Ayastefanos Antlaşması'na eklenmesi için Rus liderleri teşvik etti. Ruslar maddenin eklenmesine sıcak bakarak konuyu gündeme taşıdı, ancak madde Osmanlılar tarafından görüşmelerde kesin bir şekilde reddedildi. Bunun üzerine iki taraf da Bâb-ı Âli'nin Ermeni illerinde şartları iyileştirecek ıslahatlar yapması üzerinde anlaşmaya vardı ve Rusya ıslahatların garantörü oldu.[33] Durum antlaşmaya 16. Madde olarak geçti ve böylece sonradan Ermeni Sorunu olarak adlandırılacak mesele ilk kez Avrupa diplomasisinde gündeme geldi.

Antlaşmanın bir kopyasını aldıktan sonra Britanya, antlaşmayı kabul etmeyerek maddelere, özellikle bölgeyi Rusya'nın etkisine fazlasıyla açan 16. maddeye, itiraz etti. Ardından antlaşmayı yeniden gözden geçirip tartışmak için hızlı bir şekilde Haziran-Temmuz 1878'de Berlin Kongresi düzenlendi. Patrik Nerses, Ermeniler adına konuşmaları için kongreye kendisinin selefi olan başpiskopos Hırimyan Hayrik liderliğinde bir heyet gönderdi. Ancak heyetin ülkeyi temsil etmediği gerekçesiyle kongredeki oturumlara katılması kabul edilmedi. Yine de heyetin üyeleri, Büyük Güçler'in temsilcileriyle iletişime geçip Osmanlı İmparatorluğu içinde Ermenilere idari özerklik verilmesini tartışmak için elinden geleni yaptı ancak bunun çok az bir etkisi oldu.

Osmanlı temsilcileri ile ortak bir noktaya varılmasının ardından Britanya, 16. Madde'nin hafifletilmiş bir yeni sürümünü hazırladı. Maddede bahsedilen illerde ıslahat yapılması hükmü aynen kaldı ancak Rus müdahalesiyle ilgili kısımlar kaldırılarak ıslahatların garantörlüğü daha fazla ülkeye bölüştürüldü. Büyük Güçler'in gözetimine dair muğlak bir ifade içeren yeni madde, Rusya'nın garantörlüğünü somut olarak kaldırmakta ya da dengelemekte başarısız oldu. Böylece ıslahatların zamanlaması ve uygulanması Bâb-ı Âli'nin kararlarına terk edildi.[32]:38,39 Yeni madde, kongrenin son gününde kabul edilerek eski antlaşma yerine imzalanan Berlin Antlaşması'nda 61. Madde olarak kendine yer buldu ve Ermeni heyetini derin hayal kırıklığına uğrattı.

Ermeni Ulusal Hareketi[değiştir | kaynağı değiştir]

Berlin Antlaşması'nın imzalanmasından sonra ıslahatların yapılması için oluşan beklentiler, Ermeni illerinde gidişatın daha da kötüleşmesi ve hak ihlallerinin artması yüzünden hızla unutulup gitti. Olayların gidişatıyla ilgili kaygılar, Avrupa ve Rusya'da yaşayan Ermeni aydınlarının siyasi partiler ve topluluklar kurmasına yol açtı. Bu parti ve topluluklar kendilerini, Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan yurttaşlarının her bakımdan daha iyi şartlara sahip olmasına adadı. 19. yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde Ermeni aydınlarının bu hareketi, etkisi Van çevresi ile sınırlı kalan Armenakan'ın yanı sıra Hınçak Komitesi ve Ermeni Devrimci Federasyonu (Taşnaksutyun) etrafında yoğunlaştı. İdeoloji farklılıkları bir kenara bırakıldığında tüm partilerin ortak hedefi meşru müdafaa yoluyla Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Ermenilere daha iyi sosyal şartlar sağlamaktı.[34][35] Ayrıca partiler Avrupalıların ıslahatlar konusunda Osmanlı yönetimine daha fazla baskı yapmasını destekliyordu.

Hamidiye katliamları, 1894-96[değiştir | kaynağı değiştir]

Erzurum'da katledilen Ermenilerin cesetleri, 1895.

1876'dan beri Osmanlı tahtında olan Sultan II. Abdülhamid, Berlin Antlaşması'nın imzalanmasının hemen ardından Ermenilerin hiçbir ilde çoğunluğu oluşturamadığını ve hak ihlali raporlarının büyük ölçüde abartılmış ya da yanlış olduğunu ileri sürerek ıslahat hükümlerinin uygulanmasının önüne geçmeye çalıştı. 1890'da çoğunlukla Kürt çetelerini birleştirerek oluşturduğu Hamidiye Alayları'nı ortaya çıkardı ve alaylar "istedikleri şekilde Ermenilerle uğraşmaları" için görevlendirildi.[36]:40 Genellikle aşırı vergi tahsisi, Sason ve Zeytun gibi Ermeni nüfuslu kasabaların Osmanlı yetkililerine karşı ayaklanmasına sebep oldu. İlkinde 1894'te ve ikincisinde 1895-96'da çıkan isyanlarda Hamidiye Alayları, Ermenilerle baskı ve katliam yoluyla başa çıkmak için kullanıldı. Bazı durumlarda Ermeniler alaylara karşı üstün geldi ve 1895'te olaylar Büyük Güçler'in fazlasıyla dikkatini çekti. Bunun bir sonucu olarak Bâb-ı Âli olaylar yüzünden kınandı.[32]:40-2

Ekim 1895'te Büyük Güçler, Berlin Antlaşması'na benzer şekilde, Hamidiye'nin yetkilerini kısıtlamak için tasarladıkları yeni bir ıslahat paketini imzalatmak için Abdülhamid'i zorladı ancak başarılı olamadılar. 1 Ekim 1905'te 2.000 Ermeni, ıslahatların uygulanması için dilekçe vermek amacıyla Kostantiniyye'de bir araya geldi ancak Osmanlı inzibat birlikleri mitingi şiddet uygulayarak dağıttı.[36]:57-8 Kısa bir süre sonra Kostantiniyye'de Ermeni katliamları patlak verdi ve Ermeni nüfusunun çok olduğu Bitlis, Diyarbekir, Erzurum, Harput, Sivas, Trabzon ve Van illerine de sıçradı. Hamidiye katliamları olarak adlandırılan bu pogromlarda ölen Ermeni sayısı kaynaklara göre farklılık gösterse de Avrupalı araştırmacılar sayının 80.000 ile 300.000 arasında olduğunu öne sürer.[32]:42

Abdülhamid, Ermenilerin katledilmesine dair hiçbir zaman doğrudan emir vermese de araştırmacılar sultanın dillendirilmeyen desteğinin var olduğuna inanmaktadır.[32]:42 Katliamlara Avrupa'nın ilgisiz kalmasıyla hayal kırıklığına uğrayan Ermeni Devrimci Federasyonu, Avrupalı sermayeli Osmanlı Bankası'nı 26 Ağustos 1896'da bastı. Amerika ve Avrupa basının Abdülhamid'i "büyük suikastçı" ve "kanlı sultan" şeklinde anarak övdüğü bu olay, Avrupa'da Ermenilere yönelik daha fazla sempati oluşmasına zemin hazırladı.[36]:35,115 Büyük Güçler'e yeni ıslahatlar için harekete geçileceği sözü verilse de siyasi ve ekonomik çıkarların ıslahatlarla çatışması yüzünden bu söz hayata geçirilmedi.


Erzurum Kongresi, 1914[değiştir | kaynağı değiştir]

28 Temmuz - 14 Ağustos 1914 tarihleri arasında Erzurum'da Taşnakların liderliğinde bir kongre düzenlenir ve İttihat ve Terakki özel bir heyet gönderir.[37] Kongrenin amacı Ermenilerin olası savaş çıkması durumunda takınacakları tavrın kararlaştırılmasıdır. Osmanlı devletinde hükümet olan İttihat ve Terakki önemli isimlerinden Naci Bey ve Bahattin Şakir'i bu kongreye yollarlar. İttihat ve Terakki, Ermenilerden bazı taleplerde bulunur. İsteklerin başında Ermenilerin savaş çıkması durumunda sadık kalacaklarına dair söz vermeleri gelmektedir. Ruslara karşı savaşacak Ermeni askerler, ikinci istektir. Son olarak da, Rusya'daki Ermenilerin cephe gerisinde Osmanlılara yardım etmeleri istenmektedir. Ermenilerin yanıtı, Osmanlı Ermenilerinin Osmanlı Devleti'ne sadık oldukları ama İttihat ve Terakki hükümetiyle aynı görüşlerde olmayıp bağımsız hareket edecekleri yönündedir. Kafkaslar'daki ayaklanma teklifine karışmayacaklarını, Rusya'daki Ermenilerin Rusya'ya sadık kalacaklarını ilettiler.[37]

Hovannisian'a göre Taşnaklar Osmanlı vatandaşları olarak vatan savunmasında üzerine düşeni yapma karar alınır.[38] Askeri tarihçi Erikson'a göre, bu toplantı sonrasında İttihat ve Terakki partisi, Osmanlı Ermenilerinin güçlü ve detaylı planlarla Rusya ile bağlantıda oldukları ve amaçlarının Osmanlı İmparatorluğu'ndan bölgeyi ayırmak olduğu sonucuna varmşıtır.[39] Ahmet Esat Uras'a göre ise Taşnaklar ayaklanma kararını gizlice almışlar ve Taşnakların bu ayaklanma kararı daha sonra Osmanlı Devletinin Tehcir Kanunu'na yol açmıştır.[40]

Kırım'ın başlangıcı[değiştir | kaynağı değiştir]

1908 Jön Türk Devrimi[değiştir | kaynağı değiştir]

Kostantiniyye'deki Ermeniler İTC hükûmetinin kuruluşunu kutluyor.

24 Temmuz 1908'de Selanik merkezli Üçüncü Ordu subaylarının II. Abdülhamid'e darbe yapmasıyla anayasal monarşiye geçilince Ermeniler arasında eşitliğin sağlanması konusunda bir umut daha doğdu. Bu subaylar, çökmekte olduğu anlaşılan devletin yönetiminde ıslahatlar yapmayı ve onu Avrupa standartlarına ulaştırmayı amaçlayan Jön Türk hareketinin bir üyesiydi.[41] Hareket Abdülhamid karşıtı meşrutiyetçiler ve milliyetçilerin birleşiminden oluşuyordu; ilki daha demokratik ve Ermenilerin kabul edildiği bir kanat iken ikincisi Ermeniler ve sürekli Avrupa'dan yardım istemeleri konusunda hoşgörüsüz bir kanattı.[36]:140-1 1902'de Jön Türklerin Paris'te düzenlediği bir kongre sırasında hareketin liberal kanadının başları Sabahaddin ve Ahmed Rıza Bey, imparatorluğun tüm azınlıklara bazı yeni haklar tanımasının kendi amaçları açısından da gerekli olduğuna milliyetçi kanadı kısmen de olsa ikna etmişti.

Jön Türk hareketi içinde gizli faaliyet yürüten sayısız devrimci örgütlenme vardı ve bunlardan birinin adı İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) idi. Yönetime muhalif subayların üye olduğu Selanik merkezli İttihat ve Terakki, merkezî yönetime karşı yapılan bazı isyan hareketlerinin arka planında yer alıyordu. Ek olarak 1908'de Üçüncü Ordu ve İkinci Ordu Birlikleri'ne bağlı kişiler de Sultan II. Abdülhamid'e karşı olduklarını ilan etmişlerdi. Muhalif dalga yüzünden Abdülhamid'in otoritesinin sarsılışı imparatorlukta yaşayıp baskı gören Arapları, Bulgarları, Ermenileri, Rumları, Süryanileri ve Türkleri sevindirmişti.[36]:143-4

1909 Adana Katliamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Adana Katliamı
Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı Adana'daki katliam sonrasındaki talan ve tahribata ait bir fotoğraf, 1909.

1909 başlarında gerçekleşen karşı darbe, 13 Nisan 1909'da 31 Mart Vakası ile sonuçlandı. Birçok belgeye göre Osmanlı askerî birlikleri, Ermeni yerleşim bölgesi Adana'ya olaylara müdahale için çağrıldığı zaman şiddeti bastırmak yerine yağma hareketinin parçası oldu.[42] Adana Katliamı olarak adlandırılan bu olayda 15.000 ile 30.000 arasında Ermeni'nin öldürüldü.[32]:69[43]

Balkan Savaşları[değiştir | kaynağı değiştir]

1912'de patlak veren Birinci Balkan Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu'nun yenilgisiyle ve Avrupa topraklarının %85'inin kaybıyla sonuçlandı. Bu olay üzerine ülkedeki Türk milliyetçisi hareket, Anadolu'yu yavaş yavaş son sığınak olarak görmeye başladı. Daha sonradan bu bölgede Ermeni nüfusun önemli bir azınlığı oluşturduğu, Ermeni Kırımı'nı gerçekleştiren Üç Paşalar tarafından belirgin bir şekilde düşünülmeye başlandı.

Balkan Savaşları'nın bir diğer önemli sonucu, muhacirler olarak adlandırılan Müslümanların, Balkanlardan topluca sınır dışı edilmesi oldu. Rus-Türk savaşları ve Balkanlardaki çatışmalar yüzünden 19. yüzyılın ortalarından itibaren Türkler, Çerkesler ve Çeçenlerden oluşan yüz binlerce Müslüman, Kafkaslardan ve Rumeli'den Anadolu'ya kaçtı ya da sınır dışı edildi. İmparatorluğun Müslüman kesimi, oluşan bu mülteci seli üzerine öfkeli bir hâle büründü. O sıralar Kostantiniyye'de yayımlanan bir dergi, havayı şöyle yansıttı: "Bu bir uyarı ... Ey Müslümanlar, rahatlamayın! İntikam almadan kanınızın soğumasına izin vermeyin!"[32]:86 850.000 civarındaki Müslüman sığınmacılar, 1878-1904 arasındaki dönemde Ermenilerin yaşadığı yerlere yerleştirildi. Tarihçi Taner Akçam'a ve diğer tarihçilere göre muhacirler, komşularıyla iyi anlaşmayı kabul etmeyerek Ermeni katliamları ve Ermeni mülklerine el koyulması sırasında önemli bir rol oynadılar.[32]:86-87

I. Dünya Savaşı[değiştir | kaynağı değiştir]

Osmanlı İmparatorluğu, İtilaf Devletleri'ne karşı İttifak Devletleri'nin yanında savaşa dahil olarak savaşın Orta Doğu cephesini de açmış oldu. Kafkasya Cephesi, İran Cephesi ve Çanakkale Cephesi'nde cereyan bulan muharebeler, çeşitli Ermeni nüfuslu merkezleri etkiledi. Savaşın bitmesinden önce hükûmet, Rusya Ermenilerinin Rus ordusuna karşı Kafkasya Cephesi açıldığında ayaklanıp Güney Kafkasya'nın fethedilmesi planlarını kolaylaştırmaları konusunda onları ikna etmek amacıyla Erzurum Ermeni Kongresi'ne temsilciler gönderdi.[32]:136[44]

Sarıkamış Muharebesi[değiştir | kaynağı değiştir]

24 Aralık 1914'te Harbiye Nazırı Enver Paşa, 1877-78'deki Osmanlı-Rus Savaşı'nda imparatorluğun kaybettiği bölgelere tekrar egemen olmak için Rusya'nın Kafkas Ordusu'nu Sarıkamış'ta kuşatıp yok etmeyi amaçlayan tasarısını uygulamaya koydu. Ancak kendisinin kuvvetleri muharebede bozguna uğratıldı ve neredeyse tamamıyla bertaraf edildi. İstanbul'a döndüğünde Enver Paşa, muharebenin kaybedilmesinde bölgedeki Ermenilerin aktif olarak Rusların yanında olmasının etkili olduğunu alelen duyurarak Ermenileri suçladı.[36]:200

8682 sayılı emir, 25 Şubat[değiştir | kaynağı değiştir]

25 Şubat 1915'te Osmanlı Genelkurmayı, Harbiye Nazırı Enver Paşa tarafından hazırlanarak "güvenlik ve önlemleri" artırmak amacıyla ordudaki tüm etnik Ermeni askerlerin terhis edilmesini ve Türk komuta merkezlerinden uzak durması emrini veren 8682 sayılı emri yayımladı. Silahsızlar ise Amele Taburları için ayrıldı. Emirde Ermeni Patrikhanesi, devlet sırlarını Ruslara açıklamakla suçladı. Enver Paşa, bu kararın "Ermenilerin Ruslar ile bir iş birliği yapma kaygısı" üzerine çıktığını ifade etti.[45] Geleneksel olarak Osmanlı Ordusu, yalnızca 20 ile 45 yaş arasındaki gayrimüslim erkekleri düzenli orduya alıyordu. Daha genç (15-20) veya daha yaşlı (45-60) gayrimüslim erkekler ise her zaman Amele Taburları'nda lojistik destek olarak yer almışlardı. Şubat'tan önce ise bazı Ermeniler hamal olarak kullanılmıştı ancak eninde sonunda idam edilmişlerdi.[46]

Ermeni askerliklerinin aktiften hâlden pasif hâle geçirilmesi ile silahsız lojistik taburları, sonradan gerçekleşecek kırımın önemli bir habercisi olarak nitelendirilir. Andonyan Belgeleri'nin aktardığına göre bu taburlarda Ermenilerin idam edilmesi, İttihat ve Terakki'nin önceden planlanmış stratejisinin bir parçası olarak meydana geldi. Bu Ermeni acemi birliklerinin ortadan kaldırılması sonradan yerli Türk çeteleri tarafından gerçekleştirildi.[36]:178

Özet[değiştir | kaynağı değiştir]

Dönemi Dahiliye Nazırı Mehmed Talat Bey
Adapazarı Ermeni Komitesi
Umumi fırının çevresindeki Ermeni mülteciler (Van, 1915)

I. Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914 tarihinde Avrupa'da başlar, Osmanlı Devleti diğer İttifak devletleri Almanya, Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan ile birlikte, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan 25 devletin bulunduğu İtilâf devletlerine karşı savaşır.[kaynak belirtilmeli]Savaş Osmanlı donanmasının Rus gemi ve limanlarına saldırısı, 1 Kasım 1914 üzerine Rus ordusu Kafkasya Cephesi’nde sınırı geçerek Osmanlı topraklarına girmesiyle başlar.[kaynak belirtilmeli]

Bu dönemde özel birlikler kullanılır ve bunlar bu iş için planlanmış gizli birimler (special organization) tarafından yapılır.[47] Osmanlı Devleti'nin gizli servisi olan organizasyon İngiliz elçisi Canning Startfort'un (Civinis Efendi) önerileri ile kurulmuş olan düzensiz bir harb birimidir.[48] 17 Kasım 1913 tarihinde Enver Paşa idaresinde ve örgütlenmeden ise Süleyman Askeri sorumluluğunda kurulmuştur.[49] Teşkilât-ı Mahsusa birliklerinin insan kaynakları Kürt aşiretleri, mahkûmlar ve Kafkas ve Rumeli göçmenleri'nden oluşmakatdır.[50][51]

Ağustos ayında Rusya'da birliklerin askerî eylemleri başlar. Rusya tarafından istila esnasında karışıklık çıkartmak için teşvik edilen ve denizden desteklenen Rum ve Ermeni unsurlardan oluşan bir takım çeteler hırsızlık ve öldürme gibi faaliyetlerde bulunurlar.[52] Ermeni ve Rum komitacıları, sonralardan İngiliz subayları ile bazı Amerikan memurlarının suskunluklarından kuvvet alırlar.[52] Ve bu unsurlar siyasi bir kimlik kazanırlar. Kafkas sınırlarında, Ermeni köylerine, siyasi ve dini liderlere yönelik saldırılar ve katliamlar Eylül ayında başlar, Erzurum'da Bahattin Şakir'in kurduğu çetelere Hasan İzzet Paşa'nın emriyle 9. Kolordu'ya bağlı birliklerden en güzide subay ve Erzurum'un en babayiğit gençler verilir.[53][54] Almanya'nın Erzurum Konsolosu'nun raporuna göre, birlikleri Ermeni köylere baskın, öldürme ve soygun yapmışlardır.[55]

Seferberlikle birlikte 20-45 yaş grubu Ermeniler askere alınır ve ardından yol yapım işleri ile angaryalarda kullanılmak üzere 15-20 ve 45-60 yaş grupları askere alınır.[56][57]

Savaş çıktıktan sonra Ermeni gönüllülerinin bir kısmı milis (veya çete) gücü olarak dağlara çıkar, bir kısmı da gönüllü olarak Rus Ordusu'na Ermeni Gönüllü Tugayları'na katılır.[kaynak belirtilmeli] Ermeni milis ve gönüllülerinin neden olduğu Osmanlı asker ve sivil kaybı sayısı konusunda farklı görüşler vardır.[58]

Kafkasya'da Teşkilât-ı Mahsusa üniteleri ile birlikte görevde bulunan, ve bunları caniler olarak tanımlayan, Alman subay Louis Mosel bölgede görev yapan Jön Türk komitesine bunların işten el çektirilmesi talebinde bulurur. Van civarında görevli olan Alman subay Friedrich-Werner von der Schulenburg[59], ve Büyükelçi Hans von Wangenheim komitenin bölgedeki eylemlerine son verilmesi için gayret ederler.[60][61]

Osmanlı Devleti 16 Aralık 1914 tarihli bir tebliği ile, Osmanlı Devleti Ermeni ıslahatı için 8 Şubat 1914'te imzalanmış Yeniköy Anlaşması'nın geçersiz olduğunu ilan eder.[62]

10 Ocak 1915'de kazandığı Sarıkamış zaferinin ardından Rus ordusu, Doğu Anadolu üzerine yürür.[63] Cephedeki yenilgiler neticesinde, özellikle Sarıkamış hezimeti'nden sonra Teşkilat-ı Mahsusa birliklerinin büyük bir kısmı kaçmış bulunup, Ermeni köylerin yanı sıra Müslüman köylerde de talan ve yağma yapılır.[64]

Bu olaylara paralel olarak, 1915 Şubat ayından itibaren Osmanlı ordusundaki Ermeniler silahsızlandırılır.

19 Nisan'dan itibaren Van İsyanı başlar. Ermenilerin isyanı sonrasında Mayıs ayı içinde Rus birlikleri kenti ele geçirirler.[63] Bu dönemde Van çevresinde 250 bin kadar Ermeni toplanır.[63] Ağustos ayı içinde Osmanlı Devleti'nin Van'ı bir süreliğine ele geçirmesine rağmen, Rus ve Ermeni kuvvetleri şehri tekrar geri alırlar.[63] Ve 18 Nisan'da Bitlis İsyanı yaşanır.[63]

Amerikan tarihçi Justin McCarthy ; Birinci Dünya Savaşı'nda ; toplam nüfuslarının yüzde 17'sinin Ermenilerden, yüzde 78'inin Müslümanlardan oluşan 6 vilayettin (Sivas, Mamüret'ül Aziz, Diyarbakır, Bitlis, Van ve Erzurum) kendilerinin olduğu iddiası ile Ermeniler tarafından işgal edildiğini ve bölgede yaşayan Müslümanların tümünün bölgeden çıkarılmalarına yönelik olarak , Ermeni ihtilâlciler tarafından Ermenistan kurma maksadıyla öldürüldüğünü, günümüzde ifade etmektedir.[65]

Mehmet Perinçek tarafından Rus-Sovyet devlet arşivlerinde sürdürülen bir yıllık çalışma sonucunda sunulan bir rapor, Dünya'da ilk kez Türkçe olarak Bolhovitinov 11 Aralık 1915 Tarihli Resmî Ermeni Raporu adıyla yayınlanmıştır. Rapor, tehcir öncesindeki Ermeni faaliyetlerini de kapsamaktadır.[66]

Kırım[değiştir | kaynağı değiştir]

24 Nisan tutuklamaları[değiştir | kaynağı değiştir]

İlgili Maddeler: 1915'te Ermeni aydınların sürgünü
24 Nisan 1915 de tutuklananlardan ve öldürülenlerden bir grup: Krikor Zohrab, Taniel Çubukkâryan, Rupen Zartaryan, Ardaşes Harutünyan, Adom Yârcanyan, Rupen Çilingiryan, Dikran Çöğüryan, Diran Kelekyan, Tlgadintsi, Yervant Sırmakeşhanlıyan

24 Nisan'da Dahiliye Nazırı Mehmed Talat Bey, Ermeni Komite merkezlerinin kapatılması, elebaşılarının tutuklanması ve her türlü belgelerine el konulması yönünde, 24 Nisan 1915 kararlarını alır. 24 Nisan hadisesi, İtilaf ordularının Çanakkale'ye çıkartma yapmaları beklentisi ve İstanbul'un düşman eline geçme tehdidi, Osmanlı sarayı ve hükümetini Eskişehir'e taşıma hazırlıklarının yapıldığı günlere denk gelecektir.

Tarihçi Yusuf Sarınay, Osmanlı belgelerinde “24 Nisan 1915 genelgesi üzerine İstanbul'da ilk etapta 235 Ermeni Komite mensubunun” tutuklanarak Çankırı ve Ayaş'a gönderildiğinin kaydedildiğini belirtmekedir.[67][68] Sarınay, Ağustos 1916'ya kadar İstanbul'da tutuklanan “Ermeni komite mensuplarının” sayısının 290 civarına ulaştığı sonucuna varmıştır.[68] Diğer incelemelerde ise 24 Nisan 1915 gününü takip eden birkaç hafta veya ay içinde bunların sayısının 2.345'e ulaştığı öngörülmektedir.[69][70][71][72] Bunların arasında siyasi militanların yanı sıra milletvekilleri, tanınmış yazar ve şairler, sanatçılar, din adamları ve işadamları da tutuklanır. Göç ettirilenlerin belirsiz bir önemli kısmı göç çerçevesinde ölür veya öldürülür.[kaynak belirtilmeli]

24 Nisan, günümüzde baki Ermeniler tarafından Ermeni Soykırımını Anma Günü olarak anılmaktadır.

Tehcir Kararı[değiştir | kaynağı değiştir]

ABD resmî kayıtlarına göre tehcire tabi tutulan Ermeni tebaasının sayısı 486.000'dir. (3 Şubat 1916)

27 Mayıs 1915'te çıkarılan “Tehcir Kanunu” Kanun-ı Muvakkat (geçici yasa) ile,yerel mülki ve askeri yöneticilere, uygun görecekleri kişileri geçici olarak başka vilayetlere nakletme yetkisi verilir.[63] 30 Mayıs günü Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) kararıyla tehcir süresiz hale getirilir.

10 Haziran'da “Ermenilere Ait Mal, Mülk ve Arazilere Uygulanacak İdare Hakkında Yönetmelik” bir kararname ile nakledilen kişilerin gayrimenkul varlıklarının nasıl tasarruf edileceği belirlenir.[73] Ermenilerin boşalttığı yerler muhacirlere verilecek, buna karşılık Ermeniler'e mal ve mülklerine karşılık benzerleri yerleştirme bölgelerinde verilecekti.[63]

Türk Tarih Kurumu eski başkanı Yusuf Halaçoğlu'ca Osmanlı arşivlerine dayanan rakamlara göre, 413.067[74] Ermeni tehcire tabi tutulmuştur.

Ancak bu rakam, tehcir arşivleri ellerinde bulunmayan kimi kurumlarca bunlara kendi imkanları ile göç eden Ermeniler eklenerek farklı rakamlar verile gelmiştir.

Encyclopedia Britannica, İngiliz Yabancı İşler Dairesi Yetkilisi Arnold J. Toynbee'nin 1.000.000-1.200.000 Ermeni'nin tehcire tabi tutulduğunu ve bunlardan 600.000'inin hayatını kaybettiğini söylediğini aktarmaktadır.[75].

Tehcire tabi tutulanlar ABD resmî kaynaklarına göre 486.000[76], Catholic Encyclopedia'ya göre 600.000[77], Salahi Sonyel'e göre ise 700.000[78] olarak tahmin edilmektedir.

Bu dönemde Yakın Doğu Amerikan Yardım Heyeti (İngilizce: American Committee for Relief in the Near East-ACRNE) tehcire tabi olanlara Eset Paşanın onayıyla göç bölgelerinde yardımda bulunmuştur. Yakın Doğu Amerikan Yardım Heyeti ismini 1918'den sonra almış olan Ermenilere ve Süryanilere Amerikan Yardım Heyeti adı altında başlayan ve kısaca Yakın Doğu Yardımı (Near East Relief) olarak bilinen ve I. Dünya Savaşı sırasında kurulan bir yardım organizasyonu idi.

İstanbul, İzmir, Kütahya, Balıkesir gibi güvenlik sorunu olmayan bölgelerde göç uygulanmayacaktır.[79][80][81] Karar ve yönetmeliklerde güvenilir, sanatkâr ve ticaret erbabı olan ve kadın, kimsesiz çocuk ve yaşlılar tehcire tutulmayacaklardır.[82] Uygulanması emredilen Ereğli’de ise Müslümanlar karşı çıkarlar ve büyük oranda yerlerinde kalacaklardır. Ne var ki Ereğli'den tehcir edilenler olacak, ve bunlar “ayrılıkçı” olarak adlandırılacaklardır. Tehcir kanunun bir başka dikkat çeken yönü ise Müslüman evlerinin aranmasını içermemesidir. Bunun sayesine Anadolu'nun birçok kentinde Müslüman komşularının sakladıkları Ermeniler de tehcire tabi tutulmayacaklardır.[83]

Anadolu'da kendi imkanlarıyla göç yerlerinden ayrılanlar serbestçe yer değiştirirler, ve bunlar arasında Anadolu’dan İstanbul'a gelen tahminlere göre yaklaşık 15.000 Ermeni İstanbul Ermenilerinin evlerinde yerleşir. Arşavir Şiraciyan İstanbul'da saklananların büyük çoğunluğunu genç erkekler oluşturduğunu, komitacı olduklarını ve silahlarının bulunduğunu yazmıştır.[84]

Mardin ve Diyarbakır bölgesindeki Süryaniler ile Hakkâri'deki Nasturiler'in bir kısmı karara aykırı bir şekilde tehcire tabi tutulmuştur. Diyarbakır'da Ermeniler ve diğer Hristiyan ahaliden yaklaşık 2.000 kişi öldürüldüğünde ise Osmanlı hükümeti, Ermeniler için uygulanan inzibat tedbirlerinin (Akçam'ın kitabında öldürme eylemleri[85]) diğer hristiyanlar için uygulanmaması gerektiğini hatırlatan telgraf çekmiştir.[86]

Bunu izleyen aylarda Anadolu'nun Ermeni nüfusunun büyük bir kısmı kafileler şeklinde yola çıkarılarak, bölgedeki varlık mücadelesinin zorlukları nedeniyle çatışmalardan arık bulunan nadir Osmanlı toprakları arasına giren, Suriye Çölü'ndeki Deyrizor'da kurulan toplama kamplarına sevk edilir. Kafilelere katılanların önemli bir bölümü yolda ölür veya öldürülür. 4 Ağustos'ta yayımlanan bir hükümet emriyle Katolik ve Protestan Ermenilerin sevki durdurulsa da bu emrin bir etkisi olmaz.

Türk Tarih Kurumu eski başkanı Yusuf Halaçoğlu'nun Osmanlı Arşivlerine dayanan rakamlarında, bölgedeki çetelerin saldırısı, hastalık vb. durumlarla toplam 56.610 Ermeninin öldüğü aktarılmaktadır.[87]

Ermenilerin tehcir haritası

Tehcire tabi tutulanların geri iskan edilme kanunu[değiştir | kaynağı değiştir]

Tehcire tabi tutulan kimselerin mecliste, 1919 senesinden itibaren tekrar iskan edilmesi kararı alınır, ve uygulamalar sonucuna, mahfuz arşivlere göre, 277.000 civarında ermeni tekrar memleketlerine yerleştirilmiştir.[88]

Mahkemeler[değiştir | kaynağı değiştir]

Eylül 1915 ile Haziran 1916 arasındaki örfi yargılamalar[değiştir | kaynağı değiştir]

Tehcir sürerken, kendilerine verilen yetkiyi istismar eden, görevini kötüye kullananlar hakkında yargılama yapılır. Vilayetlerde kurulan, Divan-ı Harbi Örfi mahkemelerinde Eylül 1915 ile Haziran 1916 tarihleri arasında asker, memur ve sivillerden oluşan toplam 1.673 kişi yargılanır. Bunlardan 67’si idama, 524 kişi hapse, 68 kişi kürek, para, pranga ve sürgün cezalarına çarptırılırlar. 1918 senesi ve Mondoros Mütarekesi’ne kadar aralıklarla yapılan yargılamalarda cezalandırılanların sayısı 1.397'ye yükselecekdir[89].

Mehmed Talat ve Said Halim paşaların Yüce Divan'a ilk sevkedilmeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

1918 senesinde ise, ilk olarak 28 Ekim 1918’de Talat Paşa ve Said Halim paşa Yüce Divan'a sevk edilecekler; Çok geçmeden de 19 Şubat 1919’da Birinci Cihan Harbi'nin tarafsız ülkeleri Danimarka, İsveç, İsviçre, Hollanda ve İspanya’ya başvurularak iddiaları soruşturmak üzere ikişer yargıç görevlendirmeleri talep edilecektir. Ancak, bu girişimi İngilizler ve Fransızlar engellenmiştir. [kaynak belirtilmeli]

Âliye Divan-ı Harb-i Örfi ve Malatya sürgünleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra 18 Ocak 1919 tarihinde Britanya Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe Malta Adası'na götürülür ve bu olaylarda katliam yapmakla suçlanan 145 kişinin yargılandığı bir mahkeme kurulur. 29 Temmuz 1921'de İngiliz Kraliyet Başsavcısı sanıkların hepsine beraat kararı verir. Bu mahkemede ABD tarafından da ellerinde bu konunun soykırım olduğunu gösterir hiçbir belge olmadığı bildirilmiştir (ABD o dönemde bölgede konuyla ilgili gözlemciler bulundurmaktadır).[90]

Arşiv kaynakları[değiştir | kaynağı değiştir]

Tehcir Emri Osmanlı Arşivi'nden
ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau Sr. tarafından ABD Dışişleri Bakanlığı'na gönderilen 16 Temmuz 1915 tarihli telegraf. Katliamlardan “Irk imha harekâtı” (“campaign of race extermination.”) olarak bahsetmiştir.
Osmanlı kaynakları
İlgili maddeler : Tehcir Kanunu, Ermenilerin Nakil ve Sevklerini Gerektiren Siyasî Sebepler[91], Ermenilere Ait Mal, Mülk ve Arazilere Uygulanacak İdare Hakkında Yönetmelik[92], Ermenilerin İskân ve İaşeleri ile Diğer Konular Hakkında Yönetmelik[93].

Teşkilât-ı Mahsusa'nın kayıtlarının imha edilmiş bulunması ve İttihat ve Terakki Cemiyeti kayıtlarının kaybedilmiş olması, bunların işe bulaşmış olup, tehcir kanununun gerçekte bir toplu imha projesi olduğu tezini kanıtlamayı kimilerince güçleştirmektedir.[94]

Teşkilât-ı Mahsusa ve İttihat ve Terakki arşivlerinin Ekim-Kasım 1918'de, yani Osmanlı Devleti'nin savaşta yenildiği ve Talât Paşa hükûmetinin düştüğü günlerde, yakılarak imha edildiği aktarılmaktadır.[95]

Şevket Süreyya Aydemir, Talât Paşa'nın 7 Kasım 1918'de yurt dışına kaçmadan önce Arnavutköy'de bulunan bir dostunun yalısına bavullar dolusu evrak götürdüğünü ve bu evrakların yalının alt katındaki ocakta yakıldığı nakledildiği aktarmıştır.[96]

Teşkilât-ı Mahsusa şefi Hüsamettin Ertürk'e göre, 14 Ekim 1918'de kurulan Ahmet İzzet Paşa hükûmeti, Teşkilât-ı Mahsusa Müdürlüğü'ne çalışmaların derhal durdurulması ve arşivlerin yok edilmesi emrini vermiştir.[97]

Mithat Şükrü (Bleda) ve Ziya Gökalp'a göre, önemli evraklar Dr. Nazım Bey tarafından alınıp götürülmüştür.[98]

Teşkilât-ı Mahsusa hakkında (bu güne kadar tek köklü araştırmanın yazarı olan) Philipp Stoddard'a göre, Teşkilât-ı Mahsusa Ermeni tehcirinde hiçbir rol oynamamıştır. Guenter Lewy Stoddard'la 2001 senesinde görüştüğünü ve Stoddard'ın hâlâ aynı görüşü savunduğunu bildirmiştir.[99]

2005 senesinde yayınlanan, Talat Paşa'nın Enver Paşaya yazmış olduğu bir mektupta Teşkilât-ı Mahsusa ile ilgili şu ifadeleri bu iddianın yanlışlığını belgelemektedir : "(...) Mayıs'ın yirmi beşine kadar olan İstanbul gazetelerini okuduk. Arkadaşları Teşkilât-ı Mahsusa'dan dolayı itham ediyorlar. Güya bütün Ermeni ve Rum tehcirini ve bir takım fenalıkları Teşkilât-ı Mahsusa yapmış. Bu da İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi'ne tabi imiş. Bundan bir netice çıkaramadıkları reis ve müdde-i umumilerin mütemadiyen istifa ettikleri anlaşılıyor. Mahkum edemeyeceklerini anladıklarından dolayı, Malta'ya göndermiş olacaklar. (...)"[100]

Örgütün kayıtlarını ermeni sorunu nedeniyle imha etmiş olması tezi, Talat Paşa'nın ermeni tehciri konusunda kaleme almış olduğu evrâk-i metrukesi'nin mahfuz olması nedeniyle, savunulan imhanın önceliğinin ermeni faciası olamayabileceği antitezini ayrıca kuvvetlendirmektedir [101].

Kayıtların imha edilmesi konusunda, somut olarak soykırım projesinin belgelerinin yok edilmesi tezinin haricinde farklı gerekçeler öne çıkmaktadır. Teşkilatın yurt içi ve yurt dışında, (kimileri idamla sonuçlanabilecek olan) çok sayıda yasa dışı eylemleri bulunuyordu : karşı-istihbarat, propaganda, örgütlenme, suikast ve darbe gibi. Bu gizli örgütün 8 Ekim 1918'de İttihat ve Terakki hükümeti'nin iktidardan ayrılması ile tasfiye edilmiş olması neticesinde üyelerinin divan-ı harpçe takibe alınması kararlaştırılmıştı. Söz konusu kayıtların imha edilme gerekçelerinin, savunulan tehcirde teşkilatın rol oynamasıyla ilintilendirilmesinin dışında, dönemin Osmanlı hukukunca idama kadar gidebilecek olan pek çok suçları olması kayıtlarını imha etmelerini kuvvetle izah etmeye yetebilir niteliktedir.

Ankara İstiklal Mahkemesinde İzmir Suikastı sanıklarından Kör Ali İhsan Bey sorgu esnasında elindeki (Kırım ile ilgili ?) bütün belgeleri yaktığını söylemiştir.[102]

Ermeni kaynakları

Belgelerin bazısının (örneğin: Andonyan Belgeleri) düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükûmetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır.[103]

Alman kaynakları

Savaş zamanının Alman kaynakları hakkında aynı şey (propaganda olduğu) savunulmamıştır.[103]

Türklerin tepkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa (Kut) anılarında (güncel Türkçe çeviriye göre) şöyle yazmıştır:[104]

Vatanımın en korkunç ve acı günlerinde vatanımı düşmana esir olarak tarihten silmeye kalktıkları için son ferdine kadar yok etmeye çalıştığım Er­meni Milleti, bugün Türk milletinin âlicenaplığına sığındığı için huzura ve rahata kavuşturmak istediğim Ermeni milleti. Eğer siz Türk vatanına sâdık kalırsanız elimden gelen her iyi şeyi yapacağım. Eğer yine bir takım şuursuz komitacılara takılarak Türk'e ve Türk vatanına ihanete kalkarsanız bütün memleketinizi saran ordularıma emir vererek Dünya üstünde nefes alacak tek Ermeni bırakmayacağım, aklınızı başınıza alın.

Ahmet Refik 1919'da yayımlanan İki Komite İki Savaş adlı eserinde İttihatçıların Ermenileri imha etmek ve bu surette Vilâyât-ı Sitte meselesini ortadan kaldırmak istediğini aktarmıştır.[105]

Bursa milletvekili Hasan Fehmi Bey (Kolay), TBMM'nin 17 Teşrinievvel 1336 (17 Ekim 1920) tarihli gizli oturumunda şöyle konuşmuştur:[106]

Tehcir meselesi, biliyorsunuz ki Dünya'yı velveleye veren ve hepimizi katil telâkki ettiren bir vaka idi. Bu yapılmazdan evvel Âlem-i Nasraniyet'in bunu hazmetmeyeceği ve bunun için bütün gayz ve kinini bize tevcih edeceklerini biliyorduk. Neden katillik unvanını nefsimize izafe ettik? Neden o kadar azim, müşkül bir dava içine girdik? Sırf canımızdan daha aziz ve daha mukaddes bildiğimiz vatanımızın istikbalini taht-ı emniyete almak için yapılmış şeylerdir.

Vahakn N. Dardian'ın aktardığına göre, Mustafa Kemal (Atatürk), yabancı basına karşı kitle halinde acımasızca evlerinden göçürülen ve kırıma uğratılan milyonlarca Hristiyan yurttaşımızın hayatlarının hesabını vermek zorunda olduğunu söylemiştir.[107] Fakat Türkiye'de zuhura gelmiş şayan-ı arzu olmayan bazı ahval olarak bahsettiği olaylarda Ermenilerin başına ne geldiyse kendi politikaları yüzünden geldiğini söyleyerek Müslümanların sorumlu tutulmayacağını eklemiştir.[108]

Mustafa Kemal Atatürk, bu Ermeni sorununun kapitalist devletler tarafından kendi yararlarına göre çözümlenmek istediğini şu sözleri ile belirtmiştir:

Ermeni sorunu denilen ve Ermeni milletinin gerçek olmayan isteklerinden çok dünya kapitalistlerinin ekonomik yararlarına göre çözülmek istenilen sorun, Kars antlaşması ile en doğru şekilde çözüme ulaştırılmış oldu. Yüzyıllardan beri dostluk içinde yaşayan iki çalışkan halkın iyi ilişkileri memnuniyetle yeniden kuruldu.

Ermeni nüfusu ve kayıpları[değiştir | kaynağı değiştir]

ilgili madde : Talat Pasha's Abandoned Documents (en)

I. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devleti sınırları içinde Ermenilerin dağılımı değişik kaynakları listelenmekte: Osmanlı 1914 nüfus sayımı istatistiklerine göre imparatorluk topraklarında yaşayan Ermeni sayısı Suriye, Halep ve Beyrut vilayetleri dahil ve Rus idaresinde bulunan Kars, Ardahan ve Artvin hariç 1.295.000'dir. Suriye ve Beyrut vilayetlerindeki toplam 7.500 Ermeni ile, Halep vilayetindeki 49.000 Ermeninin 10.000 kadarı bu toplamdan çıkarılmalıdır.[109]

Talat Paşa’nın Evrak-ı Metrûkesi adlı kitabında Murat Bardakçı, tehcir öncesi ve sonrasındaki osmanlı topraklarında bulunmaya devam eden ermeni sayısındaki farkın vilayet vilayet, 972.246 olduğunu Paşa'nın evraklarından hesap etmiştir. Ermeni nüfusu resmi olarak 1.295.000 olarak görülsede, Talat Paşa'nın elyazmalarında aslında gerçek nüfuslarının 1.500.000 kadar olabileceği tahmini üzerinden hesap edildiğini okumaktayız bu tehcir sonrasındaki nüfuslarının eksilmesi sayımlarında[110].

Ermeni Kilisesinin vergi kayıtlarına dayalı 1912-1913 istatistiğine göre, tehcir öncesi Ermeni nüfusu 1.914.000'dir.[111]

Encyclopedia Britannica'ya göre sayı 1.750.000'dir.[112]

Cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımı olan 1927 nüfus sayımında Türkiye'nin Ermeni nüfusu 100.000 civarında gösterilmiştir[114]. 1922 tarihli İngiliz kaynaklarına göre 817.873 Ermeni ülke toprakları dışına göç ettirildiği için o dönem Türkiye nüfusu içerisinde sayılmamıştır.[115]

1922 de gizli olarak arşivlenen ve 5 Mayıs 1961 gizliliği kaldırılan Ermenilerin 1921 yılındaki dağılımı.

Ermeni Kırımı ve soykırım kavramı[değiştir | kaynağı değiştir]

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin tanımlamasına göre: öldürmese bile bir millete veya ırka yöneltilen saldırılar soykırım sayılır ve katliam olsa bile bir millete veya ırka yöneltilmediği takdirde soykırım sayılmaz. Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi (9 Aralık 1948) 260 A-III BM Kararıdır. Jenosit (soykırım) kavramı Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından ortaya atılmıştır. Raphael Lemkin, kavramı Yunanca “genos” (soy, kavim) ve Latince “cidus” (öldüren) kelimelerini bir araya getirerek oluşturmuştur. Ermeni Soykırımı tezi ve 11 Ağustos 1933'de Irak'ın kuzeyinde Duhok ve Musul illerinde yaşanan Süryanilere yönelik katliamı (Simele Katliamı) inceleyerek 'Crime of Barbarity' (Barbarlık suçları) adlı yazısını hazırlayan Lemkin, aynı yılda İspanya'nın başkenti Madrid'de toplanan Milletler Cemiyeti'nin Hukuk Konseyi'nde “Bir kişiyi öldüreni yargılamak mümkünken, bir milyon insanı ölüme göndereni yargılamak niçin mümkün olmuyor” sorusunu ortaya atarak uluslararası bir soykırım sözleşmesi çabası içine girdi. Soykırım sözcüğünü 1944 yılında Axis Rule in Occupied Europe (İşgal Altındaki Avrupa'da ittifak Güçlerinin İktidarı) adlı kitabında ilk olarak kullanan Raphael Lemkin. Lemkin, Ermeni meselesini 20. yüzyıla ait tipik bir soykırım örneği olarak tanımlıyordu.[116]

Zamanın İçişleri Bakanı Mehmed Talat Bey'in 1915 yılı içinde Andonyan belgeleri diye bilinen ünlü “Talat Paşa telgraflarının” kopyalarını barındıran kitapta soykırımı planladığı öne sürülmüştür. Andonyan Belgelerinde Ermeni tehciri sırasında Ermenilerin imha edilmesini emreden 50 telgraf ve 2 mektup mevcut. Andonyan Belgeleri düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükümetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır.[117]

Teşkilât-ı Mahsusa nın sadece cephe ve cephe gerisi Ermeni güçlerin tavsiyesinin (Ermeni İsyanlarına karşı enformasyon toplama ve değerlendirme, toplanan enformasyonun operasyonel şekilde kullanılması ve örtülü faaliyette bulunma) yanında “Tehcir” edilen Ermeni sivil halka karşı planları olduğu ve bu planların “soykırım” tanımına girdiği ileri sürülmektedir.

İttihat ve Terakki sözcülerinden Hüseyin Cahit (Yalçın)'a göre yurdun Ermenilerden arındırılması “müthiş ve memleket için zaruri olduğu sarahatle anlaşılan” bir karardır.[118] 2 Ağustos 1914'te seferberlik günün gecesi, Kuşçubaşı Eşref'in “Anadolu'dan gayri Türk unsurların tasfiye” planı doğrultusunda İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumi'de alınan karar ile Doğu Anadolu'da Teşkilat-ı Mahsusa birlikleri oluşturulmuştur.[119][120][121] Celâl Bayar'ın Teşkilat-ı Mahsusa şefi Eşref Kuşçubaşı'ya atfen belirttiğine göre Mayıs-Ağustos 1914'te Harbiye Nezaretinde yapılan toplantıların başlıca konusu stratejik noktalarda kümelenmiş ve dış tesirlere bağlı gayrı Türk yığınlarının tasfiyesi idi.”[122]

Teşkilat-ı Mahsusa hakkında araştırma yapan yazar Philipp Stoddard'a göre, Teşkilat-ı Mahsusa, Ermenilerin sınır dışı edilmesinde herhangi bir rol oynamamıştır.[123] Soykırım inkar tezini başlatan kişi olarak tanınan Guenter Lewy Stoddard'la 2001 senesinde görüştüğünü ve Stoddard'ın hâlâ aynı sonucu savunduğunu bildiriyor.[99] Lewy, soykırım tezinin savunucularından olan Vahakn Dadrian'ın, orijinal kaynakların imkân vermeyeceği varsayımlarda bulunduğunu bildiriyor.[124]

Soykırımı tanımında insan kayıplarının hangi amaçla gerçekleştirildiğini içermektedir. 1915 olaylarının ardındaki hükümet politikasını kanıtlayacak belgelerin ortaya çıkarılması, soykırım tartışmalarının ana eksenini oluşturmuştur. Ayrıca Osmanlı arşivlerinde yer alan kayıtlara göre, 1906-1922 yılları arasında Anadolu'da ve Kafkaslar'da, 517.955 Müslüman Osmanlı vatandaşının öldüğü aktarılmıştır.[125]

Yakın yıllarda Ermeni Soykırım hakkındaki eserlerden biri de Ermeni asıllı Amerikalı tarihçi Vahakn Dadrian'ın The History of the Armenian Genocide (1995) adlı eseridir. Ermeni soykırımının resmî Osmanlı makamları tarafından değil, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne bağlı gizli bir örgüt olan Teşkilat-ı Mahsusa eliyle yürütüldüğü de iddia edilir.[126]

Ayrıca Toynbee, 1967'de yayımlanan Acquaintances adlı eserinde “1915'te Türkiye'de işlenmiş olan soykırım üstüne çalışmalarım bana ilk günahın gerçekliğini gösterdi” diye yazmış,[127] Vahakn Dadrian'a yazdığı 6 Aralık 1973 tarihli mektubunda “Ermeni Soykırımı büyük bir suçtur” demiştir.[128]

Soykırım olarak tanımlayan ülke ve kuruluşlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Soykırım tezini kabul eden devletler koyu renkte görülmektedir.

Ermeni Soykırımı son yıllarda bazı uluslararası kuruluşlar ve pek çok devletlerin parlamentoları tarafından resmen tanınmıştır.

Erivan'daki Soykırım Müzesi'nde gerçekleştirilen 100. yıl anma töreninden bir kare.

Günümüzde İsviçre'de Ermeni Soykırımını reddetmek suçtur. Benzer bir yasa taslağı da Fransız parlamentonun her iki kanadında kabul edilmiş; ancak Fransa Anayasa Konseyi “anayasaya aykırılık” gerekçesiyle yasayı iptal ettiği için yürürlüğe girmemiştir.[129] Bunun dışında 20 kadar ülke, parlamentolarında, Ermeniler'in soykırıma uğradığı tezlerini tanıyan yasaları kabul etmişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri federal devlet olarak böyle bir yasayı kabul etmemiştir. Ancak eyalet (İngilizce: state) bazında, 50 eyaletten 36'sında kabul görmüş ve toplam 40 eyaletinde parlamento, senato ve vali tarafından soykırım olarak tanınmıştır.[130]

İlk Ermeni Kırımı Anıtı 24 Nisan 1968 tarihinde Lübnan'ın Beyrut şehrinde dikilmiştir. Bundan sonra Ermenistan, ABD, Mısır, Fransa, Brezilya, Bulgaristan ve İtalya gibi ülkelerde de bu tip anıtlar dikilmiştir.

Türkiye'deki yaklaşımlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Yusuf Hikmet Bayur, 12 Temmuz 1921 tarihli Vakit gazetesinden alıntı yaparak birçok yerde çoktan beri teraküm etmiş olan adavetlerin bu vesile ile infilak ederek katiyen arzu etmediği suistimallere sebep olduğu, birçok memurun haddinden ziyade zulüm ve şiddet gösterdiği ve birçok yerde bigayrihat birtakım masumeler da kurban olduğunu aktarmaktadır.[131] Ayrıca, tehcir sırasında Ermenilere karşı herhangi bir saldırıda bulunanların tevkif edilerek, Divan-ı Harp Mahkemesine sevk edilmesi ve en ağır şekilde cezalandırılmaları da karara bağlanmıştır.[kaynak belirtilmeli]Yusuf Halaçoğlu, tehcire tabi tutulan Ermeniler'in sayıları Halep'ten gelenlerle birlikte 438.758 kişi olduğu, Açlık, tifo ve dizanteri gibi hastalıklar, iklim koşulları, Arap aşiretleri ve eşkıyaların saldırıları sonucu ancak 382.148 kişi iskân sahasına varabildiğini ileri sürmektedir.[132]

Bunların yanında Türkiye'nin tezine göre Ermeniler I. Dünya Savaşı sırasında büyük bir isyan başlatmış ve birçok yerde katliamlar yapmışlardır. Buna dair Ermeniler'e (Bir Ermeni'nin Fransız Horizon gazetesinde yayınlanan mektubu) ve Ruslar'a (Rusya'nın Paris Büyükelçisi Sazanov'a ait bir yazı) ait önemli vesikalar mevcuttur.[133]

Türk gazeteci Güneri Cıvaoğlu 11 Ekim 2007 günlü Milliyet gazetesindeki yazısında[134], Ermeni siyasetçi ve Ermenistan'ın ilk başbakanı olan Ovanes Kaçaznuni'nin 1923 yılında Bükreş'te yapılan Ermeni meselesiyle ilgili Taşnak Partisi toplantısında bir rapor sunduğunu, ilgili raporda önemli itirafların yer aldığını belirtmiştir.İlgili rapor [135][136] Ocak 2008 tarihli ve İstanbul Ticaret Odası başkanlığınca Türkçe olarak kitapçık halinde yayımlanmış olup, raporun ön sözünde İTO başkanı Murat Yalçıntaş'ın yaptığı açıklamada "1882 yılında kurulduğunda ilk başkanı Osmanlı tebası bir Ermeni olan İstanbul Ticaret Odası, Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan tarihi olayların hiçbir politik kaygı taşımadan değerlendirilmesini arzu etmektedir. " ifadesine yer vermiştir. Ayrıca, ilgili raporda Ovanes Kaçaznuni'ye ait " Osmanlı'dan, Akdeniz'e uzanan bir Ermenistan talep ettik. Derhal gönüllü birlikleri oluşturduk, Türklere karşı ayaklandık ve savaştık. İsyanımızın temelinde İtilaf devletlerinin bize vaat ettiği Ermenistan hayali vardı, gerçeği göremedik." şeklinde ifadeler de yer almaktadır.[135] [137]

Ağustos 2009'da bir Ermenistanlı Haber Ajansı'nın yayınladığı Atatürk'ün ABD'li Amiral Bristol'e 7 Mart 1920'de gönderdiği telgrafta, “Kendi çıkarlarının peşinde koşanlar Anadolu'da 20 bin Ermeninin öldürüldüğü yalanını uydurdu.” diyerek, bu olayın bir katliam olmadığını ve Ermenilerin saldırmasına yerel halkın gösterdiği direnişin doğal sonucu olduğunu belirterek bunun dünya kamuoyuna bildirilmesini istemiştir.[138][139][140]

Milas doğumlu olup 1910'de ABD'ye göç eden Yahudi Albert Amateau yeminli noter beyanında “Soykırım'ın tamamen yalan ve bir iftira kampanyası eseri olduğu” nu beyan etmektedir.[141]

Türkiye'de öğretim üyeleri ve gazetecilerden oluşan bir grup 2008'de Ermenilerden Özür Diliyorum adıyla, imza kampanyası başlattılar.[142][143] Prof. Ahmet İnsel, Prof. Baskın Oran, Dr. Cengiz Aktar ve gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu, kampanyanın öncülüğünü yaptılar. Ermenilerin başına gelenlerin yıllardır konuşulmamış olunmasından dolayı kişisel olarak özür dilenmektedir.[144][145] Kampanya yayınlandığı ilk 24 saat içinde 5000 kişi tarafından imzalandı.[146] Bu kampanyaya karşı olanlar ise yeni kampanyalar başlattılar.[147]

Türkiye'deki siyasetçiler, öğretim üyeleri, gazeteciler, öğrenciler, meslek kuruluşları ve her kesimden insanın katıldığı [148] " (Ermenilerden) Özür Dilemiyoruz " adlı imza kampanyasına[149] iştirak edenlerin sayısı Mayıs 2015 tarihi itibariyle 91.000 kişiden fazla olmuştur.[150]

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, aydınların 1915 olayları konusunda Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatmasına tepki göstererek, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada: "Herhalde onlar böyle bir soykırımı işlemiş olacaklar ki özür diliyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin böyle bir sorunu yok" dedi.[151]

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, kendilerini aydın olarak tanımlayan bir grubun Ermenilerden özür dilenmesi amacıyla başlatmak istedikleri "özür diliyorum" kampanyasının "yozlaşma ve çürümenin ulaştığı vahim durumu göstermesi" açısından ibret verici olduğunu söyledi.[152]

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, yaptığı açıklamada kampanyayı doğru bulmadığını, özür dilemenin yanlış olduğu ve zarar verici sonuçlar da doğurabilecek bir davranış olduğunu belirtti.[153] Genelkurmayın yaptığı açıklama, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Koray Çalışkan ve Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Genel Başkanı Filiz Koçali tarafından "demokrasiye müdahale" olarak değerlendirildi.[154]

TÜRKSAM Başkanı Sinan Oğan, özür metninde "Ermeni Soykırımı" adı yerine "Büyük Felaket" (Մեծ Եղեռն Medz Yeğern) adının kullanılmasının Türk halkını aldatmaya yönelik bir kelime oyunu olduğunu iddia etti. Oğan, Ermenicede bu kavramının İsa'nın çarmıha gerilmesi için de kullanıldığını belirti. Bu ismin seçiminin Holokost (Yahudi Soykırımı) örneğinde olduğu gibi Ermenilerin de kendilerine has bir soykırım adı oluşturma çabası olduğunu iddia etti. Özür metninde soykırım kelimesinin kullanılmamasının amacının konu hakkında fazla bilgiye sahip olmayan Türk halkını aldatmak ve olayı basit ve masum bir özür kampanyası olarak göstererek imza toplamak ve dünyanın en büyük suçu kabul edilen soykırım suçunu Türk halkına kabul ettirmek olduğunu savundu.[155]

Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Popüler kültüre etkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Romanlar

Ermeni soykırımı tezlerine dayanak oluşturan önemli birincil kaynaklar, ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau'nun Büyükelçi Morgenthau'nun Öyküsü (1919), Alman din adamı Johannes Lepsius'un Bericht über die Lage des armenischen Volkes in der Türkei (Ermeni Halkının Türkiye'deki Durumunu Anlatan Rapor - 1916) adlı eserleri ile, İngiliz Hükümeti'nin tarihçi James Bryce ve Arnold Toynbee'ye hazırlattığı bir belge derlemesi olan Mavi Kitap 'tır.

  • Franz Werfel, Musa Dağ'da Kırk Gün (1936) adlı Samandağı Ermenilerinin direnişini anlatan romanı yazmıştır.
  • Douglas Scott, The Disinherited (Mirassız bırakılanlar), Century, 1990.
  • Louis Carzou, La Huitième Colline (Sekizinci Tepe), Liana Levi, 2006.
Belgeseller
  • The Armenians: A Story of Survival (2001)
  • Sarı Gelin - Ermeni sorununun içyüzü (Videotek, 2004)
  • The Armenian Genocide (PBS, 2006)
  • Screamers (2006)
Filmler
Müzik

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Tsitsernakaberd Memorial Complex". Armenian Genocide Museum-Institute. 13 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160313214721/http://genocide-museum.am/eng/Description_and_history.php. 
  2. ^ Kifner, John (7 Aralık 2007). "Armenian Genocide of 1915: An Overview". The New York Times. http://www.nytimes.com/ref/timestopics/topics_armeniangenocide.html. 
  3. ^ "The forgotten Holocaust: The Armenian massacre that inspired Hitler". The Daily Mail (Londra). 11 Ekim 2007. http://www.dailymail.co.uk/news/article-479143/The-forgotten-Holocaust-The-Armenian-massacre-inspired-Hitler.html. 
  4. ^ Göçek, Fatma Müge (2015). Denial of violence : Ottoman past, Turkish present and collective violence against the Armenians, 1789-2009. Oxford University Press. s. 1. ISBN 019933420X. https://books.google.com/books?id=q-eMBAAAQBAJ. 
  5. ^ Auron, Yair (2000). The banality of indifference: Zionism & the Armenian genocide. Transaction. s. 44. ISBN 978-0-7658-0881-3. https://books.google.com/books?id=nnUR4hSTb8gC&pg=PA44. 
  6. ^ Forsythe, David P. (11 Ağustos 2009) (Google Books). Encyclopedia of human rights. Oxford University Press. s. 98. ISBN 978-0-19-533402-9. https://books.google.com/books?id=1QbX90fmCVUC&pg=PA98. 
  7. ^ Chalk, Frank Robert; Jonassohn, Kurt (10 Eylül 1990). The history and sociology of genocide: analyses and case studies. Institut montréalais des études sur le génocide. Yale University Press. s. 270-. ISBN 978-0-300-04446-1. https://books.google.com/books?id=UgzAi1DD75wC&pg=PA270. 
  8. ^ Avcıoğlu, Doğan (1998). Millî Kurtuluş Tarihi 1838'den 1995'e. Tekin Yayınevi. s. 1138. ISBN 975-478-081-1. 
  9. ^ Armenian Genocide (affirmation), The International Association of Genocide Scholars, "That this assembly of the Association of Genocide Scholars in its conference held in Montreal, June 11–3, 1997, reaffirms that the mass murder of Armenians in Turkey in 1915 is a case of genocide which conforms to the statutes of the United Nations Convention on the Prevention and Punishment of Genocide. It further condemns the denial of the Armenian Genocide by the Turkish government and its official and unofficial agents and supporters." 
  10. ^ Robert Fisk: Let me denounce genocide from the dock The Independent, 14 Ekim 2006 Archived 24 Ocak 2014 at the Wayback Machine
  11. ^ Matiossian, Vartan (12 Ocak 2013). "The Self-Delusion of 'Great Calamity': What 'Medz Yeghern' Actually Means Today". Armenian Weekly. http://www.armenianweekly.com/2013/01/12/the-self-delusion-of-great-calamity-what-medz-yeghern-actually-means-today/. 
  12. ^ "8 facts about the Armenian genocide 100 years ago - CNN.com". http://www.cnn.com/2015/04/23/world/armenian-mass-killings/index.html. Erişim tarihi: 13 Aralık 2015. 
  13. ^ "100 Years Ago, 1.5 Million Armenians Were Systematically Killed. Today, It's Still Not A 'Genocide.'". 12 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160312203433/http://www.huffingtonpost.com/2015/04/23/armenian-genocide-controversy_n_7121008.html. Erişim tarihi: 13 Aralık 2015. 
  14. ^ Kieser, Hans-Lukas; Schaller, Dominik J. (2002) (Almanca), Der Völkermord an den Armeniern und die Shoah [The Armenian genocide and the Shoah], Chronos, ss. 114, ISBN 3-0340-0561-X 
  15. ^ Walker, Christopher J. (1980), Armenia: The Survival of A Nation, London: Croom Helm, ss. 200-3 
  16. ^ Bryce, Viscount James; Toynbee, Arnold (2000), Sarafian, Ara, ed., The Treatment of Armenians in the Ottoman Empire, 1915–1916: Documents Presented to Viscount Grey of Falloden (uncensored bas.), Princeton, NJ: Gomidas, ss. 635-49, ISBN 0-9535191-5-5 
  17. ^ Schaller, Dominik J; Zimmerer, Jürgen (2008). "Late Ottoman genocides: the dissolution of the Ottoman Empire and Young Turkish population and extermination policies – introduction". Journal of Genocide Research 10 (1): 7-14. DOI:10.1080/14623520801950820. 
  18. ^ Jones, Adam (2010). Genocide: A Comprehensive Introduction. s. 171–2. "A resolution was placed before the IAGS membership to recognize the Greek and Assyrian/Chaldean components of the Ottoman genocide against Christians, alongside the Armenian strand of the genocide (which the IAGS has already formally acknowledged). The result, passed emphatically in December 2007 despite not inconsiderable opposition, was a resolution which I co-drafted, reading as follows:..." 
  19. ^ "The Many Armenian Diasporas, Then and Now" (İngilizce). 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304202729/http://www.geocurrents.info/place/russia-ukraine-and-caucasus/caucasus-series/the-many-armenian-diasporas-then-and-now. Erişim tarihi: 13 Aralık 2015. 
  20. ^ Hyde, Jennifer (2 Aralık 2008). Polish Jew gave his life defining, fighting genocide. CNN. 3 Aralık 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.cnn.com/2008/WORLD/europe/11/13/sbm.lemkin.profile/. 
  21. ^ "Council of Europe Parliamentary Assembly Resolution". Armenian genocide. 12 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160312230331/http://www.armenian-genocide.org/affirmation.153/current_category.7/affirmation_detail.html. 
  22. ^ Ferguson, Niall (2006). The War of the World: Twentieth-Century Conflict and the Descent of the West. New York: Penguin Press. s. 177. ISBN 1-59420-100-5. 
  23. ^ (PDF) A Letter from The International Association of Genocide Scholars. Genocide Watch. 13 Haziran 2005. http://www.genocidewatch.org/images/Turkey-_13Jun05ErdoganletterAmericanHistoricalAssociation.pdf. 
  24. ^ Rummel, RJ (1 Nisan 1998), "The Holocaust in Comparative and Historical Perspective", The Journal of Social Issues 3 (2) 
  25. ^ Akçam, a.g.e., s. 21-22.
  26. ^ "For Turkey, denying an Armenian genocide is a question of identity". 25 Şubat 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160225100349/http://america.aljazeera.com/articles/2015/4/24/for-turks-acknowledging-an-armenian-genocide-undermines-national-identity.html. Erişim tarihi: 13 Aralık 2015. 
  27. ^ "National Assembly of the Republic of Armenia - Official Web Site - parliament.am". parliament.am. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160304031536/http://www.parliament.am/news.php?cat_id=2&NewsID=7281&year=2015&month=03&day=11&lang=eng. 
  28. ^ Monroe, Kristen Renwick (2012). Ethics in an age of terror and genocide : identity and moral choice. Princeton, N.J.: Princeton University Press. s. 13. ISBN 0691151431. https://books.google.com/books?id=jfWCEiDUVo0C. 
  29. ^ Loytomaki, Stiina (2014). Law and the Politics of Memory: Confronting the Past. Routledge. s. 31. ISBN 1136007369. https://books.google.com/books?id=NJ_AAwAAQBAJ. "To date, more than 20 countries in the world have officially recognized the events as genocide and most historians and genocide scholars accept this view." 
  30. ^ Frey, Rebecca Joyce (2009). Genocide and international justice. New York: Facts On File. s. 83. ISBN 0816073104. https://books.google.com/books?id=m569AfPJkB4C. 
  31. ^ Dadrian, Vahakn N (1995). The History of the Armenian Genocide: Ethnic Conflict from the Balkans to Anatolia to the Caucasus. Oxford: Berghahn Books. ISBN 1-57181-666-6. 
  32. ^ a b c d e f g h i j k Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Ak.C3.A7am isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  33. ^ "16. Madde", Ayastefanos Antlaşması, "As the evacuation of the Russian troops of the territory they occupy in Armenia ... might give rise to conflicts and complications detrimental to the maintenance of good relations between the two countries, the Sublime Porte engaged to carry into effect, without further delay, the improvements and reforms demanded by local requirements in the provinces inhabited by Armenians and to guarantee their security from Kurds and Circassians." 
  34. ^ Nalbandian, Louise (1963), The Armenian Revolutionary Movement: The Development of Armenian Political Parties through the Nineteenth Century, Berkeley: University of California Press 
  35. ^ Libaridian, Gerard (2011). "What was Revolutionary about Armenian Revolutionary Parties in the Ottoman Empire?". Suny, Ronald. A Question of Genocide: Armenians and Turks at the End of the Ottoman Empire. Oxford: Oxford University Press. s. 82–112. 
  36. ^ a b c d e f g Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Balakian isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  37. ^ a b Richard G. Hovannisian, The Armenian People from Ancient to Modern Times, 244.
  38. ^ Richard G. Hovvanisian, Armenia on the Road to Independence 1918, Berkley, Los Angels, 1967, s.41-43.
  39. ^ Erickson, Edward J., 2001, Ordered to Die: A History of the Ottoman Army in the First World War, Greenwood Publishing Group, ISBN 978-0-313-31516-9, s.97.
  40. ^ Ahmet Esat Uras, The Armenians in History and the Armenian Question, Belge Yayınları, İstanbul, 1987, s.596-600.
  41. ^ "Young Turk Revolution". 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160305095246/http://matrix.msu.edu/hst/fisher/HST150/unit6/mod/young_turk_revolution.html. Erişim tarihi: 13 Aralık 2015. 
  42. ^ "Days of horror described; American missionary an eyewitness of murder and rapine". New York Times. 28 Nisan 1909. http://select.nytimes.com/gst/abstract.html?res=F50612F63A5512738DDDA10A94DC405B898CF1D3. 
  43. ^ "30,000 Killed in massacres; Conservative estimate of victims of Turkish fanaticism in Adana Vilayet". New York Times. 25 Nisan 1909. http://select.nytimes.com/gst/abstract.html?res=F50C10F93C5A15738DDDAC0A94DC405B898CF1D3. 
  44. ^ Walker, Christopher J. "World War I and the Armenian Genocide". The Armenian People from Ancient to Modern Times. II. s. 244. 
  45. ^ Suny 2015, ss. 244
  46. ^ Toynbee, Arnold. Armenian Atrocities: The Murder of a Nation. Londra: Hodder and Stoughton, 1915, s. 181-2.
  47. ^ Dadrian, Vahakn (November 1991). "The Documentation of the World War I Armenian Massacres in the Proceedings of the Turkish Military Tribunal". International Journal of Middle East Studies 23 (4): 549–76 (560). http://links.jstor.org/sici?sici=0020-7438%28199111%2923%3A4%3C549%3ATDOTWW%3E2.0.CO%3B2-2. 
  48. ^ Bovenkerk, Frank (2004). "The Turkish Mafia and the State". Cyrille Fijnaut, Letizia Paoli. Organized Crime in Europe: Concepts, Patterns and Control Policies in the European Union and Beyond. Springer Science+Business Media. s. 594–5. DOI:10.1007/978-1-4020-2765-9. ISBN 1-4020-2615-3. http://www.springer.com/social+sciences/criminology/book/978-0-387-09710-7. 
  49. ^ Eren, M. Ali (1995-11-11). "Cumhuriyeti Teşkilat-ı Mahsusa kurdu" (Turkish). Aksiyon (Feza Gazetecilik A.Ş) 49. http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=20339. Erişim tarihi: 2008-09-05. 
  50. ^ Akçam, A.g.e., s. 227-231.
  51. ^ Mil, A.g.e.
  52. ^ a b "ATATÜRK'TEN ERMENİ SORUNU". 10 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20150610230545/http://www.ermenisorunu.gen.tr/turkce/ataturk/secmeler.html. Erişim tarihi: 25 Mayıs 2011. 
  53. ^ Akçam, A.g.e., s. 233-234.
  54. ^ Müteakid Kaymakam Şerif Köprülü, Sarıkamış İhata Manevrası ve Meydan Muharebesi, İstanbul, 1338, s. 119.
  55. ^ PA-AA / R 14085. Erzurum Konsolosu Scheubner Richter'in 5 Aralık 1914 tarihli raporu.
  56. ^ Archives de Ministéres des Affaires Etrangéres, Guerre 1914-1918, Turquie, C. 887, s. 184-187.
  57. ^ Akçam, A.e.g., s. 240.
  58. ^ ABD eski Başkanı Reagan'ın danışmanı Fein'den Takvim'e özel açıklama: “Beyaz Saray araştırma yaptı Ermeniler'in 2 milyon Müslüman Osmanlı'yı katlettiği ortaya çıktı.”
  59. ^ A.A. Weltkrieg, 11 d secr., Band 4, A 37451. Schulenburg"un Ermurum, 28 Kasım 1915 tarihli raporu.
  60. ^ Wolfdieter Bihl, Die Kaukasus-Politik der Mittelmächte, Teil 2, Wien / Kölm / Glatz, s. 67-68.
  61. ^ Akçam, A.e.g., s. 235.
  62. ^ Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., s. 12.
  63. ^ a b c d e f g Akşin, Prof. Dr. Sina (Ekim 2006). "XIV. I. Dünya Savaşı'nda Olup Bitenler" (Türkçe). Ana çizgileriyle Türkiye'nin Yakın tarihi (6. Baskı bas.). Ankara: İmaj Yayıncılık. s. 96-98. ISBN 975-7852-18-X. 
  64. ^ Ahmed Refik Altınay, A.g.e., s. 41.
  65. ^ Amerikalı Profesör: Ermeniler Bölgedeki Tüm Müslümanları Öldürdü, Haberler.com
  66. ^ Kitap Gazetesi (Remzi Kitabevi)
  67. ^ "24 Nisan 1915’te ne oldu?". Agos. 30 Mayıs 2012. 17 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20140717113917/http://agos.com.tr/haber.php?seo=24-nisan-1915te-ne-oldu&haberid=1636. 
  68. ^ a b Sarınay, Yusuf. "İstanbul'da Ermeni Faaliyetleri ve Alınan Tedbirler (1914-1918)". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi (67-68-69. sayı). http://atam.gov.tr/istanbulda-ermeni-faaliyetleri-ve-alinan-tedbirler-1914-1918/. 
  69. ^ Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge Yayınları, 1976, s. 612.
  70. ^ Kâmuran Gürün, Ermeni Dosyası, TTK Basımevi, 1983, s. 213.
  71. ^ T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Osmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915 – 1920), Ankara 1995, s. 7.
  72. ^ Vahakn Dadrian, The History of the Armenian Genocide, Berghahn Books, 2003, s. 221
  73. ^ Sabah Arşiv Erişim: 05 Aralık 2005
  74. ^ TSK Genel Kurmay Başkanlığı Sitesi (Word dosyası)
  75. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; BritannicaArmenian isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  76. ^ [1]
  77. ^ Edward Aloysius Pace, 1922, The Catholic Encyclopedia: An International Work of Reference on the Constitution, Doctrine ... p. 57.
  78. ^ Lewy, Guenter, "The Armenian Massacres in Ottoman Turkey: A Disputed Genocide", p. 248.
  79. ^ BOA, DH.ŞFR, 63/37; BOA, DH.ŞFR, 63/137.
  80. ^ BOA, DH.ŞFR, 55/59.
  81. ^ Davut Kılıç, “1915 Sevk ve İskan edilmeyen Ermeniler”, Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi, Sayı:38 (Nisan 2003).
  82. ^ Muammer Demirel (2005). "Türkiye'de Kalan Ermeni Nüfus". ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ XXI (62). 
  83. ^ Sarkis Çerkezyan, Dünya Hepimize Yeter, İstanbul, 2003, s.71-72.
  84. ^ Arşavir Şiraciyan, Bir Ermeni Teröristin İtirafları, (Çeviren: Kadri Mustafa Orağlı), İstanbul, 1997, s.54-61.
  85. ^ Akçam, A.g.e., s.26.
  86. ^ Ermeniler hakkında ittihaz edilen tedabir-i inzibatiye ve siyasiyetnin diğer Hıristiyanlara teşmili kat'iyyen geyr-i ca'iz olduğundan efkar-ı umumiye üzerinde pek fena tesir bırakacak ve bi'lhassa ale'l-itlak Hırisiyanların hayatını tehdid edecek bu kabil vekayi'e derhal hitam verilmesi ve hakikat-ı halin işarı, Akçam, A.g.e., s.25, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Belgelerinde Ermeniler 1915-1920, Ankara, 1994, s. 68-69, Belge No: 71.
  87. ^ Yusuf Halaçoğlu, Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler (1915), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 2001.
  88. ^ http://www.devletarsivleri.gov.tr/geri-donmek-isteyen-ermenilere-musaade-edilmesi-1715 DH.ŞFR 102/58 7 Ağustos 1919.
  89. ^ Şafak Ural, Kâzım Yetiş, Feridun Mustafa Emecen, Çeşitli yönlerden Türk-Ermeni ilişkileri, s.196. İstanbul Üniversitesi, (2006)
  90. ^ Konuyla ilgili TBMM tutanağı: http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_b_sd.birlesim_baslangic?P4=11665&P5=B&page1=10&page2=10
  91. ^ https://tr.wikisource.org/wiki/Ermenilerin_Nakil_ve_Sevklerini_Gerektiren_Siyas%C3%AE_Sebepler
  92. ^ https://tr.wikisource.org/wiki/Ermenilere_Ait_Mal,_M%C3%BClk_ve_Arazilere_Uygulanacak_%C4%B0dare_Hakk%C4%B1nda_Y%C3%B6netmelik
  93. ^ https://tr.wikisource.org/wiki/Ermenilerin_isk%C3%A2n_ve_ia%C5%9Feleri_ile_di%C4%9Fer_konular_hakk%C4%B1nda_y%C3%B6netmelik_-_10_Haziran_1915
  94. ^ Erik Jan Zürcher, Modern Türkye'nin Tarihi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1995, ISBN 975-470-514-3, s. 171.
  95. ^ Örneğin, Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, İmge Kitabevi, Mart 1999, s. 308-309.
  96. ^ Şevket Süreyya Aydemir, Makedonya'dan Orta Asya'ya Enver Paşa, C. 3: 1914-1922, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1985, s. 468.
  97. ^ Bilge Criss, İşgal Altında İstanbul 1918-1923, İletişim Yayınları, İstanbul, 1993, s. 147.
  98. ^ 2. Oturum, Ana İddianame, Takvim-i vakayi, No. 3543, 27 Nisan 1335, Aktaran, Akçam, a.g.e., s. 308.
  99. ^ a b Guenter Lewy The Armenian Massacres in Ottoman Turkey: A Disputed Genocide (Osmanlı Türkiyesinde Ermeni Katliamları: Tartışmalı bir soykırım), Salt Lake City 2005, sayfa 291
  100. ^ Murat Bardakci, TALAT PAŞA’NIN EVRAK-I METRÛKESİ157.sayfa. Eversest yayın evi. (2013).
  101. ^ Kitabiyat, fuat dündar TALAT PAŞA’NIN EVRAK-I METRÛKESİ’ni ‘okumak (2005).
  102. ^ 1926 Ankara İstiklal Mahkemesi, İzmir Suikasti İddianame ve Savunmalar, s. 36, Aktaran, Akçam, a.g.e., s. 309.
  103. ^ a b Zürcher, a.g.y.
  104. ^ Halil Paşa, (haz. Taylan Sorgun), İttihat ve Terakki'den Cumhuriyet'e Bitmeyen Savaş, Kamer, İstanbul, 1997, s. 240-241.
  105. ^ Ahmet Refik, (haz. Hamide Koyukan), İki Komite İki Kıtal, Kebikeç Yayınları, Ankara, 1994, ISBN 975-7981-00-1, s. 27, Aktaran, Akçam, a.g.e.,
  106. ^ Türkiye Büyük Millet Meclisi Gizli Celse Zabıtları, C. 1, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1985, s. 177.
  107. ^ Emile Hildebrand, “Kemal Promises More Hangings of Political Antagonist on Turkey”, 1 Ağustos 1926 tarihli Los Angels Examiner, Sunday edition, section VI, Vahakn N. Dardian, “The Documentation of the World War I Amrenian Massacres in the Proceedings of the Turkish Military Tribunal”, International Journal of Middle East Studies, Cilt 23, 1991, s. 569-570.
  108. ^ Gazi Mustafa Kemal, Nutuk - Söylev, Cilt III, Vesikalar, Vesika 220, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1981, s. 256-257.
  109. ^ Memâlik-i Osmaniye'nin 1330 [1914] Senesi Nüfus İstatistiki, Dahiliye Nezareti Sicil İdare-i Umumiyesi, Hilal Mat. 1336 [1920]. Bu rakamın ayrıntılı analizi için Ahmet Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Belge Y. 1987, s. 142 vd.
  110. ^ Murat Bardakçı, Talat Paşa'nın Evrak-ı Metrukesi, Everest Yayınları (2008). 272 sayfa, ISBN 978-975-289-560-7 ; OCLC 318327565.
  111. ^ Raymond H. Kevorkian and Paul B. Paboudjian, Les Arméniens dans l'Empire Ottoman à la vielle du génocide, Ed. ARHIS, Paris, 1992.
  112. ^ Britannica
  113. ^ THE POPULATION OF THE OTTOMAN ARMENIANS by Justin McCarthy
  114. ^ Umumî Nüfus Tahriri (Türkiye Cumhuriyeti Başvekalet İstatistik Umum Müdürlüğü 28 Teşrinievvel 1927), Ankara, 1929. Sayımda Ermenice konuşanların sayısı 64.745 olarak gösterilmiştir. Ancak “din” hanesinde Ermeni, Katolik ve Protestan olarak sayılanların toplamı 100.000'i bulur. Justin McCarthy'nin verdiği 140.000 tahmini, gerçekçi olmayan bir varsayıma dayalıdır. Karş. Justin McCarthy, Muslims and Minorities: The Population of Ottoman Anatolia and the End of Empire, New York, London 1983, s. 123.
  115. ^ http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=184
  116. ^ Samantha Power, A Problem from Hell: America and the Age of Genocide, Basic Books New York 2002.
  117. ^ Erik-Jan Zürcher Turkey: A Modern History, Londra 2004, S.115/116 The Armenian side has tried to demonstrate this involvement, but some of the documents it has produced (the so-called Andonian papers) have been shown to be forgeries.
  118. ^ Hüseyin Cahit Yalçın, Yakın Tarihimiz, C. I, s. 89.)
  119. ^ Akçam, A.g.e., s. 211.
  120. ^ A. Mil, Umumi Harpte Teşkilatı Mahsusa, Vakit, 2 Ekim (İkinciteşrin) 1933.
  121. ^ Talat ve Atıf'ın ifadeleri, Takvim-i Vekayi, 4 Mayıs 1335.
  122. ^ Celâl Bayar, Ben de Yazdım, C. 5, s. 1573.
  123. ^ Philip H. Stoddard’ın önsözü. Eşref Kuşçubaşı, The Turkish Battle of Khaybar (Hayber Savaşı) Philip H. Stoddard and H. Basri Danışman, (İstanbul: Arba Yayınları, 1999), ss. 21-32
  124. ^ Guenter Lewy Ermeni Soykırımına Yeniden Bir Bakış
  125. ^ Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri, Yayın No: 23, 24, 34, 35.
  126. ^ Vahakn N. Dadrian, The History of the Armenian Genocide, New York 2nd paperback ed. 2004, s. 235-243.
  127. ^ Arnold J. Toynbee, Acquaintances, Oxford University Press, London, 1967, s. 242.
  128. ^ V. N. Dadarian, 'The Naim-Andonian Documents on the World War I. Destruction of Ottoman Armenians: The Amatomy of Genocide', International Journal of Middle East Studies, Vol. 18, No. 3, August 1986, s. 343.
  129. ^ "Decision n ° 2012-647 DC of 28 February 2012". conseil-constitutionnel.fr. 10 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20151210040117/http://www.conseil-constitutionnel.fr/conseil-constitutionnel/francais/les-decisions/acces-par-date/decisions-depuis-1959/2012/2012-647-dc/decision-n-2012-647-dc-du-28-fevrier-2012.104949.html. Erişim tarihi: 18 Aralık 2012. 
  130. ^ [2]
  131. ^ Yusuf Hikmet Bayur, a.g.e., Cilt: III, Kısım: III, s. 43-44.
  132. ^ Yusuf Halaçoğlu, Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler (1915), Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara, 2001.
  133. ^ TTK (Belgelerin orijinalleri mevcuttur).
  134. ^ Milliyet, Güneri Civaoğlu
  135. ^ a b The Armenian Revolutionary Federation Has Nothing To Do Any More: The Manifesto of Hovhannes Kajaznuni. New York 1955.
  136. ^ Ermenistan'ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni'nin 1923 yılında Bükreş'te yapılan Taşnak Partisi toplantısına sunduğu raporun Türkçe baskısı (İstanbul Ticaret Odasınca hazırlatılmış)
  137. ^ Berna TÜRKDOĞAN, TÜRK-ERMENİ İLİŞKİLERİ(TEHCİRDEN GÜNÜMÜZE)-(Doktora Tezi, ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH (TÜRKİYE CUMHURİYETİ) ANABİLİM DALI Ankara,2008)
  138. ^ "Atatürk, ABD'den destek istedi" (Türkçe). CNNTÜRK.com. 2009-08-28. 7 Nisan 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20140407072708/http://www4.cnnturk.com/2009/dunya/08/28/ermeni.ajansi.ataturku.agir.bir.dille.elestirdi/541057.0/. Erişim tarihi: 2009-08-28. 
  139. ^ "Ermeni ajansı Atatürk'ün mektubunu yayınladı" (Türkçe). HaberTürk.com. 2009-08-26. 19 Şubat 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20100219080613/http://www.haberturk.com:80/haber.asp?id=168291&cat=180&dt=2009/08/26. Erişim tarihi: 2009-08-28. 
  140. ^ "Atatürk'e çirkin eleştiri" (Türkçe). ShowHaber.com. 2009-08-28. http://www.showhaber.com/189549/manset/Ataturke-Cirkin-Elestiri.html. Erişim tarihi: 2009-08-28. 
  141. ^ Wendy O'steen Noteri 1 Aralık 1992
  142. ^ "www.ozurdiliyoruz.com ana sayfası". ozurdiliyoruz.com. 15 Ağustos 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20150815013428/http://www.ozurdiliyoruz.com/. Erişim tarihi: 14.2.2008. 
  143. ^ "Ermeni sorunuyla ilgili yeni kampanya". TimeTurk. http://www.timeturk.com/Ermeni-sorunuyla-ilgili-yeni-kampanya-38561-haberi.html. Erişim tarihi: 30.12.2008. 
  144. ^ "´Ermenilerden özür diliyorum´". SkyTürk. http://www.skyturkonline.com/news.jsp?c=1&newsId=77154. Erişim tarihi: 21.12.2008. 
  145. ^ Bülent Tegün (16 Aralık 2008). "Ermenilerden özür diliyorum". turquieeuropeenne. http://turquieeuropeenne.eu/spip.php?page=print&id_article=3078. Erişim tarihi: 15 Haziran 2009. 
  146. ^ "´Erdogan lehnt Entschuldigung bei Armeniern ab´ (Almanca)". Der Spiegel. http://www.spiegel.de/politik/ausland/0,1518,597145.00.html. Erişim tarihi: 02.01.2009. 
  147. ^ "“Özür diliyorum”a karşı “Özür bekliyorum’u başlattılar". Radikal. http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=913117. Erişim tarihi: 19.02.2009. 
  148. ^ [3]
  149. ^ Ermenilerden özür dilemiyoruz imza kampanyası
  150. ^ Kampanyaya katılanların listesi
  151. ^ Time Türk, Başbakan'dan özürcü aydınlara tepki
  152. ^ "Bahçeli, özür dilenecek bir konu yok". Mynet. http://haber.mynet.com/detay/politika/Bahceli-ozur-dilenecek-bir-konu-yok/07Aralik2008/X1228648648078. Erişim tarihi: 21.12.2008. 
  153. ^ "Genelkurmay: Özür dileme zarar verir". NTVMSNBC. http://www.ntvmsnbc.com/news/469547.asp. Erişim tarihi: 21.12.2008. 
  154. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Genelkurmay isimli refler için metin temin edilmemiş (Bkz: Kaynak gösterme)
  155. ^ TÜRKSAM Uluslararası İlişkiler ve Stratejik analizler Merkezi

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Ermeni katliamları, 1915 yılında yoğunlaştığı için genellikle bu yıl ile ilişkilendirilir. Çeşitli kaynaklar katliamların şu yıllar arasında gerçekleştiğini yazar: 1915-1916, 1915-1917, 1915-1918, 1915-1923, 1894-1915, 1894-1923
  2. ^ 1,5 milyon en çok kabul gören sayıdır.[1][2][3] Ancak çeşitli kaynaklara göre sayı 800.000'den 1,800.000'e kadar değişir.[4][5][6][7]
  3. ^ Klasik Ermeni ortografisinde Հայոց ցեղասպանութիւն

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Ek okuma[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

Commons'ta Ermeni Kırımı ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

VikiKaynak'ta Ermeni Kırımı ile ilgili belge kayıtları bulunmaktadır.

Arşiv belgeleri