Marksizm-Leninizm

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Marksizm-Leninizm'i temsil eden bir afiş

Marksizm-Leninizm, adını Karl Marx ve Vladimir Lenin'den alan, 1920'li yıllarda komünist partiler arasında popülerlik kazanan ideolojik akım. Komintern'in kuruluş ideolojisi olarak benimsenen bu görüş, en yaygın benimsenen komünist ideolojidir. Özelinde kapitalizme, faşizme ve emperyalizme sonuna kadar karşıdır ve sınıfsız bir toplum yaratmak için özel mülkiyetin ve özel mülkiyete dayalı üretim biçimlerinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini savunur.

Marksizm-Leninizm, Sovyetler Birliği'nde devletin resmi ideolojisiydi.[1] Ayrıca ülkede Marksizm-Leninizm Enstitüsü adında bir bilim akademisi bulunmakta ve birçok eser yayınlamaktaydı.

Ortaya çıkışı[değiştir | kaynağı değiştir]

Leninizm, Marksist felsefenin üzerine politik ve ekonomik konularda katkı sunan bir teori olup, marksizmin bir aşaması olarak ele alınır. Bu yaklaşıma göre Lenin, Marx'ın eserlerini ve temel prensiplerini esas alarak ekonomi felsefe ve siyasal konularda geliştirmiş ve onu yeni dünya şartlarına uygun bir öğreti haline getirmiştir.

Leninizm terimi, Lenin hayattayken pek kullanılan bir terim değildi. Ancak sağlık sorunları nedeniyle aktif politikadan çekilmesinin ardından diğer sovyet politikacıları Lenin'in görüşleri adı altında bu ifadeyi sıklıkla dillendirmeye başlamışlardır. Ardından Komintern'de Grigory Zinoviev "Leninizm" terimini ilk kez kullandı ve terim popüler hale geldi.

Marksizm-Leninizm'in ayrı bir ideoloji halini alarak yaygınca kullanılması Stalin'in 1926 tarihli "Leninizm'in Soruları" (Almanca orjinali: Fragen Des Leninismus) adlı eseriyle başlar.[2]

Temel ilkeler[değiştir | kaynağı değiştir]

Lenin, klasik Marksizm'e; Öncü parti, Emperyalizm, Demokratik merkeziyetçilik ve Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı konularda katkılarda bulunmuştur.

Öncü parti[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Öncü parti

Karl Marx'a göre; toplumsal konumu gereği proletarya, sınıfsız toplumu kuracaksal olan tek sınıf ve iradedir. Bu irade, proletaryanın "doğal" olarak kurup benimseyeceği bir çeşit parti olacaktır. Marx için bu parti, işçi sınıfının içinden tamamen tarihsel bir zorunluluk ve kapitalizmin çelişkileri sonucu ortaya çıkar. Bu noktada Marx'ın saptaması, partinin sosyalist devrim için bir aygıt ve proleteryanın örgütlenmiş bir biçimi, onun buluşma alanı olmasıdır. Devrimi yapansa, proletaryanın bizzat kendisidir.

Bu "devrimi yapacak olan irade" hususunda Lenin, bu eylemi tarihsel olarak gerçekleştirebilecek olan yapının "Disiplinli bir komünist parti önderliğindeki proletarya" olduğunu belirtmiş, dolayısıyla marksist felsefedeki proletarya örgütlülüğünün belirsiz niteliği yerine öncü parti kavramını koymuştur. Ayrıca bilinçsiz ve örgütsüz proletaryayı lümpen proletarya olarak tanımlayan Marx'ın görüşlerini de ilerleten Lenin, bu saptamasında "Devrim proletarya için yapılmış olsa da, devrimin birincil öğesi ve yaratıcısı kurulmuş olan marksist partidir" tanımını yapmış, ünlü Devlet ve Devrim adlı eserinde komünist partinin proletarya diktatörlüğüne geçiş için olmazsa olmaz nüvesi olduğunu vurgulamıştır. [3] Ayrıca Lenin'e göre bu proletarya partisi, "Proletarya diktatörlüğü döneminde temel önder güç" ve "İşçi sınıfı birliğinin en yüksek değeri"'dir. [4]

Lenin'in ölümünden sonra Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) Genel Sekreteri olan Stalin de "Parti'nin, işçi sınıfının örgütlü müfrezesi" diyerek bu görüşü devam ettirmiştir.[5]

Emperyalizm[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Emperyalizm

Lenin'in marksist yönteme kattığı diğer temel bir düşünce de, kapitalizmin en yüksek basamağı olarak emperyalizmi görmesidir. Buna göre; kapitalist devletler kendi çıkarları doğrultusunda pazar bulma amacıyla başka uluslara müdahale etmektedir.

Lenin'e göre son derece gelişmiş kapitalist ülkelerde proleter devrimin gerçekleşmesi imkansızdır, çünkü bu ülkeler kendi bünyesindeki işçilere nispeten yüksek yaşam standartı ve çeşitli imkanlar sağlamakta ve işçilerin devrimci bir bilince ulaşmasını engellemektedir. Bu sebeple ancak daha az gelişmiş ülkelerde bir işçi devrimi mümkün olabilir.[6] Marx'a göre de gelişmemiş ülkeler sosyalizmi inşa edemez, çünkü kapitalizm henüz buralarda bütün gücünü kullanmamış, sömürüsünü gerçekleştirmemiştir.

Fakat devrim, fakir ve gelişmemiş bir ülkedeki mücadele sonucu tarihsel olarak başlayabilirse burada gerek mevcut kapitalist devletin gerekse uluslararası dış güçlerin baskısı sonucu çelişkili bir durum ortaya çıkar. Lenin; bu duruma iki çözüm yolu önermektedir;

  1. Çok sayıda gelişmemiş ülke federal bir yapılanma ile birleşerek büyük ve yekpare bir yapı kurabilir. Bu sayede kapitalist ve emperyalist büyük devletlerin karşısına aynı güçlükle çıkabilecek, onlara karşı direnebilecek ve kendi içerisinde sosyalizmi kurmayı başaracaktır. Ekim Devrimi'nden ve Rus İç Savaşı'ndan sonra birleşen ve dağılana kadar 15 cumhuriyetten oluşan Sovyetler Birliği'nin kurulmasının temel fikri budur.
  2. Gelişmemiş ülkelerde başlayan devrim gelişmiş kapitalist ülkelerdeki işçileri heyecanlandırıp bu devletlerdeki ayaklanmaları tetikleyebilir. Lenin, eserlerinde Rusya gibi geri kalmış bir ülkede gerçekleştirilen Ekim Devrimi'nin bir o döneme göre gelişmiş Almanya'da bir devrimi ateşleyebileceğini ummuştu. Ardından devrimi yapan gelişmiş ülke böylece sosyalizmi kuracak, ve gelişmemiş ülkelere yardım edecektir. II. Dünya Savaşı sonrası kurulan Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi (COMECON) ve Varşova Paktı temelinde kurulan örgütlenmeler buna örnek gösterilebilir.

Demokratik merkeziyetçilik[değiştir | kaynağı değiştir]

Öncü parti konusunda marksizme katkı sunan Lenin, bu partinin hangi ilkeye göre yönetileceği konusunda da görüşler bildirmiştir. Demokratik merkeziyetçilik ismini verdiği bu yönetim biçimine göre; siyasi bir partide çeşitli kararların alınması amacıyla yapılan tartışmalar sırasında, her konunun herhangi kısıtlama olmaksızın tartışılabilir, fakat çoğunlukça hemfikir olunan bir kararın alınmasından sonra bu kararın uygulanmasında birlik sağlanması gerektir.[7]

Lenin, 1901 yılında yayınlanan Ne Yapmalı eserinde, demokratik merkeziyetçilik ilkesini detaylıca anlatmıştır. Buna göre; bu ilkenin isminden de anlaşılacağı üzere, iki yönü bulunmaktadır. Birincisi; demokrasi yönü, ikincisi ise; merkeziyetçilik yönüdür. Lenin'e göre bu iki yön kopmaz bir biçimde birbirine bağlıdır ve proletarya partisi için vazgeçilmezdir. Bu ilkeye göre demokratik yön, koşullara göre değişebilir, yani, daraltılabilir veya genişletilebilir. Bu ilke kapsamında parti örgütleri aşağıdan yukarıya doğru seçim esasına göre kurulur ve parti, kongrelerini, toplantılarını açık bir şekilde yapar. Merkeziyetçilik yönü ise daima ön plandadır. Partinin, Merkez Komite özelinde bir merkezi önder organa sahip olmasını ve azınlığın çoğunluğa, her bir örgütün merkeze, alt örgütlerin ise üst örgütlere bağlı olmasını savunur. Parti, her iki ilkeyi birbirine karıştırmadan uygun biçimde hayata geçirmekle yükümlüdür.[8]

Demokratik merkeziyetçilik, özetle şu ilkeleri kapsar;[9]

  1. Parti üyeleri ve parti organlarının tamamının seçimle işbaşına gelmesi
  2. Parti organlarının kendi parti örgütlerine, faaliyetleri hakkında periyodik olarak hesap vermeleri
  3. Sıkı bir parti disiplini ve çoğunluğun verdiği kararlara azınlığın bağlı kalması
  4. Yüksek parti organlarının verdiği tüm kararların kesinlikle alt organlar ve bütün parti üyeleri için bağlayıcı olduğu

Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı[değiştir | kaynağı değiştir]

Çok sayıda devletin bir araya geleceği federal bir yapıda, doğal olarak birçok ulus olacaktı. Lenin bu ulusların politik konumu konusunda Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı (UKKTH) ilkesini öne sürerek bütün ulusların siyasal kaderinin, başka bir ulus tarafından tahakküm altına alınmadan, bağımsız bir şekilde kendi geleceğini tayin hakkını içermesi gerektiğini belirtmiştir. Bu ilkeye göre; ezilen ulusun bir diğer uluslarla arada yaşama isteği olabileceği gibi kendine ait bağımsız bir devlet ve meclisler kurma hakkı daima bulunmaktadır. Bu hak; bu şekilde açık olarak belirtilmediği sürece, hem ezen ulusun, hem de ezilen ulusun mülk sahibi egemen sınıfları (burjuvazi) tarafından çarpıtılmaya açık hale gelecektir. Bu hakkı hangi biçimde kullanacağı "ezilen ulusun" iradesine bırakılmalıdır.[10]

Sovyetler Birliği'ndeki uluslar[değiştir | kaynağı değiştir]

SSCB; uluslar sorununu Marksist-Leninist bir ilke olan UKKTH ile ele almış, kimi halkların geri kalmışlığının doğuştan gelen niteliksel farklılıklardan deği, aksine yaşadıkları ve geliştikleri tarihsel koşullara ve üretim yöntemlerinin geriliğine bağlı olduğunu belirtmiştir. Buna göre bu gerilik, genellikle sömürgeci bir devletin ağır baskısıyla veya kapitalist ülkeler tarafından politik, ekonomik, kültürel ve moral baskıyla Devam ettirilmiştir. Aynı zamanda, Sovyetler Birliği'nde yaşayan tüm ulusların akademik bir yazım diline sahip olma hakkı, anadilin öğrenilmesi ve geliştirilmesi hakkı, devlet yönetimine katılma hakkı bulunmaktaydı. Dolayısıyla geçmişte ezilen ve gelişemeden kalan halklar bu hakları elde ettikten sonra büyük bir hızla gelişmeye başlamışlar ve birçok bilim insanı, yazar, sanatçı ortaya çıkmıştır. Batı düşünürleri de dahil olmak üzere genel görüş, bu gelişmeyi yaratan husus uluslara kendi kaderini tayin hakkı verilmesidir.[11]

1936 Sovyet Anayasası'nın 123. maddesinde uluslar sorunu ve ele alınmakta şu ifadeler yer almaktadır;[12][13]

 :“Yurttaşların haklarının bir ırka veya ulusa aidiyeti nedeniyle, her ne türden olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak kısıtlanması veya tersinden, doğrudan ya da dolaylı olarak iltimas konusu edilmesi, yine, ırksal ya da ulusal bir özellik veya bir ırka ya da ulusa yönelik nefret ve bir ırkın veya ulusun aşağı görülmesi yasalarca cezalandırılır.”

Etkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

1927 yılı SSCB afişi: Tarım kooperatiflerine girin!
Almanya'da Spartakistlerin ayaklanması sırasındaki bir sokak çatışması, 1919

Sosyal[değiştir | kaynağı değiştir]

1917 Ekim Devrimi ile birlikte SSCB'de yeni bir toplum tipi yaratılmaya çalışılmıştır. Bu politikaların sonucu olarak yaratılmak istenen toplumun genel özellikleri şöyledir; [14]

  1. Çok kitap okur ve okudukları ile dünya halklarını sosyalizme doğru değiştirip dönüştürmeye çabalar.
  2. Özel mülkiyetii ve liberal ekonomiyi reddeder.
  3. Toplumu oluşturan bireyler kendisi için değil, yurdu ve halkı için çalışır. Kapitalist toplumlardaki bireyler gibi bencil, çıkarcı ve açgözlü değil, tam tersine paylaşımcıdır.
  4. Sosyalizmi savunur ve komünizm ideali doğrultusunda topluma katkı koymaya çalışır.

Ekonomik[değiştir | kaynağı değiştir]

Sovyetler Birliği`nde 1929-1935 arasında uygulanan kolektivizasyon Marksist-Leninist politikaların bir sonucudur. Gerek şehir nüfusunu, gerekse endüstriyel hammaddeyi artırmak amacıyla birey mülkiyetindeki toprakları ve bireysel emeği kolektif tarım ve emekle (kolhoz) değiştiren kolektivizasyon politikaları aynı zamanda, 1927`de başlayan tarımsal dağıtım krizinin önüne geçecek bir çözüm yolu olarak da görülmüştür.[15]

SSCB'deki kollektivizasyon uygulamaları, dünyada 1929'da başlayıp 1933'e kadar süren 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ile aynı döneme rastlar. Bu dönemde batı ülkelerinde kriz ve gerileme yaşanırken yeni savaştan çıkan Sovyetler Birliği en başta savaş sanayisinde olmak üzere büyük hızla sanayileşmiştir.[16]

Yoksul köylüler kolektif çiftliklerde birleşmeye başlayınca, zengin toprak sahibi olan kulakların temel gelir kaynağı da yok olmaya başlamıştır. Bu sebeple kulaklar bu yeni politikalara karşı çıkmışlar ve yer yer kıtlıklar yaratarak eski politikaların devamını istemişlerdir. Silahlanan kulak çeteleri kolektif çiftliklere saldırmış, yoksul köylüleri ve SBKP üyelerini öldürmüş, tarlaları ateşe vermiş ve hayvanları telef etmiştir.[17]

Uluslararası ilişkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

Marksist-Leninist felsefenin enternasyonal komünist toplumun hedeflemesi sebebiyle, uluslararası ilişkilerde büyük etkilere yol açmış,[18] dünyadaki tüm sömürgeci ve emperyalist müdahelelere karşı tutum takınmıştır. Özellikle Komintern, I. Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası komünist dünyaya müdahil olmuş ve onları yönlendirmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında da SSCB, tüm dünyadaki antifaşist gruplara destek vererek Nazilerin yenilmesine büyük katkı sunmuştur.[19]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Александр Бутенко, Социализм сегодня: опыт и новая теория, Журнал Альтернативы, №1, 1996, s. 3-4 (Rusça)
  2. ^ Г. Лисичкин, Мифы и реальность, Новый мир, 1989, № 3, s. 59 (Rusça)
  3. ^ Lenin, V.İ, Devlet ve Devrim, Evrensel Basım Yayın, ISBN 9786053310235
  4. ^ Lenin, V.İ, Stalin J.V, Gençlik Üzerine, Evrensel Basım Yayın, 2011, ISBN 9789757837121
  5. ^ J. Stalin, Leninizmin İlkeleri, Sol Yayınları, 1969, ISBN 975-7399-17-5
  6. ^ Lenin, V.İ, Emperyalizm: Kapitalizmin En Yüksek Aşaması, Sol Yayınları, 1. Baskı, 1969, ISBN 975-7399-14-0
  7. ^ Lenin, V.İ. (1906). "Report on the Unity Congress of the RSDLP (RSDİP Birlik Kongre Raporu)"
  8. ^ Lenin, Ne Yapmalı, Sol Yayınları, s. 131. ISBN 975-7399-18-3
  9. ^ "SBKP (B) Kısa Tarihi". İnter Yayınları. ss. 125. http://www.tsip1974.com/Bolsevik%20Partisi%20Tarihi-%20Stalin.pdf. Erişim tarihi: 29 Ağustos 2015. 
  10. ^ Lenin V.İ,, Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı, Sol Yayınları, Birinci Baskı, 1979
  11. ^ Sosyalist Demokrasi ile Burjuva Demokrasisi: Gerçekliğin Aynası Olarak Anayasa, Özgürlük Dünyası, sayı 186
  12. ^ 1936 Constitution of the USSR, Chapter X, Bucknell University, Lewisburg
  13. ^ 1936 Sovyet Anayasası'nın 13. maddesinde SSCB, eşit haklara sahip sovyet sosyalist cumhuriyetlerinin gönüllü birliğinden oluşan federal bir devlettir. ifadesi yer almaktadır.
  14. ^ Heller, Mikhail (1988) Cogs in the Wheel: The Formation of Soviet Man, 1. Baskı, Alfred A. Knopf. ISBN 978-0394569260
  15. ^ Çizakça, Murat Comperative History of Finance Evolution of Collective Farms and State Farms in U.S.S.R
  16. ^ Cengiz, Sefyi. Sosyalizmin Kısa Tarihi
  17. ^ Sousa, Mario (1998). Lies concerning the history of the Soviet Union
  18. ^ Michael Albert, Robin Hahnel (1981). Socialism today and tomorrow. Boston, Massachusetts, USA: South End Press,. s. 24–25.
  19. ^ Pons, Silvo and Service, Robert (eds.). A Dictionary of 20th Century Communism. Princeton, New Jersey, USA; Oxfordshire, England, UK: Princeton University Press, ISBN 0691154295