Nasreddin Hoca

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca (d. 1208 - ö. 1284[1]), (Osmanlı Türkçesi : نصر الدين خواجه , Arapça : نصرالدین veya جحا, Farsça : ملا نصرالدین ) Orta Çağ döneminde Akşehir ve Konya'da, Selçuklu veya Osmanlı Devleti[2] döneminde var olduğuna inanılan mizah figürü. Nasreddin Hoca, komik hikayeleri ve fıkralarıyla hatırlanan ve aynı zamanda popülist bir filozof olan bilgeydi. Kendisi çoğunlukla hazırcevaplılığı ile tanınır.

Ayrıntı[değiştir | kaynağı değiştir]

Yakın Doğu, Orta Doğu ve Orta Asya'nın birçok ulusu Nasreddin Hoca'yı sahiplenir. Nasreddin Hoca çeşitli kültürlerde adı daha farklı yazılır, Nasreddin'i genellikle "Hoca", "Molla" ya da "Efendi" isimleri izler. İtalya'da Sicilya adasında halk arasındaki ufak fıkralarda devamlı ismi geçen "Giufà" da Nasreddin Hoca hikayelerinden alınmış olduğu bilinmektedir.

1996-1997 UNESCO tarafından Uluslararası Nasreddin Yılı ilan edilmiştir.[3]

Kökeni ve mirası[değiştir | kaynağı değiştir]

Yenişehir'deki Nasreddin Hoca heykeli.

Evliya Çelebi, Nasreddin Hoca hakkında şöyle der;

Akşehir'de büyük din adamı ve değerli zat "El-Mevla Hazret Şeyh Hoca Nasreddin"'in kabri vardır. Kendisi Akşehirlidir. Gazi Hüdavendigar[4]'a yetişip, Yıldırım Han zamanında şöhret bulmuştur. Fazilet sahibi olup, hazırcevap, keramet sahibi, filozof, din ve dünya işlerini birlikte ve eksiksiz yürüten büyük bir zat idi. Timurlenk ile bir toplantıda bulunmuştur. Timur Han, O'nun şerefli sohbetlerinden hoşlanırdı. Bu sebeple, o büyük bilginin hatırı için Akşehir'i yağma ettirmemiştir. Büyük hocanın sözleri ve latifeleri, bütün lisanlarda atasözü olarak söylenir.(...) Yıldırım Han'ın vefatından sonra, Çelebi Sultan Mehmed zamanında dünyadan göç etmiştir. Akşehir dışındaki kubbeli türbesine defnolunmuştur. Dört tarafı parmaklıkla çevrilidir. Allah rahmet eylesin.[5]

Yazıya geçirilmiş ilk Nasreddin Hoca hikâyesi 1480 tarihli Sauk'un hayatını anlatan Ebu’l Hayr Rumi’nin Saltukname'sinde bulunmaktadır. "Saltukname", Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Cem Sultan'ın şehzadeliği esnasında verdiği talimat üzerine Ebül hayr Rumi tarafından yedi senelik bir çalışma sonucunda Türk sözlü geleneğinden toplanarak 1480 yılında tamamlanmış ve kitaplaştırılmıştır. Tahsiline Abdullah Efendi'de başladığı ve tahsilinin sonunda babasının yerine köyünde imamlık yaptığı dönemde vefat ettiği şeklindeki rivayet göz önüne alınırsa, onun, Selçuklular devrinde yaşadığını ve Timur Han ile görüşmediğini dikkate almak gerekir.

Nasreddin Hoca, insanlara doğru yolu gösteren, iyilikleri bildiren, doğruya sevk eden ve kötülüklerden sakındıran bir veli idi. Bu işi yaparken tabiatı icabı kendisine has bir yol tutmuştur. Böylece Hakk'ın anlatılması ve cemiyetteki bozuk yönlerin düzeltilmesi için, meseleyi halkın anlayacağı bir dil ve üslub ile gayet manidar latifeler halinde kısa ve öz olarak dile getirmiştir. Özhan Öztürk Nasreddin Hoca'nın Moğol işgali altında kıvranan Anadolu halkının çaresiz yazgısının sembolü olduğunu, yazılı basının olmadığı bir dönemde yöneticiler ve kamu düzeninin eleştirisinin Hoca’nın ağzından dile getirildiğini yazar [6] Pertev Naili Boratav [kaynak belirtilmeli]

Bu latifelerin toplandığı eserlerden biri, Londra´da British Museum´da Haza Terceme-i Nasreddin Efendi Rahme başlıklı yazma eserdir. Ancak bu eserdeki latifelerin bir kısmı, onun üslubuna ve nükte tekniğine uymamaktadır. Nitekim eserin sonunda bu durum: "İşte Nasreddin Efendi'nin kibar-ı evliyadan (Evliyanın Büyüklerinden) olduğuna şek ve şüphe yoktur. Merhumun bu kıssalardan haberi var - yok böyle yazmışlar. Her kim okuyup tamamında bu merhumun ruhu için bir Fatiha bağışlarsa, Hak sübhane ve teala ol kimsenin ahir ve akıbetini hayr eyleye" şeklinde belirtilmiştir. Ayrıca, Nasreddin Hoca adlı eserde başka nüktelerine yer verilmiştir.

Nasreddin Hoca, fert ve toplumu her yönüyle çok iyi tanımış, insanların aile, komşuluk, dostluk, ticari münasebetlerine ait cemiyette gördüğü aksaklıkları düzeltmek ve insanlara nasihat etmek maksadıyla nüktelerle dile getirmiş, onları düşünmeye ve doğruya sevk etmiştir. Sosyologlar ve psikologlar, insanı ve cemiyeti tanıyıp, onların çeşitli yönlerini incelemek için onun latifelerinden çok istifade etmişlerdir. Dönemin ünlü kadılarının bile Nasreddin Hoca'dan yardım ve öğüt aldığı söylenir. Nasreddin Hoca fıkraları, batı dillerine de çevrilmiş ve bu dillerde Hoca hakkında mühim neşriyat yapılmıştır. Bunlar arasında Pierre Mille´in Nasreddin et son épouse adlı kitabı, Edmonde Savussey´in La Litterature Populaire Turque adlı eserindeki Nasreddin Hoca bölümü, Jean Paul Carnier´in Nasreddin Hoca et ses Histoires Turques adlı eserleri zikretmek yerinde olur.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Süleyman Tarman Eşlik CD'li Nasrettin Hoca Şarkıları, Müzik Eğitimi Yayınları, Ankara 2014

Ahmet Özdemir Nasreddin Hoca ve Fıkralarından Seçmeler, Bordo Siyah Yayınları İst. 2006

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

Commons'ta Nasreddin Hoca ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

VikiKaynak'ta Nasreddin Hoca ile ilgili belge kayıtları bulunmaktadır.

Vikisöz'de Nasreddin Hoca ile ilgili alıntılar bulunmaktadır.

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ KimKimdir
  2. ^ Evliya Çelebi Seyahatnamesi 3. Cilt Konya Bölümü
  3. ^ "...UNESCO declared 1996-1997 the International Nasreddin Year, and a festival bearing Nastratin’s name is held each year in Akshehir, in July. ..." (İngilizce)
  4. ^ I. Murat'ı kastediyor
  5. ^ Evliya Çelebi, Seyahatname 2. Cilt Akşehir, Yeni Şafak Gazetesi, 2006, shf 229
  6. ^ Özhan Öztürk. Folklor ve Mitoloji Sözlüğü. Sultan Phoenix yayınları. İstanbul, 2009 ISBN 9786955738266 s.723