Japon militarizmi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Japon militarizmi, katı Japon milliyetçiliği ve gelenekçilikten oluşan militarizm çeşididir. Faşizmin doğuşu sonrası bu görüşe kanalize olmuştur.

Ordunun Meiji Restorasyonu'ndan sonra Japon toplumu üzerinde güçlü bir etkisi vardı. Neredeyse Japon toplumundaki bütün liderler Meiji döneminde (asker, siyasetçi veya iş insanı) ya samuray soyundan geldi ya da samuray ve değerlerine sahip bakış açısına sahipti. Meiji hükümeti, Japonya'yı Batı emperyalizminin tehdidi altında görüyordu ve Fukoku Kyohei politikasının temel ilkelerinden biri olarak Japonya'nın ekonomik ve sınai temellerini güçlendirmeyi amaçladı. Böylece Japonya'yı dış güçlere karşı savunmak için güçlü bir ordu inşa edilebilecekti.

Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

Faşizmin yükselişi ve Japon militarizmi[değiştir | kaynağı değiştir]

Faşizmin Japon versiyonu Showa döneminin başlangıç dönemindeki Japon İmparatorluğu’dur. Bu dönemde Japonya içinde aşırı milliyetçi ve militarist bir politika izlendi.

Japonya 1910 yılında Kore’yi, 1937 yılında ise Çin'i işgal etti. Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı. Halktan devlete kutsal bir bağlılık duyması istendi ve Japonlar “tanrısal ırk” olarak görüldü. Japonlar II. Dünya Savaşı sırasında Mihver Devletleri safında başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere Müttefikler'e karşı Pasifik Cephesi'nde savaştılar. Savaş sırasında Pasifik Okyanusu'ndaki irili-ufaklı tüm adaları işgal ettiler, Avustralya'ya kadar tüm Pasifik'i kontrolleri altına aldılar. Bu işgallerdeki amaç Japon İmparatorluğu'nun sınırlarını genişletmek ve dünyaya hakim olan bir imparatorluk kurmaktı.

Ancak 1943'ten sonra Japonlar yenilmeye başladı ve işgal ettikleri adaları bir bir kaybetmeye başladılar. 1945'e gelindiğinde Japonya'nın elinde günümüzdeki Japonya topraklarından başka bir şey kalmamıştı. Ancak Japonlar hâlâ direnmekteydi. Bunun üzerine ABD savaşı çabuk bitirmek için Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası attı. Alınan bu büyük darbeden sonra İmparator Hirohito, 15 Ağustos 1945'te radyodan yayınladığı bir bildiriyle Japonya'nın Müttefiklere kayıtsız şartsız teslim olduğunu açıkladı.

Savaştan sonra Japon siyasetinde değişmeler yaşandı. Aşırı milliyetçi ve militarist yönetimin yerine daha ılımlı bir yönetim geldi. Günümüzde Japonya'da hiçbir militarist akım bulunmamaktadır.