Çin-Sovyet ayrılığı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Mao ve Stalin Propaganda Poster.jpg

Çin-Sovyet Ayrılığı, Çin Halk Cumhuriyeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arasında yaşanan ciddi bir diplomatik ayrılıktır. Stalin'in 1953 yılındaki ölümünden sonra Nikita Kruşçev tarafından başlatılan destalinizasyon politikası sonucunda başlamış, 1969'da zirveye ulaşmış ve farklı yollarla 1980'lerin sonuna kadar sürmüştür.

Sorun asıl olarak teorik tartışmalardan kaynaklanmaktadır. Çin (yani ÇKP); destalinizasyon sürecinde Nikita Kruşçev'i mahkum edecek ve onu marksizme ihanetle suçlayacaktır. Kuzey Kore de paralel olarak destalinizasyon yanlılarını partiden tasfiye edecek ve sürgüne yollayacaktır. [1] Buna paralel olarak Enver Hoca önderliğindeki Arnavutluk da Çin tarafında yer alacaktır. Bununla birlikte küba füze krizinde Mao Sovyetler Birliği'ni (SBKP) 'yi “devrimci davaya ihanetle” suçlayacak, SBKP ise Mao'yu serüvencilikle itham edecektir. Nikita Kruşçev konu ile ilgili "Mao ve Çin Komünist Partisi , gerginlik tırmandığı takdirde nükleer silahlar ile kapitalist dünya ile birlikte sosyalist dünyanın da yok olacağını görememektedir" değerlendirmesi yapmıştır.

Bununla birlikte Çin Halk Cumhuriyeti; 500 milyon köylüyü kapsayan bir toprak reformu gerçekleştirmeyi düşünmesi ve bu reformla sosyalizmi tam olarak tamamlayacağını iddia etmesi sebebiyle artık sosyalist dünyanın liderinin Sovyetler Birliği değil Çin olması gerektiğini iddia ediyordu. [kaynak belirtilmeli] Sovyetler Birliği'nde ise Nikita Kruşçev ülkesinin sosyalizmin basamaklarını çoktan tamamladığını savunuyordu. [kaynak belirtilmeli] Kruşcev iddiasını desteklemek için Doğu Avrupa ülkelerine bazı imtiyazlar vermiş ve yakın zamanda başlayacak olan çok merkezlilik döneminde Doğu Avrupa'nın da faal bir güç olarak katılımını sağlamış oldu. Bunun sonucu olarak Doğu Bloğu ülkeleri (Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti hariç) SSCB'yi desteklemişlerdir. Tüm bunların ardından Çin Komünist Partisi'nin ortaya attığı "Üç Dünya Kuramı" söz konusu ayrılığın zirve noktasını oluşturmuştur.

ÇKP, 1971 yılında Nikita Kruşçev öldüğünde tekrar Sovyetler Birliği ile diplomatik ilişkiler kurarak görüşmüş, fakat iki ülke arasındaki gerilim Brejnev'in Nikita Kruşçev politikasını devam ettireceğini söylemesi üzerine devam etmiştir. SSCB'de Gorbaçov işbaşına geldiğinde sorun büyük ölçüde çözülmüştür.

Bu ayrılık zaman zaman sınır çatışmalarına da neden olmuş, iki taraftan çeşitli asker kayıpları olmuştur.

Bu ayrılık, uluslararası Komünist akımlarda da paralel etkilere sebep olmuştur. SSCB tezleri yanlıları Çin tezleri yanlıları çeşitli ülkelerde politik olarak zıt kutuplara ayrışmıştır.

Ayrıca Bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Lankov, Andrei N., Crisis in North Korea: The Failure of De-Stalinisation, 1956, Honolulu, Hawaii University Press, 2004