Troçkizm
Vikipedi, özgür ansiklopedi
|
Proletarier aller Länder, vereinigt Euch! (Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!) Sosyoloji ve Antropoloji Tarih
Kişiler
|
Troçkizm, Lev Troçki tarafından geliştirilen Marksist kuram. Troçki, öncü partinin gerekliliğine inanan bir Leninistti. Stalin'den ayrılan başlıca yönü, sosyalizmin tek ülkede kurulabileceği düşüncesine katılmaması, sadece dünya çapında bir devrimin başarılı olabileceğini düşünmesi, SSCB'nin gerçek anlamda sosyalist bir ülke olduğuna inanmaması ve sürekli devrim düşüncesidir.
Konu başlıkları |
[değiştir] İdeoloji
Marksist teoriye göre, sosyalist toplum, tarihin belli bir aşamasında, burjuva devriminden ve sanayi toplumunun olgunlaşmasından sonra gerçekleşecekti. Ancak Bolşevik Devrimi yapıldığı sırada Rusya henüz burjuva devrimi gerçekleşmemiş, sanayileşmemiş bir ülkeydi. Troçki'ye göre burjuva devriminin gerçekleşmediği ülkelerde, örneğin 1917 öncesi Rusya'da, işçi sınıfı (proletarya), kendi devrimini yapmakla kalmayıp, burjuva devriminin gereklerini de yerine getirmek zorundadır. Proletaryanın bir anda toplumu bu denli değiştirmesi mümkün olmadığından, Troçki, başarı sağlanana dek sürecek bir "sürekli devrim"in gerekli olduğunu söyler.
Troçki'ye göre, bir sosyalist devlet tek başına kapitalist güçlerin baskısına direnemez. Bu nedenle Troçki, gelişmiş kapitalist ülkelerde de sosyalist devrimlerin yapılmasını en büyük öncelik olarak görmüştür. Dünya devriminin gerekliliği görüşü, sosyalizmin tek başına SSCB'de kurulabileceğini savunan Stalinist görüşle, yani "tek ülkede sosyalizm" görüşüyle çelişir. Stalin'e göre Bolşevik Devrimi'nden sonra Sovyetler'in önceliği, kapitalist bir dünyada tek başına var olmayı başarmaktır.
SSCB'nin kapitalist ülkelerle bir arada yetmiş yıldan uzun süre yaşayabilmesi gerçeği karşısında Troçkistler, bu ülkenin "bürokratik yozlaşmaya uğramış bir işçi devleti" olduğu, gerçek bir sosyalist devlet olmadığı yorumunu yapmıştır. Bu teoriye göre SSCB, kapitalist bir ülke olmasa da, işçilerin çıkarlarından farklı çıkarlara sahip bürokratik bir zümre tarafından yönetilmektedir. Troçkistler, Stalin'i rejimi korumak uğruna sosyalizmi feda etmek ve batılı güçlerle işbirliği yapmakla suçlar, kanıt olarak da batı ülkelerindeki Stalinist komünist partilerin içinde bulundukları rejimleri desteklemelerini gösterirler. Gerçekten de Stalin, batılı güçlerin saldırısını önlemek için, SSCB'nin bu ülkeler için bir tehdit olmadığını, tek amacının kendi başına var olmak olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı. Batılı ülkelerdeki komünist partilerin faaliyetlerini o ülkelerdeki rejime tehdit olmadan sürdürmesi için talimat vermişti.
Marksizmin siyasi yelpazesinde Troçkizmin sol kanatta olduğu kabul edilir. Troçkizm, SSCB'de kısıtlanan demokratik hakların geri verilmesi için mücadele etmiş, SSCB'nin kapitalist devletlerle anlaşmasına karşı çıkmış, devrimin diğer ülkelere yayılmasına çalışmıştır.
[değiştir] Tarih
Sovyetler'deki "sol muhalefet", Troçki önderliğinde 1920'li yıllar boyunca güç kazandı. 1928'de Stalin bu gelişmeye son vermek için Troçki'yi önce SSCB içinde sürgüne gönderdi, yandaşlarını hapsettirdi. Buna rağmen sol muhalefetin faaliyetlerini gizlice sürdürmesi üzerine Troçki yurtdışına, sırasıyla Türkiye, Norveç ve Meksika'ya sürgüne gönderildi. Stalin, gücünün yettiğince tüm dünyadaki komünist partilerden Troçkistlerin tasfiyesini sağladı.
Troçki, bu şekilde gücünü pekiştiren Sovyet bürokrasisinin er ya da geç konumunu kalıcı hale getirmek için kapitalizme yöneleceğini iddia etmiştir. 1936 yılında Troçki'nin yazdıklarına göre çevresi kapitalist ülkelerle çevrili olan Sovyetler Birliği'ndeki dengesizlikler gittikçe artacak ve Sovyet bürokrasisi kendisini kapitalizme yöneltmek zorunda kalacaktı. Troçkistler, SSCB'deki Glasnost ve Perestroyka hareketlerini, Troçki'nin bu kehanetinin gerçekleşmesi olarak yorumlarlar.
Troçki, yozlaşmasına rağmen SSCB'nin varlığının yine de işçilerin çıkarına olduğunu ve kapitalist ülkelerin saldırılarına, karşı devrim girişimlerine karşı savunulması gerektiğini düşünüyordu. SSCB'de sosyalist demokrasinin yeniden kurulması için bir "siyasi devrim" çağrısında bulundu. Günümüzde bu çağrıya karşı çıkan Troçkistler de vardır.
Stalin, Troçki'yi SSCB rejimi için büyük tehlike olarak görüyordu ve onu etkisiz hale getirmek için çeşitli yöntemler denedi. Troçki, Meksikalı bir Stalinist olan Ramon Mercader tarafından 1940'ta öldürüldü.
Suikastten önce, 1938'de Troçki ve yandaşları, hareketlerini kurumsallaştırmak için Dördüncü Enternasyonal'i örgütleyebilmişti. Troçki, Dördüncü Enternasyonal'in devrimi gerçekleştirebilecek tek güç olduğunu ve gerek kapitalizme gerekse Stalinizme karşı mücadele edeceğini söylüyordu. Bu yıllarda Troçkizm Vietnam'da, Sri Lanka'da ve daha sonra Bolivya'da bir kitle hareketi hüviyeti kazandı. Çin'de de önemli Troçkist hareket mevcuttu. Ancak Stalinistler, güç kazandıkları her yerde Troçkistleri başlıca düşmanları olarak gördüler ve yok etmek için çaba gösterdiler.
II. Dünya Savaşı yıllarında Dördüncü Enternasyonal'den kopmalar yaşandı. Bazı Troçkistler, SSCB'nin artık "yozlaşmış bir işçi devleti" sayılamayacağını söyleyerek Dördüncü Enternasyonal'den çekildiler. Bunlara göre, SSCB gibi baskıcı bir rejimi savunmak işçi sınıfı için bir hataydı. Öte yandan, baskı altında kalan Troçkist gruplar Vietnam'daki ve diğer ülkelerdeki kitle desteğini kaybettiler.
Dördüncü Enternasyonal Uluslararası Sekreteryası, II. Dünya Savaşı sonrası siyasi durumu ve Doğu Avrupa'daki yeni sosyalist devletleri değerlendirmek amacıyla 1946, 1948 ve 1951 yıllarında bir dizi uluslararası kongre topladı. 1951 kongresi, Doğu Avrupa devletlerini "deforme işçi devletleri" olarak tanımladı. Aynı kongre, Michael Pablo'nun, Troçkistleri komünist partilerin içinde daha etkin olmaya çağıran görüşlerini de benimsedi. Pablo'ya göre komünist partiler, gerçek bir işçi hareketine dayanmaları halinde Stalin'in etkisinden kurtulabilirdi. Yugoslavya'nın kendi yolunu seçmesi, bunun olabilirliğini göstermişti. 1951 kongresinde Troçkistlerin komünist partiler içinde faaliyet göstermesi yönünde karar alındı.
1951 kongresinin karşı karşıya geldiği bir sorun, Doğu Avrupa'daki yeni sosyalist rejimler oldu. Troçkist görüşe göre SSCB, kendi varlığı için tehdit olmadığı sürece kapitalizmle uyum içinde yaşayacak, devrimi yaymaya çalışmayacaktı. Doğu Avrupa ülkelerindeki durum bu tezle çelişiyor gibiydi. Tartışmalar sonucunda Kongre; SSCB yönetiminin hâlâ karşı-devrimci olduğunu, Doğu Avrupa'daki yeni rejimlerin II. Dünya Savaşı'nın askeri ve siyasi bir sonucu olduğunu, SSCB'nin rejimini bu ülkelere yaymasının devrimcilikten değil, varlığını koruma güdüsünden kaynaklandığını açıkladı.
Dördüncü Enternasyonal günümüzde bir enternasyonalden çok bir harekete dönüşmüştür. Dünya üzerinde Dördüncü Enternasyonalin devamı olan sektler ile Dördüncü Enternasyonali yeniden kurma iddiasında olan otuza yakın sekt vardır. Bkz. Dördüncü Enternasyonal
[değiştir] Günümüzde Troçkizm
Sri Lanka ve Bolivya'da hâlâ önemli sayıda Troçkist bulunmakla birlikte, bunlar birbiriyle rekabet halindeki gruplara bölünmüştür. Troçkizm, Brezilya ve Arjantin gibi Latin Amerika ülkelerinde bir miktar kitle desteği kazanmıştır. Diğer üçüncü dünya ülkelerinde ise genellikle sadece entelektüeller arasında kabul gören bir ideoloji konumundadır. SSCB'nin yıkılmasından sonra Batı ülkelerinde Troçkizm'e duyulan ilgi artmaya başladı. Stalinist partilerin gerilemesi, Troçkist partilerin ön plana çıkmasını sağladı. Ülkelere göre inceleyelim:
ABD: ABD'de troçkizm başından beri var oldu. Uluslarası Sol Muhalefetin bu ülkede bir seksiyonu vardı. Dördüncü Enternasyonal'in kuruluşunda bu seksiyon önemli bir rol oynadı aynı zamanda Sosyalist İşçi Partisi'ni kurdu. Özellikle İkinci Dünya Savaşı döneminde enternasyonalin öncülüğünü bu parti yaptı. 1953 yılında Canon'un mektubuyla bu parti DE'den ayrıldı ve kendisini takip eden diğer seksiyonlarla Dördüncü Enternasyonal'in Uluslararası Komitesi'ni(DEUK) kurdu. Daha sonra bu parti bölündü ve DE'ye geri dönerek BirSek'i kurdu. Günümüzde bu parti Troçkizmi terketmiş durumdadır. Pablo çizgisinde olan bir grup Troçkist ise Neoconların içinde erimiştir. Ayrıca DEUK'un bir seksiyonu olan Sosyalist Emek Partisi faaliyetlerini sürdürmektedir.
Kanada: DEUK'un bu ülkede bir seksiyonu olan SEP bulunmaktadır, diğer Troçkist hareketlerle ilgili elde kesin bir bilgi yoktur.
Meksika: Bu ülkede Troçkist hareketin tarihi Sol Muhalefete kadar uzanır. Troçki'nin Meksika'da bulunduğu dönemlerde bazı önemli çalışmalar olmuştur. Günümüzdeki durum belirsizdir.
Arjantin: Arjantin'de gelişmiş bir troçkist hareket mevcuttur. LIT-CI ve BirSek'in birer seksiyonları bu ülkede mevcuttur. Ayrıca İşçi Partisi(PO) CRFI'nın kuruluşunda önemli bir rol oynamıştır ve bu hareketin önderliğini yapmaktadır. Bunların dışında pek çok Troçkist grup mevcuttur.
Bolivya: Bolivya'da gelişmiş bir troçkist hareket mevcuttur. Özellikle de maden işçileri arasında Troçkizm çok yaygındır. MAS'ın Pablo çizgisinde pek çok üyesi vardır. LIT-CI ve CRFI'nın birer seksiyonları vardır bu ülkede. Diğer Troçkist hareketler dağınıktır.
Brezilya: Pablo çizgisindeki İşçi Partisi burjuva hükümetlere girmiştir. LIT-CI'nın bir seksiyonu bulunmaktadır. CRFI ve BirSek'in bazı bağlantıları vardır. Diğer hareketler dağınıktır.
Venezuella: Ülkede bir kaç dağınık Troçkist grup bulunmaktadır. Bunların dışında Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez troçkist olduğunu söylemektedir ve hem ülkede hem de dünyada bir takım Troçkist grupların desteğini almaktadır.
İngiltere: İngiltere'de güçlü bir troçkist hareket mevcuttur. SWP, IST'nin liderliğini yapmaktadır. DEUK'un bir seksiyonu olan SEP faaliyet göstermektedir. LIT-CI, CRFI, BirSek ve IMT çok güçlü seksiyonlara sahiptir. Hemen hemen bütün Uluslarası sektlerin bir seksiyonu bulunmaktadır bu ülkede. Diğer troçkist hareketler dağınık durumdadır.
Fransa: Fransa'da troçkist hareket önemli bir güç kazanmıştır. Eski Fransa Başbakanı Lionel Jospin eski bir lambertisttir. 2002 Fransa seçimlerinde troçkist gruplar tüm oynalrın %11'ini aldılar. 2006'da %6'ya gerilediler. DEUK'un bir seksiyonu olan SEP bu ülkede faaliyet göstermektedir. Uluslarası bağlantıları olan ve olmayan pek çok grup vardır Fransa'da.
Almanya: DEUK'un bir seksiyonu olan SEP henüz kuruluş aşamasındayken 15.000 oy almayı başarmış bir partidir. Diğer troçkist hareketlerin hepsi Die Linke(Sol Parti) içinde yer almaktadır.
İspanya: Dördüncü Enternasyonal'in kuruluş belgelerinden edindiğimiz bilgiye göre henüz sol muhalefet döneminde ispanya troçkist hareketi ikiye bölünmüştür. İspanya İç Savaşı döneminde POUM bir yer edinmeye çalışmıştır. LIT-CI'nın bir seksiyonu bulunmaktadır. Diğer sektler seksiyonlar inşa etme çalışmalarını sürdürmektedir.
İtalya: LIT-CI'nın bir seksiyonu olan Alternatif Komunist Parti bu ülkede faaliyet göstermektedir. Diğer troçkist hareketler dağınıktır.
Yunanistan: Sol Muhalefetin en güçlü seksiyonu Yunanistan'daydı. İlerleyen dönemlerde Troçkist hareket görece zayıfladı. CRFI'nın bir seksiyonu olan EKK aynı zamanda CRM üyesidir. Diğer troçkist hareketler hakkında elimizde bilgi yoktur.
Avustralya: DEUK'un bir seksiyonu olan SEP bu ülkede faaliyet göstermektedir. Diğer troçkist hareketler hakkında elimizde bilgi yoktur.
Sri Lanka: Sri Lanka'da güçlü bir troçkist hareket mevcuttur. Eski troçkist LSSP faaliyetlerini sürdürmektedir. DEUK'un bir seksiyonu SEP faaliyetlerini sürdürmektedir.
Filistin: CRFI'nın ve CRM'nin birer seksiyonu faaliyet göstermektedir.
Türkiye: Bkz. Türkiye'de Troçkizm
Diğer Ülkeler: Bazı ülkelerde hiçbir troçkist hareket bulunmazken bazı ülkelerde çok zayıf Troçkist hareketler vardır. Sırbistan, Hırvatistan, Macaristan, Romanya, Rusya, Irak, İsveç, Norveç, Fillandiya, Hindistan, Çin, Japonya, Portekiz, Peru, Nijerya ve Bulgaristan'da ise Troçkist gruplar güç kazanmaya çalışmaktadır.
[değiştir] Doğu Bloku'nun Sınıf Karakteri
Troçkistler çeşitli konularda farklı tavırlar almışlardır. Bunlardan en önemlisi SSCB, Doğu Avrupa, Küba, Çin, Kuzey Kore ve benzer rejimlerin değerlendirilmesidir. Troçkistler Doğu Bloku ülkelerini gerçek sosyalizm olarak görmezler. Troçkistler bu konuda üçe ayrılırlar:
1) Bu ülkeler bozulmuş işçi iktidarlarıdırlar: Troçki'nin kendisi de bizzat bu fikri savunmuştur. Bu görüşü savunanlara göre bu ülkelerde işçi iktidarı mevcuttur ama bürokrasi de bulunmaktadır. Bürokrasinin varlığı bu ülkelerde işçi iktidarı olduğu gerçeğini değiştirmez ama onun bozulmuş niteliğini gösterir. İşçiler bürokrasiye karşı mücadele etmelidirler. Yoksa bürokrasi, işçi iktidarını yıkıp kapitalizmi restore edeceklerdir.
2) Bu ülkelerde var olan şey hiçbir şekilde işçi iktidarları değildir. Bunlar devlet kapitalizmidir. Troçki'nin eşi N.S.Troçki Dördüncü Enternasyonal'e verdiği istifa mektubunda SSCB'nin işçi iktidarı olmaktan çıktığını, bürokrasinin karşı-devrimini tamamlandığını belirtiyor ve bu ülkenin hala bozulmuş işçi iktidarı olduğunu savunanların Troçki'nin bir hatasını savunduklarını, hem de dogmatik bir biçimde savunduklarını ve bunun Troçkizm ruhuna aykırı olduğunu savunuyordu. Bazı troçkistler de Troçki'nin bu hatasını aşacağız diyerek farklı bir açıklama getirmek istediler. Aslında Devlet Kapitalizmi teorisi Troçkistlerden önce Buharin tarafından dile getirilmişti. Troçkist saflarda ise bu konuyu ilk dillendiren Tony Cliff oldu. Cliff'e göre bürokrasi, işçi iktidarını karşı-devrimle yıkmıştı ve kendini egemen sınıf olarak örgütleyerek kapitalizmi restore etmişti. Bunun için devleti yıkması gerekmemişti sadece devlet kontrolünde kapitalizmi yaratmıştı. Bu ülkelerdeki kapitalizm diğerlerindeki gibi özel mülkiyetçi değildi, devlet mülkiyetindeydi.
3) Bu ülkelerde var olan şey Asyatik ülkelerdeki rejimlerle benzerlik taşıyan bürokratik-despotik oluşumlardır: Başka bir kısım Troçkistler ise her iki teorinin de hatalı olduğunu ileri sürüyordu. Bu Troçkistlere göre bürokrasinin bu ülkelerde iktidarda olduğu doğruydu, yani bunlar işçi iktidarı değildi. Fakat kapitalizm demek de yanlıştı. Çünkü bu ülkelerdeki sermaye hareketleri, değişim değerleri ve ekonomik parametlerin kapitalist olmadığını gösteriyordu. Elif Çağlı'nın "Marksizmin Işığında" adlı kitabında da sözü edilen bu teoriye göre eski doğu toplumlarında olduğu gibi egemen sınıfın özel mülkiyeti, babadan oğula geçen mülkiyet biçimi yoktu. Halkın kollektif sömürülmesi vardı.
[değiştir] Sürekli Devrim
Sürekli devrim, Troçki'nin Marksizme en önemli katkısıdır. Söz konusu teorinin gelişimi Troçki'nin hayatının önemli bir bölümünü kapsar. Sürekli devrim düşüncesi ilk önce Sonuçlar ve Olasılıklar broşüründe dile getirilmiştir. Ekim Devriminin öncesinde ve sonrasında Troçki pek çok eserinde bu teoriyi tekrar tekrar şekillendirmiş, İstanbul'da kaldığı dönemlerde "Sürekli Devrim" adlı kitabını yazmıştır. İlerleyen dönemlerde özellikle de Çin üzerine yazdığı yazılarda teoriye son halini vermiştir. Sürekli Devrim, Hugo Chavez'in "Sürekli Devrim" adlı kitabını okuduğunu ve bu kitapta yazan görüşlere katıldığını belirtmesi üzerine tekrar güncellik kazanmıştır.
Sürekli Devrim düşüncesine göre geri kalmış ülkelerde bile devrimin öncüsü işçi sınıfı olmalıdır. Burjuva devriminin gerekleri bile ancak ve ancak işçi sınıfı tarafından yerine getirilebilir. Burjuva sınıfı gericileşmiş olduğu için bu görevleri yerine getirmekte ayak direyecektir. Önce bir burjuva devrimi yapmaya gerek yoktur.
Elbette burada bahsi geçen fikir doğrudan sosyalizme geçiş değildir. Sürekli Devrim adlı kitapta yazıldığı üzere Sürekli Devrim proleterya öncülüğünde ulusun baştan yaratılmasıdır. Sürekli devrimle birlikte aşamalar birbirine geçer. Teorinin en önemli noktalarından biri ister ileri bir kapitalist ülkede olsun isterse gelişmemiş bir ülkede olsun öncülük görevi sadece işçi sınıfınındır.
Fakat işçi sınıfı iktidarı ele alıp bu gereklilikleri yerine getirmekle yetinemez. Devrim bu noktada tamamlanmaz aksine yeni başlar. Devrim ulusal sınırlar içinde başlayacaktır ama ulusal sınırlar içine hapsolamaz, devrimin ayakata kalabilmesi için Dünyaya yayılması gerekmektedir. Kapitalizm tek tek ülkelerde değil bütün dümyaya devrilebilir.
Bu fikirler Sürekli Devrim Teorisinin özünü oluşturur.
[değiştir] Troçkist Akımlar
Pabloculuk:Bu akım, ismini Dördüncü Enternasyonal liderlerinden Michael Pablo'dan alır. Kitleselleşen partilerin sola kayacağını ve stalinist partilerin içinde devrimci unsurların olduğunu düşüncesini savunur. Bu nedenle entrizmi savunur. Stalinistlerle işbirliği yapılabileceği düşüncesindedir. Hatta Pablo, Doğu Bloku ülkelerini kapitalizm ve sosyalizm arasındaki yeni keşfedilen bir aşamanın ürünü olarak görmüştür. Doğu Bloku'nun bozulmuş işçi iktidarı olduğu görüşündedirler. Türkiye'deki temsilcileri: Yeni Yol, Sosyalist Alternatif, Devrimci Marksist Kollektif, İşçi Mücadelesi Dergisi...
Morenoculuk:Bu akım, ismini Nahuel Moreno'dan alır. Morenocular ve Moreno çeşitli dönemlerde farklı strateji ve taktikler geliştirmişlerdir. İlk önce gerillacılığa karşı çıkan Moreno daha sonra gerillacılığı savundu ve Latin Amerika'da gerilla mücadelesi başlattı. Daha sonra gerillacılığa tekrar karşı çıktı ve kendi enternasyonalini(LIT-CI) kurdu. Şu an gerillacılığa karşıdırlar, bir enternasyonal ve onun seksiyonları olan partilerin gerekliliğini savunurlar. Morenoculuk karmaşık bir evrim sürecinden geçmiş bir akımdır hakkında daha çok şey söylenebilir. Doğu Bloku'nun bozulmuş işçi iktidarı olduğu görüşündedirler ama şu anki Küba ve Kuzey Kore'nin çoktan kapitalizme döndüğünü iddia etmektedirler. Uluslarası temsilcisi LIT-CI'dır. Türkiye'deki temsilcileri: Enternasyonal Bülten, İşçi Cephesi, Marksist İşçi ve RED çevresidir.
Lambertcilik:Bu akım ismini Pierre Lambert'ten almıştır. Lambert, Stalinizme ilerici bir rol atfetti, fakat Pablocularla birleşmeye katşı çıktı. İlerleyen dönemlerde Lambertistlerin görüşleri ile pablocuların görüşleri arasında önemli bir fark kalmadı. Lambetcilerin en önemli farklılıkları kitlesel işçi partileri ve kitle enternasyonalinin savunucusu olmalarıdır. Doğu Bloku'nun bozulmuş işçi iktidarı olduğu görüşündedirler. Lambertizme genellikle ekonomizm eleştirisi yöneltilir. Eski Fransa Başbakanı Lionel Jospin eski bir Lambertisttir. Türkiye'deki temsilcisi İşçi Kardeşliği Partisi'dir.
Mandelcilik:Bu akım ismi Dördüncü Enternasyonal önderlerinden Ernest Mandel'den alır. Aslında mandelciliğin pabloculuktan ciddi ayrım noktaları yoktur. Pablocu olarak nitelendirdiğimiz grupların kendisini mandelci olarak gösterdiğini biliyoruz(Yeni Yol bunun tipi örneğidir) Ernest Mandel gerillacılığı bir devrim stratejisi olarak savunmuş, Che'ye koşulsuz destek vermiştir. Michael Pablo ile aynı kavramları savunmuştur fakat stalinizmi teorikten çok pratik olarak devrimci olarak görmüştür. Doğu Bloku'nun yıkılışını gerçek sosyalizme geçiş olarak(işçi devrimleri olarak) görmesinden dolayı selamlamıştır. Küba'yı işçi devleti olarak görmüştür. Doğu Bloku'nu bozulmuş işçi iktidarları olarak görmüşlerdir. Türkiye'deki temsilcilerinden biri Yeni Yol'dur.
Cliffcilik:Bu akım ismini Tony Cliff'den almıştır. Cliffcilerin en önemli farkı Doğu Bloku'nun devlet kapitalisti olduğu görüşünde olmalarıdır. Bu görüş ilk defa Cliff'in "Rusya'da Devlet Kapitalizmi" adlı kitabında dile getirmişlerdir. Buna rağmen stalinistlerle işbirliği yapmaktan çekinmezler. Ezilen ulus hareketleri burjuva bir hareket olsa bile desteklenmelidir. Son zamanlarda reforminst hareketlerin desteklenmesi işine girişmişleridr. Bu nedenle sosyal forumlara ve savaş karşıtı hareketlere aktif katılım sunmaktadırlar. Bu hareketlerin devrimci potansiyeli olduğunu düşünmektedirler. Particilik konusunda ise tamamen stalinisttirler. Bürokratik merkeziyetçilerdir. Türkiye'deki temsilcileri: Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Antikapitalist
Ortodoks Troçkizm:Aslında yukarıdaki akımların hepsi kendisini Ortodoks Troçkist olarak görmektedir ama bunların dışında doğrudan bu ismi kullanan bir akım vardır. Bu akım yukarıdaki akımların hepsini pabloculuğun farklı fraksiyonları olarak değerlendirmektedir. Stalinistlerin devrimci olabileceği ya da içlerinde devrimci unsurların olduğu düşüncesine şiddetle karşıdırlar. Morenoculuğun oportünizm olduğunu ve işçileri burjuva hükümetlere yedeklediğini düşünmektedirler. Kitle partisi ve kitle enternasyonaline karşı Leninist Parti ve Leninist Enternasyonali savunmaktadırlar. Gerillacılığa karşıdırlar. Devlet kapitalizmi teorisini eleştirirler. Doğu Bloku'nun bürokratik diktatörlük olduğunu düşünmektedirler(bu ülkelerin bozulmuş işçi iktidarı olduğu görüşünde olanlar da vardır) reforminst hareketleri eleştirirler.
Ortodoks Troçkistlere göre işçi sınıfı Marksist olmayan akımlara yedeklenmemeli ve kendi bağımsız cephesini oluşturmalıdır. En önemli farklılıkları da budur. Profosyenel devrimci bir parti ve enternasyonal için mücadele ederler. KİP, gerillacılık, entrizmi tasfiyecilik olarak görürler. Sosyalizmin tek ülkede kurulabileceği düşüncesine en sert tepkiyi bu akım verir, küreselleşme tespitleri yapmışlardır. Türkiye'deki temsilcisi: SSS-Sosyalizm
[değiştir] Ayrıca bakınız
[değiştir] Kaynakça
- İngilizce Vikipedi Troçki maddesi
- Devrimci Marksist Kitaplık, [1]
- Trockizm Üzerine Detayli Bir Inceleme, [2]

