Maoculuk

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Maoculuk ya da Maoizm, adını Mao Zedong'dan alan, kapitalizm'in Avrupa'daki gibi bir gelişme seyri izlemediği Uzak Doğu toplumlarına özgü Marksizm'in pratiği olarak ifade edilebilir. Maoizm, Marksizm-Leninizm siyaset biliminin 3. nitel aşamasıdır ve kırlardan şehirleri kuşatarak proleterya diktatörlüğüne ulaşabilmenin tek altın anahtarıdır. Maocuların asgari programlarında ise, bağımsızlığın sağlanması ve feodalizmin tasfiyesi vardır.

Asya tipi üretim tarzı olarak ifade edilen ve Doğu toplumlarına özgü olan bu durum Avrupa'dakinden farklı bir mülkiyet yapılanmasının bir sonucudur. Avrupa'da toprak sahibi Lordlar bulundukları bölgede Kralın yetkilerini paylaşır kendi bölgelerinde bağımsız hareket ederlerken Asya toplumlarında böyle bir durum görülmez, merkezi otorite güçlü yapısını devam ettirebilmek için toprağı bazı kişilere mülk olarak devretmez, ancak toprağın kullanım hakkını bazı koşullar altında devreder. Böylece ülke topraklarının tamamı devlete ya da aynı anlama gelmek üzere merkezi otoriteye bağlıdır. Böyle bir mülkiyet yapılanmasının sonucu olarak Asya toplumlarının üretim yapısı Avrupa'daki üretim yapısınından farklılaşmıştır. Mao bu ikili yapı içerisinde Marksizm'in hayata geçirilmesi ve sosyalist iktidarın kurulabilmesi için Asya toplumlarına farklı bir örgütlenme uygulamıştır.

Mao döneminde Çin nüfusunun önemli bir bölümü köylüydü. İşçi sınıfı ise birkaç büyük kentte çok sınırlı sayıda mevcuttu. Bu somut durum içerisinde Avrupa'daki gibi işçi sınıfının çoğunlukta olmadığı Çin'de işçilerin tek başlarına iktidar mücadelesi vermesi mümkün değildi. Bunu gören Mao, köylü sınıfının gücüne dayanan ancak işçi sınıfının "ideolojik öncülüğüne" dayanan bir mücadeleyi savundu. Buna göre işçi sınıfı Çin'de gelişmediği için kısıtlı bir güce sahipti. Köylü sınıfı ise toplumun çoğunluğunu oluşturduğu için etkin bir güçtü. Mao bu somut koşullar altında şehirlerde işçi sınıfının gerilla örgütlenmesinin başarısızlığa uğrayacağını bu sebeple yine işçi sınıfının "ideolojik önderliğine" dayanan bir köylü gerilla örgütlenmesi kurdu. Çin Kapitalizminin sadece merkezde güçlü olduğu ve çevrede etkili bir güce ulaşamadığı için mücadele çevreden merkeze doğru olmalıydı. Mao Çin'in çevrelerinde köylü gerilları ile başlattığı mücadele genişleyerek merkeze dayandı ve Çin'de Sosyalizm'in başarısıyla sonuçlandı. Ancak Mao sosyalist bir devrimin iktidarı ele almasının yeterli olmadığını asıl mücadelenin bundan sonra başlayacağını söyledi.

Kapitalizmin ideolojik etkilerinden, insan üzerindeki tahribatlarından, yabancılaşmadan kurtulabilmek için sosyalizmin yaşamın her alanına nüfuz edebilmesi için bir "Kültür Devrimi"ni savundu.