Zeyneb bint Ali

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Zeyneb bint Ali (Arapça: الـسَّـيّـدة زَيـنـب بـنـت عـلي‎‎), Muhammed'in ilk kız torunu. Ali ve Fatıma’nın kızıdır. Hicret'in beşinci veya altıncı yılında Medine’de dünyaya gelmiştir.

Kimliği[değiştir | kaynağı değiştir]

Künyeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Künyeleri olarak da Ümmü Gülsüm ve Ümmü’l Mesaib’i zikretmişlerdir.[1]

Doğumu ve ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Zeynep hicretin beş veya altıncı yılında Cemaziyelahir ayının beşinde Medine’de gözlerini dünyaya açtı.[2] Zeynep hicretin altmış üçüncü yılında Recep ayının birinde eşi Abdullah b. Cafer ile Şam’a yaptığı bir yolculukta vefat etmiş ve orada da defnedilmiştir. Bazıları Medine veya Mısır’da defnedildiğini söylemiştir.[3]

Zeyneb’in kardeşinin katiline karşı davranışı[değiştir | kaynağı değiştir]

Zeynep, Hüseyin’in naaşının yanında, Medine’ye doğru dönerek durmuş ve kalpleri parçalayan ağıtlar yakmıştır. Yezid, sarayında görülmemiş büyüklükte bir toplantı yaptı ve ülkenin en önemli askeri ve siyasi adamlarını davet etti.[4] Bir anda Zeyneb meclisin köşesinden kalkarak Yezid’in sözünü kesti ve açık bir tonla bir konuşma yaptı. Yezid, kendi adamlarına esirlere ne yapması gerektiğini danıştı. Bazıları onlara da (Hüseyin ve adamlarına yaptıkları gibi) aynı şekilde davranması gerektiğini söyledi, ancak Numan b. Beşir, ona esirlere yumuşak davranma tavsiyesinde bulundu.[5]

Yezid, esirlere birkaç gün Şam’da ölülerine ağıt yakmalarına izin verdi. Sonunda, peygamberin ev halkı olan esirler, saygı ve hürmetle Medine’ye döndüler.[6]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 48; Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep S. 39.
  2. ^ Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 33; Muhammedi İştahardi, Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 17.
  3. ^ Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra mine’l mehdi ile’l lehd, s. 434.
  4. ^ Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, s. 330.
  5. ^ Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 221.
  6. ^ İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 191.