İçeriğe atla

Hicret

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Hicret
Hicret rotası
Tarih13 Mayıs 622, Perşembe - 28 Mayıs 622, Cuma (Jülyen takvimi)[1]
KonumMedine, Hicaz, Arap Yarımadası
KatılanlarMuhammed ve sahabeler
SonuçMedine İslam Devleti'nin kurulması

Hicret (Arapçaالهجرة إلى المدينة المنورة), İslam peygamberi Muhammed ve beraberindeki Müslümanların, 622'de Mekke'den Medine'ye göç etmelerine verilen isimdir. Bu göçün sonucunda Medine'de, Medine Sözleşmesi ile günümüzde İslam devleti olarak sınıflandırılan devletlerden ilki kabul edilen Medine İslam Devleti kurulmuştur.[2]

Genel anlam ve kullanımda hicret, bir İslam dinî kavramı olarak, herhangi bir Müslüman birey veya topluluğun, inançları (Müslüman oluşları) yüzünden baskı gördükleri bir yerden başka bir yere göç etmesine verilen isimdir. İslâm terminolojisinde hicret kavramı ile Muhammed ve arkadaşlarının 622 yılında Mekke'den Medine'ye göç etmeleri kastedilir. Safer ayının 26. günü başlayan Hicret, Rebiülevvel ayının 12. günü Medine'ye 3 km uzaklıkta bulunan Kubâ’ya ulaşılmasıyla tamamlanmıştır.[3] Mekkeli paganların baskılarına dayanamayan Müslümanlar daha önce de iki kâfile halinde Habeşistan'a hicret etmişlerdir.[4]

Hicret, Halife Ömer bin Hattab zamanında Hicrî takvimin başlangıç yılı kabul edilmiştir. Hicri takvimin başlangıcı 16 Temmuz 622 olarak belirlenmiştir. Bu takvim türü özellikle İslam ülkelerinde tanınmakta ve zaman zaman resmî, bazense sadece bireysel düzeyde kullanılmaktadır.

Muhammed peygamber Mekke'ye hac yapmaya gelen pek çok kabileye İslama davet etti. 620 yılında Akabe denilen yerde Yesrib (Medine)' den gelen Hazrec kabilesine mensup 6 kişiyle görüştü ve onları islama davet etti bu kişiler islamiyeti kabul etti ve onu medineye davet etti. Bu yeni din sayesinde yıllardır savaş halinde oldukları Evs kabilesi ile barış yapabileceklerine inanıyorlardı. Ertesi yıl tekrar aynı yerde tekrar görüşmek için sözleştiler. Yesribe dönen bu grup orada islamiyeti yaymaya çalıştı. 621 yılında 1.Akabe biatında 10 Hazrecli 2 Evsli söz verilen yere geldi. Allaha hiçbir şeyi ortak koşmacaklarına, zina etmeyeceklerine, hırsızlık yapmayacaklarına, çocukları öldürmeyeceklerine, birbirlerine iftira atmayacaklarına ve emir uyacaklarına söz verip biat ettiler.[5] Muhammed onlara İslamiyeti öğretmesi için Yesribe Musab b. Umeyr'i görevlendirdi. Musab'ın çabaları sonucu Yesribin en büyük iki kabile reisi Sad b. Muaz ve Üseyd b. Hudayr müslüman oldu kabile reisleri müslüman olunca İslamiyet Yesrib te hızla yayıldı. 622 yılında 2.Akabe biatında ikisi kadın 75 Yesribli Akabe de gizlice Muhammed peygamber ve Amcası Abbas ile buluştu ve onu Yesribe davet ettii. Onu düşmanlarına teslim etmeyeceklerini onun canını malını koruyacaklarına yemin ettiler. Muhammed onlarla aralarında ki irtibatı sağlamak için 12 kişiyi temsilci olarak seçti.[6]

Mekkeli paganların işkence ve baskılarından dolayı Müslümanlar Muhammed peygamberin izin vermesiyle yavaş hicret etmeye başladı ilk hicret kişi Ebu Seleme oldu Müslümanlar genelde gece vakti gizlice hicret ettiler. Ancak Ömer b. Hattab Kabe de Mekkelilere meydan okuyarak "Karısını dul annesini gözü yaşlı bırakmak isteyen beni şu vadiye kadar takip etsin" diyerek beraberinde ki 20 kişi ile beraber gündüz vakti hicret etti. Müslümların Yesribe hicret etmesi Kureyş için tehlike arz ediyordu çünkü Yesrib Mekke yolunun üzerindeydi eğer Müslümanlar orada güçlenirlerse bir daha oradan herhangi bir ticaret Kervanı geçiremiyeceklerdi.

Eylül 622 Yılında Dâru'n-Nedve de toplanan Kureyş ileri gelenleri bu işi kökünden halletmeye karar verdiler. Öneriler arasında Muhammedi hapsetmek yada uzak bir yere sürgün etmek vardı. Ancak Ebu Cehil Muhammed'i öldürmeyi teklif etti bunu yapmak her kabileden bir genç seçilecek ve gece vakti Muhammed'in evine girip onu hep beraber öldürecekler böylece Abdülmenaf oğulları bütün kabilelere karşı kan davası gütmek yerine diyete razı olacaktır. 9 Eylül 622 de O gece Ali b. Ebu Talib Muhammedin yatağına yattı. Muhammed evden Yasin suresini okuyarak aralarından geçip gitti. Onu öldürmek için içeri girenler yorganı kaldırdıklarında altında Muhammed'in olmadığını fark ettiler. Muhammed, Ebubekir'in evine gitti oradan Mekkelileri şaşırtmak için Yesrib tarafına değil Güneye Yemen tarafına doğru gittiler. Muhammed ve Ebu Bekirin kaçtığını anlayan Kureyş başlarına 100 deve ödül koydu. Muhammed ve Ebu Bekir Sevr mağarasında 3 gün saklandı izlerini süren bir grup Mekkeli mağaranın ağzına kadar geldi ancak mağaranın girişinde bir güvercinin kuluçka yatması ve bir örümceğin yuva yapması nedeniyle içeride kimsenin olmadığını düşünüp içine bakmadılar 3 gün sonra önceden sözleşilen kendisi de pagan olmasına rağmen mert ve güvenilir bir rehber olan Abdullah b. Uraykıt develeri getirdi. Burada develere binen Muhammed ve Ebu Bekir Yesribe doğru yola çıktı. Yolda ödül parasından haberi olan Süraka b. Malik onları yakalamak için atı ile peşlerine düştü ancak üç kez onlara yaklaştığında atı aniden durup onu düşürünce Muhammede iman etti ve kendisinden emanname istedi. Kendisine emanname verildi. Ayrıca yolda karşılaştığı Mekkelilere yanlış yolda olduklarını söyledi. Grup Eslem kabilesinin topraklarına girince Kabile lideri Büreyde b. Husayb bir grup adamı ile birlikte yollarını kesti ancak Muhammed ile yaptıkları görüşme sonucu adamları ile birlikte müslüman oldu. Büreyde başındaki sarığı bir mızrağa bağlayarak ona sancak yaptı ve Yesribe kadar ona eşlik etti. Kafile 20 Eylül 622 yılında pazartesi günü Yesribe ulaştı. Kafilenin Yesribe ulaşması halkta büyük sevinç yarattı.[4] [7] [8]

Hicret'in sonuçları

[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur'an'da muhacirler

[değiştir | kaynağı değiştir]
  • Kur'an'da bu kimseler muhacirler olarak anılmış ve Allah'ın onların kötülüklerini örteceği,[10] onlardan razı olduğu, onlar için cennetler hazırladığı,[11] onların hakîkî mü'minler olduğu,[12] Allah katındaki derecelerinin büyük olduğu[7] ve Allah'ın rahmetine mazhar olacakları[13] bildirilmiştir. Çünkü muhacirler; îmanları uğruna yurtlarını terk etmişler, Allah yolunda eziyetlere uğramışlar, paganlarla (Kur'ân'ın ifadesiyle müşrikler) savaşmışlar,[10] mallarını ve canlarını ortaya koymuşlardır.[14]

Allah'a kulluk etmesi için yaratılan,[15] ancak bulunduğu bir yerde bu görevini yerine getiremeyen, ibadet edebileceği bir yere de hicret etmeyen böylece nefsine zulmeden insan Kur'ân'da kınanmıştır.[16] "Allah yolunda hicret eden kimse yeryüzünde gidecek çok yer bulur, bolluk bulur...".[17] Çünkü "Allah'ın arzı geniştir".[18]

Hicret kavramı, Kur'ân'da göç etmenin dışında Allah'a eş koşmak ve puta tapmak gibi çirkin davranışlardan (ricz) kaçınmak[19] ve bir insanın yanından ayrılmak[20][21] anlamında da kullanılmıştır.

Muhammed "muhâcir, Allah'ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir" (Buhârî, Îmân, 4-5) sözü ile hicret kavramına mecâzî bir anlam da yüklemiştir.[22]

  1. ^ Hamidullah, Muhammad (Şubat 1969). "The Nasi, the Hijrah Calendar and the need of preparing a new concordance for the Hijrah and Gregorian eras". The Islamic Review. Londra: 6–12.
  2. ^ "Wayback Machine" (PDF). 7 Kasım 2014 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Nisan 2013. 
  3. ^ "Isteginiz guvenlik kurallarına takilmistir". 31 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ekim 2014. 
  4. ^ a b "HİCRET - TDV İslâm Ansiklopedisi". TDV İslam Ansiklopedisi. 12 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Eylül 2021. 
  5. ^ İbni Hişam siyer cilt II s 130-145. 
  6. ^ Taber-î Tarihî cilt II s.353. 
  7. ^ a b Tevbe Suresi, 9/20
  8. ^ Bağdadî, Ûsulûd dîn s.299. 
  9. ^ "TDV İslâm Ansiklopedisi". 21 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Ocak 2020. 
  10. ^ a b Âl-i İmrân Suresi, 3/195
  11. ^ Tevbe Suresi, 9/100
  12. ^ Enfal Suresi, 8/74
  13. ^ Bakara Suresi, 2/218
  14. ^ Enfal Suresi, 8/72
  15. ^ Zariyat Suresi, 51/56
  16. ^ Nisa Suresi, 4/97
  17. ^ Nisa Suresi, 4/100
  18. ^ Zümer Suresi, 39/10
  19. ^ Müddessir Suresi, 74/5
  20. ^ Meryem Suresi, 19/46
  21. ^ Nisa Suresi, 4/34
  22. ^ http://www.diyanet.gov.tr/turkish/dy/DiniBilgilerDetay.aspx?ID=1656 [ölü/kırık bağlantı]