Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Türkiye Halk Kurtuluş Partisi - Cephesi sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi
Kısaltma THKP-C
Kurucu Mahir Çayan
Münir Ramazan Aktolga
Yusuf Küpeli
Slogan(ları) "Oligarşinin korkulu rüyası"
Kuruluş tarihi Aralık 1970
Kapanış tarihi 22 Ekim 1972 (fiili)
Ardılı Devrimci Yol
Kurtuluş Hareketi
Halkın Yolu
THKP-C/MLSPB
THKP-C/HDÖ
İdeoloji Marksizm-Leninizm
Guevarizm
Fokoculuk
Siyasi pozisyon Aşırı sol

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C), Mahir Çayan, Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga tarafından Aralık 1970'te kurulan ve döneme Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'yla ve Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist'le birlikte damgasını vuran Marksist-Leninist örgüt. THKP-C'nin logosu eski THKC militanı Kadriye Deniz Özen tarafından tasarlanmıştır.[1]

Hakkında[değiştir | kaynağı değiştir]

Teorik olarak THKP ve THKC[değiştir | kaynağı değiştir]

THKP-C, teorisini Mahir Çayan'ın Kesintisiz Devrim , Sömürge Tipi Faşizm , Suni Denge, Politikleşmiş Askeri Savaş Stratejisi (PASS) tezlerinin oluşturduğu , Türkiye İşçi Partisi içerisinde doğan ve Türkiye devrim tarihinde pasifizme ve revizyonizme sahip olarak nitelendirdiği kesimlere savaş açmış, yaptığı eylemlerle ses getirmiş bir örgüttür. Örgüt, kendisini "Oligarşinin korkulu rüyası" olarak tanımladı.
Mahir Çayan görüşlerini 1972 yılında devlet tarafından aranırken yazdığı Kesintisiz Devrim II-III adlı kitabında açıklamıştır. Kitaba göre Türkiye 1950'lerin başlarından itibaren sömürgeleşmeye başlamış ve uluslararası emperyalizm yeni sömürgecilik anlayışıyla Türkiye'yi gizli bir biçimde işgal etmiştir. Kitapta anlatıldığına göre, 12 Mart 1971 yarı-askeri muhtırasının ardından, işbirlikçi tekelci burjuvazi, Amerikan tekelleri ile ittifak halinde yönetimde oligarşik diktatörlük oluşturmuştur.

Eylemsel olarak THKC[değiştir | kaynağı değiştir]

THKO ile birlik teklifi[değiştir | kaynağı değiştir]

THKO esasen silahlı mücadeleyi 1969'da başlatmayı planlamıştı ama çekirdek kadrosunun Filistin'den dönüşü sonrası tutuklanması üzerine mücadele 1970'de başlatıldı. Bu dönemlerde Mahir Çayan, Yusuf Küpeli, Münir Ramazan Aktolga THKO üyeleriyle bir görüşme yapar. Çayan THKO üyelerine mücadeleye erken başlandığını, "bir siyasal parti olarak örgütlenmeksizin silahlı propagandaya girişilemeyeceğini" söyler ve "birlikte" örgütlenme teklifi yapar. Fakat THKO'nun kır gerillası, ileride THKP-C'yi oluşturacak olan kadronun ise şehir gerillasını savunmasından dolayı Hüseyin İnan "Siz kent proletaryasına inanıyorsunuz, biz ise kır proletaryasına" diyerek reddeder.[2] Deniz Gezmiş ise Mahir Çayan'a sen oportünistsin der.

Erken dönem eylemleri[değiştir | kaynağı değiştir]

THKC militanları erken dönemde şu eylemleri yapar:

  • Ziraat Bankası Küçükesat Şubesi'nin soygunu,
  • 16-17 Şubat'ta:[not 1]
  1. Amerikan askeri malzeme deposu,
  2. Tuslog'un Zincirlikuyu merkezi,
  3. Tuslog'un Şişli şubesi,
  4. Amerikan-Türk Dış Ticaret Bankasının Elmadağ şubesi,
  5. ABD Başkonsolosluğu,
  6. İngiltere Başkonsolosluğu,
  7. IBM'nin Gümüşsuyu'ndaki merkezininin bombalanması,
  • Salıpazarı'ndaki Amerikan askeri botu bombalanıp tahrip edilmesi,
  • Türk Ticaret Bankası'nın Erenköy Şubesi'nin soyulması eylemlerini yapar. Ayrıca bu eylemde Amerikalı Astsubay A. Donald'ın arabası yakılarak imha edilir.

THKC militanları, Mete Has ve Talip Aksoy'u kaçırarak karşılık olarak Kadir Has'tan fidye aldı.[3] Kadir Has bu olayı şöyle anlatıyor:[4]

Eşim Rezzan'ı Akdeniz seferine çıkan bir gemi ile yurtdışına yolcu ettikten sonra, Mete'lerin Suadiye'deki evine ulaştık. Zile bastık kapı açıldı. Karşımızda gelinim Fezal'i beklerken yabancı bir erkekle karşılaştık. Eve girdikten sonra kapı kapandı. Teröristler benden 400 bin lira para istiyordu. Teröristlerin benden istediği 400 bin lira fidye çok büyük para idi. Bu para ile, tanesi 133 liradan 3007 adet Cumhuriyet Altını almak mümkündü. 1971'in 400 bin lirası, günümüzün yaklaşık 200 bin dolarına eşdeğerdi. Daha sonra teröristler Talip Aksoy ile Mete Has'ı alıp götürdüler. Sabah adının Mahir Çayan olduğunu öğrendiğim teröristle birlikte, evden çıktık. Üsküdar iskelesinden arabalı vapura binip Kabataş iskelesine, oradan da taksi ile Şişli Pilavcı Pasajı'ndaki işyerime ulaştık

Pilavcı Pasajı'ndaki işyerimi, kayınbiraderim Ali Germirli yönetiyordu. Ali'ye durumu anlattım. Bana (ağabey, bu çok büyük para) dedi. Ali, işin dehşetini anlamamış olacak ki, (Burası dağ başımı, Ne parası) dedi. Anında teröristin cevabını aldı: (O lafı bir daha edersen, kurşunu yersin) Ali bu defa Kayserililik içgüdüsüyle teröriste (250 bin versek olmaz mı?) diye teklifte bulundu. Bu pazarlık ortamından rahatsız olan Mahir Çayan ise (Olmaz) cevabını verdi. 200 bin lirayı çok kısa zamanda tedarik edip Mahir Çayan'a verdim. Paranın ikinci yarısını ise akşamüstü muhasebe müdürümüz Nihat Ünsal ile Karaköy İskelesi'ne gönderdik. Gece yarısı Talip ile Mete'yi kurtardıktan sonra, polisi haberdar ettik.

Eylem sonucunda Kadir Has Hüseyin Cevahir'e "Bir daha karşılaşmayacağız, değil mi?" diye sorar. Bunun üzerine Hüseyin Cevahir "Bir kere daha hepinizle birlikte topyekûn karşılacağız." der.[5]

12 Mart ve mücadeleye devam etme kararı[değiştir | kaynağı değiştir]

Efraim Elrom'un öldürülüşü[değiştir | kaynağı değiştir]

12 Mart Darbesi ardından THKP-C darbeden kaçmama ve askeri eylemleri sürdürme kararı almıştır. Aralık 1970'de kurulan THKP ve THKC normalde örgütlenme açısından küçük eylemler düzenledi. Ama yakalanan THKO üst düzey militanları Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın serbest bırakılması için THKC gerillaları Ulaş Bardakçı, Hüseyin Cevahir, Mahir Çayan, Necmi Demir, Oktay Etiman ve Ziya Yılmaz, 17 Mayıs 1971'de kuruluş eylemi sayılan Efraim Elrom'u kaçırdı.[6] Eyleme ise "1 Mayıs Harekâtı" ismini verdi. İsimin kaynağı ise normalde eylemin 1 Mayısta düzenlenmesi şeklinde planlanmasından dolayıdır. Ama eylem teknik aksaklıklardan dolayı 2 hafta ertelenmiştir. Kaçırılma eyleminden sonra THKC, İsrail Başkonsolosluğu önündeki bir varile Amerikancı Bakanlar Kurulu'na isimli bildiriyi bıraktı. Bildiri şöyledir:[7]:

17.5.1971
Saat: 17.00
Amerikancı Bakanlar Kurulu'na
Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi, 1 MAYIS HAREKÂTI'nda, Ortadoğu halklarının baş düşmanı Amerikan Emperyalizminin maşası Siyonist İsrail'in Türkiye Başkonsolosu olan ve de ülkemizdeki Siyonist hareketlerin organizasyonunda önemli rolü olan Efraim Elrom'u kaçırmıştır.
Efraim Elrom'un hayatına karşılık, derhal şu şartların yerine getirilmesi gerekmektedir:
1. Tutuklu bulunan bütün devrimcilerin derhal serbest bırakılması (Yer sonra bildirilecektir),
2. Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi'nin 1 No'lu bülteninin 07.30, 13.00, 19.00, ve 22.45 TRT Haber Bültenleri'nde 3 gün devamlı ve eksiksiz anons edilmesi,
3. Mühlet doluncaya kadar polisin ve diğer zabıtanın hiçbir takibe girişmemesi ve aleyhte propaganda yayın yapılmaması.

Mühlet bu ültimatomun verildiği tarihten itibaren 3 gündür. Şartlar yerine getirilmezse derhal Efraim Elrom kurşuna dizilecektir. (Mühlet: 20.5.1971, saat 17.00'ye kadar.)

—Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi Merkez Komitesi

Olayı öğrenen dönemin başbakanı Nihat Erim hemen yardımcısı Sadi Koçaş'a bir bildiri yazdırdı. Bildiri bizzat Sadi Koçaş tarafından saat 22:45'te radyoda okundu. Bildiri özet olarak şöyledir:

  1. Konsolos derhal serbest bırakılmazsa örgütle (yani THKP-C) ile uzak-yakın ilişkisi olan herkes ve gençleri kışkırtanlar derhal gözaltına alınacak.
  2. Kaçırılma olayına karışan ve/veya yardım edenler idam cezasıyla yargılanacak.
  3. Eğer cinayet gerçekleşirde Elrom öldürülürse bu kanun geçmişe dönük olacak.

20 Mayıs'a gelindiğinde THKP-C'nin verdiği süre dolmuş lakin devlet hiçbir adım atmamıştı. Devlet aynı Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nun dört Amerikan askerini rehin alıp sonradan bıraktığı gibi bir olay yaşanmasını bekliyordu. Ama THKP-C'de hiçbir adım atmamıştı. Bunun üzerine devlet 22 Mayıs 1971'de sıkı yönetim ilan etti ve Elrom'u aramaya başladı. Balyoz Harekatı olarak isimlendirilen bu harekatın ismi Nihat Erim'in Alınacak tedbirler balyoz gibi kafalarına hemen inecektir sözünden gelmektedir. İsteklerinin yerine getirilmemesi ve aramanın da çıkmasıyla THKP-C Elrom'u öldürdü. 23 Nisan 1971'de Elrom Nişantaşı'ndaki Hamarat Apartmanı'nda ölü olarak bulundu. Elleri arkadan bağlanmış ve ağzı bantlanmış olan Elrom şakağına üç kurşun sıkılarak öldürülmüştü. Olaydan sonra kaçan THKC militanlarını Yılmaz Güney sakladı.[8][9]

Sibel Erkan Olayı[değiştir | kaynağı değiştir]

THKC militanları 24 Mayıs 1971'de Yılmaz Güney'in evini terk etti. Aramaların artması üzerine 27 Mayıs'ta saklandıkları boş bir hücre evi 30 Mayıs 1971'de keşfedildi. Bazı militanlar kaçabildi lakin THKP Merkez Komitesi Üyesi Mahir Çayan ve THKP Genel Komitesi Üyesi Hüseyin Cevahir kaçamadı. Çatışa çatışa İstanbul Maltepe'de bir eve sığındılar. İlk önce zemin katı seçtiler ama sonra güvenlikten dolayı en üst kata çıktılar. Evin sahibi Binbaşı Dinçer Erkan'dı. İçeri girince militanlar evi terk etmelerini istedi. Sibel Erkan'ı tutup "sen kal bize su getir" diyerek Sibel Erkan'ı rehin aldı. Böylece 51 saat süren Sibel Erkan Olayı başladı.[10] Çayan ve Cevahir Sibel Erkan'a evin en güvenli yerinde bir sığınak yaptılar. Dışarıya her ne kadar kızı öldürecekleri yönünde tehditler atsada içeride "Sen dışarı da söylediklerimize bakma. Korkma sakın bizden. Sana bir şey yapacak, öldürecek değiliz. Kendimizi kurtarmak için onlara böyle davranıyoruz" diyerek kızı yatıştırıyorlardı.[11] Geçen 51 saatin sonunda 1 Haziran'da askerler 15 dakika sonra tekrar anons yapacağız demesine rağmen operasyon başladı. Önce keskin nişancı Cihangir Erdeniz Hüseyin Cevahir'e 3 el ateş açtı.[12] Vurulması üzerine Hüseyin Cevahir Aslan diye bağırdı. Bu Çayan ve Cevahir arasında bir parolaydı. Vurulan aslan diye bağıracak böylece diğeri de intihar edecekti. Özellikle 31 Mayıs 1971'de Nurhak Olayı'nın gerçekleştiğini radyodan haber almalarıyla teslim olma düşüncesi iyice kayboldu. İntihar girişimine geçmeden önce Çayan büyük harflerle yazdığı şu notu bıraktı:[13]

İHTİLALE GİDEN YOL BURADA DÜŞEN GERİLLANIN KANIYLA KIZILLAŞARAK AYDINLANACAKTIR.

Lakin solak olan Çayan aceleyle silahı sağ eline aldı ve kalbinin üzerine doğrultup ateş açtı. Solak oluşu yüzünden eli titredi ve kurşun milimetrik sapmayla akciğerine saplandı.[not 2] Polis-asker kuvvetleri içeri girince yerde yatan Cevahir'e ateş açtı. Cevahir'in üzerinden 23 kurşun çıktı. Çayan ise ağır yaralı olarak ele geçirildi. Sığınakta saklanan Erkan ise hiçbir yara almadan kurtuldu.

Tutuklanma ve mahkemeler[değiştir | kaynağı değiştir]

Çayan'ın yakalanmasından kısa bir süre sonra sığınacak yerleri olmayışından dolayı Ulaş Bardakçı Hamarat Apartmanı'na belki güvenlidir umuduyla gider ama orada üs kuran polislerce yakalanır. Tutuklamaların artması üzerine TÜRKİYE HALK KURTULUŞ PARTİ VE CEPHESİ-1 Davası başlar. 1 No'lu sanık Mahir Çayan, 2 No'lu sanık ölü Hüseyin Cevahir, 3 No'lu Sanık ise Ulaş Bardakçı'dır.[14]Ulaş Bardakçı ve Mahir Çayan'ın özellikle 146/1 maddesi uyarınca tecziyesi olmakla birlikte birçok maddeyi ihlalden tecziyeleri istenmekteydi.[15] Ama mahkeme sonuçlanmadan 29 Kasım 1971'de mahkemeden 2 THKO 3 THKP-C militanı firar eder.[not 3][not 4][16]

Kaçış sonrası MK toplantısı ve Küpeli ile Aktolga'nın THKP ve THKC'den sürgünü[değiştir | kaynağı değiştir]

Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur. Bu ve benzeri olayların sonucunda Çayan Yusuf Küpeli ve Münir Ramazan Aktolga'yı çağırır. Çayan ikisinide Narodniklikle ve Doktorculukla suçlar ve Genel Komite Üyeleri şu kararı alır:[17]

Aralık 1971
İlhan ve Mahmut arkadaşlara[not 5]
Partimizin ideolojik-politik-örgütsel-strateji ilkeleri Kurtuluş'un 1. Sayısı'nda, Parti ve Cephe Bildirilerinde, ve de Parti Tüzüğü'nde net ve açıktır.
Partimizin çizgisi Marksizm-Leninizm'in dünyanın ve Türkiye'nin şartlarına uygulanması sonucunda ortaya çıkmış olan uluslararası devrimci hareketin çizgisidir.
Partimiz, yeni sömürgecilik çağında dünya ve Türkiye halklarına karşı enternasyonal ve milli görevini yerine götürme savaşında gerilla savaşını temel almıştır.
Gerilla savaşını politik mücadelenin en üst ve en yetkili biçimi olarak ele alan Partimiz'in stratejik çizgisi, Politikleşmiş Askeri Savaş çizgisidir.
Bu çizgi, gerilla savaşını birleşik devrimci savaş, henüz kitlelerin aktif desteğini almadığı, savaşın oligarşi ile halkın devrimci öncüleri arasında geliştiği bir ortamda, Partimiz'in örgütsel ilkesi politik ve askeri liderliğin birliği ilkesidir. Örgüt şeması da yeni-sömürgecilik döneminin Bolşevik çizgisidir.
Partimizin ideolojik-politik-stratejik-örgütsel ilkelerini "Narodnizm", "Marksizm ile Narodnizm'in eklektik birleştirilmesi, en tehlikeli sol sapma" diye niteleyerek, Partimizin devrimci çizgisi yerine uluslararası sosyal pasifizmin çizgisini, Parti'nin Genel Komitesi'nden habersiz tezgahlama gayretleri içinde olan sizlerin Partimizde kalmasına artık fiilen imkan yoktur.
Bu Parti, sizlerin bugün "Narodnizm" diye reddettiğiniz ideolojik-teorik-stratejik ilkelerin üstüne kurulmuş ve bu ideolojik çizgiye uygun devrimci pratikle halkımıza mal olmuştur.
Bu nedenle, Genel Komite üyeleri olarak, bizler, Partideki bütün yetki ve görevlerinizin iptaline ve de Partiden ayrılmanıza karar verdik. (*)
KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

(*)Bu sağcı görüşü benimsemiş olan, örgütün bu veya şu kademesinde görevli olanlarda aynı işleme muhataptırlar.

—Oral-Rüştü-Memduh-Cevdet-Hasan[not 6]

Böylece Genel Komite üyelerinin[not 7] aldığı kararla Küpeli ve Aktolga THKP ve THKC'den ihraç edilir.

Şehir gerillasının yenilişi[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaçıştan sonra Çayan THKC kır gerillalarının, Bardakçı ise şehir gerillalarının başına geçer. 19 Şubat 1971'de Mehmet Eymür[18] ve Hiram Abas'ında[19][not 8] katıldığı bir baskın sonucu Ziya Yılmaz yaralı olarak ele geçirilir, Ulaş Bardakçı ise saat 07:00'da Arnavutköy'de öldürülür.[20][21]Bardakçı'nın ölümü THKP-C Davası İddianamesi'nde[not 9] şöyle geçer:[22]

Ulaş Bardakçı'nın Arnavutköy Üvez Sokak No. 8/1'deki evde gizlendiği istihbar edilmesi üzerine, 19 Şubat 1972 günü saat 07.00'de mezkur mahalle Komiser Muavini Alican Özgenler başkanlığında polis memurları Reşat Okutan, Tamer Gürbüz, Tayfun Ergüven, Turan Koçak, Salim Somun ve Habib Gür'den müteşekkil tim gelmiş, ayrıca ev çevresinde asker ve toplum zabıtası kuvvetlerince çevre emniyeti alınmasını müteakip Alican Özgenler, Reşat Okutan, Tamer Gürbüz ve Turan Koçak, Ulaş Bardakçı'nın gizlendiği öğrenilen Lale Arıkdal'a ait daire kapısını çalmışlardır. Görevliler, kapıyı açan Lale Arıkdal'a evde arama yapacaklarını, başkaca kimse olup olmadığını sorduklarında, adı geçenin gayet soğukkanlı bir şekilde evde yalnız oturduğunu başka bir kimse olmadığını beyan etmesi üzerine tim mensupları derhal eve girerek salon salomanje, bir küçük oda, bir küçük koridor, mutfak ve 2 odadan ibaret dairede arama yapmaya başlamışlardır. Komiser muavini Alican Özgenler ve görevli memurlardan ikisi Lale Arıkdal'dan gerekli görülen bazı konuları sorarken, polis memuru Reşat Okutan küçük koridor nihayetindeki odaya girmiş, oda kapısı soluna düşen köşedeki karyola üzerinde bir erkek ceketinin bulunduğunu görerek arkadaşlarına burada erkek elbiseleri var diye seslendiğinde bu sırada karyolanın karşısındaki duvara bitişik bulunan vinylexten mamul gardrop ön tarafının açıldığını, bir tabanca namlusunun dışarı doğru uzatıldığını görmesiyle birlikte, Ulaş Bardakçı tarafından tabanca ile atışa başlanılmıştır. Bu durum karşısında polis memuru Reşat Okutan ile oda penceresi dışında bulunan diğer görevliler de karşı atışta bulunmaları sonucu, Ulaş Bardakçı, isabet eden kurşunlar sebebiyle ölmüş, görevli polis memuru Reşat Okutan ve Tamer Gürbüz hayati tehlike arzedecek şekilde yaralanmışlardır.
Görevlilerce mahallinde yapılan tesbit ve tahkikte: Ulaş Bardakçı tarafından çatışmada kullanılan 9 mm. çaplı Smith-Wesson marka tabanca ve 62 adet aynı çaplı mermi, yasaklanmış Marksist-Leninist kitaplar ile Ulaş Bardakçı'nın üzerinden 11853,50 lira ve ayrıca gizli haberleşmeyi sağlamada kullanılan harfleri ifade eden muayyen şekillerden ibaret şifre belgesi bulunarak, güvenlik kuvvetlerince zaptedilmiştir.
Kızıldere Olayı ve kır gerillasının yenilişi[değiştir | kaynağı değiştir]

THKO liderlerinin idamlarını engellemek için eylem yapılması hala gündemdeydi. Hatta Nihat Erim'i kaçırmayı planlayanlar bile vardı. Ama zaman kısıtlıydı. THKC Karadeniz kır militanlarından Fatsa'dan İngilizleri kaçırabileceği yönünde bir teklif gelince Çayan bu eylemi koşullarının hazır oluşundan dolayı seçer. THKP-C 25 Mart 1972'de "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, Parlamentosu ve Hükümetine" başlıklı bir bildiri bırakır. Bildiri şunları istemektedir:[23]

  1. İnfazlar derhal durdurulacak,
  2. Hiçbir yurtsever ve devrimci asılmayacaktır.
  3. Ençok kırk sekiz saat içerisinde bu konuda Türkiye radyolarından infazların durdurulduğu hakkında yayın yapılması şarttır.

Bunun üzerine 26 Mart 1972'de Ordu, Ünye'den 2 İngiliz 1 Kanadalı radar teknisyeni kaçırılır. Kızıldere'ye vardıklarında Çayan; Nihat Yılmaz ve Ertan Saruhan'a köyden gidip eylemi gelecek kuşaklara anlatmasını ister. Ama 28 Mart 1972'de Yılmaz ve Saruhan, kullandıkları arabayı uzak bir yerde terk edip tekrar Kızıldere'ye dönerler.[23] Militanlar 30 Mart 1972'de Tokat, Niksar, Kızıldere köyünde kuşatılır. Askerler militanlarla konuşmak isterler. Militanlar kabul eder ve dama çıkarlar. Militanların görünüşünün ardından askerler ateş açar. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Merkez Komitesi ve "Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi Kır Gerillaları Ünitesi" lideri Mahir Çayan alnından vurularak ölür.[24] Çayan'ın ölümü üzerine militanlar sinirlenir ve 3 teknisyeni öldürüp çatışmaya başlarlar. Çatışma sonucu 9 militan yaşamını yitirir.[not 10] Saffet Alp[not 11] yaralı olarak geçirilir ama evin dışına çıkarılıp kafasından vurularak öldürülür.[25][26][27] Samanlıkta saklanan dönemin diğer THKP-C üyesi Ertuğrul Kürkçü'nün babası ise, oğlunun naaşını ölenler arasında bulamaması üzerine[28] tekrar yapılan arama sonucu 31 Mart 1972'de yakalanır.[29]

Olayda ölen militanların isimleri şöyledir:[30]

Kızıldere Sonrası Eylemleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 3 Mayıs 1972'de Ankara-İstanbul seferini yapan THY'nin DC-9 "Boğaziçi" adlı uçağın Sofya'ya kaçırılması
  • 22 Ekim 1972'de İstanbul-Ankara seferini yapan THY'nin "Truva" adlı uçağın Sofya'ya kaçırılması

Konuyla ilgili yayınlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Sean Anderson & Stephen Sloan, Historical Dictionary of Terrorism, Scarecrow Press, 2009, ISBN 9780810857643

Dip Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Kendi deyişleriyle "Kanlı Pazar'da katledilen devrimciler anısına düzenlediği 16-17 Şubat Devrimci Terör Harekatı'nda"
  2. ^ Bu olay sonradan Mahir'in hapiste yazdığı şiirlere de yansıdı ve solaklığından dert yandı.
  3. ^ Cihan Alptekin ve Ömer Ayna THKO'dan, Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı ve Ziya Yılmaz THKP-C'den.
  4. ^ Kaçmasalardı mahkeme sonucunda alınan idam kararının sonucu idam edileceklerdi.
  5. ^ İlhan ve Mahmut, Aktolga ve Küpeli'nin kod adlarıdır.
  6. ^ Bu kod adları sırasıyla Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Orhan Savaşçı ve Ertuğrul Kürkçü'ye aittir. Kaynak: THKP-C
  7. ^ Merkez Komite üyeleri aynı zamanda Genel Komite üyesiydi.
  8. ^ Daha sonra Hiram Abas Devrimci Sol üyesi 2 militan tarafından suikast sonucu öldürülür.
  9. ^ Birinci hazırlanan iddianame değil.
  10. ^ Ölen 2 militan THKO, diğer 7 militan ise THKP-C örgütündendir.
  11. ^ THKP-C'den.
  12. ^ Ömer Ayna ve Cihan Alptekin THKO diğerleri THKP-C'den

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Çayan grubunun davası sona erdi 2 idam 3 müebbet". Hürriyet. 28 December 1971. 
  2. ^ http://www.teorivepolitika.net/index.php/kitaplar/item/229-71-devrimciliginin-tarihyazimi-i
  3. ^ THKC 1 No'lu Bülteni
  4. ^ http://www.milliyet.com.tr/2005/02/11/son/sonyas10.html
  5. ^ Feyizoğlu, Turhan. İki Adalı: Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı. Alfa Basım Yayın Dağıtım. s. 37. ISBN 978-605-106-441-3. 
  6. ^ "44 yıl önce öldürülen İsrail Büyükelçisi Elrom kim çıktı". http://odatv.com/44-yil-once-oldurulen-israil-buyukelcisi-elrom-kim-cikti-3110151200.html. 
  7. ^ Feyizoğlu, Turhan (Mart 2012). İki Adalı Hüseyin Cevahir-Ulaş Bardakçı (1. Basım bas.). Alfa Yayınları. s. 88. ISBN 978-605-106-441-3. 
  8. ^ Karakaş, Gökhan. "Güney, Çayan'ı bu arabada sakladı". http://www.milliyet.com.tr/guney-cayan-i-bu-arabada-sakladi/gundem/gundemdetay/21.04.2013/1696320/default.htm. 
  9. ^ "Hep o sıkıntı: Yakalanmasaydım belki de Kızıldere katliamı olmazdı". http://www.milliyet.com.tr/-hep-o-sikinti-yakalanmasaydim-belki-de-kizildere-katliami-olmazdi-/pazar/haberdetay/20.02.2011/1354555/default.htm. 
  10. ^ http://odatv.com/51-saat-suren-sibel-erkan-olayi-1603121200.html
  11. ^ Feyizoğlu, Turhan (Mart 2012 (Alfa Yayınları'ndaki ilk baskı için)). İki Adalı: Hüseyin Cevahir Ulaş Bardakçı. Alfa Basım Yayın Dağıtım. s. 40. ISBN 978-605-106-441-3. 
  12. ^ Şensoy, Hasan. "ŞAFAK YARGILANAMAZ CİLT: 2 VII. BÖLÜM THKP-C MLSPB'NİN OLUŞUM VE GELİŞİM SÜREÇLERİ". http://www.barikat-lar.de/kitap/safak%202/bolum7.htm. Erişim tarihi: 23 December 2015. 
  13. ^ http://t24.com.tr/yazarlar/murat-bjedug/44-yil-once-katledilen-huseyin-cevahirin-babasi-anlatiyor-vucudunda-83-kursun-deligi-saydim,12015
  14. ^ Birinci THKP-C İddianamesi
  15. ^ THKP-C İddianamesi
  16. ^ Dündar, Can. "BÜYÜK FİRAR YAZI DİZİSİ". http://candundar.com.tr/m/index.php?Did=30844. 
  17. ^ "Kurtuluş Cephesi- Mahir Diğer Yazılar". http://www.kurtuluscephesi.com/eris/mahirdiger.html. 
  18. ^ "Mehmet Eymür". http://biyografi.info/kisi/mehmet-eymur?no=m. 
  19. ^ Feyizoğlu, Turhan (Mart 2012 (Alfa Yayınlarında 1. basım)). İki Adalı: Hüseyin Cevahir Ulaş Bardakçı (1. bas.). Alfa Basım Yayın Dağıtım. s. 108. ISBN 978-605-106-441-3. 
  20. ^ Şentürk, M. Utku. "Mahallemizin en güzel abisi: Ulaş Bardakçı". http://haber.sol.org.tr/soldakiler/mahallemizin-en-guzel-abisi-ulas-bardakci-haberi-88134. 
  21. ^ "19 Şubat 1972: Devrimci önder Ulaş Bardakçı öldürüldü". http://marksist.org/mobile/new.php?id=873. 
  22. ^ "Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi Savaşçısı Ulaş Bardakçı". http://www.kurtuluscephesi.com/kurcep1/ulas.html. 
  23. ^ a b Bjeduğ, Murat. "Mahir Çayan ve arkadaşları ile rehineler Kızıldere'de nasıl öldürüldü?". http://t24.com.tr/yazarlar/murat-bjedug/mahir-cayan-ve-arkadaslari-ile-rehineler-kizilderede-nasil-olduruldu,4906. 
  24. ^ Özbilgen, Füsun (2015). DEVRİMCİLER ÖLMEZ 10'lardan Biri: Sinan Kâzım Özüdoğru Kitabı (1. bas.). İstanbul: Ayrıntı. s. 12. ISBN 978-975-539-964-5. 
  25. ^ Bjeduğ, Murat. "Arife Alp: Benim oğlum yaralıyken bile aman dilemedi onlardan...". http://t24.com.tr/yazarlar/murat-bjedug/arife-alp-benim-oglum-yaraliyken-bile-aman-dilemedi-onlardan,4935. 
  26. ^ Alp, Fikret. "Sağken öldürülenlerden biri de abim Saffet Alp'ti". http://t24.com.tr/yazarlar/bilinmeyen/sagken-oldurulenlerden-biri-de-abim-saffet-alp-idi,6434. 
  27. ^ "Üsteğmen Saffet'i kim öldürdü?". http://www.haber7.com/yasam/haber/147939-ustegmen-saffeti-kim-oldurdu. 
  28. ^ Bjeduğ, Murat. "Çatışma çıkmadan önce üzerimizdeki paraları yaktık!..". http://t24.com.tr/yazarlar/murat-bjedug/catisma-cikmadan-once-uzerimizdeki-paralari-yaktik,4924. 
  29. ^ "Kızıldere Katliamı". http://bianet.org/biamag/siyaset/93985-kizildere-katliami. 
  30. ^ Gönül, Burçin. "Kürkçü, Kızıldere iftirasına yanıt verdi". http://www.birgun.net/haber-detay/kurkcu-kizildere-iftirasina-yanit-verdi-60679.html. 

Dış Bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

THKP-C'yle alakalı olaylarla ilgili hazırlanmış bir toplama video
THKP-C Savunması
THKP-C Davası Savunması Özeti Ulaş Bardakçı'nın el yazısıyla
Ulaş Bardakçı'nın kişisel savunması