Mahir Çayan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Mahir Çayan
Mahir Çayan
Mahir Çayan
Doğum 15 Mart 1946(1946-03-15)
Samsun
Ölüm 30 Mart 1972 (26 yaşında)
Kızıldere, Niksar

Mahir Çayan (15 Mart 1946, Samsun - 30 Mart 1972; Kızıldere, Niksar, Tokat), Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C) lideri. Marksist-Leninist devrimci önder. 30 Mart 1972 tarihinde, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere Köyü'nde dokuz arkadaşıyla birlikte öldürüldü.[1]

Yaşam öyküsü[değiştir | kaynağı değiştir]

Samsun doğumlu olan Mahir Çayan, ortaokul ve lise dönemlerini Haydarpaşa Lisesi'nde, yani İstanbul'da geçirdi. 1963'te İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Ertesi yıl Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrenimine devam etti. Bu dönemde TİP ve FKF'ye (Fikir Kulüpleri Federasyonu) bağlı olan SBF (Siyasal Bilgiler Fakültesi) Fikir Kulübü'ne girdi. 1965'te bu kulübün başkanlığını da üstlendi.

1967'de kısa süreliğine o zamanlar ki kız arkadaşı Gülten Savaşçı'nın yanına Fransa'ya gitti. Buradaki sosyalist hareketlerin genel seyri ve içinde bulundukları tartışmaları izledi. 1968'deki 6. Filo eylemlerine İzmir'de katıldı ve gözaltına alındı. Bu dönemde Türkiye İşçi Partisi (TİP) içinde başlayan Mihri Belli'nin savunduğu Millî Demokratik Devrim tartışmalarının içerisinde ve daha sonra kurulan THKP-C'nin önder kadrosunda bulundu. Bu tartışma sürecinde TİP adına Karadeniz Ereğli'de çalışmalar yürüttü.

Bu geziden sonra ideolojik olarak Millî Demokratik Devrim saflarında yer aldı. TİP ile olan temel ayrılığı devrim sorunu olarak tarif eder. Fransa'da bulunduğu süreçte Latin Amerika silahlı (fokoist) mücadelelerinden etkilenir. TİP'i bu süreçte yasalcılıkla suçlar, Türkiye'deki devrim sürecinin ancak silahlı bir mücadeleyle ve kendi özgül koşullarının tespit edilmesiyle olabileceğini savunur. Bu görüşe daha yakın olan Türk Solu ve Aydınlık dergilerinde yazılar yazar. Bu dönemde yazdığı önemli yazıları "Revizyonizmin Keskin Kokusu 1", "Revizyonizmin Keskin Kokusu 2" ve "Aren Oportünizminin Niteliği" dir.

1969 yılında Ankara'da yapılan ve Fikir Kulüpleri Federasyonu'nun adını DEV-GENÇ (Devrimci Gençlik Federasyonu) olarak değiştirdiği toplantıda Türkiye sosyalist hareketinin seyrini değiştirir.Mahir Çayan, 1970'te Gülten Savaşçı ile evlendi. 1971 yılında yapılan TİP kongresine katılmamıştır, fakat TİP ve kendi çalışma çevresinden öğrenci ve işçilerle birlikte bir toplantı örgütler. Mihri Belli ile olan ayrılıkları iyice ortaya çıkmış olmasıyla birlikte yolunu Millî Demokratik Devrim (MDD) sürecinden ayırarak, önce "genç subayların" askerî darbe yapmasını beklemek yerine halk ihtilali için silahlı propaganda faaliyetlerine başlar. Bu ayrışmanın temel noktası, aslında MDD tespitinin TİP yasalcılığının başka bir versiyonu olduğu görüşüdür. O dönemde Türkiye devrim sürecini Kesintisiz Devrim I-II-III broşürlerinde dile getirir. Türkiye'nin sahip olduğu yapıyı oligarşi olarak tanımlar. Ek olarak "Türkiye'deki geçmişe nazaran refah seviyesinin artması ile birlikte devlet ve halk arasında bir denge vardır," demiş ve bu dengeyi suni denge olarak adlandırmıştır. Suni dengeyi de bozmanın ancak silahlı mücadele ile olacağını savunmuştur.[2]

Bu süreçte Münir Ramazan Aktolga ve Yusuf Küpeli ile birlikte THKP-C'nin kuruluş çalışmalarını sürdürür. Örgütün diğer önemli isimleri arasında; Ertuğrul Kürkçü, İlhami Aras, Ulaş Bardakçı, Mustafa Kemal Kaçaroğlu ve Hüseyin Cevahir yer alır. Şehir gerillası modellini benimseyen Mahir Çayan buna uygun silahlı eylemlerin planlanmasında ve gerçekleştirilmesinde bizzat bulunur.Bu arada THKP'nin şehir gerillası eylemlerini de planlayan Çayan, 12 Şubat 1971 'de Ankara'da Ziraat Bankası Küçükesat Şubesi'nin soyulmasına katıldı.Şubat 1971'de Hüseyin Cevahir, Ulaş Bardakçı, Ziya Yılmaz, Kamil Dede ve Oktay Etiman'la birlikte İstanbul'a geldi ve örgütün eylemlerine burada devam edilmesi için hazırlıklarda bulundu. 15 Mart 1971 'de Erenköy Türk Ticaret Bankası soygununa katıldı.  Bunun ardından 4 Nisan 1971'de işadamları Mete Has ile Talip Aksoy'un kaçırılıp, 400 bin liralık fidye alınması eylemini arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdi. Bu arada Türkiye Halk Kurtuluş Partisi'nin tüzüğünü Münir Ramazan Aktolga ile birlikte hazırladı.  Aynı günlerde "İhtilalin Yolu" adlı parti bildirisini de kaleme alan Mahir Çayan, 22 Mayıs 1971' de İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom'un kaçırılıp öldürülmesi olayına karışır. Kaldıkları evden kaçarken polisle girdikleri çatışma sonrasında Mahir Çayan ve Hüseyin Cevâhir, İstanbul Maltepe’de bir evde kuşatılır. Evde bulunan 14 yaşındaki Sibel Erkan'ı rehin alırlar. Çayan ve Cevahir’i ikna edebilmek için anne ve babaları ile aile büyükleri olay yerine getirilir. Hüseyin Cevahir ve Mahir Çayan'ın teslim olmaması üzerine 1 Haziran 1971 günü eve operasyon düzenlenir. Cevahir ve Çayan Sibel Erkan'ı korumak için pencerelerden uzaklaştırır. Hapisteki İlkay Demir Mahir Çayan'ı siyah saçlı ve esmer tarif etmiş ve bunun üzerine keskin nişancı Mahir Çayan sandığı Hüseyin Cevahir'e ateş açmıştır. Cevahir ölmeden önce 'aslan'diye bağırır ve son nefesini verir. 'Aslan' Çayan ve Cevahir arasındaki bir şifredir. Çayan ise arkadaşıyla daha önceden anlaştığı gibi sağ ele geçirilememek için namluyu kalbine doğrultur ve tetiği çeker. Ancak solak olduğu için eli titrer ve kurşun kalbi yerine akciğerine saplanır. Hüseyin Cevahir ölü, Mahir Çayan yaralı ele geçirilir. Sibel Erkan zarar görmemiştir.

Mahir Çayan tutuklandıktan sonra bir süre dava arkadaşlarından ayrı tek başına bir hücrede tutuldu.9 günlük ölüm orucunun sonunda gece yarısı İstanbul Maltepe Cezaevi'ne getirildi. Dava sürerken 29 Kasım 1971'de THKP-C'den Mahir Çayan, Ulaş Bardakçı, Ziya Yılmaz ile Türkiye Halk Kurtuluş Ordusundan (kısaca THKO) Cihan Alptekin ve Ömer Ayna, kazılan tünelden çıkarak firar ederler. Firardan sonra THKP-C içinde bölünme yaşanır. Bu süre içinde örgüt içinde başgösteren anlaşmazlığı tartışmak üzere 12 Aralık 1971'de Yusuf Küpeli ve Münir Aktolga ile görüştü. Ancak bu görüşmede bir sonuç sağlanamadı ve Çayan içerde oldukları süre içinde partinin çizilmiş olan stratejisini terkettikleri gerekçesiyle Merkez Komitesi’ndeki bu iki arkadaşını suçladı. Daha sonra genel komitedeki diğer üyelerin de onayı ile Yusuf Küpeli ile Münir Ramazan Aktolga'nın THKP'den ihraç edilmelerini sağladı. İstanbul'da kalma olanakları daralan Mahir Çayan, Ankara'ya geçer. 19 Şubat'ta Ulaş Bardakçı Arnavutköy'de kaldığı evde kuşatılır ve güvenlik güçleyile girdiği çatışmada öldürülür. Mahir Çayan ve arkadaşları bir yandan sürekli yer değiştirerek yakalanmamaya çalışırken, öte yandan idam cezası verilmiş olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ın kurtarılması için eylem olanakları araştırırlar. Ankara'daki ilişkiler de yakalanmalar sonucunda giderek daralır. Önce bazı kadrolar Karadeniz'e gönderilir. Koray Doğan'ın polis tarafından öldürülmesi ve diğer yakalanmalar sonrasında da Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna ve Ertuğrul Kürkçü Karadeniz'e geçerler.[3]

Kızıldere Olayı[değiştir | kaynağı değiştir]

Bir süre Fatsa'da kalan Mahir Çayan ve arkadaşları infazları engellemek için eylem olanakları araştırırlar. 26 Mart 1972'de Ünye'de NATO'ya ait radar istasyonunda çalışan iki Kanadalı ve bir Britanyalı teknisyeni kaçırır ve karşılığında Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın serbest bırakılmasını isterler. 28 Mart'ta rehinelerle birlikte Niksar'ın Kızıldere köyü muhtarının evinde kalmakta olan arkadaşlarının yanına giderler. 30 Mart günü muhtarın evinde askerler tarafından ablukaya alınırlar. Komutanların megafonla yaptığı teslim olun çağrılarına Mahir Çayan tarafından "Erleri geri çekin,rütbeliler gelsin" ve "Biz buraya dönmeye değil,ölmeye geldik" sözleri ile karşılık verilir. Evi sarmış olan askerler eve girer. İlk Mahir Çayan düşer. Alnından aldığı yarayla evin çatısında can verir.Güvenlik kuvvetlerinin havan topları ve roketatarlarla evedekilere ateş açması sonucu Kızıldere olayı gerçekleşir. Çatışma sonunda Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Saffet Alp, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Ahmet Atasoy, Ertan Saruhan, Sabahattin Kurt ve Nihat Yılmaz öldürülür. Evde bulunan Ertuğrul Kürkçü samanlıkta yaralı ele geçirilir. Rehineler ise çatışma sırasında ölürler. Cenazeler savcının nezaretinde Niksar'a götürülür. Olaydan sonra Mahir Çayan'ın cenaze aracı askerler tarafından durdurulur ve cenazesi kimsesizler mezarlığına gömülür. Ancak 1974 Çayan'ın arkadaşları cenazeyi alır ve Karşıyaka Mezarlığı'na defnedilir.

Mahir Çayan'ın mezarı Ankara Karşıyaka Mezarlığı, L/3 adası, 99 no'lu mezardır.

Yazıları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Aren Oportünizminin Niteliği .
  • Revizyonizmin Keskin Kokusu I
  • Revizyonizmin Keskin Kokusu II
  • Sağ Sapma, Devrimci Pratik ve Teori
  • Yeni Oportünizmin Niteliği Üzerine
  • ASD'ye Açık Mektup
  • Yayın Politikamız
  • Devrimde Sınıfların Mevzilenmesi .
  • Kesintisiz Devrim I
  • Kesintisiz Devrim II-III
  • Toplumsal Yazıları

Literatürde Mahir Çayan[değiştir | kaynağı değiştir]

Kitaplar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ali H. Neyzi, Mahir
  • Turhan Feyizoğlu, Mahir
  • Tarkan Tufan, Mahir Çayan'ın Hayatı ve Fikirleri: Bir Devrimcinin Portresi
  • Mahir Çayan "Bütün yazıları"
  • "Hasretim Derin Uykularda-Mahir Çayan" Vehbi Bardakçı
  • Mahir Çayan'ın Hayat Öyküsü - Yılmaz Okay

Diziler[değiştir | kaynağı değiştir]

Şarkılar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Grup Kızılırmak - Kızıldere
  • Sevinç Eralatay - Kızıldere
  • Grup Yorum - Sen Olacağız
  • Grup Yorum - Kızıldere
  • Selda Bağcan - Kızıldere
  • Aşık İhsani - Kızıldere
  • Ali Asker - Kızıldere
  • Emekçi - Kızıldere
  • Sevinç Eralatay - Mahir'in Türküsü
  • Grup Adalılar - Mahir'i gördüm
  • Grup Adalılar - Ankara'dan Bir Haber Var

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Turhan Feyizoğlu'nun Mahir adlı kitabı
  • THKP/C Savunması, Kuva-ı Milliye konusu
  1. ^ http://bianet.org/biamag/bianet/93985-kizildere-katliami
  2. ^ Aren Oportünizminin Niteliği
  3. ^ Turan Feyizoğlu. Mahir. Biyografi. Doruk Yayımcılık