II. Osman

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
II. Osman
Genç Osman
İslâm Halifesi
İki Kutsal Caminin Hizmetkârı
Şehit
Osman 2.jpg
16. Osmanlı Padişahı
Hüküm süresi 26 Şubat 1618 – 18 Mayıs 1622
Önce gelen I. Mustafa
Sonra gelen I. Mustafa
Eş(leri) Akile Hanım
Ayşe Hanım
Meylişah Hatun
Çocukları Şehzade Ömer
Şehzade Mustafa
Zeynep Sultan
Hanedan Osmanlı Hanedanı
Babası I. Ahmed
Annesi Mahfiruz Hatice Sultan
Doğum 3 Kasım 1604(1604-11-03)
İstanbul
Ölüm 20 Mayıs 1622 (17 yaşında)
Yedikule zindanları, İstanbul
Defin 21 Mayıs 1622
I. Ahmed türbesi
Dini İslam
İmza

II. Osman ya da Genç Osman divan edebiyatındaki mahlasıyla Farisî, tahttan indirildikten sonraki adıyla Osman Çelebi (3 Kasım 1604, İstanbul - 20 Mayıs 1622, İstanbul); 16. Osmanlı padişahı ve 95. İslam halifesidir. Babası I. Ahmed, annesi (yabancı kaynaklara göre Yunan kökenli)[1] Mahfiruz Hatice Sultan'dır. II. Osman 14 yaşında iken, amcası Sultan I. Mustafa'nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına oturdu. Annesi onun yetişmesi için çok titiz davrandı. II. Osman iyi bir terbiye ve tahsil gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. Bazı batı kaynaklarında Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi batı dillerini öğrendiği kaydedilirse de bunun doğru olma ihtimali yoktur.[2]

II. Osman, Fatih Sultan Mehmed devrine kadar yapıldığı gibi saray dışından, Şeyhülislam Es'ad Efendinin ve Pertev Paşa'nın kızları ile evlendi. Yavuz Sultan Selim devrinden itibaren padişah saray dışından evlenmediği için bu davranış önemli bir değişiklik oldu. Kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamadı.

Tarihte eşine az rastlanır bir şekilde tahtan indirilerek, çeşitli hakarete ve saldırılara maruz bırakıldıktan sonra[3] Yedikule zindanlarında boğularak öldürülen II. Osman, babası Sultan I. Ahmed'in yaptırdığı Sultanahmet Camii'nin yanındaki türbesine defnedildi. Tahta çıkar çıkmaz devlet erkânı içindeki üst düzey yetkilileri değiştiren, müderris ve kadıların atanma yetkilerini şeyhülislamdan aldı. Ayaklanmada öldürülen ilk padişahtır. Osmanlı padişahları arasında en genç vefat edenidir.

İran ilişkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Sultan II. Osman tahta çıktığı sırada Sadrazam Damat Halil Paşa, İran seferindeydi. Osmanlı ordusu Pul-i Şikeste'de yenilmesine rağmen, İranlılar, mukaddes saydıkları Erdebil şehrinin Osmanlılar'ın eline geçme ihtimali üzerine barış istediler. Serav sahrasında, daha önce iki devlet arasında imzalanan Nasuh Paşa Antlaşması baz alınarak imzalanan Serav Antlaşması'yla barış tekrar sağlandı. (26 Eylül 1618).

Otuz Yıl Savaşları[değiştir | kaynağı değiştir]

Kanuni zamanında başlayan Katoliklere karşı Protestanlara destek verme, Otuz Yıl Savaşları'nda devam etti. Özellikle Transilvanya'da çıkan Protestan isyanında, Osmanlı'nın büyük etkisi vardı.[4]

İtalya ve Akdeniz seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

Halil Paşa komutasındaki Osmanlı donanması 1620 yazında Akdeniz seferine çıktı. İstanbul'dan ayrıldıktan sonra Navarin'e gelen donanma, buradan da kuzeye, Adriyatik'e doğru yöneldi. Dıraç'da iki İtalyan gemisini ele geçirdikten sonra İtalya'ya asker çıkardı ve İspanyollara ait olan liman şehri Manfredonia'yı işgal etti.

Lehistan seferi[değiştir | kaynağı değiştir]

II. Osman'nın at üstünde bir minyatürü.

Osmanlı Devleti ile Lehistan arasında bir dostluk mevcuttu. Dinyester ırmağı iki ülke arasında sınır oluşturuyordu. Osmanlı-Avusturya savaşlarında Lehistan ilişkileri gerginleştiyse de barış bozulmamıştı. Fakat askeri birliklerin geçimini Lehistan'a yaptığı akınlarla sağlayan Kırım Hanı, barışa aykırı hareket ediyordu. Bunun yanı sıra Lehliler Boğdan işlerine müdahaleden geri kalmadıkları gibi, Boğdan'a ait Hotin kalesini işgal etmişlerdi (1617). Ayrıca Eflak ve Erdel'in içişlerine müdahale etmeye devam ediyorlardı. Bu olaylar üzerine II. Osman, kendisine yapılan muhalefetlere rağmen Lehistan seferine karar verdi. Bu arada Özi Beylerbeyi İskender Paşa komutasındaki birlikler, Prut kıyısında bulunan Yaş'ta, Lehlileri bozguna uğratmıştı (Eylül 1620).

II. Osman, 1621'de Lehistan Seferine çıktı. Lehler yeni ve daha büyük bir ordu meydana getirme çabasındaydılar. Avusturya'dan yardım alarak ordularını takviye ettiler. Osmanlı Ordusu 2 Eylül 1621'de Hotin önlerine geldi. Kale kuşatıldı ve Hotin kalesi önlerinde yapılan meydan savaşında, düşman siperlerinin ele geçirilememesi, askerlerin şevk ve heyecanını oldukça yıprattı. Yeniçerilerin de kendilerini tam olarak savaşa vermemeleri, bu savaşın kesin bir netice ile sonuçlanmamasına yol açtı. Lehistan elçilerinin savaşa kendilerinin neden olduklarını bildirmesi üzerine Hotin Antlaşması yapılarak sefere son verildi (29 Eylül 1621). Antlaşmaya göre Lehler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacak , Lehistan eskiden olduğu gibi Kırım Hanı'na 40.000 düka altın verecekti.

Hotin Seferi(1621)

Yenilik hareketleri[değiştir | kaynağı değiştir]

II. Osman, Lehistan seferindeki başarısızlığının sebebi olarak askerin gayretsizliğini görüyordu. Askeri alanda bazı yenilikler yapma fikri böylece gelişti. İşe Kapıkulu Ocakları ile başladı. Yaptırdığı sayımda, asker sayısının maaş defterindeki kişi sayısından az olduğunu anlayınca fazladan para vermeyi kesti. Bu durum da, daha önce fazladan gelen paraları kendi ceplerine atan zabitlerin, II. Osman'a düşman olmalarına yol açtı. II. Osman'ın reformculuğuna dair anlatılanların çoğu 19. yüzyıldan itibaren konuyu ele alan bazı tarihçilerin kendi anlatımları ile ilgilidir. II. Osman'ın yapmak istediği reformlar olarak sunulanlar kendi devrinin kaynaklarında çoğunlukla yer almamaktadır. II. Osman'a atfedilen birçok reform düşüncesi 19. yüzyılda Mizancı Murad ile yazılmaya başlanmış olup orijinal bilgiye dayanmadan sunulmuştur. İsmail Hami Danişmend de II. Osman'ın başkenti Anadolu'ya taşımak istediğini, orduyu Türk unsurlarla yeniden kurmak istediğini, din adamlarını devlet işlerinden uzaklaştırmayı düşündüğünü, kıyafette değişikler tasarladığını ve daha başka yenilikler planladığını iddia etmekteyse de bunların çoğu devrin kaynaklarında yer almamaktadır. II. Osman'ın ordu ile ilgili birtakım düzenlemeler yapmak istediği bilinmekteyse de içeriği hakkında yeterince bilgi yoktur. Nev'î mahlasını kullanan Hüseyin İbn-i Sefer, "Sebeb-i Halâs-ı Mustafa Han" eserinde "Saâdetli Pâdişâh, yeniçeri ve sipah tâifesini kırıp, Etrâkten sekbân ve Türkmen'den cündî yazmak havasına düşüp Anadolu semtine geçmeğe hazır ve âmâde idi" der.[5] İsmail Hami Danişmend'in, Osmanlı Tarihi Kronolojisi'ne göre II. Osman'ın yapmak istediği yenilikler şöyleydi:

  • Artık iyice bozulmaya başlayan ve her geçen gün devletin başına iş açan Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını ortadan kaldırarak, bunların yerine Anadolu, Suriye ve Mısır Türkleri'nden oluşan yeni bir ordu kurmak.
  • Dönme ve devşirmelerle dolmuş devlet mekanizması temizlemek, yerlerine Türk milletinden kişiler getirmek.[6]
  • Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentini İstanbul'dan Anadolu'ya, büyük olasılıkla bir Türk şehri olan Bursa'ya taşımak.
  • İlmiye Sınıfı'nın artık yozlaşmaya başlaması nedeniyle, onların ekonomik ve siyasi güçlerini kırıp devlet üzerindeki etkilerini yok etmek.
  • Saray geleneklerini değiştirerek artık padişah ve yakınlarının devşirmelerle evlilik yapması yerine Türk ailelerinden kız almasını sağlamak.
  • Giysilerde değişiklikler yaparak eski gösterişli kavuk ve kaftanlar yerine daha yalın giysilerin giyilmesini sağlamak.
  • Fatih Sultan Mehmet'in ve Kanuni Sultan Süleyman'ın yaptıkları yasaları yeniden düzenleyerek, imparatorluğun yeni koşullarına uydurmak.[7][8]
Hotin Seferi güzergahı(1621)

II. Osman'ın Halep, Erzurum, Şam ve Mısır Beylerbeylerine asker yazdırmak için gizli bir irade gönderdiğinin sarayda adamları olan yeniçeriler tarafından öğrenilmesi, bardağı taşıran son damla oldu. II. Osman asker toplamak için Anadolu'ya bizzat kendisi gitmek istiyordu. Bu arada İstanbul'a, Dürzi lider Maanoğlu Fahreddin'in Lübnan'da bir isyan çıkardığı haberi geldi. II. Osman bunu bir fırsat bilerek, isyanı bastırmak için Anadolu'ya gideceğini söyledi. Ancak Sadrazam Dilaver Paşa ve Şeyhülislam Hocazade Esad Efendi, koskoca padişahın küçük bir isyan için Anadolu'ya gitmesine gerek olmadığını söyleyerek, II. Osman'ın Anadolu'ya geçmesini engellemeye çalıştılar. Başka bir çaresi kalmayan II. Osman, hacca gideceğini ilan etti. Daha önce hiçbir padişah hacca gitmemişti. Sadrazam Dilaver Paşa ve Şeyhülislam Es'ad Efendi çok uğraştılarsa da II. Osman fikrinde kararlıydı. Padişahın geçeceği güzergah üzerindeki vilayetlerin beylerbeyleri haberdar edildi ve hazırlık yapmaları istendi. II. Osman'ın yanında 500 yeniçeri ve sipahi olacak, geri kalan asker İstanbul'un korunması için İstanbul'da kalacaktı. Sadrazam, defterdar, nişancı, rikab ümerası, gedikliler, 40 müteferrika ve 40 divan katibinin da hac kafilesinde yer alması planlamıştı.

İsyanın başlaması[değiştir | kaynağı değiştir]

II. Osman, ilk olarak kendisinin yerine I. Mustafa'nın tahta geçirilmesinde dahli olduğunu düşündüğü Damat Halil Paşa'yı azletti.[9] Ardından da Hotin Seferi'ne giderken Kösem Sultan'ın oğlu olan Şehzade Mehmed'i idam ettirdi.[10] Halkı da huzursuz eden bu hataların ardından en son da gizlice ordu toplamak amacıyla hacca gideceği öğrenilince bu sefer yeniçeriler devreye girdi ve olay halk boyutundan çıkıp bir taht kavgasına dönüştü.[11] Yeniçerilerin haberi aldıktan sonra takındıkları tavır halk tarafından benimsenmemiştir.

II. Osman'ın öldürülmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Arpalıkları kesilen ulema ile geleceklerini tehdit altında hisseden Yeniçeriler birleşerek Süleyman Ağa ile Hoca Ömer Efendi gibi bazı kişilerin idamını II. Osman'dan istediler ancak bu istekleri kabul edilmeyince 19 Mayıs 1622 tarihinde isyan başladı.[12] Saraya giren isyancıların I. Mustafa'yı padişah ilan etmeleri üzerine bazı istekleri yerine getirildi ancak bunun da bir etkisi olmadı. Ulema başlangıçta I. Mustafa'ya biat etmek istemediyse de sonrasında biat etmek durumunda kalındı. Bu olaylar üzerine II. Osman Yeniçeri ağası Ali Ağa'nın yanına gidip ona sığındı ve ondan Yeniçerileri ikna etmesini istedi. Yeniçerilerin karşısına geçerek onları ikna etmek isteyen Ali Ağa konuşturulmadı ve kılıçla saldırılıp parçalandı.[13]

Ardından II. Osman'ı yakalayan isyancılar, onu beygire bindirip yol boyunca hakaretler ederek kötü davrandılar.[12][14] İsyancılardan biri II. Osman'ın baldırlarını sıkıp ona küfrediyordu.[15] Son durak olarak Yedikule Zindanlarına götürülen II. Osman, orada hapsedildi. Onu öldürmek isteyenlere karşı direnen II. Osman'ın hayaları sıkılarak etkisiz hale getirildi[16] ve boynuna atılan kementle boğularak öldürüldü.[16] Katillerin arasında yer alanlardan biri ise II. Osman'ın kulağını keserek I. Mustafa'nın annesine götürdü.[17] Bu cinayetten I. Mustafa'nın annesi oldukça memnun kaldı.[17] Naaşı babası Sultan Ahmed'in türbesine götürülüp gömüldü.[14]

II. Osman

Hakkında yazılanlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Sultan Osman Han Mersiyesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Nef'i tarafından Sultan Osman'ın şehadeti üzerine 1622'de yazılmıştır.

Bir şâh-ı alîşan iken şâh-ı cihâna kıydılar

Gayretlü genç aslan iken şâh-ı cihâna kıydılar.

Gâzi bahâdır hân idi Âli-neseb sultan idi.

Nâmiyle Osman Han idi Şâh-ı cihâna kıydılar.

Hükmetmeğe kâdir iken Emr-i Hakk’a nâzır iken

Hacc itmeğe hâzır iken Şâh-ı cihâna kıydılar.

Ey dil ciğerler oldu hûn derdim bir iken oldu on

Kan ağladı eh-i fünûn şâh-ı cihâna kıydılar.

Eşrât-ı sâatdir bu dem rûz-ı kıyâmetdir bu dem

Kul’a nedâmetdir bu dem Şâh-ı cihâna kıydılar.

Nef'i -1622-

Edebi yönü[değiştir | kaynağı değiştir]

'Farisi' mahlasıyla birçok şiir yazmıştır.

Gülşen içre bitmedi bir gonce cana harsız

Dünyada hasıl değil nev-cühan ağyarsız

Kimi ol yarı benüm der kimisi dahi benüm

Orta yerde "farisi" avare kaldı yarsız (...)

Nevruz olucak diller şad olamağa yaklaşdı

Dilde gam-u gussa ber-bad olmağa yaklaşdı

Virane gönül varsa vecr-ü gam-i dilberden

Müsde ana ol mülk abad omağa yaklaşdı

Üstüda dilber öğrendi vefa resmin

Aşıklara lütfa mu'tad olmağa yaklaşdı

Çok aşık-u meftunu var sen gibi şirinün

Faris kulun emma ferhad olmağa yaklaşdı

Farisi (II. Osman)

Mahfiruz Hatice Sultan'ın Lala Ömer Efendi'ye mektubu[değiştir | kaynağı değiştir]

(...) Osman'ın annesi'nin Ömer Efendi'ye yazdığı mektubu okumakta fayda var, çünki bu mektubunda Sultan'ın annesi Yeniçeriler hakkında görüşlerini bildiriyor:

>Efendi Hazretlerine, evvela mahsus selam ve dualar ederiz. Sıhhat ve afiyette olasız. Buraları sual edersiz, rabbimize şükranlar ola, afiyetteyiz. Arslanımla müşavere olundu mu? Ahmed Efendiye haber edildi. Vallahi bu hükmü pek hoş görmeyiz, nicedir bu hususu arslanımla müşavere ederiz, lakin hükmü padişahı ferman eylemenin vakti değildir. O Yeniçeri illetinin başını almak vakti değildir. Lakin o da olacaktır. Arlsanıma farz oldu, bu deyyusları bertaraf edesiz. Padişah hazretlerinden kendilerini daha nüfuzlu kabul eylemek, ne curettir. Biliriz, devletlü padişahım rahmet ola Ahmed Han Hazretlerine de bu deyyuslar muhtelif vakitler baş eğmediler. Sual ederiz, Devletin başı kimdir, Padişahu Hazretleri arslanımdır, ona mahsustur devletin bekası ve hükmü. Bu deyyus takımı kendilerini, sübhanallah, meliki mülk kabul ederler. Kabul ola mı bu hal! Dua ederiz, arslanımın saltanatını Hüda müzdad eyleye. Şehzade Bayezid ve Şehzade Süleyman hazretlerine bağçede refakat eden o deyyus Mahmud'u görmek istemeyiz. An evvel başka yere tayin oluna<

Eşleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Şehzade Ömer (d. 20 Ekim 1621 - ö. Ocak 1622)
  • Şehzade Mustafa (d. Kasım 1622 - ö. 1623)
  • Zeynep Sultan (d. Kasım 1622 - ö. ?)

Popüler kültürdeki yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

12 Kasım 2015'te başlayan Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisinde II. Osman, Taner Ölmez tarafından canlandırılmıştır.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, Alfa Yayınları, s. 304
  2. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 33,  sayfa: 453
  3. ^ Ahmet Refik Altınay, Kâtip Çelebi, Kanaat Kütüphanesi Yayınları, s. 41-42, 1932.
  4. ^ An economic and social history of the Ottoman Empire Halil İnalcık, Suraiya Faroqhi, Donald Quataert, Bruce McGowan, Sevket Pamuk, Cambridge University Press, 1997 ISBN 0-521-57455-2 p. 424–425 [1]
  5. ^ Aksun, Ziya Nur, Osmanlı Tarihi, Cilt: II, Ötüken Neşriyat, s. 46-47
  6. ^ Esra Keskinkılıç, Sultan II. Osman, Şule Yayınları, 1999 sf. 30
  7. ^ Esra Keskinkılıç, Sultan II. Osman, Şule Yayınları, 1999 sf. 49-52
  8. ^ Efe, Ahmet (2014). Çocuklar Ve Gençeler İçin Osmanlı Tarihi Ansiklopedisi. Ankara: Akçağ Yayınevi. ss. 249,250. ISBN 978-975-338-829-0. 
  9. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım , XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010)
  10. ^ Öldürülen Osmanlı Şehzadeleri ve Devrilen Padişahlar. "Öldürülen Osmanlı Şehzadeleri ve Devrilen Padişahlar". Erişim tarihi: MART 9, 2013 AT 4:41 PM Sitenin Adresi:http://liberteryen.org/2013/03/oldurulen-osmanli-sehzadeleri-ve-devrilen-padisahlar/
  11. ^ Sakaoğlu, Necdet (1999), Bu Mülkün Sultanları, İstanbul:Oğlak ISBN 975-329-6 say.227
  12. 12,0 12,1 Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt: 33; s. 455
  13. ^ Naima Tarihi, Cilt: 2, Bahar Matbaası, İstanbul, 1968, s. 777
  14. 14,0 14,1 Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Sultanları, Alfa Yayınları, s. 219
  15. ^ Zuhuri Danışman, Osmanlı Padişahları, Cilt: II, Zuhuri Danışman Yayınları, s. 755
  16. 16,0 16,1 Naima Tarihi, Cilt: 2, Bahar Matbaası, İstanbul, 1968, s. 784
  17. 17,0 17,1 Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, Erdem Yayınları, s. 146
  18. ^ Necdet Sakaoğlu, Bu Mülkün Kadın Sultanları, Alfa Yayınları, s. 326
  19. ^ M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 88
  20. ^ M. Çağatay Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, Ötüken Yayınları, s. 87
II. Osman
Doğumu: 3 Kasım 1604 Ölümü: 20 Mayıs 1622
Resmî unvanlar
Önce gelen
I. Mustafa
Osmanli-nisani.svg
Osmanlı Sultanı

26 Şubat 1618 - 20 Mayıs 1622
Sonra gelen
I. Mustafa
Sünni İslam unvanları
Önce gelen
I. Mustafa
İslam Halifesi
26 Şubat 1618 - 20 Mayıs 1622
Sonra gelen
I. Mustafa