Kösem Sultan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan
كوسم صولتان
Anastasia
Nasya
Naib-i Saltanat
Valide-i Muazzama
Valide-i Muhtereme
Sahibet-ül Makam
Valide-i Kebire
Der-i Devlet
Ümmü'l Mümnin
Ulu Valide
Valide-i Maktule
Valide-i Şehide
Vera Effigies Turcorvm Imperatoris Ibrahim Filii, Et Sultanæ, Eiusdem Matris (1707).jpg
Valide Sultan
Hüküm süresi 10 Eylül 1623 – 2 Eylül 1651
Önce gelen Handan Sultan
Sonra gelen Turhan Hatice Sultan
Eş(leri) I. Ahmed
Çocukları IV.Murad
I.İbrahim
Şehzade Mehmed
Şehzade Kasım
Ayşe Sultan
Fatma Sultan
Gevherhan Sultan
Hanzade Sultan[1]
Atike Sultan
Tam ismi
Devletlu İsmetlu Haseki Mahpeyker Kösem Valide Sultan Aliyyetü'ş-Şân Hazretleri
Hanedan Osmanlı Hanedanı
Doğum 1590
Kefalonya, Yunanistan, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 2 Eylül 1651 (61 yaşında)[2]
Defin I. Ahmed Türbesi
Sultanahmet Meydanı, İstanbul
Dini Doğumunda Ortodoks daha sonra İslam
Meslek Haseki Sultan
Valide Sultan

Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan (Osmanlı Türkçesi: كوسم صولتان; tam adı ile: Devletlu İsmetlu Haseki Mahpeyker Kösem Valide Sultan Aliyyetü'ş-Şân Hazretleri d. 1590 - ö. 2 Eylül 1651[2]), Osmanlı devlet yönetiminde etkin bir rol oynamış Haseki Sultan ve Valide Sultan. Torununun saltanatında bile haremi yönetmiş ve büyük kayınvalidesi Safiye Sultan gibi kendisi de Büyük Valide Sultan olmuştur. Osmanlı padişahı I. Ahmed'in nikahlı eşi ve en sevdiği eşidir, padişah IV. Murad ile I. İbrahim'in annesidir ve IV. Mehmed'in babaannesidir. Safiye Sultan'ın isteği üzerine adı Mahpeyker olmuştur. Daha sonra Kösem adını almıştır.

Kösem Sultan'ın Kösem ismini alması hakkında iki rivayet vardır. Birincisi cildi pürüssüz ve bembeyaz olduğu için Sultan I. Ahmed ikinci ad olarak Kösem konmuştur. Diğer bir rivayet ise Kösem'in anlamı olan "emin, ne zaman ne yapacağını bilen, yol gösteren ve yönlendiren kişi veya kimse" anlamında Kösem Sultan'a verilmiştir.

Osmanlı tarihinin en güçlü Valide Sultan'ı kabul edilir. En güçlü Haseki Sultan olarak Hürrem Sultan öne çıkmaktadır. Kösem Sultan, eşi döneminde siyasi işlere tam anlamıyla olmasa da bir nebze karışmış ve veraset sisteminin dönüşümünde önemli bir rol oynamıştır.[3] Kösem Sultan, oğulları ve torunu dönemiyle otuz yıla yakın devletin fiili ve idari gücünü bizzat elinde bulundurmuş ve oynadığı siyasi satrançlarla imparatorluk üzerinde iktidar sahibi olmak isteyen devlet adamlarını, dahili ve harici düşmanların tümünü bertaraf ederek adeta Osmanlı ataerkil egemenliğine meydan okumuştur. Hayatı romanlara, tiyatro oyunlarına,dizilere,filmlere ve opera eserlerine konu olmuştur. Naibe-i Saltanat, Valide-i Muazzama, Valide-i Muhtereme, Sahibet-ül Makam, Valide-i Kebire,Valide-i Maktule, Der-i Devlet, Ümmü'l Müminin, Ulu Valide sıfatlarıyla da anılan Kösem Sultan, Osmanlı hareminde kadın hakimiyetinin sembolü haline gelmiş tarihin en önemli kadın figürlerinden biridir ve Avrupalıların ifadesiyle tam bir ana kraliçedir.[4]

Kösem Sultan torunu Avcı Mehmet'in padişahlığı döneminde de Saltanat Naibesi olmuş,devlet işlerinde söz sahibi olmuştur. Bunun üzerine Kösem Sultan ve Avcı Memet'in annesi Turhan Hatice Sultan arasında bir rekabet ortaya çıkar. Kösem Sultan bu durumun ancak yeni bir şehzadenin padişah olmasıyla değişebileceğini düşünerek Şehzade Süleyman lehinde çalışmalara başlar. Turhan Hatice Sultan'ın, durumu bir cariye vasıtasıyla öğrenmesi planı zarara uğratır. Bu sırada ayaklanan yeniçeriler, Turhan Valide Sultan'ın saraydaki yardımcıları olan ağalarının Mısır'a sürgün edilmesini talep etmektedir. Tehlikeli durum karşısında harekete geçen Turhan Sultan, ağalarının da yardımıyla Osmanlı tarihinin belki de en kudretli kadını olan Kösem Sultan'ı ortadan kaldırtır. Kösem Sultan'ın cenazesi, kocasının Sultan Ahmet Camii'ndeki I. Ahmed türbesine gömüldü. Bu olaydan sonra Köprülü ailesinden sadrazamlar iş başına geldi ve Valide Sultanların (padişahların anneleri) devlet siyasetindeki etkileri sona erdi.

İlk yılları[değiştir | kaynağı değiştir]

Cariye olarak Topkapı Sarayı’nın haremine girmeden evvel nasıl bir hayat sürdüğü, nerede doğduğu tartışmalıdır. Rum asıllı veya Bosnalı olduğuna dair bilgiler bulunan Kösem Sultan'ın 1590 yılında Yunanistan’ın Tinos şehrinde bir Rum papazının kızı Anastasya adıyla doğduğu, Kösem Sultan'a kisaca Nasya diye denilirdi. Babasının ölümüyle yetim kalmış, güzelliği ve zekası nedeniyle Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul'daki Osmanlı Saray'a kızlarağasına gönderildiği rivayet edilir.

Safiye Sultan küçük rum kızı'yla ilgilenmiş ve yüzü ay gibi parladığı için Mahpeyker adını uygun görmüş, daha sonra en önde olan ve en önde giden anlamı taşıyan Kösem lakabını almıştır.

Kösem Sultan küçük yaşta Harem'deki eğitime başladı. Kösem Sultan, Safiye Sultan ve Hürrem Sultan'ı örnek alarak, kendi yoluna başladı. Bu sirada III. Mehmed vefat etti ve genç Şehzade Ahmed Osmanlı tahtına oturdu. I. Ahmed olarak 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslâm halifesi oldu.Kösem parlak zekası ve güzelliği ile Sultan Ahmet'i kendine aşık etmeyi başardı.

Saraydaki yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

1603-1612[değiştir | kaynağı değiştir]

I. Ahmed’in dindarlığı ve devlet yönetimindeki kabiliyeti bilinmektedir. Bu karakterde ve hünerdeki bir padişahı etkisi altına aldığı düşünüldüğünde Kösem Sultan’ın ne kadar maharetli ve zeki olduğu anlaşılır. 15 yaşındayken I. Ahmed'e haseki olmuş ve daha sonra ise I. Ahmed'in resmi eşi olmayı başararak haremde çok büyük bir nüfuz kazanmıştır[5]. Kısa sürede kendinden kıdemli olan hasekilerin önüne geçmeyi başarmıştır.

Kösem Sultan'ın eşi I. Ahmet

Kösem Sultan saray'a geldiğinde sarayın en güçlü kadını I. Ahmet'ın Babaannesi Safiye Sultan'dı, sonra Valide Sultan Handan Sultan geldi ve üçünçü kadin Şehzade Osman doğum'dan sonra annesi Mahfiruz Hatice Sultan oldu, fakat Safiye Sultan'ın Eski Saray'a sürgün edilmesi ve Handan Sultan'ın 1605 senesinde genç ölümü ile sarayda iki Haseki kalmıştı. Bu iki haseki arasinda bir rekabet başlar. Mahfiruz ve Kösem Sultanların arasında 1607 yılında ağır bir kavga gerçekleşmiştir, Celal Temrukoğlu'nun Anılarından, Bir merasim sırasında Kösem gidip Baş Haseki Mahfiruz'un yerine oturunca buda pek fena hiddetlenip: >Pis Köle, kalk yerimden!< diye bağırınca Kösem de >Buranın başı benim sen değilsin!< demiş. Mahfiruz'da sinirle hizmetçilerin elinde tuttuğu ve içinde Şerbet bulunan Sürahiyi Kösem'in başından aşağı döküp saçından çekip yerinden kaldırmış. Sultan Ahmet hadiseden haberdar olunca her iki zevcesini de azarlayıp iyi geçinmelerini emretmiş., Venedik Elçisi Simone Contarini olayı şöyle anlatır: Sultan'ın Rum karısı Şehzade Osman'ın annesi Çerkes Kadın'a hakaret etmiş, buda onu tokatlayıp haddini bildirmiş. Sultan olaydan haber alınca çok kızmış ve her iki karısına bağırmış. Zaten Saray'da bu iki kadın'ın rekabeti her yerde konuşuluyor. Duyduğumuza göre Sultan'ın mağrur Çerkes karısı kocasının köle olan Rum Kadına rağbet etmesine çok kızıyormuş.. Daha sonra I. Ahmed'ın üçünçü eşi Fatma Sultan'nın gelmesiyle bir tane Haseki daha bu rekabet'e kattildi. Venedik elçisi Contarini'ye göre 1612'da Kösem Sultan'la kavga eden I. Ahmed'ın eşlerinden birisi, I. Ahmed'ın emriyle Eski Saray'a sürgün edildi, muhtemelen Mahfiruz Sultan veya Fatma Sultan değildir, halbuki Kösem Sultan bir tane Haseki'yi yollundan kaldirdi.

Mevcut Osmanlı kaynaklarının hiçbiri Ahmed'in Kösem'le evlendiğini yazmamaktadır. İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikah kıymıyorlardı.Yabancı kaynaklar ise çoğu zaman nikahtan bahsetmeyerek Kösem'i Ahmed'in eşi olarak alıp onuyu muallakta bırakmaktadır. Sözgelimi, 1609 yılında Venedikli Elçi Bon, Ahmed'in üç kadından dört çocuğu olduğunu ancak hiçbiriyle nikahlanmadığını bildirmektedir. Knolles ise Kösem'in Ahmed'le evlendiğini yazmaktadır. Oysa Venedik Devlet Arşivi'nden yeni gün yüzüne çıkarılan bir belgeyle bugün artık Kösem'in Ahmed'in nikahlı eşi olduğu ispat edilmiştir. IV .Murad'ın cülusunu haber vermek için Osmanlı'nın bizzat kendi mührünü basarak Venedik'e gönderdiği mektupta padişahın "valide-i kerimeleri Kösem Sultan "dan bahsederken Kösem'in tarihini değiştirir: "ki sabıkan merhum ve mağfurun-leh Sultan Ahmed'in gayetden mu'teber ü makbulesi olmağın onu nikah-ile tazimen tezevvüc edip "...Ahmed'in "muteber ü makbulesi "olduğunu vurgulayan belge Kösem'in padişah katında değerli olduğunu hatırlatıp onu övmeye devam ediyordu. Özetle Kösem Sultan, tıpkı selefi Hürrem Sultan gibi zevcinin yasal eşi olma şerefine nail olmaya muvaffak olmuştur.[6]

1612-1617[değiştir | kaynağı değiştir]

Kösem Sultan, Mehmed, Murad, Kasım ve İbrahim adında şehzadelerin yanı sıra; Ayşe, Fatma, Gevherhan, Hanzade ile Atike isminde sultanlar dünyaya getirdi.

Tarihçilerin aktardıklarına göre, Kösem Sultan ilk başlarda huzurlu bir hayat sürmüş, tasavvufa meraklı olan I. Ahmed ile birlikte dergahlara gitmiş ve çocuklarıyla ilgilenmiştir. Kuvvetli bir kişiliği olan I. Ahmed, çocuk yaşta tahta geçmesine rağmen babası gibi başkalarının etkisi altında kalmadığını kanıtlamak konusunda çok titizdi. Kösem Sultan bu nedenle I. Ahmed döneminde siyasi işlere fazla bulaşmamış; ama çoğu zaman da sözünü yerine getirtmiştir.

Kösem Sultan gücünü arttırmak için kızları ,özelikle ilk kızı olan Ayşe Sultan'ı, güçlü Paşalarla evlendirildi, böylece Divan'da nüfüza sahipti. Ayse Sultan henüz 6 yaşındayken 1611’da Veziriazam Nasuh Paşa ile nikâh kiydi, bir yıl sonra, da düğünleri yapıldı. Ayşe Sultan, Nasuh Paşa'nın sarayına nakledilmiş; fakat zifaf, saray âdeti mucibince çocuğun bulûğa ermesine talik olunmuştu. Nasuh Paşa, zeki, muktedir ve devrin kapısı en zengin vezirlerindendi.

Daha Kuyucu Murad Paşa'nın sadareti zamanında, saraya bir mektup göndererek, eğer mührü hümayun kendisine tevdi edilirse Padişaha kırk bin altın takdim edeceğini bildirmişti. Padişah, bu mektubu derhal Murad Paşa'ya yolladı. Murad Paşa da nadir bir pişkinlikle Nasuh paşayı çağırtarak teklif ettiği parayı derhal tahsil eylemişti. Bu hâdiseden dolayı Padişah Birinci Ahmed, Nasuh Paşa hakkında hiç bir kötü düşünceye kapılmamış olmalı ki, Murad Paşa ölür ölmez onu sadarete getirdi. Arkasından Ayşe Sultan izdivacıyla taltif etti. Fakat, Padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.

Nasuh Paşa'nın ikbali de ancak üç yıl sürdü. 18 Ekim 1614 günü, idam hükmünü infaza giden Bostancıbaşı, Sadrazamı Küçük Ayşe Sultan'la bir odada bulmuştu. Küçük Ayşe Sultan'ı kaldırıp pencerenin içine oturttular ve gözü önünde paşayı boğdular. Gerçi, Hazine gibi Ayşe Sultan da Rüstem Paşa'dan sonra Osmanlı tarihinin en zengin vezirlerinden sayılan Nasuh Paşa'nın bir kısım servetine tevarüs etmiş,fakat gözü önünde işlenen bu cinayet, hayatı için fena bir başlangıç olmuştu.[7] Nasuh Paşa'nın idam edildiğinde sonra diğer kızı Gevherhan Sultan'la evli olan Öküz Mehmed Paşa veziriazam makama getirildi.

1616'da I. Ahmed Kösem Sultan en büyük oğullu Osman'a yakinlaşmasini yasakladi.[1] I. Ahmed Şehzade Osman'ın güvenlik için endişedeydi çünkü Kösem kendi oğlunu Şehzade Mehmed'ı I. Ahmed'ın ölümden sonra tahta otturtmak ister ve Şehzade Osman'ı ortadan kaldirmak gerekir. I. Ahmed ölümüyle Kösem Sultan 27 yaşında dul kaldı.  21 Kasım'ı 22 Kasım'a bağlayan gece 1617 yılında eşinin 27 yaşında vefat etmesi onu derinden etkilemiştir.

1617-1623[değiştir | kaynağı değiştir]

Kocasi ölünce tahta geçen kocasının kardeşi Sultan I. Mustafa Padışah olmasina büyük pay sahibidir. Saray içindekiler iyi bri eğitim almiş olan Şehzade Osman'ı akıl sağlığı bozuk olan Sultan Mustafa'dan daha çok tahta cikmasini istedi fakat Genç Osman 13 yaşında olduğu için, hanedanın en kıdemli erkek üyesi olması bakımından, I. Mustafa'nın tahta çıkarılmasına karar verildi. Sultan Mustafa zamanında devlet işlerinde etkinliği arttı. I. Mustafa devlet meseleleri ile ilgilenmediğini ifade ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hal, devlet erkânı tarafından göz önüne alınmadı. Ancak gerçekten I. Mustafa devlet işleri ile ilgilenmeyip, devlet işlerini ehline teslim etmek istedi. Nitekim tahta çıktıktan 96 gün sonra 26 Şubat 1618 günü tahttan indirildi, yerine kocasının başka bir kadından olma oğlu II. Osman geçti.

Fakat II. Osman yaşı çok genç olmakla birlikte Kösem Sultan'ın devlet işlerine çok karışmasından rahatsız oldu ve muhtemelen annesi ve yeni Valide Sultan olan Mahfiruz Hatice Sultan'ın da etkisiyle onu eski saraya gönderdi. Kösem Sultan iktidarın merkezinden kovulmuş ve gözden düşen Sultanlar arasındaki yerini almış fakat Mahfiruz Sultan'a rağmen Kösem Sultan'ın II. Osman'la Şehzadelik dönemden bile iyi bir ilişkesi vardi, halbuki Genç Osman Kösem Sultan'ı Eski Saray'da üç gün ziyaret ettmiş. 1620 yılında Mahfiruz Sultan vefat etti ve böylece Kösem Sultan için ortadan bir engel daha kalktı.

Genç Osman, iktidarının üçüncü yılında Lehistan seferine çıkarken, kendisinin yokluğunda herhangi bir olupbitti olasılığını engellemek için, altı kardeşinden en büyüğü olan Şehzade Mehmed’i yaklaşık 16 yaşinda boğdurttu. Kösem Sultan en büyük Şehzadesi olan Şehzade Mehmet'in II. Osman tarafından idam ettirilmesineden sonra intikam bürüdü her yarını ve Genç Osman'ın tahtan indirilmesine için çok uğraştı. Diğer oğlu Şehzade Murad'ı tahta çikartmak istedi. Sultan Osman'ın gençliği ve tecrübesizliği kendisine hazin bir sonu hazırladı.

Padişah otağının Üsküdar'a kurulacağı günden bir gün önce, yeniçeriler Süleymaniye'de toplandılar. Ayaklanan yeniçeriler saraya girip bazı devlet adamlarını öldürdüler. Yeniçeri ve sipahileri ikna etmek isteyen Sultan Genç Osman, yeniçeri ağalarını merhamete getirmeye çalıştı. Ancak bunda başarılı olamadı. Nihayet yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyan eden yeniçerilerin 19 Mayıs 1622’de II. Osman’ı tahttan indirmeleri, Sultan Mustafa’nın yeniden ikinci defa tahta çıkmasına yol açtı. Bu sırada sultan II. Osman’ın Halime Sultan ve unun damad'ı veziriazam Kara Davut Paşa tarafından feci durumda şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu.

II. Osman'ın öldürülmesi nedeniyle Anadolu'da ayaklanmalar çıkmıştı. Timarlı sipahiler, İstanbul'daki kapıkulları aleyhine eyleme geçmişlerdi. Bunlar asi yeniçerileri ve kapıkulu sipahilerini kaygılandırmaya başladı ve aklanmak için çeşitli taşkınlıklarda bulunmaya başladılar. 31 Aralık 1622'de sipahiler II. Osman'ın kan davası ile ayaklandılar. Ocak ayının ilk haftası boyunca Divanhane önüne gelip gürültülü eylemlerde bulunup II. Osman katillerinin cezalandırılmasını istediler. Kara Davut Paşa, II. Osman'ın katlinde rol oynamış olan diğer yakalananlardan vezir Derviş Paşa, Kalender Uğrusu ve Meydan Bey 8 Ocak'ta idam edildiler.

I. Mustafa, Davut Paşa’yı azletti ancak isyanlar durmadı. İstanbul’daki karışıklıklar ve Anadolu’da meydana gelen isyanlar, Osmanlı Devleti’nin başında devlet işlerinden anlayan ve bunu yapmak isteyen bir padişahın bulunmasını gerekli kılıyordu. Sultan I. Mustafa, akıl sağlığı bozuk olduğu için hiçbir kadını yatağına yaklaştırmamış ve çocuğu da olmamıştır. I. Mustafa 1,5 yıl daha hüküm sürdükten sonra akıl sağlığı bozuk olduğu için 10 Eylül 1623 tarihinde şeyhülislam Zekeriyazade Yahya Efendi'ın fetvası ile tekrar tahttan indirildi. Mustafa'nın da tekrar tahttan indirilmesi üzerine Şeyhülislâm Yahya Efendi ve devlet erkânı, I. Mustafa’nın yerine nihayet kendi oğlu IV. Murad'ın geçmesi konusunda karara vardı. Kösem Sultan ılk Valide Sultan olarak Eski Saray'dan Topkapı Sarayı’na yerleşti. IV. Murad tahta çıktığında sadece 11 yaşındaydı ve Kösem Sultan artık oğlu adına devleti büyük ölçüde yönetmeye başladı. Kösem Sultan’ın saltanatı, IV. Murad’ın idareyi tam olarak ele almasına kadar sürmüştür.

1623-1632[değiştir | kaynağı değiştir]

IV. Murat tahta geçtikten sonra hızlı bir eğitime tabi tutuldu. Genç padişah ise kendisine eğitime olumlu tepkiler verecek ve ileride sahip olduğu entellektüel bir birikimle kendinden söz ettirecektir. Bu süre içerisinde padişah adına annesi Kösem Sultan "saltanat naibesi" adıyla devleti yönetmek zorunda kaldı. Padişah adına devleti annesinin yönetecek olması Osmanlı tarihinde bir ilktir. Bu süre içinde imparatorluk anarşiye ve büyük iç karışıklıklara sürüklendi. Safeviler, Irak'ı ele geçirdi, Bağdat başta olmak üzere birçok yerde sünniler kılıçtan geçirildi. Safevi orduları Mardin'e kadar ilerledi. Ortadoğu'daki sünni - şii dengesi bozuldu. Kırım, Yemen, Lübnan ve Mısır'da ciddi isyanlar çıktı. Abaza Mehmet Paşa, Doğu Anadolu'da iki kez isyan çıkardı. Askerlere verilen maaşlar arttırılırken, vergi sistemi bozulduğundan gelirlerde azalma görüldü. Kuzey Anadolu'da işlevsizleşen Tımar Sistemi ve buna bağlı artan yolsuzlukları öne süren halk isyan başlattı.

Safevilere karşı yürüttüğü seferde başarısız olan Sadrazam Hüsrev Paşa'nın azli üzerine 1632 yılında Yeniçeriler sarayı basarak sadrazam ile 17 devlet yöneticisinin kellesini istedi. Yeni Sadrazam Hafız Paşa yeniçerilerce öldürdü, birçok devlet adamının evi yağmalandı. İkinci bir isyana kalkışarak padişaha güvenmediklerini söyleyen yeniçeriler, ileride padişah olacak şehzadelerin hayatlarından şüphe ettiklerini, sağ olduklarının bir ispatı olarak şehzadelerin kendilerine gösterilmesini hatta bazı şehzadelerin Yeniçeri Ocağında kendi himayelerinde kalması gerektiğini söylemişlerdir. Padişah, şeyhülislam ve veziriazamın kefil olması ile yeniçerileri bu isteklerinden vazgeçirmiştir. Asilerin ayak divanına çıkartıp yaptıkları pazarlıklarla genç padişahı zor durumda bırakması, acizliği, yaşı itibariyle sürekli küçümsenmesi ve annesinin himayesinde kaldığı düşüncesi onun ilerde sert bir mizaca bürünmesine neden olmuştur.[8]

Kösem Sultan Anadolu'daki isyanları bastırmak için birçok girişimde bulunmuş ve en dikkat çekici olan Abaza Mehmet Paşa isyanı son bulmuştur. Kendisi anarşi döneminde ülkeyi toparlama konusunda yoğun bir çaba sarf etti. Kösem Sultan, yaklaşık 10 yıllık saltanatı boyunca 8 veziriazam, 9 defterdar değiştirmiştir. Bunun yanında muhtaçlar için aşevleri açtı, hayır kurumları yaptırdı, borçları yüzünden hapishaneye düşmüş olan mahkûmların borçlarını ödeyerek onları hapisten kurtardı ve fakir kızların çeyizlerini düzerek onları evlendirdi. Bu icraatleri ilk döneminde toplum ve bürokrasi çevrelerinde takdir görmüştür.[8]

Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın Osmanlı padişahı olan oğulları: IV. Murad (1612–1640) ve I. İbrahim (1615–1648) (soldan sağa) Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın Osmanlı padişahı olan oğulları: IV. Murad (1612–1640) ve I. İbrahim (1615–1648) (soldan sağa)
Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın Osmanlı padişahı olan oğulları: IV. Murad (1612–1640) ve I. İbrahim (1615–1648) (soldan sağa)


1632-1640[değiştir | kaynağı değiştir]

Zamanla Sultan IV. Murad olgunlaşarak annesinin faaliyetlerini bir ölçüde engellemeye başladı. Ne var ki; çocukluğundan beri annesinin telkinleri etkisinde kalan IV. Murad, çoğu zaman annesinin fikirlerini önemsemeye devam etti. IV. Murat kendini yeterince güçlü ve idareyi ele alacak kabiliyet ve tecrübede hissedince Yeniçeriler'i merasim için Sultan Ahmet Meydanı'nda topladığı, beklemekten canı sıkılan bir yeniçeri subayının disiplinsiz bir şekilde, padişah geçerken yaşı ile alaya varan sözler sarfetmesi üzerine kılıcı ile tek hamlede hem yeniçeriyi hem de atını ikiye böldüğü anlatılır. Bu olaydan sonra hemen Yeniçeri Ocağı'nda düzenlemeye gitmiş ve ocak içerisindeki kimi subayları halletmiş, kimine de boyun eğdirmiştir.

Yeniçeriler Kösem Sultan'ın kızı Ayşe Sultan'ın kocasi Hafız Ahmed Paşa'yı öldürdüğünde ve padişahaya zorla Sadrazamliğa getirten Kösem Sultan'ın diğer kızı Gevherhan Sultan'ın kocasi Topal Recep Paşa üstüne, IV. Murad ilk Hüsrev Paşa'nın kellesine aldi ve daha sonra Recep Paşa'yi 18 Mayıs 1632 senesinde idam etti, böylece mutlak saltanat'ı gösterdi.

Mahfiruz Sultan'dan diğer doğan Şehzade Bayezid annesi ve teyzesi Şahincan Hatun'un bütün itirazlarına rağmen Sultan IV. Murad ile çok iyi anlaşırdı ve beraber şehirde gezmelere çıkarlardı. Annesinin genç ölümü ile anne-baba bir kardeşi olan Şehzade Süleyman teyzesi Şahincan tarafından büyütüldü. Şehzade Bayezid'e göre Şehzade Süleyman Kösem'in çocuklarıyla arası kötüydü. Şehzade Bayezid ve Şehzade Süleyman'ın teyzeci sürgüne gönderilmesinden sonra Kösem Sultan'ın eline düştüler ve unun isteği üzerine Sultan IV. Murad'ın emrilye Revan Sefer'e çikarkan ibrişim kemendiyle boğduruldular. I. Mustafa'nın ölümden sonra Osmanlı Hanedan'ın soyu sadece Kösem Sultan'ın oğullarindan devam edicekdi.

Kösem Sultan; Oğlu Şehzade Kasım’ın 1638'de Bağdat seferi arefesinde tıpkı ilk şehzadesi Mehmet gibi [9], IV. Murad tarafından katledilmesine engel olamadı; ancak İbrahim’in katlini; onun saltanat yükünü kaldıramayacak kadar aciz olduğunu ileri sürüp, katledilmesine mani olabildi. Padişahın genç yaşta ölümü üzerine tahta Kösem Sultan'ın diğer oğlu İbrahim çıktı ve Kösem Sultan ikinci bir padişah'da Valide Sultanliği devam etti.

1640-1648[değiştir | kaynağı değiştir]

İbrahim şehzadeliği döneminde sürekli öldürülme korkusu yaşadığı için psikolojisi bozuktu ve bu durum Osmanlı’da yönetim boşluğu doğurmuştur. Başkentte yeni çekişmeler baş göstermiştir: Kapıkulu askerleri, ulemalar, vezirler ve saray erkânı iktidarda daha fazla nasıl söz sahibi olabileceklerinin ince hesaplarını yapmaya başlamışlardır. Otorite boşluğu bu tür çekişmelere neden olduğundan; öteden beri yönetmeye hevesli olan Kösem Sultan harekete geçerek; bir kukla padişah olarak öne çıkardığı oğlu İbrahim döneminde yeniden devlet işlerinde aktif görev üstlenmiştir.

İbrahim tahta çıktığında Osmanlı Hanedanı büyük bir krizle daha karşılaştı. İbrahim hanedanın tek erkek varisi durumundaydı ve acil bir şekilde hanedanın devamını sağlama zorunluluğu vardı. Oysa İbrahim bir ölçüde dengesiz görünüyor ve kadınlarla olan ilişkilere ilgi duymuyordu. Osmanlı hanedanının devamını sağlama görevi büyük ölçüde Kösem Sultan'a düştü. Anne Kösem Sultan, zihninden ve tecrübesizliğinden üzüntü duyduğu oğlunu hem avutabilmek ve hem de Osmanlı hanedanının devamı için oğluna yeni cariyeler takdim etti. Saraya doluşan hasekiler ve cariyeler hazineye büyük yük getirmiş, saraydaki kadınlar arasında da şiddetli nüfuz çatışmaları baş göstermiştir. İbrahim'in hem ruhsal sorunlarına çare bulmak hem de erkek evlat sahibi olması için ülkenin dört bir tarafından üfürükçüler, cinci hocalar davet edildi. Bu üfürükçülerin en ünlüsü Cinci Hoca lakabıyla tanınan Safranbolulu Karabaşzade Hüseyin Efendi'ydi.

İbrahim'in tahta çıkmasından 2 yıl sonra Şehzade Mehmed, Şehzade Süleyman ve Şehzade Ahmed dünyaya geldi. En nihayetinde hanedanın devamı sağlanmış oldu. Kösem Sultan buna karşılık olarak Hüseyin Efendi'ye Safranbolu da daha sonra cinci hanı olarak anılacak hanın yapım masraflarını karşılayacak para verdirmiştir. Hatta Cinci hoca o kadar güçlendi ki Cinci Hoca'nın öldürülmesinden sonra hazineye aktarılan paralar askere cülus olarak dağıtıldı ve bu paralar halk arasında 'cinci hoca akçesi' diye anılır oldu.

Ukraynalı veya Rus bir köylü kızı olan Nadya'yi Tatar esircilerce çalındığından sonra Kör Süleyman Paşa'ya satıldı ve Paşa onu Kösem Sultan'a hediye ettiği. Haremde yetişen Nadya, Turhan Hatice ismi alimiştir, Sultan İbrahim’e sunulan ilk câriye oldu ve on beş yaşlarında 2 Ocak 1642’de IV. Mehmed’i dünyaya getirince Haseki sultan unvanını aldı. Şehzadenin doğumu Osmanlı sülâlesinin kesilme tehlikesini ortadan kaldırdığı için büyük coşkuyla kutlandı. Sarayda eğitimiyle özel olarak Kösem Sultan kızı Atike Sultan görevlendirildi.[10] Ayrica Atike Sultan Kösem Sultan'ın torunu Mehmed mürebbiyelik yâni terbiye ve yetişmesinde yardımları olmuştur.

I. Ibrahim'ın son yılında sekizci Hasekisi Hüma Şah Sultan'la nikâh kiydi ve Aralık 1647 evlendi, bundan sonra Kösem Sultan gözden düşmüş, I. Ibrahim kiz kardeşlerinden Ayşe Sultan, Fatma Sultan ile Hanzade Sultan ve yeğeni İsmihan Kaya Sultan'ın malina mülküne el koydu ve Hüma Şah Sultan'a hediye etti.[1]

Kösem Sultan'ın torunu IV. Mehmed

1648-1651[değiştir | kaynağı değiştir]

Sultan İbrahim'in bir süre sonra annesini devlet işlerine karıştırmamaya başlaması hatta kiz kardeşleriyle eski saraya gönderme isteği karşısında nüfuzu kırılır gibi olmuşsa da, bu sıralarda İbrahim'in tahttan indirilerek yerine çocuk yaştaki Şehzade Mehmed'in padişah olması, Kösem Sultan'ın durumunu yeniden güçlendirmiştir çünkü IV. Mehmed henüz 6 yaşindaydi ve annesi Turhan Hatice Sultan 21 yaş'la genç sayilirdi. Turhan Sultan Saray'da desteklenmişse Kösem Sultan Saray dişinda ve asker'den destek gördü. Neticede Kösem Sultan, dört padişah döneminde devletin en etkili kişisi olmaya devam etmiştir. Bu dönemde herkes kendisine "vâlide-i muazzama" diyerek saygı göstermiştir.  Kösem Sultan'ın bu kadar güçlenip nüfuz kazanması ağaların yardımıyla olmuştur. Öncelikle Harem ve Dârüssaade ağalarını, akabinde de Yeniçeri ağalarını arkasına alarak idareyi yönlendirmiş, kendisine karşı olabilecek bütün güç odaklarını onlar vasıtasıyla bertaraf etmiştir. . Kaptanı Derya, Yeniçeri Ağası, Reis'ül Küttab, yâni harici­ye nâzın ve Nişancı, Defterdar gibi kimseler bu istişare ve ic­ra mekanizmasının uzuvları idi.

Bilindiği gibi Sultan IV. Mehmed devri çok inişli çıkışlı bir dönem olduğu gibi ayrıca pek-de uzun bir zaman dilimini 44 yıl gibi bir bölümü kapsar. Şimdi bu uzun dönemde padişahdan sonraki adam olan sadrazamların ad ve vazifede kalış müddetlerine birde akıbetle­rine sırasıyla atfu nazar eyleyelim: IV. Mehmed'in Sadrıazamları Mevlevi Sofu Koca Mehmed Paşa; IV. Mehmed'in sadaret makamında bulduğu sadrazamdır. Bunu görevinde ipka et­miştir. 1648 yılında I. İbrahim'in son günlerinde isyancı­lar tarafından sadnazam tâyin olunmuştur. Sultan İbrahim bir çıkış yolu olarak kabullenmiştir. Yukarıda yazdığımız veçhile padişahın cellâtları arasında yer almış olan Sofu Mehmed Paşa, makamı sadaretten 1649 mayısında azledilmiştir. Da­ha sonra boğdurulmuştur.

Boşalan makama 1650 senesinin sekiz ayına kadar sürecek birinci sadaretiyle Kara Murad Paşa geti­rilmiştir. Bu sadaret süresi 14 buçuk ay sürmüş, yerine IV. Murad'ın damadı ve Kösem Sultan'ın torunu İsmihan Kaya Sultan hanımın kocası olan Melek Ahmed Paşa gelmiş bunun dönemi de, bir seneyi bir kaç gün geçene kadar sürmüştür.

Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Esnaf isyanında yeniçerileri destekleyen Kadın Padişah Kösem saraydaki hâkimiyetinin her geçen gün biraz daha azaldığını hissetmekteydi. Kösem Sultan’ın yeniçeri ocağına dayanmasına rağmen, IV. Mehmed’in annesi Turhan Sultan da harem ağalarından destek almaktaydı. Harem ağaları ve Turhan Sultan’ın saraydaki güçleri artıkça, Kösem ve dolayısıyla ocak ağalarının IV. Mehmed üzerindeki nüfuzları azaldı. Harem ağalarını padişahtan uzak tutmak isteyen Kösem Sultan, bir emir yayınlayarak ağaların Harem’e girmelerini sınırlandırmak istedi. Ağustos 1651’deki esnaf isyanını yeniçerilerin gücünün kırılması için bir fırsat olarak gören Turhan Sultan, isyanı destekledi. İsyan sonunda Turhan Sultan ve harem ağalarının baskılarıyla Veziriazam Melek Ahmed Paşa azledilip, yerine Turhan Sultan‘ı destekleyen Siyavuş Paşa getirildi. Kösem Sultan, ocak ağalarına, hem kendisi hem de ağalar için büyük bir tehlike arzeden IV. Mehmed’in bir vesileyle ortadan kaldırılıp, yerine hükmetmesi daha kolay olan Şehzade Süleyman’ın geçirilmesini önerdi. Çünkü Şehzade Süleyman’ın annesi Saliha Dilaşub Sultan, ruhen itaatkar ve sakin bir hayat sürmeyi seven bir kadındı. Ancak IV. Mehmed meselesini halletmek kolay olmayacaktı. Aleni bir suikast ile Mehmed’i zorla tahttan indirmek, zaten Sultan İbrahim’in öldürülmesinden sorumlu tutulan ve ”evlat katili” damgasını yiyen Kösem’in bir de torun katili olarak halkın gözündeki otoritesini büsbütün sarsacaktı. Bunu önlemek gayesiyle Kösem Sultan, eceli ile öldü süsü vermek için IV. Mehmed’i Helvacıbaşı Üveys Paşa’nın hazırlayacağı zehirli şerbet ile öldürmeyi planladı. Ancak bu sinsi planı Kösem’in en yakınlarından biri olan Meleki Hatun, Turhan Sultan’a haber verince zehirletme planı da suya düştü. Zehirleterek IV. Mehmed’i öldürtemeyen Kösem Sultan tekrar bir suikast planı hazırladı, 2 Eylül 1651 akşamı İstanbul halkı iftarlarını ettikten sonra eğlenirken, Orta Camii’de toplanan yeniçeriler Kösem’in daha önce açık bıraktıracağı Topkapı Sarayı’nın kapısından içeri girerek, Sultan Mehmed ve taraftarlarını ortadan kaldırıp, Şehzade Süleyman’ı padişah yapacaklardı. Saraya bir baskın yapılacağını bilen, ama zamanını kestiremeyen Turhan Sultan ve Lala Süleyman Ağa yeniçerilerin silahlandıklarını haber aldıklarında, suikast vaktinin geldiğini anlamışlardı. Lala Süleyman Ağa, sarayın etrafını kendi adamlarıyla koruma altına aldı ve Turhan Sultan ile istişare ederek Kösem Sultan’ın katledilmesi kararı aldılar. Lala Süleyman Ağa, özel bir ekip oluşturdu ve onlarla birlikte Harem’deki Kösem taraftarlarını kılıçtan geçirdi. Bu arada Kösem Sultan’ın kızlarından biri ”valide benim” diyerek Süleyman Ağa ve adamlarının önüne atıldı ise de onu tanıyan hadımlardan biri askerleri uyardı. Askerler, valide sultanın odasına zorla girdi ve odasındaki gizli bir dolapta saklanan Kösem Sultan arasında öylesine korkunç bir boğuşma yaşanmıştı ki, odanın her tarafı kan revan içinde kalmıştı. Hayattayken Osmanlı tarihinde birçok yeniliğe öncülük eden Mahpeyker Kösem Sultan, ölümüyle de Osmanlı tarihine yine bir ilke öncülük etmişti.[11] Kösem Sultan'ın cenazesi, kocasının Sultan Ahmet Camii'ndeki I. Ahmed türbesine gömüldü.

Ölümünden sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

Harem’de katledilen ilk valideydi. Harem’de bir devre adını veren Kösem Sultan öldürülürken, herşeyden habersiz ocak ağaları da daha önce planladıkları üzere kendilerini verilmelerini istedikleri kişilerin isimlerini içeren bir listeyi Veziriazam Siyavuş Paşa’ya gönderdiler. Siyavuş Paşa, ağaların isteklerini öğrenince kendi canının derdine düştü. Ocak ağalarının yanına veya padişah sarayına gitmek arasında tercih yapmak zorunda olduğunu anladı. Kısa bir süre düşündükten sonra saraya gitmeye karar verdi ve Topkapı Sarayı’na gitti. Sarayın dış kapılarının açık olduğunu gördüğünde korkusu bir kat daha arttı. IV. Mehmed’in yanına ulaştığında tüm gelişmeleri öğrendi ve padişahın güvenliğini sağlamak için bazı tedbirler aldı. Kösem Sultan’ın öldürüldüğünü öğrenen Samsoncu Çavuş, ocak ağalarına durumu iletmek için hemen saraydan ayrıldı. Bu feci haberi öğrenen ocak ağaları ne yapacaklarını tam olarak kestiremeyerek önce Orta Camii’ye geldiler ve burada en kısa zamanda bir çözüm yolu bulmak için hal çareleri aradılar. Bu arada Orta Camii ve etrafı, Süleymaniye Camii’ne kadar tıka basa silahlı yeniçeriler ile dolmuştu. Şerifi dışarı çıkarttı ve tellallarla şehir halkını sancak altında toplanmaya davet etti.Sancağın dışarı çıktığını ve padişahın da halkı sancak altına toplanmaya davet ettiğini öğrenen İstanbul halkı, büyük bir sel gibi Sultanahmet Meydanı’na akın etti. Topçu ocağı mensupları da sancağın altına dahil olunca, durumun IV. Mehmed’in lehine olduğunu gören yeniçerilerde ”Sancak-ı Şerif altında bulunalım. Ve kendimizi isyan pisliğinden temizleyelim” diyerek grup grup padişah tarafına geçmeye başladılar.[11] Artık kendi taraftarlarının da sancak altına koştuğunu gören ocak ağalarından birinin şehri ateşe vermeyi önermesi üzerine Yeniçeri ağası Mustafa Ağa, tarihe mal olmuş şu sözleri söylemiştir: Bre Ömer! Bre eşşek! Bu senin söylediğin söz nasıl sözdür? Sus! O çeşit türrahatı (zırvayı) ağzına alma.Birkaç günlük ömür için din ve devlete düşman ve kafirler gibi ihanet mi edelim? Ve cihan durdukça lanete siper olup, ocağımızın temeli yıkılıp, harap olmaya sebep ve illet mi olalım? Allah’a hamd olsun Müslümanız. Kavgamız devlet ve dünyaya aittir. Sözümüz oldu, ne güzel… Olmadı, emir Allahın’dır. Kazaya rıza… Önce beni, sonra sizi öldürürler. Bir can için devlete ve Allah’ın kullarına suikast layık mıdır ? Senelerdir ocak ağalarının zorbalıklarından muzdarip olan İstanbul halkı bunların katledilmesini savunurken, Turhan Sultan yeni bir yeniçeri ağası tayin ederek toplu bir katliamın önüne geçebildi.Böylece halkla askerin çatışması önlendi.Birkaç gün sonra ise başta Bektaş Ağa olmak üzere önde gelen ocak ağaları saklandıkları yerlerden çıkarıldılar ve daha sonra öldürüldüler. Yeniçerilerin gücü bu olayla biraz olsun kırılırken, İstanbul da büyük bir isyandan son anda kurtuldu. Yeniçerilerin IV. Mehmed’i devirmeleri veya halkın yeniçeriler üzerine saldırmaları halinde yaşanacakları ise hiç kimse tahmin bile edemezdi.[12]

Çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Erkek çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Kız çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Hayır işleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kösem Sultan tarafından yaptırılan Çinili Camii, Üsküdar, İstanbul

Hayır işlerinde de öncülük etmeyi prensip edinen Kösem Sultan, etrafındaki fakirlere yardımlarda bulunmuştur. Her yıl Receb-i Şerif ayında tebdili kıyafetle arabaya binerek hapishanelere gitmiş; borcu yüzünden hapse düşen mahkûmların borçlarını ödemiş ve onların hapisten çıkmalarını sağlamıştır. Kösem Sultan, katil kişileri bu yardımlardan nasiplendirmemiştir. Yaptırdığı hayır işlerinin başında 1640'da biterelen Üsküdar’daki Çinili Camii[13], Boğaziçi’nde Anadolu Kavağı, Sultan Selim civarında Valide Medresesi Mescidi’ni yaptırarak hizmete açmıştır. O dönemde Osmanlı’nın eyaleti durumunda bulunan Mekke ve Medine’ye de yardım elini uzatmış, fakir yöre halkına da hatırı sayılır yardımlarda bulunmuştur.

Popüler kültürdeki yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c Peirce, Leslie P. (1993). The Imperial Harem: Women and Sovereignty in the Ottoman Empire. Oxford University Press. s. sf. 60. ISBN 0195086775. http://books.google.com.tr/books?id=L6-VRgVzRcUC&pg=PA60&vq=abdullah&hl=tr&source=gbs_selected_pages&cad=3#v=onepage&q&f=false. 
  2. ^ a b E.J. Brill's First Encyclopaedia of Islam, 1913-1936, Martijn Theodoor Houtsma, 1987
  3. ^ Leslie Peirce/Harem-i Hümayun
  4. ^ İngiliz ve Venedik elçi raporları/1645
  5. ^ http://www.hurriyet.com.tr/tarihci-ozlem-kumrularin-iddiasi-kosem-ahmedin-nik-hli-esiydi-40016867
  6. ^ Özlem Kumrular/Kösem Sultan (Venedik arşivinden çıkarılan belgenin tümü değerli tarihçimizin kitabında mevcuttur)
  7. ^ Altı Vezirle Evlenen bir Sultan. "Ayşe Sultan". 22 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20121122055136/http://dusunmekvepaylasmak.blogspot.com/2011/08/alt-vezirle-evlenen-bir-sultanayse.html. 
  8. ^ a b Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, 4. Murat, Erhan Afyoncu
  9. ^ Tahta çıkamayan Osmanlı şehzadelerinin akıbeti. "Tahta çıkamayan Osmanlı şehzadelerinin akıbeti". http://www.mutlakbutlan.com/2014/02/sehzade-mustafanin-oldurulmesini_18.html. Erişim tarihi: 18 Şubat 2014. 
  10. ^ İslam Ansiklopedisi, Cilt: 41,  s. 424
  11. ^ a b Kösem Sultan. "nasil öldürüldü ?". http://tarihenotdus.com/turk-ve-osmanli-tarihi/kosem-sultan-nasil-olduruldu/. Erişim tarihi: 13 Mart 2012. 
  12. ^ Sorularla Osmanlı İmparatorluğu Erhan Afyoncu sh.595, 596, 597
  13. ^ ÜSKÜDAR ÇINILI KÖSEM VALIDE SULTAN CAMII. "ÜSKÜDAR ÇINILI KÖSEM VALIDE SULTAN CAMII". http://www.tas-istanbul.com/portfolio-view/uskudar-cinili-kosem-valide-sultan-camii/. 

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Önce gelen:
Safiye Sultan
Haseki Sultan
26 Kasım 1605 - 22 Kasım 1617
Sonra gelen:
Ayşe Sultan
Önce gelen:
Halime Sultan
Valide Sultan
10 Eylül 1623- 8 Ağustos 1648
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan
Önce gelen:
Önce gelen yoktur.
Saltanat Naibesi
10 Eylül 1623 - 18 Mayıs 1632
8 Ağustos 1648 - 2 Eylül 1651
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan
Önce gelen:
Safiye Sultan
Kadınlar saltanatı
12 Kasım 1605 – 2 Eylül 1651
Sonra gelen:
Hüma Şah Sultan