Kösem Sultan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan
كوسم صولتان
Büyük Valide Sultan
Naib-i Saltanat
Valide-i Muazzama
Valide-i Muhtereme
Sahibet-ül Makam
Valide-i Kebire
Der-i Devlet
Ümmü'l Mümnin
Ulu Valide
Valide-i Maktule
Valide-i Şehide
Vera Effigies Turcorvm Imperatoris Ibrahim Filii, Et Sultanæ, Eiusdem Matris (1707).jpg
Valide Sultan
Hüküm süresi 3 Kasım 1618 – 2 Eylül 1651
Önce gelen Halime Sultan
Sonra gelen Turhan Hatice Sultan
Kadınlar saltanatı
Önce gelen Halime Sultan
Sonra gelen Turhan Hatice Sultan
Eş(leri) I. Ahmed
Çocukları II. Osman (manevi evladı)
IV. Murad
İbrahim
Şehzade Orhan
Şehzade Selim
Şehzade Süleyman
Şehzade Kasım
Ayşe Sultan
Fatma Sultan
Gevher Sultan
Hanzade Sultan
Atike Sultan
Tam ismi
Devletlu İsmetlu Haseki Mahpeyker Kösem Büyük Valide Sultan Aliyyetü'ş-Şân Hazretleri
Hanedan Osmanlı Hanedanı
Doğum 1590
Kefalonya, Yunanistan, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm 2 Eylül 1651 (61 yaşında)
Defin I. Ahmed Türbesi
Sultanahmet Meydanı, İstanbul
Dini Doğumunda Ortodoks daha sonra İslam
Meslek Haseki Sultan
Valide Sultan

Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan (Osmanlıca: كوسم صولتان;) (tam adı ile: Devletlu İsmetlu Haseki Mahpeyker Kösem Valide Sultan Aliyyetü'ş-Şân Hazretleri) (d. 1590 - ö. 2 Eylül 1651) Osmanlı devlet yönetiminde etkin bir rol oynamış Haseki Sultan ve Valide Sultan. I. Ahmed döneminde saraya cariye olarak getirildiği zaman Valide Sultan olan Safiye Sultan'ın isteği üzerine adı Mahpeyker olmuştur. Osmanlı Padişah I. Ahmed'in en sevdiği hasekisi olmuştu. Osmanlı padişahlarindan IV. Murat ile Sultan İbrahim'in annesi ve IV. Mehmed'in babaannesidir. Torununun saltanatında bile haremi yönetmiş ve büyük kayınvalidesi  Safiye Sultan gibi kendisi de Büyük Valide Sultan olmuştu. [1][2]

Daha sonra Kösem adını almıştır. Kösem Sultan'ın ismi ile tanınmasi hakkında ilk yazılı belge Italyan Pietro della Valle tarafından yazılmış Voyages adlı eserde görüldüğüg kabul edilmektedir. [2]Bu lakabı alması hakkında çesitli rivayet vardır. Birincisi cildi pürüssüz ve bembeyaz olduğu için Sultan I. Ahmed ikinci ad olarak Kösem konmuştur. Diğer bir rivayet ise Kösem'in anlamı olan "emin, ne zaman ne yapacağını bilen, bir sürüye yol gösteren ve yönlendiren kişi veya kimse veya hayvan" anlamında Kösem Sultan'a verilmiştir. [1][2]

Sonradan 20. yy başlarında Osmanlı tarihiçisi Ahmet Refik tarafından Kadınlar saltanatı adı verilen dönemde, (1605–1651) Osmanlı tarihinin en güçlü Valide Sultan'ı olduğu kabul edilmiştir. [3] Bu dönemin gerçekte olup olmadığı; gerçekse dönemin tarihleri ve önemli "valide sultanlar" hakkında tarihçiler hala tarışmaktadırlar. Ama bu tezi kabul edenler en güçlü Haseki Sultan olarak da Kösem Sultan'in Hürrem Sultan'dan daha guclu efektif devlet iktidar sahibi olduğunu iddia etmetedirler. Kösem Sultan, eşi I. Ahmet saltanat döneminde siyasi işlere tam anlamıyla olmasa da bir nebze karışmış ve veraset sisteminin dönüşümünde önemli bir rol oynadığı aşikardır ama bu belgelendirilemektedir. Kösem Sultan, oğulları ve torunu dönemlerinde ise, otuz yıla yakın devletin fiili ve idari gücünü bizzat elinde bulundurmuş ve oynadığı siyasi satrançlar ile imparatorluk üzerinde iktidar sahibi olmak isteyen devlet adamlarını bertaraf etmiştir. [4] [5][6] Naibe-i Saltanat, Valide-i Muazzama, Valide-i Muhtereme, Sahibet-ül Makam, Valide-i Kebire, Der-i Devlet, Ümmü'l Müminin, Ulu Valide; ŏldürüldükten sonra Valide-i Maktule sıfatlarıyla da anılan Kösem Sultan, Osmanlı hareminde kadın hakimiyetinin sembolü haline gelmiş tarihin en önemli kadın figürlerinden biridir ve Avrupalıların ifadesiyle tam bir ana kraliçedir.[7]

Kösem Sultan torunu IV. Mehmet'in padişahlığı döneminde de Saltanat Naibesi olmuş, devlet işlerinde söz sahibi olmuştur. Bunun üzerine yeni Valide Sultan olan Tarhan Sultan veya bilinen ismiyle Turhan Hatice Sultan ile aralarındaki husumet ortaya çıkıp büyümüştür. Kösem Sultan bu durumun ancak yeni bir şehzadenin padişah olmasıyla değişebileceğini düşünerek diğer oğlu Şehzade Süleyman'i tahta gecirmek için planlamaya ve çalışmalara başlamıştır. Turhan Hatice Sultan'ın, durumu Kösem Sultan'ın en güvendiği cariye olan Meleki Hatun vasıtasıyla öğrenmesi bu planın tümüyle uygulanmasına engel olmuştur. Bu sırada ayaklanan yeniçeriler, Turhan Valide Sultan'ın saraydaki yardımcıları olan ağalarının Mısır'a sürgün edilmesini talep etmişlerdir. Tehlikeli durum karşısında harekete geçen Turhan Sultan, ağalarının da yardımıyla Osmanlı tarihinin belki de en kudretli kadını olan Kösem Sultan'ı 2 Eylül 1651'de bir grup isyancı tarafından öldürülmesini sağlayarak onu ortadan kaldırtmıştır. Kösem Sultan'ın cenazesi, eşinın yaptırdığı Sultan Ahmet Camii'ne bağlı olan I. Ahmed türbesine gömülmüştür. Bu olaydan sonra Köprülü ailesinden sadrazamlar iş başına geldi. Böylece Osmanlı Devleti tarihindeki Kadınlar saltanatı, yani Valide Sultanların (padişahların anneleri) devlet siyasetindeki etkileri, sona erdiği kabul edilmektedir.[1] [2]

Hayatı modern dönemde romanlara, tiyatro oyunlarına, TV dizilerine, filmlere ve opera eserlerine konu olmuştur.

İlk yılları[değiştir | kaynağı değiştir]

Cariye olarak Topkapı Sarayı’nın haremine girmeden evvel nasıl bir hayat sürdüğü, nerede doğduğu tartışmalıdır. Rum asıllı veya Bosnalı olduğuna dair bilgiler bulunan Kösem Sultan'ın 1590 yılında Yunanistan’ın Tinos şehrinde bir Rum papazının kızı Anastasya adıyla doğduğu, Kösem Sultan'a kisaca Nasya diye denildigi iddia edilmektedir. Babasının ölümüyle yetim kalmış olduğu; güzelliği ve zekası nedeniyle Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul'daki Osmanlı Saray'a kızlarağasına gönderildiği rivayet edilir.[1][2]

Safiye Sultan küçük rum kızıyla ilgilenmiş ve yüzü ay gibi parladığı için Mahpeyker adını uygun görmüş, daha sonra en "önde olan ve en önde giden" anlamı taşıyan Kösem lakabını almıştır.

Kösem Sultan küçük yaşta Harem'deki eğitime başlamıştır. Kösem Sultan, Safiye Sultan ve Hürrem Sultan'ı örnek alarak, kendi yoluna başladığı iddia edilmektedir. Bu sırada 21 Aralik 1603'de daha 38 yaşında iken III. Mehmed beklenmedik şekilde vefat etti. O zaman kadar gelenek olan sancağa çıkmayı dahi yapmış olan 14 yaşındaki genç Şehzade Ahmed Osmanlı tahtına oturdu. I. Ahmed olarak 14. Osmanlı padişahı oldu.

Saraydaki etkili yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

1603-1612[değiştir | kaynağı değiştir]

Kösem daha 15 yaşındayken I. Ahmed'in hasekisi olmuştu ve I. Ahmed'in 14 hasekisinden biri idi. Lakin Kösem parlak zekası ve güzelliği ile Sultan Ahmet'i kendine aşık etmeyi başarmıştı. I. Ahmed’in dindarlığı ve genç yaşında devlet yönetimini kavramış olma kabiliyeti bilinmektedir. Bu karakterde bir padişahı etkisi altına aldığı düşünüldüğünde Kösem Sultan’ın ne kadar maharetli ve zeki olduğu anlaşılır. Daha sonra ise, Venedik devlet arşivinde bulunmus olan ogğlu IV. Murat culusuna ait önemli dış ülkelere gonderilen bir nameden anlaşıldığı üzere, I. Ahmed'in resmi nikahlı eşi olmayı da başarmıştır. Kosem Sultan I. Ahmed'in kız ve oğuları olarak sırasiyla Ayşe Sultan (1605), Fatma Sultan (1606), Şehzade Murat, Şehzade Süleyman (1611)'i doğurmuştur. Fakat Kosem Sultan'in I. Ahmed donemindeki saraydaki politik etkisi hakkinda elimizde Osmanlı asıllı hiçbir belge bulunmamaktadir. Buna ragmen padisah nikahlı karısı olarak Kösem'in Haremde çok büyük bir nüfuz kazanmış olduğu ve kısa sürede kendinden kıdemli olan hasekilerin önüne geçmeyi başarmış olduğu kabul edilmektedir. [8][2][9].

Kösem Sultan'ın eşi I. Ahmet

Kösem Sultan 1603'te saraya geldiğinde sarayın en güçlü kadını babaanne Safiye Sultan, sonra Valide Sultan olan Handan Sultan'dı. I. Ahmed'in tahta çıkmasından 19 gün sonra Safiye Sultan'ın 9 Ocak 1604'te Eski Saray'a gönderilmesiyle başlayan süre içinde I. Ahmed'in annesi ve Valide Sultan olan Handan Sultan haremde iktidarı tamamen ele almıştır. Oğlu adına bizzat devleti yöneten Handan Sultan'ın 1605 yılının sonlarındaki genç ölümü ile haremde dengeler değişmiştir.[10][5] Padişahın bir hasekisi ile Kösem Sultan'ın arasında 1607 yılında gerçekleşen ağır bir kavga da olduğu söylenir ve Ahmed'ın haberdar olunca her iki hasekisi de kızdığı belirtilir.

Mevcut Osmanlı kaynaklarının hiçbiri Sultan Ahmed'in Kösem'le evlendiğini yazmamaktadır. İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikah kıymıyorlardı. Yabancı kaynaklar ise çoğu zaman nikahtan bahsetmeyerek Kösem'i Ahmed'in eşi olarak alıp konuyu muallakta bırakmaktadır. Örneğin, 1609 yılında Venedikli Elçi Bon, Ahmed'in üç kadından dört çocuğu olduğunu ancak hiçbiriyle nikahlanmadığını bildirmektedir. Ingiltere'de 1603'de basılan ve gayet popüler Osmanli Devleti tarihi olan Richard Knolles, The Generall Historie of the Turkes adlı kitabınin içeriğini 1621'e kadar uzatan Edward Grimestone ise Kösem'in Ahmed'in eşi olduğunu yazmaktadır ama bunun nikahlı eşi anlamina gelip gelmediği tartışmalıdır. Son yıllarda genç araştırmacı >Özlem Kumrular Venedik Devlet Arşivi'nde yaptığı bir tarama araştırmada Sultan IV. Murad'in culusunu ilan eden ve üzerinde IV. Murat tuğrası bulunan bir name ortaya çıkartmıştır. Bu namedde yeni padişahın "valide-i kerimeleri Kösem Sultan"dan bahsederken Kösem'in "ki sabıkan merhum ve mağfurun-leh Sultan Ahmed'in gayetden mu'teber ü makbulesi olmağın onu nikah-ile tazimen tezevvüc edip "... Ahmed'in "muteber ü makbulesi" olduğu vurgulanmakta ve onu övmeye devam edilmektedir. Bu belgeye göre padişah I. Ahmet hasekisi Kosem Sultan ile nikah yapıp evlendiği açıkca gösterilmektedir. Özetle Kösem Sultan da tıpkı seleflerinden olan Hürrem Sultan gibi zevcinin yasal eşi olma şerefine nail olmaya muvaffak olmuştur.[11]

1612-1617[değiştir | kaynağı değiştir]

Kösem Sultan, bu dönemde Şehzade Kasim (1614) ve Şehzade İbrahim (1615) ile [Gevher Sultan|Gevherhan]], Hanzade ile Atike isminde sultanlar dünyaya getirdi.

Tarihçilerin aktardıklarına göre, Kösem Sultan ilk başlarda huzurlu bir hayat sürmüş, tasavvufa meraklı olan I. Ahmed ile birlikte dergahlara gitmiş ve çocuklarıyla ilgilenmiştir. Dini tutumu kuvvetli olan I. Ahmed, çocuk yaşta tahta geçmesine rağmen babası gibi başkalarının etkisi altında kalmadığını kanıtlamak konusunda çok titizdi. Kösem Sultan bu nedenle I. Ahmed döneminde siyasi işlere fazla bulaşmamış; ama çoğu zaman da sözünü yerine getirtmiş olduğu çok olasidir.

Kösem Sultan gücünü arttırmak için kızları, özelikle ilk kızı olan Ayşe Sultan'ı, güçlü Paşalarla evlendirildi, böylece Divan'da nüfüza sahip oldu. Ayşe Sultan henüz 6 yaşındayken 1611’da Veziriazam Nasuh Paşa ile nikâh kıydi, bir yıl sonra, da düğünleri yapıldı. Ayşe Sultan, Nasuh Paşa'nın sarayına nakledild; fakat zifaf, saray âdeti mucibince çocuğun bulûğa ermesine talik olunmuştu. Nasuh Paşa, zeki, muktedir ve devrin kapısı en zengin vezirlerindendi.

Daha Kuyucu Murad Paşa'nın sadareti zamanında, saraya bir mektup göndererek, eğer mührü hümayun kendisine tevdi edilirse Padişaha kırk bin altın takdim edeceğini bildirmişti. Padişah, bu mektubu derhal Murad Paşa'ya yolladı. Murad Paşa da nadir bir pişkinlikle Nasuh Paşayı çağırtarak teklif ettiği parayı derhal tahsil eylemişti. Bu hâdiseden dolayı Padişah I. Ahmed, Nasuh Paşa hakkında hiç bir kötü düşünceye kapılmamış olmalı ki, Murad Paşa ölür ölmez onu sadarete getirdi. Arkasından Ayşe Sultan izdivacıyla taltif etti. Fakat, Padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.

Nasuh Paşa'nın ikbali de ancak üç yıl sürdü. 18 Ekim 1614 günü, idam hükmünü infaza giden Bostancıbaşı, Sadrazamı Küçük Ayşe Sultan'la bir odada bulmuştu. Küçük Ayşe Sultan'ı kaldırıp pencerenin içine oturttular ve gözü önünde paşayı boğdular. Gerçi, Hazine gibi Ayşe Sultan da Rüstem Paşa'dan sonra Osmanlı tarihinin en zengin vezirlerinden sayılan Nasuh Paşa'nın bir kısım servetine tevarüs etmiş, fakat gözü önünde işlenen bu cinayet, hayatı için fena bir başlangıç olmuştu.[12] Nasuh Paşa'nın idam edildiğinde sonra diğer kızı Gevherhan Sultan'la evli olan Öküz Mehmed Paşa veziriazam makama getirildi.

1616'da I. Ahmed Kösem Sultan'ın en büyük oğlu Osman'a yakınlaşmasını yasakladı.[5]I. Ahmed Şehzade Osman'ın güvenliği için endişedeydi; çünkü Kösem kendi oğlunu Şehzade Mehmed'ı I. Ahmed'ın ölümden sonra tahta oturtmak isteyecegini düşünüp bunun için Şehzade Osman'ı ortadan kaldırmaya girişebileceğini düşünmesi aşikardı. I. Ahmed ölümüyle Kösem Sultan genç yaşında dul kaldı. 21 Kasım'ı 22 Kasım'a bağlayan gece 1617 yılında eşinin 27 yaşında vefat etmesi onu derinden etkilemiştir.

1617-1623[değiştir | kaynağı değiştir]

Kocası ölünce neden Padişah olarak tahta kocasının kardeşi Sultan I. Mustafa'nın getirildiği Osmanlı tarihin gizemli bir konusudur. I. Ahmed'in ölümü ile hanedanın en kıdemli erkek üyesi olması bakımından, I. Mustafa'nın tahta çıkarılması I. Ahmed döneminde kabul edilen taht veraset kaidelerine uymakta idi. Devlette söz sahibi olanlar bu kaaideyi uygulayıp Mustafa'yı tahta geçirmeyi kabul ettiler. Halbuki I. AHmed'in en büyük şehzadesi Osman gayet iyi eğitim almıştı. Buna ek olarak Haremde yaşayanları gayet iyi tanıyan Darüsaade Ağası Mustafa Ağa'nın Mustafa'nın akıl dengesinin yerinde olmadığına devlet ricalini uyarmıştı. Tarihci Naima devletin ilerigelenlerinin I. Ahmed'in şehzɑdelerinin daha kücük yaşta olup devlet idaresinin ele alamayacaklarını düşündüklerini bildirir. Gerçekten en büyük şehzade Osman daha 13 yaşında idi; ama I. Ahmet tahta çıktığında 14 yaşında idi. Mustafa'nın tahta çıkarılma kararının uygunsuzluğunu bazı tarihçiler Mustafa'nın Şahzade Osman yerine seçilmesini Kösem Sultan'ın kendiden olamayan şahzade Osman'ın padişah olmasını istememesine ve bunun için entirkalar çevirdiğine bağlarlar. I. Mustafa'nın ilk defa tahta geçirilmesinde Kösem Sultan büyük pay sahibi olduğunu iddia ederler. [1]

I. Mustafa devlet meseleleri ile ilgilenmediğini ifade ederek saltanatı kabul etmediyse de bu hal, devlet erkânı tarafından göz önüne alınmadı. Sultan Mustafa zamanında devlet işlerinde etkinliği daha da arttı. Ancak gerçekten I. Mustafa devlet işleri ile ilgilenmedi ve devlet işlerini ehline teslim etmek istedi. Nitekim tahta çıktıktan 96 gün sonra 26 Şubat 1618 günü tahttan indirildi, yerine Kösem Sultan'ın kocasının başka bir kadından olma oğlu II. Osman geçti.[1][2]

Fakat II. Osman yaşı çok genç olmakla birlikte Kösem Sultan'ın devlet işlerine çok karışmasından rahatsız oldu. Muhtemelen de annesi ve yeni Valide Sultan olan Mahfiruz Hatice Sultan'ın etkisiyle Kösem Sultan'ı Eski Saray'a gönderdi. Kösem Sultan iktidarın merkezinden kovulmuş ve gözden düşen Sultanlar arasındaki yerini almıştı. Fakat Mahfiruz Sultan'a rağmen Kösem Sultan'ın II. Osman'la Şehzadelik dönemden bile iyi bir ilişkesi vardı. Örneğin, Genç Osman Kösem Sultan'ı Eski Saray'da üç gün ziyaret etmişti. 1620 yılında Mahfiruz Sultan vefat etti ve böylece Kösem Sultan için ortadan bir engel daha kalkmış oldu.[1][2]

Genç Osman, iktidarının üçüncü yılında Lehistan seferine çıkarken, kendisinin yokluğunda herhangi bir olupbitti olasılığını engellemek için, altı kardeşinden en büyüğü olan Şehzade Mehmed’i yaklaşık 16 yaşinda iken boğdurttu. En büyük Şehzadesi olan Şehzade Mehmet'in II. Osman tarafından idam ettirilmesineden sonra Kösem Sultan'in öldürülmüş oğlunun intikamını almak icin Genc Osman'a baş düşman oldugu ve her Genç Osman'ın tahtan indirilmesine için çok uğraşması gayet doğaldır. Kosem Sultan diğer oğlu olan Şehzade Murad'ı tahta çıkartmak istemeye çaba sarfetmeye başlladı. Sultan Osman'ın gençliği ve tecrübesizliği kendisine hazin bir sonu hazırladı..[1][2]

Padişah otağının Üsküdar'a kurulacağı günden bir gün önce, yeniçeriler Süleymaniye'de toplandılar. Ayaklanan yeniçeriler saraya girip bazı devlet adamlarını öldürdüler. Yeniçeri ve sipahileri ikna etmek isteyen Sultan Genç Osman, yeniçeri ağalarını merhamete getirmeye çalıştı. Ancak bunda başarılı olamadı. Nihayet yenilik taraftarı olmayanların tahrikleri neticesinde isyan eden yeniçerilerin 19 Mayıs 1622’de II. Osman’ı tahttan indirmeleri, Sultan Mustafa’nın yeniden ikinci defa tahta çıkmasına yol açtı. Bu hazin süreç içinde sultan II. Osman’ın Halime Sultan ve onun damadı veziriazam Kara Davut Paşa tarafından feci durumda şehit ettirilmesi büyük karışıklıklara sebep oldu..[1][2]

II. Osman'ın öldürülmesi nedeniyle Anadolu'da ayaklanmalar çıkmıştı. Timarlı sipahiler, İstanbul'daki kapıkulları aleyhine eyleme geçmişlerdi. Bunlar asi yeniçerileri ve kapıkulu sipahilerini kaygılandırmaya başladı ve aklanmak için çeşitli taşkınlıklarda bulunmaya başladılar. 31 Aralık 1622'de sipahiler II. Osman'ın kan davası ile ayaklandılar. Ocak ayının ilk haftası boyunca Divanhane önüne gelip gürültülü eylemlerde bulunup II. Osman katillerinin cezalandırılmasını istediler. Kara Davut Paşa, II. Osman'ın katlinde rol oynamış olan diğer yakalananlardan vezir Derviş Paşa, Kalender Uğrusu ve Meydan Bey 8 Ocak'ta idam edildiler.[1][2]

I. Mustafa, Kara Davut Paşa’yı azletti ancak isyanlar durmadı. İstanbul’daki karışıklıklar ve Anadolu’da meydana gelen isyanlar, Osmanlı Devleti’nin başında devlet işlerinden anlayan ve bunu yapmak isteyen bir padişahın bulunmasını gerekli kılıyordu. Sultan I. Mustafa, akıl sağlığı bozuk olduğu için hiçbir kadını yatağına yaklaştırmamış ve çocuğu da olmamıştır. I. Mustafa 1.5 yıl daha hüküm sürdükten sonra akıl sağlığı bozuk olduğu için 10 Eylül 1623 tarihinde şeyhülislam Zekeriyazade Yahya Efendi'ın fetvası ile tekrar tahttan indirildi. Mustafa'nın da tekrar tahttan indirilmesi üzerine Şeyhülislâm Yahya Efendi ve devlet erkânı, I. Mustafa’nın yerine nihayet kendi oğlu IV. Murad'ın geçmesi konusunda karara vardı. Kösem Sultan ılk Valide Sultan olarak Eski Saray'dan Topkapı Sarayı’na yerleşti. IV. Murad tahta çıktığında sadece 11 yaşındaydı ve Kösem Sultan artık oğlu adına devleti büyük ölçüde yönetmeye başladı. Kösem Sultan’ın saltanatı, IV. Murad’ın idareyi tam olarak ele almasına kadar sürmüştür.[1][2]

1623-1632[değiştir | kaynağı değiştir]

IV. Murat tahta geçtikten sonra hızlı bir eğitime tabi tutuldu. Genç padişah ise kendisine eğitime olumlu tepkiler verecek ve ileride sahip olduğu entellektüel bir birikimle kendinden söz ettirecektir. Bu süre içerisinde padişah adına annesi Kösem Sultan "saltanat naibesi" adıyla devleti yönetmek zorunda kaldı. Padişah adına devleti annesinin yönetecek olması Osmanlı tarihinde bir ilktir. Bu süre içinde imparatorluk anarşiye ve büyük iç karışıklıklara sürüklendi. IV. Murad tahta geçmeden önceki son altı yılda üç kez culus bahşişi de verildiğinden hazine neredeyse tamamen boşalmıştı.[13].[1][2]

Safeviler, Irak'ı ele geçirdi, Bağdat başta olmak üzere birçok yerde sünniler kılıçtan geçirildi. Safevi orduları Mardin'e kadar ilerledi. Ortadoğu'daki sünni - şii dengesi bozuldu. Kırım, Yemen, Lübnan ve Mısır'da ciddi isyanlar çıktı. Abaza Mehmet Paşa, Doğu Anadolu'da iki kez isyan çıkardı. Askerlere verilen maaşlar arttırılırken, vergi sistemi bozulduğundan gelirlerde azalma görüldü. Kuzey Anadolu'da işlevsizleşen Tımar Sistemi ve buna bağlı artan yolsuzlukları öne süren halk isyan başlattı.

Safevilere karşı yürüttüğü seferde başarısız olan Sadrazam Hüsrev Paşa'nın azli üzerine 1632 yılında Yeniçeriler sarayı basarak sadrazam ile 17 devlet yöneticisinin kellesini istedi. Yeni Sadrazam Hafız Paşa yeniçerilerce öldürdü, birçok devlet adamının evi yağmalandı. İkinci bir isyana kalkışarak padişaha güvenmediklerini söyleyen yeniçeriler, ileride padişah olacak şehzadelerin hayatlarından şüphe ettiklerini, sağ olduklarının bir ispatı olarak şehzadelerin kendilerine gösterilmesini hatta bazı şehzadelerin Yeniçeri Ocağında kendi himayelerinde kalması gerektiğini söylemişlerdir. Padişah, şeyhülislam ve veziriazamın kefil olması ile yeniçerileri bu isteklerinden vazgeçirmiştir. Asilerin ayak divanına çıkartıp yaptıkları pazarlıklarla genç padişahı zor durumda bırakması, acizliği, yaşı itibariyle sürekli küçümsenmesi ve annesinin himayesinde kaldığı düşüncesi onun ilerde sert bir mizaca bürünmesine neden olmuştur.[14]

Kösem Sultan Anadolu'daki isyanları bastırmak için birçok girişimde bulunmuş ve en dikkat çekici olan Abaza Mehmet Paşa isyanı son bulmuştur. Kendisi anarşi döneminde ülkeyi toparlama konusunda yoğun bir çaba sarf etti. Kösem Sultan, yaklaşık 10 yıllık saltanatı boyunca 8 veziriazam, 9 defterdar değiştirmiştir. Bunun yanında muhtaçlar için aşevleri açtı, hayır kurumları yaptırdı, borçları yüzünden hapishaneye düşmüş olan mahkûmların borçlarını ödeyerek onları hapisten kurtardı ve fakir kızların çeyizlerini düzerek onları evlendirdi. Bu icraatleri ilk döneminde toplum ve bürokrasi çevrelerinde takdir görmüştür.[14]

Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın Osmanlı padişahı olan oğulları: IV. Murad (1612–1640) ve I. İbrahim (1615–1648) (soldan sağa) Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın Osmanlı padişahı olan oğulları: IV. Murad (1612–1640) ve I. İbrahim (1615–1648) (soldan sağa)
Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın Osmanlı padişahı olan oğulları: IV. Murad (1612–1640) ve I. İbrahim (1615–1648) (soldan sağa)


1632-1640[değiştir | kaynağı değiştir]

Zamanla Sultan IV. Murad olgunlaşarak annesinin faaliyetlerini bir ölçüde engellemeye başladı. Ne var ki; çocukluğundan beri annesinin telkinleri etkisinde kalan IV. Murad, çoğu zaman annesinin fikirlerini önemsemeye devam etti. IV. Murat kendini yeterince güçlü ve idareyi ele alacak kabiliyet ve tecrübede hissedince Yeniçeriler'i merasim için Sultan Ahmet Meydanı'nda topladığı, beklemekten canı sıkılan bir yeniçeri subayının disiplinsiz bir şekilde, padişah geçerken yaşı ile alaya varan sözler sarfetmesi üzerine kılıcı ile tek hamlede hem yeniçeriyi hem de atını ikiye böldüğü anlatılır. Bu olaydan sonra hemen Yeniçeri Ocağı'nda düzenlemeye gitmiş ve ocak içerisindeki kimi subayları halletmiş, kimine de boyun eğdirmiştir.

Yeniçeriler Kösem Sultan'ın kızı Ayşe Sultan'ın kocasi Hafız Ahmed Paşa'yı öldürdüğünde ve padişahaya zorla Sadrazamliğa getirten Kösem Sultan'ın diğer kızı Gevherhan Sultan'ın kocasi Topal Recep Paşa üstüne, IV. Murad ilk Hüsrev Paşa'nın kellesine aldi ve daha sonra Recep Paşa'yi 18 Mayıs 1632 senesinde idam etti, böylece mutlak saltanat'ı gösterdi.

Mahfiruz Sultan'dan diğer doğan Şehzade Bayezid annesi ve teyzesi Şahincan Hatun'un bütün itirazlarına rağmen Sultan IV. Murad ile çok iyi anlaşırdı ve beraber şehirde gezmelere çıkarlardı. Annesinin genç ölümü ile anne-baba bir kardeşi olan Şehzade Süleyman teyzesi Şahincan tarafından büyütüldü. Şehzade Bayezid'e göre Şehzade Süleyman Kösem'in çocuklarıyla arası kötüydü. Şehzade Bayezid ve Şehzade Süleyman'ın teyzeci sürgüne gönderilmesinden sonra Kösem Sultan'ın eline düştüler ve unun isteği üzerine Sultan IV. Murad'ın emrilye Revan Sefer'e çikarkan ibrişim kemendiyle boğduruldular. I. Mustafa'nın ölümden sonra Osmanlı Hanedan'ın soyu sadece Kösem Sultan'ın oğullarindan devam edicekdi.

Kösem Sultan; Oğlu Şehzade Kasım’ın 1638'de Bağdat seferi arefesinde tıpkı ilk şehzadesi Mehmet gibi [15], IV. Murad tarafından katledilmesine engel olamadı; ancak İbrahim’in katlini; onun saltanat yükünü kaldıramayacak kadar aciz olduğunu ileri sürüp, katledilmesine mani olabildi. Padişahın genç yaşta ölümü üzerine tahta Kösem Sultan'ın diğer oğlu İbrahim çıktı ve Kösem Sultan ikinci bir padişah'da Valide Sultanliği devam etti.

1640-1648[değiştir | kaynağı değiştir]

İbrahim şehzadeliği döneminde sürekli öldürülme korkusu yaşadığı için psikolojisi bozuktu ve bu durum Osmanlı’da yönetim boşluğu doğurmuştur. Başkentte yeni çekişmeler baş göstermiştir: Kapıkulu askerleri, ulemalar, vezirler ve saray erkânı iktidarda daha fazla nasıl söz sahibi olabileceklerinin ince hesaplarını yapmaya başlamışlardır. Otorite boşluğu bu tür çekişmelere neden olduğundan; öteden beri yönetmeye hevesli olan Kösem Sultan harekete geçerek; bir kukla padişah olarak öne çıkardığı oğlu İbrahim döneminde yeniden devlet işlerinde aktif görev üstlenmiştir.

İbrahim tahta çıktığında Osmanlı Hanedanı büyük bir krizle daha karşılaştı. İbrahim hanedanın tek erkek varisi durumundaydı ve acil bir şekilde hanedanın devamını sağlama zorunluluğu vardı. Oysa İbrahim bir ölçüde dengesiz görünüyor ve kadınlarla olan ilişkilere ilgi duymuyordu. Osmanlı hanedanının devamını sağlama görevi büyük ölçüde Kösem Sultan'a düştü. Anne Kösem Sultan, zihninden ve tecrübesizliğinden üzüntü duyduğu oğlunu hem avutabilmek ve hem de Osmanlı hanedanının devamı için oğluna yeni cariyeler takdim etti. Saraya doluşan hasekiler ve cariyeler hazineye büyük yük getirmiş, saraydaki kadınlar arasında da şiddetli nüfuz çatışmaları baş göstermiştir. İbrahim'in hem ruhsal sorunlarına çare bulmak hem de erkek evlat sahibi olması için ülkenin dört bir tarafından üfürükçüler, cinci hocalar davet edildi. Bu üfürükçülerin en ünlüsü Cinci Hoca lakabıyla tanınan Safranbolulu Karabaşzade Hüseyin Efendi'ydi.

İbrahim'in tahta çıkmasından 2 yıl sonra Şehzade Mehmed, Şehzade Süleyman ve Şehzade Ahmed dünyaya geldi. En nihayetinde hanedanın devamı sağlanmış oldu. Kösem Sultan buna karşılık olarak Hüseyin Efendi'ye Safranbolu da daha sonra cinci hanı olarak anılacak hanın yapım masraflarını karşılayacak para verdirmiştir. Hatta Cinci hoca o kadar güçlendi ki Cinci Hoca'nın öldürülmesinden sonra hazineye aktarılan paralar askere cülus olarak dağıtıldı ve bu paralar halk arasında 'cinci hoca akçesi' diye anılır oldu.

Ukraynalı veya Rus bir köylü kızı olan Nadya'yi Tatar esircilerce çalındığından sonra Kör Süleyman Paşa'ya satıldı ve Paşa onu Kösem Sultan'a hediye ettiği. Haremde yetişen Nadya, Turhan Hatice ismi alimiştir, Sultan İbrahim’e sunulan ilk câriye oldu ve on beş yaşlarında 2 Ocak 1642’de IV. Mehmed’i dünyaya getirince Haseki sultan unvanını aldı. Şehzadenin doğumu Osmanlı sülâlesinin kesilme tehlikesini ortadan kaldırdığı için büyük coşkuyla kutlandı. Sarayda eğitimiyle özel olarak Kösem Sultan kızı Atike Sultan görevlendirildi.[16] Ayrica Atike Sultan Kösem Sultan'ın torunu Mehmed mürebbiyelik yâni terbiye ve yetişmesinde yardımları olmuştur.

I. Ibrahim'ın son yılında sekizci Hasekisi Hüma Şah Sultan'la nikâh kiydi ve Aralık 1647 evlendi, bundan sonra Kösem Sultan gözden düşmüş, I. Ibrahim kiz kardeşlerinden Ayşe Sultan, Fatma Sultan ile Hanzade Sultan ve yeğeni İsmihan Kaya Sultan'ın malina mülküne el koydu ve Hüma Şah Sultan'a hediye etti.[5]

Kösem Sultan'ın torunu IV. Mehmed

1648-1651[değiştir | kaynağı değiştir]

Sultan İbrahim'in bir süre sonra annesini devlet işlerine karıştırmamaya başlaması hatta kiz kardeşleriyle eski saraya gönderme isteği karşısında nüfuzu kırılır gibi olmuşsa da, bu sıralarda İbrahim'in tahttan indirilerek yerine çocuk yaştaki Şehzade Mehmed'in padişah olması, Kösem Sultan'ın durumunu yeniden güçlendirmiştir çünkü IV. Mehmed henüz 6 yaşindaydi ve annesi Turhan Hatice Sultan 21 yaş'la genç sayilirdi. Turhan Sultan Saray'da desteklenmişse Kösem Sultan Saray dişinda ve asker'den destek gördü. Neticede Kösem Sultan, dört padişah döneminde devletin en etkili kişisi olmaya devam etmiştir. Bu dönemde herkes kendisine "vâlide-i muazzama" diyerek saygı göstermiştir.  Kösem Sultan'ın bu kadar güçlenip nüfuz kazanması ağaların yardımıyla olmuştur. Öncelikle Harem ve Dârüssaade ağalarını, akabinde de Yeniçeri ağalarını arkasına alarak idareyi yönlendirmiş, kendisine karşı olabilecek bütün güç odaklarını onlar vasıtasıyla bertaraf etmiştir. . Kaptanı Derya, Yeniçeri Ağası, Reis'ül Küttab, yâni harici­ye nâzın ve Nişancı, Defterdar gibi kimseler bu istişare ve ic­ra mekanizmasının uzuvları idi.

Bilindiği gibi Sultan IV. Mehmed devri çok inişli çıkışlı bir dönem olduğu gibi ayrıca pek-de uzun bir zaman dilimini 44 yıl gibi bir bölümü kapsar. Şimdi bu uzun dönemde padişahdan sonraki adam olan sadrazamların ad ve vazifede kalış müddetlerine birde akıbetle­rine sırasıyla atfu nazar eyleyelim: IV. Mehmed'in Sadrıazamları Mevlevi Sofu Koca Mehmed Paşa; IV. Mehmed'in sadaret makamında bulduğu sadrazamdır. Bunu görevinde ipka et­miştir. 1648 yılında I. İbrahim'in son günlerinde isyancı­lar tarafından sadnazam tâyin olunmuştur. Sultan İbrahim bir çıkış yolu olarak kabullenmiştir. Yukarıda yazdığımız veçhile padişahın cellâtları arasında yer almış olan Sofu Mehmed Paşa, makamı sadaretten 1649 mayısında azledilmiştir. Da­ha sonra boğdurulmuştur.

Boşalan makama 1650 senesinin sekiz ayına kadar sürecek birinci sadaretiyle Kara Murad Paşa geti­rilmiştir. Bu sadaret süresi 14 buçuk ay sürmüş, yerine IV. Murad'ın damadı ve Kösem Sultan'ın torunu İsmihan Kaya Sultan hanımın kocası olan Melek Ahmed Paşa gelmiş bunun dönemi de, bir seneyi bir kaç gün geçene kadar sürmüştür.

Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Esnaf isyanında yeniçerileri destekleyen Kadın Padişah Kösem saraydaki hâkimiyetinin her geçen gün biraz daha azaldığını hissetmekteydi. Kösem Sultan’ın yeniçeri ocağına dayanmasına rağmen, IV. Mehmed’in annesi Turhan Sultan da harem ağalarından destek almaktaydı. Harem ağaları ve Turhan Sultan’ın saraydaki güçleri artıkça, Kösem ve dolayısıyla ocak ağalarının IV. Mehmed üzerindeki nüfuzları azaldı. Harem ağalarını padişahtan uzak tutmak isteyen Kösem Sultan, bir emir yayınlayarak ağaların Harem’e girmelerini sınırlandırmak istedi. Ağustos 1651’deki esnaf isyanını yeniçerilerin gücünün kırılması için bir fırsat olarak gören Turhan Sultan, isyanı destekledi. İsyan sonunda Turhan Sultan ve harem ağalarının baskılarıyla Veziriazam Melek Ahmed Paşa azledilip, yerine Turhan Sultan‘ı destekleyen Siyavuş Paşa getirildi. Kösem Sultan, ocak ağalarına, hem kendisi hem de ağalar için büyük bir tehlike arzeden IV. Mehmed’in bir vesileyle ortadan kaldırılıp, yerine hükmetmesi daha kolay olan Şehzade Süleyman’ın geçirilmesini önerdi. Çünkü Şehzade Süleyman’ın annesi Saliha Dilaşub Sultan, ruhen itaatkar ve sakin bir hayat sürmeyi seven bir kadındı. Ancak IV. Mehmed meselesini halletmek kolay olmayacaktı. Aleni bir suikast ile Mehmed’i zorla tahttan indirmek, zaten Sultan İbrahim’in öldürülmesinden sorumlu tutulan ve ”evlat katili” damgasını yiyen Kösem’in bir de torun katili olarak halkın gözündeki otoritesini büsbütün sarsacaktı. Bunu önlemek gayesiyle Kösem Sultan, eceli ile öldü süsü vermek için IV. Mehmed’i Helvacıbaşı Üveys Paşa’nın hazırlayacağı zehirli şerbet ile öldürmeyi planladı. Ancak bu sinsi planı Kösem’in en yakınlarından biri olan Meleki Hatun, Turhan Sultan’a haber verince zehirletme planı da suya düştü. Zehirleterek IV. Mehmed’i öldürtemeyen Kösem Sultan tekrar bir suikast planı hazırladı, 2 Eylül 1651 akşamı İstanbul halkı iftarlarını ettikten sonra eğlenirken, Orta Camii’de toplanan yeniçeriler Kösem’in daha önce açık bıraktıracağı Topkapı Sarayı’nın kapısından içeri girerek, Sultan Mehmed ve taraftarlarını ortadan kaldırıp, Şehzade Süleyman’ı padişah yapacaklardı. Saraya bir baskın yapılacağını bilen, ama zamanını kestiremeyen Turhan Sultan ve Lala Süleyman Ağa yeniçerilerin silahlandıklarını haber aldıklarında, suikast vaktinin geldiğini anlamışlardı. Lala Süleyman Ağa, sarayın etrafını kendi adamlarıyla koruma altına aldı ve Turhan Sultan ile istişare ederek Kösem Sultan’ın katledilmesi kararı aldılar. Lala Süleyman Ağa, özel bir ekip oluşturdu ve onlarla birlikte Harem’deki Kösem taraftarlarını kılıçtan geçirdi. Bu arada Kösem Sultan’ın kızlarından biri ”valide benim” diyerek Süleyman Ağa ve adamlarının önüne atıldı ise de onu tanıyan hadımlardan biri askerleri uyardı. Askerler, valide sultanın odasına zorla girdi ve odasındaki gizli bir dolapta saklanan Kösem Sultan arasında öylesine korkunç bir boğuşma yaşanmıştı ki, odanın her tarafı kan revan içinde kalmıştı. Hayattayken Osmanlı tarihinde birçok yeniliğe öncülük eden Mahpeyker Kösem Sultan, ölümüyle de Osmanlı tarihine yine bir ilke öncülük etmişti.[17] Kösem Sultan'ın cenazesi, kocasının Sultan Ahmet Camii'ndeki I. Ahmed türbesine gömüldü.

Ölümünden sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

Harem’de katledilen ilk valideydi. Harem’de bir devre adını veren Kösem Sultan öldürülürken, herşeyden habersiz ocak ağaları da daha önce planladıkları üzere kendilerini verilmelerini istedikleri kişilerin isimlerini içeren bir listeyi Veziriazam Siyavuş Paşa’ya gönderdiler. Siyavuş Paşa, ağaların isteklerini öğrenince kendi canının derdine düştü. Ocak ağalarının yanına veya padişah sarayına gitmek arasında tercih yapmak zorunda olduğunu anladı. Kısa bir süre düşündükten sonra saraya gitmeye karar verdi ve Topkapı Sarayı’na gitti. Sarayın dış kapılarının açık olduğunu gördüğünde korkusu bir kat daha arttı. IV. Mehmed’in yanına ulaştığında tüm gelişmeleri öğrendi ve padişahın güvenliğini sağlamak için bazı tedbirler aldı. Kösem Sultan’ın öldürüldüğünü öğrenen Samsoncu Çavuş, ocak ağalarına durumu iletmek için hemen saraydan ayrıldı. Bu feci haberi öğrenen ocak ağaları ne yapacaklarını tam olarak kestiremeyerek önce Orta Camii’ye geldiler ve burada en kısa zamanda bir çözüm yolu bulmak için hal çareleri aradılar. Bu arada Orta Camii ve etrafı, Süleymaniye Camii’ne kadar tıka basa silahlı yeniçeriler ile dolmuştu. Şerifi dışarı çıkarttı ve tellallarla şehir halkını sancak altında toplanmaya davet etti.Sancağın dışarı çıktığını ve padişahın da halkı sancak altına toplanmaya davet ettiğini öğrenen İstanbul halkı, büyük bir sel gibi Sultanahmet Meydanı’na akın etti. Topçu ocağı mensupları da sancağın altına dahil olunca, durumun IV. Mehmed’in lehine olduğunu gören yeniçerilerde ”Sancak-ı Şerif altında bulunalım. Ve kendimizi isyan pisliğinden temizleyelim” diyerek grup grup padişah tarafına geçmeye başladılar.[17]

Artık kendi taraftarlarının da sancak altına koştuğunu gören ocak ağalarından birinin şehri ateşe vermeyi önermesi üzerine Yeniçeri ağası Mustafa Ağa, tarihe mal olmuş şu sözleri söylemiştir:

Bre Ömer! Bre eşşek! Bu senin söylediğin söz nasıl sözdür? Sus! O çeşit türrahatı (zırvayı) ağzına alma. Birkaç günlük ömür için din ve devlete düşman ve kafirler gibi ihanet mi edelim? Ve cihan durdukça lanete siper olup, ocağımızın temeli yıkılıp, harap olmaya sebep ve illet mi olalım? Allah’a hamd olsun Müslümanız. Kavgamız devlet ve dünyaya aittir. Sözümüz oldu, ne güzel… Olmadı, emir Allahın’dır. Kazaya rıza… Önce beni, sonra sizi öldürürler. Bir can için devlete ve Allah’ın kullarına suikast layık mıdır ?

Senelerdir ocak ağalarının zorbalıklarından muzdarip olan İstanbul halkı bunların katledilmesini savunurken, Turhan Sultan yeni bir yeniçeri ağası tayin ederek toplu bir katliamın önüne geçebildi. Böylece halkla askerin çatışması önlendi.Birkaç gün sonra ise başta Bektaş Ağa olmak üzere önde gelen ocak ağaları saklandıkları yerlerden çıkarıldılar ve daha sonra öldürüldüler. Yeniçerilerin gücü bu olayla biraz olsun kırılırken, İstanbul da büyük bir isyandan son anda kurtuldu. Yeniçerilerin IV. Mehmed’i devirmeleri veya halkın yeniçeriler üzerine saldırmaları halinde yaşanacakları ise hiç kimse tahmin bile edemezdi.[14]

Hakkında modern araştırmacıların görüşleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kösem Sultan'ın siyasi hayatı Osmanlı tarih yazarları ve modern araştırmacılar tarafından her zaman ilgi duyulan bir konu olmuştur. Kimi araştırmacılar onu şiddetle eleştirirken, kimi araştırmacılar ise daha olumlu bir tablo çizme eğilimi göstermişlerdir.

Örneğin şu araştırmacılar onu şiddetle eleştirmektedirler:

  • M. Cavid Baysun, karıştığı işlerin bir neticesi olarak birçok dost ve hayli düşman kazanan biri olduğunu belirttiği Kösem Sultan'ın, iktidarı sımsıkı elde tutmak gayretiyle en tehlikeli teşebbüslere giriştiğini ve hatta amaçları için en yakınlarını dahi feda edebilecek bir yaratılışta olduğunu ileri sürer.[18]
  • Ahmed Refik, Kösem Sultan'ın şefkatli biri olmasının yanında saltanat hırsı olan bir kadın olduğunu söyler. Dahası henüz hasekilik döneminde saltanatı ele geçirmeye çalıştığını ve nüfuzunu arttırmak için siyasi bağlantılar kurduğunu belirtir. [3]
  • Nicoliae Jorga ise Kösem Sultan'ı dindar, asil ve yetenekli bir Osmanlı kadını olarak tasvir eder.[19]
  • M. Çağatay Uluçay, Osmanlı hanedan tarihinin en tanınmış kadını olarak gösterdiği Kösem Sultan'ın özellikle Sultan İbrahim'e güzel cariyeler sunarak gücü elinde tutmayı amaçladığı görüşündedir. Dahası yazara göre, Kösem sırtını yeniçerilere dayayarak devleti istediği gibi yönetmiş,hırslı ve pek çok kanlı olayda başrol oynamıştır. Ancak yazar yine de onun hayırsever yanına dikkat çekmeden geçemez. [20]
  • Yılmaz Öztuna, Kösem Sultan için daha sert bir tutum sergiler. Yazara göre Büyük Valide Sultan politikaya aşık olmuştur ve tek amacı saltanat sürmek, emir vermek ve devleti yönetmektir. [21]
  • Stanford Shawda da benzer bir suçlamada bulunur, padişahın servetinin çoğunu yönetici sınıf arasında dağıtarak gücünü arttırma çabası içinde olduğunu ileri sürer. [22]
  • A. D. Alderson , Kösem Sultan'ı komplo kuran, entrikacı ve gücü sürekli elinde tutan biri olarak gösterir. [23]
  • Said Öztürk ve Ahmet Akgündüz'ün ortak çalışmasında, IV. Murad döneminde çıkan kimi isyanların sorumlusu olarak Kösem Sultan gösterilir. Dahası Sultan İbrahim döneminde Kösem Sultan'ın varlığının, Osmanlı hanedanının en acı günlerinden olduğu savunulur.[24]

Bu eliştirici yazarların aksine diğer bazı yazarlar Kösem Sultan için olumlu düşünmektedirler:

  • Son Osmanlı vakanüvisi Abdurrahman Şeref Kösem Sultan'ın namuslu, şerefli olduğunu ve devlet işlerinin düzgün yürütülmesine katkı sağladığı görüşündedir.[25].
  • Caroline Finkel, Kösem Sultan'ın farklı bir yönüne,devletin güvenliği için yaptığı ve yapmayı planladığı projelere dikkat çeker. Yazara göre Kösem Sultan kudretli bir Osmanlı kadınıdır. [26].
  • Leslie P. Peirce, Kösem Sultan için olumlu bir tablo çizerken onun kadınlar saltanatındaki renkli ve nüfuzlu hasekilerin sonuncusu olduğunu belirtir. [4] [5]
  • Necdet Sakaoğlu Kösem Sultan'ın Osmanlı hanedan tarihinde özel bir yeri olduğunu söyleyerek Osmanlı siyasetinin en buhranlı döneminde en etkili olan kadın olduğuna dikkat çeker. [2] [1]
  • Ahmet Şimşirgil Kösem Sultan'ın olumlu bir portresini çizerken Osmanlı tarihinde böyle bir simanın ikincisinin olmadığını savunur. [27]
  • Ekrem Buğra Ekinci ise Kösem Sultan'ın Osmanlı'nın en kritik dönemlerinde devletin tüm yükünü omuzlarına yüklenmesinin bir fedakarlık olduğu fikrindedir.
  • Halil İnalcık Kösem Sultan'ın valide sultanlar sıralamasının dışında Osmanlı'nın en kritik devrini yönlendiren "büyük valide" konumunda olduğunu belirterek 17. yüzyılın Kösem Devri olduğuna yer verir.
  • İlber Ortaylı Kösem Sultan'ın müthiş bir tarihi kişiliğe sahip olmasının yanında son derece entrikaci olduğu görüşündedir.

Çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Erkek çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Kız çocukları[değiştir | kaynağı değiştir]

Hayır işleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kösem Sultan tarafından yaptırılan Çinili Camii, Üsküdar, İstanbul

Hayır işlerinde de öncülük etmeyi prensip edinen Kösem Sultan, etrafındaki fakirlere yardımlarda bulunmuştur. Her yıl Receb-i Şerif ayında tebdili kıyafetle arabaya binerek hapishanelere gitmiş; borcu yüzünden hapse düşen mahkûmların borçlarını ödemiş ve onların hapisten çıkmalarını sağlamıştır. Kösem Sultan, katil kişileri bu yardımlardan nasiplendirmemiştir. Yaptırdığı hayır işlerinin başında 1640'da biterelen Üsküdar’daki Çinili Camii[28], Boğaziçi’nde Anadolu Kavağı, Sultan Selim civarında Valide Medresesi Mescidi’ni yaptırarak hizmete açmıştır. O dönemde Osmanlı’nın eyaleti durumunda bulunan Mekke ve Medine’ye de yardım elini uzatmış, fakir yöre halkına da hatırı sayılır yardımlarda bulunmuştur.

Popüler kültürdeki yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f g h i j k l m Sakaoğlu, Necdet (2008) Bu Mülkün Kadın Sultanları (Vâlide Sultanlar, Hâtunlar, Hasekiler, Kadınefendiler, Sultanefendiler), Oğlak Yayıncılık, ISBN:9789753297172
  2. ^ a b c d e f g h i j k l m n Sakaoğlu, Necdet "Kösem Sultan" (1999) Yaşamları ve Yapıtlarıyla Osmanlılar Ansiklopedisi, İstanbul:Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş. C.II s.37-39 ISBN 975-08-0072-9 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "yasamyapit" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış. (Bkz: Kaynak gösterme)
  3. ^ a b Altunay, Ahmet Refik (2051) Kösem Sultan Kadınlar Saltanatı, İstanbul: Yeditepe Yayınevi ISBN:6059787147 Orjinal Osmanlıca baskı: İstanbul AH.1332 (1916) ve 1923
  4. ^ a b Peirce, Leslie P. (Tr. çev. Ayşe Berktay) (1996) Harem-i Hümayun, İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları ISBN: 9789753330480. İngilizce aslı: Peirce, Leslie P. (1994) The Imperial Harem - Women and Sovereignty in the Ottoman Oxford University Press ISBN:9780195086775 (İngilizce).
  5. ^ a b c d e Peirce, Leslie (1993) The Imperial Harem: Women and Sovereignty in the Ottoman Empire (Studies in Middle Eastern History), Oxford University Press ISBN:978-0195076738 [[1]] (İngilizce)
  6. ^ Gibb, Sir Hamilton Alexander Rosskeen "Kosem Sultan" (1954) First Encyclopaedia of Islam". E.J. Brill . Martijn Theodoor Houtsma, 1987< say. 597. ISBN 90-04-07026-5. {[ing}}
  7. ^ İngiliz ve Venedik elçi raporları/1645
  8. ^ Kumrular, Özlem (2015) Kösem Sultan (İktidar Hırs ve Entrika) İstanbul: Doğan Kitap ISBN : 9786050930528
  9. ^ http://www.hurriyet.com.tr/tarihci-ozlem-kumrularin-iddiasi-kosem-ahmedin-nik-hli-esiydi-40016867
  10. ^ Bõrekci, Günhan (2010)Factions and Favorites at the Courts of Sultan Ahmet I (r. 1603-17) and his Immediate Predecessors. Ohio State Universitesi Ph.D. doktora tezi, Say:126 [[2]]
  11. ^ Bu belgenin tümũ araştırmacının kitabında verilmektedir: Kumrular, Özlem (2015) Kösem Sultan (İktidar Hırs ve Entrika) İstanbul: Doğan Kitap ISBN : 9786050930528
  12. ^ "Altı Vezirle Evlenen bir Sultan Ayşe Sultan". 22 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20121122055136/http://dusunmekvepaylasmak.blogspot.com/2011/08/alt-vezirle-evlenen-bir-sultanayse.html. 
  13. ^ Halil İnalcık, Kosem Sultan İç Savaş Dönemi (1623 - 1632), Sayfa: 52
  14. ^ a b c Afyoncu, Erhan (2016 4.bas.) Sorularla Osmanlı İmparatorluğu Tek Cilt, İstanbul: Yeditepe Yayınevi, ISBN : 6054052141
  15. ^ "Tahta çıkamayan Osmanlı şehzadelerinin akıbeti". 18 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20150718003815/http://www.mutlakbutlan.com:80/2014/02/sehzade-mustafanin-oldurulmesini_18.html. Erişim tarihi: 18 Şubat 2014. 
  16. ^ İslam Ansiklopedisi, Cilt: 41,  s. 424
  17. ^ a b "Kösem Sultan nasil öldürüldü ?". 30 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20160130124834/http://tarihenotdus.com/turk-ve-osmanli-tarihi/kosem-sultan-nasil-olduruldu/. Erişim tarihi: 13 Mart 2012. 
  18. ^ Baysun, Cavid, "Kosem Sultan" İslam Ansiklopedisi Istanbul, Cilt:VI say:915-923
  19. ^ Jorga, Nicolae (Tr. çev.: Kemal Beydilli ve Nilüfer Epçeli), (2005) Osmanlı İmparatorluğu Tarihi' ' 5.Cilt, Istanbul: Yeditepe Yayinevi, ISBN:6053556008. Orijinal: Almanca Geschichte des Osmanischen Reiches
  20. ^ Uluçay, M. Çağatay (1992) Padişahların Kadınları ve Kızları' Ankara:Türk Tarih Kurumu, ISBN: 9751604613 (2011 verziyonu. İstanbul:Ötüken Neşriyat ISBN:9754378405)
  21. ^ Öztuna, Yılmaz (2015 9. baskı) Osmanlı Hareminde Üç Haseki Sultan. İstanbul:Ötüken Neşriyat, ISBN:9754373485
  22. ^ Shaw, Stanford (Tr. çev.:Mehmet Harmancı) (1994 2.bas.) Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye 1 Cilt, İstanbul: E Yayınları ISBN:9753901593 İngilizce aslının son edisyonu:Shaw, Stanford J. (1976) History Ottoman Empire: Empire of the Gazis: the Rise and Decline of the Ottoman Empire, 1280-1808 Vol.1 , New York:Cambridge University Press ISBN: 978-0521291637 [3]] (İngilizce)
  23. ^ Alderson, A.D. (1956) The Structure of the Ottoman Dynasty Londra:Claredon Press (İngilizce)
  24. ^ Öztürk, Said ve Akgündüz, Ahmet (2000) Bilinmeyen Osmanlı (Sıvama Cilt), İstanbul: Osmanlı Araştırmaları Vakfı / Prestij Kitaplar, ISBN : 9789757268284
  25. ^ Abdurrahman Şeref, Tarih-i Devlet-i Osmaniye, İstanbul: AH. 1309-1312, 1315-1316) (Osmanlıca)
  26. ^ Finkel, Caroline (2006) Osman's Dream: The Story of the Ottoman Empire 1300-1923 Londra:John Murray ISBN: 978-0719561122 (İngilizce)
  27. ^ Şimşirgil, Ahmet (2014) Valide Sultanlar ve Harem İstanbul: Timaş Yayınları,
  28. ^ "Üsküdar Çinili Kösem Valide Sultan Camii". 5 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20151005101513/http://www.tas-istanbul.com/portfolio-view/uskudar-cinili-kosem-valide-sultan-camii/. 

Dış kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Uluçay, M. Çağatay (2011 5.bas.). Padişahların kadınları ve kızları' Ankara: Ötüken. ISBN 9789754378405.
  • Bahadıroğlu, Yavuz, (2009 2.bas.) Resimli Osmanlı Tarihi, İstanbul: Nesil Yayınları, ISBN 978-975-269-299-2.
  • Sakaoğlu, Necdet (2008) Bu Mülkün Kadın Sultanları (Vâlide Sultanlar, Hâtunlar, Hasekiler, Kadınefendiler, Sultanefendiler), Oğlak Yayıncılık , ISBN:9789753297172
  • Kumrular, Özlem (2015) Kösem Sultan (İktidar Hırs ve Entrika) İstanbul: Doğan Kitap ISBN : 9786050930528
  • Altınyeleklioğlu, Demet, Kara Kraliçe Kösem ( 09 / 2012 ) ISBN 9786051420684.
  • Peirce , Leslie P. (1993), The Imperial Harem : Women and Sovereignty in the Ottoman Empire Oxford: Oxford University Press, ISBN 0-19-508677-5. (İngilizce) [[4]
Önce gelen:
Safiye Sultan
Haseki Sultan
26 Kasım 1605 - 22 Kasım 1617
Sonra gelen:
Ayşe Sultan
Önce gelen:
Halime Sultan
Valide Sultan
26 Şubat 1618 - 10 Mayıs 1622
10 Eylül 1623- 8 Ağustos 1648
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan
Önce gelen:
Önce gelen yoktur.
Saltanat Naibesi
10 Eylül 1623 - 18 Mayıs 1632
8 Ağustos 1648 - 2 Eylül 1651
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan
Önce gelen:
Handan Sultan
Kadınlar saltanatı
12 Kasım 1605 – 2 Eylül 1651
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan