Ingmar Bergman

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Ingmar Bergman
Ingmar Bergman (1966).jpg
Ingmar Bergman (1966)
Doğum Ernst Ingmar Bergman
14 Temmuz 1918(1918-07-14)
Uppsala, İsveç
Ölüm 30 Temmuz 2007 (89 yaşında)
Fårö, İsveç
Milliyet İsveçli
Diğer ad(lar)ı Buntel Eriksson
Meslek Yönetmen, Yapımcı, Senarist
Etkin yıllar 1944–2005
Evlilik Else Fisher (1943–45)
Ellen Lundström (1945–50)
Gun Grut (1951–59)
Käbi Laretei (1959–69)
Ingrid von Rosen (1971–95)
Etkilendikleri August Strindberg[1]
Victor Sjöström[2]
Akira Kurosawa[2]
Federico Fellini[2]
Marcel Carné[2]
İmza
Ingmar Bergman Signature.png

Ernst Ingmar Bergman (14 Temmuz 1918, Uppsala - 30 Temmuz 2007, Fårö), İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni.

Bir Protestan papazının oğlu olarak 1918'de İsveç Uppsala'da doğmuştur. 30 Temmuz 2007'de sabahın erken saatlerinde İsveç'te Fårö adasındaki evinde 89 yaşında ölmüştür[3]. Bergman 2005 yılında Time dergisi tarafından dünyanın yaşayan en büyük yönetmeni olarak nitelendirilmiştir[4]. Ingmar Bergman'ın en tanındık filmleri arasında Yedinci Mühür (1957), Yaban Çilekleri (1957), Säsom i en spegel (Aynadaki Gibi) (1961), Nattvärdsgâterna (Kış Işığı) (1963), Tystnaden (Sessizlik) (1963), Persona (1966), Çığlıklar ve Fısıltılar (1972), Bir Evlilikten Manzaralar (1973), Autumn Sonata (1978) ve Fanny ve Alexander (1982) yer alır. 9 defa en iyi yönetmen Oscar’ına aday gösterilen Bergman’ın eserleri 1960, 1961 ve 1983 yıllarında Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü’nün sahibi oldu.[4]

Birçok filminde karakterleri, sanat çevreleri içine yerleştirmiştir. Filmlerinde yoğun bir hayatı ve inancı sorgulayış, bunalım, sessizlik, varoluş kavramları yer alır. Filmlerinde tavrını daima kadınlardan yana koyar. Mizahi ve eğlenceli filmler de yapmıştır.

Papazlar, bir 'sorunsal' olarak dahil edilir filme.Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyordu, Yedinci Mühür ve Cehennemi Karanlıkta Müzik filmlerinde açıkça iticidirler. Bir Aşk Dersi ile Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri'nde mizahi bir dille hicvedilirler.

Bergman 2003 yılında emekli oldu. 30 Temmuz 2007'de birçok filminin de çekimlerini yaptığı Fårö adasındaki evinde 89 yaşında öldü.

Filmlerinin değişmez ana oyuncuları Liv Ullmann, Max von Sydow, Gunnar Björnstrand, Bibi Andersson, Ingrid Thulin, Hariet Andersson, Erland Josephson, Anders Ek'dir.

Erken hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Bir Protestan rahibin çocuğu olarak Uppsala, İsveç'te dünyaya gelen Ernst Ingmar Bergman öğrenimine Stockholm'de başladı. Sert bir disiplinin egemen olduğu evinde kızkardeşiyle beraber eğlenmek için sahip oldukları tek oyuncak olan kuklayı oynatarak sanat eğilimi geliştirdikten sonra Stockholm Üniversitesi'nde edebiyat ve sanat tarihi okudu. Öğrenciliği sırasında üniversite tiyatrosunda çalışmaya başlayan Bergman, mezun olduktan sonra 1940'te Stockholm Kraliyet Tiyatrosu'nda yardımcı yönetmen oldu. Bu görevden sonra Helsinki'deki Helsingborg Belediye Tiyatrosu yöneticiliğini üstlenerek Hamlet'i sahneye koydu. Yönetmenlik yaptığı zaman yazdığı senaryo denemesi Kasper'in Ölümü (Kaspers Död) ilgi görmesi üzerine Svensk Filmindustri'de yardımcısı senarist olarak çalışmaya başladı.

Kariyeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Arkadaşı Alf Sjöberg'in yönettiği Çılgınlık (Hets, 1944) adlı filmin senaryosunu yazdı. Leck Fisher'in Maderdyret (Ana Hayvan) adlı oyunundan uyarladığı ve öz annesiyle üvey annesi arasında kalan bir genç kızın öyküsünü aktaran Bunalım (Kris, 1945) ilk yönetmenlik denemesi oldu. Helsingborg Tiyatrosu oyuncularıyla çekilen Bunalım, Fransız Şiirsel Gerçekçiliği'nin etkilerini taşır. Yönetmenin daha sonraki filmlerinde de gençlik bunalımları ve aşklarının ağırlıklı bir yer aldığı görülür. Gerçekten de, yönetmen meslek yaşamının ilk on yılı boyunca çekeceği filmlerde gençlerin yetişkinler dünyasına ve içinde yaşadıkları topluma bakışını ele alacaktır. Bunalım'ı Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyor (Det regnar på vår kärlek, 1946), Yüzü Olmayan Kadın (Kvinna utan ansikte, 1947), Hindistan'a Bir Gemi (Skepp till Indialand, 1947), Karanlıkta Müzik (Musik i mörker, 1948), Liman Kenti (Hamnstad, 1948) gibi filmler izledi. Liman Kenti, evden kaçınca bir ıslahevine koyulan bir genç kızın bunalımını aktarır ve toplumsal yapıya eleştiriler yöneltirken, yönetmenin daha önceki filmlerinin gerçekçi anlatımından "stilize" bir anlatıma yönelişin ilk belirtilerini verdi. Bu arada Bergman, Göteborg Devlet Tiyatrosu'nda yönetmenlik yaparak T. Williams, A. Camus gibi çağdaş yazarların oyunlarını sahneledi. Çok üretken bir yönetmen olan Bergman'ın yukarıdaki filmlerde olsun, bunları izleyen Susuzluk (Törsk, 1949), Yaz Oyunları (Sommarlek, 1951), Kadınların Gizleri (Kvinnors väntan, 1952), Monika ile Yaz (Sommaren med Monika, 1952), Çıplak Gece (Gycklarnas afton, 1953) gibi filmlerde olsun kökleri kuzey ülkeleri edebiyatına uzanan hüzünlü bir romantizmi benimsediği görüldü. Yaşamın tekdüzeliğinden kaynaklanan ve aşkın, tutkunun, inancın, hatta düşlerin bile değiştiremediği bir kötümserlik, yönetmenin sinemasının ana teması oldu. Böylece yönetmen, yer yer kendi yaşamından yansımalara da yer veren son derecede kişisel ama kapıları herkese açık öznel bir dünya yarattı. Max von Sydow, Gunnar Björnstrand, Bibi Andersson, Ingrid Thulin ve Liv Ullmann gibi usta oyuncuların rol aldıkları bu filmler, cinsellik ve dinsel sorgulama gibi İsveç kültüründe önemli yeri olan konulara da değinirler. İsveç sinemasının natüralist anlayışı, Fransız sinemasının Şiirsel Gerçekçiliği ve Bergman'ın içli dışlı olduğu tiyatronun gelenekleri, yönetmenin sinema anlayışını biçimlendirerek, gerçekçilikle dışavurumculuğu kaynaştıran bir anlatıma ulaşır. Dramdan güldürüye, gelenek eleştirisinden toplumsal incelemeye uzanan bir konu yelpazesi ise yönetmenin değişik alanları aynı rahatlıkla kullandığını kanıtlar.

Yukarıda anılan filmlerden, Birgit Tengroth'un öykülerinden uyarlanan Susuzluk, uyumsuz bir evlilikten yola çıkarak psikiyatri tedavisi, ırza geçme, lezbiyenlik gibi konulara değinirken yaşlanma korkusunu ve yalnızlığı gündeme getirir. İlk kez Karanlıkta Müzik'te Alfred Hitchcock gibi perdede kısaca görünen Bergman, bu filmde de seyirciye görünür. Bu film ayrıca Bergman'ın artık gençlerin konumunu ele almakla yetinmeyerek, kadın-erkek ilişkisi gibi daha geniş bir konuya geçişini de belgeler. Aynaya bakan bir kadının geçmişini anımsaması üzerine kurulu Yaz Oyunları kuzey ülkelerinin yaz mevsimini, yoğun bir hüzün ortamında yansıtırken yönetmenin biçeminin olgunluk döneminin de habercisi olur. Üçü geçmişten, biri günümüzden dört kadının kocalarını beklemelerini konu edinen Kadınların Gizleri, kadının toplum içindeki yerini sorgular. Monika ile Yaz iki gencecik sevgilinin bir yaz boyunca yaşadıkları aşkın tükenişini yönetmene özgü hüzünle verir. Harriet Andersson'un dişiliğini öne çıkaran filmin, İtalyan yönetmen Giuseppe De Santis'ten etkiler taşıdığını düşünen eleştirmenler de vardır. Harriet Andersson'un Ake Grönberg ile başrolleri paylaştığı Çıplak Gece ise bir aşk öyküsünden yola çıkarak sirk dünyasını gündeme getiren bir yalnızlık filmidir.

Kadın-erkek İlikisi Dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Film, özlemlerini gerçekleştirmek isterken aşağılanan, cinsellikte aradıklarını bulamayan bir kadınla bir erkeğin öyküsünü aktarırken, insanın yazgısına karşı çıkamayacağını da, kusursuz bir anlatımla vurgular. Bu filmi izleyen Bir Aşk Dersi (En lektion i kärlek, 1953) terk edildikten sonra bir doktorun yeniden karısının gönlünü kazanmaya çalışmasını, Kadın Düşleri (Kvinnodröm, 1955) iki kadının düşlerini ve Cannes Film Festivali'nde Şiirsel Mizah Ödülü'nü kazanan Bir Yaz Gecesi Tebessümleri (Sommarnattens leende, 1955) dört kadınla dört erkeğin bir parti sırasında kadın sütü ve aygır spermi katılmış şarabın da etkisiyle bastırılmış duygularının ortaya çıkışını konu edinir.

Yalnızlık, Yaşamın Anlamı ve Tanrı'nın varlığı Dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Yaşam ve ölüm üzerine bir film olan ve kimi eleştirmenlerce yönetmenin Faust'u olarak da nitelendirilen Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü kazanan Yedinci Mühür (Det sjunde inseglet, 1956) bir Haçlı seferinden dönmekte olan bir şövalyeyi, canını almaya gelen Azrail ile karşılaştırır. Ölüm dansı, veba salgını, insanların çilesi gibi konulu resimlerden esinlenen film, vebanın kol gezdiği bir ortamda ölümle yasam, umutla umutsuzluk, yaratanla yaratılan ilişkilerine değinir. Öykü, şövalyenin, ölümünü geciktirebilmek için Azrail ile satranç oynamasıyla başlar. Bu filmin Bergman'ın sanatında yeni bir dönemi başlattığı da görülür. Yaklaşık beş yıl boyunca kadın-erkek ilişkileri üzerine eğilmiş olan yönetmen, artık yaşamın anlamı, insanın yalnızlığı, Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu gibi konuları da ele alacaktır. Nitekim Strindberg'in Düş Oyunu adlı oyunundan esinlenen bir sonraki filmi Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı Ödülü kazanan Yaban Çilekleri (Smultronstället, 1957) de insanın yeryüzündeki varlığına ilişkin felsefi, ahlaksal ve dinsel sorunlara eğilir. Film, kendisi için düzenlenen onur törenine gelininin arabasıyla gitmekte olan yaşlı bir bakteriyoloji uzmanının geçmişiyle hesaplaşmasını konu edinir... yaşamın acımasızlığına karşın bireyin, eğer yaşlılığında yapayalnızlığın boşluğunda kalmak istemiyorsa, iyiliğe, dürüstlüğe, açık 1960 yürekliliğe yönelmesini önerir. Sevecen anlatımıyla yaşamın kırılganlığı üzerine ayrıntılı gözlemler getiren Yaban Çilekleri, yalnızlık üzerine yazılmış yoğun bir roman tadı verir seyirciye. Ulla Isakkson'un romanından uyarlanan Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülü kazanan Yaşamın Eşiğinde (Nära livet, 1958) bir kadın doğum kliniğinde yatan üç kadının gebelik serüvenini aktaran sıradan bir film oldu. Yüz (Ansiktet, 1958) on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında geçen film, bir hipnotizmacı ve büyücüyü eksen alarak doğru ile yalan, gerçek ile yanılsama arasındaki bağlantıya dışavurumcu bir anlatımla eğilir. (Yüz, Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü kazandı.) Genç Bakire Pınarı (Jungfrukällan, 1959); dürüst bir kızın gönlünü çelmesi için Cehennem'den yeryüzüne gönderilen Don Juan'ın öyküsünü kaba bir güldürü ortamında anlatan Şeytanın Gözü (Djävulens öga, 1960) dış dünya ile bağlantısız kapalı bir ortamda geçmeleridir.

Üçlemenin insanın Tanrı ile ilişkilerini ele alan ilk filmi Aynanın İçinden (Såsom i en spegel, 1961) oldu. Film, akıl dengesi bozuk bir kadının (Harriet Andersson) ailesiyle birlikte yaz tatilini geçirdiği bir adada, Tanrı'yı bir örümcek biçiminde gördüğünü sanmasını aktarır. Adada yaşanan 24 saatlik bir süreyi ele alan bu filmi, bir rahibin bir pazar sabahı iki ayini birbirinden ayıran 90 dakika boyunca yaşadıklarını aktaran Kış Işıkları (Nattvardsgästerna, 1963) izledi. Film, bir kasaba rahibinin, az önce konuştuğu bir balıkçının intihar etmesinin de etkisiyle inancının sarsılmasını konu edinir. Üçlemenin son filmi olan Sessizlik (Tystnaden, 1963 filmi) ise otuz yaşlarında, biri hastalıklı iki kızkardeş ile (Ingrid Thulin ile Gunnel Lindblom) birinin sekiz on yaşlarındaki oğlunun, neresi olduğunu bilmedikleri ve dilini konuşmadıkları bir ülkeye yaptıkları bir yolculuğu aktarır. Bergman'ın ilk renkli filmi Bütün Bu Kadınlar Üstüne (För att inte tala om alla dessa kvinnor, 1964) yönetmenin yaşamından da izler içeren bir güldürüdür. Persona (1966) bir oyun sırasında dili tutulan bir kadın oyuncu (Liv Ullmann) ile bakıcısı (Bibi Andersson) arasındaki ilişkiyi ele alır. Kurtların Saati (Vargtimmen, 1968) geceleri sanrılar ve hayaletler gören ünlü bir ressamın (Max von Sydow) bunalımını aktarır. Utanç (Skammen, 1968) savaş karşıtı -- bir adaya sığınmak zorunda bıraktığı keman sanatçısı bir çift (Liv Ullman ve Max von Sydow) burada da savaşın utanç verici yönleriyle karşılaşırlar. Ayin (Riten, 1969) edebe aykırı bir oyun oynamakla suçlanan üç oyuncu, yargılama sırasında söz konusu oyunu oynarlar. Yargıç dayanamayıp ölür. Tutku (En passion, 1970) karşılıklı anlayışa dayanan bir sevgi bağı oluşturamayan bir kadınla (Liv Ullman) bir erkeğin (Max von Sydow) öyküsünü aktarır. Yönetmenin tek İngilizce filmi olan Temas (Beröringen, 1971) evli bir kadının kocası ve aşığı arasında seçim yapmada zorlanışını, Çığlıklar ve Fısıltılar (Viskningar och rop, 1973) ölümün eşiğinde bir kadın, kızkadeşleri ve birr bakıcının malikanedeki öyküsünü, Yüz Yüze (Ansikte mot ansikte, 1976) ruh hastalıkları uzmanı ve evli bir kadının (Liv Ullmann) tatil sırasında karşılaştığı eşcinsel bir doktorla duygusal ilişkisini konu ve Yılan Yumurtası (Ormens ägg, 1977) Nazizmin iktidara geliş yıllarını konu edinir.

Gerçekten de filmin cani bilim adamı, Fritz Lang'ın kahramanı Dr. Mabuse'yi çağrıştırır. Ingrid Bergman'ın ilk kez Ingmar Bergman'ın bir filminde rol almasını sağlayan Güz Sonatı (Höstsonaten, 1978) bir ana-kız çatışmasını perdeye getirir. Yönetmenin yaşamından da izler taşıyan Fanny ve Alexander (Fanny och Alexander, 1983) 20. yüzyılın başında Uppsala'da tiyatrocu bir ailenin öyküsünü, biri kız, biri erkek iki çocuğun gözlemlerinden yola çıkarak anlatır. Görüntülerinin güzelliği ve anlatımının ustalığıyla dikkati çeken bu üç saati aşkın uzunluktaki film, hata, pişmanlık, dinsel bağnazlık, cinsellik gibi yönetmenin önemsediği konulara değinir bir kez daha. Provadan Sonra (Efter repetitionen, 1984) Strindberg'in bir oyununu sahnelemekte olan yaşlı bir yönetmenin (Erland Josephson) sanatı ile hesaplaşmasını konu edindi. Bir Palyaçonun Önünde (Larmar och gör sig till, 1997) ise tiyatro ile yasam arasındaki ilişkiyi, kara mizaha da yer veren bir anlayışla ele alan bir filmdir.

Bergman'ın, ticari sinemanın isteklerini önemsemeden, kişisel bir çizgi izleyerek bireyin kaygılarını gündeme getiren filmler yapması, onu sinemanın önemli yaratıcı yönetmenlerinden biri kılar. Strindberg'in tiyatrosunun yanı sıra Kierkegaard'ın felsefesinden de etkilendiği bilinen Bergman'ın kadın-erkek ilişkilerini, iletişimsizliği, sanatçının işlevini, insan-Tanrı, yasam-ölüm sorunlarını ele alan çalışmaları, bireyin yeryüzündeki konumunu ele alır. Bergman'a göre birey bir yalnızlık ve umutsuzluk çemberi ile kuşatılmıştır. Toplumsal sorunlara ve çelişkilere ilgi duymayan yönetmenin, bireyin içsel dramını önemsediği, kimi filmlerinde dolaylı olarak yer alan siyasal sorunlara bile bu açıdan baktığı görülür. Ele aldığı konular ve bu konuları anlatım biçimiyle Bergman'ın filmi romana, sinemayı edebiyata yaklaştırır.

Genel teması[değiştir | kaynağı değiştir]

Genel olarak gerçek dünyadan ve toplumsal sorunlardan uzak, melankolik ve kapalı bir sinema yapmakla eleştirilir.

Avrupa'da tanınması[değiştir | kaynağı değiştir]

1956 Cannes Film Festivali’nde gösterilen Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri, tam bir olay yarattı. Jüri, çok iyi diğer filmlerin de varlığı nedeniyle, bu filme özgü bir ‘ödül yaratmak’ (Şiirsel Hiciv Ödülü) zorunda kaldı. Böylece Bergman, bu 18. filmiyle birlikte bir anda keşfedildi. Bergman’ın bütün filmleri, Avrupa sinemalarını sardı. 1957 Cannes Film Festivali’nde gösterilen baş yapıt (Yedinci Mühür) bu modanın katlanarak artmasında etkili olmuştu.

Daha önceki yıllardan yalnızca Bergman’ın Monika adlı filmi anımsanıyordu. Çünkü zaten o tarihlerde İsveç denince akla erotik filmler geliyordu. Monika (1952), 1958-1960'lı yıllarda Fransız Yeni Dalgası ile birlikte meydana çıkan büyük tarz değişikliğini daha o yıllarda önceliyordu.

1970’li yıllar Bergman’ın Avrupa’da bir efsane haline geldiği yıllardır.

Mali polisin gelip sahibi olduğu tiyatroyu basması ve gelir bildirimleri ile ilgili olarak Bergman’ı (biraz da hoş olmayan biçimde) sorgulaması üzerine ülkesine küsen sanatçı, 1976 yılında Almanya’nın Münih kentine taşınır. Böylece gönüllü sürgünlük dönemi başlar.

Filmografi[değiştir | kaynağı değiştir]

1. Dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

II. Dünya Savaşı sonrasında İsveç’te yükselen bir intihar oranı ve dinsel geleneklere bağlılığın sarsılması söz konusudur. Bergman’ın ilk dönem filmleri de bu umutsuzluktan etkilenir. Filmlerin adları bile bunu kanıtlamaktadır.

Genel olarak kişiler varoluş sıkıntılarına gömülmekte, umutsuz bir yalnızlığın içinde debelenmekte ve kimi zaman da intihar girişimlerinde bulunmaktadırlar. Bu karanlık eğilimin doruk noktası, Zindan adlı filmdir.

  • 1946 - Kris (Bunalım): Melodramatik bir tiyatro oyununun gerçekçi uyarlaması.
  • 1946 - Det regnar pa var Körlek (Aşkımızın Üstüne Yağmur Yağıyordu)
  • 1947 - Skeep till Indialand (Hindistan’a Giden Gemi ya da Kaybolan Kızlar Limanı)
    1947 - Musik I mörker (Cehennemi Karanlıkta Müzik)
  • 1948 - Hamnstad (Liman Kenti)
    1949 - Fangelse (Zindan)
  • 1949 - Törst (Susuzluk)

2. Dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu dönem, bu marazi eğilimden kopuşu ifade eder. Birbirini izleyen yenileme ve zenginleştirmelerden oluşan bir dönem başlar. Aşk, sevgi, ayrılık genel temalardır. Kadınlara yönelik eğilim bu dönem filmlerinde ağır basar. Kadınlara açıkça ayrıcalık tanınır; iyi roller verilir, galip gelmeleri sağlanır. Erkekler ise küçümsenir, alaya alınır, aşağılanır.

  • 1950 - Till gladje (Neşeye Doğru)
  • 1950 - Sant hander inte hër (Burada Yapılmayan Türden Bir Şey) 1951 - Sommarlek (Yaz Oyunları)
  • 1952 - Kvinners väntan (Kadınların Bekleyişi)
    1953 - Sommaren med Monika (Monika ya da Monika’yla Bir Yaz)
  • 1953 - Gycklarnas afton (Gezgincilerin Gecesi): Bergman’ın deyişiyle bir ‘kurtuluş’ olan bu film, iç kapayıcılığı ile dönemin diğer filmlerinden ayrılır.
  • 1954 - En Lektion I Kärlet (Bir Aşk Dersi)
  • 1955 - Kvinnodröm (Kadın Düşleri) 1955 - Sommarnattes Leende (Bir Yaz Gecesi Gülümsemeleri)

3. Dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

İlk planlarından itibaren kameranın objektifinin gökyüzüne doğru çevrildiği Yedinci Mühür ile birlikte Bergman’ın Dikey Sineması başlar. (Bu kavram, metafizik simgelerden çok günlük gerçeklere ilgi duyan İsveçli genç sinemacıların Bergman’ın sinemasını küçümsemek için taktıkları addır. Lefevre, bu adı kullanarak bir dönemi adlandırıyor). Yaban Çilekleri’nden itibaren bu metafizik soruşturma varoluşsal bir hal alır ve dönemin daha sonraki filmlerinde giderek metafizik niteliğinden bütünüyle uzaklaşır. Son filmi iyiden iyiye ‘eğlendirici’ bir tarza saplanır.

  • 1957 - Det Sjunde inseglet (Yedinci Mühür)
  • 1957 - Smultronstället (Yaban Çilekleri) Yaşlı bir profesörün yaşamının son günleri Proustvari geri dönüşlerle anlatılır. Yaşlı profesör,hayata son kez, kederlenmeden bakmaktadır sanki.Yaşama iyinin ve kötünün ötesinde, büyük bir sadelikle bakan yaşlı adam ölürken dingindir ve çocukluğunun tatlı gülümsemelerini yaşamaktadır.
    1958 - Nära livet (Yaşamın Eşiğinde)
  • 1958 - Ansiktet (Yüz)
  • 1960 - Jungfrukällen (Genç Kız Pınarı)
  • 1960 - Djävulens Öga (Şeytanın Gözü): İkinci sınıf, eğlendirici bir film.

4. Dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

Bu dönem, Tanrının Sessizliği üçlüsünden ibarettir. Ayrıca bu filmlerde yönetmen, tanrı sorununa son bir kez döner. Hatta Kış Işığı filminde, tanrının ölümünü ilan eder.[5]

  • 1961 - Säsom i en spegel (Aynadaki Gibi)
  • 1963 - Nattvärdsgâterna (Kış Işığı) Bergman bu filmde adeta Dostoyevski'nin "Tanrı yoksa onu icat etmek gerekir" sözünün sinemasal anlatımını gerçekleştirmeye çalışır. Dostoyevski'nin birçok romanındaki sorunsal olan tanrının ölümünün doğurduğu ağır ahlaki sorunlar, bir rahibin yaşamında trajediye dönüşür. Eğer bir rahip bile inançsız hale gelmişse sıradan insan ne yapacaktır?
  • 1963 - Tystnaden (Sessizlik)

Dinlenme: Ara Dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1964 - För att inte tala om alla dessa kvinnor (Bütün O Kadınlar ya da Bütün O Kadınlardan Söz Etmeden): İkinci sınıf, eğlendirici bir film. İlk ‘renkli’ kaba güldürüsü.
  • 1967 - Daniel (Daniel): Oğlu Daniel için yaptığı, bir ‘ilan-ı aşk’ niteliğinde, başka bir özellik taşımayan 'ara dönem' filmi.

5. Dönem[değiştir | kaynağı değiştir]

Yakın planların hayranlık verici biçimde kullanıldığı yeni bir üçleme ortaya çıkar. Bu filmlerle birlikte Bergman’ın ‘parçalama tekniklerini’ daha fazla kullandığı görülür. Persona’da seyirciye projeksiyon aletinin varlığı anımsatılır. Filmin başlangıcı, küçülen sayıların sıra ile ‘BAŞLA’ kelimesini izleyişini gösterir. Projektörün gürültüsü ses bandının müziğini bastırırken, kamera, cihazın kimi bölümlerinin ayrıntılarını verir. Filmin can alıcı yerinde Bergman filmin kaydığı ve koptuğu izlenimini yaratır. Aynı işlem filmin sonunda da tekrarlanır ve SON yazısı belirmez. Kurtların Saati filminde, filmin adı hiç beklenmedik bir anda görüntüye geliverir. Ayin’de film dokuz parçaya ayrılmıştır. Bir Tutku’nun oyuncuları, görüşme sorularına cevap vermek ve yorumladıkları kişiler hakkındaki kişisel görüşlerini belirtmek üzere oyunun akışını anında keserler. Çığlıklar ve Fısıltılar’da ve Fanny ve Alexander’da usdışının sınırlarına girilir; seyirci rahatsız edilir. Güz Sonatı’nın papazı seyircilere dolaysız yoldan seslenir. Kuklaların Yaşamından’ın dosyasının aynı sayıdaki bölüme denk düşen piyesleri, hiçbir kronoloji kaygısı olmaksızın sunulur. Öte yandan son filmlerinde Bergman, ‘bilinçsiz güdülenmelere bağlı sorunlara’ giderek daha fazla eğilecektir .

  • 1966 - Persona (Persona)
  • 1968 - Vargtimmen (Kurtların Saati)
  • 1968 - Skammen (Utanç) Savaşın sonucu sadece ölen sayısız insanla sınırlı değildir. Kalanlar da yaşadıkları ağır deneyimlerin sonucu olarak bir tür yaşayan ölüye dönüşürler. Tanık olmak, tanık olarak yaşamını sürdürmeye çalışmak. Bu, aynı zamanda "bilmemek" üzerine bir film. Savaş sırasında bir radyosu bile olmayan, dolayısıyla da savaşın seyriyle ilgili pek bilgisi olmayan Eva ile Jan'ın bir şişe şarap bulduklarında yaşadıkları büyük keyif, savaşla ilgili bilgileri arttıkça ve savaş artık iyicene yaşamlarına girdikçe büyük bir utançla da karşıkarşıya kalmaya başlayacaklardır.

Diğerleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1969 - Riten (Ayin) (Televizyon filmi)
  • 1969 - En Passion (Bir Tutku)
  • 1970 - The Touch (Temas)
  • 1972 - Viskningar och rop (Çığlıklar ve Fısıltılar) Ölüm, inanç, yalnızlık üzerine üç kız kardeşin öyküsü. Kusursuz bir anlatım.
  • 1974 - Scener ur ett äktenskap (Evlilik Yaşamından Sahneler)
  • 1975 - Trollflöjten (Sihirli Flüt) (Televizyon filmi)
  • 1976 - Ansikte mot ansikte (Yüz Yüze)
  • 1977 - Das Schlangenei (Yılanın Yumurtası)
  • 1978 - Höstsonaten (Güz Sonatı) Bir kadınla annesinin gecikmiş bir hesaplaşması. Anne, geçmişte iki kızının da hayatında travmatik yaralar açmıştır ama bunun farkında değildir. Müzisyen olan kadın sanatı uğruna kızlarını büyük oranda ihmal etmiş, kızlardan küçüğünün felçli kalmasında etkisi olmuş ve yıllar sonra itiraf etmek istemediği bir vicdan azabıyla geri dönmüştür. Anne ile büyük kızın bir gece boyunca yaşamlarını bir mahkeme önüne çıkarırcasına hesaplaştıkları sahne Bergman'ın ustalığını ve dehasını bir kez daha kanıtlıyor.
  • 1980 - Aus dem Leben der Marionetten (Kuklaların Yaşamından) (Televizyon filmi)
  • 1983 - Fanny och Alexander (Fanny ve Alexander) 1983 - Hustruskolan (Televizyon filmi) 1984 - Efter repetitionen (Provadan Sonra) (Televizyon filmi) 1986 - De två saliga (Kırık Kalpler) (Televizyon filmi) 2003 - Saraband (Televizyon filmi)

TV Filmleri ve Diğerleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • 1957 Herr Sleeman kommer (Televizyon filmi) 1957 Bakomfilm Smultronstället (Documentary short) 1958 Venetianskan (Televizyon filmi) 1958 Rabies (Televizyon filmi 1960 Oväder (Televizyon filmi) 1963 Ett drömspel (Televizyon filmi) 1965 Don Juan (TV Mini-Series) 1969 Riten (Ayin) (Televizyon filmi) 1970 Fårö dokument (Televizyon filmi documentary) 1973 Scener ur ett äktenskap (Bir Evlilikten Manzaralar) (TV Mini-Series) (6 bölüm) 1974 Misantropen (Televizyon filmi) 1975 Trollflöjten (Sihirli Flüt) (Televizyon filmi) 1976 De fördömda kvinnornas dans (Short) 1978 The Making of Autumn Sonata (Documentary) 1979 Fårö-dokument 1979 (Televizyon filmi documentary) 1980 Aus dem Leben der Marionetten (Kuklaların Yaşamından) (Televizyon filmi) 1983 Fanny och Alexander (TV Mini-Series) (5 bölüm) 1983 Hustruskolan (Televizyon filmi) 1984 Efter repetitionen (Provadan Sonra) (Televizyon filmi) 1984 Dokument Fanny och Alexander (Documentary) 1984 Karins ansikte (Documentary short) 1985 Dom Juan (Televizyon filmi) 1986 De två saliga (Televizyon filmi) 1992 Markisinnan de Sade (Televizyon filmi) 1993 Backanterna (Televizyon filmi) 1995 Sista skriket (Televizyon filmi) 1996 Harald & Harald (TV Short) 1997 Larmar och gör sig till (Televizyon filmi) 2000 Bildmakarna (Televizyon filmi) 2003 Saraband (Televizyon filmi)

Ödülleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Yıl Kategori Aday Gösterilen Film Sonuç
1959 En İyi Özgün Senaryo Yaban Çilekleri Adaylık
1960 En İyi Yabancı Film Oscarı Genç Bakire Pınarı Kazandı
1961 En İyi Yabancı Film Oscarı Aynanın İçinden Kazandı
1962 En İyi Özgün Senaryo Adaylık
1973 En İyi Film Çığlıklar ve Fısıltılar Adaylık
En İyi Yönetmen Adaylık
En İyi Özgün Senaryo Adaylık
1976 En İyi Yönetmen Yüz Yüze Adaylık
1978 En İyi Özgün Senaryo Güz Sonatı Adaylık
1983 En İyi Yabancı Film Oscarı Fanny ve Alexander Kazandı
En İyi Yönetmen Adaylık
En İyi Özgün Senaryo Adaylık

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Bergman and literature: August Strindberg". Ingmar Bergman Face to Face (İngilizce). Ingmar Bergman Vakfı. 29 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mayıs 2011. Strindberg has followed me all of my life: I have loved him, hated him and thrown his books in the wall, but rid of him, I cannot get. 
  2. ^ a b c d Aghed, Jan (30 Temmuz 2002). "När Bergman går på bio". Sydsvenska Dagbladet (İsveççe). 20 Kasım 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mayıs 2011. 
  3. ^ "İsveçli yönetmen Bergman öldü". 5 Temmuz 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Temmuz 2007. 
  4. ^ a b "İsveçli yönetmen Ingmar Bergman öldü". Erişim tarihi: 30 Temmuz 2007. 
  5. ^ İstanbul Film Festivali, 37. "Kış Işığı". İKSV. 12 Nisan 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Nisan 2018. 

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]