Lukas Moodysson

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara

Karl Frederik Lukas Moodysson (d. 17 Ocak 1969, Malmö) İsveçli senarist ve yönetmendir.

İskandinavya'nın genç yeteneği Lukas Moodysson , İskandinavya'nın en iyisi Ingmar Bergman'ın en sevdiği yeni yönetmen. Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Filmleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Fucking Åmål (Sev Beni) : dünyada Show Me Love (Bana aşkı göster) adıyla vizyona girdi. Türkiye'de ticari gösterime çıkmayan film 2004 yılında Ankara Sinema Kültürü Derneği tarafında bir kez Ankara-Kızılay Sineması'nda gösterildi. Åmål adlı sıkıcı bir Isveç kasabasında yaşayan ve toplumda tamamen dışlanmış 15 yaşındaki bir lezbiyenin, kasabanın en popüler ama henüz kendini keşfedememiş kızına aşık olmasını anlatan film, Moodysson'a İsveç'te ticari başarı getirdi ve film yeryüzündeki bütün önemli film festivallerini dolaştı.
  • Tillsammans (Birlikte) : Türkiye'de ticari gösterime çıkmayan film Türsak Vakfı Sinema Salonu'nda iki kez gösterildi. 70'lerde annesi ve annesinin sevgilisiyle her şeyin serbest olduğu bir komünde yaşayan Moodysson bu filmde kendi çocukluğuna dönüş yapıyor ve şu andaki muhafazakar, aileyi kutsayan kişiliğinin temel nedenlerini göstermek için bu filmi iyi bir fırsat olarak kullanıyor.
  • Lilja 4-ever (Daima Lilya) : 15 yaşındaki Rus oyuncu Oksana Akinshina 'nın canlandırdığı Lilja, Rus toplumunun komünizm sonrası ahlaki ve toplumsal çöküşünü her şeyin satılabileciğini, Iskandinav toplumunun da iki yüzlü , her şeyin alınabileceği yapısını gözler önüne seriyor. Bu film 2003 Istanbul Film Festivali'nde gösterildi ve aynı yıl ticari gösterime çıkarak Türkiye'de bu ilgi topladı.
  • Ett hål i mitt hjärta (Yüreğimde Bir Delik) : Istanbul 4. Bağımsız Filmler Festvali !f Istanbul`da ve Ankara Film Festivali'nde gösterilen film Türkiye'de 21. yüzyılda yasaklanan ilk sinema filmi olma özelliğini taşıyor. Uluslararası çocuk ticaretini anlatan Lilja4ever' dan sonra, yeraltı porno dünyasını anlatan Moodysson, bu yeryüzündeki kayıp insanlar aracılığıyla, bir taraftan bireyselliği doruk noktasına çıkarırken diğer taraftan bireyleri yok eden Iskandinav toplumunu acımasızca eleştiriyor, özellikle kadınların kurban oldukları bu sektörün aslında hiç ilginç olmayan arka planını anlatan film gösterildiği ülkedelerde ticari başarı elde edemedi.