Hasan Sabbah
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Hasan Sabbah (1034 - 1124), Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve Batıni örgütü fedaayiin (Karşı düşüncedekilere göre de Haşhaşileri) kuran ve ölene kadar liderliğini yapan İranlıdır.
Konu başlıkları |
[değiştir] Hayatı
İran'da Kum kentinde dünyaya gelmiştir. Zamanın önde gelen okulllarında okuma şansı bulmuştur. Ailesiyle birlikte Rey şehrine gittiğinde burada Şii inancının önderleriyle temas etmiş ve Şiiliği benimsemiştir. Dini çalışmalarını geliştirmek için Fatimiler'in hakim olduğu Kahire'ye gitmiştir. İran'a döndüğünde Selçuklu sarayında yüksek bir memuriyetle işe başlayacaktır. Bu dönemde ünlü yönetici Nizamülmülk'ün emrinde çalışmaya başlamıştır.Buradan sonra Amin Maalouf'un Semerkant'ına göre sonraları Melikşah ile Nizam'ın arasını açmış ve Melikşah'ın cimriliğini kullanarak paraların nereye gittiği fikrini kafasına sokmuştur.Sonra da Melikşah devlet giderlerinin nereye gittiği konusunda Sabbah'a tam yetki vermiştir.Mühlet 40 gündür.40 gün sonra Hasan Sabbah araştırmalarının sonucunu göstermek için saraya gelmiş fakat gösterememiştir.Çünkü Nizam,Sabbah'ın sekreterini satın almış ve önemli belgeleri alıp sayfaların yerlerini de değiştirtmiştir.Ömer Hayyam'ın araya girmesiyle(Sabbah'ı Nizam'la tanıştıran da kitaba göre zaten odur.) cezası idamdan sürgüne çevrilmiştir.7 yıl boyunca ortalıklarda gözükmeyen Sabbah kendine müridler toplamaya başlamıştır.Semerkand'dakileri de böylece etkisine alır.Semerkand hükümdarını da etkisi altına alan Sabbah devleti ele geçirmeyi başarmıştır.Fakat Nizam bir numara çevirmeyi başarmış sonra da Semerkand'ı ele geçirmiştir.Sabbah kaçmayı başarmıştır.Sonra da bu yöntemin bir işe yaramayacağını anlamış ve Haşhaşiyun adlı tarikatı kurmuştur.[1]
Bazı iddialara göre Nizamülmülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah birlikte aynı dönemlerde öğrencidirler ve kim hayatta en çabuk yükselirse diğerlerine yardım edecektir. Bu efsanenin doğruluğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır.Çünkü Nizamülmülk ile Hasan Sabbah arasında yaklaşık 40 yıllık yaş farkı vardır. Bundan sonra kesin olarak bilenen ise Hasan Sabbah'ın yoğun dini çalışmalarından sonra örgütlenmeye başladığı ve Alamut kalesini ele geçirip burada üslenmesidir.
Sabbah'ın Alamut'u ele geçirişinden de Semerkant (roman)'da bahsedilir.Romanda bunun İsmaililerin kaynaklarında yazdığı belirtilir.Sabbah önce Alamut'ta İsmailiyeliği yayar.Sonra da kaleye gelir ve kaleyi teslim etmesini söyler.Kaledekilerin çoğunun da İsmaili olduğunu söyler.Komutan da kaleyi bin altına aldığını söyler.Hasan Sabbah ise bir kağıda bir şeyler yazar ve söylediği şehre gitmesini söyler.Gider ve parasını noksansız alır.
[değiştir] İsmailiyye
İslamiyetin tarihinde yaşamış olduğu farklı mezheplerden biri olan Şiilik mezhebi İran'da yaygındır. Bu mezhepin üyelerinin Selçuklu hakimiyetindeki bölgelerde Sünni yöneticiler tarafından baskıya maruz kaldıklarından dolayı Şiilik gizli olarak kendisini varetmiştir. Hasan Sabbah'ın da mensup olduğu İsmailiyye tarikatının inancına göre 12 imamdan yedincisi olan Cafer öldükten sonra oğlu İsmail'i imam tayin etmiştir. Ancak İsmail babasından önce ölmüştür. İsmailiye tarikatı ise İsmail'in ölmediğini ve gizlenmek için ortadan kaybolduğunu, zamanı gelince geri döneceğini savunur. Bunun haricinde Hasan Sabbah'ın bağlı bulunduğu Nizari kolu ise 18. imam Mustansır'dan sonra ise Musta'li değil Nizari'nin gelmesi gerektiğini savunur..
[değiştir] Hakkındaki efsaneler ve popülerleştirme
Hasan Sabbah hakkında yazılan birçok popüler eserin aksine konuyu bilimsel olarak değerlendiren eserler de mevcuttur. Bunlardan en önemlisinin yazarı Farhad Daftary'ye göre döneme ait bilgi kaynakları sadece Şii inanca düşmanlık besleyen Sünni kaynaklar ve İslami tarihi hiç anlamayan yanlı Haçlı kaynaklarıdır. Buralardan kaynaklanan yanlış bilgilendirme ve karalama kampanyasının sonucu olarak esrar, haşhaş, intihar fedaileri, bakirelerin gezdiği bahçeler efsaneleri türetilmiştir. Gerçekte varolan ise sağlam bir örgütlülük yapısına dayanan bir vurucu güçtür.Bahsedilen popülerleştirmelerden bazıları:
- Haşhaş kullanımı:
Suikast işletmek için militanlarına haşhaş vererek onların zihinlerini avucuna aldığı.Haşhaş kullandıkları iddialarından dolayı karalamak amacıyla haşhaşi adı verilmiştir.
- Gösteri amaçlı intiharlar:
Merkezleri, yüksek bir kayalığın tepesinde kurulu olan Alamut Kalesi'ydi. Misafirleri(genel olarak düşmaları)Alamut Kalesi'ne gittiklerinde Hasan Sabbah onları etkilemek ve müritlerinin kararlılığını göstermek için kalenin yukarısında duran müritlerinden üçüne işaret ederek aşağıya atlamalarını istemiş ve onlar da hiç tereddüt göstermeden atlayınca misafirleri bu olaydan oldukça etkilenmişlerdir.Ancak bilinenin aksine müritler genel olarak ölmezdi.Bu tavır o insanların uyuşturucu almadan bunu yapmalarının mümkün olmadığı fikrine götürmüştür. Ayrıca bu rivayet Assassin's Creed adlı video oyununa konu olmuştur.
- Cennet Bahçeleri:
Bu iddiaya göre Hasan Sabbah'ın tarikata yeni giren gençlere, öldükten sonra cennet vaadettiği söylenmektedir.
- Ömer Hayyam ve Nizmülmülk ile sınıf arkadaşlığı:
Ömer Hayyam, Nizam-ül Mülk ve Hasan Sabbah'ın sınıf arkadaşları oldukları rivayet edilmektedir.Aralarındaki anlaşmaya göre bu arkadaşlardan kim daha önce yükselir ve mevkii sahibi olursa diğer ikisine yardım edecekti. Nizam-ül Mülk başvezirliğe kadar yükselince Hasan Sabbah'ı da yanına aldı. Ancak Hasan Sabbah zekasıyla sarayın dikkatini çekmişti. Nizam-ül Mülk kendi mevkiisinin tehlikede olduğunu fark etti. Hasan Sabbah'ı oyuna getirerek saraydan kovulmasına neden oldu. Hasan Sabbah Alamut Kalesi'ni kendine üs seçti ve kendi inançlarına ters düşen Selçuklulara karşı mücadelesine başladı. Ancak tüm bunlar hala netlik kazanmış değildir. Çünkü bu üçlünün hiçbir zaman sınıf arkadaşı olmadıkları düşünülmektedir.
[değiştir] Ölümü
1124 yılında ölen Hasan Sabbah öldüğünde arkasında güçlü bir silahlı örgüt ve sadece İran'da değil tüm Mezopotamya'da korkulur bir askeri ve siyasal güç bırakmıştır. Tarikat Moğol istilası yıllarına kadar ayakta kalmıştır. Alamut kalesi ise 1256 yılında civarına gelen Moğol komutanı Hülagû Han tarafından normal yollardan ele geçirilemeyince; o yıllarda yeni keşfedilen petrol; kalenin bulunduğu tepenin altına tüneller kazılarak ve bu tünellerin de içlerinde petrol havuzları oluşturularak ateşe verilerek patlatılmış dolayısıylada imha edilerek ele geçirilmiştir. Pratikte ele geçmesi imkânsız olan oldukça dik, sarp kayalıklar üzerinde kurulmuş olan bu kale; tarihte de pek çok güçlü orduya meydan okumuş konumu ve sert savunması nedeniyle asla ele geçirilememiştir.Semerkant (roman)'a göreyse kale kendiliğinden teslim olmuştur.Zaten Hasan Sabbah'ın verdiği ruh zayıflamaktadır.Teslim olunuktan sonra kale yakılacaktır.Moğolların hikayesindeki bir bilgin Alamut kütüphanesindeki kitapları kurtarmak ister.Bir el arabası verilir ve alabileceği kadar alması söylenir.Adam önce Sünni olduğu için Kur'an'ları kurtarır.Sonra da uzun uzun kitaplara dalar.Vaktin geç olduğu konusunda uyarı gelince önündeki kitapları kaparak çıkar.Ve orada düntadaki bir sürü şey hakkında bilgi içeren ve nüshası bulunmayan bir sürü kitap yanar. Hasan Sabbah ve yandaşlarının da bağlı oldukları Nizari İsmailiyesi’nin günümüzde temsilciliğini Hindistanda yaşayan ünlü Ağa Han ailesi yapmaktadır.
[değiştir] Dış Bağlantılar
- Haşişiler Thamos'un Haşişiler derlemesi.
- İsmaililik ve Tapınak Şövalyeleri
[değiştir] Hakkında Yazılan Akademik Eserler
- Hasan Sabbah Gerçeği/ Eşitlikçi Dervişan Cumhuriyetleri, Faik Bulut ISBN 975-7354-73-2
- The Assassin Legends: Myths of the Isma'ilis, Farhad Daftary ISBN 1-85043-950-8 (İngilizce)
[değiştir] Bahsedilen Popüler Eserlere Örnek
- Alamut: Fedailerin Kalesi, Wladimir Bartol ISBN 975-7076-09-0
- Semerkant (roman)", Amin Maalouf ISBN 975-363-223-1, 9789753632232
[değiştir] Kaynakça
- ^ Semerkant(Amin Maalouf)

