Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihi

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihi LGBT hakları
Sovyetler Birliği
Eşcinsel cinsel ilişki yasal? 1917-1930 arası yasal, 1991 yılında dağılmasına kadar yasaktı.
Ceza:
Çalışma kamplarına gönderme veya 5 yıla kadar hapis.
Cinsel kimlik/ifadesi 1930 sonrası eşcinsellik propagandası yapmak yasaktı.

Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihi, Sovyetler Birliği'nde LGBT tarihini konu alır. Sovyetler Birliği'nde eşcinselliğin durumu üç ana dönemde incelenir. Ekim Devrimi sonrası dönemde 1917-1933 arasında homoseksüellik suç olmaktan çıkarılarak eşcinseller kanun önünde önceki ve sonraki döneme göre daha avantajlı bir konuma sahip olmuştur. Bu yılların akabinde Stalin döneminden itibaren kanunlarca "hastalık" olarak nitelendirilmiştir. 1934-1986 yılları arasında yeniden suç kapsamına alınarak kamuoyuna duyurulmaksızın kovuşturma ve hukuki süreçlere tabi tutulmuştur. 1987-1990 yılları arasında ise kamuya açık tartışmalara izin verilmiş; bilim, akademi ve edebiyatta çeşitli konularla ele alınmıştır.

Günümüzde eşcinsellik eski Sovyet cumhuriyetlerinden olan Türkmenistan ve Özbekistan'da yasal olarak suçtur. Azerbaycan, Belarus, Ermenistan, Estonya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Litvanya, Letonya, Rusya, Tacikistan ve Ukrayna'da ise eşcinsellik suç kapsamında değildir ve yasaldır. Buna karşın bu ülkelerden Estonya haricinde bu ülkelerde eşcinsel ilişkiler resmen tanınmamaktadır. Tüm eski Sovyet cumhuriyetlerinin tamamında eşcinsel evlilik halen yasaktır.

Ekim Devrimi dönemi ve sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

Sovyetler'in kapanana kadar birlikte çalıştığı Cinselbilim Enstitüsü tarafından basılan "üçüncü cinsiyet" konulu kitap.

Ekim Devrimi'nden hemen sonra, Kasım 1917'te Çarlık Rusyası'ndaki ceza kanunu yürürlükten kaldırıldı. Bu kapsamda eşcinsellik yasal olarak suç olmaktan çıkarıldı, cinsel rüşt yaşı olarak 14 yaşından büyük olan erkekler için eşcinsel ilişkiler serbest bırakıldı. 1922'de yapılan yeni Sovyet ceza kanununda cinsellik üzerindeki tüm hukuki sınırlamaları kaldırıldı[1], bazı Asya sovyet cumhuriyetleri dışında kanunlardan oğlancılık ve cinsel rüşt yaşı ifadeleri çıkartıldı.[2] Dönemin Sağlık Komiseri Nikolay Semashko, 1923’de Almanya'daki Cinselbilim Enstitüsünü ziyareti sırasında hazırlanan bu Sovyet yasasının “cinsel devrimin bir parçası olarak kasten hayata geçirilmiş özgürlükçü bir tedbir." olduğunu ifade etmiştir.[1][3] Daha sonraki süreçte kurulan Ermenistan SSC, Belarus SSC, Rusya SFSC ve Ukrayna SSC'de oluşturulan yasalarda, bir önceki yasalardan farklı olarak eşcinsel ilişki suç olarak tanımlanmadı. Dönemin Sovyetler Birliği yönetimince Cinselbilim Enstitüsü ile birlikte çalışmalar yürütüldü, delege gönderildi (bu kurum Naziler iktidara geldiğinde kapatılacaktır). Aynı dönemde yetişkinlerde eşcinsel ilişkilerin yasallaşmasına destek veren kurumların yaptığı uluslararası konferanslara Sovyetler Birliği ev sahipliği yaptı. Buna paralel olarak kadınların sosyal yaşama katılması ve eski geleneklerden kurtulması amacıyla çeşitli faaliyetler yürütülerek birçok kampanya yapıldı, ataerkil ve erkek egemen toplum yapısı kırılmaya çalışıldı. Bu politikalara benzer siyasi atılımlar eşcinsellik ve LGBT konularında gerçekleşmedi, sadece eski toplumda hedef haline getirilme durumu ortadan kaldırıldı. Eski Çarlık yasaların kaldırılması sayesinde, etkin bir boşanma hakkı, kürtaj hakkı verilmişti ve eşcinsellik yasa dışı olmaktan çıkarılmıştı.[4]

Yetişkinlerin özel ve rızalı eşcinsel ilişkilerin yasallaştırılması yalnızca Rusya SFSC'nin kuruluş yıllarında uygulanmıştır.[1]

Daha sonraki süreçte özellikle müslümanların yoğun olarak yaşadığı bazı Sovyet cumhuriyetlerinde, yerel hükümetlerce eşcinselliği suç sayan yasalar çıkarılmıştır. Transkafkasya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti ve Orta Asya'daki sovyet cumhuriyetleri bu duruma örnek teşkil eder. 1923'te Azerbaycan SSC, erkeklerin eşcinsel ilişki ceza gerektiren suç kapsamında sayıldı ve 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörüldü.[5][6] 1926 yılında Özbekistan SSC, 1927 yılında Türkmenistan SSC erkek eşcinsel ilişki suç sayan yasa çıkardı. Aynı dönemde Nahçıvan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, Buhara Sovyet Halk Cumhuriyeti, Gürcistan SSC, Abhazya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti de eşcinsel ilişkiyi yasa dışı olarak tanımladı.[7][8] Bolşeviklere göre bu kanunların bu ülkelerde çıkmasının sebebi, söz konusu bölgelerdeki yaygın olan erkek çocukların seks işçiliği ve çocuk istismarıydı.[2]

Stalin dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

1930'lu yıllarda Stalin yönetimine muhalif kesimlerin artması ve Rus olmayan halkların da (Asya halkları) devlet yönetimine gelmesi neticesinde LGBT temaları resmi devlet sansürüyle karşılaştı. Bu dönemde homoseksüellik resmi olarak bir suç olmaktan ziyade tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak tanımlanmaktaydı.[9] LGBT bireylerin durumu bir hak olmaktan ziyade ekonomik, siyasal, ahlaki, kültürel boyutlarıyla ele alındı. Bu resmi görüş dönemin tıp uzmanı Mark Sereiski tarafından 1930 yılında yazılan Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde yer alan makalede görülebilir;[10]

« "Sovyet yasaları ahlaka aykırı suçları tanımlamıyor. Kanunlarımız toplumun korunması ilkesinden hareket eder ve bu nedenle yalnızca küçük yaştaki insanlara ve gençlere cinsel nesne olarak bakıldığı durumlarda ceza verir. ... eşcinsel gelişimin yanlışlığını kabul ederken ... toplumumuz profilaktik ve diğer terapötik önlemleri, homoseksüellere ve toplum içindeki uzantılarına karşı mümkün olduğunca az ağrı veren yöntemlerle uygulayarak bu durumu çözecek koşullara sahiptir." »
(Mark Sereiski, Büyük Sovyet Ansiklopedisi, 1930, s. 593.)

1933 yılında eşcinsel ilişkiler kanunca suç ilan edildi. Açıklamada eşcinsel propagandasının batı kapitalist kültürünün bir sapması olduğu, Sovyet insanında böyle bir sapkınlık olamayacağı vurgulandı. Bu görüşe göre eşcinsel bireylerin yapacağı propagandalar batı kültürü propagandalarına ait burjuva öğelerinden ibaretti.[2] 7 Mart 1934'de 121. maddeye eşcinsellik ile ilgili ceza kanununa eklendi. Kanuna göre Sovyetler Birliği'nde aynı cinsle cinsel ilişkide bulunan erkeklere 5 yıla kadar hapis cezası verilecekti. Buna karşın lezbiyenlik konusunda bir ceza öngörüsü yoktur. Bazı batılı araştırmacılar bu yasa kapsamında her yıl 800-1000 arasında erkeğin bu yasa uyarınca hapse atıldığını iddia etmişlerdir.[11] Dönemin yönetimi bu ceza kanununun çıkarılmasını "Yeni Rusya'da toplumsal bir sorun olarak eşcinselliğin baş göstermesiyle birlikte bu alan yeniden düzenlenmek zorunda kalınmış ve Sovyetlerin 1920'lerdeki deneyimleri eşcinselliğin mülk sahibi sınıflara özgü bir yozlaşma durumu olduğunun farkına varılmasını sağlamıştır." özetiyle açıklamıştır.[1]

Bazı tarihçiler, Nazilerin güçlenmesinden ve Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktının bozulmasından sonraki süreçte Sovyetlerin eşcinselliği faşizmin bir işareti olarak göstermeye başladığını ve gerçek cinsel yönelimine bakılmaksızın 121. maddenin geniş muhalif kesimlere karşı kullanacakları basit bir siyasi alete dönüştüğünü iddia eder.[12] Bu konuda yakın geçmişte eski Sovyet belgelerine ulaşılmıştır, "karşıdevrimci" veya faşist olmakla suçlanan erkeklere homoseksüellik araştırmaları yapılmış ve pedofili suçlamalarıyla çeşitli tutuklamalar gerçekleştirilmiştir.[13] 1933'de 130 erkek küçük yaşta kişilerle cinsel ilişkiye girmekle ve pedofili olmakla suçlanmıştır. Bunun yanında LGBT olan bireylerin çalışma kamplarına gönderildiği de bildirilmiştir.[1]

Sovyet hükümetleri, heteroseksüel olmayan kişilerin çok az olduğunu düşünüyordu ve bu konuyla ilgili çok az sayıda kamuoyu açıklaması yaptı. 1934'de İngiliz komünist Harry Whyte, dönemin Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Jozef Stalin'e kanunu ve hükumetin önyargılı davranışlarını kınayan uzun bir mektup yazdı. Homoseksüellerin toplumsal azınlık olduğunu vurgulayarak Marksist yönteme uygun davranılmasını ve bu kesimin ezilmesine karşı çıkılması gerektiğini savundu. Mektupta homofobinin; ırkçılık, cinsiyetçilik ve yabancı düşmanlığı ile eş tutularak mücadele edilmesi gereken bir görüş olduğu vurgulandı.[14] Mektubun resmi olarak yanıtlanmamasına karşın, Sovyet yazar Maksim Gorki hem Pravda hem de İzvestiya'da "Proleter Hümanizm" başlıklı bir makale yayımlayarak, Whyte'in argümanlarını tek tek reddeden bir yazı yazdı. Eşcinsellerin toplumsal bir azınlık olduğu görüşünü reddetti ve "erkek proletarya" tarafından yönetilen Sovyetler Birliği'nin gençleri bozma etkisinden korumak için eşcinsellere baskı yapmakla yükümlü olduğunu savundu.[15] Gorki ayrıca eşcinselliği faşizm ile eş tutarak, eşcinselliği yok etmekle faşizmin de yok olacağı görüşünü dile getirdi.[13][16] Bununla paralel olarak 1936 yılında Adalet Komiseri Nikolay Krilenko, gay karşıtı ceza yasasının egemen sınıflara yönelik olduğunu açıkça belirtti.[13] Aynı dönemde bu cinsel yönelimin kapitalizmin bir icadı olduğunu görüşleri ortaya atıldı.

Stalin'in döneminde eşcinselliğin kamusal tasviri, savunması veya tartışması uygun görülmüyordu. Sovyetler Birliği Komünist Partisi içinde yer almak isteyen eşcinsel veya biseksüel Sovyet yurttaşlarının, gerçek cinsel tercihlerine bakılmaksızın, bir erkek ya da kadınla evlenmesi bekleniyordu. Fakat bu konuda dikkat çekici karşıt bir örnek, Sovyet film yönetmeni Sergei Eisenstein'ın eşcinsel yönelimi olan bir erkeğin bir kadınla evli iken başka erkeklerle erkeklerle ilişkiler kurarak hayatta kalmayı başarması konulu filmler çekmesi ve bu filmlerin Stalin döneminde herhangi bir kovuşturmaya maruz kalmadığıdır.

Bu dönemde "Sovyet insanın ahlakı" adıyla yeni bir kavram ortaya atıldı. Bu kavram Homo Sovieticus olarak tanımlanan insan yapısına paralel üretilmiştir. Buna göre eşcinsellik, bu yeni insan yapısına uygun değildi. O dönemde "hastalık" olarak tarif edilen bu durum tedavi edilmeliydi.[9]

Kruşçev dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Nikita Kruşçev'in Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri olmasının ardından Kruşçev yönetimi aynı cinsiyetteki cinsel ilişkiye karşı bir ceza kanunun bulunmadığına inanıyordu. Yönetime göre, cinsel faaliyetleri nedeniyle Stalin döneminde hapse atılıp destalinizasyon sürecinde serbest kalanlar arasında meydana gelen cinsel ilişkiler herhangi bir kovuşturmaya yol açmıyordu. Buna karşın Stalin hükümeti homoseksüelliğin suç olmasını pedofili konusu ile açıklarken, Kruşçev hükümeti erkek tutsaklar arasında "bazen zorla yapılan cinsel eylemler" olarak sınırlandırıyordu.[17] 1950'lerin sonları ve 1960'ların başında, o zamanlar Sovyetler'de yabancı bir muhabir olan Aline Mosbi, Kruşçev hükümetinin kamuoyunda bazı eşcinsel çiftlerin gördüğü ve nadir olmadığı belirtmiştir. Bu değişim politikalarına karşın Mosby, 1958'de Sovyet İçişleri Bakanlığı, eşcinsellere dair ceza hukukunun uygulanmasını hızlandırmak için kolluk kuvvetlerine gizli bir direktif gönderdiğini ifade eder.[18]

1964'de cinselliğe yönelik bir kitapçıkta şu ifadeler yer alır: "Homoseksüeller eşi benzeri olmayan tüm hilelerle, gençlerin güvenlerini kazanırlar. Sonra harekete geçerler. Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme. Bu insanlar derhal idare organlarına bildirilmelidir, ancak böylece toplumdan uzaklaştırılabilirler."[19]

Brejnev dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Erkeklerin eşcinsel cinsel ilişkisine yönelik hapis cezaları uygulamaları 1970'lerin başına kadar devam etti. 1973 yılında Venedikt Yerofeyev'in Moskova'da eşcinsellik hakkında kısa bir brifing vermesine izin verildi. Muhtemelen bu durum Stalin döneminden bu yana LGBT haklarının halka dair ilk anlatımı, dolaylı onay verilmesidir. Nitekim artık Sovyet Ceza Hukuku Ders Kitabı'nda yapılan 121. maddeye eleştiri getiren ve yürürlükten kaldırılmasını isteyen görüşler dile getiriliyordu.[8] Yazar Vicktor Sosnora'ya, "Uçan Hollandalı Adam" adlı eserinde (1979) Leningrad'daki bir barda vahşice öldürülen yaşlı bir eşcinselin durumuna tanık olmasına dair anlatımlara izin verilmiştir. Ancak kitabın sadece Doğu Almanya'da yayınlanmasına izin verildi. Eğer bir yazar eşcinsel ise ve özellikle eşcinsel hakları desteklediği takdirde, sansür daha sert uygulanmaktaydı.

Rus gay yazar Yevgeni Karitonov 1970'li yıllarda yaşadığı eşcinsel deneyimleri yasa dışı olarak yayımlamıştır. Yazar Gennady Trifonov, eşcinsel içerikli şiirleri nedeniyle adli kovuşturmalara maruz kaldı. Serbest kaldıktan sonra şiirlerini yalnızca eşcinselliği tasvir etmekten ve atıf yapmaktan kaçınması koşuluyla yayımlatabildi.[8] 1984'te bir grup Rus gay, bir eşcinsel hakları örgütü kurmak için bir araya gelmeye çalıştı ancak KGB tarafından derhal kapatıldı.

Gorbaçov dönemi[değiştir | kaynağı değiştir]

Glasnost ve Perestroyka politikarının devreye sokulmasıyla birlikte, yetişkinler arasında rızalı eşcinsel ilişkilerin yeniden legalleştirilmesi konusunda kamusal tartışmaların yağılmasına izin verildi.

1989'da yapılan bir kapsamlı bir ankette, eşcinsellerin Rus toplumunda en çok nefret edilen grup olduğunu ve bu grupta bulunanların yüzde 30'unun eşcinsellerin tasfiye edilmesi gerektiğini belirttiğini belirtmiştir.[11] 1991 yılında Çelyabinsk'te yapılan bir kamuoyu araştırmasında, 16 ila 30 yaşlarındaki katılımcıların yüzde 30'u eşcinsellerin "toplumdan izole edilmelidir" görüşüne sahip olduğu, yüzde 5'i "direlt tasfiye edilmesi gerektiğini, yüzde 60'ın ise "olumsuz" bir tavır sergilediğini belirtti.[19] 1989-1990'da Yevgeniya Debryanskaya liderliğindeki bir Moskova eşcinsel hakları örgütünün kurulmasına ve Roman Kalinin'e "Tema" adlı eşcinsel bir gazete yayınlama izni verildi.[20] 121. madde uyarınca yargılanan kişilere dair SSCB tarihinde ilk resmi bilgilendirme 1988'de yayınlandı. Kesin olarak yargılanan kişi sayısının bilinmemekle birlikte bu verilere göre, 121. madde uyarınca hüküm giyen erkeklerin sayısı, Glasnost döneminde giderek azalmıştır. Buna göre 1987 yılında madde 121'e göre 831 erkek cezalandırıldı. Bu sayı 1989'da 539, 1990'da 497 ve 1991'de 462 idi.[21]

İlgili görüşler[değiştir | kaynağı değiştir]

Sovyetler Birliği ile ilgili görüşler[değiştir | kaynağı değiştir]

Naziler Cinselbilim Enstitüsü'nün kitaplarını yakıyor, 1933

Sovyetler Birliği'ndeki LGBT ile ilgili görüşlerin ve politikaların dönemdeki bilimsel gelişmeler ile paralel olarak ilerlediği ifade edilmektedir. Nitekim Sovyetlerin görüşü diğer devletler ile karşılaştırıldığında, dünyanın o dönemde büyük oranda kabul ettiği "sapkın suç" görüşünün aksine SSCB yönetimi, eşcinselliğin psiko-seksüel bir bozukluk veya zihinsel bir rahatsızlık olduğunu ifade etmiştir. 1920'li yıllarda Almanya'da eşcinsel ilişkiler için 5 yıl, İngiltere’de ise ömür boyu hapis söz konusuydu.[2] Aynı dönemde SSCB ile birlikte diğer süper güç olan Amerika Birleşik Devletleri'nde genel görüş, eşcinselliğin derhal cezalandırılması gereken bir sapkınlık olduğu idi. Nitekim Amerikan Psikoloji Derneği ancak 1975 yılında eşcinselliği ruhsal bir bozukluk olarak tanımlamıştır. Bunun yanında Nazi Almanyası'nda eşcinsellere pek çok katliam mevcuttu. Sovyetler Birliği'nin ilk kuruluş yıllarında Cinselbilim Enstitüsü ile birlikte çalışmalar yürütmesi, Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte bu enstitünün kapanına kadar devam etmiştir.[22] Bunun yanında Sovyet yönetimi, özellikle Nazi Almanyası'ndaki faşistlerde birçok eşcinsel olduğunu düşünüyordu. Özellikle Sturmabteilung'nun eşcinsellerden oluştuğuna dair görüşler yaygındı.[22] Yeni kurulan sistemde Sovyet doktor ve psikiyatristler tarafından bu alanda birçok araştırma yapılıyordu. Eşcinsellik bir hastalık olarak değerlendiriliyordu ve hipnoz gibi yöntemlerle tedavi edebileceği düşünülüyordu.[2]

Bununla birlikte kovuşturmaların sertleştiği Stalin dönemine tekabül eden dönemde insan cinselliğine yönelik bilimsel çalışmalar çok yeniydi. Nitekim Cinsel Devrim kavramının ortaya atılması ve yaygınlaşması bu dönemden sonraya tekabül etmektedir. Dikkat çeken başka bir nokta tutuklama sayısının azlığı (yaklaşık 200 milyonluk nüfusta yılda ortalama 1000) ve tutuklanma gerekçelerinin direkt eşcinsel olmalarından değil, pedofili olmasından kaynaklanmasıdır.[22]

Eşcinselliğe yönelik en ileri çalışmalar Sovyetlerin nüfusunun fazla olduğu Doğu Almanya'da gerçekleşmiştir. Nitekim 1987'de homoseksüellerin sivil haklarının diğer yurttaşlarınkiler gibi eşit olduğu yasalarla garanti altına alınmıştır.[22]

Marksizm ile ilgili görüşler[değiştir | kaynağı değiştir]

Komünist liderlerin ve önde gelen Marksist yazarların LGBT konusunda pek çok farklı görüşü vardır ve bu konuda fikir birliği yoktur. Marksizmin kuramsal kurucuları olan Karl Marx ve Friedrich Engels yayınlanmış çalışmalarında LGBT konusuna dair çok az şey söylediler ve genel olarak cinselliğe nadiren yorum yaptılar. Bununla birlikte Engels'in erkek eşcinselliğini eleştirdiği ve bu durumu antik Yunan oğlancılığı ile ilişkilendirdiği yazıları mevcuttur.[23][24]

Komünist hareketin güçlü olduğu Weimar Cumhuriyeti'ndeki Alman Komünist Partisi, yetişkinler arasındaki özel ve rızalı eşcinsel ilişkileri yasallaştırma çabalarını desteklemek amacıyla sosyal demokrat gruplarla bir araya gelmiştir.[25]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e Fırat Genç, Geçmiş Ne Kadar Geçmiş: Sosyalizm ve LGBT Hareketi, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  2. ^ a b c d e Ekim Devrimi’nin LGBT hali, Kaos GL, 14 Kasım 2014, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  3. ^ Thomas Harrison, Socialism and Homosexuality (İngilizce), Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  4. ^ Hazard, John N.. "Unity and Diversity in Socialist Law". Law and Contemporary Problems (Duke Law) 30 (2): 270-190. DOI:10.2307/1190515. http://scholarship.law.duke.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=3056. Erişim tarihi: 11 Aralık 2016. 
  5. ^ Healey, Dan. "Masculine purity and 'Gentlemen's Mischief': Sexual Exchange and Prostitution between Russian Men, 1861–1941". Slavic Review. Vol. 60, No. 2 (Summer, 2001), s. 258.
  6. ^ Russian S.F.S.R. (1966). Harold Joseph Berman, ed. Soviet criminal law and procedure: the RSFSR codes (İngilizce), Harvard University Press, s. 196, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  7. ^ Dan Healey, Homosexual Existence and Existing Socialism New Light on the Repression of Male Homosexuality in Stalin's Russia, s. 349–378, 2002.
  8. ^ a b c Goodall, K. E., & Malloch, M. S. (2013). Building Justice in Post-transition Europe: Processes of Criminalisation Within Central and Eastern European Societies (İngilizce), vol. 2, Routledge, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  9. ^ a b West, Green. Sociolegal Control of Homosexuality: A Multi-Nation Comparison (İngilizce) Erişim tarihi: 11 Aralık 2016. s. 224.
  10. ^ Кон, И. С. (1995). The sexual revolution in Russia: From the age of the Czars to today (İngilizce), Simon and Schuster, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  11. ^ a b Resource Information Center - Russia (İngilizce), Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  12. ^ Karlinsky, S. (1989). Russia's gay literature and culture: the impact of the October Revolution. Hidden from history: Reclaiming the gay and lesbian past
  13. ^ a b c Leslie Feinberg, Can a homosexual be a member of the Communist Party? (İngilizce),Workers World newspaper, 7 Ekim 2004, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  14. ^ Dan Healey, "Homosexual Desire in Revolutionary Russia" 2001, s. 188.
  15. ^ Zizek, S. (2002). Revolution at the Gates. London.
  16. ^ Maksim Gorki, Proletarian Humanism, Pravda, 23 Mayıs 1934.
  17. ^ Dan Healey, A History of Homophobia (İngilizce), 28 Mart 2012, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  18. ^ Aline Mosby, The View from No. 13 People's Street, 1962.
  19. ^ a b Russia's Gay Men Step Out of Soviet-Era Shadows (İngilizce) The New York Times, 10 Şubat 1993, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  20. ^ Russian Gay History (İngilizce), The Encyclopedia of Homosexuality, 2nd Edition, Garland Press, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  21. ^ İgor Kon. Soviet Homophobia (İngilizce), Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  22. ^ a b c d Alfonso Casal, Homosexuality in the USSR (İngilizce), 8 Nisan 2015, Erişim tarihi: 11 Aralık 2016.
  23. ^ Igor Kon (1995). The Sexual Revolution in Russia: From the Age of the Czars to Today. Simon and Schuster. s. 52–53.
  24. ^ Angus, Ian; Riddell, John. Engels and homosexuality (İngilizce), International Socialist Review, (70), Erişim tarihi: 12 Aralık 2016.
  25. ^ Storer, Colin, A Short History of the Weimar Republic (İngilizce), s. 156. 28 Mayıs 2013, ISBN 9781780761763, Erişim tarihi: 12 Aralık 2016.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]