Sanat

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Sol üstten saat yönünde: Vincent van Gogh'un otoportresi, Afrikalı Chokwe heykeli, Sandro Botticelli'nin Venüs'ün Doğuşu ve Japon Shisa aslanı

Sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayalgücünün ifadesi olarak anlaşılır. Tarih boyunca neyin sanat olarak adlandırılacağına dair fikirler sürekli değişmiş, bu geniş anlama zaman içinde değişik kısıtlamalar getirilip yeni tanımlar yaratılmıştır.[1] Bugün sanat terimi birçok kişi tarafından çok basit ve net gözüken bir kavram gibi kullanılabildiği gibi akademik çevrelerde sanatın ne şekilde tanımlanabileceği, hatta tanımlanabilir olup olmadığı bile hararetli bir tartışma konusudur.[2]

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, ingilizcedeki 'art' sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce'deki 'art' ('artificial' = yapay)[3], gerek Almanca'daki 'Kunst' ('künstlich' = yapay)[4] gerekse Türkçe'deki Arapça kökenli 'sanat' ('suni' = yapay)[5] sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır. Sanat, bu geniş anlamından Rönesans zamanında sıyrılmaya başlamış[6] , ancak yakın zamana kadar zanaat ve sanat sözcükleri dönüşümlü olarak kullanılmaya devam etmiştir. Buna ek olarak Sanayi Devrimi sonrasında tasarım ve sanat arasında da bir ayrım doğmuş[7] , 1950 ve 60'larda popüler kültür ve sanat arasında tartışma kaldıran bir üçüncü çizgi çekilmiştir.[8]

Sanatın tanımlanması[değiştir | kaynağı değiştir]

Başat Biçim Görüşü[değiştir | kaynağı değiştir]

Clive Bell, 1914 yılında Cezanne'dan etkilenerek yazdığı Sanat ('Art') isimli kitabında sanatın başat biçim ('significant form') olduğunu savunmuştur. Bell'e göre her biçim bu klasmana girmez, çünkü önemli olan çizgi, şekil ve renk ilişkilerinin kendi aralarındaki kombinasyonudur.[9]:53 Bu görüş temsilin sanatsal beğeniye etki etmediğini söyler. Sanatı tamamen estetikle bağlantılı olarak tanımlayan bu görüş, 20.yy'da Marcel Duchamp, Andy Warhol, Joseph Beuys gibi bildiğimiz anlamda estetik nesneler üretmeyen, görünümden çok kavramlara önem veren sanatçıların eserlerini kapsamadığından, bugün zamanında olduğu kadar etkili değildir.[10]:9-36

Sanatın Duyguların Dışavurumu Olduğu Görüşü[değiştir | kaynağı değiştir]

R.G. Collingwood, 1938'da basılan Sanatın İlkeleri ('The Principles of Art') isimli kitabında sanatın temel olarak duyguların yaratıcı ifadesi veya dışavurumu olduğunu söylemiştir.[11]:62 Bunun yanında sanat ve zanaat arasında bir ayrım yapmıştır. Buna göre zanaat, malzemenin bir plan doğrultusunda daha önceden tasarlanmış bir son ürüne dönüştürülmesi iken sanatsal aktiviteler, araçlar ve amaçlar arasında, planlama ve uygulama arasında ayrım yapmayı gerektirmez. Bunun yanında bu görüşe göre, sanat herhangi bir duygunun da dışavurumu değildir. Bu duygu, ifade edildiği ana kadar açıklık kazanmamış olup, ifade edilişi onun keşfedilmesine neden olacak bir duygu olmalıdır. Bu aynı zamanda izleyiciyi de araştırmanın içine alır. Bu teori de sanat olarak kabul edilmeyen bazı aktiviteleri (örneğin bir psikoterapi seanslarını) sanattan ayırt edemediği gibi, sanat olarak kabul edilen bazı eserleri (örneğin Rönesans Döneminde, sanatçının duygularını açığa çıkarmak değil, dinsel duygular uyandırmak amacıyla yapılan resimler) kapsamadığı için, yerini değişik kuram aramalarına bırakmış, hatta tüm bu tanımlama çabalarının başarısız olması sanatın tanımının yapılmaya çalışılmasının ne kadar doğru olduğu tartışmalarını başlatmıştır.[12]:60-64

Neo-Wittgenstein'cı Görüş[değiştir | kaynağı değiştir]

Morris Weitz'ın 1956'da, Wittgenstein'ın görüşlerinden ve şeylerin özünü bulmaya karşı direncinden yola çıkarak ortaya attığı görüştür. Weitz'a göre Fry ve Bell, Tolstoy, Croce, Collingwood gibi kuramcılar, yaptıkları tanımlarda kendi kişisel sanat görüşlerini ifade etmekten öteye gidememişlerdir. Neo-Wittgenstein'cı görüşü özetlemek gerekirse, sanat açık bir kavramdır ve tanımlanamaz. Ancak bu, Weitz'a göre felsefi açıdan bir sorun yaratmamalıdır, çünkü aile benzerliği yöntemi kullanılarak neyin sanat olup olamayacağı konusunda hükümler getirmek olasıdır.[13]:65-86

Kurumsal Sanat Görüşü[değiştir | kaynağı değiştir]

Kurumsal sanat kuramı, Neo-Wittgenstein'cı görüşünü reddederek sanatın tanımlanabileceğini ileri sürer.Bu fikir George Dickie tarafından ilk olarak 1974'te geliştirilmiştir.[14]:82

Dickie'nin ilk tanımı, Arthur Danto'nun da sanat dünyası fikirlerinden etkilenerek aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur:

Sanat eseri: Bilinçli olarak insan elinden veya fikrinden çıkmadır. Belli bir sosyal kurum (sanat dünyası) adına hareket eden kişi veya kişiler tarafından, bazı kısımları hakkında fikir birliğine varılmış olunmalı, beğeni kazanmaya aday olmalıdır.[15]:83-86

Sanatın değerlendirilmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Filozof Richard Wollheim sanatın estetik değerlendirilmesi için üç yaklaşım önerir:[kaynak belirtilmeli]

  • Estetik niteliğin insanın bakış açısından bağımsız, mutlak bir değer olduğunu öngören gerçekçi yaklaşım
  • Estetik niteliğin mutlak bir değer olduğunu, ancak insanın bakış açısına bağlı olduğunu savunan nesnel yaklaşım
  • Estetik niteliğin hem mutlak olmadığını hem de insanın bakış açısına göre değiştiğini söyleyen göreli yaklaşım

Tarihçesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Ana madde: Sanatın tarihi

Yapıldıkları tarihler bundan 40.000 yıl öncesine giden heykeller, mağara ve kaya resimleri bulunduysa da bu eserlerin anlamı, içinde geliştirildikleri kültür hakkında az bilgimiz olması sebebiyle tam olarak bilinmemektedir. Bilinen en eski sanat nesnesinin - üzerleri delinmiş bir salyangoz kabuğu dizisi - 75.000 yıl önceye dayanırsa da 100.000 yıl yaşında, muhtemelen boya saklamak için yapılmış kaplar da bulunmuştur.[16][17]

Eski Mısır, Mezopotamya, İran, Hindistan, Eski Yunan, Roma, İnka, Maya, Olmek medeniyetlerinden günümüze birçok sanat eseri miras kalmıştır. Eski Yunan sanatı insan fiziğinin ideal oranlarda temsiline yoğunlaşmış, sonrasında Bizans ve Ortaçağ Avrupası'nda İncil ve dini motifler ağırlık kazanmış, bunları yücelten tarzlar geliştirilmiştir. Rönesans, fiziksel dünyanın resmedilmesi ve perspektifin sistematik olarak uygulanıp resimde üç boyut algısının oluşması yönünde teknikler geliştirmiştir.

Doğuda, İslam Sanatı'ında ikonografinin yasak olması nedeniyle geometrik şekiller, hat sanatı ve mimariye yoğunlaşılmıştır. Uzak Doğu'da da bu dönemlerde din, sanatsal üretime yön vermiştir. Hindistan ve Tibet renkli heykeller ve dans ön plana çıkarken dinsel resimler de bu pratiklerden beslenmiştir. Çin'de de kuyumculuk, bronz işçiliği, çömlekçilik, şiir, kaligrafi, müzik, resim, tiyatro gelişmiş, sanatsal eğilimler baştaki sülaleye göre değişiklik göstermiştir.

Batı'da 18.yy'da Aydınlanma ile birlikte rasyonel, saat gibi işleyen evren anlayışı gelişmiş, bu da Blake'in Newton'u kutsal bir geometrici gibi portrelemesi veya David'in propagandacı resimlerine yansımıştır. Daha sonra bu da yerini tepki olarak duygu ve birey olmayı ön plana çıkaran, akademik sanat, Sembolizm, İzlenimcilik, Fauvizm gibi 19.yy sanatsal akımlarına bırakmıştır.

20.yy sanat tarihi bitip tükenmeyen sanatsal arayışların yüzyılı olmuştur. Bu yüzden İzlenimcilik, Dışavurumculuk, Fovizm, Kübizm, Dadaizm, Gerçeküstücülük gibi akımların parametreleri, icat edildikleri yıllardan çok öteye gidemediyse de sonra gelen akımları etkiledi. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Modernizm kültüre hakim olmuş ve Theodor W. Adorno'nun 1970 yılında yayımlanan Estetik Teorisi kitabının açılış cümlesinde yazdığı gibi, "artık sorgulamadan kabul edilen şey, sanat hakkında hiçbir şeyin, ne sanatın kendisinin, ne sanatın dünya ile olan ilişkisinin, ne de sanatın varolma hakkının, sorgulamadan kabul edilemeyeceği."[18] Relativizm kaçınılmaz bir gerçeklik olarak kabul edilmiş, bu da çağdaş sanat ve postmodern eleştiri dönemini başlatmıştı.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Adajian, Thomas. "The Definition of Art: Historical Definitions". Stanford Encyclopedia of Philosophy. http://plato.stanford.edu/entries/art-definition/#HisDef/. Erişim tarihi: 15 Ocak 2014. 
  2. ^ Adajian, Thomas. "The Definition of Art". Stanford Encyclopedia of Philosophy. http://plato.stanford.edu/entries/art-definition/. Erişim tarihi: 15 Ocak 2014. 
  3. ^ "artificial", Online Etymology Dictionary http://www.etymonline.com/index.php?term=artificial&allowed_in_frame=0
  4. ^ "Kunst", dict.cc English-German Dictionary http://www.dict.cc/?s=Kunst
  5. ^ "suni", Wikisözlük http://tr.wiktionary.org/wiki/suni
  6. ^ Shiner, Larry (2001). Sanatın İcadı: Bir Kültür Tarihi. İstanbul: Ayrıntı Yayınları. ss. 186. ISBN 9755393668. 
  7. ^ Von Stamm, Bettina (2008). Managing Innovation, Design and Creativity. West Sussex, UK: John Wiley & Sons Ltd.. ss. 525. 
  8. ^ "What is the difference between art and popular culture?". So, why is this art?. Walker Art Center. http://schools.walkerart.org/swita/switaact8.html. Erişim tarihi: 15 Ocak 2014. 
  9. ^ Dickie, George (1997). Introduction to Aesthetics. New York & Oxford: Oxford University Press. ISBN 0195113047. 
  10. ^ Warburton, Nigel (2003). The Art Question. New York: Routledge. 
  11. ^ Dickie, George (1997). Introduction to Aesthetics. New York & Oxford: Oxford University Press. ISBN 0195113047. 
  12. ^ Warburton, Nigel (2003). The Art Question. New York: Routledge. 
  13. ^ Warburton, Nigel (2003). The Art Question. New York: Routledge. 
  14. ^ Dickie, George (1997). Introduction to Aesthetics. New York & Oxford: Oxford University Press. ISBN 0195113047. 
  15. ^ Dickie, George (1997). Introduction to Aesthetics. New York & Oxford: Oxford University Press. ISBN 0195113047. 
  16. ^ Radford, Tim. "World's Oldest Jewellery Found in Cave". Guardian Unlimited, 16 Nisan 2004. Erişim tarihi: 30 Ocak 2014.
  17. ^ Wilford, John Noble. "In African Cave, Signs of an Ancient Paint Factory". The New York Times, 13 Ekim 2011. Erişim tarihi: 30 Ocak 2014.
  18. ^ Adorno, Theodor W. (1997). Minnesota: University of Minnesota Press. ss. 1. ISBN 9780816618002. 
Commons-logo.svg
Wikimedia Commons'ta
Sanat ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunmaktadır.