Kuşşara

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Hındıllı Höyüğünden çıkan ağaç parçaları
Hındıllı Höyüğü

Kuşşara, Hattiler ve Erken Hitit dönemlerinde adı geçen Kussara Krallığı'nın merkezi olan eski bir şehir. Yeri tam olarak belirlenememiş bir şehir krallığı. Hitit tabletlerinde adı geçiyor ama nerede olduğu konusunda arkeologlar farklı görüşler öne sürüyorlar. Kimisi Kayseri Kültepe/Kaniş’e yerleştiriyor, kimisi Tuz Gölü’nün doğusunda Aksaray sınırları içindeki Acemhöyük’e yerleştiriyor. Kimisi daha güneyde Torosların eteklerine kimisi de Afyon Sandıklı’da bulunan Kusura adlı bir yerleşmeye yerleştiriyor. Kimi araştırmacılar da Çorum yakınlarındaki Kuşsaray isimli bir yere yerleştiriyorlar. Anadolu’nun ilk çağdaki yerleşmelerini gösteren haritalarda Aksaray ve Şereflikoçhisar arasındaki bölgeye Garsaura adı veriliyor. Garsaura ile Kussara kelimeleri arasındaki ses benzerliği de dikkat çekicidir. Kussara Krallığının yerinin kesin olarak belirlenememiş olması ve Kussara – Garsaura – Gossar arasındaki ses benzerliği Hititlerin ilk başkenti olan Kussara şehrinin Şereflikoçhisar toprakları içerisinde olabileceğini akla getiriyor. Şereflikoçhisar'da çok sayıda höyük bulunmakta ve bu höyüklerde kapsamlı bir araştırma yapılmış değil. Özellikle Varavan (Baravan diye bilinir) höyüğün Orta Tunç Çağı yerleşmelerinin özelliğini taşıdığı söyleniyor. Yani Luviler, Hattiler ve Hititler zamanında bu höyük yerleşme yeri olarak kullanılmış. Bu höyükte yapılacak bir kazı Kussara kentinin yerinin bulunması açısından önemli sonuçlar verebilir. Ayrıca Hındıllı yaylasına yakın bir höyük var. Şekil olarak bir tümülüse benziyor. Tümülüsler Hitit krallarının mezarlarıdır. İki Hitit kralının adı Hentili’dir. Hentili ile Hındıllı kelimeleri de birbirine çok yakın sesler veriyor. Belki de bu höyük, bu iki Hitit krallarından birisine ait olabilir. Bu höyükte yapılan kaçak kazıda dışarıya çıkan döküntüler arasında çürümüş ağaç parçaları görülmüştür. Bu ağaç parçaları mezarın üstünün kapatılmasında kullanılan ağaçlar olabilir. Bu bulgular, Koçhisar adının eski dönemlerdeki Kussara’dan geldiği düşüncesini güçlendiriyor. Türkler buraları fethedene kadar bu ad bu şekilde söylenmiş olmalı. Müslüman Türkler (Selçuklular) 1071 yılındaki Malazgirt Zaferi’nden sonra buraları fethedince Kussara ismi de küçük bir değişikliğe uğradı. Selçuklular fethettikleri şehirlere yeni adlar verirken aslına yakın kelimeler seçiyorlardı. Bunu birçok şehrimizde görmek mümkün. Mesela Archelais’e Aksaray, İkonium’a Konya, Smirna’ya İzmir, Caserea’ya Kayseri, Nikita’ya Niğde dedikleri gibi, Kussara’ya da Koş Hisar dediler. İbrahim Hakkı Konyalı, Selçuklu dönemine ait kayıtlarda şehrin adının Koşhisar şeklinde yazıldığını belirtmektedir. Bu ismin verilmesinde, şehirde bulunan iki kalenin ilham kaynağı olduğu tarihçilerce belirtilir. O zamanlarda birisi Güneştepe, diğeri yaklaşık 500 metre kuzeydoğusunda bulunan Kale tepe üzerinde iki adet kalesi olduğu için eski ismine de benzetmek amacıyla çift kale anlamında KOŞ HİSAR adını verdiler. Fakat halk ağzındaki söyleniş şekli Kossar ya da Gossar olarak söylenmeye devam etti. Bugün sosyal medyada birçok Şereflikoçhisar'lının (Gossar) adı ile paylaşım yaptıkları görülüyor. Yani Şereflikoçhisarlılar farkında olmadan Koçhisar’ın eski adını yeniden günyüzüne çıkarmış oluyorlar.