27 Aralık Muhtırası

Vikipedi, özgür ansiklopedi

27 Aralık Muhtırası, 27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülend Ulusu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'un imzasını taşıyan ve dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e verilen bir uyarı mektubudur.

12 Eylül Darbesi'nden yaklaşık bir sene önce verilen bu muhtırada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Türkiye'nin yaşadığı önemli sıkıntılar karşısında partilerin bir araya gelmelerini ve gereken tedbirleri almalarını ısrarla istediği vurgulanmıştır.[1] Bu muhtıranın ardından, istenen ortamın sağlanamaması gerekçesiyle TSK yönetime el koymuştur.

Gerekçeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Dönemin başbakanı Süleyman Demirel

Siyasi istikrarsızlık[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhtıranın verilmesinin altında yatan en önemli sebeplerden birisi siyasi istikrarsızlık olarak görülüyordu. Özellikle de siyasi nedenlerle işlenen cinayetler ve artan siyasi kutuplaşma ile bu kutuplaşmaya bağlı olarak yükselen nefret, muhtıranın verilmesindeki en önemli etkenlerden biri olarak kabul ediliyordu.[1] Siyasi partilerin uzlaşmazlığı ve çekişmelerinin de silahlı kuvvetlerce ülkenin sorunlarının çözümsüz kalmasında temel neden olduğu düşünülüyordu.[2]

Ekonomik bunalım[değiştir | kaynağı değiştir]

12 Eylül öncesinde Türkiye'nin ekonomik durumunun iyi olmadığı değerlendiriliyordu. Dış ticaretteki sıkıntıya ilişkin darbe öncesi dönemin son başbakanı Süleyman Demirel tarafından "70 sente muhtacız" sözü söylenmişti.[1] Dış ticaretteki açık artmaktaydı. Yurt içinde ise işsizlik ve kıtlık söz konusuydu. Ekonomik alanda Türkiye'nin sorunlar yaşadığı dile getiriliyordu. Ayrıca o dönemde dünyayı etkisi altına aldığı iddia edilen neoliberalizmin ekonomide de etki gösterdiği, birçok ülkenin neoliberal politikalar izlemeye başladığı iddia edilmişti. Bu politikaların uygulanabilmesi için, muhalefetin olmadığı bir ortam gerektiği kaydedilmişti. Fakat Türkiye'de, özellikle de işçi ve öğrenci gruplarında yükselen bir muhalefet olduğu söyleniyordu.[1]

Güvenlik meseleleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ülkedeki güvenlik sorunları olduğu, özellikle de üniversite öğrencilerinin büyük tehdit altında olduğu iddia ediliyordu. Bu durumun bütün ülkeyi etkilediği, üstelik gerçekleşen suikastlerin halkın korkusunu daha da artırdığı dile getiriliyordu.[1]

Dış siyaset[değiştir | kaynağı değiştir]

NATO üyesi olan Türkiye'deki bu durumun, ABD'yi de tedirgin ettiği söyleniyordu. Neoliberalist politikaları destekleyen ABD için, Türkiye'nin istikrarlı bir hâle gelmesi gerektiği düşünülüyordu. ABD'nin, diğer ülkelerde bu durumu sağlayabilmek için sağ hükûmetlerin göreve gelmesini istediği, askerî darbe girişimlerine destek olduğu iddia ediliyordu.[1]

Muhtıra[değiştir | kaynağı değiştir]

Tüm bu gelişmeler karşısında; Kenan Evren, Nurettin Ersin, Bülend Ulusu, Tahsin Şahinkaya ve Sedat Celasun'un imzasını taşıyan bir uyarı mektubu, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e verildi. Korutürk, bu mektubu 6 gün sakladı. Saklama gerekçesini ise yakın çevresine "yılbaşı öncesinde halkın huzurunu kaçırmamak" olarak açıklamıştı.[3] 1 Ocak 1980 tarihinde, Korutürk, Evren'i, kuvvet komutanlarını ve Celasun'u Çankaya Köşkü'ne davet etti ve onlarla bir konuşma yaptı.[4] Bu konuşmada, kendisinin görevinin biteceği Nisan ayına kadar bir müdahale yapılmamasını isteyerek, isterlerse istifa edebileceğini bildirdi.[4] Türkiye ise bu muhtırayı 2 Ocak'ta Cüneyt Arcayürek'in Hürriyet Gazetesi'nde yaptığı haberle öğrendi.[3] Bunun üzerine Korutürk, aynı gün içinde Başbakan Demirel ile CHP genel başkanı Bülent Ecevit'i köşke çağırarak, muhtıranın birer kopyasını onlara verdi.[5]

Cumhurbaşkanı Korutürk, aynı gün TBMM Başkanı Cahit Karakaş, Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil, Cumhuriyet Senatosu Millî Birlik Grubu Başkanı Emin Fahrettin Özdilek, Cumhuriyet Senatosu Kontenjan Grubu Başkanı Zeyyat Baykara ile Millî Selamet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş, Cumhuriyetçi Güven Partisi Genel Başkanı Turhan Feyzioğlu ve Demokratik Parti Genel Başkan Vekili Mehmet Faruk Sükan'a da mektubun birer örneğini gönderdi.[6]

Sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

Dönemin MSP genel başkanı Necmettin Erbakan

Muhtıranın ardından siyasi uyuşmazlıklar sorunlar devam etti. Çorum Olayları'nda yaşanan kavgaların yanı sıra 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında MSP genel başkanı Necmettin Erbakan düzenlenen devlet töreninin Anıtkabir'deki kısmına ve Genelkurmay Başkanlığı'ndaki kutlamalara katılmamıştır. Ayrıca, İsrail'in Kudüs'ü başkent ilan etmesi üzerine, Konya'da Kudüs Mitingi gerçekleşmiştir. Yaklaşık yüz bin kişinin katıldığı mitinge bazı kişiler şalvar, sarık, cübbe gibi kıyafetlerle katılmış, şeriat yanlısı sloganlar atılmış ve İstiklâl Marşı yuhalanmıştır.[1] Mektubun ortaya çıkmasının ardından gelişen süreçte, mektubu kimsenin muhatap almadığı ve sorumluluğu başkalarına yüklediği iddia edilmiştir.[7]

Bütün bu olayların ardından, ülkedeki sıkıntıların da aşılamaması gerekçesiyle, 12 Eylül 1980 tarihinde TSK tarafından yönetime el konuldu. İç Hizmet Kanunundan aldığı yetkiye dayanarak ülke yönetimine el koyan TSK, hükûmetin ve parlamentonun görevinin sona erdiğini açıkladı. Hükûmet yetkisi; Kenan Evren, Nurettin Ersin, Nejat Tümer, Tahsin Şahinkaya ve Sedat Celasun'dan oluşan Millî Güvenlik Konseyi'ne geçti. 13 sıkıyönetim bölgesine 13 sıkıyönetim komutanı atanmıştır. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan ise Kenan Evren tarafından gönderilen tebliğ ile görevlerinden alınarak başka yerlere sürüldü. Demirel ve Ecevit için Hamzaköy, Gelibolu adresi verilirken, Erbakan ise Uzunada, İzmir'e gönderildi.[1] Millî Güvenlik Konseyi, 1983 seçimlerine kadar idareyi elinde tuttu, bu tarihte Turgut Özal başkanlığındaki Anavatan Partisi iktidara geldi.[8]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Özel
  1. ^ a b c d e f g h 12 Eylül Darbesi - Vikipedi Erişim tarihi: 8 Eylül 2016
  2. ^ İnce 2016, s. 228.
  3. ^ a b Muhtırayı 6 gün sakladı! - Vatan Gazetesi 11 Eylül 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 7 Nisan 2012. Erişim tarihi: 8 Eylül 2016
  4. ^ a b Abdullah Muradoğlu, 27 Aralık Muhtırasının Hikayesi - Yeni Şafak 9 Eylül 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 15 Nisan 2012. Erişim tarihi: 8 Eylül 2016
  5. ^ TSK'nin yok dediği muhtıra belgesi 11 Eylül 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 10 Nisan 2012. Erişim tarihi: 8 Eylül 2016
  6. ^ Darbe davasında istenen muhtıra altı gün boyunca köşkte saklanmıştı - T24 10 Eylül 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. 6 Nisan 2012. Erişim tarihi: 8 Eylül 2016
  7. ^ Hür 2015, s. 100.
  8. ^ 1983 Türkiye genel seçimleri - Vikipedi Erişim tarihi: 8 Eylül 2016
Genel
  • İnce, Müslüm (2016). Darbeler ve Demokrasi: Öncesi, Sonrası ve Sonuçlarıyla 27 Mayıs - 12 Mart - 12 Eylül. İstanbul: Ozan Yayıncılık. 
  • Hür, Ayşe (2015). Darbeli ve Çatışmalı Yıllar (1961-2000). Çok Partili Dönem'in Öteki Tarihi. Profil Yayıncılık.