Mustafa Pehlivanoğlu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Mustafa Pehlivanoğlu
Doğum Mustafa Pehlivanoğlu
3 Mart 1958(1958-03-03)
Ayaş, Ankara
Ölüm 7 Ekim 1980 (22 yaşında)
Ulucanlar, Altındağ, Ankara
Ölüm sebebi İdam
Defin yeri Karşıyaka Mezarlığı, Ankara
Milliyet Türk
Etnik köken Türk
Vatandaşlık  Türkiye
Siyasi parti Milliyetçi Hareket Partisi
Din İslam
Ebeveyn(ler) Ahmet Pehlivanoğlu
Zeynep Pehlivanoğlu

Mustafa Pehlivanoğlu (3 Mart 1958, Ayaş, Ankara - 7 Ekim 1980, Altındağ, Ankara), Türk ülkücü militan. 10 Ağustos 1978'de üç kahvehaneyi tarayarak sol görüşlü 5 kişiyi öldürdü, 12 kişiyi yaraladı. Yargılandı ve 18 Ekim 1979'da idama mahkûm edildi. 12 Eylül Darbesi'nden sonra cezası infaz edildi. 1980-1984 arasında idam edilen 8'i sağ görüşlü 50 mahkûmdan biridir.

Balgat Katliamı[değiştir | kaynağı değiştir]

10 Ağustos 1978 günü Ankara'nın Balgat semtinde saat 21 sıralarında sol görüşlü kişilerin bulunduğu üç kahvehaneye bir otomobilden otomatik silahlarla yaylım ateşi açıldı. Açılan ateş sonucu beş kişi öldü, on iki kişi yaralandı.[1] Yapılan incelemede, bıçakla yaralamadan sanık Mustafa Pehlivanoğlu ile silah tehdidi ve silah teşhirinden sabıkalı Haydar Şahin adlı kişilerin kahvehaneye ateş açan kişiler oldukları saptandı.[2]

Yargılama, kaçış ve idam[değiştir | kaynağı değiştir]

18 Aralık 1978'de Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılaması başladı. Mustafa Pehlivanoğlu, Balgat Katliamı'nın yanı sıra Balgat'taki Amerikan tesislerini soyma ve bir otomobili gasbederek şoförü soyma suçlarından da yargılandı. Savcı; gasp, silahlı soygun, taammüden birden fazla adam öldürme suçlarından cezalandırılmasını istedi. Olayla ilgili bilgi veren tanıklardan Emin Metin, katliamdan bir hafta önce Pehlivanoğlu'nun kahvelerin bulunduğu yerde solcular tarafından dövüldüğünü, Pehlivanoğlu'nun oradan ayrılırken, "Buraları size mezar edeceğim." dediğini söyledi. Yapılan yargılama sonunda, 18 Ekim 1979'da, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi tarafından "Türkiye'de şeriatçı bir düzen kurabilmek için Türkiye Şeriatçı Komando Ordusu adlı gizli bir örgüt kurmak ve Balgat'ta beş kişiyi öldürüp 12 kişiyi yaralamak" suçlarından idam cezasına çarptırıldı. İdam dosyası Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderildi. Bu sırada yatmakta olduğu ve çok sıkı korunan Mamak Askerî Cezaevi'nden kaçtı.[3] Kaçışı ülkede büyük tepki çekti. Muhalefet lideri Bülent Ecevit, "Bu hiçbir şekilde tevil edilmeyecek, mazur gösterilemeyecek bir skandaldır. Devletin güvenirliği ve işlerliği açısından bir yüz karasıdır. Kaçanlar, bilindiği gibi, Balgat'ta 5 kişiyi öldürmekten ve 12 kişiyi yaralamaktan suçlu olan sağcı teröristlerdir." dedi.[4] Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri Necati Gültekin, "olaydan haberi olmadığını ve yorum yapamayacağını" söyledi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Atilla Sav, "Yakalıyorsunuz, cezasını veriyorsunuz, ondan sonra da kaçıyor. Durum böyle olunca suç işlemeyi caydırıcı durum ortadan kalkıyor." dedi. Cezaevi Müdürü görevden alındı.[5] 16 Ağustos 1980'de Kütahya'da yakalandı. Yapılan sorgulamada, kaldığı hücrenin tavanını delip para karşılığında satın aldığı er kıyafetini giyerek cezaevinden kaçtığını söyledi.[6]

12 Eylül 1980 günü Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yönetime el koydu. Kenan Evren başkanlığındaki Millî Güvenlik Konseyi, 6 Ekim 1980 günü yapılan toplantıda Pehlivanoğlu ve diğer üç idam mahkûmunun infazlarına onay verdi. Pehlivanoğlu, 7 Ekim 1980'de, sol görüşlü Necdet Adalı'dan birkaç saat sonra 22 yaşındayken Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde asılarak idam edildi. Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren, aynı gün tuttuğu notlarda Adalı ve Pehlivanoğlu'nun idamları hakkında şöyle yazdı:

"Dün onayladığımız iki idam cezası bugün infaz edildi. Biri 24, diğeri 22 yaşında olan bu iki terörist; yedi kişiyi öldürmüşler, on iki kişiyi de yaralamışlardı. Böylece işledikleri suçlarını canları ile ödediler."[7]

Pehlivanoğlu, Ankara Karşıyaka Mezarlığı'na gömüldü.

Ölümünden sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan, yıllar sonra anlattığı anılarında verdiği karardan pişmanlık duymadığını söyledi. Pehlivanoğlu'nun idam anını da şöyle anlattı:[8]

"Odadayken Mustafa Pehlivanoğlu'nu çağırdılar. Onun da son arzusu ailesine mektup yazmak oldu. Dinî telkini kabul etti. Ondan sonra ben hükmü okudum. Pehlivanoğlu, savcılıkta itiraflarda bulunmuştu. Ben hükmü okuduktan sonra bana, 'Efendim ben o kadar yardımcı da oldum.' dedi. Ona, infaz hükmünün değiştirilmesinin mümkün olmadığını anlattım. Pehlivanoğlu da sehpada slogan attı."

Pehlivanoğlu'nun, tutuklu bulunduğu Ulucanlar Cezaevi'nden annesine yazdığı mektup 2010 yılında referandum sürecinde dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti Meclis Grup Toplantısı'nda okundu. Erdoğan, Pehlivanoğlu için ağladı.[9]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]