Kudüs Mitingi

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kudüs Mitingi veya 6 Eylül Konya olayları, İsrail parlamentosunun Kudüs'ü başkent ilan etmesi nedeniyle Konya'da 6 Eylül 1980 günü gerçekleşen protesto ve şiddet olaylarıdır.[1]

Arka plan[değiştir | kaynağı değiştir]

İsrail hükûmeti, 23 Temmuz 1980’de Kudüs'ü İsrail'in ebedi başkenti olarak ilan etti. Söz konusu kararın 30 Temmuz 1980 tarihinde İsrail parlamentosu Knesset'te onaylanması üzerine 28 Ağustos 1980’de Türkiye, tepki olarak Kudüs'teki Başkonsolosluğu kapatıp İsrail ile ilişkilerini maslahatgüzarlık seviyesine indirdi. Ancak muhafazakâr çevrelerin söz konusu karar dolayısıyla İsrail’e tepkisi bununla sınırlı kalmadı.

Miting[değiştir | kaynağı değiştir]

Millî Selamet Partisi Genel Merkezi, kendisine yakın çevrelerin bu tepkisini dile getirebilmesine olanak tanımak için 6 Eylül 1980’de Konya’da bir "Kudüs'ü Kurtarma Mitingi" düzenlemeye karar verdi. Mitingin ana sloganı "Ya tam susturacağız, ya kan kusturacağız" oldu.[2]

Konya Belediye Başkanı MSP'li Mehmet Keçeciler'in önderliğindeki Tertip Komitesi'nin hazırladığı ve MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın da katıldığı mitinge, Konya ve çevre illerden gelen yaklaşık 100 bin kişi katıldı. Büyük çoğunluğu sarık, cübbe ve şalvar giyen bu kalabalık içinde yer alan bazı kimseler çevredeki binalara yeşil renkli boyalarla slogan yazmaya başladılar.

İstasyon Meydanından, İtfaiye Meydanına kadar yaklaşık 7 kilometre yürüyen topluluk burada "Şeriat İslam’dır, Anayasa Kur'an'dır", "Şeriat Hakkımız Söke Söke Alırız", "Komutan Erbakan Akıncı Asker", "Yaşasın İslam Devleti Hakkımız”, “Ya Şeriat Ya Ölüm", "Tek Halife Tek Devlet", "Cihadımız Devletimizi Kuruncaya Dek" yazılı pankartları açtılar ve sloganlar attılar. "Kelime-i Tevhid" bulunan yeşil bayraklar açıldı.[2]

Mitingden sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, olayı öğrendikten sonra "çok sinirlendiklerini" ifade edip bu mitingi "31 Mart Vakası provası" diye nitelemiştir. Evren, yazdığı Kenan Evren'in Anılarının ilk cildinde olayı şöyle anlatmış ve değerlendirmiştir:

"Millî Selamet Partisi İsrail'in Kudüs'ü işgali dolayısıyla Konya'da bir miting tertiplemiş ve bu mitinge Türkiye'nin çeşitli yörelerinden militanlarını, din adamlarını ve hatta ülkemizde bulunan Müslüman ülkelerin adamlarını da iştirak ettirmişti. ... meydanda büyük nümayişlerle konuşmalar yapılmış, İstiklal Marşı'mızı söyleyenler protesto edilmiş, bu esnada yerlere oturulmuş, bir kısım yobazlar "Ezan sesi istiyoruz, bu marşı söylemiyoruz." diye bağırmışlar, Erbakan ve vaktiyle bakanlık yapmış bir kısım Millî Selamet Partili milletvekillerinin de katıldığı kortej kol kola girerek eski Türkçe pankartlarla, ilahilerle yürüyüşe geçmişler ve tam manası ile tarihte cereyan eden 31 Mart Olayı'nı tekrar etmek istemişlerdir. Sözde bu gösterinin bir maksadı da komünistlere karşı güç gösterisinde bulunmaktı. Olayı televizyonda seyredip ertesi günü gazetelerde de okuyunca çok sinirlendik. O Erbakan ki 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Anıtkabir'deki kısmı ile Genelkurmay Başkanlığı'nda yapılan kutlama törenlerine katılmamış ve katılmayışına o günü Karadeniz şehirlerimizden birisinde vefat eden bir din adamının cenaze törenini bahane olarak göstermişti. Erbakan için bir hocanın cenaze töreninde bulunmak daha mühimdi. Esasen Anıtkabir'e gitmeyi başbakan yardımcısı iken dahi kerhen yerine getirmemiştir. 30 Ağustos bayramına katılmayan bu kişi, Konya'da tarihteki 31 Mart provasına çekinmeden katılabiliyordu."[3]

Mitingden sonra Necmettin Erbakan mitingi partilerinin değil Konya Belediyesi'nin düzenlediğini söyledi:

"Konya Mitingi'ni MSP olarak biz yapmadık. Bütün partilerin sahip çıkması için bir tertip heyeti düzenlendi ve önemine binaen, bütün partileri ve liderleri davet etti." [4]

Ancak dönemin MSP'li Konya Belediye Başkanı Mehmet Keçeciler, mitingin MSP tarafından düzenlendiğini, hatta kendisinin mitingden önce Necmettin Erbakan ve Oğuzhan Asiltürk ile Ankara'da MSP Genel Merkezi'nde bu mitingi iptal ettirmek için görüştüğünü, iptal ettiremeyince MSP'den istifa ettiğini, fakat bunun da kabul edilmediğini yıllar sonra belirtir.[5]

Ayrıca İstiklâl Marşı okunurken katılımcıların bir kısmının yere oturması ülkede tepkilere neden oldu. Mitingin ardından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, Siyasi Partiler Kanunu açısından MSP hakkında soruşturma başlattı.[6] Özellikle İstiklâl Marşı'nın protesto edilmesi, dönemin başbakanı Süleyman Demirel'i bile kızdırdı. Mehmet Keçeciler İstiklâl Marşı okunurken oturanların az sayıda olduklarını ve bunların devletin provokatörleri olduğunu iddia etmiştir.[7]

Bu mitingin, mitingden 6 gün sonra gerçekleşen 12 Eylül Darbesi'nin gerekçelerinden biri olduğu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Ali Haydar Saltık tarafından, 29 Ekim 1980 tarihinde yapılan bir basın toplantısında dile getirilmiş ve "Konya mitingi 12 Eylül'e gelinmesinde bardağı taşıran son damla olmuştur” değerlendirmesini yapmıştı.

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Alpman, Polat S. (21 Aralık 2017). "21 Aralık 2017". Birikim Dergisi. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2020. 
  2. ^ a b "Ülke korku tünelinde". Cumhuriyet Gazetesi. 20 Eylül 2010. 2 Eylül 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Eylül 2018. 
  3. ^ Kenan Evren'in Anıları 1. 
  4. ^ "Miting ile ilgili Erbakan ne diyor? URL erişim tarihi:6 Temmuz 2008". 17 Eylül 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Temmuz 2008. 
  5. ^ "Yavuz Donat Röportajı". Sabah Gazetesi. 11 Şubat 2007. 5 Ağustos 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Eylül 2018. 
  6. ^ "33 yıl sonra yine Konya'da..." Vatan Gazetesi. 16 Ağustos 2013. 
  7. ^ ""İstiklal Marşı'nda ayağa kalkmayanlar bulunamadı"". Cumhuriyet Gazetesi. 31 Ekim 2012. 

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]