II. Justinianos

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
II. Justinianos
Ιουστινιανός Β
Bizans İmparatoru
Solidus-Justinian II-Christ b-sb1413.jpg
II. Justinian : İkinci saltanatında darp edilen bir altın sikke.
Hüküm süresi 685 – 695
705 - Aralık, 711
Önce gelen 1. saltanat: IV. Konstantin
2. saltanat: III. Tiberios
Sonra gelen 1. saltanat: Leontios
2. saltanat: Philippikos
Tam adı Iustinianos
Doğum tarihi 669
Doğum yeri Konstantinopolis
Ölüm tarihi Aralık 711
Ölüm yeri Konstantinopolis
Eşler "Eudokia"
Hazarlı "Teodora"
Hanedan Heraklius Hanedanı
Babası IV. Konstantin
Annesi "Anastasia"

II. Justinianos veya II. Jüstinyen (Yunanca: Ιουστινιανός Β, Latince: Iostinianos) , (d. 669 – ö. Aralık 711) (Rinotmetos [Ρινότμητος, Rinotmētos, "Kesik burunlu"] lakabıyla da bilinen) ilk defa 685-695 ve ikinci defa 705-711 arasında saltanat süren Heraklios hanedanı mensubu son Bizans imparatorluğu imparatoru olmuştur.

II. Justinianos, İmparator IV. Konstantin ile karşı imparatoriçe "Anatasia"nin 669'da dogmuş olan büyük oğludur. 681'de babası tarafından ortak imparator olarak seçilmiş ve törenle taç giydirmiştir. II. Justinianos, babası IV. Konstantin'in 685'te ölümünden sonra tek imparator olarak hüküm sürmüştur.

686'da Roma Konsülü unvanı da almış ve bu unvanı alan son Bizans imparatorudur. II. Jüstinianos bundan sonra Roma Konsülü unvanını imparator unvanı ile birleştirmiş, imparatorluk hem de jure hem de de facto tek devlet başkanı sıfatı kazanmıştır ve böylece Roma Konsülü ünvanını ortadan kaldırmıştır.[1].

Birinci saltanatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Justinianos imparator olduğu zaman doğuda IV. Konstantin'in galibiyetleri dolayısıyla imparatorluğun doğu sınırları istikrarlı bir şekilde bulunmaktaydı. Justinianos, Emevilere karşı Ermenistan, Gürcistan ve Kuzey Suriye'de da bazı hücumlarda bulundu. Kendisiyle aynı zamanda hükümeti eline alan Emevi halifesi Abdülmelik ile 688'de Bizans İmparatoru II. Jüstinianos, kendilerinden daha önceki İmparator IV. Konstantin ve Halife Muaviye zamanında yapılan antlaşmaya atıf yaparak, aralarında bir antlaşma imzaladılar. Justinianos bu antlaşma ile önce Bizans'in Emevilere verdiği yıllık tazminati yükselti. Bu antlaşmanın önemli bir kısmı da Kıbrıs Adası'nı ilgilendirmekteydi. Bu adaya atıfla Bizans, Emevi halifelerine eskisi gibi yılda 1.000 Bizans altını tazminat ödeyecek ve bunun yanında ek olarak o yıl içinde olan Cuma günü sayısı kadar (yaklaşık 50 küsur) atı ve esiri tazminat olarak verecekti. Kıbrıs Adası'ndan alınan vergiler eşit olarak, her iki taraf arasında bölüşülecekti. Bunu başarmak için de Kıbrıs Adası askerden arındırılacak ve iki tarafın da atadığı valiler ile ortak olarak nisbeten özerk olarak Bizans-Emevi kondominiyomu olarak idare edilecekti. Aynı şekilde Ermenistan ve Gürcistan'in doğu bölgelerinden toplanacak vergiler de iki ülke arasında eşit olarak paylaşılacaktı. Kıbrıs üzerinde varılan bu antlaşma çok uzun bir süre boyunca geçerli oldu ve ancak, 868'de ortadan kalkmıştır. Buna karşılık Gürcistan ve Ermenistan üzerinde çok geçmeden anlaşmazlıklar ve çarpışmalar yeniden başladı.[2][3]

Bu antlaşmanın diğer bir şartı ise; (şimdiki Hıristiyan Maronilerin cedleri olduklari kabul edilen) Lübnan Dağları üzerinde yerleşkeli ve devamlı Müslüman Araplara hücumlarda bulunan Mardait'lerinden 12.000 kadarı Antalya (o zamanki Attalia) civarına yerleştirilmeleriydi. Bu, Justinianos'un sonradan da takip edeceği nüfusu çok düşmüş olan Anadolu'ya yeniden Hıristiyan nüfusu göç ettirerek, Anadolu'yu daha istikrarlı bir Bizans bölgesi hâline getirme politikasinin bir baslangıcıydı.

Doğuda barışı sağlayan Justinianos bu defa, dikkatini Slav kabilelerinin göçlerine ve yerleşmeleri ile Bizans'in Balkanlarda kaybetmiş olduğu bolgelere çekti. 687'de Justinianos Anadolu'da bulundurduğu süvari birliklerini Trakya'ya nakletti. 688-689'da büyük bir askeri sefere başlatarak, Bulgarlara karşı Makedonya'da hücuma gecti. Çok geçmeden eskiden çok önemli bir Bizans şehri olan Selanik'e bir zafer alayıyla girdi.

Yine Anadolu'yu nüfuslandırma politikasina devam ederek, çok büyük sayıda Slav ahaliyi Anadolu'da önce geniş bir düzlüğe sahip kara bölgesi olan; Marmara Denizi'nin güney kıyılarına ve sonra da daha güney ve doğudaki yerlere yerleştirmeye başladı. VII. yüzyıl sonunda, Balkanlar'dan Anadolu'ya devlet zoru ile yaptırılan göçlerle Anadolu'ya getirilen nüfusun 250.000 kişiyi aştığı tahmin edilmektedir.[4] Zamanına göre gayet büyük olan Justinianos'un zorla yaptırdığı bu göçler Anadolu'da büyük değişikikliklere neden olmuştur.

O zamana kadar Anadolu'da büyük arazi sahipleri ve bunların arazilerini işleyen ve arazi sahiplerine iş görme ve hizmet etme yükümlülükleri bulunan (Avrupa Orta Çağ tipi feodal) köylülerden oluşan ve çok tutucu bir nüfusun bünyesi, bu göçlerle birden değişmiş ve kendi küçük arazisi bulunan ve bunu işleyen bağımsız küçük çiftçilerden oluşan bir bünyeye dönüştürmüştür. Bu toprak sahipliği devrimi, modern tarihçilerin Justinianos tarafından çıkarıldığını kabul ettikleri Çiftçiler Kanunu adlı çok enteresan bir Bizans hukuki belgesi ile de tamamlamıştır (ama bazıları tarafından daha sonra çıkarıldığı iddia edilmektedir). Bu belge, VII. yüzyıl sonunda kırsal alanda yaşayan alelâde köylülerin hayatını açıklayan bir ufak pencere gibi, nadir bulunan bir tarihsel belge olduğu kabul edilmektedir.[5] Anadolu'da bu nüfus artışı ve nüfus değişimi politikasıyla Justinianos, Heraklios zamanında çıkarılan "her aile reisinin ve ailenin en büyük oğlunun zorunlu askerlik yapması" yasasıyla Anadolu köylülerinden oluşan askerlerle, Bizans ordusunun çekirdeğini güçlendirmiş olmaktaydı. Fakat, bunun dezavantajlı yönleri de bulunmaktaydı. Justinianos, büyük toprak sahipleri olan Bizans'ın zengin üst tabakasını kendine düşman etmişti (ve bu Leontios'un 693'de isyani, imapartorluğu ele geçirip Justinianos'un 10 yıl süren bir sürgüne gönderilmesinde baş faktör olmuştu). Diğer bir dezavantaj ise, Anadolu'ya yeni yerleşmiş Slavlardan oluşan Bizans ordusunun Bizans'a sadakatinin şüpheli olmasıydı. (Örnegin 690'da Araplara karşı Sebastapolis'de Bizans'ın çok büyük bir yenilgiye uğramasının başlıca sebebi, orduda bulunan Anadolu'ya yeni goç etmiş Slavlarin Bizans ordusunu terk etmeleriydi.)

Justinianos'un Emevilerle anlaşmasıyla meydana gelen barış uzun sürmedi. 691'de büyük bir Emevi ordusu, tekrar Doğu Anadolu'da Bizans İmparatorluğu üzerine sefere geçti.

493de Anadolu'ya zorla göç ettirdiği gruplar dolayısıyla Anadolu'daki Bizans ordusunun asker sayısı artmıştı ve bu daha büyük orduya güvenen Justinianos Araplara karşı tekrar hücuma geçti ve Dogu Anadolu'da Emevilere karşı bir büyük muharebe kazandı. Fakat bu yeni, çoğu İslav asıllı askerlerin Bizans'a sadakatlerinin şüpheli olduğunu öğrenen Emeviler bu yeni askerlere rüşvet ve hediyeler vererek onların Justinianos'a isyan etmelerini sağladilar. Justinianos, isyan etmeyen Bizans ordusu eski öğelerinden oluşan kısmını kullanarak bu yeni İslav asıllı Bizans askerlerinin isyanini bastırmayı başaradi. Ancak bu nedenle Araplara karşı yapılan çarpışmaları Bizanslılar kaybetti. 694-695'de Emeviler Bizans ordusunu Doğu Anadolu'dan çıkartarak bu bölgeyi ellerine geçirdiler.[6]

Bu sırada Justinianos dikkatini din işlerine çekmeye başladı. Önce Ortodoks Kilisesi içinde çıkardığı bahanesiyle Ortodoks Hristiyanlik geleneklerinden olmayan, ama halka arasında yaygın olan bazı gelenekleri ortadan kaldırmak için bunları ayinlerinde kullananları tutuklattı ve buna itiraz edenlerin liderlerini öldürttü. Bu Ortodoks kilisesi papazları, keşişleri ve mensupları tarafından fena karşılandı.

Mani dinine inanları da elimine etmek maksadıyla onları kovalatıp yakalatıp öldürtme hakkında emirler verdi.

Kendi dinsel siyasetini resmî Konstantinopolis Patrikliği Kilisesi stratejisi ve kurallarını haline getirmek için 662de Justinianos Konstantinopolis'de Kuinisekst Konsili adıyla anılan bir konsil topladı. Buna sadece Bizans topraklarinda bulunan piskoposlar katıldı. Bu Konsil 5. ve 6. Ekümenik konsillerin aldığI kararları daha açıklaştırdı ve hatta genişletti. Bu konsil kararları Konstantinopolis ve Roma Hristiyan göreneklerinin ve uygulamalarının arasındaki farklari iyice açıklığa kavuşturdu. Örneğin Doğu Kilisesi papazlarının evlenme imkânı bulunmaktaydı; ama Roma kilisesi papazlarının evlenemeleri katiyetle yasaklanmıştı. Fakat Roma Kilisesi başında bulunan "Papa I. Sergius" bu Konsil kararlarını kabul etmedi. Bunun üzerine Justinianos Papa'nın tutuklanması emrini verdi. Fakat Romalılar ve İtalya'da Bizans'a ait olan Ravenna Eksarjlığı'na bağlı İtalyalı Bizanslılar bunu kabul etmediler. Bizans'a karşı isyan ettiler.[6]

Justianianos İmparatorluğun yöresel idaresinin Thema şekline geçmesine de katkıda bulundu. Merkezi Yunanistan'da bulunan Hellas adlı yeni bir thema kurdu. Bizans İmparatorluğunun ana 5 themasını (yani Balkanlarda Trakya, Anadolu'da Opsikion, Anatolikon ve Armeniakon ve donanmaya bağlı Karabisiani) themalarının üst idarecilerini imparatorluğun en yükesk idarecileri olarak kabul edilmesini sağladı.[6]

Tahttan indirilmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Justinianos'in kendini imar edici bir imparator olarak görüp başşehrini imar etme hevesi ile büyük harcamalar yapmaya başladı. Bu ise yıl be yıl vergilerin, özellikle zengin ust tabakadan alınan vergilerin artmasına neden oldu. II. Justinianos zaten bu zengin toprak sahibi üst sınıfı hiç sevmemekteydi ve bir sınıf olarak onları ortadan kaldırmayı kendine amaç edinmişti. Bu gerçeği açıklamaktan hiç çekinmiyordu. Sarayın en yüksek bürokratları (ve her ikisi de papazlıktan atılmış olan) Teodorus vr Stephen bu yüksek vergileri toplamak için her türlü çareyi kullandıkları, hatta vergi mükelleflerini işkenceye tabi tutmayı bile uygulamaktan sakınmadıkları söylentileri şehri sarmıştı. Zenginler ve üst sınıf mensupları kendilerini bundan kurtarmak için yeni bir lideri hemen buldular.

Leontius, Ermenistan ve Kafkasya seferlerinde başarı göstermis yüksek rütbeli bir generaldi; ama 692de Araplara karşı son savaşta, Sebastopolis Muharebesinde (belki de yenilen Bizans ordusunun komutanı olarak) itibarını fazlaca zedelenmişti ve bundan dolayı hapse atılmıştı. Hapisdeyken kendini ziyaret edenler onu lider olarak kabul edebileceklerini belirttiler ve hatta ziyaretçi iki keşiş onun başında imparatorluk tacı olarak bir rüyada gördüklerini kendine söylemişlerdi. 695de birden Justinianos tarafından affedildi; hapisten çıkartılıp yeni kurulan Hellas Theması'na askeri vali olarak atandı. Bunu Leontius öğrenince hemen imparatorluk rüyasını gerçekleştirmek için girişime başladı. Önce taraftarları ile şehrin genel hapishanesi olan Praetorium üzerine yürüyüp oranın idaresini eline geçirdi. Çoğu kendi eski askerleri olan tutukluları serbest bıraktı. Bu yeni askerler grubu hemen Leontius'u imparator olarak ilan ettiler. Bu askerlerle etrafına halkı da toplayan Leontius, çok büyük bir kalabalık içinde Ayasofya'ya yürüdü. Orada imparator II. Justinianos ile arası bozuk olan Konstantinopolis Patriği de onlara katıldı. Ertesi sabah bu kilisede toplanan şehir halkı icin Leontius imparator idi. II. Justinianos yakalandı ve Hipadrom'da kendine küfürler yağdıran halka zincirler içinde olarak gösterildi. Leontius, babası IV. Konstantin ile olan yakın dostluğu nedeniyle II. Justinianos'u öldürtmedi. II. Justinianos'un burununu ve dilinin bir kısmını kestirdi. Böylece Justinianos'un tahta geçmesini önlediğini sanmaktaydı. Sonra Kırım'da Cherson şehrine hiç geri dönmemek kaydıyla devamlı bir sürgüne gönderdi. Vergi memurları da görevlerinden alınıp hapse yollandı. En üst seviyede idareciler olan Teodorus ve Stephen ise at arabaları arkasında yerlerde çekilerek şehrin ana caddesi olan Mese üzerinden bugünkü Aksaray'a getirilerek burada diri diri yakıldılar.

Sürgünlüğü[değiştir | kaynağı değiştir]

Cherson'da sürgündeyken Justinianos imparatorlara karşı komplolar hazırlamaya ve tahtına geri geri almaya yeniden teşebbus etmek için taraftarlar toplamaya başladı. Cherson'da ki idareciler Justinianos'un bu girişimlerini şehirleri için tehlikeli bularak ya 702 ya da 703de kendisini Konstantinopolis'de bulunan imparatorluk yetkililerine geri göndermeye karar verdiler.

Bunu haber alan Justinianos Cherson'dan Kırımdaki Gotların yanına kaçtı ve Gotlar da onu Kırım'ın o zamanki hakimi olan Hazar kaganı Busir'e teslim ettiler. Hazar Kaganı Justinianos'u çok yakınlıkla karşıladı ve ona destek sağlamayı vaad etti. Bunu da daha açıkca ortaya koymak için Justinianos'u kız kardeşi ile evlendirdi. Justinianos yeni karısına, İmparator I. Justinian'ın karısının adına izafeten, Theodora adını verdi. Hazarlar yeni kari kocaya Azak Denizi ağzında Kerç Boğazı'nda kurulu "Phanagoria" (şimdi Tmutarakan) adlı bir şehirde bir konak sağladılar. Diğer taraftan Konstantinopolis'de Leontius'dan imparatorluğu eline geçirmiş bulunan imparator III. Tiberius Busir'e eğer kayın-biraderini öldürürse büyük bir armağan vermeyi teklif etti. Buna inanan Bushir Ppatziz ve Balgitzin adinda iki Hazar gorevlisini kayin-biraderini öldürmek için yolladi. Fakat Justinianos'un yeni karısı bundan haberdar oldu ve bu iki gorevlinin niçin geldiklerini Justinianos'a açıkladı. Böylece hazırlıklı olan Justinianos bu iki görevliyi kendi elleri ile boğarak öldürdü. Oturduğu şehirden bir balıkçı gemisi çaldı ve karısı ile birlikte önce Cherson'a gitti. Orada kendine destek sağlamak isteyen taraftarlarını da bu balıkçı gemisine alarak Karadeniz'de Batıya doğru bir rota ile denize açıldı.

Justinianos bu balıkçı gemisiyle Tuna ağızına gitti. Oradan Bulgar Kralı Tervel'in başkentine geçtiler. Justinianos Tervel ile görüşmelere başladı. Tervel Justinianos'a tahtı tekrar geri alması için bütûn istediği askerî yardımı vermeye hazır olduğunu bildirdi. Ama karşılığında bazı şartları vardı. Justinianos'un imparator olarak Tervel'e Sezar ünvanı ve taci vermesi gerekiyordu. Ek olarak Tervel Justinianos'un kızı Anastasia ile evlenmek istemekteydi. Justinianos bu şartlara razı oldu. 705in ilkbaharında Justinianos 15.000lik bir Bulgar süvari ordusuyla Konstantinopolis surları önüne geldi. Fakat elindeki güçle şehir surlarını yarıp şehri ele geçirmesinin imkânsız olduğu aşikardı. Onun için Justinianos kendisi ve ufak bir birlik surlardan yağmur suyu akıtmak üzere yapılmış ama o zaman kullanılmayan dar bir su kanalından şehre gizlice girmeyi başardılar. Gece yarısına kadar şehirde bulunan taraftarlarını toparladılar ve gece yarısı bu taraftarları ile sarayı basarak Bizans devlet idaresini ellerine geçirdiler. O zamana kadar Bizans geleneklerine göre burnu dili kesilip sakatlanmış bir kişinin Bizans tahtına geçemiyeceği herkesce bilinmakteydi. Fakat Leontius imparator olduktan sonra burnu ve dili kesilmiş olan Justinianos bu geleneği hiçe sayarak hemen tahta çıktı. Son gaspcı imparator olan Tiberius'u ve ondan önceki gaspcı imparator olan ve bir manastıra gönderilmiş olan Leontius'u hemen idam ettirdi. Kendine karşı olan ve Tiberius ve Leontius tarafını tutmuş olan bürokratlar ve saraylıları da tasfiye edip birçoğunu idam ettirdi. Konstantinopolis Patriği I. Kallikanos'un gözlerine mil çektirerek onu kör etti.

İkinci saltanatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Justınianos'un ikinci saltanatında önem verdiği iki önemli politika Bulgarlara ve Araplara karşı başarısız geçen savaşlar ve devlet içinde kendine muhalefet edenlerin hepsini çok zalim tedbirlerle bastırmak olmuştur.

Justınianos kendisine askerî yardım sağlayan Bulgar Hani Tervel'e verdiği sözü tutmuş, ona bazı Bizans sınır bölgelerini vermiş ve onun törenle Bizans Sezarı olarak taç giymesini sağlamıştı. Fakat 708de Bulgar Hani aleyhine döndü. 705de Bulgarların yardımı için onlara verdiği bölgeleri geri istedi. Tervel'in bunu kabul etmeyeceğini bilerek büyük bir ordu hazırladı. 708 ilkbaharında bu orduyla Bulgar Hani Tervel üzerine sefere çıktı. Fakat Bulgarlar Bizans ordusunu Ancialus'da durdurdular. Orada yapılan muharebede Bizans kuvvetleri yenildi ve Justınianos ordusuyla geri çekilmek zorunda kaldı. Bulgarlar ve Bizans arasında yine harpten önceki sınırlara dönülerek barış imzalandı.

Bizans ıcın mağlubiyet Anadolu'da Emeviler Sultanı I. Velid'in Arap komutanların yaptığı hücumların da sonucu öldü. Velid'in Anadolu'daki ordularına kardeşi Maslama bin Abdülmalik komuta etmekteydi. Araplar önce "Antioch" (bugünkü Antakya) şehrini ele geçirdiler ve (Kilikya'daki bütün şehirleri fethettiler.

707 yıllında yaptıkları Kapadokya'ya kadar ilerlediler ve "Tyana" (şimdi Kemerhisar, Niğde)de yapılan muharebede bir Bizans ordusunu yendiler. 709da Masalama idaresindeki Arap ordusu Anadolu'da en büyük Bizans şehri olan Amorium'u zaptedip talan etti. 712de Maslama önce "Melitene" (şimdiki Malatya şehrini eline geçirdi ve kuzeyr çıkıp Amasya'yı vurdu. Sonra İç anadolu'ya yöneldi. Beyşehir Golü üzerinde bulunan "Mistia" şehrini ele geçirip kış bu şehirde geçirdi. Ertesi sene ilkbaharında "Psidia'daki Antıoch" (şimdiki Yalvaç) ele geçirdi, talan etti yakıp yıktı. Bunda sonra "Psiadia'da Antıoch" hiç kendini toparlayamadı.

Justınianos Ravenna ve Cherson'da bulunan tebalarını cezalandırmak istemekteydi. 709da Papa VII. İonnais'e "Quinisext Konsil"'inin kararlarını kabul etmesi için emir verdi. Aynı zamanda Ravenna üzerine bir askeri sefer yapmak için hazırlıklara geçti. Bu tehditleri bazı uygun sonuçkar doğurmaya başladı. Eski papanın ölüm=üyle papalığa gelen Papa Konstantin 710da Konstantinopolis'e ziyarete geldi. Bu ziyaretinde Papa imparatorrun talaplerinden bazılaraina uymaya hazır olduğunu bildirdi ve bunlara imparatorluk ile papalık arasındaki ilişkilerin tekrar kurulmasına temel sağladı. Bu papanın Constantinopolis'e ziyaretinden sonra, ta 1967'de Papa VI. Paulus'ün İstanbul'u ziyaretine kadar hiçbir papa İstanbul'a ziyarete gelmemiştir..

Justınianos'un gittikçe zorba ve zalim idaresi sonunda bir isyanın patlak vermesine neden oldu. Bardenes adlı bir Ermeni asıllı sürgüne gönderilmiş bir generalin elebaşılığı altında Cherson'da bir isyan patlak verdi. Bu şehir üzerine gönderilen Bizans güçleri, şehrin direnişi dolayısıyala şehre giremediler. Çok geçmeden bu kuşatıcı güçler de isyancılarin tarafina katıldı. İsyancılar Hazarlarin da mali desteği ile sonra gemilerle Konstantinopolis'e geçtiler. General Bardenes Philippikos ismini alarak imparator olarak tahta geçirildi. Justinanos şehirde değilde ve Ermenistan üzerine yürümekteydi. Geri dönüp şehri tekrar ele geçirmek icin yaptığı gayretler boşa gitti ve bu hedefine erişmek için gerekli sayıda askeri güç toplayamadı. Konstantinopolis'te İmparator olarak hüküm süren Philippikos onun üzerine birlikler gönderdi. Aralık 711de Justinianos yakalandı; tutuklandı ve İstanbul'a getirilmekte iken şehir yakınlarinda idam edildi ve kesik başı imparatora gönderildi.

Justınianos'un öldürülmesi haberini alan annesi Justınianos'un 6 yaşında oğlu olan ve Justınianos ile birlikte ortak imparator olan Tiberios'u Blachernea'da bulunan Meryem Kilisesine götürüp orada kiliseden sığınak hakki istedi. Fakat Philippikos'un adamlari bu genç çocuğu kiliseninin mimberi önünden zorla alarak kilise dışında hunharca katlettiler. Böylece Heraklius Hanedanı sona ermiş oldu.

İmparatorluğunun değerlendirilmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Zamanının tarih kaynakları II. Justinian'ı hırslı ve ihtirasli bir idareci olarak, ama babası IV. Konstantin aksine yönetiminde incelik olmayan bir imparator olarak tanımlarlar.[6] Bazı siyasi kararlarında despot karakteri açıkca görülmekle beraber; yetenekli, zeki ve iyi kavrayışlı bir hükümdar olarak Bizans İmparatorluğu'nu geliştirmeyi başarmıştır. Justinianos Hristiyan dininin kendine devamlı kılavuzluk edeceğine inanmış bir hükümdar olarak tanınmaktadır. Buna açık bir kanıt kendi adına bastırdığı sikkeler üzerine İsa'nin imajini koyduran ilk Bizans Imparatoru olmasıdır. Ayrıca ülkesinde putperestlik günlerinden kalma eski festivalleri ve gelenekleri, çıkardığı bir kanun ile yasadışı olarak ilan etmiştir.[6] Büyük ölçekli imar projelerine girişmesine ve Hazar asıllı olan karısına yeni ad olarak Theodora adını vermesi, cedleri arasında büyük imparator olarak ün almış olan ve ismini taşıdığı Büyük Justiniyanos'la kendini karşılaştırmasından doğduğu iddia edilmiştir.[6]

Ailesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Birinci karısı "Eodokia" olup bilinen asgari bir kızları olmuştur:

  • Anastasia:Bulgar Kralı Tervel ile nisanlandı.

İkinci karısı Hazarlı Teodora olup bir oğulları olmuştur:

  • Tiberios: 706 ile 711 arasında ortak imparator.

Dipnotları[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Bede, Ecclesiastical History of the English Nation V.Kitap VII.Bolum". http://www.fordham.edu/halsall/basis/bede-book5.html. 
  2. ^ Norwich, John Julius, (1988) Byzantium: Early Centuries, Londra:Penguin (İngilizce) ISBN 0-14-011447-5 sf.690
  3. ^ Ostrogorsky, Georg (çev. Fikret Işıltan), (1999 5.baskı) Bizans Devleti Tarihi, Ankara: Türkiye Tarih Kurumu ISBN 975-16-0348-X (Orijinal 1.baskı: 1940)
  4. ^ Norwich, sf. 329
  5. ^ Norwich, sf. 330
  6. ^ a b c d e f Ostrogorsky, Georg (çev. Fikret Işıltan), (1999 5.baskı) Bizans Devleti Tarihi, Ankara:Türkiye Tarih Kurumu ISBN 975-16-0348-X (Orijinal 1.baskı:1940) Bölüm:II.3.

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Resmî unvanlar
Önce gelen:
IV. Konstantin
Bizans İmparatoru
685-695
Sonra gelen:
Leontios
Önce gelen:
III. Tiberios
Bizans İmparatoru
705-711
Sonra gelen:
Philippikos