Davud el İsbehani

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Basmala.svg

İslâm Hûkuk ilmi
Basmalah-1wm.pngFıkıh

Davûd el-Isbehânî (Davûd ez-Zahiri olarak da tanınır) (817 - 883, H. 202 - H. 270) İslam'daki fıkıh mezheplerinden olan Zahiri mezhebinin kurucusudur.

Hayatı ve Düşüncesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Fıkıh öğrenimine İmam Şafiî'nin öğrencilerinden ders alarak başlamıştır. Bu onda büyük bir İmam Şafiî hayranlığı yaratmıştır. Her ne kadar en sonunda Şafiilikten çok farklı bir fıkhi mezhep kurmuş olsa da, İmam Şafiî'ye olan hayranlığı ve saygısı hep devam etmiştir. Şafiî fıkhını öğrenirken hadis ilmine de merak sarmış ve buna büyük önem vererek hadis ilmini de öğrenmiştir. Dönemin önemli muhaddislerinden ders almış, eserlerinde kendi rivayet ettiği hadislere yer vermiştir. Hadis ilmi ile olan bu yakın ilgisi mezhebini kurmasıyla belirgin hale gelmiştir. Zahiri mezhebi salt nasslarla hüküm vermeyi ve şeriatın sadece nasslardan oluştuğunu savunur. Re'y kavramını reddeder. Zahiri mezhebinin görüşüne göre, nasslarda illetlere bakılmaz nassın zahirine (görünüşüne) bakılarak hüküm verilir.

Fıkhi görüşlerinin yanı sıra, itikadi Kur'an mahluktur görüşünü de destekler ki bu dönemin alimlerince yoğun biçimde tenkit edilmesine neden olmuştur. Ayrıca bu fıkhi ve i'tikadi görüşleri nedeniyle, kendisi birçok hadis rivayet etmiş olsa da ondan pek fazla hadis rivayet edilmemiştir. Çağdaşı alimler tarafından sevilmemiştir. Yine de çeşitli olumlu özelliklerinden bahseden alimler de olmuştur. Zeki, hazır cevap ve kanaatkar olduğu bazı alimlerce belirtilmiştir.

Davud'un kurduğu Zahiri mezhebi Hicri takvime göre 3. ve 4. yüzyıllarda yayılmıştır. Fakat, daha sonra Hanbeli mezhebinin yaygınlaşmasıyla Zahiri mezhebine olan ilgi azalmış ve böylece bağlılarının sayısı da azalmıştır. Yine de, Zahiri mezhebi bu dönemlerde Batı'da, Endülüs'te yükselişe geçmiştir. Bu yükselişin en büyük sebebi ünlü Zahiri alimi İbn Hazm'dır. Genellikle Zahiri mezhebinden bahsedilirken, Davud mezhebin kurucusu olmasına rağmen, İbn-u Hazm'a Davud'dan daha fazla yer verilir. Bunun en büyük nedeni mezhebin görüşlerini büyük oranda geliştirmesidir.