Güllaç

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Güllaç

Güllaç geleneksel[1] Türk tatlılarından birisidir. Süt ve gül suyu'ndan yapılır.

15. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da halk mısır nişastasından yufka açıp stoklar ve havayla temas halinde olduğu için kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yerdi. Zamanla içine gülsuyunun da eklenmesiyle ortaya “güllü aş” ismi verilen tatlı çıktı ve (tıpkı “sütlü aş”ın “sütlaç”a dönüşmesi gibi) ismi “güllaç” oldu.

Arif Bilgin’in Osmanlı Saray Mutfağı kitabındaki bilgilere göre, güllaç ilk kez saraya 1489 yılında alındı. Osmanlı sultanlarının sofralarından eksik etmediği güllacın 200 gramında yaklaşık 300 kalori bulunuyor. Bugün Türkiye’de yılda ortalama 250 ton üretiliyor, bunun yüzde 85′i Ramazan’da.

Güllaç yaprakları, suyla karıştırılan mısır nişastası ve unun tavada pişirildikten sonra kurutulmasıyla elde ediliyor. İdeal yaprak ağırlığının 30-35 gram olması gerekiyor. Ağırlık artarsa güllaç lapalaşıyor, azalırsa kırılıyor.

Kullanıma hazır kuru güllaç yapraklarının iki yılda tüketilmesi gerekiyor. Ancak havadar olan, fazla güneş ışığı almayan, rutubetsiz ortamlarda bu yapraklar 10 yıl saklanabiliyor.

Şekerle kaynatılan sütün ılındıktan sonra beyaz yapraklar üzerine teker teker dökülmesi ve orta katına ceviz, badem, fındık gibi yemişler yerleştirilmesiyle bildiğimiz güllaç tatlısı ortaya çıkıyor. Gülsuyu değilse de nar ilave edilmesi bir Osmanlı geleneği olarak devam ediyor.

Uzmanlar içerdiği protein, B ve E vitaminleri nedeniyle güllacın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, bu vitaminlerin sakinleştirici ve stresi azaltıcı etkileri olduğunu, oruçtan ötürü düşen kan şekerinin normal seviyesine gelmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor.

Güllaç, Ramazan deyince akla gelen ilk tatlılardan biridir. Her Ramazan özlemle beklediğimiz bu doyumsuz tat, Osmanlı sultan sofralarından bugüne taşınmış bir lezzet. Güllaç, sütlü olduğundan iftardan sonra rahatlıkla yenebilecek, hazmı kolay ve hafif bir tatlıdır. Sarayda da bu özelliğiyle çokça tercih edilmiştir. Günümüzde arzuya göre koyulan gülsuyu, Osmanlı Mutfağı'nda ferahlatıcı etkisi olduğu gerekçesiyle mutlaka eklenirdi. Güllaç ismi de bir bakıma buradan gelmektedir.

Güllaç çeşitleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Sütlü, Ceviz, Sarma, Kızartma

Güllaç tarifi[değiştir | kaynağı değiştir]

Gerekli malzemeler[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Çok ince açılmış güllaç yufkası
  • 3 l süt
  • 750 g toz şeker
  • 250 g rendelenmiş fındık
  • 250 g ayıklanmış nar içi
  • 500 g pudra şekeri
  • 100 g çekilmiş antep fıstık içi

Yapılışı[değiştir | kaynağı değiştir]

Süt iyice kaynatılır ve şeker koyularak iyice karıştırılır. Süt el yakar yakmaz hale gelince güllaç yufkaları genişliğinde bir tepside serme işlemine başlanır. Yufkalar tepsiye tek teke serilerek araları bol sütle beslenir. 3-4 yaprak yufka attıktan sonra hindistan cevizi, pudra şekeri, hindistan cevizi, çekilmiş fıstık içi, file fındıkla üzerine bolca serpilir. Üzerine tekrar bol süt yedirilen 3-4 yufka serilir.Süsleme yapılarak servise hazırlanır.


Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]