Aksum Krallığı

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Aksum Krallığı
Axum
Mangiśta Aksum
100960
Başkent Aksum
Dil(ler) Geez dili
Din Yahudilik, Çoktanrıcılık
(330 yılından önce)
Hristiyanlık
(330 yılından sonra)
Yönetim Mutlak Monarşi
Kral (Negüs)
Günümüzdeki durumu
Eritre Eritre
Etiyopya Etiyopya
Sudan Sudan

MısırMısır
CibutiCibuti
Yemen Yemen
Suudi Arabistan Suudi Arabistan
Somali Somali

Aksum Krallığı, Etiyopya'nın kuzeyinde kurulmuş kadim krallık. Meroe'nin rakibi olan Aksum Krallığı'nın kökenleri Afrika kıtasında değil, Arabistan'dadır. MÖ 1000 yıllarında Yemen'de küçük fakat zengin devletler kurulmuştu. Bunlardan biri de, sanıldığına göre, Kral Süleyman dönemindeki Saba devletiydi. MÖ 7. yüzyılda Sami dilini konuşan bazı topluluklar nüfus artışı yüzünden Yemen'i terk edip Kızıl Deniz'in karşı kıyısına geçtiler ve Etiyopya yaylasının kuzeydoğu ucuna yerleştiler. Tarımla uğraşan bu toplumlar gelişerek yerli halkı egemenlikleri altına almayı başardılar. Yerli halk, yeni gelenlerin kültürünü ve dilini benimsedi.

Arabistan'dan gelen bu göçmenler zaman içerisinde güçlenerek, M.S 100 yılı dolaylarında Eritre ve Etiyopya'nın kuzeyini kapsayan bölgede başkenti Aksum olan bir krallık kurmuştur. İlerleyen yıllarda doğuda Kızıldeniz limanlarını ve Güneybatı Arabistan’ı, kuzeyde de Nubiya topraklarını ele geçirerek geniş bir coğrafya da hakimiyet kurdular. Hellenistik Mısır'ın Aksum kralları üstünde büyük etkisi vardı. Bu bağıntı onların Hristiyanlığı kabul etmesinde rol oynadı. Din değişiminde baş rolü ise, MS 4. yüzyıl da, Frumentius (y. 300-380) adlı bir Suriyeli oynadı. İskenderiye patriği, Frumentius'u Aksum piskoposu görevine atamış, Aksum Kralı Ezana'nın 330 yılında Hristiyan dinine geçmesiyle Hristiyanlık ülkede kök salmaya başlamıştı. Bu nedenle Aksum Krallığı dünyadaki ilk Hristiyan devletlerden birisi olmuştur. Hristiyan Aksum yöneticileri Güney Arabistan'ın bazı bölgelerini 4. yüzyılda ele geçirdiler ise de daha sonra Persler tarafından geri püskürtüldüler. Bundan sonra Aksum devleti gerilemeye başladı. Mısır'ın Müslüman Araplar'ın eline geçmesiyle Kızıldeniz'den geçen ticaret yolları tıkandı. Krallık, göçebelerin saldırıları karşısında daha fazla dayanamadı ve çöktü. Ancak, siyasal, dinsel ve kültürel gelenekleri halk arasında devam etti ve Orta Çağ'da Etiyopya'nın iç bölgelerinde, yeniden canlılık kazandı.