Ahmet Kaya

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Şuraya atla: kullan, ara
Ahmet Kaya
Genel bilgiler
Doğum 28 Ekim 1957(1957-10-28)
Malatya, Türkiye
Ölüm 16 Kasım 2000 (43 yaşında)
Paris, Fransa
Köken  Türkiye
Tarzlar Protest müzik, Halk müziği, Özgün müzik
Meslekler Şarkıcı, Şarkı yazarı, Besteci, Şair
Çalgılar Bağlama, vokal
Etkin yılları 1980-2000
Plak şirketi Taç Plak (1985-1987, 1989, 1990)
Barış Müzik (1989, 1990-1991)
Tempa - Foneks (1992)
Raks Müzik (1993-1998)
Gam Müzik (1998-2000)
İlişkili hareketler Yusuf Hayaloğlu
Çetin Oraner
Selda Bağcan
Resmî sitesi ahmetkaya.com

Ahmet Kaya (28 Ekim 1957,[1] Malatya, Türkiye - 16 Kasım 2000, Paris, Fransa), Türkiye'de 1980'ler ve 1990'larda çıkardığı albümler ve verdiği konserlerle tanınmış, anne tarafından Türk, baba tarafından Kürt kökenli Türk Halk Müziği ve Özgün Müzik sanatçısı[2] şarkıcı ve besteci.

Hayatı[değiştir | kaynağı değiştir]

Ahmet Kaya 1957 yılında Adıyaman'dan Malatya'ya göç etmiş olan bir ailenin beşinci çocuğu olarak doğdu.[2] Babası Sümerbank mensucat fabrikasında çalışan bir işçiydi. İlkokulu Malatya'da okudu. Müzikle altı yaşında babasının hediye ettiği bağlama ile tanıştı. Okuldan geri kalan zamanlarında plak ve kaset satan bir dükkânda çalışmaya başladı. Ailesinin geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle 1972'de İstanbul Kocamustafapaşa'ya göç ettiler ve okulu bırakmak zorunda kaldı. İşportacılık ve çeşitli işyerlerinde çıraklık yaptı. Bu dönemde küçük bir yerleşim yerinden büyük bir şehre taşınmanın ve alışmanın sıkıntılarını yaşadı. Bu sıkıntılarını bir belgeselde şöyle dile getirdi:

Onlarla konuşmuyordum; çünkü onlarla konuşamıyordum. Giyimleri başkaydı, konuşmaları başkaydı. Onlar gibi konuşmaya çalışıyordum. Mesela terziye gidip onlar gibi pantolon diktirmeye filan başlamıştım. Terzinin yaptırdığı pantolonların üzerime uymadığını görüyordum. Onlara yakışıyordu bana yakışmıyordu. Bir kız vardı bizim okulda; herkesin bir aşkı vardır, çocukluk aşkı. Bir gün gittim dedim ki: 'Biraz seninle konuşak beş dakika, kaçıyorsun hep...' Bana dedi ki: 'Rica ederim.' Öyle bir ağrıma gitti ki: 'Ben de sana rica ederim,' dedim.. Ben o zaman anlamını bilmiyordum, yani onu bir küfür zannettim.[2]

On altı yaşında yasadışı afiş basmaktan hapse atıldı.[2] Daha sonra birkaç arkadaşıyla birlikte Halk Birimleri Derneği'nin çalışmalarına katıldı. Bu çalışmaları sırasında çeşitli etkinliklerde bağlama çalmaya devam etti. Boğaziçi Üniversitesi'nde yapılan bir etkinlikte Ruhi Su ile tanışma fırsatı buldu ve Mahsus Mahal isimli Ruhi Su türküsünü söyledi. 1978 yılında Gelibolu'da askerlik yaptı, bu arada askeri orkestrada müzik çalışmalarına devam etti. Askerlik dönüşü Emine Kaya ile evlendi ve 1987 yılında kızları Melis doğdu.

İlk profesyonel çalışmaları[değiştir | kaynağı değiştir]

İşsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çeker. Bu sırada eşi kendisinden ayrılır. Bu ekonomik sorunlarından kurtulmak umuduyla kendi deyimiyle "sistemin tersine hareket" ederek hapse girmeye çalışır. Nihayetinde uzun uğraşılar sonucu çıkardığı Ağlama Bebeğim albümünü 1985 yılında yayınlar. İstanbul Şan Tiyatrosu'nda küçük bir konser verir. Yayımlandığı yıl albüm toplatılır fakat daha sonra sansürü kaldırılır. 1985'te ikinci albümü Acılara Tutunmak için birinci albümde olduğu gibi Değişim Stüdyosu'yla anlaşır. Stüdyonun sahibi, o sıralarda Metris Askeri Cezaevi'nde olan Selda Bağcan'ın kardeşi Sezer Bağcan'dır[3]. Cezaevinde tanıştığı 12 Eylül Darbesi mağduru[4] Gülten Hayaloğlu ile Ahmet Kaya'nın tanışmasına aracılık eder. Albüm yayımlandıktan sonra evlenirler. Gülten Hayaloğlu hapishanede idam cezasına mahkûm olan Nevzat Çelik'in Şafak Türküsü şiirini Ahmet Kaya'ya iletir. Böylelikle geniş kitlelerce tanınması sağlanan albüm, 1985 yılında yapılıp 1986'da piyasaya çıkan Şafak Türküsü olur. Bu albümde aranjör Oğuz Abadan'la çalışır ve hemen hemen tüm besteleri kendisi yapar. Aynı yıl An Gelir albümünü yayınlar. 1987 yılında kızı Melis doğar.

Yusuf Hayaloğlu ile tanışma[değiştir | kaynağı değiştir]

Gülten Hayaloğlu ile evlendikten sonra kardeşi Yusuf Hayaloğlu ve şiirleriyle tanışır. Sözlerinin çoğunluğunun Yusuf Hayaloğlu'na ait olduğu Yorgun Demokrat adlı albümü 1987 yılında yayımlanır. 1988 yılında sadece iki şarkının söz yazarlığını Hayaloğlu'nun yaptığı ve diğer sözlerin tanınmış şairlerin şiirlerinden oluşan Başkaldırıyorum albümü çıkar. Ardından 1989 yılında sadece bağlama ve vokalin ile oluşturduğu konserlerinden bir derleme olan Resitaller-1 yayımlanır. Aynı yıl Osman İşmen'in düzenlemesiyle, sözlerinin büyük çoğunluğunu Hayaloğlu'nun yazdığı İyimser Bir Gül albümü çıkar. 1990 yılında Resitaller-1'in devamı niteliğinde olan Resitaller-2 albümü yayımlanır. Aynı yılın Ekim ayında çeşitli şairlerin şiirlerinden oluşan Sevgi Duvarı isimli albümünü çıkartır.

Şarkılarım Dağlara albümü basılan 2.800.000 bandrolle rekor kırmıştır.[5] Bu albümde yer alan Özgür Çağrı isimli şarkıda geçen Abin bir gün dağdan döner, sarılırsın yavrucağım gibi sözler nedeniyle albümü toplatılır, konser vermesi yasaklanır.[6]

1990 yılında Tatar Ramazan ve 1992 yılında Tatar Ramazan Sürgünde filmlerinin müziklerini yaptı. 1994 yılında prodüksiyonunu Gülten Kaya ve Yusuf Hayaloğlu'nun yaptığı, Kanal D'de yayınlanan Ahmet Abi'nin Vapuru programını yapar. Bu program sadece 13 hafta sürer. Bu programa Nihat Akgün'ün katılması ve JET-PA'nın sponsorluğunu yapması büyük eleştiriler alır.[kaynak belirtilmeli]

Müzikal tarzı[değiştir | kaynağı değiştir]

İlk dönem albümlerinde genel olarak bağlamaya ağırlık verdi. Ahmet kayanın tarzı pop, Türk halk müziği ve arabesk kategorilerine tam olarak dahil edilemediği için özgün müzik denilmeye başlandı.[7] Kendisi müzik tarzının devrimci arabesk veya protest olarak tanımlanmasına karşı çıktı.[8][ölü/kırık bağlantı][9] Sözlerini kendisinin yazdığı bestelerle beraber, Attilâ İlhan, Can Yücel,Nevzat Çelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Enver Gökçe, Ahmed Arif gibi tanınmış şairlerin şiirlerini de bestelemiştir. Genellikle şarkılarında toplumsal meseleler işlenir. Toplam yirmiiki albümünde sadece bir Kürtçe şarkısı (Karwan) vardır ve bir tane de Kürtçe açılış bulunur.[kaynak belirtilmeli]

Boğaziçi Üniversitesi'nde Ruhi Su ile tanışıp Mahsus Mahal isimli türküyü çaldığı zaman, Ruhi Su bağlamanın bu şekilde, at teper gibi çalınmayacağını söyler. Yıllar sonra Ahmet Kaya bir konserinde bağlama çalarken bu olaya nüktedan bir gönderme yaparak "Bağlama böyle de çalınır" der.[10]

Hakkındaki suçlamalar[değiştir | kaynağı değiştir]

10 Şubat 1999'da Magazin Gazetecileri Derneği'nin Princess Otel kongre salonunda düzenlenen ödül töreninde yılın en iyi sanatçısı ödülünü aldı ve ödül konuşmasında: "Ben bu ödül için İnsan Hakları Derneği’ne, Cumartesi Anneleri’ne, tüm basın emekçileri ve tüm Türkiye halkına teşekkür ediyorum. Bir de bir açıklamam var: Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayınlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayınlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını biliyorum." dedi. Bunun sözleri üzerine davetlilerin bir kısmı tepki gösterip, küfür etmeye ve kendisine çeşitli eşyalar fırlatmaya başladılar.[11] Kaya, MGD görevlileri tarafından kongre salonundan olağandışı koşullarda dışarıya çıkartıldı.[12]

Bu olayın hemen sonrasında Ahmet Kaya'nın 1993 yılında Berlin'de Kürt İşadamları Derneği'nin düzenlediği bir gecede verdiği iddia edilen bir konsere ilişkin fotoğrafların Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanması[13] üzerine "Bölücü PKK örgütüne yardım ve yataklık yaptığı ve halkı ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" iddiasıyla hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde toplam 10.5 yıl ağır hapis istemiyle iki ayrı dava açıldı.[14] Ahmet Kaya 1999 yılında mahkemeye yaptığı savunmada bu iddialara yönelik olarak "İddianamenin suçlamaya esas aldığı, Hürriyet Gazetesi'nin 14 Şubat 1999 tarihli sayısında yer alan "Ayıp Ettin Gözüm" başlıklı haber gerçekleri yansıtmamaktadır. Yukarıda da belirttiğim gibi, 1993 yılı sonbaharında sanatçı arkadaşım Zuhal Olcay- 'ın da olduğunu hatırladığım bir Avrupa turnesine orkestramla birlikte katıldım. Berlin dahil Avrupa'nın birçok kentinde bu arkadaşlarımla birlikte konserler verdim. Bu konserler arasında Almanya'da sadece PKK'nın katıldığı ve' Kürt İşadamları Derneği' adlı bir kuruluşun düzenlediği ileri sürülen bir konsere katılmadım. Böyle bir derneğin gerçekte var olup olmadığını dahi bilmiyorum. Söz konusu gazete haberi üzerine yaptığım araştırmada 1994 yılı başlarında Berlin'de 'Demokratik Esnaflar Birliği' adlı bir kuruluş tarafından düzenlenen bir geceye katıldığımı tespit ettim. Geceyi düzenleyen 'Demokratik Esnaflar Birliği' tarafından gönderilen yazıda da belirtildiği üzere, bu gecenin hiçbir örgüt ya da başka bir kuruluşla ilgisi bulunmamaktadır. Bu kuruluş, hatırladığım kadarıyla Berlin'deki tüm yabancı esnafların bir araya gelip oluşturduğu bir meslekî kuruluştur. Savcılık ifademde de belirttiğim gibi, sahne sıram gelinceye kadar sahneyi daha önceden görme şansım yoktu. Sahneye çıktıktan sonra fotoğrafta yer alan pankartı görsem dahi hiçbir şey yapamazdım. Konseri iptal etmem halinde salonu dolduran ve benim şarkılarımı dinlemek için gelmiş binlerce dinleyicinin haklı tepkisini alacak ve gecenin o atmosferinde, o salondan rahatlıkla ayrılabilmem bile mümkün olmayacaktı; ama sahneden fark ettiğim kadarıyla salonun çeşitli yerlerinde asılı başka pankartlar da vardı; fakat sahne ışıkları ve yüksek spotlardan dolayı benim onların içeri- ğini de görebilme şansım yoktu. Her zaman olduğu gibi kendi şarkılarımı söyledim ve sahneden ayrıldım. Bütün titizliğime rağmen bu konser sırasında çekilmiş olması mümkün olan fotoğrafın yıllar sonra ve tamamen gerçek dışı bir haberle birlikte kullanılması beni üzdü. Böyle bir fotoğrafın varlığı ve bunun bugüne kadar yayımlanmaması hiçbir ciddi habercilik anlayışıyla bağdaşmaz ve haberin gerçek dışı oluşunu ve başka amaçlara yönelik bir yayıncılık anlayışı olduğunu açıkça ortaya koyar. Bununla ilgili takdiri Sayın Mahkemenize bırakıyorum." demiştir.[15] 16 Haziran 1999'da Türkiye'den ayrıldı. Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.[15][16]

Ayrıca, Ahmet Kaya hakkında konserlerinde şarkılarının sözlerini Türkiye Cumhuriyeti anayasasına aykırı olarak değiştirdiği gerekçesiyle birçok dava açıldı.Ahmet Kaya bu suçlamalara yönelik olarak ise 1999 yılında mahkemede yaptığı savunmada şöyle demiştir:

"İddianamenin ikinci sayfa, dokuzuncu paragrafında yer alan şarkı sözlerini, Türkiye'deki birçok konserimde de bu şekilde değiştirerek söyledim. Bu küçük değişiklikten başka anlamlar çıkarılmasına sadece çok şaşırıyorum. Bütün samimiyetimle şunun bilinmesini isterim ki bunu yaparken başka bazı şeyler hedefliyor olsam, benim kadar sözünü sakınmadan söyleyen bir insan takdir edersiniz ki bu kadar dolaylı bir yola başvurmaz,"şimdilik hoşça kal yaban çiçeğim yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakta"biçimindeki orijinal sözleri, "şimdilik hoşça kal yaban çiçeğim yasal mermisiyle bir TC yaklaşmakta" şeklinde söylemem, kanımca iddianamedeki gibi yorumlanamaz. En yalın haliyle; mermiyi polis kullanır, polis Türkiye Cumhuriyeti'- nin polisidir ve devletin polisini şarkının sözel kalıbı içersinde bu şekilde ifade etmemden nasıl farklı bir sonuç çıkarılabilir? Çünkü şarkıdaki sözün özü şudur: 'Yasal mermisi ile Türkiye Cumhuriyetimin bir komiseri yaklaşmakta'. 'Başım Belada' adlı bu şarkımın bir başka yerinde; "üstelik göğsümde, yani tam şuramda, kirli sakalıyla bir eşkıya gezinmekte" yerine, "üstelik göğsümde, yani tam şuramda, kirli sakalıyla bir gerilla gezinmekte" dersem, bunun sakıncası ne olabilir? Her ikisi de dağlarda yaşar ve sakalları kirlidir. Kaldı ki şarkının bütünü dikkate alındı- ğında, şarkıdaki mizah ve ironi zaten görülecektir. Sevgili Can Yücel'in 'Sevgi 8 Duvarı' adlı şiirinde, 'sidikli kontes' diye bir nitelemesi vardır. Yıllar önce ben bu şiiri bestelediğimde denetimden geçirilmemiş ve onu 'pasaklı kontes' biçiminde de- ğiştirdiğimizde bu çok önemli (!) sakıncayı ortadan kaldırmıştık. Bu örneği, hukuk tarihi kendi komedisini yazdığında malzeme olması açısından verdim. Dünyanın uğraştığı ve çözüm bulmaya çalıştığı hayatî konularla bizim mahkemelerimizin gündemini işgal eden konular karşı karşıya getirildiğinde, ülke olarak dünyanın gidişatını neden çok geriden takip ettiğimiz daha iyi anlaşılsın ve sıradan bir şarkı sözüyle bir ülkenin bölünebileceği kompleksinden artık herkes kurtulabilsin diye verdim. Bu durumdan benim çıkardığım sonuç şu: Demek ki bundan böyle sahne showlarımda bunun bir parçası olarak, kendime ait şarkıları biraz değiştirip söylerken ciddi bir çekince yaşayacağım. Örneğin bir şarkımda; "örselendi aşklarım, üstelik çok uzak bir diyardayım" sözlerini, konser verdiğim yere göre 'Hamburg'tayım ya da 'Bayburt'tayım şeklinde yorumlamaktaydım. Bir başka şarkımda; "O mahur beste çalar, müjganla ben ağlaşırız" (ki müjgan burada kirpik anlamında kullanılmıştır) biçimindeki sözleri "Ayten'le ben ağlaşırız." biçiminde değiştirerek söyleyebiliyorken bundan böyle söyleyemeyeceğim anlaşılıyor. Peki, size göre kendimi böyle daha mı özgür hissedeceğim?"[15]

1999 yılında Münih'de PKK yanlıları tarafından düzenlenen konserde ‘‘Arabamı o şerefsizlerin memleketinde bıraktım’’ dediğini iddia eden Hürriyet Gazetesi haberi için hakkında DGM tarafından bir kez daha soruşturma başlatıldı.[17] 9 Şubat 2000 yılında Zaman Gazetesi'ne yaptığı röportajda "Ben 3 tane şerefsizin yüzünden ülkemde arabama bile binemedim dedim" diyerek yalanladı.[18] 1999'da Almanya'nın Münih şehrindeki Barış, Demokrasi ve Özgürlük Festivali isimli organizasyonda söylediği ve içinde "Kürdüz Ölene Kadar, Vallahi biz dostu özledik, Kürdüz sonuna kadar, Vallahi Apo'yu özledik" sözleri geçen şarkısı nedeniyle eleştirildi.[19] 1999 Mart ayında Ordu Valiliği, Ahmet Kaya'nın kasetlerinin kentte satılmasını ve bulundurulmasını yasakladı.[20]

Ahmet Kaya, yasal suçlamaların yanı sıra çeşitli kesimlerce lüks içinde yaşarken yoksulluk edebiyatı yapmakla suçlandı.[2] Bu eleştirilerle ilgili olarak yöneltilen bir soruya şu şekilde yanıt verdi:

Benim hiç Mercedes'im olmadı. Şimdiki arabam Mercedes'ten daha pahalı, cip olduğu için gözüne batmıyor insanların. Salaklaşmamak lazım; bunlar önemli şeyler yani. Biz insanların yoksulluğunu savunmadık. Bizler yaşamımız boyunca insanların zenginliğini savunduk. Yani ben cipe binsem, Mercedes'e binsem; bunlar önemli şeyler midir? Ben tarihin yüklediği misyonu yerine getiriyor muyum? Bu önemli. Tam 30 sene aç yaşadım bu ülkede, 30 yıl boyunca. Bütün lokantaların kenarlarına gidip, o lahmacunların nasıl çıktığına baktım. Artık ben bu saatten sonra bunu yerim ve kimse bunu engelleyemez...[2]

Medyanın büyük kesimi tarafından tepki gören Ahmet Kaya, bunun yanında bu tepkileri haketmediği düşünüldüğü için kimi köşe yazarları tarafından da destek görmüştür.Bunlara örnek olarak 21 Şubat 1999 tarihli Radikal gazetesinde, Yıldırım Türker'in "Ne Yapmalı" başlıklı yazısı, 18-24 Şubat 1999 tarihli Aktüel dergisinde Defne Asal imzası ile yayımlanan "Sen Demirel misin be Ahmet" başlıklı yazı, Şubat 1999 tarihli Radikal gazetesinde, Arda Uskan imzalı "Ayıptır Ayıp" başlıklı yazı verilebilir.

Ölümü[değiştir | kaynağı değiştir]

Ahmet Kaya'nın Père Lachaise Mezarlığı'ndaki kabri, Paris.

Ahmet Kaya, 16 Kasım 2000 yılında Hoşçakalın Gözüm isimli albümünün kayıtlarını yaparken, Paris'in Porte de Versailles semtindeki evinde bir gece kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.[1] 17 Kasım 2000'de 30.000'in üzerinde kişinin katıldığı törenle Paris'in Peré Lachaise mezarlığına defnedildi.[1]

Ölümünden sonra[değiştir | kaynağı değiştir]

Her fırsatta “Öldüğümde değil yaşarken anlayın beni” diyen Ahmet Kaya hakkında ölene kadar bir linç kampanyası yürütülmüştür.O öldükten sonra ise kendisine yüzlerce ödül verilmiştir.[21]

2002 yılında Ahmet Kaya'nın şarkılarını 20 ünlü sanatçının söylediği Dinle Sevgili Ülkem isimli bir albüm yapılmış , Magazin Gazetecileri Derneği'nin gecesinde duyurduğu Kürtçe Karwan (Kervan) parçasının ve klibinin de bulunduğu Hoşçakalın Gözüm, Biraz da Sen Ağla albümü yayımlandı. Père Lachaise Mezarlığı 71. bölüm'nda bulunan mezarı 2003 yılında tekrar düzenlendi. Ağırlığı 3.5 tonu bulan mezarının üzerinde kardelen motifleri, enstrümanlar, Kastamonu yazması deseni, İstanbul silueti, şarkı sözleri ve büstü bulunmaktadır.[22] Kalsın Benim Davam. ve Gözlerim Bin Yaşında (Aralık 2006) adlarında dört albümü daha yayınlanmıştır.

4 Eylül 2007'de Türkiye'de kendi ismine açılan tek yer olan Ahmet Kaya Halk Evi, Batman'da açıldı.[23] 2009 yılında AK Parti hükümetince mezarının Paris'ten Türkiye'ye taşınması konusunda fikirler ortaya atıldı.[24] Ahmet Kaya'nın kabri halen Paris'in Père Lachaise Mezarlığı'nda yer almaktadır.

Haziran 2012'de Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ahmet Kaya Özel Ödülü verileceği açıklandı. İlk ödülü Kaya'nın bağlamacısı Ümit Yılmaz'ın alacağı söylendi.[25]

28 Ekim 2013'te 2013 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nde ‘müzik’ alanındaki ödül Ahmet Kaya'ya verildi.[26]

Diskografi[değiştir | kaynağı değiştir]

Kitaplar[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Ahmet Kaya resimli biyografi kitabı- Yağmurlu Ülkenin Sürgün Konuğu (Gam Yayınları)
  • Ferzende Kaya - Başım Belada (Gam Yayınları)
  • Ferzende Kaya - Serê min Ketiye Belayê (Kürtçe), Weşanên Gam / Gam Yayınları, İstanbul, Mayıs 2003. ISBN 975-98900-1-1
  • Ahmet Kaya şarkılarının nota ve gitar akorları - Ahmet Kaya Nota Kitabı 1 (Gam Yayınları)
  • Ahmet Kaya şarkılarının nota ve gitar akorları - Ahmet Kaya Nota Kitabı 2 (Gam Yayınları) ISBN 975-98900-3-8
  • Ahmet Kaya şarkılarının nota ve gitar akorları - Ahmet Kaya Nota Kitabı 3 (Gam Yayınları)
  • Ahmet Kaya şarkılarının nota ve gitar akorları - Ahmet Kaya Nota Kitabı 4 (Gam Yayınları)

Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c "Hakkında". ahmetkaya.com. 17 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20141017003538/http://www.ahmetkaya.com/Hakkinda.aspx?ver=tr. Erişim tarihi: 2 Mart 2011. 
  2. ^ a b c d e f Ahmet Kaya Aynalar Belgeseli, URL erişim tarihi: 27 Şubat 2012
  3. ^ "Cebine 10 milyonu koyan stüdyoya giriyor". hurriyet.com.tr. 21 Kasım 2003. 1 Temmuz 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20150701072748/http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/11/21/375006.asp. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2012. .(Türkçe)
  4. ^ "Romantik bir solcunun portresi Ahmet Kaya". hurriyet.com.tr. 21 Kasım 2010. 18 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20141018000339/http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16336866_p.asp. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2012. .(Türkçe)
  5. ^ http://www.ahmetkaya.com/hayat-5
  6. ^ sabah.com.tr, URL erişim tarihi: 16 Kasım 2012
  7. ^ Hicran Dergisi, 7 Nisan 2007, URL erişim tarihi: 13 Haziran 2008
  8. ^ Cemal Süreya Ahmet Kaya söyleşisi URL erişim tarihi:5 Temmuz 2008
  9. ^ "Cemal Süreya'nın Ahmet Kaya röportajı". ensonhaber.com. 1989. 30 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://web.archive.org/web/20141030022922/http://www.ensonhaber.com/cemal-sureyanin-ahmet-kaya-roportaji-2011-11-16.html. Erişim tarihi: 9 Mayıs 2012. ""Verilmiş adlardan hiçbirini kabul etmiyorum. Protest müzik değil. Başkaldırı da denilen protest müzik türü yalnız sosyalist camiada değil, radikallerde de var, yeşillerde de var. Feministlerde bile var. Onlar kendi kavrayışları dışındaki anlayışlara tabii ki müzikle karşı çıkacaklardır. Öte yandan, benim yaptığım müziğe "özgün müzik" de diyemiyorum."" .(Türkçe)
  10. ^ https://www.youtube.com/watch?v=OT5JDR9Jgps
  11. ^ Ahmetkaya.com, 11 Ocak 2007, URL erişim tarihi: 13 Haziran 2008.
  12. ^ Ahmet Kaya yuhalandı, Hürriyet, 12 Şubat 1999, URL erişim tarihi: 12 Haziran 2008.
  13. ^ Ayıp ettin 'gözüm' Hürriyet, 14 Şubat 1999, URL erişim tarihi: 12 Haziran 2008.,
  14. ^ Kaya'ya PKK davası, Hürriyet, 18 Mart 1999, URL erişim tarihi: 12 Haziran 2008.
  15. ^ a b c http://www.muharrembalci.com/hukukdunyasi/savunmalar/195.pdf
  16. ^ 45 ay hapis, Hürriyet, 11 Mart 2000, URL erişim tarihi: 12 Haziran 2008.
  17. ^ Ahmet Kaya için suç duyurusu, Hürriyet, 24 Temmuz 1999, URL erişim tarihi: 12 Haziran 2008.
  18. ^ Çetrefilli bir portre, 9 Şubat 2000,URL erişim tarihi: 13 Haziran 2008
  19. ^ Dailymotion.com : Barış, Demokrasi ve Özgürlük Festivali 1999-Münih konseri görüntüsü, URL erişim tarihi: 13 Haziran 2008[ölü/kırık bağlantı]
  20. ^ Ordu’da Ahmet Kaya yasağıHürriyet, 19 Mart 1999, URL erişim tarihi: 12 Haziran 2008.,
  21. ^ http://t24.com.tr/yazarlar/tugce-tatari/ahmet-kayadan-once-o-linc-edilirken-yaptiginiz-gazeteler-icin-yas-tutun,7875
  22. ^ "Ahmet Kaya'ya mezar ev". Akşam. 7 Kasım 2003. https://web.archive.org/web/20040213233054/http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/11/07/magazin/magazin5.html. Erişim tarihi: 13 Haziran 2008. 
  23. ^ Batman, Ahmet Kaya Halk Evi, URL erişim tarihi: 13 Haziran 2008[ölü/kırık bağlantı]
  24. ^ Radikal:AKP’den bu sefer de Ahmet Kaya açılımı 23 Şubat 2009, URL erişim tarihi:27 Şubat 2009
  25. ^ Ahmet Kaya'dan özür dileyecekler!
  26. ^ Köşk’ün ödülü Ahmet Kaya’ya

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Konuyla ilgili diğer Wikimedia sayfaları :

Commons'ta Ahmet Kaya ile ilgili çoklu ortam dosyaları bulunmaktadır.

Vikisöz'de Ahmet Kaya ile ilgili alıntılar bulunmaktadır.