Nevruz Bayramı
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Nevruz Bayramı Farslar, Anadolu Türkleri, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar'la beraber neredeyse tüm kuzey yarımküre tarafından kutlanan geleneksel yeni yıl ya da başka bir değişle doğanın uyanışı ve bahar bayramı.[1][2]
Aynı zamanda, Zerdüştlük, hem de Bahailer[3] için de kutsal bir gündür ve tatil olarak kutlanır. Günümüz İran'ında, her ne kadar İslami bir kökeni olmasa da bir şenlik olarak kutlanır.
Nevruz, İran ve Bahai[3] takvimlerine göre yılın ilk gününü temsil eder. Bazı topluluklar bu bayramı 21 Mart'ta kutlarken, diğerleri kuzey yarım kürede ilkbaharın başlamasını temsilen, 22 veya 23 Mart'ta kutlarlar.[1]
[değiştir] İsim kökeni
Kelimenin aslı eski Farsça'dan gelir: nava=yeni + rəzaŋh=gün/günışığı, anlamı "yeni gün/günışığı" dır ve günümüzün Farsçasında da hâlâ aynı anlamda kullanılmaktadır(nev=yeni + ruz=gün; anlamı "yeni gün") [4]
İrani dillerdeki Gün anlamına gelen Ruz (Farsça), Roç (Beluçca), Roc (Zazaca) ya da Roj (Kürtçe) sözcükleri Proto-İranicenin "Rauça"sından gelir. Bu da eski Hint-Avrupacanın manası Işık olan *Leuk- kelime köküne dayanmaktadır. Şu en eski şekilden Rusçadaki Luç, Almancadaki Licht, Yunancadaki Leukós, Latincedeki Lux, İngilizcedeki Light ve Ermenicedeki Luy da oluşmuşlar. Proto-Iranicede Rusçadaki gibi bir k > ç ses ertelemesi ortaya çıkmışdır ve ayrıca 'L' sesi 'R'ye dönüşmüştür.
Eski İrani dili olan Avestçede Raôçah zamanında esasdan Işık demekti. Eski hint-ari dilindeyse (Bugünkü Kuzey Hindistanda varolan dil grubu) Roçiş kulanılmaktadır.
Nevruz teriminin tarihte ilk yer aldığı kayıtlar, M.S. 2. yüzyıldaki Pers İmparatorluğu kayıtlarıdır, ancak bundan çok daha öncesindeki (yaklaşık M.Ö. 648 ve 330 yılları arasında) Pers İmparatorluğu altında yaşayan değişik milletlerin Pers Şahına Nevruz gününde hediyeler getirdiğine dair bilgiler mevcuttur[5]
Nevruz diğer Türk devlet ve topluluklarında da kutlanılır. Bunlardan Azerbaycan'da Novruz, Kazakistan'da Navrız meyrami (Наурыз мейрамы), Kırgızistan'da Nooruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Mart dokuzu Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türkleri'nde Mevris adları ile anılır.
Kürtçe'de, Farsça'daki ile aynı anlama gelmesiyle birlikte yazılışı Newroz'dur [6]. türk kökenli bir devlet olan Tacikistan'da (Наурыз мейрамы) Navrız meyrami adı ile kutlanan Nevruz Arnavutluk'ta ise Sultan Nevruz olarak isimlendirilir.
[değiştir] Nevruz ve Ekinoks
Nevruz, baharın ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun (gün tün eşitliği) oluştuğu gündür. Güneşin ekvatora dik açı ile gelir. Gece ve gündüz birbirine eşitlenir. Ayrıca hem kuzey hem de güney kutbu aynı anda gündoğumu hattındadırlar ve gün ışığı her iki yarımküre arasında eşit olarak paylaşılmaktadır.
Astrolojik olarak 21 Mart, burçlar sırasında ilk olarak yer alan koç burçunun başlangıç günüdür.
2008 yılında, kuzey yarımkürede ekinoks, 20 Mart tarihinde saat 05:48'de gerçekleşmiştir.
[değiştir] Tarih ve gelenek
Nevruz geleneğinin tarihin en son Buzul Çağı'nın bitmesinden hemen önceki günlere yani 15.000 yıl öncesine kadar uzanır. Efsanevi Pers Kralı Cemşid, Indo-Iranlıların avcılıktan hayvacılığa ve yerleşik yaşama geçişini temsil eder. O çağlarda mevsimler insanoğlunun hayatında günümüzdekinden daha yaşamsal bir önem arz ediyordu ve yaşamla ilgili her şey dört mevsim ile çok yakından ilgiliydi. Zor geçmiş bir kışın ardından gelen bahar, tabiat ananın çiçekler, yeşillenenen bitkiler uykusundan uyanması ve sığırların yavrulaması, insanoğlu için büyük bir fırsat ve bolluğun canlanması demekti. İşte böyle bir dönemde bu Nevruz kutlamalarını başlatanın Kral Cemşid olduğu söylenir.
İran evrenbiliminin mimarlarından ve Zerdüştlerin Peygamberi olan Zerdüşt birçok bayramın kurumsallaşmasını sağlayan kişidir. Nevruz da Zerdüşt tarafından kurumsallaştırılan bayramlardan biridir.[kaynak belirtilmeli]
Bundan 12 yüzyıl sonrasında, M.Ö. 487 yılında, Büyük Darius, Persepolis'teki yeni inşa edilmiş olan sarayında Nevruzu kutluyordu. Son araştırmaların sonuçları bu kutlamaların çok özel bir anlam ifade ettiğini göstermektedir. Sadece Nevruz gününde sabah saatin 06:30'unda güneşin ilk ışıkları gözlemevindeki büyük kabul salonuna denk geliyordu ve bu olay sadece 1400 yılda bir gerçekleşiyordu. Bu durum aynı zamanda Babillilerin ve Yahudilerinde yeni yılı ile çakışıyordu ve bu nedenle, bu kutlamaların eski toplumlar için çok uğurlu ve önemli sayıldığı açıktır[7]. Persepolis yerleşkesinin ya da en azından Apadana'non sarayının ve "Yüz sütunlu Salonun" Nevruzu kutlamak amacıyla inşa edildiği sanılmaktadır. Ne yazıkki eski kitabelerde Nevruzdan bahsedilmemektedir.
[değiştir] Türklerde Nevruz
- Ana madde: Türk kültüründe Nevruz
Türkiye'de bir gelenek Türk Cumhuriyetleri'nde ise resmî bayram olarak kutlanırken, 1995 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarafından Bayram olarak kabul edilen bir gün haline gelmiştir.[8] . Türklerin Ergenekon adlı yerden demirden dağı eritip çıkmalarını, baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Türk kavimleri tarafından M.Ö. 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Mart'ta kutlanır.[9]
Türk Takvimi'nde bir gün 12 bölüme ayrılır, her bölüme Çağ adı verilirdi. Bir çağ iki saat, dolayısıyla bir gün de 24 saattir. Herbir çağ ise sekiz Keh ten ibarettir. Yılbaşı olarak gece-gündüz eşitliğinin yaşandığı 21 Mart, Nevruz günü olarak kutlanır.
Oniki Hayvanlı Takvim ve Melikşah'ın Celali Takvimi'nde yılbaşı olarak belirlenen 21 mart, Divânü Lügati't-Türk'te de ilkbaharın gelişi olarak belirtilir. Türk edebiyatı ve musikisine de Nevruz; Nevruz-ı Asl, Nevruz-ı Arap, Nevruz-ı Bayati, Nevruz-ı Hicaz, Nevruz-ı Acem ve Nevruz-ı Seba olarak girmiştir. Tarihte pek çok devlet tarafından bayram ve gelenek olarak kutlanmıştır. Bunların başında Anadolu beylikleri, Eski Mısır, İran, Safavi, Sasani, Moğollar, Selçuklu ve Osmanlı gelir.
Selçuklu ve Osmanlı[10]'da millî bayram olarak kutlanan Nevruz, Nevruziye adlı şiirlere ve şenliklerle ziyafet verilerek kutlanırdı. Özel olarak hazırlanan Nevruziye adlı macun Osmanlı döneminden kalan bir kültür olarak bu gün hâlâ Manisa'da 21 Mart'ta Mesir macunu şenlikleri yapılmaktadır. Alevi ve Bektaşiler arasında da kimi yorelerde eski takvime atfen Mart Dokuzu adi verilerek kutlanan Nevruz'da özel ayinler yapılırdı, yine Zerdüştler ve Yezidiler'de 21 Mart'ı bayram olarak kabul etmişlerdir.
[değiştir] Kürtlerde Nevruz
Kürtler Nevruz'u 18 ile 21 Mart arasında kutlarlar.
Bu bayram ile Kürtler çoğunlukla şehir dışındaki bölgelerde ve açık alanlarda bir araya gelir ve gelmekte olan ilkbaharı kutlarlar. Kadınlar rengarenk elbiseler giyerler ve başlarına pullarla süslenmiş ışıltılı örtüler örterler. Topluluk büyük bir ateş yakar ve bu ateşin etrafında dans ederek ya da üstünden atlayarak büyük bir coşkuyla bu bayramı kutlarlar.[11][12].
Kürt mitolojisindeki Kawa efsanesine göre, günümüzden(2007) 2500 yıl öncesinde Zuhak (Bazı kaynaklara göre Dehak)adında Asurlu çok ama çok zalim bir kralın altında yaşayan Kawa adında bir demirci vardı. Bu kral tam bir canavardı ve efsaneye göre her iki omuzunda da birer yılan bulunuyordu. Her gün bu iki yılanı beslemek için Kürtlerden iki genci sarayına kurban olarak getirtip aşçılarına bu iki çocuğu öldürtüp beyinlerini yılanlarına yemek olarak verdiriyordu. Aynı zamanda bu canavar kral ilkbaharın gelmesini de engelliyordu.[kaynak belirtilmeli] En sonunda bu zulümden bıkan ve bir şeyler yapmak isteyen Armayel ve Garmayel adlı iki kişi kralın sarayına mutfağa aşçı olarak girmeyi başarırlar ve Kralın yılanlarını beslemek için beyinleri alınarak öldürülen çocuklardan sadece birini öldürüp diğerinin gizlice saraydan kaçmasına yardımcı olurlar[13]. Böylece ellerindeki bir insan beyni ile kestikleri bir koyunun beynini karıştırarak yılanlara vererek her gün bir çocuğun kurtulmasını sağlamış olurlar. İşte bu kaçan kişilerin Kürtlerin ataları olduğuna inanılır ve bu kaçan çocuklar Kawa adlı demirci tarafından gizlice eğitilerek bir ordu haline getirilirler. Böylece Kawa'nın liderliğindeki bu ordu bir 20 Mart günü zalim kralın sarayına yürüyüşe geçer ve Kawa kralı çekiç darbeleri ile öldürmeyi başarır. Kawa etraftaki tüm tepelerde ateşler yakar ve yanındakilerle birlikte bu zaferi kutlarlar. Böylece Kürt halkı zalim kraldan kurtulmuş olur ve ertesi gün ilkbahar gelmiş olur.
Kürt yazar Musa Anter'e göre Nevruz aslında Kürtlerde ilk başlarda 31 Ağustosta kutlanıyordu ancak daha sonra Arap Takviminin kabul edilmesiyle bu kutlamalar Mart ayına kaymıştır[14].
[değiştir] Afganlarda Nevruz
Afganistan'da, Nevruz gelenksel olarak iki hafta boyunca kutlanılan bir bayramdır. Hazırlıklar günler öncesinden başlar ve Chaharshanbe Suriden yani Yeni Yıl'dan önceki en son Çarşamba gününden sonra bitmiş olur. Birçok gelenek ve görenek içinde en önemlileri aşağıda sıralananlardır[15][16]:
- Haft Mewa
- İran'da hazırlanan Haft Sinnin aksine Afganistan'da Haft Mewayı yani Yedi Meyva'yı hazırlarlar. Haft Mewa, kuru meyvalardan hazırlanarak kendi şurupları içinde sunulan bir çeşit meyve salatası gibidir. Bu 7 meyva, kuru üzüm, Senjed denilen iğde, antep fıstığı, kuru kayısı, ceviz ve badem ya da eriktir.
- Smanak
- Buğdaydan yapılan bir çeşit tatlıdır. Kadınlar bu tatlıyı özellikle geceleri biraraya gelerek ve sabahın ilk ışıklarına kadar şarkılar söyleyerek yaparlar. Bu şarkılardan bir tanesinin sözleri: Samanak dar Josh o mā Kafcha zanem - Degarān dar Khwāb o mā Dafcha zanem.
- Gul-e Surkh Festival
- Türkçedeki tam karşılığı Kırmızı Gül Bayramıdır (Gül diyerek aslında kırmızı lalelerden bahsedilmektedir. Bu bayram sadece Mezarı Şerif şehrinde ve yılın ilk 40 günü boyunca laleler gelişirken kutlanan eski bir gelenektir. İnsanlar, ülkenin birçok kesiminden bu bayrama katılmak için Mezarı Şerif'e gelirler. Bu bayram Jahenda Bālā denilen özel bir dini törenle birlikte kutlanır. Bu özel tören birçok Sünni Afgan'ın inancına göre dördüncü halife olan Ali ibn Abi Talib'in mezarının bulunduğu mavi camide yapılır. Kutlamalar, yılın ilk gününde yani Nevruzda camiye bir bez afişin asılmasıyla başlar ve değişik kutlamalar ile lale tarlalarında ve caminin etrafında tam kırk gün devam eder.
- Buzkashi
- Diğer kutlamalarla birlikte buzkashi denilen ve at üzerinde oynanarak yerdeki bir kafası kesilmiş keçi ya da koyunu yerden alarak rakibten önce hedeflenen alana bırakmak biçiminde oynanan bir oyunun turnuvası da düzenlenir. Buzkashi maçları daha çok Afganistan'ın kuzeyinde ve Kabil'de düzenlenir.
- Özel yemekler
- İnsanlar nevruz için özellikle de Nevruz arefesinde özel yemekler hazırlarlar. Genellikle, Sabzi Chalaw denen ve pilav ile ıspanaktan oluşan bir yemek hazırlarlar. bununla birlikte, fırıncılar sadece Nevruza has olan ve adına Kulcha-e Nowrozi denen bir çeşit kurabiye yaparlar. Nevruz için hazırlanan yemeklerden bir diğeri de Māhī wa Jelabī yani Kızarmış balık ve Jelabidir ve bu yemek özellikle pikniklerin vazgeçilmez yemeğidir. Afganistan'da, nişanlanmış çiftlerin ailelerinin, Nevruz ve yine diğer bayramlardan olan Ramazan Bayramı ve Beraat Kandilinde, karşı tarafa hediye vermesi ya da özel yemekli bir davet vermesi bir gelenektir.
- Erguvan bahçelerine yapılan geziler
- Kabilliler Istalif, Charikar ya da çevredeki diğer Erguvan çiçeklerinin açtığı yerlere özellikle yeni yılın ilk iki haftası piknik yapmak için giderler.
- Jashni Dehqān
- Çiftçilerin bayramı anlamına gelir. Çiftçiler, yeni yılın ilk gününde tarım üretiminin cesaretlendirilmesi için şehirlerin içinde yürürler. Günümüzde özellikle Kabil ya da diğer büyük şehirlerde şehrin önde gelenlerinin de katılımıyla düzenlenir.
[değiştir] Bahailerde Nevruz
Bahailer bu bayramı (Naw-Rúz derler) sadece bir bayram olarak değil aynı zamanda dini bir tatil olarak da kutlarlar. Ancak bu kutlama sadece Bahai takvimine göre yeni yılın kutlaması değil aynı zmanda tutmuş oldukalrı 19 günlük oruç'un da bitmesinin kutlanmasıdır.[3]
19 günlük (2 Mart – 20 Mart Bahai takvimine göre Alâ ayıdır.) BAHAÎ orucunun bitimindeki günün, güneş batışından ertesi günün güneş batışı arasındaki zaman Oruç Bayramı’dır. Bugün aynı zamanda BAHAÎ yılbaşıdır. Bugünle takvimin son ayı olan Alâ ayı sonra ermiş ve Baha ayının ilk günü başlamış olur. Bundan dolayı bugüne NEVRUZ bayramı adı da verilir.[17]
Bayram güneşin koç burcuna girmesiyle başlar. Bu giriş, güneş batışından bir dakika önce bile olsa, hemen oruç bozulur ve bayram tutulur. Bayram toplantısında Nevruz’a ait levih(Bahai inancındaki Tanrı sözelerinin derlendiği kitap[18] )ve dualar okunur.[17]
[değiştir] Türk Edebiyatlarında Nevruz
| Bu madde Türk kültüründe Nevruz maddesine çok benzemektedir ve bu ikisinin tek başlık altında birleştirilmesi önerilmektedir. Birleştirme işlemini yerine getirdikten sonra lütfen Geçmiş birleştirme şablonunu açıklamalara uygun şekilde kullanarak madde geçmişlerinin birleştirilmesini sağlayın. |
[değiştir] Azerbaycan'da
Azerbaycan, nevruz en canlı olarak yapıldığı, kelimenin tam anlamıyla "bayram" şeklinde kutlandığı yerlerden biridir. Azerbaycan'da nevruz bayramı hazırlıkları, nevruz gününden çok önce başlamaktadır.
[değiştir] Kadı Burhaneddin
Kadı Burhaneddin Anadolu sahasında yaşamış olmakla birlikte, dili dolayısıyla Azerbaycan edebiyatına mensup bir şair olarak kabul edilmektedir. Kadı Burhaneddin’in nevruzla ilgili bazı beyitleri şöyledir:
- Nevrûz olalı cihânı görsen
- Bu kevn ile mekânı görsen
- Ten ten tene düşdi cümle ten ten
- Sığmaz kanuma bu cânı görsen
- Meger nevrûz gelmişdür musavver
- Ki olmışdur cihân yine münevver[19]
[değiştir] Hatayî
Hatayî’nin nevruzla ilgili birkaç beyti şöyledir:
- Geldi nev-rûz ü bahâr ü ahd ü devr-i dost-kâm
- Yâr eli tek yeryüzü nakş ü nigâr oldı yine[20]
- Nev-rûz gülinün açık dehânı
- Murg anda hezâr okur zebânı[21]
- İsrâdan beri gelün nev-rûz idin Şaha yetün
- Hey gaziler secde kılun gaziler deyin şâh menem[22]
[değiştir] Fuzulî
Azerbaycan alanı şairi olduğu kadar Osmanlı alanı şairi de olan Fuzulî, bir beytinde nev-ruz'un yılda bir defa geldiğini ve gülleri açtığını söylemektedir:
- Her gün açar gönlümü zevk-i visâlin yenleden
- Gerçi güller açmağa her yılda bir nev-rûz olur[23]
[değiştir] Şehriyâr
Türk dünyasının son devirde yetiştirdiği en büyük şairlerden biri olan Şehriyâr, bilindiği gibi Güney Azerbaycan yöresine mensuptur. Şehriyâr "Heyder Baba’ya Selâm" isimli şiirinde, nev-ruz'dan da bahsedilmektedir.
- Bayram yeli çardahları yıhanda,
- Novruz güli, gar çiçeği çıhanda,
- Ağ bulutlar köyneklerin sıkanda,
- Bizden de bir yâd eleyen sağ olsun,
- Derdlerimiz koy dikkelsün dağ olsun.[24]
[değiştir] Çağatay-Özbek
Çağatay alanı, Türk dünyası edebiyatları içinde Ali Şîr Nevaî, Hüseyin Baykara, Babür Şah, Lutfî, Mevlana Sekkakî gibi temsilcileriyle önemli bir yere sahiptir.
[değiştir] Alî Şîr Nevaî
Ali Şîr Nevaî, Çağatay edebiyatının en büyük şairi, bir beytinde, nevruz günü gece ile gündüzün eşit olmasından söz etmekte; diğer bir beyitte ise nevruzla Kadir gecesini bir arada kullanarak, nevruzu -âdeta- kutsallaştırmaktadır. Şair, çok güzel olan bir beyitinde, hitap ettiği kişinin her gecesinin Kadir; her gününün de nevruz olmasını temenni etmektedir:
- Vaslı ara kördüm reng emiş boynuyu-saçı
- Tün-kün teng ekan zâhir olur boldı Nevrûz[25]
[değiştir] Lutfî
Çağatay edebiyatının önemli temsilcileri arasında yer alan Lutfî’nin "Gül ü Nevrûz" isimli bir mesnevisi bulunmaktadır. 1333 yılında Celâleddin Tabîb tarafından yazılan bu eser, 1411 yılında Lutfî tarafından Çağatayca’ya tercüme edilmiştir.
- Yangı yılnıng başıda rûz-ı nevrûz
- Sadeftin çıktı bir dürr-i şeb-efrûz
- Sivüngendin atası gencin açtı
- Ni kim kazğanğanın âlemğa saçtı
- Çü nevrûz boldı nevrûz içre fîrûz
- Atadı oğlınıng atını Nevrûz
[değiştir] Gedâî
Gedâî’nin, 15. yüzyılın önde gelen Çağatay şairlerinden olduğu, usta bir şair olup aruz[26]u başarıyla kullandığı bilinmektedir. Gedâî’ye göre nevruz, mutlu olma zamanıdır; çünkü, ümit fidanının yeşerdiği mevsimdir:
- Şâd bolğıl ey Gedâ kim mevsim-i nev-rûzdın
- Gülbin-i ümmîd bâ-berg ü nevâ boldı yana
[değiştir] Kâmrân Mirza
Babür’ün oğullarından biri olan 16. yüzyıl Çağatay şairi Kâmrân Mirza, nevruzu bayram olarak görmekte; sevgiliye kavuşmayı "devamlı nevrûz, devamlı bayram" kabul etmektedir:
- Vaslıng olsa neyleyin nev-rûz bayram kim manga
- Her zamân nev-rûzdur her lahza bayram durur
[değiştir] Babür Şah
Hindistan’da Türk-Moğol imparatorluğunun kurucusu olan Babür Şah (Zāhir ud-Dīn Muḥammad Bābor), aynı zamanda büyük bir yazar ve şairdir. 16. yüzyıl şairi olan ve Ali Şîr Nevaî’den sonra en büyük Çağatay şairi olarak kabul edilen Babür Şah da, nevruzu bir bayram olarak nitelendirmektedir. Sevgilisinden ayrı olması sebebiyle gamlı olan şair, nevruzda ve bayramda bile mutlu olamamaktadır. Sevgiliye "Senden ayrı olduktan sonra bayramı ve nevrûzu neyleyeyim?" diyen şaire göre, kavuşma bayramı yüz nevruzdan ve bayramdan daha hoştur:
- Ol ki yıllar aylar ötkergey gam ü mâtem bile
- Şâd ü hurrem bolmagay nev-rûz ile bayram bile
- Sindin ayru niylegey min ‘ıyd ile nev-rûznı
- Ay ü yıl hoştur sining birle eger bolsam bile[27]
- Yüzi nev-rûzı vaslı ‘ıydını Babür ganimet tut
- Ki mundın yahşı bolmas bolsa yüz nev-rûz ü bayramlar[28]
[değiştir] Sekkakî
Çağatay edebiyatının ilk büyük şairi olan Sekkakî de, nevruzu pek çok şair gibi bir bayram olarak kabul etmektedir:
- Gülistân ehline bugün irür hem ‘ıyd ü hem nev-rûz
- Olar gül saçdılar men hem kitürdüm hoş bu halvanı[29]
[değiştir] Nur Ali Kabul
Özbekçe Çağatayca’nın; Özbek edebiyatı da Çağatay edebiyatının bir devamıdır. Özbek şairlerin nevruz anlayışı da, Çağatay şairlerden farklı değildir, onlara göre de nevruz bir bayramdır ve kutsaldır. Özbek şair Nur Ali Kabul’ün ifadesiyle nevruz, "hürlük timsalinin özü" ve "aşığın sevdiği kız"'dır. Aynı vatan gibi nevruz da bir anne veya bir sevgili; kısaca bir kadın olarak düşünülmüş ve vatan gibi, anne gibi, yar gibi kutsallaştırılmıştır. Şair, nevruzu kutsallaştırma bakımından Nevâî’ye yaklaşmaktadır:
- Turan üzük bolsa Özbekistan köz,
- Uning tarifiga yoqtur boşqa söz,
- Türki millatlarning içinde feruz,
- Hürlük timsolining özısan Navröz!
- Her insan taqdırga şökrana aylab,
- Sening gelişngni kutlar ataylab,
- Bağrığa oladı seni avaylab,
- Oşıgning sen sevgan qızısan Navröz![30]
[değiştir] Türkmenistan'da
Türkmen edebiyatının güçlü şairleri de, çeşitli vesilelerle nevruza yer vermişlerdir.
[değiştir] Mahtumkulu
Türkmen edebiyatı denince akla gelen ilk isim şair Mahtumkulu'na göre, nevruz gelince bütün cihan renklenir, canlanır; dağların başında da duman peyda olur:
- Gelse nevrûz âleme, renk kılar cihân peydâ
- Ebrler âvâz urup, dağ kılar duman peydâ ...[31]
[değiştir] Şeydayı
Şiirlerinde nevruza yer veren Türkmen şairlerden biri de, Şeydayı’dır. Şeydayı, baştan sona kadar nevruz konusunu işleyen bir şiir yazmıştır.
- Gelin Novruz, cümle-yi êlem gülüstandır bu gün,
- Gül açıldı, andalıbıb işi afgandır bu gün, ...[32]
[değiştir] Gayıbı
Gayıbı, "Mergzar Oldı Yene" adlı şiirinde, nevruzun gelmesiyle birlikte, tabiatın ve insanların aldığı yeni hal anlatılmakta; nevruzla gelen bahar mevsimi, Allah’ın kudretinin bir tecellisi olarak görülmektedir:
- Çünki novruz oldı alem gülgüzar oldı yene,
- Gunçadan güller açıldı, mergzar oldı yene.[33]
[değiştir] Bayram Han
Çok renkli bir kişiliğe sahip olan, Karakoyunlu Türkmenlerin Baharlı kabilesine mensup bulunan, sırasıyla Şah İsmail’e, Babür’e, oğlu Hümayun’a ve onun da oğlu Ekber’e eşsiz bir kumandan olarak hizmet eden Bayram Han’a göre, nevruz, gamlı gamsız herkesin sevindiği bir bayram ve düğün günüdür:[34]
- Bugün Nevruz, bugün bayram, bugün toy
- Kaygı-gamsız sevinç yapar her bir öy
[değiştir] Hatam Şair
Hatam Şair de, bahtından ve ilinden şikayet ederken nevruza yer vermekte ve
- Bahar bolmaz novruz bolmaz yıl menin,
- Yagşı-yaman parhın bilmez il menin.[35]
demektedir. Bu şiirde de nevruz, iyi ve güzelin simgesi olarak ifade edilmektedir.
[değiştir] Doğu Türkistan'da
Uygur Türklerinin, nevruzu milattan önceki tarihlerden itibaren bir bayram olarak kutladıkları bilinmektedir[36]. Uygurlar yanği kün deyimiyle bu güne özel bir önem vermektedirler. Kumul şehri, Tömürti köyünde söylenen bir Halk koşmasında;
- Novruz kelip bizlägä yıl baharı kältüdi.
- Erizläni bağläni, xoşallıqqa çömdüdi.
- Şadi bat, şadi bat, noruz mubaräk bat.[37]
- Nevruz gelip bizlere, yılın baharını getirdi.
- Tarlaları bağları, sevinç ile doldurdu.
- şadı bat, şadı bat mübarek nevruz bat.
[değiştir] Şeyh-zâde Abdürrezzak Bahşı
Osmanlı sarayında görevli olarak bulunan şair, "Bahariye" ve "Nevrûz Beyitleri" de yazmıştır. Şaire göre sıkıntılı kış mevsiminin bittiği, karın ve buzun azalıp baharın başladığı nevruz günü, mübarek bir gündür. Nevruzla birlikte kışlayan kuşlar uçmaya, güller açılmaya, gelincik ve lâle gibi çiçekler bağları aydınlatmaya ve cennet kokusu bu dünyaya gelmeye başlar, birbiriyle oynayan bütün canlılar da, birbirlerine hal dili ile "Nevrûz mübarek olsun." derler:
- Kış kiçti vü yaz boldı
- Mahbub-lara naz boldı
- Kar muz şimdi az boldı
- Nevruz mübarek-bad
[değiştir] Şîr Senuber Şahin
Uygur Türklerinden Şîr Senuber Şahin’in de "Nevruzname" şiirinde:
- Keldi noruz yıl başi, ketti köngülning çirkini,
- Noruz diban kilurlar hatunlarınıng türkini,
- Güller kerip kız oğul egri koyar börkini,
- Meclis kilip oynışar açur köngül mülkini,
- Kaygu mihnetler ketip yayraşur kündüz bukün[38]. demektedir.
[değiştir] Tataristan-Kırım
Nevruz, halen gerek Tataristan'da gerekse Kırım'da, bir bayram olarak kutlanmaktadır. Tabii ki, her iki Türk yurdunda da, konusu nevruz olan şiirler bulunmaktadır. Bunlar arasında, İdil Bulgar devletinden kalan bir "Nevrûz Beyiti" de vardır. 19. yüzyılın sonunda belirlenmiş ve yayınlanmış, toplamı 123 dörtlük olan "Neürûz Beyete"'nin ilk ve son dörtlükleri şu şekildedir:
- Şöker kıldım hodaga
- Salavatım anlarga
- Möhemmed-Mostafaga
- Ve' az eytdek sezlerge
- Hakın birenez bez1erge
- Yaşen yitsen yöz1erge
- Neüruz möbarekbad[39]
Günümüzde, Tatar çocukların Nevruz bayramlarında okudukları Nevruz şiirlerine "takmak" (çaçma) adı verilmektedir. Bilindiği gibi takmak İslâmiyetin kabulünden önceki Türk şiirinde kullanılan tabirlerden biridir[40]. Günümüzde okunan Nevruz şiirlerinin, en az bin yıllık geçmişi bulunan bir yorumla adlandırılması da anlamlıdır. "Takmak" olarak adlandırılan Nevruz şiirleri, yukarıda ilk ve son dörtlükleri verilen "Nevrûz Beyete" esas alınarak söylenmektedir. Bu da, bu geleneğin tarihi devamlılığı ve halk nazarındaki ağırlığıyla ilgili olmalıdır:
- Aç İşigin kirebiz
- Nevrûz eyte kilebiz
- Heyir-dua kılabız
- Aş-sıy kütip urabız
- Nevrôz mübarek bâd
- Nevrôz eyttik biz sizge
- Hakkın birigiz, bizge
- Eşigiz citsin yüzge
- Malıgız artsın közge
- Nevrôz mübarek bâd[41]
[değiştir] Anadolu'da
Nevruz, Anadolu'da da şairler tarafından genellikle "bayram" olarak nitelendirilmiştir; ona bazıları "muhterem", bazıları da "sultan" sıfatını uygun görmüştür. Nevruz, halktan, saraydan ve âlimlerden gördüğü saygıyı, şairlerden de görmüştür.
[değiştir] Şeyhî
Divan edebiyatının kuruluş devri şairlerinden olan Şeyhî, bir beytinde, nevruzu "nevrûz-ı muhterem" tamlamasıyla anmakta ve onun bir bayram olduğunu söylemektedir:
- Pîrûzdır bu rûz ü hümâyûn durur bu dem
- Kim hem-dem oldı 'îd ile nevrûz-ı muhterem[42]
[değiştir] Necatî Bey
Divan şiirinin usta şairlerinden biri olan Necati Bey, aynı zamanda kendisinden sonra gelen divan şairlerini de en fazla etkileyen iki şairden biridir. Necati Bey, nevruz'la gül ve sevgili arasında münasebetler kurmakta; nevruz gelince bulutların güneşin üzerinden çekildiğini, yani güneşin yüzünü gösterdiğini söyledikten sonra, sevgiliden de gün yüzünü göstermesini istemektedir.
- Cam-ı nevrûzî içüp mestâne yüz bin nâz ile
- Şah-ı şûhun salınur boynına şâhid-vâr gül[43]
- Gidersün ko kara zülfün sabâ yili yanağundan
- Ki nevrûz olıcak dirler güneş üzre sehâb olmaz[44]
[değiştir] Ahmet Paşa
Divan edebiyatının en büyük şairlerinden biri olan Ahmet Paşa, nevruza "ayş nevrûzu, nevrûz-ı hümayûn" tamlamalarıyla yer vermekte ve "îd-i nevrûz" terkibinde de onun bir bayram olduğunu haber vermektedir:
- ‘Îd-i nevrûzu görüp gül defterinden ‘andelîb
- Hoş dua ve medh okur şâh-ı zafer-yâb üstüne
- Ey müneccim ruh ü zülfin göricek dilberümün
- ‘Îd-i nevrûza bulaşmış şeb-i yeldâ göresin[45]
[değiştir] Hayalî Bey
Doğum yeri Balkan toprakları olan Hayalî Bey de, divan şiirinin büyük temsilcilerinden biridir. “Ol mâhîler kim deryâ içredir deryâyı bilmezler” şeklindeki mısrası, âdeta bir darb-ı mesel olmuştur. O da, divanında nevruza birkaç beyitte yer vermiş, bu günde gece ile gündüzün eşit olduğundan bahsetmiştir. Bu beyitlerden birinde de nevruz, “nevrûz-ı şerîf” tamlamasıyla mübarek bir gün olarak vasıflandırılmaktadır:
- Nevrûz-ı hüsnüne ereli hatt-ı müşgbâr
- Oldu berâber ey perî geceyle gündüzüm
- Kâzî asker oldu gül şâhına nevrûz-ı şerîf
- Gece gündüz geldiler ana berâber durdular[46]
[değiştir] Bâkî
Divan edebiyatının en büyük birkaç şairi arasında yer alan Bâkî de, nevruzu, sevgilinin gün yüzünü arz ettiği gün ve bir musikî makamı olarak anmaktadır:
- Gün yüzün arz eyledi nevrûzda ol meh-likâ
- Mihr altun kaplu bir âyîne virdi rûnümâ
- Başladı gülşende murg-ı hoş-nevâ nevruz'dan
- Şâh-ı gül bezminde taksim etdi bir garra gazel[47]
[değiştir] Kaygusuz Abdal
Kaygusuz Abdal'ın en büyük şairlerinden biri olduğu, hatta kurucusu olarak kabul edildiği Bektaşî edebiyatında nevruz, Basrî Baba’nın “Geldi nevrûz doğdu Şâh-ı Evliyâ” mısra[48]sından da anlaşılacağı üzere Ali bin Ebu Talib (ʿAlī b. Abī Ṭālib)’nin doğduğu, Fatıma bint Muhammed (Fāṭima bint Muḥammad) ile evlendiği ve Muhammed bin Abdullah tarafından halife tayin edildiği... gün olarak geçer. Bu edebiyatın en büyük şairlerinden biri olarak: kabul edilen Kaygusuz Abdal da, yeryüzünün nevruzda coştuğunu söylemekte ve onun bu halini cennete benzetmektedir:
- Erişti bâd-ı nevrûz gü1istâne
- Gü1istân vakti yetti kim uyane
- Tamamet yeryüzü cünbişe geldi
- Behişte benzedi devr-i zemâne[49]
[değiştir] Pir Sultan Abdal
Pir Sultan Abdal’ın, Bektaşî edebiyatının yedi büyük şairinden biri olması dolayısıyla, kendisinden sonra gelen Bektaşî şairler üzerinde büyük tesiri olmuştur. O da, nevruzu işlediği konular arasına dahil etmiş ve "sultan nevrûz" tamlamasıyla oldukça yüceltmiştir. Şaire göre, sultan nevruzda canlar uyanır ve hâl ehli olanlar da nura boyanır; bu gün birlik günüdür ve aşıklar bu günde Yaratan’dan aydınlık alırlar:
- Sultan Nevrûz günü canlar uyanır,
- Hâl ehli olanlar nura boyanır,
- Muhip olan bu gün ceme dolanır,
- Himmeti erince Nevruz Sultan’ın
- Aşık olan canlar bu gün gelürler,
- Sultan Nevrûz günü birlik olurlar
- Hallâk-ı cihandan ziya alurlar,
- Himmeti erince Nevruz Sultan’ın[50]
[değiştir] Sonuç
Sonuç olarak, nevruzun bütün Türk dünyasında eskiden beri bir bayram olarak kutlanmasına paralel olarak, Türk dünyası edebiyatlarında da işlenmiş bir konu olduğunu söyleyebiliriz. Bazı şairler bağımsız olarak nevruz şiirleri yazmışlar, bazı şairler de nevruza çeşitli sebeplerle bir veya birkaç beyit ya da dörtlükte yer vermişlerdir.
Nevruz şiirlerine veya nevruzun geçtiği beyitlere bakıldığı zaman, farklı coğrafî ve edebî sahalara mensup olmalarına rağmen, şairlerin nevruz tasarımlarının büyük ölçüde ortak olduğu görülmektedir: Nevruz mübarektir, muhteremdir, kutsaldır; küs olanları barıştıran bir sultan, bir bayramdır. Nevruz, -özel yemeklerin yendiği, özel oyunların oynandığı- birlik ve kardeşlik günüdür.
[değiştir] Ayrıca bakınız
[değiştir] Notlar
- ^ a b Gazeteci Murat Yetki'nin Türkiyedeki Nevruz kutlamaları ile ilgili 20 Mart 2007 tarihli yazısı
- ^ Türk Dünyasında Nevruz
- ^ a b c http://www.bahai.us/bahai-calendar Bahai Takvimi (İngilizce)
- ^ http://www.iranchamber.com/culture/articles/norooz_iranian_new_year.php (İngilizce)
- ^ http://www.irna.com/occasion/norouz/eng/hist.htm (İngilizce)
- ^ İngilizce Vikipedi'deki Kürtlerin Nevruz kutlamaları ile ilgili madde(İngilizce)
- ^ www.cais-soas.com/CAIS/Celebrations/noruz.htm Al.A. Jafari, NOROOZ (Yeni Gün); İran Halkının Yeni Yılı; yayın tarihi 06 Mart 2007 (İngilizce)
- ^ Marianne Heiberg, Brendan O'Leary, John Tirman. Terror, Insurgency, and the State: Ending Protracted Conflicts, p. 337.
- ^ Nevruz, Prof. Dr. Erman Artun
- ^ Osmanlıda Nevruz Kutlamaları ile ilgili bir yazı
- ^ http://www.library.cornell.edu/colldev/mideast/diarbkrj.htm (İngilizce)
- ^ http://www.marcocavallini.it/kurdish.html (İtalyanca)
- ^ Armayel ve Garmayelin öyküsü (İngilizce)
- ^ Musa Anter'in konuyla ilgili yazısı (İngilizce)
- ^ Afganlarda Nevruz kutlamaları ile iglili bir yazı (İngilizce)
- ^ Afganistandaki Nevruz kutlamarının detayı ile ilgili bir site (İngilizce)
- ^ a b Bahai İnancındaki Dini Hükümler / Türk Bahai Toplumu İnternet Sitesi
- ^ İŞRAKAT (PARILTILAR) LEVİHİ / Türk Bahailer Toplumu İnternet Sitesi
- ^ Ali Alpaslan, Kadı Burhaneddin Divanından Seçmeler, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1977, sayfa 162, 212.
- ^ Azizaga Memmedov, Şah İsmail Hataî-Eserleri, Azerbaycan İlimler Akad. Neş.,Bakü 1966, Cilt I, sayfa 428.
- ^ Nejat Birdoğan, Şah İsmail Hatai, Can Yayınları, İstanbul 1991, sayfa 385.
- ^ Azizaga Memmedov, Şah İsmail Hataî-Eserleri, Azerbaycan İlimler Akad. Neş.,Bakü 1966, Cilt I, sayfa 379.
- ^ K. Akyüz-S. Berken-S.Yüksel-M Cumbur, Fuzûlî Divanı, Akçağ Yayınları, Ankara 1990, sayfa 177.
- ^ Muharrem Ergin, Azerî Türkçesi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul 1981, sayfa 1.
- ^ Nevruz ve Renkler, Türk Dünyasında Nevruz İkinci Bilgi Şöleni Bildirileri (Haz: S. Tural, E. Kılıç), Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara 1996, sayfa 321.
- ^ Hecelerin uzunluk ve kısalık, kapalılık veya açıklık değerlerine göre türlü ses kalıplarından oluşan divan edebiyatı nazım ölçüsü. TDK Güncel Türkçe Sözlük
- ^ Bilal Yücel, Babür Divanı, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara 1995, sayfa 179.
- ^ Bilal Yücel, Babür Divanı, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara 1995, sayfa 129
- ^ Kemal Eraslan, Mevlana Sekkakî Divanı, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 1999, sayfa 160.
- ^ Abdulhalûk Çay, Nevruz Türk Ergenekon Bayramı, Tamga Yayınları, Ankara 1999, sayfa 475-476.
- ^ Himmet Biray, Mahtumkulu Divanı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1992, sayfa 241-242.
- ^ Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi, Türkmenistan Türk Edebiyatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1998, Cilt 10, sayfa 376-377.
- ^ F. Türkmen; G. Geldiev, Türkmen Şiiri Antolojisi, Türksoy Yayınları, Ankara 1995, sayfa 338.
- ^ Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi, Türkmenistan Türk Edebiyatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1998, Cilt 10, sayfa 301.
- ^ Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi, Türkmenistan Türk Edebiyatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1998, C. 10, sayfa 338.
- ^ Abdulhalûk Çay, Nevruz Türk Ergenekon Bayramı, Tamga Yayınları, Ankara 1999, sayfa 96-97.
- ^ Dr. Erkin Emet, Doğu Türkistan Uygur Ağızları, Türk Dil Kurumu Yayınları, sayfa 287. ISBN 978-975-16-2043-9. Derleyen: Kasim Nıyaz
- ^ Abdulkerim Rahman, Uygur Folkloru (Çev: Soner Yalçın), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1996, sayfa 124.
- ^ Prof. Dr. Abdulhalük M. Çay, Nevruz Türk Ergenekon Bayramı, Tamga Yayınları, Ankara 1999, sayfa 195,213.
- ^ Reşid rahmeti Arat, Eski Türk Şiiri, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 3. Baskı, Ankara 1991, sayfa XIV.
- ^ İsa Özkan, “Tatar ve Uygur Türklerinde Nevruz Bayramında Şiir Söyleme Geleneği”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara 1995, sayfa 177-178.
- ^ A. Nihat Tarlan, Şeyhî Divanını Tetkîk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul 1964, sayfa 236.
- ^ Mehmed Çavuşoğlu, Necatî Bey Divanı- Seçmeler, Tercüman 1001 Temel Eser, …. sayfa 62.
- ^ Mehmed Çavuşoğlu, Necatî Bey Divanı- Seçmeler, Tercüman 1001 Temel Eser, …. sayfa 60.
- ^ Harun Tolasa, Ahmet Paşa’nın Şiir Dünyası, Atatürk Üniversitesi Yayınları, Erzurum 1973, sayfa 464.
- ^ Cemal Kurnaz, Hayalî Bey Divanı Tahlili, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1987, sayfa 184;480.
- ^ A. Talat Onay, Eski Türk edebiyatında Mazmunlar (Haz: C. Kurnaz), TDV. Yay. , Ankara 1992, sayfa 317.
- ^ Bir şiiri oluşturan dizelerden her biri. TDK Kişi Adları Sözlüğü
- ^ Abdurrahman Güzel, "XIV-XV: Yüzyıl Edebiyatımızda Nevrûz ve Nevrûziyeler", Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara 1995, sayfa 95.
- ^ 43 Cahit Öztelli, Pir Sultan Abdal, Milliyet Yayınları, İstanbul 1971, sayfa 297-298.
[değiştir] Kaynakça
- Türk Dünyası Edebiyatlarında Nevrûz Konulu Şiirler Üzerine Bir İnceleme - Yard. Doç. Dr. Mehmet Temizkan
- Müjgan Cumbur, “Klasik Edebiyatımızda Nevrûz”, Türk Kültüründe Nevruz Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara 1995.
- Filiz Kılıç, “Osmanlı Devletinde ve Klasik Edebiyatımızda Nevrûz”, Türk Dünyasında Nevrûz Üçüncü Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Ankara 2000.
[değiştir] Dış bağlantılar
- Encyclopædia Britannica'da Noruz
- Nevruz's music (İngilizce)

