Velayet Ayeti

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Velayet Ayeti (Arapça: آية الولاية); Maide Suresinin 55. ayeti. Ayet, müslümanlara Allah, Muhammed, namaz kılan ve rüku ederken zekat veren kişilerin velayetine işaret eder.[1]

Ayet[değiştir | kaynağı değiştir]

إِنّما وَلیکُمُ اللّهُ و رَسولُهُ والّذینَ ءَامَنوا الَّذینَ یقِیمُونَ الصَّلوةَ و یؤتُونَ الزَّکوة و هُم راکِعونَ
Sizin dostunuz, sahibiniz, ancak Allah'tır ve Peygamberidir ve inananlar, namaz kılanlar ve rüku ederken zekat verenlerdir. (Maide Suresi: 55) [2]

Nüzul Sebebi[değiştir | kaynağı değiştir]

Genel olarak Şii ve Sünni kaynakların zikredildiğine göre, bu ayet Ali hakkında nazil olmuştur. Rivayetlere göre, Allah Resulünün mescidinde Ali namazda, rükû halindeyken bir dilenci ondan yardım istemiş, o da küçük parmağında olan yüzüğünü ona vermiştir. Bu anda velayet ayeti nazil oldu.[3][4][5] Ebuzer-i Gıfari de aynı şekilde ayetin nüzül sebebini zikretmiş de devamında şunu ekliyor: Şu anda İslam peygamberi olan Muhammed namaz okumaktaydı. Namazı bitince şu kelimelerle dua etti: "Rabbim! Kardeşim Musa senden kalbine genişlik vermeyi, İşini kolaylaştırmayı, dilinin bağını çözmeyi istedi, insanlar sözünü iyice anlasınlar diye. Ayrıca ailesinden biri olan kardeşi Harun'u ona vezir et, dedi. Ya rabbim, ben Muhammed, senin peygamberiyim, kalbime genişlik ver, İşimi kolaylaştır. Ailemden Ali'yi bana vezir et, arka olsun bana, onunla kuvvetleneyim". Muhammed'in duası henüz tam olarak bitmeyince, Cebrâil bu ayeti peygambere ulaştırdı.

Bu hadisi nakleden sahabelerden bazıları şunlardır: Ali [6], Abdullah bin Abbas[7], Ebu Rafi’ Medeni[8], Ammar b. Yasir[9], Ebuzer-i Gıfari[10], Enes b. Malik[11] ve Mikdad b. Esved[12], Müselleme b. Kuheyl[13], Utbe b. Ebi Hekim[14], Sudde[15] ve Mücahid[14] bu hadisi nakletmişlerdir. Bir şii kaynağına göre, bu ayetin vahyi, Kadir vakıasını takip etti. Orada Muhammed "Ben her kimse için Mevlayim (veli ile eşanlamlı), Ali onun Mevlasıdır" dedi. [16]

Tefsir[değiştir | kaynağı değiştir]

İnnemâ (Arapça: اِنَّما) kelimesi Arap dilinde tekel göstermek için gelip, fakat, yalnız, sadece anlamları taşıyor. Veli (Arapça: ولی) kelimesi ise maddi ve manevi lideri, sahib, yardımcı anlamları taşıyor. Ancak hicri birinci yüzyılının dil kitaplarında, sadece lider anlamında kullanıyordu, dost anlamı sonralarda kullanıldı.[17]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ "Mâide Suresi 55. Ayet". kuranmeali.com. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  2. ^ "Kuran 5:55". Tanzil.net. 11 Haziran 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Aralık 2020. 
  3. ^ Kadı Nurullah Şuşteri, İhkaku’l Hak, c.2, s.399
  4. ^ Hakim Hasakani, Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 209 – 239
  5. ^ Fazıl b. Hasan Tabersi, Mecmeu’l Beyan, c. 3, s. 324 ve 325
  6. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 226; ed-Durru’l Mensur, c. 3, s. 106; el-Müracaat, s. 230
  7. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 232
  8. ^ Ağa Bozork Tehrani, ez-Zerie, c. 15, s. 18 -19
  9. ^ ed-Durru’l Mensur, c. 3, s. 106
  10. ^ Feraidu’s Simteyn, c. 1, s. 194
  11. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 225
  12. ^ Şevaidu’t Tenzil, c. 1, s. 228
  13. ^ ed-Durru’l Mensur , c. 3, s. 105
  14. ^ a b Camiu’l Beyan, c. 6, s. 390
  15. ^ Camiu’l Beyan, c. 6, s. 389
  16. ^ Shah-Kazemi (2010), s. 124.
  17. ^ Eltebiyan fi tefsir-i Kuran, c. 3, s. 560