Büyük Taarruz

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Büyük Taarruz
Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi
Ataturk is in Kocatepe.jpg
Mustafa Kemal Paşa Kocatepe sırtlarında
Tarih 26 Ağustos 1922 - 9 Eylül 1922
Bölge Bugünkü Yalova - Bilecik - Eskişehir - Afyonkarahisar - Denizli - Aydın, İzmir illeri ve içinde kalan bölge. (Batı Anadolu)
Sonuç Kesin Türk zaferi
Taraflar
Ankara Hükûmeti
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İtilaf Devletleri

Yunanistan Krallığı Yunanistan

Komutanlar
Türkiye Mustafa Kemal Atatürk

Türkiye Fevzi Çakmak
Türkiye İsmet İnönü

Yunanistan Krallığı Anastasios Papoulas
Yunanistan Krallığı Yorgo Hacıanestis
Yunanistan Krallığı Nikolaos Trikupis  (Esir)
Yunanistan Krallığı Kimon Digenis  (Esir)
Güçler
186.000 asker[1][2]
(Büyük Taarruz'a katılan:
98.670 piyade ve 5.282 süvari)[3][4]
Silah ve araçlar:
2.025 hafif makineli tüfek, 839 ağır makineli tüfek, 323 top, 10 uçak, 208 motorlu araç[5]
195.000 asker[2]
(Ön hatlarda bulunan:
130.000 piyade ve 1.300 süvari)[3][4]
Silah ve araçlar:
3.152 hafif makineli tüfek, 1.002 ağır makineli tüfek, 344 top, 50 uçak, 3.818 motorlu araç[5]
Kayıplar
2.318 ölü
9.360 yaralı
1.697 kayıp
101 esir
Toplam: 13.476[6]
18.250 ölü
16.030 yaralı
35.000 esir ve kayıp
3.720 savaş dışı (kaza ve hastalık)
Toplam: 73.000[7]
213 top,
900 ağır makineli tüfek ve 1.000 hafif makineli tüfek[7]

Büyük Taarruz (ya da Başkomutanlık Meydan Muharebesi), Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırıdır. 21 Ağustos 1922'de taarruz emri verilmiş, 26 Ağustos'ta saldırı başlamış, 9 Eylül'de Türk Ordusu İzmir'e girmiş ve 18 Eylül'de de Yunan Ordusu'nun Anadolu'yu terk etmesiyle muharebe ve savaş sona ermiştir.

Ağustos 1922 ortalarında savaşa katılacak son birliklerin törenle ve dualarla Ankara Ulus Meydanı’ndan cepheye uğurlanışı.
İngiliz (soldan ikinci) subayı Yunan askerlerini ve siperleri denetlerken.

Taarruz öncesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Türk ordusu Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanmış olsa da Yunan ordularını savaşa zorlayarak yok edecek bir durumda değildi. Türk ordusunun büyük bir saldırıya girişmesi için büyük eksikleri vardı. Bunların giderilmesi için halktan son bir kez özveride bulunması istendi. Bütün mâli kaynaklar son sınıra kadar zorlandı ve hemen hazırlıklara başlandı; subaylar ve askerler saldırı için eğitilmeye başlandı. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine verildi. Kapanan Doğu ve Güney cephesindeki birlikler de Batı cephesine kaydırıldı.

Öte yandan İstanbul'da da Türk Kurtuluş mücadelesine destek veren dernekler İtilaf devletlerinin silah depolarından kaçırdıkları silahları Ankara'ya gönderdiler. Türk ordusu ilk kez saldırıya geçecekti ve bu yüzden sayıca Yunan birliklerinden üstün olmak zorundaydı. Anadolu'da bu dönemde 200.000 Yunan askeri vardı. Türk ordusu da bir yıllık hazırlık sonucunda ordudaki asker sayısını 186.000'e yükselterek Yunan birliklerine yaklaştı. Ancak Türk ordusu tüm bu çabalara rağmen süvari birlikleri dışında Yunan birliklerine bir üstünlük sağlanamamış, ancak bir denge kurulabilmişti.

Saldırı zamanı yaklaştıkça 1 sene önce Sakarya Meydan Muharebesi'nden önce çıkartılan ve üç defa süresi uzatılan ve süresi 4 Ağustos'ta sona erecek olan Başkomutanlık yasasının süresinin yeniden uzatılması gündeme geldi. Bunun için Mustafa Kemal Paşa 20 Temmuz'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Ordunun maddi ve manevi gücü milli gayeyi tam bir güvenle gerçekleştirecek düzeye ulaşmıştır. Bu sebeple yüce meclisimizin yetkilerine lüzum kalmamıştır. diyerek yasadaki olağanüstü maddelere gerek olmadığını bildirdi. Başkomutanlık yasası meclisin verdiği kararla oybirliğiyle süresiz uzatıldı.[8]

Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra kamuoyunda ve TBMM’de taarruz için sabırsızlıklar baş gösterdi. Bu gelişmeler üzerine Mustafa Kemal Paşa, 6 Mart 1922’de Büyük Millet Meclisinin gizli bir toplantısında endişe ve huzursuzluk duyanlara "Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür." diyerek bir taraftan zihinlerdeki şüpheyi bertaraf etmeye çalışırken diğer taraftan da orduyu son zaferi sağlayacak bir taarruz için hazırladı.

1922 yılının Haziran ayı ortalarında, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçme kararını aldı. Bu karar sadece üç kişi ile paylaşıldı: Cephe Komutan İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Millî Savunma Bakanı Kazım Paşa. [9]

Asıl amaç; yok edici bir meydan savaşı yapmak, düşmanı çabuk ve kesin bir sonuç alacak şekilde vurmaktır. Büyük Taarruz ve bu taarruzu taçlandıran Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türk Kurtuluş Savaşı’nın son safhasını ve zirvesini teşkil etti. Mustafa Kemal Paşa, 3 yıl 4 aylık süreçte Türk milletini ve ordusunu adım adım hedefe taşıdı.

Batı Anadolu’yu Türk ordusuna karşı savunmayı planlayan Yunan ordusu; Gemlik Körfezi’nden Bilecik, Eskişehir ve Afyon doğusu ile Menderes Nehri’ni takiben Ege Denizi’ne dayanan savunma hattını bir yıla yakın bir süre ile tahkim etti. Özellikle Eskişehir ve Afyon bölgeleri gerek tahkimat gerekse birlik miktarı bakımından daha kuvvetli tutulmuş, hatta Afyon’un güneybatısındaki bölge birbiri gerisinde beş savunma hattı şeklinde tertiplenmiştir.

Hazırlanan Türk taarruz planına göre 1. Ordu kuvvetleri, Afyon’un güneybatısından kuzeye doğru taarruza geçtiğinde Afyon’un doğusu ve kuzeyinde bulunan 2. Ordu kuvvetleri de taarruzla kesin sonuç alınmak istenen 1. Ordu bölgesine düşmanın kuvvet kaydırmasına engel olacak ve Döğer bölgesinde bulunan düşman ihtiyatlarını kendi üzerine çekmeye çalışacaktır. 5. Süvari Kolordusu da Ahır Dağları'ndan aşarak düşmanın yan ve gerilerine taarruz ederek düşmanın İzmir’le telgraf ve demir yolu irtibatını kesecektir. Baskın prensibi ile Yunan ordusunun imhasının gerçekleşmesi düşünüldü.

Türk askerleri siperde beklerken.

Mustafa Kemal Paşa, 19 Ağustos 1922’de Ankara’dan Akşehir’e giderek 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşmana taarruz emrini verdi.

Taarruz[değiştir | kaynağı değiştir]

26 Ağustos gecesi 5. Süvari Kolordusu, Ahır Dağları üzerindeki Yunanlıların gece savunmadığı Ballıkaya mevkiinden sızma yaparak Yunan hatlarının gerisine intikale başladı. İntikal bütün gece sabaha kadar sürdü.

26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe'deki yerini aldı. Büyük Taarruz burada başlayarak, topçuların sabah saat 04.30'da taciz ateşi ile başlayan harekât, saat 05.00'te önemli noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti.

Türk piyadeleri, sabah 06.00'da Tınaztepe’ye hücum mesafesine yaklaşarak tel örgüleri aşıp Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra Tınaztepe’yi ele geçirdi. Bundan sonra saat 09.00’da Belentepe, daha sonra Kalecik - Sivrisi ele geçirildi. Taarruzun birinci günü, sıklet merkezindeki 1. Ordu Birlikleri, Büyük Kaleciktepe’den Çiğiltepe’ye kadar 15 kilometrelik bir bölgede düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulunarak, 2. Ordu da cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarırken Türk ordusu bütün cephelerde yeniden taarruza geçti. Bu taarruzlar çoğunlukla süngü hücumlarıyla ve insanüstü çabalarla gerçekleştirildi. Aynı gün Türk birlikleri Afyon'a girdi. Başkomutanlık Karargâhı ile Batı Cephesi Komutanlığı Karargâhı Afyon’a taşındı.

Geri çekilen Yunan askerleri Türk köylerini yakıyor.

28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri başarılı geçen taarruz harekâtı, 5. Yunan Tümeninin çevrilmesi ile sonuçlandı. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçerek muharebenin süratle sonuçlandırılmasını gerekli buldular. Düşmanın çekilme yollarının kesilmesi ve düşmanı çarpışmaya zorlayarak tamamen teslim olmalarını sağlama yolunda karar aldılar ve karar sür'atli ve düzenli bir şekilde uygulandı. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekâtı, Türk ordusunun kesin zaferi ile sonuçlanmıştır. Büyük Taarruz'un son safhası askerî Türk askerî tarihine Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak geçti.

Geri çekilen Yunan askerleri.

30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarılarak Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında, bizzat Zafertepe’den idare ettiği savaşta, tamamen yok edildi veya esir edildi.

Dağılan ve İzmir’e doğru çekilen Yunan birliklerinin takip ve imhasında süvarilerin önemli hizmetleri olmuştur. Fotoğrafta bir Türk süvari birliğinin ileri harekatı görülüyor.
Türk havacıları ve personeli, De Havilland DH.9 uçağı ile.

Savaş havada da sürdü. 26 Ağustos günü, hava bulutlu olmasına rağmen, Türk uçakları keşif, bombalama ve kara birliklerini korumak için havalandı. Av uçakları gün boyunca sürdürdükleri devriye uçuşları sırasında, dört defa düşman uçakları ile karşı karşıya geldiler. Girişilen hava çarpışmalarında üç Yunan uçağı kendi hava hatlarının gerisine indirildi ve bir Yunan uçağı da bölük komutanı Yüzbaşı Fazıl tarafından Afyon'un Hasanbeli kasabası civarında düşürüldü. İleriki günlerde de keşif ve bombalama uçuşları gerçekleştirildi.[10]

Anadolu’daki Yunan kuvvetlerinin yarısı imha veya esir edildi. Kalan bölümü ise üç grup hâlinde çekildi. Bu durum karşısında Çalköy’de yıkık bir evin avlusu içinde Mustafa Kemal, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa ile buluşarak Yunan ordusunun kalıntılarını takip etmesi için Türk ordusunun büyük kısmının İzmir istikametinde ilerlemesini kararlaştırdılar ve müteakiben de Mustafa Kemal Paşa o tarihî "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" emrini verdi.

1 Eylül 1922’de Türk ordusunun takip harekâtı başladı. Muharebelerden kurtulan Yunanlar İzmir’e, Dikili’ye ve Mudanya’ya doğru kaçmaya başladı. Yunan ordusu Başkomutanı General Trikupis ve kurmayları ile 6.000 asker, 2 Eylül de Uşak'ta Türk birliklerine esir düştüler. Yunan ordusunun başkomutanlığına atandığını ise Uşak'ta Mustafa Kemal Paşa'dan öğrendi.

Türk ordusunun bu muharebede, 15 günde 450 kilometre mesafe katederek 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e girdi. Sabuncubeli’nden geçen 2. Süvari Tümeni, Mersinli yolu ile İzmir’e doğru akarken bunun solunda 1. Tümen de Kadifekale'ye doğru yürüdü. Bu Tümenin 2. Alayı, Tuzluoğlu Fabrikasından geçerek Kordonboyu’na ulaştı. Yüzbaşı Şeref, Bey Hükûmet Konağına, 5. Süvari Tümenin öncüsü Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık Dairesine, 4. Alay Komutanı Reşat Bey’de Kadifekale’ye Türk bayrağını çektiler.

Taarruz sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

Büyük Taarruz'un başladığı günden 4 Eylül'e kadar Yunan ordusu 321 kilometre geri çekildi.[11] 7 Eylül'de Türk birlikleri İzmir'e 40 kilometre kadar yaklaşmıştı.[12] 9 Eylül 1922 tarihli New York Times gazetesi Yunan ordusunun kayıplarının ve Türk ordusunun ele geçirdiklerinin 910 savaş topu, 1.200 kamyon, 200 otomobil, 11 uçak[13], 5.000 makineli tüfek, 40.000 tüfek ve 400 vagonluk cephane olduğunu yazdı.[14] Ayrıca 20.000 Yunan askerinin de esir düştüğünü belirtti. Devamında Yunan ordusunun savaşın başında 200.000 kişiden oluştuğunu ve şu anda yarısından fazlasını kaybettiğini ve Türk süvarilerinden dağınık halde kaçan Yunan asker sayısının ancak 50.000'i bulabildiğini yazdı.[14]

Esir alınan Yunan general Kimon Digenis ve askerleri Alaşehir esir kampına götürülürken. (1922)

9 Eylül'de Türk birlikleri İzmir'e girdi. 11 Eylül’de Bursa, Foça, Gemlik ve Orhaneli, 12 Eylül’de Mudanya, Kırkağaç, Urla, 13 Eylül’de Soma, 14 Eylül’de Bergama, Dikili ve Karacabey, 15 Eylül’de Alaçatı ve Ayvalık, 16 Eylül’de Çeşme, 17 Eylül’de Karaburun, Bandırma ve 18 Eylül’de Erdek Yunan işgalinden kurtarıldı.[15] Böylece 18 Eylül'de de Batı Anadolu Yunan işgalinden kurtarıldı. 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Ateşkes Anlaşması ile Doğu Trakya, silahlı çatışma olmadan Yunan işgalinden kurtarıldı. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye bağımsızlığını tüm dünyaya kabul ettirdi.

Esir Yunan subayları (Ankara, 29 Eylül 1922).

Mustafa Kemal Paşa, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni sevk ve idare ettiği Zafertepe’de 30 Ağustos 1924 tarihinde Büyük Zafer’in önemini şu şekilde ifade etmiştir. "... Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk Devletin’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri burada atıldı. Ebedî hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, devlet ve cumhuriyetimizin ebedî muhafızlarıdır..."

Tarihçi Isaiah Friedman Yunan Küçük Asya Ordusu'nun son günlerini şu sözlerle tasvir etmiştir: "Yunan ordusunu bekleyen bozgun, Armageddon savaşı boyutlarında idi. Dört gün içinde bütün Yunan Küçük Asya Ordusu ya yok edildi ya da denize döküldü."[16]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Suat İlhan, Askerlik, Milli Kültür Unsurlarımız Üzerinde Genel Görüşler, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Ankara, 1990, sayfa 331
  2. ^ a b Samsun'da Başlayan ve İzmir'de Biten Yolculuk (1919-1922), İsmet Giritli, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 7, Cilt: III, Kasım 1986
  3. ^ a b Belgelerle Türk tarihi dergisi, Editions 28-31, Menteş Kitabevi, 1999, sayfa 35
  4. ^ a b Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu: Bilinmiyen taraflariyle Atutürk, Yeni Çığır Kitabevi, 1959, sayfa 64
  5. ^ a b Fahrettin Çiloğlu: Kurtuluş Savaşı sözlüğü, Doğan Kitap, 1999, sayfa 38.
  6. ^ Ali Çimen, Göknur Göğebakan: Tarihi Değiştiren Savaşlar, ISBN 9752634869, 2. Baskı, sayfa 321
  7. ^ a b Celâl Erikan, 100 soruda Kurtuluş Savaşımızın tarihi, 100 Soruda Dizisi: 28, 1971, Gerçek Yayınevi, sayfa 243
  8. ^ http://www.sosyalbilgilerci.com/buyuk-taarruz-ve-baskomutanlik-meydan-muharebesi-ve-sonuclari/
  9. ^ Nutuk, Taruz Kararı yan başlıklı bölüm.
  10. ^ Rahmi Doğanay: Büyük Taarruz'da Türk Havacılığı, Fırat Üniversitesi Fen-Edb. Fakültesi Tarih Bölümü.
  11. ^ Greek loose Ushak, New York Times, 05.09.1922. (İngilizce)
  12. ^ Turk cavalry routs Greeks, 07.09.1922 tarihli The Ogden standard-examiner, sayfa 2, (Chronicling America - Historic American Newspapers). (İngilizce)
  13. ^ Armistice sought by Greeks as Turks press near Smyrna, New York Times, 07.09.1922. (İngilizce)
  14. ^ a b Greeks hand over Smyrna to Allies New York Times, 09.09.1922 tarihli makale. (İngilizce)
  15. ^ Canım feda olsun Ege’min kurtuluşuna, Yaşar Aksoy, Hürriyet, 07.09.2008.
  16. ^ Isaiah Friedman: British Miscalculations: The Rise of Muslim Nationalism, 1918-1925, Transaction Publishers, 2012, ISBN 1412847109, sayfa 293 (İngilizce)

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]