Ulusal komünizm

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Ulusal komünizm veya diğer adıyla Galiyevizm, 1917 Bolşevik Devrimi'nde etnik bir rol oynayan Sultan Galiyev'in ideolojisidir.

Temel felsefesi milliyetçilik, vatanseverlik, Türkçülük-Turancılık ve sosyalizmdir. Müslümanlara yönelik sosyalist propoganda yaparken farklı yollara gidilmesini ve din karşıtı propaganda yapılmasına karşı çıkan Galiyev, sanılanın aksine asla günümüzdeki dinci veya köktendinci muhafazakar akımların tanımladığı şekilde Müslüman olmasına rağmen İslamcı biri olmamıştır. Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nde hep Müslümanlara özgü görevler alması böyle zannedilmesine sebep olmuştur. Oysa Sultan Galiyev çoğu zaman ateizme kadar yaklaşan yorumlarıyla kendini "enerjetik materyalist" olarak tanımlamıştır. Müslüman kesim diye belirttiği ve haklarını savunduğu sınıfınsa; aslında İslam dinini kabul edenleri değil, SSCB'de Müslüman tek halk olan Türkleri kastettiği çok açıktır. Hep Müslümanlara özgü görevleri almasının sebebi ise, çok muhafazakar ve inancına sıkı sıkıya bağlı halkının haklarını savunmanın tek yolu olarak İslam'ı görmesinden ötürüdür. Ulusal komünizm dinlere karşı çıkmamaktadır ve Türk milliyetçiliğini savunmaktadır.

Sultan Galiyev, sosyalizmin en çok ezilmiş ve sömürülmüş uygarlık olan Doğu'nun (Asya kıtası) işine yarayacağına, böylece Doğu'nun tüm emperyalist ve sömürgeci etkenlerden kurtulup zenginleşeceğine inanıyordu. Fakat Galiyev'e göre bu kurtuluş, milliyetçiliğin ve sosyalizmin birleşmesi ile olacaktı. Yani her halk, kendi sosyalizmi, kendi kurtuluşu için mücadele verecek, milliyetçilik sosyalizmi, sosyalizm ise milliyetçiliği tamamlayacaktı. Bu mücadeleler sonunda tüm halklar emperyalizmin etkilerinden kurtulacaktı. Ve böylece komünizm aşamasına geçilecekti. Ulusal komünizme göre İslam, Orta Asya halkının gördüğü belki de ilk sosyalist hareketti. Bu halk çoğu konuda hoşgörüyü bu dinde tanımış ve buna yüzyıllarca bağlılık göstermişlerdi. Bu yüzden Türkistan'da sosyalist propoganda yaparken din düşmanlığı yapılmaması hatta İslam'la sosyalizmin aynı emelleri paylaştığının savunulmasını öneriyordu.

Temel ilkeleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Ulusal komünizmin fikir babası ve kurucusu Sultan Galiyev

Sultan Galiyev, Sovyetler Birliği'nin kuruluşunda Rus olmayan, bu noktada Türk ve Müslüman unsurun ve tabi "gönüllü katılım" temsiliyetinin, katılımın şartlarını Rus olmayanın Rus ile eşit hukuku yönünde belirleme ve uygulamaya geçirme mücadelesi vermiş siyasî lideri ve kuramcısıdır.

Sultan Galiyev’in tek başına sömürge meselesi ve günümüzde adlandırıla geldiği gibi "Üçüncü Dünya" olgusunun kalıpları içinde yaptığı değerlendirmelerde daima önceliği ve hassasiyeti Türklük üzerinedir.

  • Avrupa'dan farklı toplumsal-ekonomik formasyona sahip ülkelerde, yani sömürgelerde kurtuluş mücadelesinin özgül koşulları üzerine düşünenlerin öncülerindendir. Fikirlerinin temeli olan düşüncesi şudur: Avrupa proletaryası kendi sömürgeci burjuvasıyla iş birliği yapmıştır. Sömürge kaynaklarını burjuvasıyla ortaklaşa paylaşmıştır. Dolayısı ile Avrupa solu, dünya sosyalizmine öncülük edemez, itici güç olamaz.
  • Henüz düşman sınıflara ayrılmamış olan prekapitalist Tatar toplumunda sosyalist sistemin inşası Rusya'dan ve diğer gelişmiş kapitalist ülkelerden farklı olacaktır; doğu halklarının bağımsızlık değeri ve gücü proletarya değil, doğu halklarının bağımsızlık arzusu, dini ve milli değerlerin emperyalizme karşı savaşılıp korunmasıdır. Böylece doğu uygarlığındaki her ırk, milli değerlerini koruyacak, milliyetçilik yerleşecekti.
  • Sosyalist devrimin başarısı ve doğuya yayılması İslam'ın kollanması ile mümkündür. İslam sosyalizminin özelliklerini vurgulayan ilk Asyalı sosyalizmdir. Marksizmi kendi ülkesinin toplumsal yapısına göre yorumlayarak özgün bir katkı getirmiştir. "Müslümanlara Yönelik Din Karşıtı Propaganda Metodları" adlı eserinde, İslamiyetin gerici olduğu şeklindeki düşünceleri reddetmekte ve İslamiyeti insan ile toplum arasında dengeyi kuran bir örnek ve öğreti olarak değerlendirmekteydi. Yüz yıldır İslam dünyası batılı emperyalistler tarafından sömürülmekteydi ve İslam dini onlar tarafından bastırılıp ezilmişti. Bu sebepten İslam dini emperyalizme karşı bir din ve güç olabilirdi.
  • Komintern sosyalist devrimin sonraki basamağını batı proletaryasından değil, doğunun sömürülen milletlerinden beklemeli ve bu yönde çaba sarfetmelidir. Avrupa'da yaygın olan sınıf mücadelesi ile ilgili klasik marksist teoriyi değiştirmeye kalkan ve Üçüncü Dünya'ya önem veren toplumcu bir ideoloji gütmüştür. Dünya sömürü sisteminde az gelişmiş ülkelerin üretimlerini ve kimliklerini yok etmek için kültür istilası ve ulusal değerleri çürütme işlemlerinin sistemli olarak kullanıldığını ifade etmiş ve Üçüncü Dünya Ülkeleri'nde ulusal kimlikleri emekten bölüşümden yana bir düzene sokarak bu toplumlarda henüz gelişmemiş emekçi sınıfının iktidarını hazırlayacak bir mazlum milletler ittifakını savunmuştur.