Kösem Sultan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara
Kösem Sultan
Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan
Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan
Doğum Anastasya
1590
Bosna-Hersek, Osmanlı Devleti
Ölüm 2 Eylül 1651[1]
İstanbul, Osmanlı Devleti
Yattığı yer I. Ahmet Türbesi,
Sultan Ahmet Camii, İstanbul
İkâmet İstanbul, Osmanlı Devleti
Diğer adı Mahpeyker
Din İslam
Eşi Sultan I. Ahmet
Çocukları Oğulları: Sultan IV. Murat, Süleyman,
Sultan I. İbrahim, Kasım;
Kızları: Ayşe Sultan;
Torunu: Sultan IV. Mehmed

Haseki Mâh-Peyker Kösem Valide Sultan (d.1590 - 2 Eylül 1651[1]), Osmanlı devlet yönetiminde etkin bir rol oynamış Haseki Sultan ve Valide Sultan. Osmanlı padişahı I. Ahmed'in eşi olup, padişah IV. Murad ve I. İbrahim'in annesidir. Osmanlı tarihinin en güçlü kadın sultanlarından biridir.Hayatı romanlara, tiyatro oyunlarına, opera eserlerine konu olmuştur. Valide-i Muazzama, Sahibet-ül Makam, Valide-i Kebire sıfatlarıyla da anılan Kösem Sultan, oğulları IV. Murad ve İbrahim ile torunu IV. Mehmed döneminde uzun yıllar devlet yönetiminde etkili olmuş bir Hanım Sultan'dır.

Saraydaki Yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

Cariye olarak Topkapı Sarayı’nın haremine girmeden evvel nasıl bir hayat sürdüğü, nerede doğduğu tartışmalıdır. Rum asıllı veya Bosnalı olduğuna dair bilgiler bulunan Kösem Sultan'ın 1590 yılında Anastasya adıyla doğduğu, Bosna Beylerbeyi tarafından İstanbul'a kızlarağasına gönderildiği rivayet edilir. I. Ahmet’in dindarlığı ve devlet yönetimindeki kabiliyeti bilinmektedir. Bu karakterde ve hünerdeki bir padişahı etkisi altına aldığı düşünüldüğünde Kösem Sultan’ın ne kadar maharetli ve zeki olduğu anlaşılır. 15 yaşındayken I. Ahmet'e Haseki olmuş, kısa sürede kendinden kıdemli olan hasekilerin önüne geçmeyi başarmıştır.

Kösem Sultan, IV. Murad, Süleyman, İbrahim ve Kasım adında şehzadelerin yanı sıra; Ayşe ve Fatma isminde sultanlar dünyaya getirdi.

Tarihçilerin aktardıklarına göre, Kösem Sultan ilk başlarda huzurlu bir hayat sürmüş, tasavvufa meraklı olan I. Ahmet ile birlikte dergahlara gitmiş ve çocuklarıyla ilgilenmiştir. Kuvvetli bir kişiliği olan I. Ahmet, çocuk yaşta tahta geçmesine rağmen babası gibi başkalarının etkisi altında kalmadığını kanıtlamak konusunda çok titizdi. Kösem Sultan bu nedenle I. Ahmet döneminde siyasi işlere fazla bulaşmamış; ama çoğu zaman da sözünü yerine getirtmiştir. I. Ahmed ölümüyle Kösem Sultan 27 yaşında dul kaldı.  21 Kasım'ı 22 Kasım'a bağlayan gece 1617 yılında eşinin 27 yaşında vefat etmesi onu derinden etkilemiştir. 

Kocası ölünce önce tahta geçen kocasının kardeşi Sultan I. Mustafa ve daha sonra da kocasının başka bir kadından olma oğlu Sultan II. Osman zamanında devlet işlerinde etkinliği arttı. Fakat II. Osman yaşı çok genç olmakla birlikte Kösem Sultan'ın devlet işlerine çok karışmasından rahatsız oldu ve muhtemelen annesi Valide Sultan Mahfiruz Hadice Sultan'ın da etkisiyle onu eski saraya gönderdi. İktidarın merkezinden kovulmuş ve gözden düşen sultanlar arasındaki yerini almış olan Kösem Sultan, Genç Osman'ın tahttan indirilmesi ve tekrar yerine geçen I. Mustafa'nın da tekrar tahttan indirilmesi üzerine nihayet kendi oğlu IV. Murat'ı tahta çıkarttı ve Valide Sultan olarak Topkapı Sarayı’na yerleşti. IV. Murat tahta çıktığında sadece 11 yaşındaydı ve Kösem Sultan artık oğlu adına devleti büyük ölçüde yönetmeye başladı. Kösem Sultan’ın saltanatı, IV. Murad’ın idareyi tam olarak ele almasına kadar sürmüştür.

Osmanlı Devleti Padişahları olan Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın oğulları. Solda: IV. Murad (1612–1640) Sağda: I. İbrahim (1615–1648) Osmanlı Devleti Padişahları olan Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın oğulları. Solda: IV. Murad (1612–1640) Sağda: I. İbrahim (1615–1648)
Osmanlı Devleti Padişahları olan Mâh-Peyker Kösem Sultan'ın oğulları. Solda: IV. Murad (1612–1640) Sağda: I. İbrahim (1615–1648)

Zamanla Sultan IV. Murat olgunlaşarak annesinin faaliyetlerini bir ölçüde engellemeye başladı. Ne var ki; çocukluğundan beri annesinin telkinleri etkisinde kalan IV. Murad, çoğu zaman annesinin fikirlerini önemsemeye devam etti. Kösem Sultan; İktidarı ele geçirme teşebbüsünde bulunan Kasım ve Süleyman’ın, IV. Murat tarafından katledilmesine engel olamadı; ancak İbrahim’in katlini; onun saltanat yükünü kaldıramayacak kadar aciz olduğunu ileri sürüp, katledilmesine mani olabildi. Padişahın genç yaşta ölümü üzerine tahta Kösem Sultan'ın diğer oğlu İbrahim çıktı. I. İbrahim şehzadeliği döneminde sürekli öldürülme korkusu yaşadığı için psikolojisi bozuktu ve bu durum Osmanlı’da yönetim boşluğu doğurmuştur. Başkentte yeni çekişmeler baş göstermiştir: Kapıkulu askerleri, ulemalar, vezirler ve saray erkânı iktidarda daha fazla nasıl söz sahibi olabileceklerinin ince hesaplarını yapmaya başlamışlardır. Otorite boşluğu bu tür çekişmelere neden olduğundan; öteden beri yönetmeye hevesli olan Kösem Sultan harekete geçerek; bir kukla padişah olarak öne çıkardığı oğlu İbrahim döneminde yeniden devlet işlerinde aktif görev üstlenmiştir. İbrahim tahta çıktığında Osmanlı Hanedanı büyük bir krizle daha karşılaştı. İbrahim hanedanın tek erkek varisi durumundaydı ve acil bir şekilde hanedanın devamını sağlama zorunluluğu vardı. Oysa I. İbrahim bir ölçüde dengesiz görünüyor ve kadınlarla olan ilişkilere ilgi duymuyordu. Osmanlı hanedanının devamını sağlama görevi büyük ölçüde Kösem Sultan'a düştü. Anne Kösem Sultan, zihninden ve tecrübesizliğinden üzüntü duyduğu oğlunu hem avutabilmek ve hem de Osmanlı hanedanının devamı için oğluna yeni cariyeler takdim etti. Saraya doluşan hasekiler ve cariyeler hazineye büyük yük getirmiş, saraydaki kadınlar arasında da şiddetli nüfuz çatışmaları baş göstermiştir. I. İbrahim'in hem ruhsal sorunlarına çare bulmak hem de erkek evlat sahibi olması için ülkenin dört bir tarafından üfürükçüler, cinci hocalar davet edildi. Bu üfürükçülerin en ünlüsü Cinci Hoca lakabıyla tanınan Safranbolulu Karabaşzade Hüseyin Efendi'ydi. I. İbrahim'in tahta çıkmasından 2 yıl sonra Şehzade Mehmet, Şehzade Süleyman ve Şehzade Ahmet dünyaya geldi. En nihayetinde hanedanın devamı sağlanmış oldu. Kösem Sultan buna karşılık olarak Hüseyin Efendi'ye Safranbolu da daha sonra cinci hanı olarak anılacak hanın yapım masraflarını karşılayacak para verdirmiştir. Hatta Cinci hoca o kadar güçlendi ki Cinci Hoca'nın öldürülmesinden sonra hazineye aktarılan paralar askere cülus olarak dağıtıldı ve bu paralar halk arasında 'cinci hoca akçesi' diye anılır oldu.

Sultan İbrahim'in bir süre sonra annesini devlet işlerine karıştırmamaya başlaması hatta eski saraya gönderme isteği karşısında nüfuzu kırılır gibi olmuşsa da, bu sıralarda İbrahim'in tahttan indirilerek yerine çocuk yaştaki Şehzade Mehmet'in padişah olması, Kösem Sultan'ın durumunu yeniden güçlendirmiştir. Neticede Kösem Sultan, dört padişah döneminde devletin en etkili kişisi olmaya devam etmiştir. Bu dönemde herkes kendisine "vâlide-i muazzama" diyerek saygı göstermiştir. 

Kösem Sultan'ın bu kadar güçlenip nüfuz kazanması ağaların yardımıyla olmuştur. Öncelikle Harem ve Dârüssaade ağalarını, akabinde de Yeniçeri ağalarını arkasına alarak idareyi yönlendirmiş, kendisine karşı olabilecek bütün güç odaklarını onlar vasıtasıyla bertaraf etmiştir. 

Devletin içerisinde bulunduğu olumsuz şartlar, yeni padişahın validesini devlet idaresinde daha aktif olmaya zorlayınca, Kösem Sultan'la Hatice Turhan Sultan arasında bir rekabet ortaya çıkar. Kösem Sultan bu durumun ancak yeni bir şehzadenin padişah olmasıyla değişebileceğini düşünerek Şehzade Süleyman lehinde çalışmalara başlar. Hatice Turhan Sultan'ın, durumu bir cariye vasıtasıyla öğrenmesi planı zarara uğratır. Bu sırada ayaklanan yeniçeriler, Turhan Valide Sultan'ın saraydaki yardımcıları olan ağalarının Mısır'a sürgün edilmesini talep etmektedir. Tehlikeli durum karşısında harekete geçen Turhan Sultan, ağalarının da yardımıyla Osmanlı tarihinin belki de en kudretli kadını olan Kösem Sultan'ı ortadan kaldırtır. Kösem Sultan'ın cenazesi, kocasının Sultan Ahmet Camii'ndeki I. Ahmet türbesine gömüldü. Bu olaydan sonra Köprülü ailesinden sadrazamlar iş başına geldi ve Valide Sultanların (padişahların anneleri) devlet siyasetindeki etkileri sona erdi.

Hayır İşleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Hayır işlerinde de öncülük etmeyi prensip edinen Kösem Sultan, etrafındaki fakirlere yardımlarda bulunmuştur. Her yıl Receb-i Şerif ayında tebdili kıyafetle arabaya binerek hapishanelere gitmiş; borcu yüzünden hapse düşen mahkûmların borçlarını ödemiş ve onların hapisten çıkmalarını sağlamıştır. Kösem Sultan, katil kişileri bu yardımlardan nasiplendirmemiştir. Yaptırdığı hayır işlerinin başında Üsküdar’daki Çinili Camii, Boğaziçi’nde Anadolu Kavağı, Sultan Selim civarında Valide Medresesi Mescidi’ni yaptırarak hizmete açmıştır. O dönemde Osmanlı’nın eyaleti durumunda bulunan Mekke ve Medine’ye de yardım elini uzatmış, fakir yöre halkına da hatırı sayılır yardımlarda bulunmuştur.

Popüler kültüre etkileri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b E.J. Brill's First Encyclopaedia of Islam, 1913-1936, Martijn Theodoor Houtsma, 1987
  2. ^ Muhteşem Yüzyıl bitti, Kösem Sultan geliyor
Önce gelen:
Mâh-Firûze Hadice Sultan
Valide Sultan
1623-1648
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan
Önce gelen:
Önce gelen yoktur.
Saltanat Naibesi
1623-1630
1648-1651
Sonra gelen:
Turhan Hatice Sultan
Önce gelen:
Safiye Sultan
Kadınlar saltanatı
1605 – 1651
Sonra gelen:
Hüma Şah Sultan