Naip

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Atla: kullan, ara

Naip (dişil Naibe), hükümdar adına (hükümdarın yokluğu, yetersizliği, çocukluğu süresince) devleti yöneten kimse. Ayrıca İslam devletlerinde ve Osmanlılarda hükümdar, yönetici ve yargıç gibi kimselerin yerine bakan kimse anlamına gelir.


Ortaçağ İslam devletlerinde belli bir yasaya ve kurala bağlı olmaksızın, çocuk yaşta tahta çıkan hükümdarların vekilliğini çoğunlukla anneleri (Osmanlılarda valide sultan) üstlenir, ayrıca güvenilir devlet adamlarından da bir saltanat naibi atanırdı. Saltanat naipliği (niyabet-i saltanat) için deneyimli emirler seçilirdi. Naibü's-saltanat denen hükümdar vekilleri özellikle çocuk yaştaki hükümdarların dönemlerinde siyasal ve askeri konularda çok etkili olmuşlardı. Örneğin naibü's-saltanat olarak atanan Anadolu Selçuklu veziri Celaleddin Karatay gerçek anlamda bir naipti. İlhanlılarda naib-i saltanat, hükümdar merkezde olmadığı zaman onun bütün yetkilerii üstlendirdi. İlhanlı sarayında ayrıca büyük Moğol hanının da bir naibi bulunurdu. Memluklerde sultanın vekili olan naib-i kafil, Osmanlılardaki sadrazamın yetkilerini taşırdı. Sultan'ın Kahire'den ayrıldığı zamanlarda ise onun vekili olarak naib-i gaybe atanırdı.

Büyük Selçuklularda, merkezdeki divan başkanlarının (örn. müşrif) eyaletlere gönderdikleri yardımcılarına naip sanı verilirdi. Eyalet yöneticilerine naibü's-saltanat, kale muhafızlarına naib-i kala, niyabet denen ilçelerin yöneticilerine de naip denirdi. Osmanlı Devleti'nde yargı hizmetleri genellikle naiplerce yürütülürdü. Mevleviyet mansıbına atanan kadılar, görev yerine gitmeyerek yetkilerini bir naibe (mevali naibi) bırakırlardı. Naipliğe atanmak için istihlaf (birinin yerine geçme) yetkisi yeterli görülür, ilmiye sınıfından olma koşulu aranmazdı. Görevlerini fiilen yapan büyük kadıların maiyetinde ise ilmiye sınıfından yardımcılar olurdu. Bunlardan bab naibi, kadı adına yargıçlık yaparken, ayak naibi gene kadı adına esnafı denetlerdi. Kadıların naip ataması uygulamasına 1915'te son verildi.

Osmanlılarda naiplik kurumu şeyhülislam, kazasker ve emekli büyük kadılara tahsis edilen arpalıkların yönetiminde de uygulanırdı. Bu arpalıklardan sorumlu kişiler arpalık naibi olarak atanırdı.

Batı dünyasındaki krallıklarda hükümdarın çocukluğu, yetersizliği ya da yokluğu süresince onun adına devlet işlerini yöneten kişilere regent, régent ve regente unvanları verilirdi.