Abdullah Öcalan
| Abdullah Öcalan | |
|---|---|
Abdullah Öcalan (1997)
|
|
| Doğum | 4 Nisan 1949 Ömerli, Halfeti, Şanlıurfa |
| Eğitim | İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1971) Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1971 - 1984) |
| Eşi | Kesire Yıldırım (24 Mayıs 1978 - ?) |
Abdullah Öcalan, (d. 4 Nisan 1949; Ömerli, Halfeti Şanlıurfa), PKK'nın kurucusu ve ilk lideridir. 28 Nisan 1999'da Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesine göre vatana ihanet suçu gereğince ölüm cezası istenmiştir.[1] 29 Haziran 1999'da silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçuyla idama mahkûm edilmiştir.[2] Cezası Avrupa Birliği uyum yasaları gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilmiştir. Şu anda İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.
Konu başlıkları |
[değiştir] İlk yılları
Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesi Ömerli (Amara) köyünde Ömer ve Üveyş Öcalan'ın çocuğu olarak doğdu. 1966–68 döneminde Ankara'da Anadolu Tapu ve Kadastro Meslek Lisesi'nde okudu ardından 1969 yılında Diyarbakır'da kadastro memurluğu yapmaya başladı.[3] Diyarbakır'daki görevinden, Bakırköy Tapulama Müdürlüğü'ne atanıp İstanbul'a geldi. 1971 yılında da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kayıt yaptırdı. Öcalan aynı yıl Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne yatay geçiş yaptı.[4]
1970 yılında İstanbul’da DDKO (Devrimci Doğu Kültür Ocakları) şubesi üyesi olarak faaliyete başlamış, 1971 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne kayıt yaptırmış, yine bu yıllarda Marksist-Leninist görüşlü THKP/C örgütü ile ilgilenmiş, Nisan 1972 tarihinde Şafak Grubunun bildirilerini dağıtırken yakalanarak 7 ay Mamak Askeri Cezaevinde tutuklu kalmıştır.[5]
Kesire Yıldırım ile 24 Mayıs 1978 günü Ankara'da evlendiyse de daha sonra ondan boşandı.
[değiştir] PKK yöneticiliği
27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde; Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletlerinin bir kısım toprakları üzerinde bağımsız bir devlet kurmayı amaçlayan ve daha sonra AB ve ABD'nin terör örgütleri listesinde yer alacak [6][7] PKK adlı örgütü kurdu. Kısa bir süre sonra Suriye'ye geçen Abdullah Öcalan, örgütün eylemlerini buradan yönetmeye başladı.
20 Haziran 1987 Pınarcık katliamında PKK militanları 16 çocuk, 6 kadın, 8 erkek toplam 30 köylüyü öldürdü. Öcalan eylemin ardından "Öldürelim, otorite olalım" açıklamasını yaptı.[8][9]
15 Mayıs 1996 tarihinde PKK'nin 6. kongresinde militanları intihar eylemlerine teşvik etmek için "ne kadar eylem, o kadar propaganda, ajitasyon; ne kadar eylem o kadar otorite" açıklamasını yaptı.[9]
[değiştir] Yakalanması ve yargılanması
Türkiye'nin baskıları sonucu 1998'de Suriye, Öcalan'ı topraklarından çıkarmak zorunda kaldı. Suriye'den Rusya'ya, oradan İtalya'ya geçen Öcalan, İtalyan Hükümeti tarafından da ülkeden çıkarılınca Yunanistan'ın Kenya Büyükelçiliği'nde saklandı.
Kenya'daki Yunanistan Büyükelçiliğinden çıkarıldıktan sonra, Kenya güvenlik birimlerince yakalanıp, Türk güvenlik görevlilerine 15 Şubat 1999 günü teslim edildi.[13] 16 Şubat 1999 tarihinde Bordo Bereliler tarafından uçakla Kenya'dan Türkiye'ye getirildi.[14] Öcalan'ın üzerinden Lazaros Mavros adına düzenlenmiş bir Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu çıktı.[10][11]
Kenya'da ele geçirilen Öcalan, Türkiye'ye getirildikten sonra Bursa açıklarında bordo bereliler tarafından Deniz Kuvvetleri'ne ait bir hücumbota getirildi. İmralı adasındaki özel hapishaneye konuldu. 31 Mayıs 1999 tarihinde hapsedildiği İmralı adasında yargılanmasına başlanan Öcalan suçluluk savunması yaptı ve PKK'yı kendisinin kurduğunu, örgütü sevk ve idare ettiğini, yakalandığı ana kadar örgütün kendisinin liderliği ve komutası altında faliyetlerini sürdürdüğünü itiraf etti.[15]
29 Haziran 1999'da yapılan son duruşmada Ankara 2 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından kurduğu silahlı örgütü PKK'yı, aldığı kararlar ve verdiği emir ve talimatlarla sevk ve idare ederek, devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmağa matuf eylemleri gerçekleştirdiği sabit görüldü. Abdullah Öcalan, oybirliği ile idama mahkûm edildi.[16] Karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından da onandı.[17][18] Mahkemenin gerekçeli kararında, Öcalan'ın, eylemlerinin şiddeti, yoğunluğu ve sürekliliği ve içinde bebek, çocuk, ihtiyar ve kadınların da bulunduğu binlerce insanın öldürülmüş olması ve ülke genelinde ciddi tehlike oluşturması nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesinde düzenlenen cezai sorumluluğu kaldıran veya azaltan nedenlerden yararlandırılmasının uygun görülmediği açıklandı.[16] Mahkemenin verdiği idam kararı, Yargıtay tarafından 25 Kasım 1999 tarihinde onandı, fakat idam cezası yerine getirilmedi, AB uyum yasaları ile idam cezası kaldırıldığı için İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.
[değiştir] Kitapları
- Seçme Yazılar, Cilt I, Melsa Yayınları, İstanbul, Ekim 1992. ISBN 975-345-017-6
- Seçme Yazılar, Cilt II, Zagros Yayınları, İstanbul, Haziran 1993. ISBN 975-7865-03-6
- Politik Rapor, Zagros Yayınları, Nisan 1993. ISBN 975-7865-01-X
- Kürt Sorununda Demokratik Çözüm Bildirgesi, Mem Yayınları, İstanbul, Haziran 1999.
- Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa (AİHM Savunmaları) I. Cilt, Mezopotamya Yayınları, Köln, Mart 2002. ISBN 3-931885-27-5
- Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa (AİHM Savunmaları) II. Cilt, Mezopotamya Yayınları, Köln, Mart 2002. ISBN 3-931885-28-3
- Güney Kürdistan'da egemenlik mücadelesi ve devrimci demokratik tutum, Wêşanen Serxwebûn 127, Mart 2003.
- Bir Halk Savunmak, Wêşanen Serxwebûn 135, Haziran 2004.
- Demokratik Toplum Manifestosu, Mezopotamya Yayınevi, Haziran 2009.
- Söyleşileri
- Doğu Perinçek, Abdullah Öcalan ile Görüşmeler, Kaynak Yayınları, Ekim 1990.
- Yalçın Küçük, Kürt Bahçesinde Söyleşi, Başak Yayınları, 1993.
- Yalçın Küçük, Dirilişin Öyküsü, Zagros Yayınları, 1993.
[değiştir] Kaynaklar
- ^ Öcalan Davası Gerekçeli Karar, Sanıktan şikayetçi olduklarını, "sanığın vatana ihanet suçundan TCK'nun 125. maddesi gereğince cezalandırılmasını ve şahsi haklarının saklı tutulmasını talep etmişlerdir. (Kl.:67 ve 70)"
- ^ Öcalan Davası Gerekçeli Karar, "Sanık Abdullah ÖCALAN’ın yasadışı bölücü terör örgütü PKK'yı kurup, sevk ve idare etmek suretiyle, Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan..."
- ^ Apo ve PKK, Mehmet Ali Birand, sayfa, 79, 80
- ^ http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1134
- ^ Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi HZ.NO:1997/514-ESAS NO:1999/98-İDDİANAME NO:1999/78 II. Bölüm-A
- ^ AB Terör Örgütleri listesi
- ^ http://www.state.gov/s/ct/rls/fs/37191.htm ABD terörist organizasyonlar listesi
- ^ "Öldürelim, otorite olalım!", Hasan Cemal, Milliyet, 19 Mart 2000
- ^ a b PKK (Partiya Karkeren Kürdistan-Kürdistan İşçi Partisi) TERÖR ÖRGÜTÜ KRONOLOJİSİ (1976 – 2006) Doç. Dr. İhsan BAL, Emre ÖZKAN, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu
- ^ a b "Cyprus News Agency: News in English (PM), 99-02-19". Hellenic Resources Network. 2009-10-25 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b "Yunanistan’ın terör örgütü PKK’ya verdiği açık destek". T.C. Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü. 2009-10-25 tarihinde erişilmiştir.
- ^ Abdullah Öcalan Neden verildi, Nasıl Yakalnandı, Nasıl Olacak, Tuncay Özkan, Alfa, ISBN 975-297-648-4, 2005
- ^ Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi HZ.NO:1997/514-ESAS NO:1999/98-İDDİANAME NO:1999/78 I. Bölüm
- ^ Hürriyet, Yüzümüzü ağartan gizli kahramanlar, 6 Haziran 1999
- ^ Öcalan Davası Kararı tam metni
- ^ a b Öcalan Davası'nda Ankara 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin 1999/21 nolu Kararı
- ^ "Öcalan davasında hukuki süreç bitti" (html). Evrensel (31 Aralık 1999). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “Öcalan’ın 16 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilmesinin ardından, Ankara DGM Başsavcılığı’nın ölüm cezası istemiyle açtığı davada hukuki süreç tamamlandı. 29 Haziran 1999 tarihinde sona eren davada, Öcalan, TCK’nın 125. maddesine göre oybirliği ile ölüm cezasına mahkûm edildi. Ardından da dava Yargıtay gündemine gelmişti. Davayı ele alan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 25 Kasım günü açıkladığı kararla, ölüm cezasını onamıştı.”
- ^ "Oy birliğiyle idam" (html). Hürriyet (26 Kasım 1999). 8 Eylül 2009 tarihinde erişilmiştir. “Yargıtay 9. Ceza Dairesi, dün bölücübaşı Abdullah Öcalan'a, TCK'nın 125. maddesindeki ‘Vatana ihanet’ suçundan verilen idam cezasını oybirliğiyle onadı. İtiraz yolları ise infazı engellemiyor. Bu nedenle gözler hükümetin tavrına ve Meclis'e çevrildi.”